Skip to main content

Toplu iş sözleşmesinde eğitim yardımı: şartları, hesaplama ve SGK (2026)

Toplu iş sözleşmesinde eğitim yardımı kapak görseli: şartları, belge, kademe tutarları, SGK primi, kıdem tazminatı ve Yargıtay kararları

Toplu iş sözleşmesi kapsamında eğitim yardımı, işverenin sendika üyesi işçiye, öğrenim gören çocukları ya da sözleşmede açıkça öngörülmüşse işçinin kendi öğrenimi için yaptığı sosyal yardımdır. Kanun bu ödemeyi zorunlu kılmaz; yükümlülük toplu iş sözleşmesindeki hükümden doğar. Uygulamada öğrenim yardımı, okul yardımı ya da öğrenim durumu için para yardımı adlarıyla da anılır ve tutarı genellikle öğrenim kademesine göre belirlenir.

Yazıda eğitim yardımının hukuki dayanağı, kimlerin yararlanabileceği, bakmakla yükümlü olunan çocuk şartı, engelli çocuklar ve işçinin kendi öğrenimi için özel durumlar, istenen belgeler, ödeme zamanı ve kademe tutarları, sona eren toplu iş sözleşmesinin etkisi, SGK primi ve gelir vergisi, bordro ve banka kayıtlarının incelenmesi, kıdem tazminatına etkisi ile ödenmeyen yardım için izlenecek yol; Yargıtay 7., 9., 10., 21. ve 22. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında ele alınmaktadır.

Toplu iş sözleşmesinde eğitim yardımı şartları: sözleşmede hüküm, sendika üyeliği veya dayanışma aidatı, bakmakla yükümlü olunan çocuk, fiilen öğrenime devam, öğrenci belgesinin ibrazı ve işçinin kendi öğrenimi için açık hüküm
Eğitim yardımı kanundan değil, toplu iş sözleşmesindeki hükümden doğar.

Toplu iş sözleşmesinde eğitim yardımı nedir?

Eğitim yardımı, toplu iş sözleşmesiyle kararlaştırılan ve işçinin öğrenim gören çocuklarının okul giderlerini karşılamayı amaçlayan bir sosyal yardımdır. Genellikle yılda bir kez, öğretim yılı başında ve her çocuk için ayrı ödenir. Tutar ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğretim kademelerine göre farklılaşır ve sözleşmenin ikinci yılında ücret zammı oranında artırılır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu yardımın amacını açıkça belirlemiştir: yardımın temel amacı “işçinin kural olarak bakmakla yükümlü olduğu ve öğrenim gören çocuklarının öğrenim masraflarının karşılanması”dır (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012). Bu tespit, ilerleyen bölümlerde görüleceği gibi, sözleşme metninde yazmayan bazı şartların da yorum yoluyla aranmasına yol açmaktadır.

Eğitim yardımı, kamu görevlilerine bütçe kanunlarıyla ödenen eğitim-öğretim ödeneğinden ve öğretmenlere yönelik öğretim yılına hazırlık ödeneğinden farklıdır. Bu yazının konusu yalnızca işçinin toplu iş sözleşmesine dayanarak talep edebildiği yardımdır. Kamu kurumlarında sürekli işçi kadrosunda çalışanların sözleşmelerinde de, özel sektör işletme sözleşmelerinde de bu yardıma sıkça rastlanır.

Eğitim yardımının sözleşmelerdeki adları

Sözleşmeler aynı yardımı farklı adlarla düzenleyebilir: öğrenim yardımı, eğitim yardımı, okul yardımı, çocuk öğrenim yardımı, öğrenim durumu için para yardımı. Ad değişse de hukuki nitelik aynıdır. Önemli olan maddenin kimi kapsadığı, hangi belgeyi aradığı, tutarı nasıl belirlediği ve ödeme zamanını nasıl düzenlediğidir. Bazı sözleşmeler eğitim yardımını aile ve çocuk yardımıyla birlikte tek bir sosyal yardımlar maddesinde toplar; bazıları ise birleştirilmiş sosyal paket içinde ayrı bir kalem olarak gösterir.

Eğitim yardımının hukuki dayanağı ve niteliği

Eğitim yardımının dayanağı 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çerçevesinde yapılan toplu iş sözleşmesidir. Kanunda bu yardımı düzenleyen özel bir madde yoktur; taraflar yardımın şartlarını serbestçe belirler. Nitelik olarak ücret değil, belirli bir ihtiyaca özgülenmiş sosyal yardımdır ve sosyal güvenlik hukukunda ayni yardım sayılır.

6356 sayılı Kanun m. 33/1’e göre toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir. Eğitim yardımı da iş sözleşmesinin içeriğine ilişkin, yani işçiye doğrudan hak sağlayan bir hükümdür. Aynı Kanun m. 36/1 uyarınca iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz; iş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Toplu iş sözleşmesinde iş sözleşmesine aykırı hükümler bulunuyorsa iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir.

Buna göre bireysel iş sözleşmesinde eğitim yardımı hiç geçmese bile, işçi taraf sendikanın üyesiyse yardımı doğrudan toplu iş sözleşmesine dayanarak isteyebilir. Tersi durumda, bireysel sözleşme daha yüksek bir eğitim yardımı öngörüyorsa işçi lehine olan bu hüküm uygulanır.

Ücret mi, sosyal yardım mı?

Eğitim yardımı yapılan işin karşılığı olarak değil, işçinin aile yükünü hafifletmek üzere verilir. Bu nedenle dar anlamda ücret değildir. Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri öğrenim yardımını, somut ve belirli bir ihtiyacı karşılamaya özgülendiği için ayni yardım olarak nitelendirmektedir. Buna karşılık gelir vergisi bakımından durum farklıdır; vergi kanunu ücreti geniş tanımlar. Bu ayrım prim ve vergi başlığında ayrıca incelenmiştir. Yol ve yemek yardımında da benzer bir ikili görünüm vardır; bu konu yol ve yemek parası başlıklı yazıda ele alınmıştır.

Eğitim yardımından kimler yararlanır?

Eğitim yardımından kural olarak toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının üyeleri yararlanır. Üye olmayan işçi ancak taraf sendikaya dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden yararlanabilir. İşveren vekilleri ve sözleşme görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar ise yardımdan yararlanamaz. Kapsam ayrıca sözleşmenin kişi bakımından uygulama maddesine bağlıdır.

6356 sayılı Kanun m. 39/1 toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyelerinin yararlanacağını belirtir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır (m. 39/2). Bu ayrıntı eğitim yardımında önem taşır: yardım Eylül ayında ödeniyorsa ve işçinin üyeliği Ekim ayında işverene bildirilmişse, o yılın yardımı için hak doğmamış olabilir.

Sendika üyesi olmayan işçiler bakımından m. 39/4 dayanışma aidatını öngörür. Dayanışma aidatı ödemek için sendikanın onayı aranmaz ve bu yolla sözleşmeden yararlanma talep tarihinden geçerlidir. Dayanışma aidatının miktarı üyelik aidatından fazla olamaz (m. 39/5). Dolayısıyla sendikasız bir işçi, öğretim yılı başlamadan önce dayanışma aidatı talebinde bulunursa eğitim yardımına da hak kazanabilir.

Taşeron işçisi ve kamuda kadroya geçen işçi

Alt işveren işçisi, kural olarak kendi işvereninin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanır; asıl işverenin sözleşmesinden yararlanması için muvazaa tespiti gibi özel bir durum gerekir. Kamuda alt işverenden sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ise kurumlarının işletme toplu iş sözleşmesindeki öğrenim yardımı maddesinden yararlanmaktadır. Taşeron ilişkisinde sözleşmenin kime karşı ileri sürüleceği taşeron muvazaası ve işe iade yazısında incelenmiştir.

Her iki ebeveyn de aynı işyerinde çalışıyorsa

Anne ve baba aynı işverenin yanında çalışıyor ve ikisi de sendika üyesiyse, aynı çocuk için iki kez eğitim yardımı ödenip ödenmeyeceği sözleşmenin lafzına bağlıdır. Kanunda bu konuda bir kural yoktur. Bazı sözleşmeler evlenme yardımı gibi kalemlerde “her iki işçiye de ayrı ayrı ödenir” diye açık hüküm koyarken, öğrenim yardımında böyle bir ifadeye yer vermez. Sözleşmede yasak yoksa ve yardım “işçinin öğrenimdeki her çocuğu için” öngörülmüşse, her iki ebeveynin de talep hakkı bulunduğu savunulabilir. Ancak bu konuda yerleşmiş bir içtihat bulunmamaktadır ve işverenler genellikle tek ödeme yapmaktadır.

Bakmakla yükümlü olunan çocuk şartı

Yargıtay’a göre eğitim yardımı için çocuğun öğrenci belgesi tek başına yeterli değildir. Çocuğun Türk Medeni Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatına göre işçinin bakmakla yükümlü olduğu çocuklar arasında bulunması da aranır. Kendi geliri olan, çalışan ya da bakım yükümlülüğünün dışına çıkmış çocuk için yardım istenemez; sözleşmede bu şart yazmasa bile sonuç aynıdır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 07.11.2012 tarihli kararında, yalnızca öğrenim belgesi sunulmasının yeterli olmadığını ve yardımın “Türk Medeni Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatına göre işçinin bakmakla yükümlü olduğu çocukları” için geçerli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012). Dairenin vardığı sonuç, ilk derece kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddi olmuştur.

Bakmakla yükümlülüğün ölçütleri

Kararın atıf yaptığı iki mevzuat farklı ölçütler kullanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 328’e göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.

5510 sayılı Kanun m. 3/10-b ise sosyal güvenlik bakımından bakmakla yükümlü olunan çocuğu tanımlar: 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocuklar ile yaşına bakılmaksızın malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklar. Tanımın başındaki şart da önemlidir: çocuğun kendisi sigortalı sayılmamalı ve kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almamalıdır.

Bu iki ölçüt birlikte okunduğunda pratik sonuç şudur: kendi adına sigortalı çalışan, evlenen ya da yükseköğrenimde 25 yaşını doldurmuş çocuk için eğitim yardımı talebi risklidir. Örneğin yüksek lisans yapan ve aynı zamanda tam zamanlı sigortalı çalışan 26 yaşındaki çocuk için öğrenci belgesi sunulsa bile, Yargıtay’ın yaklaşımı uyarınca yardım reddedilebilir.

Sözleşmede yaş veya çocuk sayısı sınırı

Bazı toplu iş sözleşmeleri çocuk sayısı veya yaş sınırı koymadan “işçinin öğrenimdeki her çocuğu için” yardım öngörür. Bazıları ise yükseköğretimdeki yardımı okulun normal eğitim süresi artı bir yıl ile sınırlar. Aile ve çocuk yardımında sıkça görülen üç çocuk sınırı gibi kayıtlar ise eğitim yardımına kendiliğinden uygulanmaz; sınırlama ancak eğitim yardımı maddesinde ayrıca yazılmışsa geçerlidir.

Engelli çocuk için eğitim yardımı

Bazı toplu iş sözleşmeleri eğitim gören engelli çocuklar için, çocuğun fiilen hangi kademede okuduğuna bakılmaksızın en üst kademe olan yükseköğrenim tutarının ödeneceğini öngörür. Bu durumda yardım, öğrenim belgesinin yanında engellilik hâlini gösteren resmî sağlık kurulu raporu sunularak istenir. Sözleşmenin ikinci yılında aynı tutara ücret zammı oranında artış uygulanır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2012 tarihli kararına konu sözleşmede de bu yönde bir hüküm yer almaktaydı: hazırlık ve ilköğretim, lise ve yüksekokul için ayrı tutarlar belirlenmiş, eğitim gören engelli çocuklara ise kademeye bakılmaksızın yüksekokul tutarı üzerinden ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştı. Engelli çocuk bakımından da bakmakla yükümlülük şartı aranır; ancak 5510 sayılı Kanun m. 3/10-b malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklar için yaş sınırı öngörmediğinden, yaş genellikle engel oluşturmaz.

Engelli çocuk için hüküm yoksa ne olur? Bu durumda çocuğun fiilen devam ettiği kademenin tutarı esas alınır. Özel eğitim kurumlarına devam eden ve klasik kademe sınıflandırmasına girmeyen çocuklar için hangi tutarın uygulanacağı sözleşmede açıkça düzenlenmemişse, yorum işçi lehine yapılmalıdır; ancak bu noktada net bir içtihat bulunmamaktadır.

İşçinin kendi öğrenimi için eğitim yardımı

Toplu iş sözleşmesinde açık bir hüküm bulunması kaydıyla işçi, kendi öğrenim durumu nedeniyle de eğitim yardımından yararlanabilir. Bu durumda işçinin geçerli ve güncel öğrenci belgesini işverene sunması yeterlidir. Çocuklar için aranan bakmakla yükümlü olma şartı işçinin kendisi için aranmaz; çalışıyor ve gelir elde ediyor olması yardıma engel değildir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin incelediği sözleşmede şu düzenleme bulunmaktaydı: “İşçiler bu yardımdan belge karşılığı yararlanırlar. Bu haklardan öğrenim gören işçiler de gördüğü eğitim durumuna göre yararlanırlar.” (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012). Buna göre ön lisans, lisans veya yüksek lisans öğrencisi olan işçiye, devam ettiği kademenin tutarı ödenir.

Böyle bir hüküm yoksa işçi kendi öğrenimi için yardım isteyemez. Yardım yalnızca “işçinin öğrenimdeki her çocuğu için” öngörülmüşse, işçinin kendisi kapsama girmez. Bu fark, sözleşme maddesinin dikkatle okunmasını gerektirir. Açık öğretim, uzaktan eğitim veya ikinci üniversite gibi durumlarda da öğrenci belgesi alınabildiği sürece işçinin talebi, hükmün lafzına göre değerlendirilir.

Eğitim yardımı için hangi belgeler istenir?

Eğitim yardımı için çocuğun ya da işçinin fiilen öğrenim gördüğünü gösteren resmî öğrenci belgesi veya kayıt belgesi işverene sunulmalıdır. Engelli çocuk için ayrıca sağlık kurulu raporu istenir. Belge sunulmadan yardıma hükmedilemez. Yargıtay, sözleşmede belgeye dayanılarak ödeneceği yazılı yardımda belgesiz hesaplamayı bozma nedeni saymaktadır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 01.07.2015 tarihli kararında, sözleşmedeki “her çocuk için belgelere dayanılarak eğitim yardımı ödeneceği” kuralı uyarınca, çocukların eğitim durumunu gösteren belgeler sunulmadan ödemeye hükmedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/22956, K. 2015/13487, T. 01.07.2015). Dava aşamasında da aynı kural geçerlidir; bilirkişi hesabı belge olmadan yapılmışsa karar bozulur.

Belge listesi

Durum Gerekli belge Not
Okul çağındaki çocuk e-Okul veya okuldan alınan öğrenci belgesi Öğretim yılı başında alınmış olmalı
Üniversite öğrencisi çocuk Üniversite öğrenci belgesi Normal süre artı bir yıl sınırına dikkat
Engelli çocuk Öğrenim belgesi ve sağlık kurulu raporu Kademe yerine özel tutar öngörülebilir
Bakmakla yükümlülük Nüfus kaydı, gerekirse çocuğun sigortasız olduğunu gösteren kayıt Çalışan çocukta talep riskli
İşçinin kendisi Güncel öğrenci veya kayıt belgesi Yalnız sözleşmede açık hüküm varsa

Belgenin ne zaman sunulacağı da önemlidir. Kamu işletme sözleşmelerinde kurumlar genellikle Eylül ayı içinde belge teslimi için son tarih ilan etmektedir. Bu tarih kaçırıldığında hak kendiliğinden düşmez; sözleşmede belgenin geç sunulmasına hak düşürücü bir sonuç bağlanmadıkça işçi yardımı sonradan da isteyebilir. Ancak ödeme gecikir ve ispat yükü ağırlaşır. Belgenin teslim edildiğini gösteren bir alındı, e-posta ya da kurum içi yazı mutlaka saklanmalıdır.

Eğitim yardımı ne zaman ödenir?

Eğitim yardımı çoğu toplu iş sözleşmesinde yılda bir kez, öğretim yılının başladığı Eylül ayında ödenir. Kesin ödeme zamanı sözleşme maddesinde yazılıdır; bazı sözleşmeler Ekim ayını ya da belge teslim tarihini izleyen ücret ödeme gününü esas alır. Ödeme zamanı, alacağın muaccel olduğu ve faizin ile zamanaşımının işlemeye başladığı tarihtir.

Ödeme genellikle bordroda ayrı bir kalem olarak, ücretle birlikte ya da ayrı bir ek bordroyla yapılır. Banka hesabına yatan tutarın açıklamasında “öğrenim yardımı” veya “eğitim yardımı” ibaresinin bulunması, ilerideki ispat ve prim tartışmaları bakımından önem taşır. Aynı toplu iş sözleşmesinden doğan ve fiilî gece çalışmasına göre her ay değişen gece zammı alacağı ise ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Sözleşmenin yürürlük süresi içinde işten ayrılan işçinin durumu, ayrılış tarihine bağlıdır. Ödeme tarihinden önce iş sözleşmesi sona ermişse, sözleşmede kıst ödeme öngörülmedikçe o yılın yardımı doğmaz. Ödeme tarihinde işçi hâlâ çalışıyorsa ve belgeyi sunmuşsa, sonradan ayrılması yardımın iadesini gerektirmez.

Eğitim yardımı nasıl hesaplanır?

Eğitim yardımı, toplu iş sözleşmesinde her öğrenim kademesi için belirlenen tutarın, öğrenim gören her çocuk için ayrı ayrı uygulanmasıyla hesaplanır. Tutarlar çoğunlukla net olarak belirlenir ve sözleşmenin ikinci yılında ücret zammı oranında artırılır. Matematiksel genel bir formül yoktur; hesabın dayanağı her zaman ilgili sözleşme maddesidir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2012 tarihli kararında aktarılan sözleşme hükmünde hazırlık ve ilköğretim için 350 TL, lise için 450 TL, yüksekokul için 600 TL net ödeme öngörülmüş ve “b) bu ödemelere sözleşmenin ikinci yılında ücret zammı oranında zam yapılarak uygulanacaktır.” kuralına yer verilmişti. Bu yapı bugün de sözleşmelerin büyük bölümünde aynıdır: kademe tutarı, çocuk sayısı ve ikinci yıl artışı.

Eğitim yardımı hesaplama örneği: 2025-2026 dönemli kamu işletme toplu iş sözleşmesinde ilkokul 1.072,26 TL, ortaokul 1.135,32 TL, lise 1.261,43 TL, üniversite 1.576,79 TL ve üç çocukta toplam 3.910,48 TL
Kademe tutarları sözleşmeden sözleşmeye değişir; görseldeki rakamlar tek bir örnek sözleşmeye aittir.

Güncel bir sözleşmeden örnek kademeler

10 numaralı işkolunda faaliyet gösteren bir kamu kurumunun, 01.01.2025 ile 31.12.2026 arasında yürürlükte olan işletme toplu iş sözleşmesindeki öğrenim yardımı maddesi, güncel bir yapıyı göstermektedir. Maddeye göre işveren, işçinin öğrenimdeki her çocuğu için belge ibraz etmek şartıyla yılda bir kez Eylül ayında ödenmek üzere sözleşmenin birinci yılında şu tutarları öder:

Öğrenim kademesi Birinci yıl tutarı Özel kayıt
İlkokul 1.072,26 TL —
Ortaokul 1.135,32 TL —
Lise ve dengi okullar 1.261,43 TL —
Yüksekokul ve üniversite 1.576,79 TL Normal eğitim süresi artı bir yıl

Aynı maddeye göre ikinci yılın Eylül ayında yapılacak ödeme, ödendiği döneme kadarki ücret zamları oranında artırılır; ancak birinci yılın birinci altı ay zammı olan %24 ile ikinci altı ay zammı olan %11 bu artışa dâhil edilmez. Yani artış, birinci yıl tutarı belirlendikten sonra gelen zamlar üzerinden yapılır. Bu tür istisnalar gözden kaçırıldığında hesap fazla ya da eksik çıkar.

Örnek hesap: üç çocuklu işçinin eğitim yardımı

Üç çocuğu ilkokul, lise ve üniversitede okuyan bir işçiye, yukarıdaki örnek sözleşmeye göre birinci yılın Eylül ayında 3.910,48 TL eğitim yardımı ödenir. İkinci yılda bu tutar, sözleşmede sayılan zamlar oranında artırılır. Çocuklardan birinin eğitimi sona ererse ya da kademe değiştirirse, o yılın tutarı yeni duruma göre yeniden belirlenir.

Birinci yıl hesabı şöyledir: ilkokul için 1.072,26 TL, lise için 1.261,43 TL ve üniversite için 1.576,79 TL toplandığında 3.910,48 TL eder. Ortaokula geçen bir çocuk olsaydı onun için 1.135,32 TL eklenirdi.

İkinci yıl için varsayımsal bir örnek verilebilir: hesaba katılacak ücret zamlarının toplam etkisinin %20 olduğu kabul edilirse, aynı üç çocuk için ödenecek tutar 3.910,48 TL × 1,20 = 4.692,58 TL olur. Gerçek oran sözleşmenin ikinci yıl zam hükümlerinden ve hangi zamların artışa dâhil edildiğinden bulunur.

Geriye dönük alacak hesabı

Birkaç yıl boyunca hiç ödenmemiş eğitim yardımı talep ediliyorsa, her öğretim yılı ayrı ayrı hesaplanır. Her yıl için o yıl yürürlükte olan sözleşmenin tutarı, o yıl çocuğun devam ettiği kademe ve o yıl sunulan belge esas alınır. Toplam tutar tek kalemde gösterilse de bilirkişi raporunda yıl yıl dökümün yer alması, zamanaşımı itirazının ve faiz başlangıcının denetlenebilmesi için gereklidir. Tutarın net mi brüt mü belirlendiği de ayrıca kontrol edilmelidir; brüte çevirme yöntemi işçilik alacaklarında netten brüte hesaplama yazısında açıklanmıştır.

Bu hesap sözleşmenin lafzına, çocukların her yılki öğrenim durumuna ve ödenmiş kısımlara göre değişir. Kendi durumunuz için dosyanın belgeleriyle birlikte değerlendirme yapılması gerekir; iletişime geçebilirsiniz.

Toplu iş sözleşmesi sona erince eğitim yardımı devam eder mi?

Evet, kural olarak devam eder. Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri, yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak sürer. Eğitim yardımı da iş sözleşmesinin içeriğine ilişkin bir hüküm olduğundan, sözleşmesiz geçen dönemde son tutar üzerinden ödenmeye devam etmelidir. Yeni sözleşme geriye etkili hüküm içerebilir.

6356 sayılı Kanun m. 36/2 bu kuralı açıkça koyar. Örneğin 31 Aralık’ta sona eren bir sözleşmenin yenisi Haziran ayında imzalanmış ve Eylül ayı ödemesi bu arada gelmişse, işçi en azından eski sözleşmedeki tutarı talep edebilir. Yeni sözleşme yürürlük başlangıcını geriye çekmişse ve daha yüksek bir tutar öngörmüşse, aradaki fark da ayrıca istenebilir.

Art etkinin sınırı da vardır: bu kural iş sözleşmesi sürdüğü müddetçe geçerlidir. Sözleşmesiz dönemde işyerine yeni giren işçi bakımından eski sözleşmenin hükümleri kendiliğinden uygulanmaz.

Eğitim yardımında SGK primi ve gelir vergisi

Yargıtay’a göre eğitim yardımı, belirli bir ihtiyaca özgülendiği için nakden ödense de ayni yardım niteliğindedir ve prime esas kazanca dâhil edilmez. Gelir vergisi bakımından ise eğitim yardımı ücret sayılır ve vergilendirilir. Kanundaki ayni yardım yerine geçen nakdi ödeme kuralı nedeniyle SGK uygulamasında nakit ödemenin prime tabi tutulduğu görülmektedir.

Eğitim yardımında SGK primi ve gelir vergisi: ayni yardım prime esas kazanca girmez, Yargıtay nakit ödemeyi de ayni yardım sayar, 5510 sayılı Kanun m. 80/1-c ayni yardım yerine nakdi ödemeyi prime tabi tutar, gelir vergisinde ücret sayılır, bordro ve banka kaydı kalem kalem ayrıştırılır
Nakit eğitim yardımında Yargıtay görüşü ile kanunun (c) bendi farklı sonuçlara götürebilir.

Yargıtay’ın yaklaşımı: ayni yardım

Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin yerleşik kararlarına göre ayni yardımdan amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanmasıdır. Kararlarda “Yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır” ilkesi vurgulanmış ve “Somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilmeli ve prim hesabında dikkate alınmamalıdır.” kuralına yer verilmiştir. Bu ödemelerin sigortalının ücret gelirine dâhil olmadığı ve prime esas kazanca katılmadığı belirtilmiştir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6691, K. 2024/6828, T. 13.06.2024; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/990, K. 2016/3536, T. 17.03.2016).

Aynı yaklaşım nakit ödemeler için de tekrarlanmıştır: nakit olarak ödense dahi somut bir ihtiyaca yönelik öğrenim yardımı prim hesabında dikkate alınmaz (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/5701, K. 2021/397, T. 19.01.2021; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/5876, K. 2018/7034, T. 04.10.2018). Belli edilmiş bir ihtiyaca özgülenen yardımın ayni nitelikte olduğu ve prim hesabı dışında tutulacağı diğer kararlarda da yer almıştır (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/3988, K. 2018/9019, T. 06.12.2018; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18228, K. 2018/4952, T. 17.05.2018).

Kanun metni ve idari uygulama

5510 sayılı Kanun m. 80/1-b, 7577 sayılı Kanun ile yapılan 2026 değişikliğinden sonra da ayni yardımları prime esas kazanca tabi olmayan kalemler arasında ilk sırada saymaktadır. Ancak aynı maddenin (c) bendi, (b) bendindeki istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile “ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler”in prime esas kazanca tabi tutulacağını belirtir.

Uygulamada SGK ve bordro uygulayıcıları, kırtasiye kolisi veya okul malzemesi gibi aynen sağlanan eğitim desteğini prim dışı, nakden ödenen eğitim yardımını ise prime tabi kabul etmektedir. Yargıtay ise nakdi öğrenim yardımını da ayni yardım saymaktadır. Bu iki yaklaşım arasındaki gerilim henüz kesin biçimde çözülmüş değildir. İşverenin nakdi yardımı prime tabi tutarak bildirmesi idari açıdan riski azaltır; işçi bakımından ise bu bildirim emeklilik hesabına yansıyan kazancı artırır.

Gelir vergisi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m. 61 ücreti, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlar. Aynı Kanunun ücret istisnalarını sayan 23. maddesinde, yemek, taşıma ve kreş gibi kalemler yer aldığı hâlde işçinin çocuklarına yapılan eğitim yardımına özgü bir istisna bulunmamaktadır. Bu nedenle eğitim yardımı, nakit ya da ayni olsun, ücret olarak gelir vergisine tabidir.

Bordro ve banka kayıtlarının incelenmesi

Eğitim yardımının ödenip ödenmediği ve prime esas kazanca dâhil edilip edilmeyeceği, yalnızca sözleşmedeki genel hükme bakılarak belirlenemez. Bordrodaki brüt tahakkuklar, bankaya yatan tutarlar ve SGK bildirgeleri ay ay karşılaştırılır. Her ödeme kalemi ayrı ayrı tasnif edilir ve eğitim yardımı gibi prim dışı ayni yardımlar matrahtan ayrılır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 tarihli kararı bu inceleme yöntemini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025). Karara göre toplu iş sözleşmesinde veya iş sözleşmesinde yazılı genel hükümlere dayanılarak soyut hesaplama yapılamaz. İnceleme dört aşamada yürütülür.

Kalem kalem ayrıştırma. Bordrodaki asıl ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti, prim ve ikramiye gibi prime tabi kalemler; öğrenim yardımı, yakacak ve giyim gibi prime tabi olmayan ayni yardımlardan ayrılır.

Banka kaydıyla örtüştürme. Sözleşmede kararlaştırılan bir sosyal yardımın doğmuş olması tek başına yeterli değildir; işverence ek bordro tahakkuku yapılıp yapılmadığı ve banka kanalıyla fiilen ödeme gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenir. Banka açıklamalarındaki “maaş”, “ikramiye”, “TİS farkı” veya “öğrenim yardımı” ifadeleri ödemenin mahiyetini gösterir.

Ay ay karşılaştırma. Hak kazanılan ve ödenen kalemler ait oldukları aylar itibarıyla ele alınır. İlgili ayda bankadan ödenen toplamın ne kadarının prime tabi ücret, ne kadarının prim dışı öğrenim yardımı olduğu ayrıştırılır ve SGK’ya bildirilen kazançla karşılaştırılır.

Sonradan ödenen farklar. Geriye dönük toplu iş sözleşmesi farkı veya yargı kararı uyarınca sonradan yapılan ödemeler, hizmet akdi sürerken yapılmışsa ödendiği ayın, sona erdikten sonra yapılmışsa çalışmanın geçtiği en son ayın kazancına mal edilir (5510 sayılı Kanun m. 80/1-d). Ödemenin içinde öğrenim yardımı gibi prim dışı bir unsur varsa o kısım düşülür.

Bu inceleme, hizmet tespiti ve eksik bildirilen kazanç davalarında belirleyicidir. Bordro ile banka kaydı arasındaki farkların nasıl değerlendirildiği bordro hilesi ve ücretin tespiti yazısında ayrıca incelenmiştir.

Eğitim yardımı kıdem tazminatına dahil mi?

Evet. Düzenli olarak ödenen eğitim yardımı, para ile ölçülebilen akdi bir menfaat olduğundan kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenir. Yargıtay, çocuklarının öğrenim gördüğünü belgeleyen işçinin giydirilmiş ücretine toplu iş sözleşmesindeki öğrenim yardımının eklenmemesini hatalı bulmuştur. Yıllık ödeme aylık paya çevrilerek ücrete katılır.

1475 sayılı İş Kanunu m. 14’e göre kıdem tazminatına esas ücretin hesabında, ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kapsama giren ödemeleri sayarken ikramiye, yakacak, giyecek, yemek ve servis yardımı ile “benzeri ödemeler”in kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağını belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1044, K. 2021/1233, T. 14.10.2021).

Eğitim yardımı bakımından daha doğrudan bir karar da bulunmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, toplu iş sözleşmesinde öğrenim gören çocuklar için eğitim yardımı öngörülen bir dosyada şu tespiti yapmıştır: “Davacı dosyaya sunduğu belgelerle çocukları olduğunu ve öğrenim gördüklerini ispatladığına göre kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete Toplu iş Sözleşmesi 37.maddede düzenlenen çocuk ve aile yardımı ile öğrenim yardımının eklenmemesi hatalıdır.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2008/24182, K. 2008/17922; karar tarihi kaynak kayıtta yalnız yıl olarak, 2008 şeklinde yer almaktadır).

Aylık paya çevirme

Yılda bir kez ödenen eğitim yardımı, son bir yılda ödenen tutar 365 güne bölünerek günlük paya çevrilir ve 30 ile çarpılarak aylık giydirilmiş ücrete eklenir. Örnekteki üç çocuklu işçi için 3.910,48 TL ÷ 365 × 30 = 321,41 TL aylık ek pay bulunur. Bu yöntem yılda bir veya birkaç kez ödenen diğer sosyal yardımlar için de kullanılır; uygulaması kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama aracında gösterilmiştir.

Burada da belge şartı geçerlidir: işçi, fesih tarihinden önceki son yılda çocuklarının öğrenim gördüğünü ve yardıma hak kazandığını belgelemelidir. Fesih tarihinde öğrenimdeki çocuğu olmayan işçinin giydirilmiş ücretine, geçmiş yıllarda aldığı yardım eklenmez. Kıdem tazminatı tavanı da ayrıca gözetilir; giydirilmiş ücret tavanı aşıyorsa tazminat tavandan hesaplanır.

Ödenmeyen eğitim yardımı: haklı fesih, zamanaşımı ve dava

Sözleşmede öngörülen eğitim yardımı belge sunulmasına rağmen ödenmezse işçi alacağını arabuluculuk ve dava yoluyla isteyebilir. Alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir ve süre her yıl için ödeme tarihinden işler. Ödememenin süreklilik göstermesi, somut olayın koşullarına göre işçi bakımından haklı fesih sebebi de oluşturabilir.

Arabuluculuk dava şartı

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1’e göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı için açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Eğitim yardımı toplu iş sözleşmesine dayandığından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır.

Zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147/1, kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı öngörür. 4857 sayılı İş Kanunu m. 32 de ücret alacaklarında zamanaşımı süresini beş yıl olarak belirler. Her yıl tekrar eden ve belirli bir tarihte muaccel olan eğitim yardımı da dönemsel bir edim niteliğinde olduğundan beş yıllık süreye tabidir. Süre, her öğretim yılının ödemesi için ayrı ayrı, o yılın ödeme tarihinden itibaren işler. Geriye dönük talep bu nedenle son beş öğretim yılıyla sınırlı kalır.

Haklı fesih

4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-e, işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesini ya da ödenmemesini, aynı fıkranın (f) bendi ise çalışma şartlarının uygulanmamasını işçi için haklı fesih sebebi sayar. Eğitim yardımı dar anlamda ücret olmasa da toplu iş sözleşmesinden doğan bir çalışma şartıdır. Belgesi sunulmuş yardımın ödenmemesi, özellikle birden fazla yıl tekrarlanıyorsa, işçiye bu bentlere dayanarak sözleşmeyi feshetme imkânı verebilir. Tek seferlik ve küçük bir gecikmenin fesih için yeterli görülüp görülmeyeceği ise dosyanın koşullarına bağlıdır. Haklı fesih sebepleri işçinin haklı fesih sebepleri yazısında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Fesih kararı geri dönüşü zor sonuçlar doğurur ve süreler kısadır. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İspat

İspat yükü iki taraf arasında paylaşılır. İşçi, sözleşmedeki hükmü, üyeliğini veya dayanışma aidatını, çocuğun öğrenim durumunu ve bakmakla yükümlülüğü belgelemelidir. Yardımın ödendiğini ispat yükü ise işverendedir; bunun için bordro, banka dekontu ve imzalı belge kullanılır. Bordroda kalem görünüp bankaya karşılığı yatmamışsa ödeme ispatlanmış sayılmaz.

Tartışmalı ve belirsiz noktalar

Eğitim yardımında kesin cevabı olmayan birkaç konu vardır: nakit yardımın prim durumu, aynı işyerinde çalışan iki ebeveynin ayrı ayrı yararlanması, sözleşmede yazmayan bakmakla yükümlülük şartının ne ölçüde aranacağı ve özel eğitim gören çocuğun kademesi. Bu konularda karar, sözleşme metnine ve dosyanın somut verilerine göre verilir.

Nakit yardım ve prim. Yargıtay’ın ayni yardım görüşü ile 5510 sayılı Kanun m. 80/1-c’deki “ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler” kuralı farklı sonuçlara götürebilir. Hizmet tespiti ve prim farkı davalarında Yargıtay görüşü uygulanırken, idari denetimde SGK’nın kanun lafzına dayandığı görülmektedir.

Sözleşmede yazmayan şart. 22. Hukuk Dairesi, bakmakla yükümlülük şartını sözleşmede açıkça yazmasa bile yardımın amacından çıkarmıştır. Bu yorumun her sözleşmeye aynı genişlikte uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır; özellikle “işçinin öğrenimdeki her çocuğu için” gibi geniş bir ifade kullanılmışsa işçi lehine yorum ilkesi ileri sürülebilir.

Kademe belirsizliği. Hazırlık sınıfı, açık lise, meslek edindirme kursu veya özel eğitim kurumu gibi durumlar sözleşmedeki kademelere tam uymayabilir. Bu boşluklarda tarafların amacı ve işyerindeki önceki uygulama belirleyici olur.

Yükseköğretimde süre sınırı. “okulun normal eğitim süresi artı bir yıl” sınırının, yatay geçiş, çift ana dal veya hazırlık sınıfı gibi durumlarda nasıl hesaplanacağı çoğu sözleşmede düzenlenmemiştir.

Eğitim yardımında sık yapılan hatalar

Eğitim yardımı uyuşmazlıklarında en sık yapılan hatalar belgesiz talep, çalışan veya bakım dışına çıkmış çocuk için yardım istenmesi, sözleşmesiz dönemde yardımın kesilmesi, ikinci yıl artışının yanlış zam oranıyla yapılması ve kıdem tazminatında yardımın giydirilmiş ücrete eklenmemesidir. Bu hataların çoğu sözleşme maddesinin dikkatle okunmasıyla önlenebilir.

Belgesiz hesap. Bilirkişi raporunda çocukların öğrenim belgesi olmadan yardım hesaplanması, kararın bozulmasına yol açar (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/22956, K. 2015/13487, T. 01.07.2015).

Çocuğun durumunun araştırılmaması. Yükseköğrenimdeki çocuğun aynı zamanda sigortalı çalışıp çalışmadığı araştırılmadan yardıma hükmedilmesi, 22. Hukuk Dairesinin yaklaşımı karşısında risklidir.

Zam oranının yanlış uygulanması. İkinci yıl artışında sözleşmenin hariç tuttuğu zamlar da hesaba katılırsa tutar fazla çıkar; hiç artış yapılmazsa eksik kalır.

Üyelik tarihinin gözden kaçırılması. İmza tarihinden sonra üye olan işçi, üyeliğin işverene bildirildiği tarihten önceki ödeme dönemleri için yardım isteyemez.

Kıdem tazminatında unutulması. Düzenli ödenen eğitim yardımının giydirilmiş ücrete eklenmemesi, tazminatın eksik hesaplanmasına neden olur.

Prim matrahına körlemesine ekleme. Eksik bildirim davalarında banka hesabına yatan tüm tutarın prime esas kazanç sayılması, öğrenim yardımı gibi prim dışı kalemlerin ayrıştırılmaması nedeniyle hatalıdır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025).

Yargıtay kararlarına göre temel ilkeler

Yargıtay kararlarından çıkan temel ilkeler şunlardır: eğitim yardımı toplu iş sözleşmesinden doğar, bakmakla yükümlü olunan çocuk için ödenir, belge sunulmadan hükmedilemez, işçinin kendisine ancak açık hükümle ödenir, prim hesabında ayni yardım sayılır ve kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenir. Bu ilkeler aşağıda künyeleriyle özetlenmiştir.

Karar İlke
Yargıtay 22. HD, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012 Yardım bakmakla yükümlü olunan çocuk içindir; kademeli net tutar ve ikinci yıl zammı uygulanır; açık hüküm varsa işçinin kendisi de yararlanır.
Yargıtay 7. HD, E. 2015/22956, K. 2015/13487, T. 01.07.2015 Eğitim durumunu gösteren belge sunulmadan yardıma hükmedilemez.
Yargıtay 9. HD, E. 2008/24182, K. 2008/17922 (2008) Belgelenen öğrenim yardımı kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenir.
Yargıtay HGK, E. 2018/1044, K. 2021/1233, T. 14.10.2021 Para ile ölçülebilen yardımlar kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.
Yargıtay 10. HD, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025 Öğrenim yardımı ayni yardımdır; bordro ve banka kayıtları kalem kalem ve ay ay incelenir.
Yargıtay 10. HD, E. 2024/6691, K. 2024/6828, T. 13.06.2024 Somut ihtiyaca yönelik yardım prime esas kazanca dâhil edilmez.
Yargıtay 10. HD, E. 2016/990, K. 2016/3536, T. 17.03.2016 Sosyal yardım niteliğindeki öğrenim yardımı prime esas kazanca katılmaz.
Yargıtay 10. HD, E. 2020/5701, K. 2021/397, T. 19.01.2021 Nakit ödense dahi öğrenim yardımı prim hesabında dikkate alınmaz.
Yargıtay 21. HD, E. 2017/5876, K. 2018/7034, T. 04.10.2018 Nakden ödenmesi ayni yardım vasfını değiştirmez.
Yargıtay 21. HD, E. 2017/3988, K. 2018/9019, T. 06.12.2018 Belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardım prim hesabında dikkate alınmaz.
Yargıtay 21. HD, E. 2016/18228, K. 2018/4952, T. 17.05.2018 Belli bir ihtiyaca özgülenen yardım prim hesabı dışında tutulur.

Kamu kurumlarında çalışan işçilere toplu iş sözleşmesinden bağımsız olarak kanunla ödenen yıllık ek ödeme ise ayrı bir konudur; ilave tediye alacağı başlıklı yazıda incelenmiştir.

50 soruda eğitim yardımı

Uygulamada toplu iş sözleşmesine dayalı eğitim yardımı konusunda en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır. Sorular tanım ve dayanak, yararlanma şartları, belge ve ödeme, hesaplama, prim ve vergi, tazminat etkisi ile dava başlıkları altında sıralanmış; cevaplarda ilgili kanun maddesi veya karar künyesi belirtilmiştir.

1. Toplu iş sözleşmesinde eğitim yardımı nedir?
İşverenin sendika üyesi işçiye, öğrenim gören çocukları veya açık hüküm varsa kendi öğrenimi için toplu iş sözleşmesine dayanarak yaptığı sosyal yardımdır. Genellikle yılda bir kez ve kademeye göre ödenir.

2. Eğitim yardımı ile öğrenim yardımı aynı şey mi?
Evet, sözleşmeler aynı yardımı eğitim yardımı, öğrenim yardımı veya okul yardımı gibi farklı adlarla düzenleyebilir. Hukuki nitelik değişmez; belirleyici olan maddenin içeriğidir.

3. İşveren eğitim yardımı vermek zorunda mı?
Hayır, kanunda böyle bir zorunluluk yoktur. Yükümlülük ancak toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla doğar (6356 sayılı Kanun m. 33).

4. Eğitim yardımının yasal dayanağı nedir?
Dayanak, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çerçevesinde yapılan toplu iş sözleşmesidir. Kanun yalnızca sözleşmenin iş sözleşmesine etkisini düzenler (m. 33 ve m. 36).

5. Eğitim yardımından kimler yararlanır?
Toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının üyeleri yararlanır (6356 sayılı Kanun m. 39/1). Üye olmayan işçi dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilir.

6. Sendika üyesi değilim, eğitim yardımı alabilir miyim?
Taraf sendikaya dayanışma aidatı öderseniz alabilirsiniz. Bunun için sendikanın onayı aranmaz ve yararlanma talep tarihinden geçerlidir (6356 sayılı Kanun m. 39/4).

7. Sendikaya sonradan üye oldum, eğitim yardımı ne zamandan başlar?
Üyeliğinizin taraf sendikaca işverene bildirildiği tarihten itibaren sözleşmeden yararlanırsınız (6356 sayılı Kanun m. 39/2). Bu tarihten önceki ödeme dönemleri kapsam dışında kalır.

8. İşveren vekili eğitim yardımı alabilir mi?
Hayır. İşveren vekilleri ve sözleşme görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz (6356 sayılı Kanun m. 39/7).

9. Eğitim yardımı için çocuğun öğrenci belgesi yeterli mi?
Hayır, Yargıtay’a göre çocuğun ayrıca işçinin bakmakla yükümlü olduğu çocuklar arasında bulunması aranır (Yargıtay 22. HD, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012).

10. Çalışan çocuğum için eğitim yardımı alabilir miyim?
Kendi geliri olan ve sigortalı çalışan çocuk, bakmakla yükümlülük kapsamından çıktığı için yardım talebi kural olarak reddedilir (Yargıtay 22. HD, E. 2012/25224, K. 2012/24522; 5510 sayılı Kanun m. 3/10).

11. Üniversitede okuyan çocuk için yaş sınırı var mı?
Sözleşmede yaş sınırı yoksa bile sosyal güvenlik mevzuatına göre yüksek öğrenimdeki çocuk 25 yaşına kadar bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır (5510 sayılı Kanun m. 3/10-b). Bu sınırın üzerindeki talepler risklidir.

12. Evli çocuk için eğitim yardımı alınır mı?
Kural olarak alınmaz. 5510 sayılı Kanun m. 3/10-b bakmakla yükümlü olunan çocuğu evli olmayan çocuk olarak tanımlar.

13. Engelli çocuk için eğitim yardımı ne kadar ödenir?
Sözleşmede özel hüküm varsa, çocuğun okuduğu kademeye bakılmaksızın yükseköğrenim tutarı ödenebilir. Hüküm yoksa fiilen devam ettiği kademenin tutarı esas alınır.

14. Engelli çocuk için hangi belge gerekir?
Öğrenim belgesine ek olarak engellilik hâlini gösteren resmî sağlık kurulu raporu sunulmalıdır. Rapor olmadan özel tutar talep edilemez.

15. İşçi kendi öğrenimi için eğitim yardımı alabilir mi?
Toplu iş sözleşmesinde açık hüküm varsa alabilir. Yargıtay 22. HD’nin incelediği sözleşmede öğrenim gören işçilerin de eğitim durumuna göre yararlanacağı düzenlenmişti (E. 2012/25224, K. 2012/24522).

16. Kendi öğrenimim için yardımda gelirim olması engel mi?
Hayır. Bakmakla yükümlülük şartı çocuklar için aranır; işçinin kendisi bakımından çalışıyor olması yardıma engel değildir.

17. Açık öğretimde okuyan işçi eğitim yardımı alabilir mi?
Sözleşme işçinin kendi öğrenimini kapsıyorsa ve açık öğretimi hariç tutmuyorsa, öğrenci belgesiyle talep edilebilir. Sonuç maddenin lafzına bağlıdır.

18. Anne ve baba aynı işyerinde çalışıyorsa ikisi de alabilir mi?
Kanunda bu konuda kural yoktur; sözleşmenin lafzına bakılır. Açık yasak yoksa ikisinin de talep hakkı savunulabilir, ancak bu konuda yerleşik bir içtihat bulunmamaktadır.

19. Eğitim yardımı için hangi belgeler istenir?
Çocuğun veya işçinin fiilen öğrenim gördüğünü gösteren resmî öğrenci belgesi istenir. Engelli çocukta sağlık kurulu raporu da gerekir (Yargıtay 7. HD, E. 2015/22956, K. 2015/13487).

20. Belge sunmadan eğitim yardımı istenebilir mi?
Hayır. Eğitim durumunu gösteren belgeler sunulmadan yardıma hükmedilemez (Yargıtay 7. HD, E. 2015/22956, K. 2015/13487, T. 01.07.2015).

21. Belgeyi geç teslim edersem hakkım düşer mi?
Sözleşmede hak düşürücü bir sonuç bağlanmadıkça kural olarak düşmez; ancak ödeme gecikir. Teslimi gösteren alındı veya yazıyı saklamanız gerekir.

22. Eğitim yardımı ne zaman ödenir?
Çoğu sözleşmede yılda bir kez, öğretim yılının başladığı Eylül ayında ödenir. Kesin tarih ilgili sözleşme maddesinde yazılıdır.

23. Eğitim yardımı her çocuk için ayrı mı ödenir?
Evet, sözleşmeler genellikle öğrenimdeki her çocuk için ayrı ödeme öngörür. Çocuk sayısı sınırı ancak maddede açıkça yazılmışsa uygulanır.

24. Aile yardımındaki üç çocuk sınırı eğitim yardımında da geçerli mi?
Kendiliğinden geçerli değildir. Sınırlama eğitim yardımı maddesinde ayrıca öngörülmüş olmalıdır.

25. Eğitim yardımı nasıl hesaplanır?
Sözleşmede her kademe için belirlenen tutar, o kademede okuyan her çocuk için ayrı uygulanır ve toplanır. İkinci yılda tutar ücret zammı oranında artırılır.

26. Eğitim yardımı kademeleri nelerdir?
Uygulamada genellikle ilkokul, ortaokul, lise ve dengi okullar ile yüksekokul ve üniversite olmak üzere dört kademe kullanılır. Bazı eski sözleşmelerde hazırlık ve ilköğretim tek kademe olarak düzenlenmiştir.

27. Eğitim yardımı ne kadar?
Tutar her sözleşmede farklıdır. Örnek bir 2025-2026 kamu işletme sözleşmesinde birinci yıl için ilkokulda 1.072,26 TL, ortaokulda 1.135,32 TL, lisede 1.261,43 TL, üniversitede 1.576,79 TL öngörülmüştür.

28. Üniversite öğrencisi için yardım kaç yıl ödenir?
Birçok sözleşme yükseköğretimdeki yardımı okulun normal eğitim süresi artı bir yıl ile sınırlar. Sınır yoksa öğrenim ve bakmakla yükümlülük sürdükçe ödenir.

29. İkinci yıl eğitim yardımı nasıl artırılır?
Sözleşmedeki kurala göre, genellikle ücret zammı oranında artırılır. Bazı sözleşmeler birinci yıl zamlarını bu artıştan hariç tutar; hesapta bu istisnaya dikkat edilmelidir.

30. Eğitim yardımı net mi brüt mü?
Sözleşmeye bağlıdır. Eski sözleşmelerde çoğunlukla net tutar belirlenirken, bazı güncel sözleşmeler brüt tutar öngörür. Dava açılırken bu ayrım hesapta gözetilir.

31. Toplu iş sözleşmesi sona erdi, eğitim yardımı kesilir mi?
Hayır. Sona eren sözleşmenin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder (6356 sayılı Kanun m. 36/2).

32. Ödeme tarihinden önce işten ayrılırsam yardım alır mıyım?
Sözleşmede kıst ödeme öngörülmedikçe, ödeme tarihinden önce iş sözleşmesi sona erenler için o yılın yardımı kural olarak doğmaz. Sonuç maddenin lafzına bağlıdır.

33. Eğitim yardımından SGK primi kesilir mi?
Yargıtay’a göre ayni yardım niteliğinde olduğundan prime esas kazanca dâhil edilmez (Yargıtay 10. HD, E. 2025/3361, K. 2025/8651). Ancak uygulamada nakdi ödemeler 5510 sayılı Kanun m. 80/1-c gerekçesiyle prime tabi tutulmaktadır.

34. Nakit ödenen eğitim yardımı ayni yardım sayılır mı?
Yargıtay’a göre sayılır; nakden ödenmesi ayni yardım vasfını değiştirmez (Yargıtay 21. HD, E. 2017/5876, K. 2018/7034; Yargıtay 10. HD, E. 2020/5701, K. 2021/397).

35. Kırtasiye kolisi olarak verilen yardım prime tabi mi?
Hayır. Aynen sağlanan yardımlar 5510 sayılı Kanun m. 80/1-b uyarınca prime esas kazanca tabi tutulmaz.

36. Eğitim yardımından gelir vergisi kesilir mi?
Evet. Gelir Vergisi Kanunu m. 61 ücreti para ve ayınları da kapsayacak biçimde tanımlar ve m. 23’te eğitim yardımına özgü bir istisna bulunmaz.

37. Bordroda eğitim yardımı ayrı gösterilmeli mi?
Gösterilmesi gerekir. Prim ve ispat tartışmalarında bordrodaki ayrı kalem ve banka açıklaması ödemenin mahiyetini ortaya koyar (Yargıtay 10. HD, E. 2025/3361, K. 2025/8651).

38. Eksik prim bildiriminde eğitim yardımı nasıl ayrıştırılır?
Bordro, banka kaydı ve SGK bildirgesi ay ay karşılaştırılır; o ay ödenen toplamdan öğrenim yardımı gibi prim dışı kalemler düşülür (Yargıtay 10. HD, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025).

39. Sonradan ödenen eğitim yardımı farkı hangi aya mal edilir?
Hizmet akdi sürerken ödenmişse ödendiği aya, sona erdikten sonra ödenmişse çalışmanın geçtiği son aya mal edilir (5510 sayılı Kanun m. 80/1-d). Prim dışı kısım ayrıca düşülür.

40. Eğitim yardımı kıdem tazminatına dahil mi?
Evet, düzenli ödenen ve belgelenen eğitim yardımı giydirilmiş ücrete eklenir (1475 sayılı Kanun m. 14; Yargıtay 9. HD, E. 2008/24182, K. 2008/17922).

41. Yıllık eğitim yardımı giydirilmiş ücrete nasıl eklenir?
Son bir yılda ödenen tutar 365 güne bölünüp 30 ile çarpılarak aylık paya çevrilir. Örneğin 3.910,48 TL için aylık ek pay 321,41 TL olur.

42. Fesih tarihinde öğrenimdeki çocuğum yoksa yardım tazminata eklenir mi?
Eklenmez. Giydirilmiş ücrete, fesihten önceki son dönemde hak kazanılan ve belgelenen yardım eklenir.

43. Eğitim yardımı ihbar tazminatına da eklenir mi?
Evet, 1475 sayılı Kanun m. 14 ihbar tazminatına esas ücretin hesabında da para ile ölçülebilen menfaatlerin gözetileceğini belirtir.

44. Eğitim yardımı ödenmezse ne yapmalıyım?
Önce yazılı olarak talepte bulunun ve belge teslimini kayıt altına alın. Ödeme yapılmazsa arabulucuya başvurup anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açabilirsiniz (7036 sayılı Kanun m. 3/1).

45. Eğitim yardımı için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. Toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m. 3/1).

46. Eğitim yardımı alacağında zamanaşımı kaç yıl?
Beş yıldır. Dönemsel edim niteliğindeki alacak TBK m. 147/1 kapsamındadır; süre her yıl için o yılın ödeme tarihinden işler.

47. Eğitim yardımının ödenmemesi haklı fesih sebebi mi?
Somut olaya göre olabilir. Sözleşme şartlarına uygun ödeme yapılmaması ve çalışma şartlarının uygulanmaması 4857 sayılı Kanun m. 24/II-e ve f kapsamında değerlendirilir.

48. Eğitim yardımının ödendiğini kim ispat eder?
Ödemeyi ispat yükü işverendedir. Bordro tek başına yetmez; banka dekontu veya imzalı belge ile fiilî ödeme gösterilmelidir.

49. İşveren sendikasız işçiye de eğitim yardımı verebilir mi?
Toplu iş sözleşmesinden yararlanma üyelik veya dayanışma aidatına bağlıdır (6356 sayılı Kanun m. 39). İşveren ayrıca kendi iradesiyle bireysel sözleşme veya uygulama yoluyla yardım verebilir, ancak bu toplu iş sözleşmesinden doğan bir hak sayılmaz.

50. Bireysel iş sözleşmemde daha yüksek eğitim yardımı varsa hangisi uygulanır?
İşçi yararına olan hüküm uygulanır. Toplu iş sözleşmesinde iş sözleşmesine aykırı hüküm varsa iş sözleşmesinin işçi lehine hükümleri geçerlidir (6356 sayılı Kanun m. 36/1).

Sonuç

Toplu iş sözleşmesi kapsamındaki eğitim yardımı, kanundan değil sözleşmeden doğan bir sosyal yardımdır. Hakkın varlığı sözleşme maddesine, sendika üyeliğine, çocuğun öğrenim durumuna ve işçinin bakmakla yükümlülüğüne bağlıdır. Tutarlar kademelere göre belirlenir ve her yıl yeniden hesaplanır; bu nedenle her uyuşmazlıkta ilk adım ilgili maddenin okunmasıdır.

Yargıtay uygulaması dört noktada belirgindir: belge sunulmadan yardıma hükmedilemez, yardım bakmakla yükümlü olunan çocuklar içindir, işçinin kendisine ancak açık hükümle ödenir ve düzenli ödenen yardım kıdem tazminatına esas ücrete eklenir. Prim tarafında ise Yargıtay öğrenim yardımını nakden ödense bile ayni yardım saymakta, kanunun ayni yardım yerine geçen nakdi ödeme kuralı ise uygulamada farklı bir sonuca götürmektedir.

Geriye dönük alacak, tazminat hesabı veya prim bildirimi gibi konularda sonuç dosyanın belgelerine göre değişir. Kendi durumunuzun değerlendirilmesi için iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 33 (toplu iş sözleşmesinin içeriği), m. 36 (toplu iş sözleşmesinin hükmü), m. 39 (toplu iş sözleşmesinden yararlanma).

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 3 (tanımlar; bakmakla yükümlü olunan kişi), m. 80 (prime esas kazançlar; (b) bendi 7577 sayılı Kanun m. 10 ile değişik).

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m. 23 (ücretlerde istisnalar), m. 61 (ücretin tarifi).

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 328 (ana ve babanın bakım borcunun süresi).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147 (beş yıllık zamanaşımı).

4857 sayılı İş Kanunu m. 24 (işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı), m. 32 (ücret ve zamanaşımı).

1475 sayılı İş Kanunu m. 14 (kıdem tazminatı).

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 (dava şartı olarak arabuluculuk).

Yargı kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1044, K. 2021/1233, T. 14.10.2021.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/22956, K. 2015/13487, T. 01.07.2015.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2008/24182, K. 2008/17922 (karar tarihi kaynak kayıtta yalnız yıl olarak yer almaktadır: 2008).

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/990, K. 2016/3536, T. 17.03.2016.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/5701, K. 2021/397, T. 19.01.2021.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6691, K. 2024/6828, T. 13.06.2024.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3361, K. 2025/8651, T. 22.05.2025.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18228, K. 2018/4952, T. 17.05.2018.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/3988, K. 2018/9019, T. 06.12.2018.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/5876, K. 2018/7034, T. 04.10.2018.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25224, K. 2012/24522, T. 07.11.2012.

Doktrin ve akademik kaynaklar

Süzek, Sarper: İş Hukuku, Beta Yayınları, İstanbul.

Çelik, Nuri / Caniklioğlu, Nurşen / Canbolat, Talat / Özkaraca, Ercüment: İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, İstanbul.

Narmanlıoğlu, Ünal: İş Hukuku II, Toplu İş İlişkileri, Beta Yayınları, İstanbul.

Güzel, Ali / Okur, Ali Rıza / Caniklioğlu, Nurşen: Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınları, İstanbul.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; karar vermeden önce bir avukata danışılması gerekir.