Skip to main content

BELİRSİZ ALACAK DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ (İŞ DAVASI)

İş davalarında belirsiz alacak dava dilekçesi örneği konulu kapak görseli

Önemli uyarı — 31 Temmuz 2026 itibarıyla belirsiz alacak davası kaldırılmıştır.

İÇİNDEKİLER

7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış olup bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılması mümkün değildir. Aşağıdaki dilekçe örneği, 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış ve hâlen derdest olan dosyalar ile davanın yapısını anlamak isteyenler için bırakılmıştır.

Bu tarihten sonra açılacak işçilik alacağı davalarında kısmi dava yolu izlenmelidir. Dilekçede nelerin değişmesi gerektiğini yazının sonundaki bölümde açıkladık.

Belirsiz alacak dava dilekçesi örneği ve ıslah ve talep artırım dilekçesi örneği

1- Genel açıklama

Belirsiz alacak dava dilekçesi örneği adlı çalışmamızda iş mahkemesinde açılan bir dava dilekçesi örneğini inceleyeceğiz. Dava fasılalı şekilde tersane işçisi olarak çalışan müvekkil adına açılan bir iş davasıdır. Davada Yargıtay kararları ışığında Ulusal Bayram ve Genel Tatil çalışma alacakları, fazla mesai alacakları ve hafta tatili çalışması alacakları bakımından dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Kıdem tazminatı, yıllık izin, AGİ ve ücret alacakları bakımından ise dava kısmi dava olarak açılmıştır.
Belirsiz alacak dava dilekçesi örneği içeriğinde işçinin ücretinin ödenmemesi ve SGK primlerinin eksik ödenmesi sebebiyle haklı fesih, fasılalı çalışma halinde uygulanacak usule ilişkin açıklamalar, belirsiz alacak davasında faiz gibi konularda da açıklamalar vardır. Ayrıca asıl işveren alt işveren ilişki sebebiyle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu konusunda da açıklamalar da belirsiz alacak dava dilekçesi örneğinin içeriğinde mevcuttur.
Davada yapılan ıslah ve talep artırım işlemine dair dilekçemiz de belirsiz alacak dava dilekçesi örneği metnimizin sonuna eklenmiştir.

2- belirsiz alacak dava dilekçesi örneği

Yalova iş mahkemesine

Arabuluculuk dosya no: ..

Davacı          :

VEKİLİ          : Av. [AD SOYAD]

[ADRES]

Davalılar :

1 – … DENİZCİLİK TERSANECİLİK TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (MERSİS NO: ..)
Adres: …
2 – … TESİSAT RASPA BOYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (MERSİS NO: …)
Adres: …
KONU         : Müvekkilin hak kazandığı işçilik alacaklarının davalılardan tahsili talebimizdir.
HARCA ESAS DEĞER : 1.810 TL

Açıklamalar :

A – çalışma şartlarına ilişkin açıklamalarımız

1 – Müvekkil 07/02/2019 – 16/04/2019, 28/08/2019 – 30/06/2020, 01/10/2020 – 13/11/2022 tarihleri arasında davalılardan …’nin asıl işveren …’in taşeron olduğu bir sistemde boyacı olarak çalışmıştır.
2 – Müvekkilin son  maaşı AGİ hariç aylık net 8.100 TL’dir. Ramazanda davalı işverenler tarafından 500 TL değerinde erzak kolisi verilmiş, günlük iki öğün yemek ve servis davalılar tarafından karşılanmıştır.
3 – Ücretin bir kısmı elden bir kısmı Garanti Bankası aracılığı ile yatırılmıştır.

B – iş sözleşmesinin feshine ilişkin açıklamalarımız

1 – Müvekkil haftanın 7 günü 08:00 – 22:00 saatleri arasında çalışmasına, resmi tatillerde ve hafta tatillerinde çalışmaya devam etmesine rağmen hak kazandığı hafta tatili, fazla çalışma ve UBGT ücretleri ödenmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu m.14/II-e’de bahsi geçen ve eksik ödenmesi halinde işçiye derhal haklı fesih imkanı sağlayan ücret geniş anlamda ücrettir. Ücret kavramının içerisine fazla mesai, hafta tatili, UBGT alacakları da girmektedir. İşçilik alacakları ödenmeyen müvekkil iş sözleşmesini haklı olarak feshetmiştir. Konu ile ilgili Yargıtay kararları şu şekildedir:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/4097 E. ,  2021/1677 K.
“…4857 sayılı İş Kanunu 24/II-e maddesi uyarınca işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.Yukarıda açıklandığı üzere davacının fazla mesai ücreti alacağı bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği konusunda değerlendirme yapılmalıdır.SONUÇ:Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA…”
2 – Ayın 30 günü ara vermeksizin çalışan müvekkilin SGK prim günleri ve prime esas kazancı eksik bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu m.14/II-f’ye göre primleri eksik yatırılan müvekkil iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/2902 E. , 2021/7190 K.
“işçinin ödenmeyen ücretleri sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II e maddesine göre derhal fesih hakkı her zaman mevcut olup, işveren haklı fesih nedenleri oluştuktan sonra ve henüz işveren feshi gerçekleşmediği bir aşamada işçinin öne geçen fesih hakkını kullanması mümkündür. Yine işçinin sigorta primlerinin hiç ya da gerçek ücretten yatırılmaması aynı Kanun’un 24/II f maddesine göre öne geçen haklı fesih nedeni olabilir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/27499 E., 2018/6604 K.
“İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Yasa döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı İş Kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır .”
3 –  Davalı işverenler aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ekte olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. (Ek-1: Arabuluculuk son tutanağı)

C – davalıların müteselsilen sorumluluğuna ilişkin açıklamalar

Davalılardan … Donatım Tesisat Raspa Boya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi alt işveren, … Denizcilik Tersanecilik Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ise asıl işverendir. İş Kanunu m.2/6 gereği müvekkilin tüm alacakları bakımından davalı işverenler müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

D – müvekkilin çalıştığı dönemler birleştirilerek hesap yapılmalıdır

Müvekkil üç farklı dönemde davalılara ait işyerinde çalışmıştır. Ücretinin eksik yatırılması, SGK prim ve günlerinin eksik gösterilmesi nedenleriyle iş sözleşmesini haklı nedenlere dayanarak fesheden müvekkilin kıdem tazminatının hesabı ilk işe girdiği tarihten itibaren tek bir dönem olarak ve en son ücreti esas alınarak hesaplanmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/5594 E. ,  2021/9895 K.
“davacının aralıklı çalışmalarının her birinin iş sözleşmesinin feshi ile sonlanıp sonlanmadığı belirlenmeli ve bu feshe göre işçiye kanuni haklarının ödenip ödenmediği tespit olunmalıdır. Feshe göre işçilik haklarının ödendiği anlaşıldığında, önceki çalışmalarının tasfiye edildiği kabul edilmeli ve tazminat hesabı açısından daha sonraki çalışma süresine eklenmemelidir. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde işçilik alacaklarının ödenmediği anlaşıldığında ise, bu defa aralıklı çalışma süreleri birleştirilmeli ve en son tazminata hak kazanacak şekilde gerçekleşen feshe göre son ücret üzerinden hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/5906 E., 2019/3284 K.
“İşçinin iş sözleşmesinin feshinde işçilik alacaklarının hiç ödenmediği anlaşıldığında bu defa aralıklı çalışma süreleri birleştirilmeli ve en son tazminata hak kazanacak şekilde gerçekleşen feshe göre son ücret üzerinden hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir.”

E – alacak kalemlerimize ilişkin açıklamalarımız

1 – Ücret Alacağı: Müvekkilin hak kazandığı ücretin bir kısmı bankadan, kalan kısmı elden ödenmektedir. Müvekkil çalıştığı son ayda ücretin asgari kadarlık kısmını bankadan almış kalan kısmı ise müvekkile ödenmemiştir.
2 – Kıdem Tazminatı: Ücreti İş Kanunu’na uygun hesaplanıp ödenmeyen, SGK prime esas kazançları ve günleri eksik olarak bildirilen müvekkil iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Müvekkilin 3 çalışma dönemi vardır. Tüm çalışma dönemi toplanarak hesaplama buna göre yapılmalıdır.
3 – Hafta Tatili Alacağı: Müvekkil haftanın 7 günü çalışmasına rağmen müvekkile zamlı ödeme yapılmamıştır.
4 – UBGT Alacağı: Ramazan bayramının ilk günü haricinde ulusal bayram ve dini günlerde çalışan müvekkile çalışmalarının karşılığı ödenmemiştir.
5 – Fazla Çalışma Ücreti:  İş Kanununa m. 41’e göre “Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.” Müvekkil haftanın 7 günü 08:00 – 22:00 saatleri arasında 45 saati aşan çalışmalar yapmasına rağmen fazla mesai ücreti ödenmemiştir.
6 – Yıllık Ücretli İzin Alacağı: Müvekkil hiç ücretli yıllık izin kullanmamıştır. İş Kanunu’nun 59. maddesi “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.” şeklindedir. İş sözleşmesinin feshi ile birlikte müvekkile son ay aldığı maaş üzerinden kullanılmayan yıllık izin süresi hesaplanarak müvekkile ödenmelidir.
7 – AGİ Alacağı: Evli ve 3 çocuğu olan müvekkile medeni durumu ve çocuk sayısına uygun asgari geçim indirimi ödemesi yapılmamıştır.

F – fazla mesai, ubgt ve hafta tatili alacakları bakımından davamız belirsiz alacak davasıdır.

HMK m.107’ye göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması için miktarın tam ve kesin olarak belirlenmesinin beklenememesi veya belirlemenin imkansız olması gerekmektedir. Davalı müvekkile bordro vermediğinden tarafımızca hesap yapılması mümkün değildir. Alacak miktarı celp edilen kayıtlara göre uzman bilirkişi tarafından incelenmesi ve rapor tanzim edilmesi ile birlikte ortaya çıkacaktır. Bu nedenle fazla mesai, UBGT ve hafta tatili alacakları bakımından davamız asgari bir miktar belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. İlgili alacak kalemlerinin belirsiz alacak davası ile talep edilebileceği yönündeki Yargıtay kararları şu şekildedir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1660 E. ve 2018/1579 K.
“Bu durumda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8/3’üncü maddesinde, işveren açıkça işçiye temel ücreti ve varsa ücret eklerini gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlü tutulduğu hâlde, işveren tarafından dosyaya Kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirerek gerekli belgeleri işçiye teslim ettiğine dair bir delil sunulmadığından, işçinin alacağını belirleyecek verilerin dava açarken elinde bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Öyleyse, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin istemlerinin belirlenebilmesi için işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ve tahkikata ihtiyaç duyulduğundan açıkça belirli olduğundan bahsedilemeyecektir. O hâlde uyuşmazlık konusu alacakların belirlenebilmesi; hesap raporu alınması, işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ile tahkikatı gerektirdiğinden, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/104 E. ve 2018/1474 K.
“O halde uyuşmazlık konusu alacakların miktarının belirlenebilmesi; işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi yanında tahkikatı gerektirdiğinden belirsiz alacak davası açılabileceğini kabul etmek gerekir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/12290 E.  ,  2019/10513 K.
“Açıklandığı üzere hafta tatili, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilebilecek nitelikte alacak oldukları ve davacı vekili tarafından belirsiz alacak davası açılarak talepte bulunulduğu anlaşılmakla Mahkemece, bu alacak taleplerinin esastan değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

G – fazla mesai, ubgt ve hafta tatili alacakları bakımından dava belirsiz alacak davası olduğundan davalının zamanaşımına ilişkin itirazı dikkate alınmamalıdır ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmelidir.

Belirsiz alacak davalarının niteliği gereği dava açıldığı anda alacak kalemlerinin ilerde tespit edilecek kısımları yönünden de ilk talepler hakkında faiz hangi tarihten işleyecekse o tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Bu hususu Yargıtay Genel Kurulu 2016/1076 E. ve 2018/1396 K. sayılı ilamında;
“Öte yandan yine belirsiz alacak davasının Kanuna konuluş amacı ve davanın niteliği dikkate alındığında, dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt olgusunun bulunmadığı durumlarda belirsiz alacak davasında yargılama sonucunda miktarı tam ve kesin olarak belirlenen alacağın tümü için temerrüt, davanın açıldığı tarihte gerçekleşeceğinden faize de dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresi alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmekte yine temerrüd sebebiyle faiz talebi de davanın açıldığı tarihten itibaren istenebilmektedir. Alacağın geri kalan kısmının talep edilebilmesi için ise davalı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmamaktadır.” şeklinde izah etmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, ihtarname SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, maaş bordroları, banka kayıtları, nüfus kayıtları, tanık, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurulacak hususlara istinaden;
A-) Kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret ve AGİ bakımından davamızın kısmi dava niteliğinde olduğu dikkate alınarak bilirkişi incelemesi ile alacağın tam ve kesin olarak belirlenmesiyle ıslah hakkımız saklı kalmak üzere;
1 – Kıdem tazminatı  alacağı olarak şimdilik 100 TL’nin,
2 – Yıllık ücretli izin alacağı olarak şimdilik 100 TL’nin,
3 – Ücret alacağı olarak şimdilik 100 TL’nin,
4 – AGİ alacağı olarak şimdilik 10 TL’nin,
B-) Fazla mesai, UBGT ve hafta tatili alacağı bakımından davamızın belirsiz alacak davası olduğu dikkate alınarak bilirkişi incelemesi ile alacak tam ve kesin olarak ortaya çıktığında talebimizi genişletme yasağına tabi olmaksızın artırmak kaydıyla;
5 – Fazla mesai alacağı olarak 500 TL’nin,
6 – UBGT alacağı olarak 500 TL’nin,
7 – Hafta Tatili  alacağı olarak 500 TL’nin,
C-) Tüm alacaklar bakımından  hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkile verilmesine,
D-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ederim.
Ek-1: Arabuluculuk son tutanağı
Ek-2: Vekaletname sureti
TENSİPLE BİRLİKTE CELBİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1-) SGK’ya müzekkere yazılması ile müvekkilin tüm kayıtlarının celbi
2-) Garanti Bankası Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 07/02/2019 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-) Davalı iş yerlerine müzekkere yazılması ile müvekkilin işverenler nezdindeki tüm kayıtlarının celbi
4-) UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına eklenmesi

3- ıslah ve talep artırım dilekçesi

Yalova iş mahkemesine

                                                                              Davalıya tebliğ taleplidir

                                                                          (TALEP ARTIRIM ve ISLAH DİLEKÇESİ)

                                                     
DOSYA NO                    : ..
ISLAH – TALEP ARTIRIM 
YAPAN DAVACI  :..
VEKİLİ                 : Av. [AD SOYAD]                                                                                                 [ADRES]
KONU                    : Davaya ilişkin beyanlarımız ile ıslah ve talep artırım dilekçesinin arzından ibarettir.

A-) açıklamalar :

1-) kıdem tazminatı ve yıllık izin bakımından fasılalı çalışma durumuna göre karar verilmelidir.

Davada fasılalı çalışmanın tipik bir görünümü vardır. Bilindiği üzere 1475 sayılı İş Kanunu yürürlükten kaldırılmış olmasına karşın kıdem tazminatı başlıklı 14.maddesi halen yürürlüktedir. Bu madde hükmüne göre işçinin kıdemi hesabı ”İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır.” hükmüne göre yapılmalıdır.
Hukuk Genel Kurulu 2011/9-484 Esas, 2011/593 Karar nolu ilamına göre ”Somut olaya gelince; davacı işçinin davalı işyerinde 15.04.1993-01.08.2001 ve 21.04.2003-26.09.2005 tarihleri arasında olmak üzere iki dönem halinde fasılalı çalıştığı, her iki dönemin de kıdem tazminatını gerektirecek şekilde feshedildiği sabittir. Hal böyle olunca, mahkemece, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasına göre, fasılalı çalışmaların toplamı üzerinden ve son ücret dikkate alınarak hesaplanan kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması ve bu kararda direnilmesi uygundur.”
4857 sayılı İş Kanunu‘nun 54. maddesinde yıllık izne hak kazanma süresinin hesabında işçinin işveren nezdindeki çalışma sürelerinin birleştirilmesi ile sonuca gidilmesi gerektiğini düzenlemiştir. Öyle ki aynı maddede işverenin İş Kanunu kapsamında olmayan işlerinde çalışılan dönemlerin de bu hesaba eklenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

2-) fazla mesai, ubgt ve hafta tatili çalışmaları bakımından hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmelidir.

Dosyada alınan bilirkişi raporunda iş yeri kapı giriş çıkış kayıtları dikkate alınarak ödenen fazla mesailer dışlanmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Hesaplama iş yeri kayıtlarına göre yapıldığından hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmesi gerekir.

B-) talep artırım ve ıslah beyanımız 

Dava kapsamında alınan 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporuyla alacaklarımız tespit edilmiş olup iddialarımız ispatlanmıştır. Bilirkişi raporunda müvekkilin fasılalı çalışma sürelerinin birleştiği “1. Hizmet Seçeneği” başlığı altındaki hesaplamanın dikkate alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca raporda ücret yönünden de seçenekli hesaplama yapılmış olup iddialarımız doğrultusunda hesaplanan “1.Ücret Seçeneği” yönünden yapılan hesaplamaların dikkate alınmasını talep ediyoruz. Bilirkişi raporları doğrultusunda Fazla mesai, UBGT, hafta tatili alacaklarımız bakımından harç tamamlama, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret alacaklarımız bakımından ise ıslah yapmak suretiyle;
Kıdem tazminatı talebimizi 38.811,58 TL ıslah ederek 38.911,58 TL’ye,
Yıllık ücretli izin alacağı talebimizi 14.438,30  TL ıslah ederek 14.538,30 TL’ye,
Ücret alacağı talebimizi  1.465,40 TL ıslah ederek  1.565,40 TL’ye,
Fazla Mesai alacağı talebimizi 80.370 TL artırarak 80.870 TL’ye,
UBGT alacağı talebimizi 4.847 TL artırarak 5.347 TL’ye,
Hafta Tatili alacağı talebimizi  17.740 artırarak 18.240 TL’ye çıkarıyoruz.
2-) Ayrıca artırılan miktarlar toplamı olan 157.671 TL’nin harcı olan 2.693 TL tarafımızca UYAP sisteminden yatırılmıştır.

C – fazla mesai, ubgt, hafta tatili alacaklarımız bakımından davamız belirsiz alacak davası olduğundan işbu dilekçe ile artırılan miktarlar yönünden de dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmelidir.

Belirsiz alacak davalarının niteliği gereği artırılan miktarlar yönünden de ilk talepler hakkında faiz hangi tarihten işleyecekse o tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Bu hususu  YHGK 2016/1076 E.  ,  2018/1396 K. Nolu ilamında  ”Öte yandan yine belirsiz alacak davasının Kanuna konuluş amacı ve davanın niteliği dikkate alındığında, dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt olgusunun bulunmadığı durumlarda belirsiz alacak davasında yargılama sonucunda miktarı tam ve kesin olarak belirlenen alacağın tümü için temerrüt, davanın açıldığı tarihte gerçekleşeceğinden faize de dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.  Belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresi alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmekte yine temerrüd sebebiyle faiz talebi de davanın açıldığı tarihten itibaren istenebilmektedir. Alacağın geri kalan kısmının talep edilebilmesi için ise davalı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmamaktadır ” şeklinde izah etmiştir.
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda izah edilen nedenlerle ; ıslah ve talep artırım talebimizin kabulü ile;
A- Kısmi dava olarak açtığımız;
Kıdem tazminatı  olarak 38.911  TL’nin,
Yıllık ücretli izin alacağı  olarak 14.538 TL’nin,
Ücret alacağı  olarak 1.565 TL’nin,
AGİ alacağı olarak  10 TL’nin,
B – Belirsiz alacak davası olarak açtığımız;
Fazla mesai alacağı alacağı olarak 80.870 TL’nin,
UBGT alacağı olarak 5.347 TL’nin,
Hafta Tatili alacağı olarak 18.240 TL’nin,
 tüm alacak kalemleri bakımından hak kazanma tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini ücreti vekalet ve tüm yargılama masraflarının davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
    Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
          -e imza

4- 31 temmuz 2026 sonrası: Kısmi dava dilekçesinde ne değişir?

31 Temmuz 2026 öncesi belirsiz alacak davası, sonrası kısmi dava ve tek seferlik talep artırımı
Dilekçenin gövdesi büyük ölçüde aynı kalır; dava türü, talep sonucu ve artırım usulü değişir.

Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte işçilik alacağı davalarında kısmi dava yolu esas hâle gelmiştir. Yukarıdaki dilekçe örneğinin büyük bölümü — çalışma şartlarına, feshe, müteselsil sorumluluğa ve dönemlerin birleştirilmesine ilişkin açıklamalar — aynen kullanılabilir. Değişmesi gereken kısımlar sınırlıdır.

Hukuki sebep ve dava türü

Dilekçede HMK 107. maddeye ve belirsiz alacak davasına yapılan atıflar kaldırılmalı; davanın kısmi dava olarak açıldığı açıkça belirtilmelidir. Hukuki sebepler bölümünde HMK 109. maddeye atıf yapılması yerinde olur.

Talep sonucu

Belirsiz alacak davasında kullanılan “alacağın miktarı belirlenemediğinden şimdilik…” kalıbı yerine, kısmi dava için “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik… TL’nin tahsiline” ifadesi kullanılmalıdır. Her alacak kalemi için ayrı ayrı kısmi tutar gösterilmesi, harç ve sonraki artırım bakımından takip kolaylığı sağlar.

Talep artırımı

Yeni düzenleme uyarınca kısmi davada talep, ıslaha gerek olmaksızın ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bunun pratik sonucu, yukarıdaki ıslah dilekçesi örneğinin artık “talep artırım dilekçesi” olarak düzenlenmesi ve bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra verilmesidir. Artırım hakkı tek kullanımlık olduğundan, rapordan önce verilen bir artırım dilekçesi sonradan ortaya çıkan farkın talep edilememesine yol açar.

Derdest dosyalar

Geçiş hükmü uyarınca 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK 107. madde uygulanmaya devam eder. Derdest dosyalarınızda dava türünü değiştirmeniz veya ek bir işlem yapmanız gerekmez.

5- sıkça sorulan sorular

Belirsiz alacak davası neden kaldırıldı? Düzenlemenin gerekçesi, dava türünün uygulamada yarattığı belirsizlikler ve yargı iş yükü olarak gösterilmiştir. Yerine getirilen kısmi davada tek seferlik artırım imkânı, belirsiz alacak davasının işlevini büyük ölçüde karşılamaktadır.

Kısmi davada ne kadarlık kısmı dava etmeliyim? Kanunda asgari bir oran öngörülmemiştir. Uygulamada harç yükünü sınırlamak için sembolik tutarlarla dava açılmakta, bilirkişi raporundan sonra talep artırılmaktadır. Ancak çok düşük tutarla açılan davalarda mahkemenin harç tamamlattırma yoluna gidebileceği unutulmamalıdır.

Talep artırımında harç ödenecek mi? Evet. Artırılan kısım üzerinden nispi harç tamamlanır. Hakkaniyet indirimine tabi alacaklarda, indirim öngörülerek artırım yapılması harç yükünü azaltabilir.

Artırım hakkımı kullandıktan sonra alacak daha yüksek çıkarsa ne olur? Artırım hakkı bir defaya mahsus olduğundan ikinci bir artırım yapılamaz. Bu durumda fark için ek dava açılması gündeme gelir; ancak ek davada zamanaşımı ilk dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmaz. Bu nedenle artırımın raporun kesinleşmesinden sonra yapılması önemlidir.

Dilekçe örneğini olduğu gibi kullanabilir miyim? Hayır. Dilekçe örnekleri somut dosyanın verilerine göre uyarlanmalıdır. Çalışma dönemleri, ücret, fesih şekli ve talep edilecek kalemler her dosyada farklıdır. Uyarlanmadan kullanılan dilekçeler hak kaybına yol açabilir.

Güncel rehberlerimiz: 31 Temmuz 2026 sonrası açılacak davalar için kısmi dava dilekçe örneği yazımıza, tazminata hak kazanma koşulları için kıdem tazminatı alma şartları rehberimize bakabilirsiniz.