Skip to main content

Devre Mülk Dolandırıcılığı: Kendinizi Koruyacak Beş Kural

Devre mülk dolandırıcılığına karşı beş kural: telefonu kapat, numarayı engelle, numaranı değiştir, ofise asla gitme, çok geç deme

Devre mülk dolandırıcılığı tek seferlik bir olay değil. Bir kez ödeme yapmış kişiler aylar sonra yeniden aranıyor; bu kez karşılarında “mağduriyetinizi çözeceğiz” diyen bir ofis oluyor. Bu yazının tamamı beş kural üzerine kurulu: telefonu kapat, numarayı engelle, aramalardan bıktıysan numaranı değiştir, ofise asla gitme, dolandırıldıysan çok geç deme. Geri kalan her şey bu beşinin ayrıntısı.

Devre mülk mağdurunun ikinci kez dolandırılma döngüsü1. Eski kayıtNumaranız elde dolaşıyor2. TelefonAlıcı bulduk, satalım3. Ofis davetiYüz yüze ikna4. Yeni borçKredi, senet, vekaletDöngü kapanmazsa aynı numara tekrar aranırİkinci kez dolandırma döngüsüZincir üçüncü halkada, yani ofise gidildiğinde kopar
Mağduriyetin tekrarlaması, mağdur listelerinin elden ele dolaşmasından kaynaklanıyor.

Devre mülk dolandırıcılığı neden ikinci kez tekrarlıyor?

Bir kez ödeme yapmış kişinin adı, telefon numarası ve hangi tesise bağlı olduğu bilgisi bir yerde kayıtlı kalıyor. Bu listeler satılıyor, devrediliyor, eski çalışanlar aracılığıyla yeni kurulan şirketlere taşınıyor. Bu yüzden ikinci arama rastgele değil; sizi arayan kişi canınızı yakan noktayı ve ödeme gücünüzü baştan biliyor.

Ticaret Bakanlığı 2 Haziran 2026 tarihli açıklamasında tam olarak bu tabloyu tarif etti: tüketicilerin daha önce aldıkları devre mülklerin satılacağı bahanesiyle aranması, ikna edilerek ya da bilgileri dışında vekaletname alınarak yeni satış işlemleri yapılması. Bakanlık, ödeme iadesi ya da tapu iptali için başvuran kişilerin de yeni sözleşme imzalamaya yönlendirildiğini, senet imzalatılıp ek ödeme istendiğini açıkladı. Aynı açıklamada 2023 yılından bu yana 62 firmaya 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası verildiği, 21 firma hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

Bu ikinci tur, ilkinden daha ağır sonuç doğuruyor. Birincisinde kaybedilen genellikle senetli bir borçtu. İkincisinde banka kredisi, kredi kartı limiti ve bazen ikinci bir tapu devreye giriyor. Aile bütçesi bir anda taşınamaz hâle geliyor.

Beş kural: kapat, engelle, değiştir, gitme, geç deme

Onlarca dosyanın ortak yanı şu: zarar, karmaşık hukuki bir hamlede değil, birkaç basit noktadan birinde önlenebilirdi. Telefonu açık tutmak, numarayı engellememek, aynı hattı yıllarca taşımak, o adrese gitmek ve iş olup bittikten sonra çok geç sanıp beklemek. Aşağıdaki beş kural bu noktaları kapatıyor.

  1. Telefonu kapat. Konuşmayı uzatma, tartışma, açıklama yapma. Kısa kes.
  2. Numarayı engelle. Engellemeden önce not al, sonra engelle, listeyi hiç temizleme.
  3. Aramalardan bıktıysan numaranı değiştir. Hattı kapat, yeni numarayı dar bir çevreyle paylaş.
  4. Ofise asla gitme. İlk dördünün en önemlisi bu; imzaların tamamı orada atılıyor.
  5. Dolandırıldıysan çok geç deme. Hemen avukatına danış. Süreler işliyor, beklemek hak kaybı doğuruyor.
Devre mülk dolandırıcılığına karşı beş kuralBeş kural1Telefonu kapatKonuşmayı uzatma2Numarayı engelleÖnce not al3Numaranı değiştirBıktıysan hattı kapat4Ofise asla gitmeİmzalar orada atılıyor5Çok geç demeHemen avukatına danışDördüncü kural tutulursa ilk üçü zaten gerekmez; beşincisi iş olup bittikten sonra devreye girer
Beş kural, zararın önlenebildiği ve sınırlanabildiği noktaları sırayla kapatıyor.

Birinci kural: telefonu kapat

Arama geldiğinde yapılacak tek şey kısa kesmek. Karşıdaki kişiyle tartışmak, kızmak ya da beni bir daha aramayın demek arama sayısını artırıyor; çünkü hattın aktif olduğunu ve karşınızda gerçek bir kişi bulunduğunu doğrulamış oluyorsunuz. Uzun konuşma karşı tarafa sizi tanıma fırsatı veriyor. Sessizce kapatmak en etkili yanıt.

Aramalar birbirine şaşırtıcı biçimde benziyor. Karşıdaki kişi kendini gayrimenkul danışmanı olarak tanıtıyor, elinde hazır alıcı bulunduğunu söylüyor ve sizi ofise davet ediyor. Konuşma bilinçli olarak kısa tutuluyor; sayılar ve isimler telefonda verilmiyor, çünkü asıl ikna yüz yüze yapılıyor.

Kapatmadan önce şu cümleleri duyarsanız zaten kararınızı vermişsiniz demektir:

  • “Devletin yeni bir düzenlemesi çıktı, hakkınızı başka tesise aktarabiliyoruz.”
  • “Yabancı yatırımcı vatandaşlık için alıyor, satış hemen kapanır.”
  • “Bu tesisin tapusu var, elinizdekinin tapusu yoktu; farkı biz kapatıyoruz.”
  • “Sadece harç ve masraf ödeyeceksiniz, kalanı kaporadan mahsup edeceğiz.”
  • “Vazgeçerseniz cayma bedeli ödemek zorunda kalırsınız.”

Bu cümlelerin ortak özelliği doğrulanabilir olmaması. Ne düzenlemenin adı veriliyor ne alıcının kimliği ne de kaporanın hangi hesapta beklediği. Merak ediyorsanız konuşmaya devam etmek yerine teklifi kaşeli ve imzalı olarak, tüm sayılarıyla birlikte adresinize göndermelerini isteyin. Bu talep karşısında aramaların kesildiğini defalarca gördüm.

İkinci kural: numarayı engelle

Kapatmak tek başına yetmiyor, çünkü aynı çağrı merkezi ertesi gün başka bir numaradan arıyor. Engelleme sıkıcı ama işe yarayan bir iş; ardışık numaralar kullanıldığı için liste uzadıkça karşı tarafın elindeki hat havuzu daralıyor. Her engellenen numara, size ulaşmanın maliyetini biraz daha artırıyor; bu yüzden vazgeçmeyin.

Sıra şöyle işliyor:

  1. Önce not alın. Numarayı, tarihi, saati ve konuşmanın özetini bir deftere ya da telefon notuna yazın. Ekran görüntüsü de yeterli. Bu kayıt ileride suç duyurusu ekinde işinize yarar.
  2. Sonra engelleyin. Telefonunuzun engelleme listesini hiç temizlemeyin; liste yüzlerce satıra çıksa da kalsın.
  3. Operatörünüzden çağrı engelleme hizmetini sorun. Hatlarda tanımlanabilen filtreler var, abonelik türüne göre değişiyor.
  4. Numaranızı hiçbir formda paylaşmayın. Ücretsiz tatil çekilişleri, alışveriş merkezi standları ve kısa anketler bu listelerin ana kaynağı. Ticaret Bakanlığı da ücretsiz tatil kazandınız türü davetlere karşı ayrıca uyardı.

Not almadan yapılan engelleme delil bırakmıyor. İki işi birlikte yürütün: kayıt tutmak size ileride dosyanın omurgasını, engelleme ise günlük huzuru sağlıyor.

Üçüncü kural: aramalardan bıktıysan numaranı değiştir

Bir mağdur, birkaç yıl içinde yüzlerce kez aranabiliyor. Engelleme listesi büyümesine rağmen aramalar günlük hayatı bozacak yoğunluğa ulaştıysa hattı kapatıp yeni numara almak radikal değil, makul bir tedbir. O numara artık sizin değil, listelerin malı olmuş demektir. Huzuru geri getiren en kesin adım bu.

Numarayı değiştirirken dikkat edilecekler:

  • Yeni numarayı yalnızca aileniz, işvereniniz, bankanız ve avukatınız bilsin. Liste ne kadar darsa hattın ömrü o kadar uzun olur.
  • Eski hattı hemen iptal etmek istemiyorsanız ikinci bir hat alın; eskisini sessize alıp yalnızca rehberdeki kişilere açık tutun.
  • Eski numaraya gelen aramaların kaydını tutmaya devam edin. Hat kapansa bile o kayıtlar dosyada işe yarıyor.
  • Yeni numarayı ilan, çekiliş, kampanya ve satış formlarına yazmayın. Aynı listeye yeniden düşmenin en hızlı yolu bu.

Dördüncü kural: ofise asla gitme

Bu kural diğer üçünün toplamından daha önemli. Telefonda hayır demek kolaydır; masaya oturduktan sonra saatler süren bir ikna süreci başlıyor, araya sürekli yeni kişiler giriyor ve imzalar çoğu zaman aynı gün atılıyor. Kapıdan girmediğiniz sürece hiçbir belge imzalatılamaz. Gitmemek elinizdeki en ucuz savunma.

Ofis ortamının işlevi tamamen psikolojik. Bir ilçe binasında, tanınmış bir iş merkezinde ya da kurumsal görünen bir katta buluşma ayarlanması güven inşa etmek içindir. Adresin saygın olması, orada oturan şirketin geçmişi hakkında hiçbir şey söylemez.

Masada tipik olarak şu sıra izleniyor: önce sizi dinliyorlar, sonra çözümü anlatıyorlar, ardından bir kişi odadan çıkıp “yöneticiye danışıyor”, dönüşte tek bir engelin kaldığı söyleniyor ve o engel her zaman parayla aşılıyor. Vazgeçmek istediğinizde de cayma bedeli hatırlatılıyor. Henüz hiçbir geçerli sözleşme kurulmamışken korkutma amaçlı söylenen bu rakam, çoğu olayda hukuki bir dayanaktan yoksun.

Gitmeniz gerektiğine ikna olduysanız bile yalnız gitmeyin, aynı gün hiçbir şey imzalamayın ve yanınıza hiçbir belgenin aslını götürmeyin. Bu üç kayıt, dördüncü kuralı çiğnemenin zararını sınırlıyor.

Beşinci kural: çok geç deme

Ödeme yapmış kişilerden en sık duyduğum cümle şu: artık çok geç. Değil. Dolandırıldıysan çok geç deme, hemen avukatına danış. Delillerin bir kısmı kendiliğinden kayboluyor, süreler işliyor ve karşı taraf zaman kazandıkça malvarlığını taşıyor. Geç kalmak hakkın kendisini değil, tahsil edilebilirliğini yok ediyor.

İnsanları bekleten şey çoğu zaman hukuk değil, utanç. İmzayı ben attım, kimseye anlatamam, aile duyarsa dağılır. Bu duygunun hukuki karşılığı yok. İmza atmış olmak her kapıyı kapatmaz: sözleşmenin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliği, aldatma nedeniyle iptal, ayıplı ifa ve ceza yolu birbirinden bağımsız işler. Hangisinin açık olduğunu belgeler gösterir, imzanın varlığı değil.

Beklemenin iki somut bedeli var. Birincisi süre. Aldatma nedeniyle sözleşmenin iptali, Türk Borçlar Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca bir yıllık süreye bağlı. Cayma ve dönme hakları kendi sürelerine tabi, kredi kartı işlemine itiraz süresi de sınırlı. Bu sürelerin hangi tarihte başladığı dosyaya göre değişiyor; bu yüzden takvimi tahminle değil belgeyle kurmak gerekiyor.

İkincisi tahsil. Karşı taraf zaman kazandıkça şirketin malvarlığı eriyor, araçlar ve taşınmazlar el değiştiriyor, hesaplar boşalıyor. Elinizde lehinize bir karar olması, o kararın tahsil edilebileceği anlamına gelmiyor. Bu yüzden dava ya da takip açılmadan önce ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yollarının değerlendirilmesi, çoğu dosyada sonucu belirleyen adım oluyor.

Kısa bir kontrol listesi: elinizdeki her belgeyi bugün toplayın, mesajları silmeyin, ödemelerin dökümünü bankadan isteyin ve dosyanızı bir avukata gösterin. Bu dördü yapılmışsa süreç geç değil, henüz başında sayılır.

Ofise gidilirse devre mülk dolandırıcılığı nasıl ilerliyor?

Masaya oturulduğunda en ikna edici parça tapu oluyor. Elinizdeki hakkın tapusu yoktu, yenisinin olacak deniyor ve birkaç gün sonra e-Devlet ekranında gerçekten bir kayıt beliriyor. Kayıt gerçek olabilir; sorun kaydın gerçekliğinde değil, o taşınmazın gerçek değerinde ve alıcı bulup bulamayacağındadır.

Devre mülk hakkı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkıdır. Tapuya işlenir, bu yönüyle şahsi hak niteliğindeki devre tatil hakkından ayrılır. İkisi arasındaki farkı devre mülk ile devre tatil ayrımını anlattığım yazıda ayrıntılı ele almıştım. Tapunun varlığı hakkın kurulduğunu gösterir; o hakkın piyasada alıcısı olduğunu göstermez.

Söylenenle kontrol edilmesi gereken çoğu zaman şöyle ayrışıyor:

Söylenen Gerçekte kontrol edilecek
Tapunuz hazır, dört hafta kullanım hakkı var Tapu senedinde dönem ve süre yazılı mı, yönetim planı ne diyor
Yabancı alıcı vatandaşlık için satın alacak Alıcının kimliği, sözleşmenin tarafı kim, ödeme hangi hesaptan gelecek
Satış vaadi sözleşmesi imzaladık Sözleşme noterde düzenleme şeklinde mi yapıldı
Randevu alındı, toplu satış yapılacak Randevu kimin adına, ilgili tapu müdürlüğünden teyit ettiniz mi
Kapora hesabımıza geldi ama bloke Bloke iddiası bankadan yazılı belgeyle doğrulanabiliyor mu

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Ofiste masada imzalanan, üzerinde şirket kaşesi bulunan uzun metinler bu şekil şartını karşılamaz. Elinize verilen belgeyi geri istemeleri de tek başına bir uyarı işareti; imzaladığınız hiçbir kâğıdın nüshasını geri vermeyin, veremiyorsanız en azından tüm sayfaların fotoğrafını çekin.

Bu tür kontrolleri tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Tapu kaydı ve sözleşme metni birlikte incelendiğinde tablo genellikle ilk yarım saatte netleşir. Kendi dosyanız için değerlendirme isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kredi, kredi kartı ve POS: paranın izini takip edin

Yeni yöntemde para artık senetle değil, bankacılık ürünleriyle toplanıyor. Adınıza tüketici kredisi çekiliyor, kredi kartı limitleri şişiriliyor, ödemeler parçalara bölünüyor. Bölme sebebi çoğu zaman günlük havale limitine takılmak; bu, tutarın büyüklüğünün başlı başına göstergesi. Bankaya bıraktığınız her iz aynı zamanda bir delil.

Şu üç ayrıntı, sonradan açılacak davanın kaderini belirliyor:

  • POS cihazının kime ait olduğu. Ekstrede sözleşme yaptığınız şirketten bambaşka bir ticaret unvanı görünüyorsa bunu hemen ekran görüntüsüyle kayda alın. Sattığı ürünle ilgisiz bir işletmenin POS cihazından tahsilat yapılması, ödemenin gerçek muhatabını gizleme çabasına işaret eder.
  • Belge verilip verilmediği. Kredi kartı ödemesinde slip ve fatura istemek hakkınız. Vermeyeceklerini söylüyorlarsa ödeme yapmayın.
  • Kredinin bağlı kredi sayılıp sayılmadığı. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 30. maddesine göre bağlı kredi, kredinin münhasıran belirli bir mal veya hizmetin finansmanı için verildiği ve iki sözleşmenin ekonomik birlik oluşturduğu hâldir. Krediyi satıcı ayarladıysa ya da kredi sözleşmesinde alınan mal açıkça yazılıysa ekonomik birlik kabul edilir. Bu durumda mal hiç ya da gereği gibi teslim edilmezse satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Buna karşılık krediyi tamamen kendiniz seçip kullandıysanız aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca bağlı kredi sayılmaz. Ayrım, dosyadaki belgelere göre yapılır.

Krediye faiz işlemeyeceği yönündeki sözlere de itibar etmeyin. Kredi sözleşmesinin tarafı bankadır; üçüncü bir şirketin verdiği söz bankayı bağlamaz. On dört gün içinde kapatırsanız faiz işlemez cümlesi, tüketici kredisinde cayma hakkına ilişkin kuralın çarpıtılmış hâli olarak kullanılıyor.

Vekaletname ve senet: en pahalı iki imza

Ticaret Bakanlığı açıklamasında, tüketicilerin bilgisi dışında vekaletname alınarak tapu devri yapıldığı açıkça belirtildi. Vekaletname karşı tarafa sizin adınıza işlem yapma yetkisi verir; kapsamı geniş yazılmışsa bu yetki taşınmazınızı devretmeye, hatta adınıza kredi kullanmaya kadar uzanabilir. Bu iki imzayı atmadan önce durmak, sonradan yürütülecek bütün davalardan daha kolaydır.

Kural basit: satış sürecinde hiç kimseye taşınmaz satışı, tapuda devir ya da kredi kullanımı yetkisi içeren vekaletname vermeyin. Vermeniz gereken zorunlu bir durum varsa yetkiyi tek işlemle, tek taşınmazla ve tarih sınırıyla daraltın. Vekaletname verdiğinizi sonradan fark ettiyseniz noterden azilname düzenleterek ilgili tapu müdürlüğüne bildirin.

Senet tarafında ise imzalanan her bono, sözleşmeden bağımsız bir borç doğurur. Sözleşme geçersiz olsa bile senedi elinde bulunduran üçüncü kişiye karşı savunma yapmak zorlaşır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2020 tarihli, 2019/2068 E., 2020/2911 K. sayılı ilamına konu olayda tüketici on dört günlük cayma hakkını süresinde kullanmış, noterden ihtarname göndermiş ve senetlerin iadesini istemişti; karar, sözleşmede sağlayıcı ve malik olarak yer alan şirketler arasında organik bağ bulunması hâlinde bu şirketlerin müteselsil sorumluluğunu kabul eden yerel mahkeme kararını onadı. Sözleşmede adı geçen her şirket, sorumluluk bakımından hesaba katılmalı.

Cayma hakkının nasıl ve hangi süre içinde kullanılacağını devre mülk cayma hakkı yazımda anlattım; kullanacağınız ihtarnamenin metnini de devremülk cayma ihtarnamesi örneğinde bulabilirsiniz.

Ödeme yaptıysanız ilk günlerde ne yapmalı

Para hesabınızdan çıktıysa hız her şeyden önemli. Delillerin bir kısmı kendiliğinden kayboluyor; güvenlik kamerası görüntüleri siliniyor, aranan numaralar kapanıyor, şirket adres değiştiriyor. İlk günlerde toplanan bir belge, aylar sonra aynı konuda toplanacak belgeden çok daha güçlü sonuç veriyor. Sıralamayı bozmadan ilerleyin.

  1. Bankadan tüm dekontları, kredi sözleşmesini, kredi kartı ekstrelerini ve POS işlem detaylarını isteyin. POS işlemlerinde üye iş yeri unvanının yazılı olduğu dökümü ayrıca talep edin.
  2. Elinizdeki sözleşme, tapu fotokopisi, ön bilgilendirme formu ve verilen her kâğıdı tarayın. Fotoğraf çektiyseniz asıl dosyaları yedekleyin.
  3. Mesajlaşmaları silmeyin. Görüşme kayıtları, davet mesajları ve randevu bilgileri dosyanın omurgasını oluşturuyor.
  4. Noterden ihtarname göndererek sözleşmeden döndüğünüzü ve ödemelerin iadesini istediğinizi bildirin. Kredi kullandıysanız aynı bildirimi kredi verene de yapın.
  5. Kredi kartı işlemi için bankanıza itiraz (chargeback) başvurusunda bulunun; süre sınırlı olduğundan geciktirmeyin.
  6. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun.

Hangi belgenin hangi başvuruya gideceği ve iade talebinin hangi hukuki temele oturacağı dosyanın kendi verilerine göre değişir. Somut durumunuz için bir avukatla çalışmanız, sürelerin kaçırılmaması bakımından önemli.

Nereye başvurulur: hakem heyeti, mahkeme, savcılık

Uyuşmazlığın tutarı hangi kapıyı çalacağınızı belirliyor. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesi uyarınca belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür. Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir ve 2026 yılı için 186.000 TL olarak belirlendi.

Bu sınır yalnızca para alacağına yönelik talepler için geçerli. Tapu iptali ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin istemler hakem heyetinin görev alanı dışındadır; tutar ne olursa olsun mahkemede ileri sürülür. Ceza yolu da parasal sınırdan bağımsız ilerler, savcılığa başvurmak için tutar sınırı aranmaz.

Durum Başvurulacak yer Notlar
2026 yılında değeri 186.000 TL altındaki uyuşmazlık Tüketici Hakem Heyeti (tapu iptal talebi varsa mahkeme) Yerleşim yeri ya da işlemin yapıldığı yer heyeti
186.000 TL üzerindeki uyuşmazlık Tüketici Mahkemesi Dava şartı arabuluculuk aşaması gündeme gelebilir
Tapunun haksız devri Tüketici veya Asliye Hukuk Mahkemesi Tapu iptali ve tescil talebi; taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olup olmadığına göre belirlenir
Hile, sahte belge, kandırma iddiası Cumhuriyet Başsavcılığı Dolandırıcılık şikâyete bağlı bir suç değildir
Firmanın satış ve tanıtım uygulamaları Ticaret Bakanlığı İdari yaptırım süreci ayrı yürür

Ceza tarafında dolandırıcılık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp zarara uğratmak biçiminde tanımlanır ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ile adli para cezası öngörülür. Aynı Kanun’un 158. maddesinde sayılan nitelikli hâller arasında, fiilin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi (birinci fıkranın f bendi) ile tacir veya şirket adına hareket eden kişilerce ticari faaliyet sırasında işlenmesi (h bendi) de yer alır. Nitelikli hâllerin uygulanıp uygulanmayacağını soruşturma dosyasındaki deliller belirler.

Alacağın tahsili tarafında birden fazla yol var. Hakem heyeti kararı ya da mahkeme ilamı elde edildikten sonra icra takibi başlatılabilir; sözleşme ve dekontlara dayanarak doğrudan ilamsız icra takibi de mümkündür, ancak borçlu itiraz ederse takip durur ve itirazın iptali davası açmak gerekir. Karşı tarafın mal kaçırma ihtimali güçlüyse, dava ya da takip öncesinde ihtiyati haciz istenmesi gündeme gelir. Bu üç yoldan hangisinin seçileceği, elinizdeki belgenin niteliğine ve karşı tarafın malvarlığına göre değişir.

Aidat borcu nedeniyle hakkınızda icra takibi başlatılmış olması da ayrı bir başlık. Tesisten hiç yararlanmamış olmak aidat borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; buna karşılık sözleşmenin geçersizliği, cayma ya da dönme hakkının kullanılmış olması gibi savunmalar takibe itiraz ederken ileri sürülebilir. Ödeme emri tebliğ edildiğinde yasal itiraz süresini kaçırmamak belirleyici.

Tapu devri gerçekleşmişse izlenecek yol ayrı bir başlık; bu davanın işleyişini devremülk tapu iptal davası yazımda adım adım anlattım. Sözleşmeden dönme ile cayma arasındaki farkı ve emsal kararları ise devre mülk sözleşmesinden dönme hakkı yazısında topladım.

Beş kuralı ailenizle paylaşın

Bu aramalar çoğu zaman evin en yaşlı ya da en yalnız üyesine gidiyor. Hedef seçimi tesadüf değil; ikna edilmesi kolay, danışacağı kişi az olan biri aranıyor. Beş kuralı ailede önceden konuşmak, bireysel dikkatten çok daha etkili sonuç veriyor. Çağrı geldiğinde tartışmaya vakit kalmıyor.

  • Telefonu kapat: devre mülk konusunda gelen hiçbir çağrıda konuşma uzatılmayacak.
  • Numarayı engelle: engelleme listesini birlikte gözden geçirin, özellikle yaşlı yakınlarınızın telefonunda.
  • Numaranı değiştir: hat taşınmaz bir yük hâline geldiyse yenisini almak konuşulabilir bir seçenek olsun.
  • Ofise gitme: hiçbir aile üyesi tek gitmeyecek, mümkünse hiç gidilmeyecek.
  • Çok geç deme: zarar zaten oluşmuşsa saklanmayacak, aile içinde konuşulacak ve bir avukata gösterilecek.
  • Aynı gün imza atılmayacak. Bu tek ek kural, olayların büyük kısmını daha başlarken durdurur.
  • Kimlik, tapu ve banka bilgisi fotoğrafı kimseye gönderilmeyecek, hiçbir vekaletname çıkarılmayacak.
  • Konuşulan kişinin adı ve numarası aile grubuna yazılacak.

Devre mülkün ne olduğunu ve hangi hakları verdiğini devremülk nedir başlıklı yazımda temelden anlattım; aile içinde konuşmadan önce okunması işi kolaylaştırır.

Bu kurallar hukuki bir sürecin yerini tutmaz; hedefleri yalnızca ikinci bir ödemeyi durdurmak. Kendi dosyanızda hangi adımın öncelikli olduğunu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Aşağıdaki sorular, ikinci kez aranan devre mülk mağdurlarının en sık sorduğu başlıklardan derlendi. Cevapları kısa tuttum; her birinin ilk cümlesi doğrudan yanıt veriyor, ayrıntı gerektiren noktalarda ilgili kanun maddesini de belirttim. Emin olamadığınız bir konuda tahmin yürütmek yerine belgeyi göstermek her zaman daha güvenli.

Telefonu kapatmak kabalık olmaz mı?
Olmaz. Karşınızdaki kişi sizi ikna etmek için ücretli çalışıyor; nezaket gereği konuşmayı sürdürmek yalnızca sizin zamanınızı ve kararlılığınızı aşındırır. Kısa kesmek en sağlıklı yanıt.

Ofise gitmeden telefonda dinlemek zararlı mı?
Dinlemek tek başına zarar vermez, ancak konuşmayı uzatmak hattın aktif olduğunu doğrular ve arama sayısını artırır. Kısa kesip kapatmak en etkilisidir.

Beni sürekli farklı numaralardan arıyorlar, hattımı kapatmam gerekir mi?
Aramalar günlük hayatı bozacak yoğunluğa ulaştıysa hattı kapatıp yeni numara almak makul bir tedbirdir. Önce numaraları engelleyip kayıt tutun; sıklık azalmıyorsa hat değişikliği en kesin çözümdür.

Numaramı değiştirirsem eski kayıtlar delil olmaktan çıkar mı?
Çıkmaz. Aldığınız notlar, ekran görüntüleri ve mesajlar hat kapansa bile geçerliliğini korur. Ayrıca operatörden geçmiş arama kayıtları talep edilebilir.

Engellediğim numaraların kaydını tutmalı mıyım?
Evet. Tarih, saat, numara ve konuşmanın özeti suç duyurusu ekinde delil değeri taşır. Engelleme öncesi ekran görüntüsü almak yeterlidir.

Ofise gitmeden de anlaşma yapılabilir mi?
Ciddi bir teklifin yazılı olarak gönderilmesinde hiçbir engel yok. Kaşeli ve imzalı, tüm rakamları içeren bir teklif göndermeyi reddeden taraf, gitmemeniz için yeterli sebebi vermiş olur.

Aramanın kaydını almam yasal mı?
Kendi tarafı olduğunuz görüşmeyi delil elde etmek amacıyla kaydetmenin, kayba uğrama tehlikesi bulunan bir hakkı korumaya yönelik ve başka türlü ispat imkânı yoksa hukuka uygun sayıldığı kabul edilir. Değerlendirme somut olaya göre değişir.

Ofiste imzaladığım sözleşmeyi geri aldılar, ne yapabilirim?
Sözleşmenin bir nüshasının size verilmesi zorunludur. Nüsha elinizde yoksa noterden ihtarname göndererek sözleşme örneğini isteyin ve bu talebi belgeleyin.

Satış vaadi sözleşmesi ofiste imzalanabilir mi?
Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi ile Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Ofiste imzalanan metin bu şekil şartını karşılamaz.

Cayma bedeli ödemek zorunda mıyım?
Geçerli biçimde kurulmamış bir sözleşme üzerinden cayma bedeli istenmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Talep edilen tutarı ödemeden önce sözleşmenin geçerliliğini inceletin.

Tapu çıkması işlemin güvenli olduğunu gösterir mi?
Hayır. Tapu, hakkın kurulduğunu gösterir; taşınmazın değerini ya da alıcı bulunacağını göstermez. Değer tespiti ayrı bir incelemeyi gerektirir.

Yabancı alıcıya satış vaadi gerçekçi mi?
Alıcının kimliği, ödeme kaynağı ve sözleşmedeki konumu belgelenmiyorsa bu vaat doğrulanabilir değildir. Adı verilmeyen alıcı üzerine kurulan hiçbir plana ödeme yapmayın.

Tapu müdürlüğü randevusunu doğrulayabilir miyim?
İlgili tapu müdürlüğünü arayarak randevunun kimin adına alındığını sorabilirsiniz. Randevunun şirket adına alınmış olması, sizin adınıza bir işlem yapılacağı anlamına gelmez.

Kredi çekildikten sonra vazgeçebilir miyim?
Tüketici kredisi sözleşmelerinde cayma hakkı vardır ve süresi içinde kullanılmalıdır. Kredi bağlı kredi niteliğindeyse, mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayıp bildirimi kredi verene de yaparsanız kredi sözleşmesi de sona erer.

Bağlı kredi ne demek?
6502 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre bağlı kredi, kredinin belirli bir mal veya hizmetin finansmanı için verildiği ve iki sözleşmenin ekonomik birlik oluşturduğu sözleşmedir. Krediyi satıcı ayarladıysa ekonomik birlik kabul edilir.

Kredi kartı ödemesinde slip verilmedi, sorun olur mu?
Belge verilmemesi ispatı zorlaştırır ama imkânsız kılmaz. Banka ekstresi ve POS işlem dökümü üzerinden tahsilatı yapan üye iş yeri tespit edilebilir.

Ekstrede başka bir şirketin adı görünüyor, bu ne anlama gelir?
Sözleşme yaptığınız şirketten farklı bir unvanın ekstrede yer alması, tahsilatın üçüncü bir işletmenin POS cihazından yapıldığını gösterir. Bu ayrıntı, paranın izini sürmek bakımından kritik önemdedir.

Vekaletname verdim, geri alabilir miyim?
Noterden azilname düzenletip ilgili tapu müdürlüğüne ve gerekiyorsa bankaya bildirin. Vekaletname kullanılarak işlem yapıldıysa ayrıca dava yolu gündeme gelir.

Suç duyurusu için avukat zorunlu mu?
Zorunlu değil, ancak delillerin doğru sıralanması ve nitelikli hâllerin doğru gösterilmesi soruşturmanın seyrini etkiler.

Dolandırıcılık şikâyete bağlı mı?
Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesindeki dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık öğrendiği anda resen soruşturma yapar.

Aynı olay hem tüketici hakem heyetine hem savcılığa götürülebilir mi?
Evet. Ceza soruşturması ile alacak talebi ayrı yollardır ve birbirini engellemez.

Cayma süresi geçtiyse hiçbir hak talep edemez miyim?
Cayma tek yol değildir. Sözleşmenin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliği, Türk Borçlar Kanunu’nun 36. maddesindeki aldatma nedeniyle iptal ve ayıplı ifadan doğan haklar ayrıca değerlendirilir. Aldatma nedeniyle iptal, aynı Kanun’un 39. maddesi uyarınca bir yıllık süreye bağlıdır.

Sözleşmeden önce ön bilgilendirme formu verilmediyse ne olur?
6502 sayılı Kanun’un 50. maddesi, devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerinin kurulmasından en az bir gün önce ön bilgilendirme formu verilmesini zorunlu tutar. Bu yükümlülüğe uyulmaması hem idari yaptırım hem de sözleşmenin geçerliliği bakımından sonuç doğurur.

Cayma süresi dolmadan benden ödeme isteyebilirler mi?
Devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere, cayma süresi dolmadan satıcı veya sağlayıcı hiçbir ad altında ödeme ya da borç altına sokan belge isteyemez. Bu kural 6502 sayılı Kanun’un 50. maddesinde açıkça yazılıdır.

Ön ödemeli devre tatilde sözleşmeden dönebilir miyim?
Evet. Devre tatile konu taşınmazın ön ödemeli satılması durumunda devir veya teslim tarihine kadar gerekçe göstermeden dönme hakkınız vardır. Satıcı bu hâlde sözleşme bedelinin yüzde ikisine kadar tazminat isteyebilir.

Ödediğim paranın tamamını geri alabilir miyim?
Bunun net bir cevabı yok. İade kapsamı sözleşmenin geçersizlik sebebine, ödemelerin kime ve nasıl yapıldığına, karşı tarafın malvarlığına göre değişir. Tam iade karara bağlansa bile tahsil edilebilirliği ayrı bir sorundur.

Tesise hiç gitmedim, aidat ödemek zorunda mıyım?
Yararlanmamış olmak aidat yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz. Sözleşmenin geçersizliği ya da hakkın hiç doğmamış olması gibi savunmalar varsa bunlar takibe itiraz ve dava yoluyla ileri sürülür.

Tapu kaydında neye bakmalıyım?
İpotek, haciz ve benzeri şerhlerin bulunup bulunmadığına, dönemin tapu kütüğüne işlenip işlenmediğine ve taşınmazın yönetim planına bakılmalıdır. Kaydı tapu müdürlüğünden ya da e-Devlet üzerinden görebilirsiniz.

Proje henüz bitmemişse ne olur?
6502 sayılı Kanun’un 50. maddesi, Bakanlıkça belirlenen büyüklüğün üzerindeki ön ödemeli projelerde satıcıya bina tamamlama sigortası yaptırma ya da belirlenen diğer teminatları sağlama yükümlülüğü getirir. Teminatın varlığını satıştan önce sorun.

Dolandıran kişiler tespit edilebilir mi?
Çoğu dosyada tespit mümkün. Banka hesap hareketleri, POS işlemlerindeki üye iş yeri bilgisi, şirket sicil kayıtları ve telefon trafiği kayıtları üzerinden zincir izlenebiliyor. Belgeleri saklamanız bu yüzden önemli.

Yurt dışındaki bir tesis için Türkiye’de dava açabilir miyim?
Duruma göre değişir. Yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk, sözleşmenin tarafları ile sözleşmedeki yetki kayıtlarına göre belirlenir. Bu tür dosyalarda değerlendirmeyi sözleşme metnini görmeden yapmak doğru olmaz.

Aradan uzun zaman geçti, artık çok geç mi?
Bunu belgeler söyler. Aldatma nedeniyle iptal Türk Borçlar Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca bir yıllık süreye bağlı olsa da cayma, dönme, ayıba karşı tekeffül ve ceza yolu ayrı sürelere tabi. Dosyayı görmeden geç demek doğru olmaz.

Şirketin içi boşaltılırsa param yanar mı?
Karar almak ile tahsil etmek ayrı şeyler. Karşı tarafın malvarlığı eridiyse lehinize çıkan karar kâğıt üzerinde kalabilir. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir bu yüzden erken değerlendirilmeli.

İmzayı ben attım, yine de bir şey yapılabilir mi?
Evet. İmza atmış olmak sözleşmeyi kendiliğinden geçerli kılmaz; şekil şartına uyulmaması, aldatma ve haksız şart iddiaları imzadan bağımsız incelenir.

Kaynakça

Bu yazıdaki hukuki dayanaklar aşağıdaki kaynaklardan alındı. Kanun maddeleri resmi metin üzerinden, karar künyesi Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden doğrulandı. Bakanlık verileri, 2 Haziran 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan uyarı metnine dayanıyor. Doğrulayamadığım hiçbir rakamı ya da karar numarasını metne almadım. Kaynaklar üç başlık altında toplandı.

Mevzuat

Yargı kararları

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 27.02.2020 tarihli, 2019/2068 E., 2020/2911 K. sayılı ilamı (devre mülk sözleşmesinde cayma hakkının süresinde kullanılması, senetlerin iadesi ve sağlayıcı ile malik şirket arasındaki organik bağ nedeniyle müteselsil sorumluluk). Karar metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Doktrin ve akademik kaynaklar

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; yazıdaki değerlendirmeler somut olayınıza doğrudan uygulanamaz.