Skip to main content

Savunma Alınmadan Yapılan Fesihte İşe İade Dilekçesi Örneği

Savunma alınmadan yapılan fesihte işe iade dilekçesi örneği kapak görseli

Bu dilekçe bir örnektir. Kendi dosyanıza uyarlamadan önce işe iade davasının şartlarını, iki haftalık başvuru süresini, zorunlu arabuluculuk aşamasını ve ispat yükünün nasıl dağıldığını okumanızı öneririz: İşe İade Davası: şartları, süreleri ve emsal kararlar. Diğer senaryolara ait dilekçeler için işe iade dilekçe örnekleri sayfasına bakabilirsiniz.

İş Kanunu, işçinin savunması alınmadan davranışı ya da verimi gerekçesiyle fesih yapılmasını yasaklar. Aşağıdaki dosyalarda ya savunma hiç alınmamış ya da fesihten sonra usulü tamamlamak amacıyla ihtarname gönderilmiştir. İkinci durumun geçersiz feshe geçerlilik kazandırmadığı, dilekçelerde ayrıntılı biçimde tartışılmıştır.

Aşağıdaki 5 dilekçe, Yalova İş Mahkemesi’nde tarafımızca açılmış gerçek davaların dava dilekçeleridir. Kişisel veriler çıkarılmıştır. Her dilekçeyi sayfada okuyabilir, UYAP’a yüklenebilen UDF veya PDF olarak indirebilirsiniz.

Dilekçe 1 — 2026 tarihli dosya

Ara dinlenme sırasında telefonla ilgilendiği gerekçesiyle, savunması alınmadan aynı gün çıkışı yapılan işçi. İşverenin ertesi gün noter ihtarnamesi göndererek geçersiz feshe geçerlilik kazandırmaya çalışması ve bu girişimin nasıl karşılandığı dosyanın öğretici yanı.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK DOSYA NO: 2025/59489

DAVACI : [DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]

DAVALILAR:

[ADRES ÇIKARILDI]

[ADRES ÇIKARILDI]

KONU : Müvekkilin davalı işveren nezdindeki işine iadesi, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı taleplerimizden ibarettir.

A – ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – Müvekkil 21/05/2024 – 25/02/2025 tarihleri arasında davalıların Yalova’da bulunan işyerinde gemi ön imalat ve montaj elemanı olarak çalışmıştır.

2 – Müvekkilin ücreti net 33.000 TL’dir. Günde 1 öğün yemek ve servis imkanı işveren tarafından sağlanmaktadır.

3 – Ücreti müvekkile [BANKA] aracılığı ile ödenmiştir.

B – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

1 – 25/02/2025 tarihinde telefonla oynadığı iddiası üzerine müvekkilin yanına gelen genel formen, herhangi bir savunma alınmaksızın müvekkil telefonla oynadığı gerekçesiyle usule aykırı şekilde müvekkile muhasebeye gitmesini ve çıkış işlemlerini yapmasını söylemiştir. Böylece müvekkilin iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiştir.

2 – Müvekkilin iş sözleşmesinin feshinin ardından hemen ertesi gün, savunma alınmaksızın hukuka aykırı feshin farkına varılması ile Beyoğlu 57. Noterliği’nin 26/02/2025 tarihli ve 5359 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek iş sözleşmesinin feshinin ardından müvekkilin konu ile ilgili savunması istenmiştir. Müvekkilin savunma sunmadığı gerekçesiyle Beyoğlu 57. Noterliği’nin 07/03/2025 tarihli ve 6208 yevmine numaralı fesih ihtarnamesi müvekkile tebliğ edilmiştir. Daha önce müvekkilin iş sözleşmesi feshedilmemiş gibi aynı gün SGK çıkış bildirimi yapılmıştır. Dolayısıyla müvekkilin savunma sunmadığı ile ilgili iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Öte yandan müvekkilin işten çıkışı yapıldıktan sonra geçersiz feshe geçerlilik kazandırmak amacıyla müvekkile ihtarname gönderilmiştir. Bu işlem açık şekilde geçersiz feshe geçerlilik kazandırmak için başvurulan bir yoldur. Bu kapsamda işverenin fesih ihtarnamesi de gerçeği yansıtmamakta olup dikkate alınamaz.

3 – Savunma dilekçesinin alınmamasına ilişkin usulsüzlüğün yanı sıra, işverence gösterilen fesih nedenleri de haklı ve geçerli fesih nedenleri değildir.

4 – Müvekkilin telefon ile oynadığı doğru olmakla birlikte olay işçilerin ara dinlenme süresi içerisinde gerçekleşmiştir. İşçiler saat 15:00’da çay molasına çıkmaktadır. Müvekkil çay molasına çıkmayı tercih etmemiş ve telefonu ile ilgilenmiştir. Mola esnasında telefon ile uğraşılmamasına dair bir kural yoktur. Molalar işçilere ait zamanlar olup müvekkilin mola saatinde çalışması beklenemeyecektir. Bunun dışında iş saatinde birçok defa aynı şekilde cep telefonu ile oynadığı iddia edilmişse de bu iddialar tamamen gerçek dışı ve ispattan yoksundur. Müvekkil işin gerektirdiği sorumlulukların bilincinde olarak her zaman işini en iyi şekilde yerine getirmiştir.

5 – Müvekkil, çeşitli sebeplerle işe gelemeyeceği zamanlarda durumunu öncesinden formeni olan [ÜÇÜNCÜ KİŞİ] isimli çalışana bildirmiş ve bildirimi formen tarafından da onaylanmıştır. İşverenin bilgisi dışında hiçbir devamsızlığı olmamıştır. Formeni ile olan whatsapp yazışmaları da ekte sunulmuştur.

(Ek-1: Whatsapp mesajları)

İşveren ihtarda 17/02/2025 tarihinde de müvekkilin işe devam etmediğini belirtti. Fakat müvekkil o gün işe gitti. Kartını evde unuttuğu için basamadı fakat puantajlarda imzası mevcuttur.

Müvekkil 5-6 Şubat tarihinde Balıkesir iline polislik mülakatına gitti ve bunu formene bildirdi. Şubat ayında 1 gün müvekkilin annesi rahatsızlandı onu hastaneye götürdü. Bunu da formene bildirdi. 1 gün de kar yağışı sebebiyle aracı çalıştıramadığı için işe gidemedi. Bunu da yine formene bildirdi. Tüm işe gitmediği bu 4 gün için formenin bilgisi ve onayı vardır.

C – İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

1 – İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi ve dolayısıyla işe iade davası açılabilmesi için iş yerinde 30 veya daha fazla işçinin çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin olması, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmak, işveren vekili konumunda olmamak, iş sözleşmesinin geçersiz sebeple feshi şartları aranmaktadır.

2 – Açıkladığımız üzere müvekkilin iş sözleşmesi haksız ve geçersiz nedenlerle feshedilmiştir. Davalı iş yerinde yaklaşık 9 ay boyunca çalışmıştır. Görüldüğü üzere müvekkil işe iade davası için kanunda aranan tüm işe iade şartlarını taşımaktadır.

3 – Müvekkilin iş sözleşmesinin geçersiz ve haksız feshi sonucu işe başlatılmasını, boşta geçirdiği 4 aylık ücretini ve işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücretin işe başlatmama tazminatı olarak davalıdan tahsilini talep etme h[DAVALI İŞVEREN] ız doğmuştur.

4 – Davalı işveren aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ektedir.

D – DAVALILARIN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesinde, asıl işveren ve alt işverenin işbu kanundan doğan yükümlülüklerde müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.

2 – İşe iade talepli açtığımız bu davada işe iadenin boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı gibi maddi talepler bakımından asıl işveren olan [DAVALI İŞVEREN] ve alt iş veren olan [DAVALI İŞVEREN YETKİLİSİ] müteselsilen sorumlu olacak ve işe iade davalarında birlikte davalı olarak gösterilmeleri gerekecektir. Konu ile ilgili Yargıtay kararları şu şekildedir:

Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2018/ 11460 E.: 2018 / 17862 K.

“4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.”

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2021/9540 E. 2021/14240 K.

“Asıl işveren alt işveren ilişkisinin şartları ve unsurları, İş Kanununun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Kanundaki “birlikte sorumluluk” kavramının müşterek müteselsil sorumluluğu işaret ettiği noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl işveren alt işveren arasında maddi anlamda bir zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu söylenemez ise de, Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesince asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığına yönelik re’sen yapılması gereken yargısal denetimin, ilişkinin taraflarının, yani asıl işveren ve alt işverenin davada yer almalarını ve kendi hukuklarını koruyacak açıklama ve ispat haklarını zorunlu kıldığı gerçeğinden yola çıkılarak sadece iade davalarına özgü bir uygulama geliştirilmiştir. İşe iade talebiyle açılan davalarda asıl işveren ile alt işveren arasında şekli anlamda zorunlu bir dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli, işçinin açtığı işe iade davasında husumetin hem asıl işverene hem alt işverene yöneltilmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır. Böylece, işe iade davasında yalnızca asıl işveren veya alt işverene husumet yöneltilmesi durumunda, davanın davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene teşmili için davacı tarafa süre verilerek, verilen süre içinde davanın diğer dava arkadaşına teşmil edilmesi halinde davaya devam edilmesi, aksi halde davanın usulden reddi yönünde yerleşik bir uygulama geliştirilmiştir (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 22/11/2017 tarih, 2017/43598 esas, 2017/26455 karar sayılı; 14.03.2018 tarih, 2018/1906 esas, 2018/6718 karar sayılı ve 18.01.2018 tarih, 2017/45379 esas, 2018/845 karar sayılı kararları bu yöndedir).”

HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, puantaj kayıtları, banka kayıtları, whatsapp mesaj kayıtları, nüfus kayıtları, arabuluculuk tutanağı, tanık, keşif, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin diğer işçilik alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne,

1 – Davalının iş sözleşmesini feshinin geçersizliğinin tespiti ile davacının davalılar nezdinde aynı şartlarda İŞE İADESİNE,
2 – Davacının boşta geçen süre alacağına karşılık 4 aylık brüt ücretin tüm sosyal haklar ve diğer haklarla birlikte en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3 – Davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücretin tüm sosyal haklar ve diğer haklarla birlikte işe başlatmama tazminatı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen en yüksek faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
4 – Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ederim. 27/03/2025

DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1 – Davalı iş yerlerine müzekkere yazılarak davacıya ait puantaj kayıtlarının ve diğer tüm evrakın celbi

2 – SGK Yalova İl Müdürlüğü’ne yazı yazılarak:
davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait kayıtların celbi
21/05/2024 tarihi itibariyle davalı iş yerlerinde çalışan sayısının celbi

3 – [BANKA]’na yazı yazılarak 21/05/2024 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi

Dilekçe 2 — 2025 tarihli dosya

Üç ayrı konuda savunma istenip ardından fesih yapılan dosya. Savunma talebindeki iddiaların tek tek nasıl karşılandığını gösteren ayrıntılı bir metin.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK DOSYA NO: 2024/82763

DAVACI : [DAVACI] ([TC NO])
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]

DAVALI : [DAVALI İŞVEREN] – Miralay Şefik Bey Sk. Akhan No: 15 34437 Gümüşsuyu/İSTANBUL – (MERSİS NO: [ÇIKARILDI])

KONU : Müvekkilin işe iadesi, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı taleplerimizdir.

AÇIKLAMALAR:

A – ÇALIŞMA KOŞULLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – Müvekkil 17/12/2007 – 01/04/2024 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde laborant olarak çalışmıştır. Müvekkil işe girdiğinde sigorta primleri [İŞVEREN YETKİLİSİ] adlı kişi tarafından yatırılmıştır. Sonrasında tüm haklarıyla beraber davalı şirket bünyesine belirsiz süreli iş sözleşmesi ile geçiş yapmıştır. (ek-1: iş sözleşmesi ve tekeffülname)

2 – Müvekkilin ücreti Garanti ve YapıKredi bankaları aracılığıyla ödenmiştir. Müvekkilin çalıştığı süre boyunca bir öğün yemek ve servis işveren tarafından karşılanmıştır. Müvekkilin çalıştığı süre boyunca birçok sosyal yardım ve ödeme işverence yapılmıştır. Bunların hepsi bordrolarda gösterilmiştir. Yapılan hesaplamalarda esas alınacak ücrete bahsi geçen ek ödemelerin de eklenmesi ile hesaplama yapılması gerektir. Bu anlamda bordroların işverenden celbini talep ederiz.

B – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Müvekkil 2007 tarihinden itibaren KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE davalı şirket nezdinde çalışmış, görevini her zaman gereği gibi özenle yerine getirmiştir. Ancak iş sözleşmesi davalı tarafından haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak mesnetsiz iddialarla feshedilmiştir.

1-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESİH SÜRECİ

1 – 26/03/2024 tarihli yazı ile müvekkilin savunması talep edilmiştir. Yazıda 3 konuda müvekkilden savunma talep edilmiştir. (Ek-2: savunma talep yazısı).

2 – Müvekkil savunması istenen tüm konularla ilgili detaylı savunma dilekçesi vermiş ve davalının tüm iddilarının gerçeğe aykırı olduğunu delilleri ile ortaya koymuştur. (ek-3: müvekkilin savunması)

3 – Müvekkilin savunmasındaki somut verilere rağmen davalı taraf 01/04/2024 tarihli yazı ile müvekkilin iş sözleşmesini feshetmiştir. (ek-4: iş akdinin feshi yazısı)

4 – Davalı taraf iş akdini haksız ve geçersiz olarak feshettiği aynı gün apar topar müvekkile bir ibraname imzalatmıştır. Bu ibraname kanunen taşıması gereken şartları taşımadığından geçersiz olup bu ibranameye hukuken bir sonuç bağlanamaz. Zira iş sözleşmesinin sona erdiği tarihle ibraname arasında en az 1 aylık süre olması gerekirken aynı tarihte ibraname imzalatılmıştır. (ek-5: ibraname)

2-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNİN ASIL SEBEBİ

1 – [İŞ ARKADAŞI] isimli laboratuar müdürünün müvekkile yönelik geçmişe dayalı husumeti bulunmaktadır. Çalıştığı süre boyunca müvekkile çalışma şartlarını zorlaştırmış, mobbing uygulamıştır. Sırf bu nedenle müvekkil çalıştığı yerin değiştirilmesine yönelik işverenden defalarca talepte bulunmuştur. Ancak bu talebi reddedilmiş ve müvekkil bu kişi tarafından birçok defa zor durumda bırakılmıştır. Daha önce bu kişi müvekkile sürekli mobbing yapmıştır. Bunlardan birinde müvekkile yönelik haksız çalışma şartları dayatmış müvekkilin kabul etmemesi üzerine 28/04/2015 tarihli savunma isteme yazısıyla mobbing yapmış ve müvekkilin savunma yazısı sonrası durum üst yöneticilere intikal etmiş müvekkilin haklı olduğunun tespit edilmesi üzerine çalışma şartları düzeltilmiştir. (ek-6: 2015 yılındaki savunma isteme yazısı ve savunma yazısı)

2 – En son çeşitli iddialarla 26/03/2024 tarihinde müvekkilin savunması istenmiştir. Müvekkilin detaylı olarak verdiği savunma dilekçesi ile müvekkilin haksız şekilde işten çıkarıldığı sabittir. Bu son 2 haftalık çalışma döneminde müvekkile yönelik labaratuvar uzmanı [İŞVEREN YETKİLİSİ] Acar ve formen [İŞ ARKADAŞI] adeta açığını kollayacak şekilde gözetlemeye başlamışlardır. Bir açık bulamadıklarında ise müvekkilin çıkışını vermek için dava konusu edilen haksız ve acemice kurguya dayalı ithamlarla müvekkilin işten çıkışını vermişlerdir.

3 – Müvekkil sunduğu savunma dilekçesi ile herhangi bir iş kuralına aykırı davranmadığını açıklamış, taraflarla arasındaki husumeti açıklayarak tekrar görev yerinin değiştirilmesini talep etmiştir. Müvekkile isnat edilen suçlamalarla ilgili hiçbir somut delil yokken ve müvekkil işini gereği gibi yerine getirmişken iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşbu fesih geçersizdir ve bu nedenle müvekkilin işe iadesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

4 – Müvekkilin SGK’ya bildirilen işten çıkış kodu da “işveren tarafından haklı neden gösterilmeksizin feshi” olarak bildirilmiştir. Dolayısıyla işveren de SGK’ya bildirdiği çıkış kodunda müvekkilin işten haklı neden gösterilmeksizin çıkarıldığını ikrar ve kabul etmiştir.

3-) DAVALI TARAFINDAN İSNAT EDİLEN EYLEMİN HİÇBİR GERÇEKLİK PAYI YOKTUR.

Davalı tarafından savunma isteme yazısında isnat edilen eylemlerin hiçbiri müvekkil tarafından gerçekleştirilmemiştir. Biraz açıklayacak olursak müvekkilin işi farklı birimlerden gelen kimyasal numunelerini testlere tabi tutarak sonuçlarını sisteme girmektir. İddiaya göre müvekkil numuneler henüz çalıştığı bölüme gelmeden numuneler gelmiş ve test yapmış gibi sisteme sonuç girmiştir. Fakat hayatın olağan akışı içinde müvekkilin böyle bir eylem yapmasının müvekkile hiçbir faydası yoktur. Numuneler gelmeden müvekkil sisteme veri girişi yaptıysa bu durumda en azından numuneleri getiren kişinin şahitliği ile numuneler gelmediği halde müvekkilin veri girişi yaptığının ispat edilmesi gerekir. Yada müvekkilin çalıştığı bölümde çalışma arkadaşlarından bu durumu ispat edici bir tanık ifadesi olması gerekir. Davalı şirket yetkilileri müvekkilin çalıştığı birimde bulunan kişilere bu yönde tutanak tutmak için yalancı tutanak şahitliği teklif etmişler fakat bu kişiler bu gerçeğe aykırı talebi ”kimseye iftira atamayız” diyerek geri çevirmişlerdir. Bu sebeple bu konuda hiçbir tutanak ya da tanık yoktur. Tamamen bir iftira atılması durumu söz konusudur. Müvekkilin savunmasında da belirtildiği üzere iddiaları ileri süren kişiler amir konumunda olmalarına rağmen işleyişten bihaberdirler. Zira numunenin geleceği belirli bir saat dahi yoktur. İlgili birimden numune ne zaman gelirse müvekkil o zaman numuneyi inceler ve sonucunu sisteme girer. Kaldı ki iddia edilen günlere ilişkin müvekkilin girdiği kayıtların amiri tarafından incelenip herhangi bir sorun olmadığına ve onaylandığına dair evraklar da ektedir. Kayıtlarda müvekkilin girdiği kayıtların sağ tarafından isim soy isminin kısaltılmış hali olan O.Ş. ve onunda sağ tarafında onaylayan kişi olan laboratuvar formeni [İŞ ARKADAŞI]’un parafı mevcuttur. Tirajikomik olan ise müvekkilin açığını kollayıp müvekkili gözetleyen ve bu olayda müvekkilin kusuru olduğunu ortaya atan kişilerden biri [İŞ ARKADAŞI]’tur. Bu kişi müvekkilin olay günü yaptığı işlemlerde herhangi bir sıkıntı olmadığına dair paraf yapan kişidir. Bu kayıtlardan da müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığı sabittir. Ayrıca iddia edilen gün müvekkilin girdiği demir verilerinin de hatasız olduğu sistem kayıtlarından sabittir. (ek-7: sistem kayıtlarının fotoğrafları)

4-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, FESHİN SON ÇARE OLMA İLKESİNE AYKIRIDIR.

1 – İş Kanunu m. 18’in gerekçesinde “Bu uygulamaya giderken işverenden beklenen feshe en son çare olarak bakmasıdır. Bu nedenle geçerli sebep kavramına uygun yorum yaparken sürekli olarak fesihten kaçınma olanağının olup olmadığı araştırılmalıdır.” ifadesi yer almaktadır. İş Kanununa göre işin devamı esas, iş sözleşmesinin feshi istisnadır ve işveren ancak başka seçeneğinin kalmadığı hallerde bu maddeye başvurarak iş sözleşmesini feshetmelidir.

2 – Müvekkile isnat edilen suçlamanın tamamen asılsız bir iftira olduğunu tekrarla birlikte; bu iddianın bir an için doğru kabul edilmesi var sayıldığında işin eksik veya kötü yapılması halinde işverence yapılması gereken şey öncelikle işçiyi uyarmaktır. Geçen süreç içerisinde mevcut durumun devam etmesi halinde iş sözleşmesinin feshi söz konusu olacaktır. Ancak müvekkil herhangi bir şekilde uyarılmadan ve savunması dikkate alınmadan iş sözleşmesi feshedilmiştir. Fesih bildiriminde “sözlü olarak uyarı”dan bahsedilmişse de bu da gerçeğe aykırı bir iddiadır. Zira çok hızlı gelişen bir durum söz konusudur. Bu noktada bir uyarının varlığı iddiası hayatın olağan akışına da aykırıdır. Uyarmaya ilişkin hiçbir yazılı tutanak yokken sadece müvekkille husumeti olan amirlerinin beyanlarına istinaden fesih yoluna gidilmiştir.

3 – Herhangi bir uyarı yapılmaksızın, üstelik müvekkilin çalışma yerinin değiştirilmesine yönelik talepleri göz ardı edilerek iş sözleşmesinin feshi, feshin son çare olması ilkesine aykırıdır. (ek-8: müvekkilin görev yeri değişikliği talepleri)

C – İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – İş Kanunu m. 18 ve devamında iş güvencesi hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükümler ile belirli şartları sağlayan işçileri işveren karşısında korumaktadır. İşçinin altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle iş yerinde 30’dan fazla işçinin çalışması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, iş sözleşmesinin geçerli sebeple sona ermemiş olması, işveren vekili olmaması halinde işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.

2 – Müvekkil iş güvencesi için tüm şartları sağlamaktadır.

3 – Davalı işveren aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ektedir. (Ek-9: Arabuluculuk son tutanağı, e-imzalı olarak ekte sunulmuştur)

HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, nüfus kayıtları, arabuluculuk tutanağı, tanık, keşif, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin diğer işçilik alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne,

1 – Davalının iş sözleşmesini feshinin geçersizliğinin tespiti ile davacının [DAVALI İŞVEREN] ‘nde İŞE İADESİNE,
2 – Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3 – Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4 – Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ederim. 14/05/2024

DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1 – Davalı iş yerine müzekkere yazılarak davacıya ait kayıtların celbi

2 – SGK Yalova İl Müdürlüğü’ne yazı yazılarak:
davacı [DAVACI] ([TC NO])’e ait kayıtların celbi
26/03/2024 tarihi itibariyle davalı iş yerinde çalışan sayısının celbi

3 – [BANKA]’na yazı yazılarak 17/12/2007 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’e ait hesap hareketlerinin celbi

Dilekçe 3 — 2025 tarihli dosya

İş arkadaşına sözlü ve fiziksel saldırıda bulunduğu iddiasıyla çıkarılan işçi. İddiaların tanık ve kamera kayıtlarıyla çürütülmesine yönelik delil talepleri içeriyor.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK NO: 2023/231782

DAVACI :[DAVACI] ([TC NO])
Merkez Geyikdere G6 Sk. No:23/1 Altınova/ YALOVA

VEKİLİ :Av. [AD SOYAD]
[ADRES]

DAVALI : [DAVALI İŞVEREN] (Mersis NO: [ÇIKARILDI])
Piyalepaşa Memorial Center A Blok NO:/15 ŞİŞLİ/İSTANBUL

KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR :

A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

1-) Müvekkilimiz, davalılara ait iş yerinde öncelikle 16/09/2013-31/01/2015 tarihleri arasında davalı [DAVALI İŞVEREN] si asıl işveren, dava dışı diğer şirketler alt işveren olacak şekilde daha sonrasında ise 02/02/2015-26/09/2023 tarihleri arasında davalı [DAVALI İŞVEREN] şirketinde İş Güvenliği Denetmeni olarak çalışmıştır.

2-) Müvekkilin almış olduğu son ücret net 21.450,00 TL’dir. Müvekkilin maaşı müvekkilin Denizbank nezdindeki hesabına yatırılmıştır. Müvekkilin çalıştığı süre boyunca bir öğün yemek ve akşam mesaiye kalması durumunda kahvaltı işveren tarafından karşılanmıştır. Müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için işveren tarafından işçilere servis tahsis edilmiştir. Müvekkile bayramlarda bayram parası adı altında 700 – 1.500 TL arası ödeme yapılmıştır. Yukarıda yapılan ve yukarıda yazılmayan diğer ödeme ve yardımların bedelleri bordrolarda yer almakta olup davalı taraftan celbini talep ediyoruz. Yapılan hesaplamalarda esas alınacak ücrete bahsi geçen ek ödemelerin de eklenmesi ile hesaplama yapılması gerektir.

B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 26/09/2023 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiştir.

1-)
FESİH BİLDİRİMİNDE İLERİ SÜRÜLEN İDDİALAR HAYAL ÜRÜNÜ OLUP GERÇEĞE AYKIRIDIR.

Davalı işveren tarafından; müvekkilin, çalışma arkadaşına sözlü ve fiziksel olarak saldırdığı, olumsuz davranışlarla iş yeri huzurunu bozduğu nedeniyle müvekkile duyulan güvenin sarsıldığına dayanarak iş akdinin sonlandırıldığı iddia edilmiştir. Bu iddiayı kabul etmiyoruz. Feshe konu olay aşağıda anlatıldığı gibi gerçekleşmiştir. Şöyle ki;

17/09/2023 günü [İŞVEREN YETKİLİSİ] adlı iş güvenliği amiri müvekkile “[GEMİ]” adlı projede gece çalışmalarını kimin yapacağını ingilizce yazılarak geminin proje grubuna atılmasını istemiştir. Müvekkil de projeye [İŞVEREN YETKİLİSİ]’in baktığını iletmiştir. Müvekkilin önünde yürüyen ve konuşmalara şahit olan [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli kişi “Oraya ben bakmıyorum, sen bakıyorsun,2 tane Maersk gemisi var,bunlardan birine sen birine ben bakıyorum.” demiştir. Müvekkil de bunun üzerine “Benim bölgemde gemi fazla, senin bölgende gemi az, sen bakıyorsun.” demiştir. Taraflar bu şekilde ofise girdiklerinde [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli şahıs eline kağıda alıp dağılım yapacakken “Amına koyarım işinin de dağılımının da! Al sen kendin yap!’ diyerek uzaklaşmıştır. Müvekkil de bunu duyduktan sonra [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli kişiye dönüp ona bu şekilde konuşmaması gerektiği şeklinde uyararak karşılık vermiştir. Olay esnasında orada bulunan ve olaya şahit olan tanıklar da bu durumu doğrulamaktadır.

Dava konusu olayın ertesi günü [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli şahıs müvekkili şikayet etmiştir. Davalı işveren de 18/09/2023 günü sabah saatlerinde müvekkili çağırmış ve müvekkile aynı gün öğlen saatlerinde gelmesini söylemiştir. Müvekkil öğle saatlerinde gittiğinde müvekkil idari işler bölümüne çağrılmış ve savunması alınmıştır. Yine aynı gün içinde müvekkile Eylül ayının 26’sına kadar idari izin verilmiştir.

Davalı taraf bu süreçte müvekkilin kartını kapatmıştır. Müvekkil 26 Eylül günü iş yerine gittiğinde müvekkili işten çıkarttıklarını söylemiş ve müvekkile bir kağıt imzalatmaya çalışmışlardır. Müvekkil ise kağıdı imzalamamıştır.

Müvekkilin, iş yeri huzurunu bozduğuna yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil uzun yıllar boyunca davalı iş yerinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirerek çalışmıştır. Müvekkilimiz çalışma süresi boyunca uyarı ya da kınama cezası almamıştır. Hiçbir yüz kızartıcı suçu işlememiştir. İş arkadaşlarıyla da arası gayet iyi olup iş yerinde kimseyle sözlü yada fiziki kavgaya girmemiştir.

Fesih [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli işçinin müvekkile yönelik saldırgan davranışı sebebiyle gerçekleşmiştir. Fakat işveren bu olayı gerekçe göstererek müvekkili işten çıkarmasına rağmen müvekkile noterden gönderdiği fesih bildirgesinde daha önce yaşandığını iddia ettiği bazı olayları gerekçe göstermiştir. Fesih bildirimi incelendiğinde genel geçer ifadeler kullanıldığı olayın ne şekilde cereyan ettiği dahi belirtilmemiştir. (ek-1: ihtarname)

Müvekkil çalışma arkadaşlarına hiçbir zaman fiziki ve sözlü saldırı da bulunmamıştır. Bu husus olay anında orada olup olaya birebir şahit olan tanıklarımızın beyanlarıyla ispatlanacaktır.

2-) İŞVEREN EŞİT DAVRANMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI HAREKET ETMİŞTİR.

Feshe konu olayla ilgili olarak davalı işveren Eşit Davranma Yükümlülüğü’ne aykırı hareket ederek yalnızca müvekkilin işine son vermiştir. Feshe konu olaya sebebiyet veren [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli kişi hala daha davalı işveren nezdinde çalışmaya devam etmektedir.

Eşit davranma ilkesi 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde de düzenlenmiş olup iş hukuku bakımından işverene, iş yerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı iş yerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bahsi geçen ilke eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir. Diğer taraftan anılan ilke hakların sınırlandırılması yerine korunmasına hizmet etmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olayımıza bakıldığında feshe konu olay nedeniyle sadece müvekkilin iş akdine son verilirken olayı başlatan [İŞVEREN YETKİLİSİ] isimli şahsın çalışmaya devam etmesi Eşit Davranma Yükümlülüğü’ne aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle müvekkilin iş akdinin feshi geçerli bir nedene dayanmadığından müvekkilin işe iadesi gerekmektedir. Yargıtay’ın bu yöndeki kararını sunuyoruz;

Yargıtay 22. HD. 2015/17720 E., 2015/21509 K., 22.6.2015 tarihli ilamında “…Ayrıca, 4857 Sayılı Kanun’un sistematiğinde eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almıştır. Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene, işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir sebep olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı, iş yerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, ameliyathanenin işleyişiyle ilgili davacı ve işverenin dava dışı diğer işçisi arasında sorun yaşanmış, sonrasında da karşılıklı olarak birbirlerine saldırdıkları dosya kapsamıyla sabit olmasına göre, işverence eşit işlem borcuna aykırı olarak sadece davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi hatalı olduğundan, kavgaya kimin sebebiyet verdiği belli olmadığı halde eşit durumdaki işçiler arasında farklı uygulama yapılması işveren feshini haksız hale getirir. Bu sebeple işçinin işe iadesi yerine, davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”

3-) DAVA KONUSU FESİH, HAKSIZ VE MESNETSİZ OLUP FESHİN SON ÇARE OLMASI İLKESİNE DE AYKIRIDIR.

Olayla ilgili olarak detaylı çalışma yapılmadan alelacele müvekkilin iş akdi sonlandırılmıştır. Birçok farklı alternatif olmasına karşın feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket edilerek iş akdi müvekkilin hiçbir kusuru olmamasına rağmen sonlandırılmıştır. Bu nedenlerle, fesih bildiriminde dahi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunan işverenin kötüniyetli olduğu her türlü izahtan varestedir.

4-) Davalı aleyhine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ve anlaşma sağlanamamıştır. (Ek-2: taraflarca e-imzalı olarak imzalanmış arabuluculuk son tutanağı)

5-)
İşveren nezdinde yüzlerce işçi çalışmakta olup müvekkil çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.

C-) ALACAK KALEMLERİ

1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI

Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.

2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI

Müvekkil iş yerinde 10 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu uzun çalışma süresi dikkate alınarak müvekkile 8 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.

HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, fesih bildirgesi sureti, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitine ve müvekkilin İŞE İADESİNE,

B-) Boşta geçen süreye ilişkin brüt 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine,

C-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde brüt 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine,

D-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 23/10/2023
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)

EKLER : 1-) Fesih Bildirgesi
2-) Arabuluculuk tutanağı

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1-)SGK’ya müzekkere yazılması ile müvekkilin tüm kayıtlarının celbi
2-) Denizbank Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 01/09/2013 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-) Davalı iş yerlerine müzekkere yazılması ile müvekkilin işverenler nezdindeki tüm kayıtlarının celbi

Dilekçe 4 — 2025 tarihli dosya

Noter ihtarnamesiyle yapılan fesih; kıdem ve ihbar tazminatı ödenmemiş olmasının feshin haklı nedene dayandırıldığını gösterdiği tartışılıyor.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK DOSYA NO: 2024/182091

[ADRES ÇIKARILDI]

VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]

[ADRES ÇIKARILDI]

KONU : Müvekkilin işe iadesi, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı taleplerimizdir.

AÇIKLAMALAR:

A – ÇALIŞMA KOŞULLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – Müvekkil 03/10/2011 – 24/07/2024 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde istif operatörü olarak çalışmıştır.

2 – Müvekkilin ücreti İş Bankası aracılığıyla ödenmiştir. Müvekkilin çalıştığı süre boyunca bir öğün yemek ve servis işveren tarafından karşılanmıştır. 3 ayda 1 maaş ikramiye verilmiştir. Müvekkilin çalıştığı süre boyunca birçok sosyal yardım ve ödeme işverence yapılmıştır. Bunların hepsi bordrolarda gösterilmiştir. Yapılan hesaplamalarda esas alınacak ücrete bahsi geçen ek ödemelerin de eklenmesi ile hesaplama yapılması gerektir. Bu anlamda bordroların işverenden celbini talep ederiz.

B – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Müvekkil 2011’den itibaren KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE davalı şirket nezdinde çalışmış, görevini her zaman gereği gibi özenle yerine getirmiştir. Ancak iş sözleşmesi davalı tarafından haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak mesnetsiz iddialarla feshedilmiştir.

1-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESİH SÜRECİ

1 – 24/07/2024 tarihinde müvekkil davalı tarafından haksız ve geçersiz olarak işten çıkarılmıştır. Yalova 5. Noterliğinin 2997 yevmiye nolu 26/07/2024 tarihli ihtarnamesi ile de müvekkile noter kanalıyla yazılı olarak fesih bildirimi gönderilmiştir. İhtarın içeriğinde müvekkilin iş yerinde özensiz ve disiplinsiz çalıştığı, bu konuda ısrarcı olduğu, bu davranışların iş akışını bozduğu, çalışma arkadaşlarını olumsuz etkilediği, birçok defa sözlü uyarı yapılmasına rağmen müvekkilin bu uyarıları ciddiye almadığı, bu durumların ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bu durumun müvekkile olan güveni sarstığı, bu sebeğle iş akdinin 25/2’ye göre feshedildiği belirtilmiştir.

(ek-1: noter ihtarnamesi)

2 – İhtar içeriği baştan aşağıya gerçeğe aykırıdır. İşverenin bu iddialarının dayanağı olmadığı gibi iddialar kurguya dayalı delisiz ve mesnetsizdir. Müvekkil işe girdiği andan çıkarıldığı ana kadar disiplinli çalışmasına devam etmiştir. İddia edilen konularda müvekkile hiçbir yazılı uyarı yapılmadığı gibi kendisinin bu konuda savunması da alınmamıştır.

3 – Davalı müvekkil gibi onlarca kişiyi aynı anda aynı gerekçelerle işten çıkarmıştır. Davalı şirket işçileri oldu bittiye getirerek işten çıkarıp tazminatlarını ödememeyi dava açanların ise tazminatlarını geç ödemeyi amaçlamaktadır.

4 – Müvekkilin SGK’ya bildirilen işten çıkış kodu da “Kod 46- 4857/25-II-E İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” olarak bildirilmiştir. İşverenin müvekkile gönderdiği ihtar içeriği ile SGK’ya bildirdiği çıkış kodu arasındaki büyük çelişki de davalının müvekkili işten çıkarırken gerçeğe aykırı işlem tesis ettiğini ortaya koymaktadır.

5 – Müvekkile isnat edilen suçlamalarla ilgili hiçbir somut delil yokken ve müvekkil işini gereği gibi yerine getirmişken iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşbu fesih geçersizdir ve bu nedenle müvekkilin işe iadesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

2-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, FESHİN SON ÇARE OLMA İLKESİNE AYKIRIDIR.

1 – İş Kanunu m. 18’in gerekçesinde “Bu uygulamaya giderken işverenden beklenen feshe en son çare olarak bakmasıdır. Bu nedenle geçerli sebep kavramına uygun yorum yaparken sürekli olarak fesihten kaçınma olanağının olup olmadığı araştırılmalıdır.” ifadesi yer almaktadır. İş Kanununa göre işin devamı esas, iş sözleşmesinin feshi istisnadır ve işveren ancak başka seçeneğinin kalmadığı hallerde bu maddeye başvurarak iş sözleşmesini feshetmelidir.

2 – Müvekkile isnat edilen hususların soyut ve tamamen asılsız olduğunu tekrarla birlikte; bu iddiaların bir an için doğru kabul edilmesi var sayıldığında işverence yapılması gereken şey öncelikle işçiyi uyarmaktır. Geçen süreç içerisinde mevcut durumun devam etmesi halinde iş sözleşmesinin feshi söz konusu olacaktır. Ancak müvekkil herhangi bir şekilde uyarılmadan ve savunması alınmadan iş sözleşmesi feshedilmiştir. Fesih bildiriminde “sözlü olarak uyarı”dan bahsedilmişse de bu da gerçeğe aykırı bir iddiadır. Uyarmaya ilişkin hiçbir yazılı tutanak yokken fesih yoluna gidilmiştir.

3 – Herhangi bir uyarı yapılmaksızın iş sözleşmesinin feshi, feshin son çare olması ilkesine aykırıdır.

C – İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1 – İş Kanunu m. 18 ve devamında iş güvencesi hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükümler ile belirli şartları sağlayan işçileri işveren karşısında korumaktadır. İşçinin altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle iş yerinde 30’dan fazla işçinin çalışması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, iş sözleşmesinin geçerli sebeple sona ermemiş olması, işveren vekili olmaması halinde işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.

2 – Müvekkil iş güvencesi için tüm şartları sağlamaktadır.

3 – Davalı işveren aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ektedir.

(Ek-2: Arabuluculuk son tutanağı, e-imzalı olarak ekte sunulmuştur)

HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, nüfus kayıtları, arabuluculuk tutanağı, tanık, keşif, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle davamızın kabulüne,

1 – Davalının iş sözleşmesini feshinin geçersizliğinin tespiti ile davacının [DAVALI İŞVEREN] ‘de aynı pozisyonda İŞE İADESİNE,

2 – Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3 – Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4 – Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ederim. 15/08/2024

DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1 – Davalı iş yerine müzekkere yazılarak davacıya ait kayıtların celbi

2 – SGK Yalova İl Müdürlüğü’ne yazı yazılarak:
davacı [DAVACI] ([TC NO]) ‘a ait kayıtların celbi
24/07/2024 tarihi itibariyle davalı iş yerinde çalışan sayısının celbi

3 – İş Bankası’na yazı yazılarak 03/10/2011 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi

Dilekçe 5 — 2025 tarihli dosya

İşyerinde çalışma düzenini bozduğu ve bağlılık kurallarına aykırı davrandığı iddiasıyla yapılan fesih. Soyut suçlamaların ispat yükünün işverende olduğu vurgulanıyor.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK NO: 2024/24886

DAVACI :[DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]

VEKİLİ :Av. [AD SOYAD]
[ADRES]

DAVALI :[DAVALI İŞVEREN] (Mersis NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]

KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR :

A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

1-) Müvekkilimiz, davalı işverene ait işyerinde 23/03/2022-30/01/2024 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işverene ait iş yerinde paketleme operatörü olarak çalışmıştır.

2-) Müvekkilin almış olduğu ücreti her ay değişkenlik göstermekte olup iş yerinde müvekkile sağlanan birçok sosyal hak bulunmaktadır. Bu nedenle müvekkilin ücreti ve sosyal hakları yönünden davalı taraftan celp edilecek bordroların dikkate alınmasını talep ediyoruz. Yapılan hesaplamalarda esas alınacak ücrete bahsi geçen ek ödemelerin de eklenerek hesaplama yapılması gerekmektedir.

B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 30/01/2024 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiştir.

1-)
FESİH BİLDİRİMİNDE İLERİ SÜRÜLEN İDDİALAR HAYAL ÜRÜNÜ OLUP GERÇEĞE AYKIRIDIR.

Davalı işveren tarafından; müvekkilin iş yerinde çalışma düzenini bozduğu ve bağlılık ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğuna temas edilmişse de müvekkilin buna yönelik hiçbir davranışı olmamıştır.

Müvekkil uzun yıllar boyunca davalı iş yerinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirerek çalışmıştır. Müvekkilimiz çalışma süresi boyunca uyarı ya da kınama cezası almamıştır. Hiçbir yüz kızartıcı suçu işlememiştir. İş arkadaşlarıyla da arası gayet iyi olup iş yerinde kimseyle sözlü yada fiziki kavgaya girmemiştir.

Bu beyanlarımız müvekkilimizin iş akdinin feshinin hukuki bir olguya dayanmadığını açıkça ortaya koymuştur.

2-)DAVA KONUSU FESİH, HAKSIZ VE MESNETSİZ OLUP FESHİN SON ÇARE OLMA İLKESİNE DE AYKIRIDIR.

İş akdi müvekkilin hiçbir kusuru olmamasına rağmen sonlandırılmıştır. Bu nedenlerle, fesih bildiriminde dahi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunan işverenin kötüniyetli olduğu her türlü izahtan varestedir.

3-) Davalı işverenin müvekkilimizi hukuka aykırı olarak işten çıkartmasından dolayı; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesi çerçevesinde 31/01/2024 tarihi itibariyle başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda yukarıda isimleri belirtilen davacı ve davalı arasında anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanağın aslı ekte yer almakta olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

4-)
İşveren nezdinde yüzlerce işçi çalışmakta olup müvekkil çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.

C-) ALACAK KALEMLERİ

1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI

Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.

2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI

Müvekkil iş yerinde 1,5 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu çalışma süresi ve müvekkilin iş akdinin haksız olarak feshedildiği de dikkate alınarak müvekkile 4 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.

HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, fesih bildirgesi sureti, iş ilanı belgesi, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve müvekkilin İŞE İADESİNE,

B-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine,

C-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine,

D-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 27/02/2024
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)

(Ek-1: taraflarca e imzalı olarak imzalanmış arabuluculuk son tutanağı)

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1-)SGK’ya müzekkere yazılması ile müvekkilin tüm kayıtlarının celbi
2-)Türkiye İş Bankası Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 01/03/2022 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-) Davalı iş yerine müzekkere yazılması ile müvekkilin işverenler nezdindeki tüm kayıtlarının celbi
4-) UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına konması

İşe İade Davasında Kaçırılmaması Gereken Süreler

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır; arabuluculuk işe iade davalarında dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Dava kazanıldığında ise kararın kesinleşmesinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurulması gerekir.

Ayrıntılı süre ve kontrol listesi için işe iade dava dilekçesi örnekleri ana sayfamıza bakabilirsiniz.

Yasal uyarı. Bu dilekçeler bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Tüm kişisel veriler çıkarılmıştır. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, örneklerin olduğu gibi kullanılması hak kaybına yol açabilir.