Skip to main content

Tek Celsede Boşanma Mümkün mü?

Tek celsede boşanma ve anlaşmalı boşanma şartları konulu makale kapak görseli

Uygulamada tek celsede boşanma denilen şey, ayrı bir dava türü değil; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/3’te düzenlenen anlaşmalı boşanmanın en hızlı işleyen hâlidir. Dosya, ilk duruşmada karara bağlanır. Bunun mümkün olabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi, tarafların hâkim önünde bizzat dinlenmesi ve mali sonuçlarla çocukların durumunda tam mutabakat sağlanmış olması gerekir.

Bu yazıda süreci baştan sona ele aldım: bir yıllık sürenin nasıl hesaplandığı, yurt dışındaki eşin nasıl dinlenebileceği, hâkimin protokolde değişiklik önermesi hâlinde ne olacağı, dosyanın çekişmeliye dönmesinin süre ve harç sonuçları, kesinleşmeden önce iradeden dönme ve barışma ile istinaftan feragat konusundaki tartışma.

Tek duruşmada boşanmanın beş şartı TMK m. 166/3: tek duruşmada karar için beş şart 1 Evlilik en az bir yıl sürmüş Nikâh tarihinden 2 Birlikte başvuru ya da kabul Tek dilekçe yeterli 3 Taraflar bizzat dinlenir Vekil yeterli değil 4 Tam mutabakat mali ve çocuk Eksik madde olmaz 5 Hâkim uygun bulur Takdir yetkisi Beşi birden sağlanırsa: aynı oturumda boşanma kararı verilebilir Karar, gerekçeli hükmün tebliği ve istinaf süresinin dolmasıyla kesinleşir Bir şart eksikse Dava TMK m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli boşanmaya döner Dilekçe teatisi, ön inceleme, tahkikat Kesinleşmeden önce Taraflardan biri iradesinden dönebilir Engelleyici bir hüküm bulunmuyor Dosya yeniden tahkikata açılır
Anlaşmalı boşanmanın aynı oturumda karara bağlanabilmesi için birlikte gerçekleşmesi gereken beş şart ve şartların sağlanmaması hâlindeki iki senaryo.

Tek celsede boşanma nedir, hangi hükme dayanır?

TMK m. 166/3 uyarınca evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve düzenlemeyi uygun bulursa, dosya ilk oturumda karara bağlanabilir.

Hükmün getirdiği kolaylık ispat alanındadır. Çekişmeli davada tarafın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve karşı tarafın kusurunu tanık ve belgelerle ispat etmesi gerekir. TMK m. 166/3 ise bu ispatı gereksiz kılar; kanun, şartların varlığı hâlinde sarsılmayı doğrudan kabul eder. Tahkikat aşamasına ihtiyaç kalmaz.

Bunun somut karşılığı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20177, K. 2015/4817, T. 18.03.2015 kararında görülür. Karara konu dosyada boşanma davası açıldığı gün duruşma açılmış, hazır bulunan taraflar bizzat dinlenmiş ve aynı gün TMK m. 166/3 uyarınca boşanma kararı verilmiştir. Yani hukuken dava günü karar mümkündür; sınırlayıcı olan tek şey mahkemenin duruşma takvimidir.

Pratikte davanın açıldığı gün duruşma açılması istisnadır. Yoğun aile mahkemelerinde ilk duruşma günü genellikle iki ile altı ay arasında verilir. Süreç açısından belirleyici olan celse sayısı değil, ilk duruşmanın ne zaman yapılacağıdır. Anlaşmalı boşanmanın nasıl yapıldığına ilişkin adımları ayrı bir yazıda ayrıntılandırdım.

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şartı ve sürenin hesabı

TMK m. 166/3’ün ilk şartı, evliliğin dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Süre resmî nikâh tarihinden işler; nişanlılık ve nikâh öncesi birlikte yaşama süresi hesaba katılmaz. Aşağıda önce sürenin kendisini, ardından hangi dönemlerin bu süreye dâhil edilmediğini ayrı ayrı ele aldım.

Bir yıllık sürenin başlangıcı ve hesaplanması

Bir yıllık süre, TMK m. 166/3’ün ilk ve en katı şartıdır. Süre resmî nikâh tarihinden başlar ve dava tarihinde dolmuş olmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3897, K. 2021/5280, T. 23.06.2021 kararında evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gereği açıkça ortaya konmuştur.

Süre hesabı takvim yılı üzerinden yapılır. 14 Mart 2025 tarihinde evlenen çiftin anlaşmalı boşanma davası açabilmesi için 14 Mart 2026 tarihinin gelmiş olması gerekir. 10 Mart 2026’da açılan dava, on beş gün eksik olduğu için TMK m. 166/3 kapsamında görülmez.

Sürenin hesabında fiilî ayrılık dikkate alınmaz. Çift, nikâhtan iki ay sonra ayrı yaşamaya başlamış olsa bile süre işlemeye devam eder; belirleyici olan evlilik bağının hukuken devam etmesidir. Bunun tersi de doğrudur: birlikte geçirilen sürenin uzunluğu, bir yıl dolmadan dava açma imkânı vermez.

Sürenin dolmasına az kalan dosyalarda en makul yol beklemektir. Üç hafta beklemek yerine erken açılan bir dava, tahkikat gerektiren bir yola girerek aylarca uzayabilir.

Nişanlılık ve birlikte yaşama süresi bir yıla sayılır mı?

Nişanlılık dönemi ile resmî nikâh öncesindeki birlikte yaşama süresi, TMK m. 166/3’teki bir yıllık süreye eklenmez. Kanun metni evliliğin sürmüş olmasını aradığından, başlangıç noktası evlendirme memuru önünde kurulan hukuki bağdır. Fiilî beraberliğin ne kadar sürdüğü bu hesabı değiştirmez.

Aynı sonuç dinî tören ile kurulan birliktelikler bakımından da geçerlidir. Resmî nikâh olmaksızın geçen yıllar, TMK m. 143 uyarınca hukuki sonuç doğurmadığından süreye dâhil edilmez. Beş yıl birlikte yaşayıp altı ay önce resmî nikâh yapan bir çift, TMK m. 166/3’e dayanamaz.

Yurt dışında yapılan ve Türkiye’de nüfusa tescil edilen evliliklerde süre, yabancı ülkedeki evlenme tarihinden işler; tescil tarihinden değil. Tescil işlemi kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Bu ayrım, yurt dışında evlenip tescili geciktirmiş çiftler için birkaç aylık fark yaratabilir.

Evlenmenin butlanı ya da yokluğu iddiası varsa mesele tümüyle başka bir zemine kayar; bu hâlde TMK m. 145 ve devamındaki hükümler devreye girer ve anlaşmalı boşanma tartışması anlamını yitirir.

Birlikte başvuru ya da diğerinin davasını kabul

İkinci şart, iradelerin dosyada birleşmesidir. Bu, iki biçimde sağlanır: eşlerin tek dilekçeyle birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi. İkinci yol, çekişmeli olarak açılmış bir davanın sonradan anlaşmalıya dönüşmesine imkân verir.

Birlikte başvuruda dava dilekçesi her iki eş tarafından imzalanır ve ekinde protokol sunulur. Davacı ve davalı sıfatları usulen belirlenir, ancak taraflar arasında bir çekişme bulunmadığından bu sıfatların pratik önemi sınırlıdır. Harç, davacı sıfatıyla dilekçeyi veren tarafça yatırılır.

Kabul yolunda ise davalı eş, cevap dilekçesinde ya da duruşmada davayı kabul ettiğini beyan eder ve protokol dosyaya sunulur. HMK m. 308 anlamındaki kabulden farklı olarak burada hâkim, kabulle bağlı değildir; şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıca denetler ve protokolü uygun bulmak zorundadır.

Dava çekişmeli açılmışsa yetki itirazı gündeme gelebilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar yetkiye itiraz etmediğinden sorun çıkmaz; ancak sonradan anlaşmalıya dönen dosyalarda hangi mahkemenin yetkili olduğu tartışması sürebilir. Boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme konusundaki kurallar bu noktada uygulanır.

Tarafların bizzat dinlenmesi zorunluluğu

Hâkim, tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmedikçe TMK m. 166/3 uyarınca karar veremez. Vekilin duruşmaya katılması ya da mazeret bildirmesi bu şartı karşılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5548, K. 2018/14612, T. 17.12.2018 kararında, vekillerin mazereti kabul edilerek asıllar dinlenmeden verilen anlaşmalı boşanma kararı bozulmuştur.

Şartın gerekçesi iradenin denetlenmesidir. Protokol, baskı altında ya da yanlış bilgilendirmeyle imzalanmış olabilir. Hâkimin tarafları yüz yüze görmesi, bu ihtimali ortadan kaldırmaya yönelik bir güvencedir. Bu nedenle şart, taraflar isteseler bile bertaraf edilemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12999, K. 2013/18030, T. 26.06.2013 kararında da hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve mali sonuçlarla çocukların durumu hakkında kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gereği vurgulanmıştır. Aynı kararda, taraflar hazır bulunup bizzat anlaştıklarını açıklamazsa ya da hâkim anlaşmayı uygun bulmazsa, delillerin sorulup toplanması suretiyle TMK m. 166/1 çerçevesinde takdir yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Duruşmada sorulan sorular sınırlıdır: boşanmak isteyip istemediği, protokolü okuyup imzaladığı, içeriğini kabul ettiği ve iradesinin serbest olup olmadığı. Beyanların tutanağa açıkça geçirilmesi, sonradan çıkacak iradeyi sakatlama iddialarına karşı koruma sağlar.

Yurt dışındaki eşin görüntülü bağlantıyla dinlenmesi

Yurt dışında yaşayan eşin duruşmaya gelmesi her zaman mümkün olmaz. HMK m. 149 uyarınca mahkeme, tarafların rızası hâlinde ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapmalarına izin verebilir. Bu imkân, ulusal yargı ağındaki e-duruşma altyapısı üzerinden kullanılır.

Uygulamada iki sınır vardır. Birincisi, e-duruşma sistemi kural olarak vekil üzerinden ve Türkiye’deki bağlantı noktalarıyla çalışacak biçimde kurgulanmıştır; yurt dışından doğrudan katılım her mahkemede aynı kolaylıkla sağlanamamaktadır. İkincisi, hâkimin iradeyi denetleme yükümlülüğü, ekran üzerinden yapılan bir dinlemeyle yeterince yerine getirilip getirilemeyeceği tartışmasını doğurmaktadır.

Bu nedenle yurt dışındaki eş bakımından iki alternatif yol daha vardır. Eş, duruşma gününe denk gelecek şekilde kısa süreli Türkiye’ye gelebilir; anlaşmalı boşanma duruşması genellikle on beş dakikayı aşmadığından bu çoğu dosyada uygulanabilir bir çözümdür. İkinci yol, dava dosyasının eşin bulunduğu yer bakımından istinabe ile yürütülmesidir; ancak istinabe süresi çoğu zaman tek celse hedefini ortadan kaldırır.

Konsolosluk huzurunda verilen beyan, bizzat dinlenme şartını karşılamaz. Konsolosluk, hâkimin yerine geçerek irade denetimi yapamaz. Aynı şekilde noterde düzenlenen bir muvafakatname de duruşmadaki beyanın yerini tutmaz.

Yurt dışı unsuru taşıyan dosyalarda duruşma gününün eşin seyahat planına göre ayarlanmasını talep etmek yerinde olur. Bu talep dava dilekçesinde açıkça yazılırsa mahkeme çoğunlukla dikkate alır.

Mali sonuçlar ve çocuklar konusunda tam mutabakat

Protokolde boşanmanın bütün mali sonuçları ile ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzeni eksiksiz düzenlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2650, K. 2019/485, T. 18.04.2019 kararında, tazminat, nafaka ve mal rejimi alacakları ile çocukların durumunda tam bir mutabakat aranmaktadır. Açık bırakılan bir başlık, tek celse hedefini bozar.

Protokolde bulunması gereken başlıklar şunlardır: yoksulluk nafakası istenip istenmediği ya da miktarı, iştirak nafakasının tutarı ve artış oranı, maddi ve manevi tazminat talepleri, mal rejiminin tasfiyesi ve karşılıklı ibra, velayet, kişisel ilişki günleri ve saatleri, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin kime ait olacağı, kadının önceki soyadını kullanıp kullanmayacağı.

Eksik bırakılan başlıklar sonradan ayrı dava konusu olur. Mal rejimi tasfiyesi protokolde düzenlenmemişse, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren TMK m. 178 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içinde katılma alacağı davası açılabilir. Tek celsede biten boşanmanın ardından iki yıl süren bir tasfiye davası, taraflar için beklenmedik bir yük olur.

Çocuklarla ilgili düzenleme özel bir dikkat ister. Velayet ve kişisel ilişki, tarafların değil çocuğun menfaatine göre belirlenir; hâkim bu başlıkta protokole en çok müdahale eden noktadadır. Ortak velayetin şartları ve reddi konusundaki ölçütler protokol yazılırken gözetilmelidir.

Nafaka rakamının gerçekçi belirlenmesi de ayrı bir başlıktır. Gelirle orantısız bir tutar, ileride uyarlama davalarına yol açar. Anlaşmalı boşanmada nafaka ve protokol konusundaki ayrıntılar bu hesabı yaparken yol gösterir.

Hâkimin protokolde değişiklik önerisi ve tarafların kabul etmemesi hâli

Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. Çocukların ve tarafların menfaatini gözeterek düzenlemede değişiklik önerebilir; ancak bu değişikliğin taraflarca kabul edilmesi şarttır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/14920, K. 2007/2766, T. 26.02.2007 kararında bu çerçeve açıkça çizilmiştir.

Değişiklik önerisi en sık üç başlıkta gelir: iştirak nafakasının çocuğun ihtiyacına göre düşük bulunması, kişisel ilişki süresinin çocuğun yaşına uygun görülmemesi, velayetin fiilî duruma aykırı düzenlenmiş olması. Hâkimin önerisi, protokolün tamamının reddi değil belirli bir maddesinin düzeltilmesi biçiminde olur.

Taraflar öneriyi kabul ederse tutanağa geçirilir ve karar düzeltilmiş hâliyle kurulur; dosya yine tek celsede biter. Kabul edilmezse hâkim, tarafların anlaşmasını uygun bulmamış sayılır ve dava TMK m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli olarak yürütülür. Bu sonuç, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2650, K. 2019/485, T. 18.04.2019 kararında da belirtilmiştir.

Pratik tavsiye, duruşmaya değişiklik ihtimalini hesaba katarak gitmektir. Nafaka tutarında yukarı yönlü küçük bir düzeltmeyi baştan kabul edilebilir gören taraf, duruşmada saniyeler içinde karar verebilir. Hazırlıksız yakalanan taraf ise düşünme süresi isteyerek dosyanın bir sonraki celseye kalmasına yol açar.

Anlaşmalıdan çekişmeliye dönüş: usul, süre ve harç

Anlaşmalı olarak açılan ya da yürütülen bir dava, şartlardan biri gerçekleşmediğinde çekişmeli davaya döner. Dönüşüm otomatiktir; ayrı bir dava açmak gerekmez. Ancak dosya, usul bakımından baştan işlemeye başlar ve bu, hem takvimi hem masraf tablosunu değiştirir.

Bir yıl dolmadan açılan davanın çekişmeliye dönmesi ve süre farkı

Evlilik bir yıl dolmadan açılan dava, TMK m. 166/3 kapsamında görülemez. Mahkeme davayı reddetmez; TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine göre incelemeye devam eder. Bu durumda kabul beyanı, kanunun aradığı karineyi doğurmaz ve davacı, sarsılmayı ve kusuru ispat etmek zorunda kalır.

Takvim farkı belirgindir. Şartları tam olan bir anlaşmalı dosya, duruşma gününün verilmesiyle birlikte tek oturumda biterken; çekişmeliye dönen dosyada dilekçelerin karşılıklı verilmesi için dört ayrı iki haftalık süre işler, ardından ön inceleme duruşması yapılır, tanıklar dinlenir. İlk derece aşaması çoğu yerde bir ile iki yıl arasında sürer.

Sayısal bir örnekle bakalım. Nikâhın üzerinden on ay geçmiş bir çift, beklemeyi tercih etmeyip dava açarsa: iki ay sonra ilk duruşma, ön inceleme, tahkikat ve tanık dinlenmesiyle ortalama on dört aylık bir ilk derece süreci ve ardından istinaf ihtimali. Oysa iki ay bekleyip anlaşmalı açsalardı, aynı takvimde dosya çoktan kesinleşmiş olurdu.

Ödenen harç ve masrafın akıbeti

Boşanma davası, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca maktu harca tabidir. Dava açılırken peşin alınan harç, davanın çekişmeliye dönmesi hâlinde iade edilmez; yeni bir dava açılmadığı için yeniden harç da alınmaz. Aynı dosya, aynı esas numarasıyla yürümeye devam eder.

Değişen kalem gider avansıdır. Anlaşmalı dosyada tebligat ve müzekkere ihtiyacı asgari düzeydeyken, çekişmeliye dönen dosyada tanık davetiyeleri, bilirkişi ücreti, müzekkere masrafları ve gerekirse pedagog raporu gündeme gelir. Mahkeme, HMK m. 120/2 uyarınca eksik kalan avansın iki hafta içinde tamamlanmasını ister; tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılabilir.

Protokolde yargılama giderinin taraflardan birine yükletildiği yazsa bile, dava çekişmeliye döndüğünde bu düzenleme geçerliliğini yitirir. HMK m. 326 uyarınca yargılama gideri haksız çıkan tarafa yükletilir; kusur oranına göre paylaştırma da yapılabilir. Vekâlet ücreti de artık nispi değil, karşı taraf lehine maktu olarak hükmedilir.

Boşanma sırasında talep edilen tedbir nafakası, dava süresince ödenmeye devam eder ve dosya uzadıkça toplam yük büyür. Tedbir nafakasının şartları ve miktarı bu hesapta doğrudan etkilidir. Sürelerin kaçırılması ve avansın tamamlanmaması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Kesinleşmeden önce iradenin geri alınması

Anlaşmalı boşanma yönünde hüküm kurulmuş olsa bile, karar kesinleşinceye kadar tarafların iradelerinden dönmelerini engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2024/8212, T. 04.11.2024 kararında bu ilke açıkça ifade edilmiştir. Kararı istinaf etmek ya da protokolden vazgeçtiğini bildirmek, iradeden dönme sayılır.

İradeden dönüldüğünde mahkemenin izleyeceği usul de aynı kararda belirlenmiştir: taraflara, iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilir, ön inceleme yapılır, tahkikata geçilerek deliller toplanır ve gerçekleşen sonuca göre karar verilir.

Aynı ilke Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6501, K. 2023/4142, T. 21.09.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/133, K. 2021/2781, T. 07.04.2021 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9205, K. 2025/11645, T. 22.12.2025 kararlarında da yinelenmiştir. İçtihat bu noktada istikrarlıdır ve tartışma bulunmamaktadır.

İradeden dönmenin bedeli, protokolün tümüyle ortadan kalkmasıdır. Yalnızca nafaka maddesinden dönmek gibi bir imkân yoktur; protokol bir bütündür ve bir maddesinden vazgeçen taraf tamamından vazgeçmiş sayılır. Bu nedenle karar çıktıktan sonra tek bir maddeyi düzeltmek isteyen tarafın, dosyanın tamamının yeniden tahkikata açılacağını hesaba katması gerekir.

Kararın ne zaman kesinleştiği bu tartışmanın kilit noktasıdır. Boşanma kararının kesinleşmesi süreci tamamlanmadan nüfus kaydı değişmez ve taraflar hukuken evli sayılmaya devam eder.

Karardan kesinleşmeye giden yolda üç ihtimal Karardan kesinleşmeye: iki hafta içinde üç ihtimal Duruşma Kısa karar Gerekçeli karar Yazılıp tebliğe çıkar Tebliğ İki haftalık süre başlar Kesinleşme Nüfusa işlenir A. İki taraf da feragat eder Özel yetkili vekil ya da asil istinaf yolundan feragat eder Karar hemen kesinleşir B. Hiçbir işlem yapılmaz Taraflar iki haftayı bekler Süre sessizce dolar Karar süre sonunda kesinleşir C. Biri iradesinden döner İstinaf başvurusu ya da protokolden vazgeçme beyanı Dosya çekişmeliye döner C senaryosunda protokolün tamamı ortadan kalkar Tek bir maddeden dönmek mümkün değildir; dosya baştan tahkikata açılır Kesinleşmeden önce barışma hâlinde de yol aynıdır: karar kendiliğinden ortadan kalkmaz, işlem yapılması gerekir
Anlaşmalı boşanma kararının verilmesinden kesinleşmesine kadar geçen sürede ortaya çıkabilecek üç ihtimal ve her birinin sonucu.

Boşanma kararı kesinleşmeden barışma

Taraflar karardan sonra ama kesinleşmeden önce barışırsa, boşanma kararı kendiliğinden ortadan kalkmaz. Hüküm hukuk dünyasında durmaya devam eder ve süre dolarsa kesinleşir. Barışan tarafların, kararın kesinleşmesini engelleyecek bir işlem yapması gerekir.

İşlemin biçimi tercihe bağlıdır. Taraflardan biri süresi içinde istinaf yoluna başvurup iradesinden döndüğünü bildirebilir; bu hâlde dosya bölge adliye mahkemesinden kaldırma kararıyla döner ve çekişmeli olarak yürür. Alternatif olarak iki taraf birlikte dilekçe verip barıştıklarını ve davadan feragat ettiklerini bildirebilir; feragat hâlinde HMK m. 311 uyarınca kesin hüküm sonucu doğar ve dosya kapanır.

İkinci yol daha temizdir. Feragatle kapanan bir dosyada taraflar evli kalmaya devam eder ve ileride yeniden dava açmaları önünde bir engel bulunmaz; feragat, o davadaki talepten vazgeçmedir, dava açma hakkının tümüyle kaybı değil. Aynı sebebe dayanarak yeni bir dava açılabilir.

Karar kesinleştikten sonra barışan taraflar için ise tek yol yeniden evlenmektir. TMK m. 143 uyarınca resmî evlendirme memuru önünde yeni bir nikâh yapılır. Kesinleşmiş boşanma kararının geri alınması ya da iptali mümkün değildir; kanun yolları tükenmiştir.

Barışma sonrası yeniden evlenmede bekleme süresi de gündeme gelmez. TMK m. 132’deki iddet süresi, kadının önceki eşiyle yeniden evlenmesi hâlinde uygulanmaz; süre, soybağının karışmasını önlemeye yöneliktir.

Vekile özel yetkiyle istinaftan feragat verilmesi

Kararın hızlı kesinleşmesi için en çok başvurulan yol, tarafların istinaf yolundan feragat etmesidir. HMK m. 74 uyarınca kanun yollarından feragat, vekilin özel yetkisini gerektiren işlemlerdendir. Vekâletnamede bu yetki açıkça yazılı değilse, vekilin verdiği feragat dilekçesi sonuç doğurmaz.

Vekâletnameye yazılması gereken ifade nettir: kanun yollarına başvurmaktan ve kanun yollarından feragate yetkili olduğu. Genel boşanma vekâletnamelerinde bu ibare çoğu zaman bulunur, ancak bulunduğunun varsayılması yerine metnin okunması gerekir. Eksikse ek vekâletname düzenlenir ya da asil bizzat dilekçe verir.

Feragat dilekçesi, kararın tefhim ya da tebliğinden sonra verilmelidir. Karar henüz verilmeden, duruşma öncesinde peşinen verilen bir kanun yolundan feragat beyanı, henüz doğmamış bir haktan vazgeçme niteliğinde olduğundan geçerli sayılmaz. Uygulamada bu hata, duruşma tutanağına önceden yazdırılan ibarelerde görülür.

Kesinleşme, feragat dilekçelerinin dosyaya girmesinin ardından mahkemenin kesinleşme şerhi işlemesiyle tamamlanır. Şerh işlendikten sonra karar nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayıt güncellenir. Şerh olmadan alınan bir karar örneğiyle resmî işlem yapılamaz.

Tartışmalı nokta: feragatin tek taraflı olarak yeterli olup olmadığı konusunda içtihat birliği yok

Taraflardan yalnızca birinin istinaftan feragat etmesi hâlinde kararın ne zaman kesinleşeceği, uygulamada tam bir birlik göstermez. Bir görüşe göre feragat eden taraf bakımından karar hemen kesinleşir; diğer görüşe göre boşanma hükmü bölünemeyeceğinden, kesinleşme ancak diğer tarafın süresi de dolduğunda gerçekleşir.

Ayrılığın kaynağı, boşanma kararının niteliğidir. Boşanma, kişi hâline ilişkin bir yenilik doğurucu hükümdür ve taraflardan biri için kesinleşip diğeri için kesinleşmemesi mantıken mümkün değildir. Bu yaklaşımı benimseyen mahkemeler, tek taraflı feragate rağmen diğer taraf için iki haftalık sürenin dolmasını beklemektedir.

Karşı görüş ise kanun yolu hakkının kişisel olduğundan hareket eder. Feragat eden taraf hakkını tüketmiştir; diğer taraf başvurmazsa süre sonunda karar zaten kesinleşecektir. Bu görüşte tek taraflı feragat, kesinleşmeyi tek başına sağlamasa da diğer tarafın süresinin dolmasıyla birlikte sonucu güvence altına alır.

Pratik çözüm bellidir: iki tarafın da feragat etmesini sağlamak. Duruşma sonrasında her iki vekilin ya da asilin ayrı ayrı feragat dilekçesi vermesi, tartışmayı tümüyle ortadan kaldırır ve kararı gerekçeli hükmün yazılmasının ardından hemen kesinleşir hâle getirir. Tek taraflı feragate güvenip yurt dışına dönen bir eşin, kesinleşme şerhini haftalarca bekleyerek beklenmedik bir gecikmeyle karşılaştığı dosyalar sık görülür.

Boşanma iradesinin samimiyeti ve davanın reddi

Anlaşmalı boşanma davası, TMK m. 2’deki dürüstlük kuralına uygun yürütülmelidir. Boşanma iradesi samimi değilse ve süreç başka bir amaca hizmet ediyorsa hâkim davayı reddeder. Bu denetim, protokolün içeriğinden bağımsız olarak iradenin gerçekliğine yöneliktir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6270, K. 2023/4616, T. 10.10.2023 kararı bu denetimin somut bir örneğidir. Anlaşmalı boşanma kararı verilmesine rağmen kararın on yıl gibi uzun bir süre tebliğe çıkarılmaması, dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde görülmüş; boşanma iradesinin samimi olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.

Kararın altında yatan mantık şudur: gerçekten boşanmak isteyen taraf, kararın kesinleşmesi için gereken işlemleri makul sürede yapar. Kararı elde tutup kesinleştirmemek, hükmü bir yedek imkân gibi saklamak anlamına gelir. Kanun bu tür bir kullanıma izin vermez.

Aynı denetim başka görünümlerde de karşımıza çıkabilir. Alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla düzenlenen protokoller, ikametgâh ya da vatandaşlık işlemlerini kolaylaştırmak için kurgulanan boşanmalar, sosyal güvenlik hakkı elde etmeye yönelik düzenlemeler bu kapsamda değerlendirilebilir. Hâkim, dosyadaki emarelerden hareketle iradenin gerçekliğini sorgulama yetkisine sahiptir.

Temyiz aşamasında protokol sunulması

Çekişmeli olarak yürüyen bir dava, temyiz aşamasında bile anlaşmalıya dönüşebilir. Taraflar protokol düzenleyip dosyaya sunduklarında Yargıtay, protokol doğrultusunda doğrudan karar vermez; tarafların bizzat dinlenmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararını bozar. Bizzat dinlenme şartı bu aşamada da vazgeçilmezdir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7810, K. 2025/4641, T. 06.05.2025 kararında, dosya temyiz incelemesindeyken taraf vekillerince anlaşmalı boşanma protokolü düzenlendiğine ilişkin beyan dilekçeleri sunulmuş; taraf beyanları dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmek suretiyle boşanma ve fer’îleri hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Aynı yönde birçok karar vardır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4301, K. 2024/853, T. 14.02.2024 kararında taraflar temyiz tarihinden sonra birlikte verdikleri dilekçeyle davaya anlaşmalı boşanma olarak devam edilmesini talep etmiş ve protokolü sunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8881, K. 2024/2491, T. 16.04.2024 kararında ise temyiz edilmeyerek kesinleşen yönlerin dikkate alınması ve tarafların bizzat duruşmaya çağrılması gereğine işaret edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/16, K. 2026/572, T. 19.01.2026 kararı da aynı çizgidedir.

Bu yolun pratik sonucu, dosyanın bir tur daha atmasıdır: bozma kararı, yerel mahkemede yeni duruşma, tarafların dinlenmesi ve yeni hüküm. Süre bakımından kazançlı bir yol değildir, ama uzun süren çekişmeli bir davayı sonlandırmak isteyen taraflar için kapıyı açık tutar.

Tek celsede boşanma için gerçekçi takvim ve hazırlık

Tek oturumda karar, hazırlığın duruşmadan önce tamamlanmasına bağlıdır. Duruşma salonunda çözülmeye çalışılan her başlık, dosyayı ikinci celseye taşır. Aşağıdaki tablo, anlaşmalı ve çekişmeli yolun takvimini ve maliyet kalemlerini karşılaştırmalı olarak gösteriyor.

Aşama Anlaşmalı yol Çekişmeliye dönen dosya Dayanak
Dava açılışı Tek dilekçe ve protokol, maktu harç Aynı dosya devam eder, yeni harç alınmaz TMK m. 166/3, 492 sayılı Harçlar Kanunu
Dilekçeler aşaması Yürütülmez Cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap süreleri işler HMK m. 126-136
Ön inceleme Duruşmayla birleşir Ayrı duruşma yapılır, deliller için kesin süre verilir HMK m. 137-142
Tahkikat Gerekmez Tanık dinlenir, gerekirse uzman raporu alınır HMK m. 143 ve devamı
Tarafların dinlenmesi Zorunlu, bizzat Vekille temsil yeterli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5548, K. 2018/14612, T. 17.12.2018
Gider avansı Asgari düzeyde kalır Tanık ve bilirkişi kalemleriyle artar, tamamlama istenir HMK m. 120
Vekâlet ücreti Protokolde kararlaştırılır Haksız çıkan taraf aleyhine hükmedilir HMK m. 323, 326
Kesinleşme Karşılıklı feragatle hemen sağlanabilir İstinaf ve temyiz süreleri işler HMK m. 74, 341 ve devamı

Duruşma öncesi hazırlık listesi kısadır ama atlanırsa pahalıya mal olur: protokolün her iki tarafça her sayfası imzalanmış hâlde dosyada bulunması, vekâletnamelerde kanun yolundan feragat yetkisinin yazılı olması, tarafların kimlik belgeleriyle duruşmada hazır bulunması, nafaka ve kişisel ilişki maddelerinin rakam ve gün belirterek yazılmış olması, hâkimin olası düzeltme önerisine karşı tarafların önceden konuşulmuş bir tutumunun bulunması.

Bu başlıkların hepsi tamamsa dosya gerçekten tek celsede biter. Eksik kalan tek bir madde bile takvimi aylarca uzatabilir; kendi protokolünüzü ve vekâletnamenizi bu çerçevede değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

45 Soruda Tek Celsede Boşanma

1. Tek celsede boşanma gerçekten mümkün mü?
Mümkündür. TMK m. 166/3 şartları tamsa hâkim ilk oturumda karar verebilir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20177, K. 2015/4817, T. 18.03.2015 kararında davanın açıldığı gün karar verilen bir dosya incelenmiştir.

2. Dava açtıktan kaç gün sonra duruşma olur?
Kanunda bir süre yoktur, mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Uygulamada ilk duruşma genellikle iki ile altı ay arasında verilir.

3. Evliliğimiz bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanabilir miyiz?
Boşanamazsınız. TMK m. 166/3 evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını arar; süre dolmadan açılan dava TMK m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli olarak yürür.

4. Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Resmî nikâh tarihinden başlar. Nişanlılık ve birlikte yaşama süresi bu hesaba katılmaz.

5. Dinî nikâhla geçen yıllar sayılır mı?
Sayılmaz. TMK m. 143 uyarınca hukuki sonuç doğuran evlilik, resmî evlendirme memuru önünde kurulan evliliktir.

6. Yurt dışında evlendik, süre hangi tarihten işler?
Yabancı ülkedeki evlenme tarihinden işler. Türkiye’deki nüfusa tescil açıklayıcı niteliktedir, kurucu değildir.

7. Ayrı yaşadığımız süre bir yıla sayılır mı?
Sayılır; süre evlilik bağının hukuken devam etmesine göre hesaplanır. Fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığınız bu hesabı değiştirmez.

8. Duruşmaya gitmek zorunda mıyım?
Zorundasınız. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5548, K. 2018/14612, T. 17.12.2018 kararına göre vekilin katılması ya da mazeret bildirmesi yeterli değildir.

9. Yurt dışındayım, duruşmaya bağlanabilir miyim?
HMK m. 149 uyarınca ses ve görüntü nakli yoluyla katılım mümkündür, ancak her mahkemede aynı kolaylıkla sağlanamaz. Duruşma gününe denk gelecek kısa bir seyahat çoğu dosyada daha güvenli bir çözümdür.

10. Konsoloslukta beyan versem olur mu?
Olmaz. Konsolosluk beyanı, hâkimin bizzat dinleme ve irade denetimi yükümlülüğünü karşılamaz.

11. Noterden muvafakatname versem yeterli mi?
Yeterli değildir. Bizzat dinlenme şartı taraflar isteseler bile bertaraf edilemez.

12. Protokolde neler yazmalı?
Nafaka, tazminat, mal rejimi tasfiyesi, velayet, kişisel ilişki, yargılama gideri ve soyadı kullanımı yazılmalıdır. Açık bırakılan başlık sonradan ayrı dava konusu olur.

13. Protokolde mal paylaşımı yazmazsak ne olur?
Katılma alacağı için ayrı dava açmanız gerekir. TMK m. 178 uyarınca boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı işler.

14. Hâkim protokolü değiştirebilir mi?
Doğrudan değiştiremez, değişiklik önerebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/14920, K. 2007/2766, T. 26.02.2007 kararına göre değişikliğin taraflarca kabul edilmesi şarttır.

15. Hâkimin önerisini kabul etmezsek ne olur?
Hâkim anlaşmayı uygun bulmamış sayılır ve dava TMK m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli olarak yürütülür. Deliller sorulup toplanır.

16. Hâkim en çok hangi maddeye müdahale eder?
Genellikle iştirak nafakası ve kişisel ilişki maddelerine. Bu başlıklarda ölçüt tarafların iradesi değil çocuğun üstün yararıdır.

17. Çekişmeli davayı anlaşmalıya çevirebilir miyiz?
Çevirebilirsiniz. Bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve protokol sunulması yeterlidir; taraflar bizzat dinlenerek karar verilir.

18. Temyiz aşamasında protokol sunabilir miyiz?
Sunabilirsiniz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7810, K. 2025/4641, T. 06.05.2025 kararında bu hâlde tarafların bizzat dinlenmesi için hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir.

19. Karar çıktıktan sonra fikrimi değiştirebilir miyim?
Kesinleşmeden önce değiştirebilirsiniz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2024/8212, T. 04.11.2024 kararında bunu engelleyen bir hüküm bulunmadığı belirtilmiştir.

20. Sadece nafaka maddesinden dönebilir miyim?
Dönemezsiniz. Protokol bir bütündür; bir maddesinden vazgeçen taraf iradesinin tamamından dönmüş sayılır ve dosya çekişmeliye döner.

21. İradeden dönersem dosya nasıl yürür?
Mahkeme taraflara vakıa ve delillerini bildirmeleri için süre verir, dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlar, ön inceleme yapıp tahkikata geçer. Bu usul Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2024/8212, T. 04.11.2024 kararında açıklanmıştır.

22. Karar ne zaman kesinleşir?
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresinin dolmasıyla kesinleşir. Taraflar feragat ederse süre beklenmeden kesinleşir.

23. İstinaftan feragat için vekâletnamede ne yazmalı?
Kanun yollarına başvurmaya ve kanun yollarından feragate yetkili olduğu açıkça yazılmalıdır. HMK m. 74 uyarınca bu, özel yetki gerektiren bir işlemdir.

24. Vekâletnamemde bu yetki yoksa ne yaparım?
Ek vekâletname düzenletebilir ya da bizzat feragat dilekçesi verebilirsiniz. Yetkisiz vekilin verdiği feragat dilekçesi sonuç doğurmaz.

25. Sadece ben feragat etsem karar kesinleşir mi?
Bu konuda uygulama birliği yoktur. Bazı mahkemeler diğer tarafın süresinin de dolmasını bekler; güvenli yol iki tarafın da feragat etmesidir.

26. Duruşmadan önce feragat dilekçesi verebilir miyim?
Veremezsiniz. Henüz doğmamış bir haktan peşinen vazgeçme geçerli sayılmaz; feragat kararın verilmesinden sonra olmalıdır.

27. Kesinleşme şerhi ne işe yarar?
Kararın nüfus müdürlüğüne bildirilmesi ve kaydın güncellenmesi için gereklidir. Şerh olmadan alınan karar örneğiyle resmî işlem yapılamaz.

28. Karar kesinleşmeden barıştık, ne yapmalıyız?
Birlikte dilekçe verip davadan feragat edebilirsiniz. Karar kendiliğinden ortadan kalkmaz, işlem yapılması gerekir.

29. Feragat edersek tekrar dava açabilir miyiz?
Açabilirsiniz. Feragat o davadaki talepten vazgeçmedir; aynı sebebe dayanarak yeni bir dava açılmasına engel değildir.

30. Karar kesinleştikten sonra barışırsak ne olur?
Yeniden evlenmeniz gerekir. Kesinleşmiş boşanma kararının geri alınması mümkün değildir.

31. Eski eşimle yeniden evlenirken bekleme süresi var mı?
Yoktur. TMK m. 132’deki iddet süresi kadının önceki eşiyle yeniden evlenmesi hâlinde uygulanmaz.

32. Anlaşmalıdan çekişmeliye dönünce harcım iade edilir mi?
Edilmez. Aynı dosya devam ettiğinden yeni harç da alınmaz; değişen kalem gider avansıdır.

33. Gider avansı yetmezse ne olur?
Mahkeme HMK m. 120/2 uyarınca iki haftalık kesin süre içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılabilir.

34. Protokoldeki vekâlet ücreti maddesi çekişmeliye dönünce geçerli mi?
Geçerliliğini yitirir. HMK m. 326 uyarınca yargılama gideri haksız çıkan tarafa yükletilir.

35. Anlaşmalı boşanma davasında tanık dinlenir mi?
Dinlenmez. Kanun şartların varlığı hâlinde evlilik birliğinin sarsıldığını kabul ettiğinden tahkikata ihtiyaç kalmaz.

36. Duruşma ne kadar sürer?
Genellikle on beş dakikayı aşmaz. Hâkim tarafların iradesini ve protokolü kontrol eder, tutanağa geçirir.

37. Hâkim bize hangi soruları sorar?
Boşanmak isteyip istemediğiniz, protokolü okuyup imzaladığınız, içeriğini kabul ettiğiniz ve iradenizin serbest olup olmadığı sorulur.

38. Boşanma iradem samimi değilse ne olur?
Dava reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6270, K. 2023/4616, T. 10.10.2023 kararında kararın on yıl tebliğe çıkarılmaması hakkın kötüye kullanılması sayılmıştır.

39. Kararı bilerek kesinleştirmemek sorun yaratır mı?
Yaratır. TMK m. 2’deki dürüstlük kuralına aykırılık, boşanma iradesinin samimi olmadığı sonucuna götürebilir.

40. Anlaşmalı boşanmada nafaka zorunlu mu?
Yoksulluk nafakası zorunlu değildir, taraflar istemeyebilir. İştirak nafakası ise çocuğun menfaatine ilişkin olduğundan hâkimin denetimine tabidir.

41. Protokolde nafakaya artış oranı yazmazsak ne olur?
Nafaka sabit kalır; artış için ayrıca nafaka artırım davası açmanız gerekir. Bu yüzden artış oranının protokolde yazılması yerinde olur.

42. Velayeti ortak alabilir miyiz?
Talep edebilirsiniz, ancak hâkim çocuğun üstün yararına göre değerlendirir. TMK m. 182 çerçevesinde ebeveynler arasındaki iletişim düzeyi belirleyici olur.

43. İki celsede biterse sorun olur mu?
Hukuki bir sorun oluşturmaz. Celse sayısı sonucu değil süreyi etkiler; şartlar sağlandığında ikinci oturumda da aynı karar verilir.

44. Anlaşmalı boşanma kararı istinaf edilirse ne olur?
İstinaf başvurusu iradeden dönme sayılır ve dosya çekişmeli olarak yürütülmek üzere geri döner. Bu sonuç Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/133, K. 2021/2781, T. 07.04.2021 kararında da benimsenmiştir.

45. Süreci en çok ne uzatır?
Eksik protokol, vekâletnamede feragat yetkisinin bulunmaması ve tarafların duruşmada hazır olmaması. Bu üç kalem hazırsa dosya çoğu zaman tek oturumda biter.

Sonuç

TMK m. 166/3, boşanmanın en hızlı yoludur; ama hız, kanunun aradığı beş şartın duruşmadan önce tamamlanmış olmasına bağlıdır. Bir yıllık sürenin dolmuş olması, iradelerin dosyada birleşmesi, tarafların bizzat hazır bulunması, mali sonuçlar ile çocuklarda eksiksiz mutabakat ve hâkimin düzenlemeyi uygun bulması. Bunlardan biri eksikse dava, çekişmeli yolun bütün aşamalarını izleyerek aylarca sürer.

Karar verildikten sonra da iş bitmiş sayılmaz. Kesinleşmeye kadar geçen sürede taraflardan biri iradesinden dönebilir ve protokolün tamamı ortadan kalkar. Bu riski kapatan tek yol, kararın gecikmeden kesinleştirilmesidir; bunun için de vekâletnamede kanun yolundan feragat yetkisinin bulunması ve iki tarafın da feragat dilekçesi vermesi gerekir. Tek taraflı feragatin yeterliliği konusunda uygulama birliği bulunmadığından, çift taraflı çözüm tercih edilmelidir.

Protokol metni, tek celsede biten bir dosyanın ardından yıllarca uygulanacak bir sözleşmedir. Aceleyle yazılmış bir madde, hızlı biten boşanmanın kazandırdığı zamanı sonraki uyarlama davalarıyla fazlasıyla geri alır. Kendi protokolünüzün eksiklerini gözden geçirmek isterseniz bir avukatla görüşmek yerinde olur.

Kaynakça

Mevzuat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 132, 143, 145, 166, 174, 175, 178, 182, 185.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 120, 126, 137, 140, 149, 308, 311, 323, 326, 341.

492 sayılı Harçlar Kanunu m. 1, 2, 4.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27, 33.

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2650, K. 2019/485, T. 18.04.2019

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3897, K. 2021/5280, T. 23.06.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5548, K. 2018/14612, T. 17.12.2018

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12999, K. 2013/18030, T. 26.06.2013

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/14920, K. 2007/2766, T. 26.02.2007

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20177, K. 2015/4817, T. 18.03.2015

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2024/8212, T. 04.11.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6501, K. 2023/4142, T. 21.09.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/133, K. 2021/2781, T. 07.04.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9205, K. 2025/11645, T. 22.12.2025

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7810, K. 2025/4641, T. 06.05.2025

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4301, K. 2024/853, T. 14.02.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8881, K. 2024/2491, T. 16.04.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/16, K. 2026/572, T. 19.01.2026

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6270, K. 2023/4616, T. 10.10.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11280, K. 2023/6551, T. 26.12.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9363, K. 2024/9861, T. 11.12.2024

Doktrin ve akademik kaynaklar

Bilge Öztan, Aile Hukuku.

Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III Aile Hukuku.

Ömer Uğur Gençcan, Boşanma Hukuku.

Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku.

Ahmet Kılıçoğlu, Aile Hukuku.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.