Duruşma salonunda boşanma kararı okunduğunda evlilik hemen bitmez; evliliği sona erdiren an, kararının kesinleşmesi anıdır. Kanun yoluna süresinde başvurulmayan hüküm kesinleşir, kanun yolundan feragat edilirse feragat tarihinde kesinleşir. Bu tarih yalnızca nüfus kaydı için değil, yeniden evlenme, iddet süresi, miras ve tazminat davalarında zamanaşımının başlangıcı bakımından da belirleyicidir. Yanlış hesaplanan tek bir gün, ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu yazıda kısa karar ile gerekçeli karar farkı, istinaf ve temyiz sürelerinin hangi tarihten işlemeye başladığı, kısmi kesinleşme, kanun yolundan feragat ve vekilin özel yetkisi, kesinleşme şerhinin nasıl alınacağı, nüfusa tescil, iddet süresinin kaldırılması, yeniden evlenme yasağı ve yabancılık unsuru taşıyan dosyalardaki fark ayrı başlıklar hâlinde inceleniyor.
Boşanma kararının kesinleşmesi ne anlama gelir
Kesinleşme, hükmün artık olağan kanun yollarıyla değiştirilemeyecek hâle gelmesidir. Boşanma davasında hüküm kesinleşene kadar taraflar hukuken evli sayılır. Süresi içinde aleyhine kanun yoluna başvurulmayan kararlar kesinleşir; hükmün tamamı değil de bir kısmı kanun yoluna taşınmışsa taşınmayan kısım kesinleşir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3155, K. 2021/1307, T. 02.11.2021 kararında bu iki ilke birlikte ifade edilmiştir. Kararda süresi içerisinde aleyhine kanun yoluna başvurulmayan kararların kesinleşeceği belirtilmiş; ayrıca hükmün tamamının değil de aleyhe olan bir veya daha fazla kısmının kanun yoluna konu edilmiş olması hâlinde hükmün kanun yoluna konu edilmeyen kısmının kesinleşeceği açıklanmıştır.
Uygulamada en sık yapılan hata, kararın verildiği tarihi boşanma tarihi sanmaktır. Karar 12 Mart’ta açıklanmış, gerekçeli karar 20 Nisan’da tebliğ edilmiş ve iki haftalık süre 4 Mayıs’ta dolmuşsa evlilik 4 Mayıs’ta sona erer. Aradaki yaklaşık iki aylık dönemde taraflar hâlâ evlidir; sadakat yükümlülüğü, mirasçılık ve nüfus kaydı bu döneme kadar sürer.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki fark
Kısa karar, duruşmanın sonunda tefhim edilen hüküm sonucudur. Gerekçeli karar ise vakıaların, delil değerlendirmesinin ve hukuki sebeplerin yazıldığı tam metindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 294 ve 297 bu ayrımı düzenler; ikisi arasında çelişki bulunması bozma sebebidir.
Süreler bakımından belirleyici olan, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/423, K. 2024/4879, T. 26.06.2024 kararında istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başladığı, HMK m. 345 hükmüne dayanılarak belirtilmiştir.
Kısa kararın tefhiminden itibaren süre işlemez. Taraf duruşmada hazır bulunsa bile, gerekçeli karar eline ulaşmadan istinaf süresi başlamaz. Buna karşılık gerekçeli kararın mahkeme kaleminde bizzat tebliğ alınması da geçerli bir tebliğdir ve süreyi o gün başlatır; anlaşmalı boşanmalarda süreci hızlandırmak için sıkça tercih edilen yol budur.
HMK m. 321/2 uyarınca gerekçeli karar, hükmün tefhiminden itibaren bir ay içinde yazılır. Bu süre düzenleyici niteliktedir; aşılması kararı geçersiz kılmaz, ancak dosyanın kesinleşmesini fiilen geciktirir.
Tebligatın usulüne uygun yapılması zorunluluğu
Kesinleşmenin geçerliliği, tebligatın usulüne uygunluğuna bağlıdır. Gerekçeli karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmeden yapılan kesinleştirme işlemi hukuken sakattır. Böyle bir dosyada kesinleşme şerhi bulunsa bile kesinleşmiş bir hükümden söz edilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8067, K. 2020/186, T. 15.01.2020 kararında, anlaşmalı boşanma kararının 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre usule uygun şekilde tebliğe çıkarılmadan kesinleştirildiği tespit edilmiştir. Aynı kararda, kararın oluşmasından sonra tarafların uzun süre birlikte yaşamaya devam etmelerinin hükmün sonucuna etkili olduğu ve boşanma iradelerinin samimi olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu karar iki pratik uyarı içerir. Birincisi, tebligat adresinin doğruluğu takip edilmelidir; yanlış adrese yapılan tebliğ, yıllar sonra kesinleşmenin tartışılmasına yol açabilir. İkincisi, anlaşmalı boşanma kararından sonra fiilen birlikte yaşamaya devam etmek, hükmün akıbetini tehlikeye sokar.
İstinaf edilmeyen hüküm bölümü ve temyiz hakkı
İlk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulur. Kararı istinaf etmeyen tarafın, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmaz. Sınırlı istinaf başvurusunda bulunan taraf da açıkça istinafa getirmediği konularda temyiz yoluna gidemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/420, K. 2023/2717, T. 25.05.2023 kararında, ilk derece mahkemesince kadının boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği belirtilmiş; istinaf başvurusunun reddi hâlinde temyiz hakkının sadece başvurusu reddedilen tarafa ait olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1736, K. 2023/4519, T. 05.10.2023 kararı ise kuralı bir adım ileri taşımıştır: ilk derece kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın, açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aynı yönde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7540, K. 2024/4362, T. 06.06.2024 kararı da temyiz dilekçesinin reddine hükmetmiştir.
Uygulamada bu kural, boşanma hükmüne yönelik temyiz dilekçelerinin reddiyle sonuçlanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/7186, K. 2022/8904, T. 08.11.2022; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6887, K. 2021/1873, T. 03.03.2021 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2454, K. 2020/3606, T. 01.07.2020 kararlarının hepsinde boşanma hükmü istinaf edilmediği için kesinleşmiş sayılmış ve temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
Kısmi kesinleşme: boşanma kesinleşirken fer’îlerin kanun yolunda kalması
Boşanma hükmü kesinleşirken nafaka, tazminat veya velayet kalemleri kanun yolunda kalabilir. Bu duruma kısmi kesinleşme denir. Taraflar boşanmanın kesinleşmesini isteyip yalnızca para kalemlerine itiraz ettiğinde, evlilik sona erer ama fer’î talepler tartışılmaya devam eder.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5810, K. 2024/2536, T. 17.04.2024 kararında uyuşmazlık tam olarak bu noktada özetlenmiştir: boşanma hükmü istinaf edilmediğinden, boşanmanın fer’î talepleri ise temyiz edilmediğinden kesinleşmiş, evlilik boşanma ile sona ermiş ve inceleme kusur belirlemesiyle sınırlı kalmıştır.
Kısmi kesinleşme talebi, dilekçede açıkça yazılmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8544, K. 2024/5678, T. 11.09.2024 kararında, istinaf dilekçesinden sonra sunulan beyan dilekçesinde hükmün boşanma yönünden kısmen kesinleştirilmesinin talep edildiği incelenmiş ve boşanma hükmünün eşin vefatından önce kesinleştiği sonucuna varılmıştır.
Buna karşılık kararın tamamı istinafa taşınmışsa kısmi kesinleşmeden söz edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3154, K. 2023/6413, T. 21.12.2023 kararında, davalı vekilinin ilk derece kararının tamamını istinafa götürdüğü ve boşanma hükmünün kesinleşmediği belirtilerek aksi yöndeki kabul bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7513, K. 2023/4969, T. 19.10.2023 kararında ise boşanma ve fer’îleri istinafa taşındığından hükmün boşanma kararı yönünden kesinleşmiş olduğundan söz edilemeyeceği vurgulanmış, hukuk mahkemelerinde kısmi kesinleştirme işleminin yapılmadığı da ifade edilmiştir. Bu nokta içtihat açısından tartışmalıdır.
Kanun yolundan feragat ve feragat tarihinde kesinleşme
Taraflar iki haftalık süreyi beklemek yerine kanun yolundan feragat edebilir. Feragat dilekçesinin mahkemeye sunulduğu tarihte hüküm kesinleşir. Bu yol, özellikle anlaşmalı boşanmalarda süreci haftalarca kısaltır ve tarafların ortak iradesiyle kullanılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7534, K. 2024/4354, T. 06.06.2024 kararında, tarafların gerekçeli kararı kalemde tebliğ aldıkları ve aynı gün istinaf kanun yolu sürelerinden feragat ettikleri, hükmün o tarihte kesinleştiği belirtilmiştir. Aynı kararda, erkeğin istinaf talebinden feragat ettiğini bildirmesi nedeniyle hükmün feragat tarihi itibarıyla kesinleştiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7348, K. 2024/3849, T. 27.05.2024 kararında, tarafların birlikte imzaladıkları istinaftan feragat dilekçesinin ilk derece mahkemesine ibraz edilmesi üzerine aynı gün kesinleşme işlemlerinin yapıldığı ve kayıtlı elektronik posta üzerinden nüfus müdürlüğüne gönderildiği aktarılmış; sonradan verilen istinaf dilekçesi süre yönünden reddedilmiştir.
Feragat dilekçesi hangi mahkemeye verilir
Feragat dilekçesi, kararı veren ilk derece mahkemesine sunulur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7348, K. 2024/3849, T. 27.05.2024 kararında dilekçenin ilk derece mahkemesine ibraz edildiği ve kesinleştirme işlemlerinin aynı mahkemece yapıldığı açıkça belirtilmiştir. Dosya bölge adliye mahkemesindeyse dilekçe oraya da verilebilir, ancak kesinleştirme işlemi yine kararı veren mahkemeye aittir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9689, K. 2023/348, T. 23.01.2023 kararında, bölge adliye mahkemesi kararının taraflara kalemde bizzat tebliğ edilmesi ve aynı tarihte sundukları istinaftan feragat dilekçesi neticesinde kararın kesinleştiği kabul edilmiştir.
Vekilin özel yetkisi aranır
Kanun yolundan feragat, vekâletnamede özel yetki gerektiren işlemlerdendir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74 uyarınca avukatın, kanun yollarından feragat edebilmesi için vekâletnamede bu yetkinin açıkça yer alması gerekir. Genel dava vekâletnamesi bu işlem için yeterli değildir.
Yetkisiz vekil tarafından verilen feragat dilekçesi, mahkemece kesinleştirme işlemine dayanak yapılmamalıdır. Uygulamada bu eksiklik sonradan kesinleşmenin tartışılmasına ve kesinleşme şerhinin kaldırılmasına yol açar. Boşanma dosyasında feragat düşünülüyorsa, vekâletnamenin kanun yollarından feragat yetkisini içerdiği baştan kontrol edilmelidir.
Kesinleşen hükme yönelik feragat sonuç doğurmaz
Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 307 ve devamı bu kuralı düzenler. Hüküm kesinleştikten sonra verilen feragat beyanı ise hukuki sonuç doğurmaz; taraf boşanmak istemediğini bildirse bile evlilik yeniden kurulmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/4216, K. 2021/5492, T. 30.06.2021 kararında, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği belirtilmiş; istinaf başvurusu sırasında boşanma hükmünün kesinleştirilmesi talep edildiğinden boşanma hükmünün kapsam dışında kalarak kesinleştiği ve kesinleşmiş boşanma hükmüne ilişkin feragatin sonuç doğurmayacağı içtihat edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/16080, K. 2013/22835, T. 07.10.2013 kararında da hükmün boşanmaya ilişkin bölümünün temyiz edilmeyerek sürenin sona ermesiyle kesinleştiği, davadan feragatin ancak hükmün kesinleşmesine kadar mümkün olduğu ve tarafların feragat beyanlarının sonuç doğurmayacağı tespit edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1485, K. 2025/3072, T. 25.03.2025 kararında ise davacı kadının boşanmak istemediğini belirtmesinin, boşanma hükmünün kesinleşmiş olması sebebiyle herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı; feragat beyanının kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması gerektiği belirtilmiştir. Pişmanlık duyan taraflar için tek yol yeniden evlenmektir.
Kesinleşen boşanma kararı geri alınabilir mi
Kesinleşen boşanma hükmü maddi anlamda kesin hüküm oluşturur ve olağan kanun yollarıyla değiştirilemez. Tek istisna, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 374 ile 381 arasında düzenlenen yargılamanın iadesidir. Bu olağanüstü yol yalnızca m. 375’te sınırlı biçimde sayılan sebeplere dayanır ve m. 376’daki sürelere tabidir.
Sebep listesi dar tutulmuştur. Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermesi ya da karara katılması, vekil veya temsilci olmayan kişiler huzuruyla yargılama yapılması, karara esas alınan senedin sahteliğinin belirlenmesi, hükme dayanak yapılan tanık beyanının yalan olduğunun sabit olması, tarafın elinde olmayan nedenlerle sunamadığı bir belgenin karardan sonra ele geçirilmesi ve kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince tespit edilmesi bu sebepler arasındadır. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruda verdiği ihlal kararı bakımından ise 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 50/2 ayrı bir yeniden yargılama yolu açar; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
Süre, ikinci sınırdır. HMK m. 376 kural olarak üç aylık bir başvuru süresi öngörür; sürenin başlangıcı her sebep için ayrı belirlenir, örneğin sonradan ele geçen belgede belgenin elde edildiği tarih esas alınır. Buna ek olarak hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık bir üst sınır işler. Talep, kararı veren mahkemeye yöneltilir ve mahkeme önce sebebin varlığını inceler; sebep yoksa esasa hiç girilmez.
Anlaşmalı boşanmada protokolün baskı, aldatma ya da yanılma altında imzalandığı iddiası da bu yola dayandırılır. Uygulamada kabulü güçtür: iradenin sakatlandığı, HMK m. 375’teki bentlerden birine oturtulmalı ve somut belgeyle ortaya konulmalıdır. Protokolün ekonomik açıdan dezavantajlı olduğunu sonradan fark etmek, tek başına bir yargılamanın iadesi sebebi sayılmaz.
Kesinleşmeden sonra değişebilen kalemleri bu yolla karıştırmamak gerekir. Nafaka, TMK m. 176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde yeni bir davayla artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Velayet, TMK m. 183 kapsamındaki yeni olguların zorunlu kıldığı hâllerde değiştirilebilir. İkisi de kesinleşmiş hükmü ortadan kaldırmaz; değişen koşullara göre geleceğe yönelik yeni bir düzenleme kurar. Yargılamanın iadesi ise hükmün kendisini hedef alır ve kabul edilirse dava yeniden görülür.
Kesinleştirme işleminin idari niteliği
Kesinleştirme, yargısal bir karar değil idari nitelikte bir mahkeme işlemidir. Bu nitelendirmenin iki sonucu vardır: işlem istinafa konu edilemez ve mahkemece her zaman düzeltilebilir ya da kaldırılabilir. Hatalı düzenlenmiş bir kesinleşme şerhi, ayrı bir dava açmadan giderilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6818, K. 2018/961, T. 22.01.2018 kararında hükmün kesinleştirilmesinin idari nitelikte bir işlem olduğu açıkça ifade edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7513, K. 2023/4969, T. 19.10.2023 kararında ise kesinleştirme işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, her zaman mahkemece düzeltilmesi veya kaldırılmasının mümkün bulunduğu ve istinafa konu edilemeyeceği belirtilmiştir.
Şerhin düşülmemiş olması da kesinleşmeyi engellemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/16080, K. 2013/22835, T. 07.10.2013 kararında, kararın kesinleştirilmesinin idari bir işlem olduğu ve mahkemece kesinleşmenin tespit edilip karara şerh verilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı vurgulanmıştır. Kesinleşme, şerhle değil sürenin dolmasıyla gerçekleşir.
Kesinleştirme işlemini yapma yetkisi münhasıran kararı veren mahkemeye aittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21436, K. 2013/7840, T. 21.03.2013 kararında, nihai kararın tebliğe çıkartılması ve tebliğinden sonra şeklen kesinleştirilmesi işlemlerinin kararı veren mahkemece yapılacağı, bu işlerin başka bir mahkemece yerine getirilmesinin usulen mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Kesinleşme şerhi nereden ve nasıl alınır
Kesinleşme şerhi, kararı veren aile mahkemesinin kaleminden alınır. Şerh, gerekçeli karar örneğinin üzerine mahkeme mührü ve hâkim ya da yazı işleri müdürü imzasıyla düşülür ve kesinleşme tarihini gösterir. Talep dilekçeyle veya kalemde sözlü olarak yapılabilir.
Uygulamada izlenen sıra şudur: gerekçeli karar tebliğ edilir, süre dolar, dosyaya kesinleştirme talebi girilir, kalem kesinleşme tarihini tespit ederek şerhi düzenler. Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/62491, T. 13.03.2025 başvurusunda da mahkemenin, tarafların temyiz kanun yoluna başvurmadıklarını belirterek kararın belirli bir tarihte kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlediği aktarılmıştır.
Şerhli karar örneğine vekil, taraf ya da yetkili kılınan kişi ulaşabilir. Avukatlar dosyayı UYAP üzerinden görüntüleyebilir; taraflar ise e-Devlet üzerindeki vatandaş portalından dosya bilgilerine erişebilir, şerhli suret için genellikle kaleme gitmeleri gerekir. Nüfus müdürlüğü, tapu, banka ve sigorta işlemlerinde istenen belge bu şerhli karar örneğidir.
Şerh yanlış tarih içeriyorsa dilekçeyle düzeltme istenir. İşlem idari nitelikte olduğundan mahkeme, kanun yoluna gerek olmadan düzeltmeyi yapabilir. Hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğunu boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısında ayrıntılı olarak anlattım.
Mahkeme kararının kesinleşmesi nüfusa nasıl işlenir
Kesinleşen boşanma kararı, mahkemece nüfus müdürlüğüne gönderilir ve medeni hâl kaydı güncellenir. Bu bildirim taraflardan istem beklenmeksizin yapılır; kararın hüküm fıkrasında da genellikle karar kesinleştiğinde iki suretinin nüfus müdürlüğüne gönderilmesine hükmedilir.
Silivri Aile Mahkemesi, E. 2021/820, K. 2021/1119, T. 25.10.2021 kararında hüküm fıkrasında, karar kesinleştiğinde iki suretinin nüfus müdürlüğüne gönderilmesine ve gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine karar verilmiştir. Aynı kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği de bildirilmiştir.
Bildirim çoğunlukla kayıtlı elektronik posta üzerinden yapılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7348, K. 2024/3849, T. 27.05.2024 kararında feragat dilekçesinin sunulduğu gün kesinleşme işlemlerinin yapılarak kararın ilgili nüfus müdürlüğüne gönderildiği aktarılmıştır. Kayda işlenmesi genellikle birkaç gün sürer.
Kayıt güncellenmezse önce mahkeme kalemine başvurularak bildirimin yapılıp yapılmadığı sorulur. Bildirim yapılmışsa şerhli karar örneğiyle nüfus müdürlüğüne bizzat başvurulabilir. Kayıtta yanlışlık varsa 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36 uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılır; bu dava asliye hukuk mahkemesinde ve nüfus müdürlüğü husumetiyle görülür.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmada kesinleşme adımları
İki dava türünde de kesinleşmenin hukuki temeli aynıdır, ancak süreç uzunlukları çok farklıdır. Anlaşmalı boşanmada taraflar kalemde tebligat alıp aynı gün feragat edebilirken, çekişmeli dosyada kanun yolu aşamaları aylarca sürebilir. Aşağıdaki tablo iki yolu karşılaştırır.
| Aşama | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Karar | Tek duruşmada kısa karar açıklanır | Tahkikat sonunda kısa karar açıklanır |
| Gerekçeli karar | Kısa sürede yazılır, protokol hükme eklenir | Kusur ve fer’îler ayrıntılı gerekçelendirilir |
| Tebliğ | Taraflar kalemde bizzat tebellüğ edebilir | Posta yoluyla tebligat, adres sorunları çıkabilir |
| Kanun yolu | Genellikle kullanılmaz, feragat tercih edilir | İstinaf, ardından temyiz gündeme gelir |
| Kesinleşme anı | Feragat dilekçesinin verildiği gün | Süre dolduğunda veya kanun yolu tükendiğinde |
| Kısmi kesinleşme | Gündeme gelmez, hükmün tamamı birlikte kesinleşir | Sık görülür, boşanma kesinleşip fer’îler devam edebilir |
| Tipik süre | Karardan sonra birkaç gün ile birkaç hafta | Kanun yolu kullanılırsa bir yılı aşabilir |
| Nüfusa bildirim | Kesinleşmeyle birlikte aynı gün yapılabilir | Dosya ilk derece mahkemesine döndükten sonra |
Anlaşmalı yolun işleyişini ve protokolde nelerin yer alması gerektiğini anlaşmalı boşanma nasıl yapılır yazısında ayrıntılandırdım. Tek duruşmada sonuç alma ihtimalini ise tek celsede boşanma mümkün mü yazısında değerlendirdim.
Kesinleşmeden yeniden evlenilebilir mi
Hüküm kesinleşmeden yeniden evlenmek mümkün değildir. Kesinleşmeye kadar taraflar hukuken evli sayılır ve mevcut evlilik, yeni evliliğin önünde mutlak engel oluşturur. Nüfus kaydı güncellenmediği için evlendirme memuru işlemi zaten yapmaz.
Türk Medeni Kanunu m. 145/1 uyarınca eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması mutlak butlan sebebidir. Kesinleşmeyi beklemeden yapılan bir evlilik, ikinci evliliğin iptali sonucunu doğurur ve TMK m. 146 uyarınca Cumhuriyet savcısı bu davayı resen açar.
Uygulamada yaşanan karışıklık, kısa kararın açıklandığı günü boşanma tarihi sanmaktan doğar. Karar okundu diye nişan ya da düğün tarihi belirlemek riskli bir tercihtir; gerekçeli kararın yazılması gecikebilir, karşı taraf istinaf yoluna başvurabilir. Kesinleşme şerhli karar örneği elinize geçmeden yeni bir evlilik planlamamak gerekir.
Kadın için bekleme süresi ve kaldırılması davası
Evlilik sona erdiğinde kadın için üç yüz günlük bekleme süresi işler. Türk Medeni Kanunu m. 132 uyarınca kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Sürenin amacı soybağı karışıklığını önlemektir ve başlangıcı kesinleşme tarihidir.
Kanun üç istisna öngörür. Kadın doğum yapmışsa süre kendiliğinden sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa mahkeme süreyi kaldırır. Evliliği sona eren eşler yeniden birbiriyle evlenmek isterse de süre aranmaz.
İddet süresinin kaldırılması davası, aile mahkemesinde açılan basit yargılama usulüne tabi bir davadır. Hasımsız olarak açılır ve dilekçeye kesinleşme şerhli boşanma kararı ile gebe olunmadığını gösteren hastane raporu eklenir. Mahkeme genellikle tek duruşmada karar verir ve bu karar da kesinleştikten sonra nüfusa işlenir.
Süre yalnızca yeniden evlenme bakımından sonuç doğurur; boşanmanın diğer sonuçlarını geciktirmez. Bekleme süresi içinde yapılan evlilik ise geçersiz sayılmaz, TMK m. 145 anlamında butlan sebebi değildir; evlendirme memurunun bu evliliği yapmaması gerekirdi diyerek sonradan iptal edilemez.
Boşanma kararının kesinleşmesi ve tazminatta zamanaşımı
Kesinleşme tarihi, boşanmadan doğan alacaklarda zamanaşımının başlangıç anıdır. Türk Medeni Kanunu m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3155, K. 2021/1307, T. 02.11.2021 kararında, uygulanması gereken zamanaşımı süresinin boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren başladığı belirtilmiştir. Bu tespit, boşanma davasında talep edilmemiş maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri bakımından doğrudan uygulanır.
Mal rejiminin tasfiyesi bakımından tablo iki katmanlıdır. Rejim TMK m. 225/2 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; tasfiye alacağı ise boşanma kararının kesinleşmesiyle muaccel hâle gelir ve TMK m. 178 kapsamında değerlendirilir. Rejimin işleyişini edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiyesi yazısında anlattım.
Bir yıllık sürenin kaçırılması, hakkın esasını incelenemez hâle getirir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kesinleşmenin diğer hukuki sonuçları
Kesinleşme, evliliğin sona erdiği andır ve pek çok hukuki sonucu aynı anda tetikler. Mirasçılık sıfatı düşer, kadının kişisel durumu değişir, tedbir nafakası sona ererek yerini yoksulluk ve iştirak nafakasına bırakır, velayet ve kişisel ilişki hükümleri icra edilebilir hâle gelir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8544, K. 2024/5678, T. 11.09.2024 kararı bu anın önemini somut biçimde göstermiştir. Kararda, kesinleştirme talebinin eşin ölümünden önce sunulduğu göz önüne alınarak boşanma hükmünün vefattan önce kesinleştiği tespit edilmiş; evliliğin ölümle değil boşanmanın kesinleşmesiyle sona erdiği kabul edilmiştir. Aradaki fark, sağ kalan eşin mirasçı olup olmadığını belirler.
Tedbir nafakası bakımından da kesinleşme dönüm noktasıdır. Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/62491, T. 13.03.2025 başvurusunda, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakasının konusuz kaldığı yönündeki bölge adliye mahkemesi değerlendirmesi aktarılmıştır.
Soyadı bakımından TMK m. 173 uygulanır: boşanan kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim, izin verebilir. Bu talebin boşanma davası içinde ileri sürülmesi zaman kazandırır.
Kesinleşmenin aile konutu şerhine ve tapuya etkisi
Aile konutu şerhi, evlilik birliğinin devamına bağlı bir koruma aracıdır. Boşanma hükmü kesinleşip evlilik sona erdiğinde TMK m. 194’e dayanan şerhin hukuki dayanağı ortadan kalkar. Şerh kendiliğinden silinmez; malik eşin ya da ilgilinin talebiyle tapu kütüğünden terkin edilir. Talepte kesinleşme şerhli karar örneği aranır.
İzlenen yol basittir. Kesinleşme şerhli boşanma ilamı ve nüfus kayıt örneğiyle taşınmazın bulunduğu yer tapu müdürlüğüne başvurulur, müdürlük evliliğin sona erdiğini gördükten sonra şerhi terkin eder. Tapu müdürlüğü talebi reddederse ya da şerhin kalması gerektiği ileri sürülürse, şerhin terkini istemiyle dava açılır. Boşanma dosyasında konut hakkında verilmiş bir tedbir kararı varsa, o tedbirin ayrıca kaldırılması gerekir; aile konutu şerhinin terkini tedbir şerhini silmez.
Şerh kalktığında malik eş taşınmaz üzerinde serbestçe tasarruf edebilir hâle gelir. TMK m. 194/1’deki rıza şartı yalnızca evlilik süresince uygulandığından, kesinleşmeden sonra yapılan satış ya da ipotek için diğer eşin onayı aranmaz. Buna karşılık katılma alacağı ya da tapu iptali talebi bulunan eş korumasız değildir: mal rejiminin tasfiyesi davasında HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir istenerek taşınmazın devrinin önlenmesi ve kayda tedbir şerhi işlenmesi sağlanabilir. Tedbir talebi, şerhin terkininden önce gündeme getirildiğinde daha etkili olur.
Şerhin kalkması, konutla ilgili bütün ilişkileri bitirmez. Mal rejimi TMK m. 225/2 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer ve tasfiye, şerhten bağımsız biçimde yürür. Yasal mal rejiminde TMK m. 240, sağ kalan eşe ölüm hâlinde aile konutu üzerinde katılma alacağına mahsuben intifa ya da oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı verir; paylaşmalı mal ayrılığını sözleşmeyle seçen eşler bakımından TMK m. 254, iptal veya boşanma hâlinde konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangi eşin devam edeceğinin belirlenmesini mümkün kılar.
Kiralanan konutlarda tablo farklıdır. TMK m. 194/4, kiracı olmayan eşin kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelmesine izin verir. Bu bildirimi evlilik sürerken yapmış olan eş, boşanmadan sonra da kiracı sıfatını korur; sözleşmeden çıkarılması ancak genel hükümlere göre mümkün olur. Bildirim hiç yapılmamışsa, kesinleşmeyle birlikte konutta kalan eşin kiraya verene karşı dayanabileceği bir sıfat kalmaz.
Yabancılık unsuru bulunan boşanmalarda kesinleşme
Yurt dışında verilen boşanma kararları Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Yabancı mahkeme kararının Türk nüfus kaydına işlenebilmesi için tanınması gerekir ve tanımanın ön şartı, kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmasıdır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50 uyarınca yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kararın verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması aranır. Tanıma bakımından da aynı Kanunun 58. maddesi bu şartı korur. Bu nedenle yabancı kararın apostil şerhli ve kesinleşme kaydını içeren onaylı örneği ile yeminli tercümesi dosyaya sunulur.
Türkiye’de açılan tanıma davasında verilen kararın da ayrıca kesinleşmesi gerekir. Yani iki ayrı kesinleşme vardır: yabancı kararın kendi ülkesindeki kesinleşmesi ve Türk mahkemesinin tanıma kararının kesinleşmesi. Nüfus kaydı ancak ikincisinden sonra güncellenir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A ile getirilen idari yol, belirli şartlarda konsolosluk veya nüfus müdürlüğü aracılığıyla tescil imkânı tanır; ancak taraflar arasında uyuşmazlık varsa yine dava yolu izlenir. Sürecin ayrıntılarını tanıma ve tenfiz davası yazısında adım adım anlattım.
İçtihat birliğinin bulunmadığı noktalar
Kesinleşme konusunda uygulamanın tamamen yerleşmiş olduğunu söylemek doğru olmaz. Özellikle kısmi kesinleştirme, mirasçıların başvuru hakkı ve kalemde tebliğin geçerliliği başlıklarında farklı yönde değerlendirmelere rastlanır. Bu belirsizlikleri bilmek, strateji kurmayı kolaylaştırır.
Birinci tartışma, hukuk mahkemelerinde kısmi kesinleştirme işleminin yapılıp yapılamayacağıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7513, K. 2023/4969, T. 19.10.2023 kararında hukuk mahkemelerinde kısmi kesinleştirme işleminin yapılmadığı ifade edilirken, HMK m. 302/5 kapsamında istinaf edilmeyen kısımlar için kesinleştirme talebiyle dosyanın ilk derece mahkemesine iade edildiği de aynı kararda anlatılmaktadır.
İkinci tartışma, taraf ölümünün kanun yolu süresine etkisidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/423, K. 2024/4879, T. 26.06.2024 kararında, istinaf süresi tamamlandıktan sonra davacının ölümü üzerine mirasçısı tarafından istinaf yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Süre henüz dolmamışken ölüm gerçekleşirse durumun ne olacağı, dosyanın özelliklerine göre değişir.
Üçüncü tartışma, gerekçeli kararın kalemde bizzat tebliğinin her hâlde geçerli sayılıp sayılmayacağıdır. Yargıtay kararlarında kalemde tebliğ kabul edilmekle birlikte, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8067, K. 2020/186, T. 15.01.2020 kararı usulüne uygun tebliğ bulunmadan yapılan kesinleştirmeyi geçersiz saymıştır. İki yaklaşımın sınırı her dosyada ayrı çizilir.
54 Soruda boşanma kararının kesinleşmesi
Aşağıdaki sorular, kesinleşme başlığında en sık yöneltilen konuları kapsıyor. Cevaplar kısa tutuldu ve ilgili kanun maddesine bağlandı. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan bu yanıtlar genel çerçeveyi çizer, dosyanızın sonucunu tayin etmez.
1. Boşanma kararı ne zaman kesinleşir?
Kanun yoluna süresinde başvurulmazsa sürenin dolduğu gün, kanun yolundan feragat edilirse feragat tarihinde kesinleşir. İstinaf süresi HMK m. 345 uyarınca iki haftadır.
2. Karar açıklandığı gün boşanmış olur muyum?
Hayır. Kısa kararın tefhimiyle evlilik sona ermez; evlilik ancak hükmün kesinleştiği anda biter.
3. İstinaf süresi hangi tarihten başlar?
Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ tarihinden başlar. Duruşmada hazır bulunmak süreyi başlatmaz.
4. İstinaf süresi kaç gündür?
İki haftadır. HMK m. 345 bu süreyi düzenler ve tebliğle işlemeye başlar.
5. Temyiz süresi ne kadar?
Bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK m. 361 bu süreyi öngörür.
6. Gerekçeli karar ne zaman yazılır?
HMK m. 321/2 uyarınca hükmün tefhiminden itibaren bir ay içinde yazılır. Bu süre düzenleyicidir, aşılması kararı geçersiz kılmaz.
7. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişirse ne olur?
Çelişki bozma sebebidir. Kanun yoluna başvurularak hükmün düzeltilmesi istenir.
8. Gerekçeli karar gelmiyorsa ne yapmalıyım?
Mahkeme kalemine dilekçeyle başvurulur; gecikme sürerse Hâkimler ve Savcılar Kurulu nezdinde şikâyet yolu bulunur.
9. Kesinleşme şerhini nereden alabilirim?
Kararı veren aile mahkemesinin kaleminden alınır. Şerh, gerekçeli karar örneğinin üzerine mühür ve imzayla düşülür.
10. Kesinleşme şerhi e-Devletten alınır mı?
Dosya bilgileri vatandaş portalından görüntülenebilir, ancak şerhli onaylı suret için genellikle mahkeme kalemine başvurmak gerekir.
11. Şerh düşülmezse karar kesinleşmemiş mi sayılır?
Sayılmaz. Kesinleşme sürenin dolmasıyla gerçekleşir; şerhin düzenlenmemiş olması sonuca etkili değildir.
12. Kesinleştirme işlemine itiraz edebilir miyim?
İşlem idari nitelikte olduğu için istinafa konu edilemez. Ancak mahkemeden her zaman düzeltilmesi veya kaldırılması istenebilir.
13. Kesinleşme tarihi yanlış yazılmışsa ne yapılır?
Dilekçeyle mahkemeye başvurularak şerhin düzeltilmesi istenir. Ayrı dava açmaya gerek yoktur.
14. Kesinleştirme işlemini başka mahkeme yapabilir mi?
Hayır. Kesinleştirme yetkisi münhasıran kararı veren mahkemeye aittir.
15. Kanun yolundan feragat nasıl yapılır?
Kararı veren mahkemeye yazılı dilekçe sunulur. Dilekçenin verildiği tarihte hüküm kesinleşir.
16. Feragat için avukatımın özel yetkisi gerekir mi?
Gerekir. HMK m. 74 uyarınca kanun yollarından feragat, vekâletnamede açıkça yer alması gereken özel yetkilerdendir.
17. Tek taraflı feragat yeterli mi?
Hükmün kesinleşmesi için her iki tarafın da başvuru hakkının tükenmesi gerekir. Tek taraflı feragat, yalnızca feragat eden yönünden sonuç doğurur.
18. Feragattan sonra fikrimi değiştirebilir miyim?
Hüküm kesinleştikten sonra değiştiremezsiniz. Kesinleşmiş hükme yönelik feragat ya da vazgeçme beyanı sonuç doğurmaz.
19. Boşanmak istemediğimi bildirsem karar kalkar mı?
Kalkmaz. Kesinleşmiş boşanma hükmü karşısında bu beyan hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz.
20. Feragat ne zamana kadar mümkündür?
Hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. HMK m. 307 ve devamı bu sınırı çizer.
21. Kısmi kesinleşme nedir?
Hükmün kanun yoluna taşınmayan bölümünün kesinleşmesidir. Boşanma kesinleşirken nafaka ve tazminat kalemleri incelenmeye devam edebilir.
22. Boşanma kesinleşti ama nafaka istinafta, evlenebilir miyim?
Boşanma bölümü kesinleştiyse evlenme engeli kalkar. Kadın için TMK m. 132 bekleme süresi ayrıca değerlendirilir.
23. Kısmi kesinleşmeyi nasıl talep ederim?
Dilekçede boşanma hükmünün kesinleştirilmesini açıkça istemeniz gerekir. Talep dosyaya girmezse kalem işlemi yapmaz.
24. Kararın tamamını istinaf edersem ne olur?
Hiçbir bölüm kesinleşmez. Kararın tamamı kanun yoluna taşındığında boşanma hükmü de askıda kalır.
25. İstinaf etmediğim konuyu temyiz edebilir miyim?
Edemezsiniz. Sınırlı istinaf başvurusunda bulunan taraf, açıkça istinafa getirmediği konularda temyiz hakkını yitirir.
26. Karşı taraf istinaf etti, ben etmedim; ne olur?
Sizin aleyhinize olan ve istinaf etmediğiniz kısımlar kesinleşir. Karşı tarafın başvurusu yalnızca kendi itirazlarını kapsar.
27. Kesinleşme nüfusa ne zaman işlenir?
Mahkeme kesinleşen kararı nüfus müdürlüğüne gönderir, kayıt genellikle birkaç gün içinde güncellenir.
28. Nüfus kaydım güncellenmedi, ne yapmalıyım?
Önce mahkeme kaleminden bildirimin yapılıp yapılmadığını sorun. Yapılmışsa şerhli karar örneğiyle nüfus müdürlüğüne başvurun.
29. Nüfus kaydındaki hata nasıl düzeltilir?
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36 uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılır. Davada nüfus müdürlüğü hasım gösterilir.
30. Kesinleşmeden yeniden evlenebilir miyim?
Hayır. Mevcut evlilik devam ettiğinden yapılan ikinci evlilik TMK m. 145 uyarınca mutlak butlanla sakattır.
31. Bekleme süresi kaç gündür?
Üç yüz gündür. TMK m. 132 uyarınca süre, evliliğin sona ermesinden yani kesinleşmeden itibaren işler.
32. İddet süresi erkek için de var mı?
Hayır. Bekleme süresi yalnızca kadın için öngörülmüştür.
33. Bekleme süresi nasıl kaldırılır?
Aile mahkemesinde iddet süresinin kaldırılması davası açılır. Dilekçeye kesinleşme şerhli karar ile gebe olunmadığını gösteren rapor eklenir.
34. İddet davası ne kadar sürer?
Basit yargılama usulüne tabidir ve genellikle tek duruşmada sonuçlanır. Kararın ayrıca kesinleşmesi gerekir.
35. Doğum yaparsam bekleme süresi biter mi?
Biter. TMK m. 132 doğumla sürenin sona ereceğini açıkça düzenler.
36. Eski eşimle yeniden evlenmek istersek süre aranır mı?
Aranmaz. Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmesinde bekleme süresi uygulanmaz.
37. Bekleme süresi içinde evlenirsem evlilik geçersiz olur mu?
Olmaz. Bekleme süresine aykırılık butlan sebebi değildir, evlendirme memurunun engellemesi gereken bir eksikliktir.
38. Boşanma kesinleşince soyadım ne olur?
TMK m. 173 uyarınca kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Menfaati varsa hâkimden eski soyadını kullanma izni isteyebilir.
39. Tedbir nafakası kesinleşmeyle sona erer mi?
Sona erer. Boşanmanın kesinleşmesiyle tedbir nafakası konusuz kalır, yerini yoksulluk ve iştirak nafakası alır.
40. Tazminat alacağım ne zaman icraya konulabilir?
İlgili hüküm bölümü kesinleştikten sonra icra takibi başlatılabilir. Kesinleşmeden yapılan takip itiraza açıktır.
41. Boşanmadan doğan davalarda zamanaşımı ne kadar?
TMK m. 178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Süre kaçırılırsa talep dinlenmez.
42. Mal rejimi hangi tarihte sona erer?
TMK m. 225/2 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Tasfiye alacağı ise kesinleşmeyle muaccel olur.
43. Eşim kesinleşmeden önce vefat ederse ne olur?
Dava konusuz kalır ve evlilik ölümle sona erer; sağ kalan eş mirasçı olur. Kesinleştirme talebi ölümden önce verilmişse sonuç değişebilir.
44. Mirasçı, ölen tarafın yerine istinafa başvurabilir mi?
Süre dolduktan sonra başvuramaz. Yasal süre tamamlandıktan sonra mirasçı tarafından istinaf yoluna gidilmesi mümkün değildir.
45. Kesinleştikten sonra karar iptal edilebilir mi?
Olağan kanun yolları kapanmıştır. Ancak HMK m. 375 koşulları varsa yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
46. Yurt dışında boşandım, Türkiye’de geçerli mi?
Kendiliğinden geçerli olmaz. Kararın tanınması gerekir; ön şart, kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmasıdır.
47. Tanıma davasında hangi belgeler gerekir?
Yabancı kararın apostil şerhli ve kesinleşme kaydını içeren onaylı örneği ile yeminli tercümesi sunulur.
48. Tanıma kararının ayrıca kesinleşmesi gerekir mi?
Gerekir. Nüfus kaydı, ancak Türk mahkemesinin tanıma kararı kesinleştikten sonra güncellenir.
49. Anlaşmalı boşanmada kesinleşme ne kadar sürer?
Gerekçeli karar kalemde tebliğ alınıp aynı gün feragat edilirse birkaç gün içinde tamamlanabilir.
50. Çekişmeli dosyada kesinleşme ne kadar sürer?
İstinaf ve temyiz aşamaları kullanılırsa süreç bir yılı aşabilir. Kısmi kesinleştirme talebi bu süreyi boşanma yönünden kısaltır.
51. Kesinleşen boşanma kararı yargılamanın iadesiyle kaldırılabilir mi?
Yalnızca HMK m. 375’te sınırlı olarak sayılan sebeplerden biri varsa. Sahte senet, yalan tanıklık ya da sonradan ele geçen belge gibi bir sebep gösterilmezse talep incelenmeden reddedilir.
52. Yargılamanın iadesi için ne kadar sürem var?
HMK m. 376 kural olarak üç aylık süre öngörür; sürenin başlangıcı sebebe göre değişir. Hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık üst sınır da işler.
53. Boşanma kesinleşince aile konutu şerhi kendiliğinden kalkar mı?
Kalkmaz. TMK m. 194’e dayanan şerhin dayanağı ortadan kalkar ancak terkin için kesinleşme şerhli kararla tapu müdürlüğüne başvurulması gerekir.
54. Şerh kalktıktan sonra eşim taşınmazı satarsa ne olur?
Evlilik sona erdiğinden TMK m. 194/1’deki rıza şartı uygulanmaz. Katılma alacağı talebi olan eş, tasfiye davasında HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir isteyerek kaydı koruma altına aldırabilir.
Sonuç
Boşanma davasında hükmün açıklanması ile evliliğin bitmesi arasında bir mesafe vardır. Bu mesafeyi kapatan üç yol bulunur: kanun yolu süresinin dolması, kanun yolundan feragat edilmesi ya da kanun yolu aşamalarının tamamen tüketilmesi. Hangi yolun izlendiği, kesinleşme tarihini ve ona bağlı bütün sonuçları belirler.
Kesinleşme tarihi, yalnızca nüfus kaydını ilgilendiren teknik bir ayrıntı değildir. Yeniden evlenme ehliyeti, kadın için üç yüz günlük bekleme süresi, mirasçılık sıfatının düşmesi, tedbir nafakasının sona ermesi ve tazminat davalarında bir yıllık zamanaşımının başlaması bu tarihe bağlanır. Bir eşin vefat ettiği dosyalarda ise tek bir günün farkı, mirasçılık bakımından tabloyu tersine çevirebilir.
Kısmi kesinleştirme, gerekçeli kararın kalemde tebliği ve kanun yolundan feragat gibi araçlar süreci hızlandırır; ancak her biri usul kurallarına ve vekilin özel yetkisine bağlıdır. Dosyanızda kesinleşmenin hangi tarihte gerçekleştiğini ya da nasıl hızlandırılabileceğini değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Karar kesinleşip alacak icraya konduğunda borçlu eşin taşınmazlarını devretmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu ihtimalde açılacak davanın dilekçesini boşanmadan sonra mal kaçırma sebebiyle terditli dava dilekçesi örneği yazısında tam metin olarak paylaştım.
Kaynakça
Aşağıda yazıda dayanılan mevzuat hükümleri, yargı kararları ve konuya ilişkin doktrin çalışmaları toplu olarak listelenmiştir. Kararlar daire, esas, karar numarası ve tarihiyle verilmiştir; okuyucunun asıl metinlere ulaşarak kendi dosyasıyla karşılaştırma yapabilmesi amaçlanmıştır.
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 132, 145, 146, 166, 169, 173, 178, 184, 225.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 294, 297, 302, 307, 321, 345, 346, 361, 375.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 10, 21, 35.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27, 36.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 58.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4.
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3155, K. 2021/1307, T. 02.11.2021.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/423, K. 2024/4879, T. 26.06.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8067, K. 2020/186, T. 15.01.2020.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/420, K. 2023/2717, T. 25.05.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1736, K. 2023/4519, T. 05.10.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7540, K. 2024/4362, T. 06.06.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/7186, K. 2022/8904, T. 08.11.2022.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6887, K. 2021/1873, T. 03.03.2021.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2454, K. 2020/3606, T. 01.07.2020.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/9351, K. 2022/731, T. 27.01.2022.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5810, K. 2024/2536, T. 17.04.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3154, K. 2023/6413, T. 21.12.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7513, K. 2023/4969, T. 19.10.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7348, K. 2024/3849, T. 27.05.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7534, K. 2024/4354, T. 06.06.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9689, K. 2023/348, T. 23.01.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3015, K. 2023/5906, T. 05.12.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/4216, K. 2021/5492, T. 30.06.2021.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/16080, K. 2013/22835, T. 07.10.2013.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1485, K. 2025/3072, T. 25.03.2025.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6818, K. 2018/961, T. 22.01.2018.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21436, K. 2013/7840, T. 21.03.2013.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8544, K. 2024/5678, T. 11.09.2024.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2021/62491, T. 13.03.2025.
Silivri Aile Mahkemesi, E. 2021/820, K. 2021/1119, T. 25.10.2021.
Doktrin ve akademik kaynaklar
Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku.
Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku.
Bilge Öztan, Aile Hukuku.
Ömer Uğur Gençcan, Boşanma Hukuku.
Ergin Nomer, Devletler Hususi Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
