Edinilmiş mallara katılma rejimi, 1 Ocak 2002’den bu yana Türkiye’de geçerli olan yasal mal rejimidir. Eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmedikçe evlilik kendiliğinden bu rejime tabidir. Boşanma hâlinde malların nasıl paylaşılacağı da buna göre belirlenir.
Bu yazıda rejimin kapsamı, edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımı, artık değer hesabının nasıl yapıldığı, eklenecek değerler ve üçüncü kişilere başvuru imkânı güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve daire kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda yer almaktadır.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
Mal rejimi, eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve evlilik birliği devam ettiği sürece edindikleri mallar üzerindeki hakları, birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı sorumlulukları ile evlilik birliği sona erdiğinde bu malların paylaştırılması yönündeki kurallar bütünüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2022 tarihli, E. 2019/805, K. 2022/123 sayılı ilamında kurum bu şekilde tanımlanmıştır.
Aynı tanım Hukuk Genel Kurulu’nun 10.09.2025 tarihli, E. 2024/7, K. 2025/498 sayılı güncel kararında da tekrarlanmıştır: mal rejimi, eşlerin tabi oldukları rejim süresince edindikleri mallar üzerindeki hakları, birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı sorumlulukları ile rejim sona erdiğinde bu malların paylaştırılması yönündeki kurallar bütününü ifade etmektedir.
Rejimin temel mantığı şudur: evlilik boyunca emekle elde edilen malvarlığı, hangi eşin adına kayıtlı olursa olsun, boşanmada eşit paylaşılır. Miras ya da bağış yoluyla gelen mallar ise paylaşıma girmez. Bu ikili ayrım rejimin bütün yapısını belirler.
Hangi Dönemde Hangi Rejim Uygulanır?
Eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmemişse, evlilik tarihinden 1 Ocak 2002’ye kadar 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerlidir. 1 Ocak 2002’den mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve TMK m. 202 gereğince yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Bu ilke Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2022 tarihli, E. 2021/5553, K. 2022/931 sayılı kararında ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin çok sayıda ilamında tekrarlanmıştır (25.11.2013, E. 2013/19027, K. 2013/17510; 12.01.2015, E. 2013/16635, K. 2015/207; 27.06.2011, E. 2010/6048, K. 2011/3774; 19.09.2013, E. 2013/827, K. 2013/12674).
2002 öncesi evliliklerde hesap ikiye bölünür
Evlilik 2002’den önce yapılmışsa iki ayrı dönem söz konusudur ve her dönem kendi kuralına göre değerlendirilir. 2002’den önce edinilen mal bakımından mal ayrılığı rejimi geçerlidir; bu malda hak iddia eden eşin katkısını ispat etmesi gerekir. 2002’den sonra edinilen mal bakımından ise katılma alacağı doğar ve katkı ispatı aranmaz.
Uygulamada en çok tartışma yaratan nokta budur. Yirmi yıllık bir evlilikte 1998’de alınmış bir daire ile 2010’da alınmış bir daire tamamen farklı rejimlere tabidir. Tapu tarihi, ödeme takvimi ve kredinin hangi dönemde ödendiği bu ayrımda belirleyici olur.
Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı
TMK m. 218 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi, kişisel mallar ile edinilmiş malları birlikte kapsar. Tasfiye aşamasında öncelikle tasfiyeye konu malın hangi grupta yer aldığının belirlenmesi zorunludur. Hukuk Genel Kurulu’nun 10.09.2025 tarihli kararında bu zorunluluk açıkça ifade edilmiştir.
| Kategori | Dayanak | Kapsam | Paylaşıma girer mi? |
|---|---|---|---|
| Kişisel mallar | TMK m. 220 | Rejim başlangıcında var olan mallar; miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenler; manevi tazminat alacakları; kişisel kullanım eşyaları | Hayır |
| Edinilmiş mallar | TMK m. 219 | Çalışma karşılığı edinimler; sosyal güvenlik ödemeleri; çalışma gücü kaybı tazminatları | Evet |
| Kişisel malların gelirleri | TMK m. 219/4 | Kira geliri, faiz, temettü | Evet — edinilmiş mal sayılır |
| Kişisel malın yerine geçen değer | TMK m. 220/4 | Kişisel mal satılıp alınan yeni mal | Hayır — kişisel mal kalır |
Kişisel mallar
TMK m. 220/2’ye göre mal rejiminin başlangıcından eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel maldır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2020 tarihli, E. 2017/3636, K. 2020/278 sayılı ilamında bu tanım aynen aktarılmıştır.
Rejim başlangıcında var olan şirket hissesi de kişisel mal sayılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2012 tarihli, E. 2012/7144, K. 2012/11257 sayılı kararı bu yöndedir.
Kişisel malın geliri edinilmiş maldır
Bu kural uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. TMK m. 219/4 uyarınca kişisel malların gelirleri edinilmiş mal olarak kabul edilir. Yani miras kalan dairenin kendisi paylaşıma girmez ama o daireden elde edilen kira geliri girer.
Aynı mantık şirket hisseleri için de geçerlidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2012 tarihli kararında, kişisel mal niteliğindeki şirket hissesine karşılık elde edilen temettülerin edinilmiş mal sayılacağı belirtilmiştir. Hisse kişisel kalır, kâr payı paylaşıma girer.
Mülkiyet şartı
Bir eşin edinilmiş malından söz edebilmek için kural olarak o eşin malın mülkiyet hakkına sahip olması gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2022 tarihli kararında bu şart vurgulanmış ve eşin malvarlığında olmayan malların o eşin uhdesinde sayılarak edinilmiş mal olarak dikkate alınmasının hukuk tekniği açısından doğru olmadığı belirtilmiştir.
Bunun tersi de geçerlidir. Bir eş adına kayıtlı görünse dahi, malın başkası tarafından alınıp kişisel mal niteliğinde kaldığı ve evlilik birliğinde katkı sağlanmadığı kanıtlanırsa o mal tasfiyeye dahil edilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2023 tarihli, E. 2022/9623, K. 2023/5466 sayılı kararı bu sonuca varmıştır.
İspat Kuralları ve Karineler
TMK m. 222 üç kural getirir: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür; eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır; bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir.
Bu kurallar Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2019 tarihli, E. 2017/14988, K. 2019/4756 ve 15.03.2021 tarihli, E. 2021/294, K. 2021/2269 sayılı kararlarında aynen tekrarlanmıştır.
Üçüncü kural, katılma alacağı talep eden eş açısından belirleyici bir avantaj sağlar. Malın edinilmiş mal olduğunu ispat yükü talep edende değil, o malın kişisel mal olduğunu iddia eden eştedir. Karine edinilmiş mal lehinedir.
Eşler arasındaki katkı ispatı
Evlilik birliği karşılıklı güven esasına dayandığından, bir eşin diğer eşe ait bir mala yaptığı katkıyı belgelendirmesi ya da kayıt altına alması beklenemez. Hukuk Genel Kurulu’nun 30.04.2014 tarihli, E. 2014/48, K. 2014/554 sayılı ilamında bu değerlendirme yapılmış ve eşler arasındaki bu tür katkıların her türlü delille kanıtlanabileceği kabul edilmiştir.
Delil serbestisi tanık beyanını, banka kayıtlarını, mesajlaşmaları ve fatura kayıtlarını kapsar. Ancak katkı ispatının önem taşıdığı alan esasen 2002 öncesi dönemdir; edinilmiş mallara katılma rejiminde katkı ispatı aranmaz.
Rejimin Sona Ermesi ve Değerleme Anı
TMK m. 228/1 uyarınca eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır. Hukuk Genel Kurulu’nun 30.04.2014 tarihli kararında bu kural aktarılmıştır. Karşıt anlamı gereğince, rejimin sona ermesinden sonra edinilen mallar tasfiyeye dahil edilemez.
Boşanma hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır. Bu, uygulamada kritik bir tarihtir: dava tarihinden sonra alınan mal paylaşıma girmez, dava tarihinde mevcut olan mal ise girer.
Hangi tarihteki değer esas alınır?
Burada iki ayrı tarih birlikte işler ve karıştırılmaması gerekir. Artık değere katılma alacağı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır. Ölçüt TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1’den çıkarılır.
Bu ilke Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2019, 15.03.2021 ve 12.01.2015 tarihli kararlarında tekrarlanmıştır. Pratik sonucu şudur: 2015’te alınmış bir daire için 2015’teki durum (metrekare, kat, nitelik) dikkate alınır, fakat karar tarihindeki güncel piyasa değeri üzerinden hesap yapılır. Enflasyon ve değer artışı böylece alacaklı eşe yansır.
Tasfiye anından sonra satışa çıkarılan menkullerde ise satışa çıkarıldığı tarihteki değer ve bilirkişice güncellenmiş rayiç hesaba esas alınabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, E. 2023/9213, K. 2024/2422 sayılı kararı bu yöndedir.
Tasfiye: Artık Değer ve Katılma Alacağı Hesabı
Mal rejiminin sona ermesiyle eşlerin talep edebileceği iki alacak doğar: değer artış payı alacağı (TMK m. 227) ve artık değere katılma alacağı (TMK m. 231). Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2022 tarihli kararında bu ikili yapı ortaya konmuştur.
Katılma alacağı için katkı şartı yoktur
Katılma alacağı kanundan doğan bir haktır. Bu hakkı talep eden eşin gelirinin olması veya malvarlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunması gerekmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2019, 15.03.2021 ve 12.01.2015 tarihli kararlarında bu ilke aynı ifadelerle tekrarlanmıştır.
Bu, ev içi emeğin karşılığını hukuken güvence altına alan düzenlemedir. Hiç çalışmamış, geliri hiç olmamış bir eş de evlilik boyunca edinilen malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.
Hesap formülü
Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1).
Bu formül Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2019, 24.06.2014 ve 04.04.2013 tarihli kararlarında aynen yer alır.
Sayısal örnek
Eşler 2010’da evlenmiş, 2026’da boşanma davası açılmıştır. Dava tarihinde koca adına kayıtlı, evlilik içinde alınmış bir daire bulunmaktadır; karar tarihindeki rayiç değeri 6.000.000 TL, üzerindeki konut kredisi borcu 1.000.000 TL’dir. Koca ayrıca babasından miras kalan bir dükkâna sahiptir; bu kişisel maldır, ancak dükkândan evlilik boyunca elde edilen ve dava tarihinde mevcut olan 400.000 TL kira birikimi edinilmiş maldır.
Kocanın edinilmiş malları: 6.000.000 + 400.000 = 6.400.000 TL. Borç düşülür: 6.400.000 − 1.000.000 = 5.400.000 TL artık değer. Kadının katılma alacağı bunun yarısı, yani 2.700.000 TL’dir.
Kadın adına kayıtlı edinilmiş mal da varsa aynı hesap onun için yapılır ve iki alacak denkleştirilir. Kadının artık değeri 1.000.000 TL olsaydı, kocanın ondan 500.000 TL alacağı doğar ve karşılıklı mahsupla net ödeme 2.200.000 TL olurdu.
Bu hesap dosyanın kendi verilerine göre değişir; malın niteliği, borcun hangi mala ilişkin olduğu ve değerleme tarihi sonucu doğrudan etkiler. Kredi taksitleri, kefalet ve benzeri yükümlülüklerin hangi mal kesimini yükümlendirdiğini boşanmada borçların paylaşımı yazısında ayrıntılı ele aldım.
Tasfiye hesabı, malların hangi gruba girdiğine ve değerleme tarihine göre önemli ölçüde değişir. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Değer artış payı
Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağı belirlenir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2014 tarihli, E. 2014/5161, K. 2014/13288 sayılı kararı bu yöndedir.
Katkı payı alacağına yasal faiz uygulanır; faiz, katkı payı alacağı bakımından dava tarihinden, ıslah yapılmışsa ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinden işler. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2012 tarihli kararında bu esas belirlenmiştir.
Eklenecek Değerler ve Üçüncü Kişilere Başvuru
TMK m. 229’a göre eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2024 tarihli, E. 2024/1810, K. 2024/3556 sayılı ilamı bu hükmü aktarır.
Bu düzenleme, boşanma öncesinde malvarlığını yakınlara devrederek katılma alacağından kaçınma girişimlerine karşı işler. Mantığı, miras hukukundaki muvazaalı devir tartışmasına benzer; muris muvazaası yoluyla mirastan mal kaçırma yazısındaki ispat yaklaşımı bu alanda da yol gösterici olur.
Ekleme hesabi bir işlemdir
TMK m. 229 uyarınca yapılan ekleme malın fiziken geri alınmasını sağlamaz; bu işlem hesabi bir işlem niteliğindedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 20.05.2013 tarihli, E. 2012/11057, K. 2013/7419 sayılı kararında bu nitelik belirlenmiştir. Devredilen daire tapuda geri dönmez, yalnızca hesaba katılır.
Bunun üç sonucu vardır:
- TMK m. 229 hükmü, TMK m. 241’den bağımsız uygulanamaz.
- Borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamıyorsa, eksik kalan miktar oranında üçüncü kişilerden talep imkânı doğar.
- Bu talep ayni değil şahsi hak niteliğindedir. Anılan kararda “istenen şey, alacak niteliğinde bir şahsi haktır; ayni hakkın istenmesi olanaksız görülmektedir” denilmiştir.
Dava öncesinde satılan mallar
Boşanma davasından önce satılan mallarda, satış bedelinin mevcut olduğu veya bu bedelle ikame bir mal alındığı ispatlanamazsa o mal tasfiye hesabına dahil edilemez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2017 tarihli, E. 2015/18090, K. 2017/8991 sayılı kararı bu sonuca varmıştır.
Bu, TMK m. 229 ile birlikte okunmalıdır: satış karşılıksız bir kazandırma değilse ve bedel ortadan kaybolmuşsa, hesaba katılabilmesi için katılma alacağını azaltma kastının ortaya konması gerekir.
Zina ve Hayata Kast Hâlinde Payın Azaltılması
TMK m. 236/2, hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltma veya tamamen kaldırma yetkisi verir. Ancak bu yetki her boşanma sebebinde kullanılamaz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2011 tarihli, E. 2010/6048, K. 2011/3774 sayılı ilamında sınır açıkça çizilmiştir: bu yetki ancak boşanmanın zina ve/veya hayata kast nedenlerinden dolayı açılması ve boşanmaya bu sebeple hükmedilmesi hâlinde uygulanabilir.
Yani şiddetli geçimsizlik, hakaret, terk gibi sebeplerle boşanmada kusur ne kadar ağır olursa olsun katılma alacağı azaltılamaz. Boşanma davasının hangi sebebe dayandırıldığı bu nedenle mal rejimi tasfiyesini de etkiler; boşanma davası sürecinde sebep seçiminin sonuçları bu bakımdan ayrıca değerlendirilmelidir. Kusur dağılımının ve terditli talep sıralamasının genel sebep bakımından nasıl kurulduğunu evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazısında inceledim.
Evlilik İçinde Elde Edilen Gelirlerin Harcanması
Evlilik birliği sürerken eşlerin elde ettiği gelirlerin birliğin devamı amacıyla aile içinde harcandığı kabul edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12.06.2024 tarihli, E. 2023/1869, K. 2024/1976 sayılı ilamında gerekçe şöyle kurulmuştur: evlilik birliği devam ederken elde edilen gelirin, birliğin devamı için hayatın olağan akışı gereği davacı eşin muvafakatiyle aile içinde harcandığının kabulü gerekir.
Bu nedenle boşanma dava tarihinden önceki döneme ilişkin gelir kaybı talepleri dinlenmez. “Eşim yıllarca maaşını harcadı, bunların yarısını istiyorum” biçimindeki talepler bu karine karşısında sonuç doğurmaz. Tasfiyeye giren, harcanmış gelir değil, dava tarihinde mevcut olan malvarlığıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü ve Feragat
Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer’i niteliğinde değildir ve boşanma kararı kural olarak malvarlığının tasfiyesini içermez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2013 tarihli, E. 2013/827, K. 2013/12674 sayılı ilamı bu ayrımı ortaya koyar.
Protokolde mal rejiminin tasfiye edildiğinin kabul edilebilmesi için tarafların düzenlemeyi duraksamaya yer vermeyecek şekilde, tek tek ve ismen sayarak açıkça belirlemiş olmaları gerekir. Aynı kararda bu ölçüt getirilmiştir.
Feragatin geçerli olabilmesi için ise somutlaştırılmış bir hakla ilgili, kayıtsız ve şartsız, herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek biçimde açık olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2022 tarihli, E. 2021/5553, K. 2022/931 sayılı kararında bu şart aranmıştır.
Pratik sonuç şudur: protokoldeki “taraflar birbirlerinden mal talebinde bulunmayacaklardır” gibi genel bir cümle, katılma alacağından feragat sayılmayabilir. Eşler tasfiyeyi anlaşmalı boşanma protokolüyle yapabilecekleri gibi, haklarını zamanaşımı süresi içinde sonradan dava yoluyla da kullanabilirler; Hukuk Genel Kurulu’nun 10.09.2025 tarihli kararında bu imkân teyit edilmiştir. Anlaşmalı boşanmanın şartları ve süreci ayrı bir yazıda ele alınmıştır; protokol metninin bu bakımdan nasıl kurulacağı orada da önem taşır.
Dava Usulü, Süreler ve Görev
Katılma alacağı davası aile mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme TMK m. 214 uyarınca boşanma davasında yetkili olan mahkeme, mal rejimi ölümle sona ermişse mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Dava, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılır ya da açılmışsa boşanmanın kesinleşmesi bekletici mesele yapılır. Kısmi kesinleşme, feragat ve kesinleşme şerhinin nasıl işlediğini boşanma kararının kesinleşmesi yazısında ayrıca inceledim; tasfiye davasının zamanlaması buna bağlıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | 4787 sayılı Kanun m. 4 |
| Yetkili mahkeme | Boşanmada yetkili mahkeme; ölümde son yerleşim yeri | TMK m. 214 |
| Zamanaşımı | Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl | TMK m. 5, TBK m. 146 |
| Rejimin sona erme anı | Boşanma davasının açıldığı tarih | TMK m. 225/2 |
| Harç | Nispi (talep edilen alacak üzerinden) | 492 sayılı Kanun m. 16 |
| Davaların birleştirilmesi | Bağlantı hâlinde mümkün | HMK m. 166 |
Davaların birleştirilmesinde 2026 değişikliği
Mal rejiminin tasfiyesine ve alacak taleplerine ilişkin davalar arasında bağlantı bulunduğunda HMK m. 166 uyarınca birleştirme kararı verilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 17.05.2018 tarihli, E. 2016/2477, K. 2018/12878 sayılı kararı bu ölçütü aktarır.
16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle (RG 31.07.2026) HMK m. 166’nın birinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. Bu, birleştirme kararlarının sonradan tartışmaya açılmasını sınırlayan bir düzenlemedir ve derdest dosyalarda usul stratejisini etkiler.
50 Soruda Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Uygulamada edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiyesi konusunda en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.
Rejimin kapsamı
1. Edinilmiş mallara katılma rejimi nedir?
Eşlerin evlilik boyunca emek karşılığı edindikleri malların, boşanmada artık değerin yarısı oranında paylaşılmasını öngören yasal mal rejimidir. TMK m. 218 ve devamında düzenlenir.
2. Bu rejim ne zaman yürürlüğe girdi?
1 Ocak 2002’de. Bu tarihten önce, sözleşme yoksa 743 sayılı Kanun m. 170 uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerliydi.
3. Evliliğim 2002’den önce, hangi rejim uygulanır?
İki dönem ayrı ayrı değerlendirilir: evlilik tarihinden 01.01.2002’ye kadar mal ayrılığı, o tarihten rejimin sona erdiği ana kadar edinilmiş mallara katılma rejimi.
4. Sözleşmeyle başka bir rejim seçebilir miyiz?
Evet. TMK eşlere mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı arasında seçim imkânı tanır. Seçim noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır.
5. Rejim ne zaman sona erer?
Boşanmada davanın açıldığı tarih itibarıyla (TMK m. 225/2). Ayrıca ölüm, evliliğin iptali veya başka bir mal rejiminin kabulüyle de sona erer.
6. Dava tarihinden sonra aldığım mal paylaşıma girer mi?
Hayır. TMK m. 228/1 uyarınca mallar rejimin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır; sonrasında edinilen mallar tasfiyeye dahil edilmez.
Edinilmiş mal ve kişisel mal
7. Hangi mallar edinilmiş mal sayılır?
Çalışmanın karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler, çalışma gücü kaybı tazminatları ve kişisel malların gelirleri (TMK m. 219).
8. Hangi mallar kişisel mal sayılır?
Rejim başlangıcında eşe ait olan mallar, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenler, manevi tazminat alacakları ve kişisel kullanım eşyaları (TMK m. 220).
9. Miras kalan daire paylaşıma girer mi?
Hayır. TMK m. 220/2 uyarınca miras yoluyla edinilen malvarlığı değerleri kişisel maldır ve tasfiyeye dahil edilmez.
10. Miras kalan dairenin kirası paylaşıma girer mi?
Evet. TMK m. 219/4 uyarınca kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Daire kişisel kalır, kira geliri paylaşıma girer.
11. Evlenmeden önce aldığım ev paylaşıma girer mi?
Hayır, rejim başlangıcında var olan mal kişisel maldır. Ancak evlilik içinde ödenen kredi taksitleri için değer artış payı alacağı doğabilir.
12. Şirket hissem paylaşıma girer mi?
Rejim başlangıcında var olan hisse kişisel maldır (Yargıtay 8. HD, 27.11.2012). Buna karşılık hisseden elde edilen temettüler edinilmiş mal sayılır.
13. Kişisel malımı satıp yeni mal aldım, ne olur?
TMK m. 220/4 uyarınca kişisel malın yerine geçen değer de kişisel maldır. Ancak bu ikamenin belgeyle ortaya konması gerekir.
14. Düğünde takılan takılar kime aittir?
Ziynet eşyası kural olarak kadına ait kabul edilir ve kişisel mal niteliğindedir. Bu konu ayrı bir başlıkta ayrıntılı değerlendirmeyi gerektirir.
15. Emekli ikramiyesi paylaşıma girer mi?
Sosyal güvenlik kurumlarının yaptığı ödemeler TMK m. 219 uyarınca edinilmiş mal sayılır. Rejim süresine isabet eden kısım tasfiyeye dahil edilir.
16. Manevi tazminat alacağı paylaşılır mı?
Hayır. TMK m. 220/3 uyarınca manevi tazminat alacakları kişisel maldır.
17. Mal benim adıma kayıtlı değilse hak iddia edebilir miyim?
Katılma alacağı ayni değil şahsi bir haktır; tapunun kimde olduğu değil, malın edinilmiş mal olup olmadığı belirleyicidir.
18. Eşimin adına kayıtlı ama parasını başkası ödediyse?
Yargıtay 2. HD 21.11.2023 tarihli kararına göre, malın başkası tarafından alınıp kişisel mal niteliğinde kaldığı kanıtlanırsa tasfiyeye dahil edilmez.
İspat
19. İspat yükü kimdedir?
TMK m. 222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür.
20. Hangi karine geçerlidir?
Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222/3). Karine katılma alacağı talep eden eşin lehinedir.
21. Kime ait olduğu belirlenemeyen mallar ne olur?
TMK m. 222/2 uyarınca eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
22. Katkımı nasıl ispatlarım?
Her türlü delille. Hukuk Genel Kurulu 30.04.2014 tarihli kararında, evlilik birliği güven esasına dayandığından katkının belgelenmesinin beklenemeyeceği belirtilmiştir.
23. Tanık dinletebilir miyim?
Evet. Eşler arasındaki katkı iddialarında delil serbestisi geçerlidir; tanık, banka kaydı, mesajlaşma ve fatura kullanılabilir.
Katılma alacağı
24. Katılma alacağı için çalışmış olmam gerekir mi?
Hayır. Yargıtay 8. HD kararlarına göre katılma alacağı kanundan doğar; talep eden eşin gelirinin olması veya katkıda bulunması gerekmez.
25. Hiç çalışmayan eş de alacak talep edebilir mi?
Evet. Ev içi emeğin karşılığı bu düzenlemeyle güvence altına alınmıştır; artık değerin yarısı üzerinde hak doğar.
26. Katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Edinilmiş malların toplam değerine eklenecek değerler ve denkleştirme eklenir, bu mallara ilişkin borçlar düşülür; kalan artık değerin yarısı diğer eşin alacağıdır (TMK m. 236/1).
27. Artık değer nedir?
Eklenecek değerler ve denkleştirme dahil edilerek bulunan edinilmiş mal toplamından, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan tutardır (TMK m. 231).
28. Borçlar hesaptan düşülür mü?
Evet, ancak yalnızca edinilmiş mallara ilişkin borçlar. Kişisel mala ilişkin borç edinilmiş mal grubundan düşülmez.
29. Artık değer eksi çıkarsa ne olur?
TMK m. 231/2 uyarınca eksi değer hesaba katılmaz; artık değer sıfır kabul edilir ve o eş bakımından katılma alacağı doğmaz.
30. Her iki eş için ayrı hesap yapılır mı?
Evet. Her eşin artık değeri ayrı hesaplanır, karşılıklı alacaklar denkleştirilir ve tek bir net ödeme belirlenir.
Değerleme
31. Malın hangi tarihteki değeri esas alınır?
Malın rejimin sona erdiği tarihteki durumuna göre, tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232, 235/1).
32. Enflasyon ve değer artışı kime yarar?
Alacaklı eşe. Karar tarihindeki güncel piyasa değeri üzerinden hesap yapıldığı için aradaki değer artışı hesaba yansır.
33. Dava sürerken mal satılırsa ne olur?
Yargıtay 2. HD 04.04.2024 tarihli kararına göre satışa çıkarıldığı tarihteki değer ve bilirkişice güncellenmiş rayiç hesaba esas alınabilir.
34. Değeri kim belirler?
Mahkemece atanan bilirkişi. Taşınmazlarda keşif yapılır, emsal satışlar ve resmî kayıtlar incelenir.
Değer artış payı
35. Değer artış payı nedir?
Bir eşin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde, o malda ortaya çıkan değer artışından katkısı oranında alacak hakkıdır (TMK m. 227).
36. Katılma alacağından farkı nedir?
Katılma alacağı edinilmiş mallar üzerinde ve katkı aranmaksızın doğar. Değer artış payı ise diğer eşin malına yapılan somut katkıya dayanır ve katkı ispatlanmalıdır.
37. Eşimin kişisel malına yaptığım katkı için ne isteyebilirim?
Değer artış payı alacağı. Kişisel mal paylaşıma girmez ama ona yapılan katkı karşılıksız kalmaz.
38. Değer artış payına faiz işler mi?
Evet, yasal faiz. Yargıtay 8. HD 27.11.2012 tarihli kararına göre dava tarihinden, ıslah varsa ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinden işler.
Mal kaçırma ve üçüncü kişiler
39. Eşim boşanmadan önce malları devretti, ne yapabilirim?
TMK m. 229 uyarınca rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler tasfiyeye dahil edilir.
40. Bir yıllık süre her devir için geçerli mi?
Hayır. Bir yıllık sınır karşılıksız kazandırmalar içindir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerde rejimin tüm süresi kapsanır.
41. Devredilen mal geri alınır mı?
Hayır. Yargıtay 8. HD 20.05.2013 tarihli kararına göre ekleme hesabi bir işlemdir; mal fiziken geri gelmez, yalnızca hesaba katılır.
42. Malı alan üçüncü kişiden talepte bulunabilir miyim?
Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamıyorsa TMK m. 241 uyarınca eksik kalan miktar oranında üçüncü kişilerden talep edilebilir. Bu, ayni değil şahsi bir haktır.
43. Dava öncesi satılan mal hesaba katılır mı?
Satış bedelinin mevcut olduğu veya bu bedelle ikame mal alındığı ispatlanamazsa katılmaz (Yargıtay 8. HD, 14.06.2017).
Kusur, protokol ve dava
44. Kusurlu eşin payı azaltılır mı?
Yalnızca boşanma zina veya hayata kast sebebine dayanıyor ve bu sebeple hükmedilmişse (TMK m. 236/2). Diğer kusur hâllerinde azaltma yapılamaz.
45. Şiddetli geçimsizlikte kusur payı etkiler mi?
Hayır. Yargıtay 8. HD 27.06.2011 tarihli kararına göre TMK m. 236/2 yalnızca zina ve hayata kast hâllerinde uygulanabilir.
46. Eşimin maaşını harcamasından pay isteyebilir miyim?
Hayır. Evlilik sürerken elde edilen gelirin birliğin devamı için aile içinde harcandığı kabul edilir (Yargıtay 3. HD, 12.06.2024). Dava öncesi gelir kaybı talepleri dinlenmez.
47. Anlaşmalı boşanma protokolü mal rejimini de bitirir mi?
Ancak düzenleme duraksamaya yer vermeyecek şekilde, mallar tek tek ve ismen sayılarak yapılmışsa. Genel ifadeler yeterli sayılmaz (Yargıtay 8. HD, 19.09.2013).
48. Protokolde feragat ettim, hakkım tamamen bitti mi?
Feragatin geçerliliği için somutlaştırılmış bir hakla ilgili, kayıtsız şartsız ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması gerekir (Yargıtay 2. HD, 07.02.2022).
49. Dava ne zamana kadar açılabilir?
Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde. Hukuk Genel Kurulu 10.09.2025 tarihli kararında bu imkân teyit edilmiştir.
50. Hangi mahkemede dava açılır?
Aile mahkemesinde. Yetkili mahkeme TMK m. 214 uyarınca boşanmada yetkili olan mahkeme, rejim ölümle sona ermişse mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Sonuç
Edinilmiş mallara katılma rejiminde sonucu belirleyen üç unsur öne çıkmaktadır: malın hangi gruba girdiği, hangi tarihte edinildiği ve değerlemenin hangi ana göre yapıldığı. Bu üçü doğru kurulmadan yapılan hesap, tutarı önemli ölçüde yanlış gösterir.
Uygulamada en sık gözden kaçan nokta kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal sayılmasıdır. Miras kalan taşınmazın kendisi paylaşıma girmezken, o taşınmazdan yıllarca elde edilen ve dava tarihinde mevcut olan kira birikimi girer. Aynı biçimde şirket hissesi kişisel kalırken temettü edinilmiş mal olur.
İkinci kritik nokta zamanlamadır. Rejim boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; bu tarihten sonraki edinimler hesap dışında kalır, öncesindeki devirler ise TMK m. 229 kapsamında hesaba dönebilir.
Mal rejimi tasfiyesi, evlilik birliğinin mali sonuçlarının yalnızca bir parçasıdır; nafaka, aile konutu ve eşlerin birbirine karşı sorumlulukları bu tabloyu tamamlar. Evlilik birliğinde eşlerin mali hak ve yükümlülükleri yazısında bütün çerçeve ele alınmıştır.
Zamanaşımı süresinin kaçırılması hakkın tamamen kaybedilmesine yol açar ve tasfiye hesabı her dosyanın kendi verilerine göre değişir. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.
Rejimin tasfiyesi bitip alacak icra takibine konduğunda, borçlu eşin devirlerine karşı muvazaa ve tasarrufun iptali yolları açılır. Bu iki talebi tek dilekçede birleştiren örneği boşanmadan sonra mal kaçırma sebebiyle terditli dava dilekçesi örneği yazısında paylaştım.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202 (Yasal mal rejimi)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 214 (Yetkili mahkeme)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 218-220 (Rejimin kapsamı, edinilmiş ve kişisel mallar)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 222 (İspat kuralları)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 225 (Rejimin sona ermesi)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 227 (Değer artış payı)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 228-230 (Malların ayrılması, eklenecek değerler, denkleştirme)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 231-232 (Artık değer ve değerleme)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 235-236 (Tasfiye ve katılma alacağı)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 241 (Üçüncü kişilere karşı dava)
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 10
- Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, m. 170 (Mal ayrılığı rejimi)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 166 (7589 sayılı Kanun m. 23 ile değişik, RG 31.07.2026)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4
- 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 16
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/805, K. 2022/123, T. 15.02.2022
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/48, K. 2014/554, T. 30.04.2014
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1810, K. 2024/3556, T. 16.05.2024
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9213, K. 2024/2422, T. 04.04.2024
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9623, K. 2023/5466, T. 21.11.2023
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6805, K. 2023/5801, T. 30.11.2023
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5553, K. 2022/931, T. 07.02.2022
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1869, K. 2024/1976, T. 12.06.2024
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3636, K. 2020/278, T. 23.01.2020
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/294, K. 2021/2269, T. 15.03.2021
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/14988, K. 2019/4756, T. 08.05.2019
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/20254, K. 2019/481, T. 17.01.2019
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/2477, K. 2018/12878, T. 17.05.2018
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/18090, K. 2017/8991, T. 14.06.2017
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5161, K. 2014/13288, T. 24.06.2014
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/16635, K. 2015/207, T. 12.01.2015
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/19027, K. 2013/17510, T. 25.11.2013
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/827, K. 2013/12674, T. 19.09.2013
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/11057, K. 2013/7419, T. 20.05.2013
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/7586, K. 2013/2873, T. 07.03.2013
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/12242, K. 2013/4971, T. 04.04.2013
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/7144, K. 2012/11257, T. 27.11.2012
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/6048, K. 2011/3774, T. 27.06.2011
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Zeytin, Zafer: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi, Ankara
- Şıpka, Şükran / Özdoğan, Ayça: Mal Rejimlerine ve Diğer Mal Varlığı Davalarına İlişkin Bilirkişi Raporları, İstanbul
- Kılıçoğlu, Ahmet: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Ankara
- Dural, Mustafa / Öğüz, Tufan / Gümüş, Mustafa Alper: Türk Özel Hukuku Cilt III – Aile Hukuku, İstanbul
- Acabey, Mehmet Beşir: Evlilik Birliğinde Yasal Mal Rejimi
- Gümüş, Mustafa Alper: Teoride ve Uygulamada Evliliğin Genel Hükümleri ve Mal Rejimleri
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her mal rejimi uyuşmazlığı kendi somut verileriyle değerlendirilir. Yazıda anılan yargı kararları karar tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilmelidir.
