Boşanma dosyalarında en çok yanlış bilinen konu, borçların paylaşımı konusudur; çünkü eşlerin çoğu evlilik süresince doğan her borcun otomatik olarak yarı yarıya bölüneceğini düşünür. Türk hukukunda böyle bir kural yok. Edinilmiş mallara katılma rejiminde borç, ilişkili olduğu mal kesimini yükümlendirir; hangi tarihte, hangi amaçla ve hangi malvarlığı için doğduğu belirleyicidir. Kredi taksitinin ödendiği tarih bile sonucu tamamen değiştirebilir.
Bu yazıda konut ve taşıt kredilerinin tasfiyedeki yeri, boşanma dava tarihinden sonraya sarkan taksitlerin akıbeti, kredi kartı ve aile ihtiyacı için çekilen kredilerdeki sorumluluk, ortak kredi ve kefalet, yabancı para borçlarındaki kur farkı, kredi hayat sigortası, aile konutu şerhi, takas imkânı ve mal ayrılığı rejimindeki fark ayrı ayrı inceleniyor. Sayısal bir tasfiye örneği de veriliyor.
Boşanmada borçların paylaşımı hangi kurala bağlıdır
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler arasında bir pasif ortaklık kurulmaz. Türk Medeni Kanunu m. 230 uyarınca her borç, ilişkin olduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Borcun kimin imzasıyla doğduğu değil, hangi malvarlığı için ve hangi dönemde doğduğu tasfiyenin yönünü belirler.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/4798, K. 2016/8618, T. 10.05.2016 kararında bu ilkeyi açıkça uygulamış; mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla kalan kredi borcunun, edinilmiş mal niteliğindeki aracın borcu olarak kabul edilip denkleştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yani borç, malın kimliğine yapışır.
Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: eşinizin adına çekilmiş bir taşıt kredisi, o taşıt edinilmiş mal ise tasfiyede sizin lehinize hesaplanan artık değeri azaltır. Aynı kredi, taşıt kişisel mal ise sizin alacağınızı hiç etkilemez, ama o maldan pay da alamazsınız. Rejimin mantığı, yükü ve kazancı aynı kesimde toplamaktır.
Rejimin genel işleyişini ve hangi malın hangi kesime girdiğini edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiyesi yazısında ayrıntılı olarak anlattım. Borç tartışması, o sınıflandırma doğru yapılmadan çözülemez.
Eşlerin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü ve TMK m. 186/3
Eşler, evlilik birliği devam ettiği sürece birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmak zorundadır. Türk Medeni Kanunu m. 186/3 bu yükümlülüğü düzenler ve boşanma davası açılmış olması yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Katılmama, kusur değerlendirmesinde ekonomik şiddet olarak nitelendirilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/367, K. 2022/1497, T. 10.11.2022 kararında, eşlerin boşanma aşamasında bile devam eden zorunlu giderlere güçleri oranında katılmak zorunda oldukları vurgulanmıştır. Aynı kararda hâkimin, talep aranmaksızın davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/469, K. 2024/151, T. 06.03.2024 kararı ise TMK m. 186/3 hükmünü doğrudan anarak, eşlerin güçleri oranında birliğin giderlerine katılmamalarının ekonomik şiddet olarak adlandırıldığını tespit etmiştir. Bu tespitin iki ayrı sonucu vardır: boşanma davasında kusur, tasfiye davasında ise geçim gideri niteliğindeki harcamaların iadesinin istenememesi.
Artık değer hesabında borcun yeri
Katılma alacağı, doğrudan malların yarısı değildir. Önce edinilmiş malların toplam değeri bulunur, bu mallara ilişkin borçlar düşülür, kalan artık değerin yarısı üzerinden alacak hesaplanır. Türk Medeni Kanunu m. 219, 229, 230, 231, 235 ve 236 birlikte uygulanır; borç bu zincirin ortasında yer alır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4228, K. 2012/12983, T. 24.12.2012 kararında tasfiyenin, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinden ve tarafların kazanılmış hakları gözetilerek hüküm kurmaktan ibaret olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/12692, K. 2013/9608, T. 20.06.2013 kararı da eklenecek değerler ve denkleştirmeden elde edilen miktarların hesaba dahil edileceğini, malın tasfiye tarihindeki değerinin esas alınacağını açıkça ifade etmiştir. Aynı kararda mal rejimi sona erdikten sonra yapılan ödemelerin mala ilişkin borç sayılarak denkleştirmeye tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5452, K. 2023/3913, T. 13.09.2023 kararında hesap somutlaştırılmıştır: taşınmaz değerinden davalının kişisel malvarlığı kesiminden yaptığı katkı ile boşanma dava tarihi itibarıyla mevcut borç bakiyesi mahsup edilerek artık değere ulaşılmıştır. Hesabın adımlarını katılma alacağı davası ve hesaplama yazısında rakamlarla gösterdim.
Evlilik içinde ödenen kredi taksitleri
Evlilik birliği içinde çekilen ve yine evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitleri edinilmiş mal niteliğindedir. Bu ödemelerle finanse edilen malın karşılığı, artık değer hesabına girer ve diğer eşin katılma alacağını doğurur. Kişisel mal iddiasında bulunan taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/340, K. 2024/948, T. 15.02.2024 kararında, evlilik birliği içerisinde çekilen ve yine evlilik birliği içerisinde ödenen kredi ödemelerinin edinilmiş mal kapsamında olduğu belirtilmiştir. Aynı kararda, gönderilen para ile taşınmazın alımı arasında uzunca bir süre geçmesi nedeniyle kişisel kaynak iddiasının usulünce ispatlanamadığı vurgulanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19664, K. 2015/6716, T. 24.03.2015 kararında da 48 ay taksitli konut kredisinin boşanma davasının açıldığı tarihten önce ödenerek kapatılması hâlinde, evlilik birliği içinde ödenen konut kredisinin edinilmiş mal niteliğinde olduğuna hükmedilmiştir. Aynı kararda sözleşmeyle başka rejim seçilmediğinden TMK m. 202 uyarınca yasal rejimin geçerli olduğu da tespit edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5686, K. 2015/12139, T. 01.06.2015 kararı, kredinin mal rejiminin devamı süresince ödenen miktarının belirlenip TMK m. 219 ve devamı uyarınca edinilmiş mal kabul edilerek tasfiyesinin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda rejim sona erdikten sonra üçüncü kişi tarafından yapılan toplu ödemenin, ödemeyi sağlayan eşin kişisel malı sayılacağı da kabul edilmiştir.
Boşanma dava tarihinden sonraya sarkan taksitler
Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Türk Medeni Kanunu m. 225/2 bu sonucu bağlar. Dava tarihinden sonra ödenen taksitler artık edinilmiş mal üretmez; ilgili malın borcu ya da ödemeyi yapan eşin kişisel borcu sayılır ve tasfiye dışında kalır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/3516, K. 2012/3770, T. 03.05.2012 kararında, boşanma davasının açılmasıyla rejimin sona erdiği ve tüketici kredi taksitlerinin bu tarihten sonraya sarktığı gözetilerek tarafların katılma alacaklarının ayrı ayrı hesaplanması gerektiği açıklanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4228, K. 2012/12983, T. 24.12.2012 kararı oranlama kuralını net biçimde koymuştur: boşanma dava tarihine kadar ödenen taksitlerin toplam taksit miktarına oranı artık değer olarak, kalan taksitlerin toplama oranı ise borçlu eşin kişisel malı ile ödenmesi gereken borç olarak kabul edilir.
Aynı kural taşıt ve taşınmaz yönünden ayrı ayrı tekrarlanmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16069, K. 2017/16615, T. 12.12.2017 kararı araçlar için, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/21451, K. 2017/15679, T. 28.11.2017 kararı taşınmazlar için, rejimin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemelerin dava konusu malın borcu kabul edilerek tasfiye yapılacağını belirtmiştir.
Oranlama yöntemi ve tasfiye tarihindeki sürüm değeri
Tasfiyede kullanılan değer, malın alım bedeli değil karara en yakın tarihteki sürüm değeridir. Türk Medeni Kanunu m. 235 bu esası koyar. Mal rejimi süresince yapılan ödemelerin, malın edinme tarihindeki toplam değerine oranı bulunur; bu oran rayiç değerle çarpılarak tasfiyeye konu değer belirlenir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/19050, K. 2017/9810, T. 04.07.2017 kararında yöntem adım adım gösterilmiştir. Mahkemenin yapacağı iş, mal rejiminin devamı süresince yapılan ödemelerin edinme tarihindeki tam değere oranını bulmak ve bu oranı tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpmaktır. Aynı kararda, evlilik öncesi edinilmiş olsa bile ödemelerin bir kısmı rejim süresince yapılmışsa malın davaya konu edilebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7667, K. 2023/5257, T. 08.11.2023 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9332, K. 2023/2706, T. 25.05.2023 kararlarında da tasfiye tarihinden sonra ödenen kredi taksitlerinin borçlu eşin kişisel malından ödenmiş sayıldığı, gerekli oranlama ve denkleştirmeler yapılarak katılma alacağının belirlendiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5452, K. 2023/3913, T. 13.09.2023 kararı ise 33 taksitin evlilik birliği içinde, kalan taksitlerin boşanma dava tarihinden sonra ödenmesi hâlinde bu iki dönem oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini söylemiştir.
Sayısal tasfiye örneği
Rakamla görmek, kuralı anlatmaktan daha etkilidir. Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır; taksit sayıları, oranlar ve değerler gerçek bir dosyaya ait değildir. Amaç, kredili bir konutta evlilik içi ödemelerin ve sonraya sarkan borcun katılma alacağını nasıl şekillendirdiğini göstermektir.
Eşlerden biri, evlilik sırasında 1.200.000 TL bedelle konut satın alıyor. Bedelin 300.000 TL’lik kısmı kendisine mirastan kalan paradan, yani kişisel mal kesiminden karşılanıyor. Kalan 900.000 TL için 120 ay vadeli konut kredisi kullanılıyor ve aylık taksit 12.000 TL olarak sabitleniyor. Toplam geri ödeme 1.440.000 TL.
Boşanma davası açıldığı tarihe kadar 78 taksit ödenmiş, 42 taksit ise sonraya sarkmış. Tasfiye tarihinde konutun sürüm değeri 4.800.000 TL olarak belirleniyor. Hesap şu şekilde ilerler.
| Hesap adımı | Rakam | Açıklama |
|---|---|---|
| Alım bedeli | 1.200.000 TL | Edinme tarihindeki toplam değer |
| Kişisel kaynaktan peşinat | 300.000 TL — %25 | Miras geliri; kişisel mal kesimi (TMK m. 220) |
| Kredi ile karşılanan kısım | 900.000 TL — %75 | 120 taksit, aylık 12.000 TL |
| Dava tarihine kadar ödenen | 78 taksit — 936.000 TL | Toplam geri ödemenin %65’i; edinilmiş mal |
| Sonraya sarkan taksitler | 42 taksit — 504.000 TL | Toplamın %35’i; malın borcu, kişisel maldan ödenir |
| Edinilmiş mal payı oranı | %75 × %65 = %48,75 | Kredinin evlilik içinde ödenen dilimi |
| Tasfiye tarihi sürüm değeri | 4.800.000 TL | Karara en yakın tarih (TMK m. 235) |
| Edinilmiş mal kesimine düşen değer | 2.340.000 TL | 4.800.000 × 0,4875 |
| Artık değer | 2.340.000 TL | Bu kesime ilişkin başka borç bulunmadığı varsayımıyla |
| Diğer eşin katılma alacağı | 1.170.000 TL | Artık değerin yarısı (TMK m. 236/1) |
Aynı örnekte, kişisel kaynaktan gelen 300.000 TL’lik peşinatın belgelenememesi hâlinde tablo tamamen değişir. Kişisel mal payı sıfırlanır, kredinin evlilik içinde ödenen oranı doğrudan %65 olur ve katılma alacağı 1.560.000 TL’ye çıkar. Aradaki 390.000 TL’lik fark, tek başına bir ispat meselesidir.
Bu hesap her dosyada aynı sonucu vermez; taksit tutarlarının değişkenliği, ara ödemeler, yeniden yapılandırma ve kısmi kapatmalar oranı kaydırır. Kendi dosyanızdaki rakamlarla nasıl bir tablo çıktığını görmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Aile ihtiyaçları için çekilen krediler
Evlilik süresince ailenin ihtiyaçları için çekilen krediler, edinilmiş mala ait borç gibi işlem görür. Boşanma sonrasına sarkan taksitlerden diğer eş de sorumlu tutulabilir. Kredinin tek eş adına çekilmiş olması bu sonucu değiştirmez; belirleyici olan paranın nereye harcandığıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4244, K. 2011/5212, T. 18.10.2011 kararında, çekilen kredilerden doğan borcun evlilik birliğinin ihtiyaçları için yüklenilen borç olduğu ve edinilmiş mallara ait borç gibi işleme tabi tutulması gerektiği belirtilmiş; boşanma dava tarihinden sonraya isabet eden ödenecek borcun yarısından diğer eş sorumlu tutulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/11, K. 2021/1362, T. 09.11.2021 kararında da aile birliğinin idamesi sırasında bankadan çekilen ve harcanan kredinin faiziyle birlikte hesaplanan tutarının taraflarca birlikte ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/672, K. 2023/1585, T. 04.04.2023 kararında ise aynı yaklaşım uygulanarak kredi tutarının yarısına hükmedilmiştir.
Kredi kartı borçları da bu mantıkla değerlendirilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4244, K. 2011/5212, T. 18.10.2011 kararında evlilik içinde yapılan kredi kartı borçlarının kural olarak aile birliği için yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Aksini iddia eden eş, harcamanın kişisel olduğunu ispatlamak zorundadır.
Genel geçim giderleri diğer eşten geri istenebilir mi
Market alışverişi, fatura, kira, çocuk masrafı gibi günlük geçim giderleri geri istenemez. Bunlar TMK m. 186/3 kapsamında zaten yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüğün ifasıdır. Eşler ekonomik güçleri ölçüsünde bu giderlere katılır ve boşanma sırasında birbirlerinden iade talep edemezler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/11, K. 2021/1362, T. 09.11.2021 kararında kredi borcuna ilişkin alacak kısmen kabul edilirken, evliliğin idamesi için zorunlu yapılan harcamalara ilişkin talep, tarafların ekonomik gelirleri ölçüsünde harcamalara ortak katılımı gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/672, K. 2023/1585, T. 04.04.2023 kararında da evin geçimine ilişkin harcamalar için yapılan alacak isteminin, ortak katılım nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir. Ayrım şöyle özetlenebilir: tüketilen gider iade edilmez, malvarlığı yaratan veya bakiyesi süren borç paylaşılır.
Ortak kredide ve kefalette borçların paylaşımı
Her iki eşin birlikte borçlu sıfatıyla imza attığı kredilerde banka açısından sorumluluk müteselsildir; banka alacağının tamamını dilediği eşten isteyebilir. İç ilişkide ise pay oranı, kredinin hangi mal kesimine hizmet ettiğine göre belirlenir ve fazla ödeyen eş rücu hakkı kazanır.
Dış ilişki ile iç ilişkiyi ayırmak zorunludur. Bankaya karşı eşit sorumluluk, eşler arasında da otomatik olarak yarı yarıya paylaşım anlamına gelmez. Kredi tek eşin kişisel malı olan bir taşınmazın borcunu kapatmak için kullanıldıysa, kefil ya da müşterek borçlu sıfatıyla ödeme yapan diğer eş ödediği tutarı denkleştirme ve rücu yoluyla talep edebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2179, K. 2019/4207, T. 07.05.2019 kararında, eşlerin evlilik birliği içinde satın aldıkları ve yarı yarıya hisseyle tapuya tescil ettikleri daire için ödedikleri paranın yarısından davalının sorumlu olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı belirtilmiş; her birinin ne kadar ödeme yaptığının belirlenerek alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Kefalet bakımından ise Türk Borçlar Kanunu m. 584 hükmü gündeme gelir: eşlerden birinin kefil olması, kural olarak diğerinin yazılı rızasına bağlıdır. Rıza alınmadan verilen kefaletin geçersizliği, boşanma sonrası ortaya çıkan borç tartışmalarında sık kullanılan bir savunmadır. Eşinizin borcundan hangi hâllerde sorumlu olduğunuzu eşimin borcundan sorumlu muyum yazısında ayrıntılandırdım.
Yabancı para kredisi ve kur farkının tasfiyeye etkisi
Döviz veya dövize endeksli kredilerde borcun nominal tutarı sabit kalsa da TL karşılığı değişir. Tasfiyede esas alınan an, mal rejiminin sona erdiği tarihteki bakiye ve tasfiye tarihindeki değerdir. Kur artışının yarattığı yük, borcun bağlı olduğu mal kesimine yüklenir.
Mantık şudur: borç hangi kesimi yükümlendiriyorsa, o borcun büyümesi de aynı kesimin artık değerini azaltır. Edinilmiş mal olan bir konutun döviz kredisi dava tarihine kadar kur farkıyla şişmişse, bu bakiye TMK m. 230 uyarınca o malın borcu olarak düşülür ve katılma alacağı doğal olarak azalır.
Dava tarihinden sonra oluşan kur farkı ise başka bir kategoridir. Rejim sona erdikten sonra ödeme yapan eş, artık kendi kişisel malından ödeme yapmaktadır; sonraki kur artışları diğer eşin alacağını etkilemez. Bu nedenle döviz kredili dosyalarda bilirkişiye verilecek talimatta, bakiyenin dava tarihindeki Merkez Bankası kuru üzerinden TL’ye çevrilmesi ayrıca istenmelidir.
Uygulamada kur farkının denkleştirme mi yoksa değer artış payı mı sayılacağı tartışmalıdır. Yargıtay’ın bu konuda yerleşik ve tek tip bir formülü bulunmuyor; hesap raporlarının çoğu, dava tarihindeki TL bakiyeyi esas alan yaklaşımı tercih ediyor.
Kredi hayat sigortası devreye girerse tasfiye nasıl yapılır
Konut ve ihtiyaç kredilerinde zorunlu ya da isteğe bağlı olarak yapılan hayat sigortası, sigortalı eşin ölümü veya sürekli iş göremezliği hâlinde kalan borcu kapatır. Bu durumda kredi, eşlerden hiçbirinin malvarlığından ödenmemiş olur ve tasfiye hesabında özel bir değerlendirme gerekir.
Sigorta bedeliyle kapanan bakiye, borçlu eşin kişisel katkısı sayılmaz. Poliçe primleri evlilik içinde edinilmiş gelirlerden ödenmişse, primler edinilmiş mal kesiminden çıkmış demektir; sigortanın sağladığı kazanım da aynı kesime yazılmalıdır. Primler kişisel maldan ödenmişse tablo tersine döner ve TMK m. 230 uyarınca denkleştirme gündeme gelir.
Boşanma davası sürerken eşlerden biri vefat ederse dava konusuz kalır ve mal rejimi ölüm tarihinde sona erer. Bu hâlde tasfiye, sağ kalan eş ile mirasçılar arasında yürür. Sigortanın kapattığı borç, malın üzerindeki yükü kaldırdığı için artık değeri yükseltir ve sağ kalan eşin katılma alacağı da buna paralel olarak artar.
Poliçenin lehtarının kim olarak gösterildiği ayrıca incelenmelidir. Lehtar banka ise ödeme doğrudan borca mahsup edilir; lehtar eş veya mirasçılar ise ödenen bedel TMK m. 228 kapsamında ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur.
Kredi borçlu aile konutunun devri ve TMK m. 194 şerhi
Aile konutu üzerinde ipotek bulunması, konutun malik olmayan eşin rızası olmadan devredilemeyeceği kuralını ortadan kaldırmaz. Türk Medeni Kanunu m. 194 uyarınca malik eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, üzerindeki hakları sınırlayamaz ve kira sözleşmesini feshedemez.
Tapuya konulan aile konutu şerhi, kredi borcunun kendisini etkilemez. Şerh, bankanın mevcut ipoteğini kaldırmaz ve kredi sözleşmesini sona erdirmez; yalnızca yeni bir devir veya yeni bir ipotek tesisini rızaya bağlar. Yani şerh borçtan kurtarmaz, taşınmazın elden çıkarılmasını engeller.
Boşanma sürecinde sık görülen senaryo şudur: kredi borcunu tek başına ödeyemeyen malik eş, konutu satıp borcu kapatmak ister. Şerh varsa satış diğer eşin rızasına bağlıdır. Rıza verilmez ve borç ödenmezse banka ipoteği paraya çevirir; bu kez her iki eş de taşınmazı kaybeder. Bu nedenle şerh tek başına bir çözüm değil, bir zaman kazanma aracıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6799, K. 2023/5802, T. 30.11.2023 kararında, kredi borcunu ödemekte zorlanan eşin taşınmazı satıp bedeli borçlara ayırdığı savunması incelenmiş; taşınmazın tasfiyeye tabi malvarlığı arasında bulunduğu kabul edilerek katılma alacağına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Şerhin nasıl konulduğunu aile konutu şerhi yazısında adım adım anlattım.
Katılma alacağı ile nafaka ve tazminat takas edilebilir mi
Katılma alacağı bir para alacağıdır ve kural olarak takasa elverişlidir. Türk Borçlar Kanunu m. 139 ve devamı takas şartlarını düzenler: karşılıklılık, aynı cinsten olma ve muacceliyet aranır. Ancak nafaka alacakları bakımından önemli bir sınır bulunur.
Türk Borçlar Kanunu m. 144 uyarınca, borçlunun rızası olmadıkça nafaka gibi alacaklıya ve ailesine zorunlu bakım sağlayan alacaklar takas edilemez. Yoksulluk ve iştirak nafakası bu nitelikte kabul edildiği için, katılma alacağı borçlusu eş, nafaka alacağını kendiliğinden mahsup edemez. Takas yalnızca nafaka alacaklısının açık kabulüyle mümkün olur.
Maddi ve manevi tazminat alacaklarında ise durum farklıdır. TMK m. 174 uyarınca hükmedilen tazminat, bakım amacı taşımayan bir para alacağı olduğundan, katılma alacağıyla takası kural olarak engellenmez. İki alacağın da muaccel hâle gelmiş olması yeterlidir.
Muacceliyet noktasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16459, K. 2022/2547, T. 15.02.2022 kararı yol göstericidir. Kararda mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin boşanma kararı ile muaccel hâle geldiği, kusurun ise tasfiye ve ziynet alacağı taleplerinde bir ehemmiyeti bulunmadığı belirtilmiştir. Takas savunması, cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.
Eş adına çekilen kredi ve ek karttan doğan borç
Bir eşin, diğerinin adına kredi çekmesi ya da ek kart kullandırması boşanma dosyalarında sık karşılaşılan bir tablodur. Borçlu sıfatı bankaya karşı kâğıt üzerinde kimin adına yazılmışsa ondadır; eşler arasındaki iç ilişkide ise paranın kim tarafından, nereye harcandığı esas alınır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19376, K. 2017/5086, T. 12.04.2017 kararında, evlilik birliği içinde davalı adına çekilen kredinin evlilik birliğinin ihtiyaçları için çekilip bu yönde kullanıldığının kabulü gerektiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Karine, ailenin yararınadır.
Aynı kararda pratik bir uyarı da yer alır: boşanma tarihinden sonra karşı tarafın hesabına kredi ödemesi açıklamasıyla para gönderildiği, ancak kredinin kim adına çekildiği ve borcun kime ait olduğu belirtilmediği gibi herhangi bir ihtirazi kayıt da konulmadığı tespit edilmiştir. İhtirazi kayıt düşülmeden yapılan ödemeler sonradan geri istenirken ciddi ispat sorunu yaratır.
Ek kart bakımından kart hamili asıl karttan sorumludur; ek kart kullanıcısının harcamaları da asıl hamilin borcudur. Ancak harcamalar aile ihtiyacı dışında, kişisel amaçla yapılmışsa asıl hamil eş, ödediği tutarı denkleştirme yoluyla talep edebilir. Her ödemeye açıklama yazmak ve ihtirazi kayıt düşmek, bu talebin ispatını doğrudan kolaylaştırır.
Eşimin borcu yüzünden bana haciz gelir mi
Kural olarak hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde TMK m. 224 uyarınca her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla sorumludur; alacaklı, borçlu olmayan eşin malvarlığına haciz koyduramaz. İstisnalar birlikte borçlu olma, kefalet ve evlilik birliğinin temsiline dayanan işlemlerle sınırlıdır. Ev eşyasında ise ayrı bir karine işler.
Mal rejimi bir sorumluluk rejimi değildir. TMK m. 218 ve devamındaki hükümler, eşlerin malvarlıklarının evlilik sona erdiğinde nasıl tasfiye edileceğini düzenler; üçüncü kişilere karşı borçtan kimin sorumlu olacağını değil. Bir eşin bankaya, esnafa ya da vergi dairesine olan borcu için başlatılan takipte icra dairesi yalnızca borçlu sıfatı taşıyan eşin maaşına, banka hesabına, taşınmazına ve aracına haciz uygulayabilir. Diğer eşin adına kayıtlı taşınmaz ya da hesap, takip dosyasında borçlu görünmediği sürece hacze konu olmaz.
İstisnalar dar ve bellidir. Kredi sözleşmesini müşterek borçlu sıfatıyla imzalayan eş kendi borcundan sorumlu hâle gelir. Kefalette ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 584 uyarınca eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rıza alınmışsa kefil eş bütün malvarlığıyla sorumludur. TMK m. 188 uyarınca eşlerden her biri, ortak yaşamın devam ettiği sürece ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder; TMK m. 189 ise birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşlerin üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olacağını düzenler. Market, doğalgaz, elektrik ve benzeri olağan aile giderlerinden doğan borçta bu yüzden iki eşe birden gidilebilir. Temsil yetkisinin kaldırılması ya da sınırlanması TMK m. 190 uyarınca hâkimden istenebilir.
Asıl sürtüşme haciz mahallinde çıkar. İcra memuru borçlu eşin adresinde bulunan taşınırları, kime ait olduğuna bakmaksızın haczedebilir. Buna karşı iki koruma vardır. Birincisi İİK m. 82 uyarınca borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli olan ev eşyasının haczedilememesidir. İkincisi istihkak yoludur: eşyanın kendisine ait olduğunu ileri süren eş, İİK m. 96 ve devamı uyarınca haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunur. İspat aracı fatura, garanti belgesi, kredi kartı ekstresi ve teslim kaydıdır. Belge yoksa TMK m. 222 devreye girer: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür, hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise m. 222/2 uyarınca eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır. Paylı mülkiyet, malın yarısının borçlu eşe ait olması sonucunu doğurduğundan haczi tümüyle kaldırmaz.
Boşanmadan sonra tablo değişir. Tasfiye sonucunda hüküm altına alınan katılma alacağı, borçlu eşin üçüncü kişideki para alacağı niteliğinde olduğundan onun alacaklıları tarafından İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesiyle haczedilebilir; alacaklı eşin eline geçmesi beklenen tutar bu yolla azalabilir. Nafaka alacağı ise farklı bir rejime tabidir. İİK m. 83, kısmen haczedilebilecek kalemleri sayarken yalnızca ilama dayanmayan nafakalara yer verir; mahkeme ilamına dayanan nafaka alacağı bu sayımın dışındadır. Nafaka alacaklarının imtiyazlı konumu İİK m. 206 kapsamında da korunur.
Boşanmadan sonra ortaya çıkan gizli borç
Boşanma kesinleştikten sonra bir eşin haberi olmadığı senet, kefalet, vergi borcu veya kredi bakiyesi ortaya çıkabilir. Bu borç mal rejiminin devamı sırasında doğmuşsa tasfiye hesabına dahil edilmesi gerekir; sorun, tasfiye davasının çoktan sonuçlanmış olması hâlinde yaşanır.
Henüz tasfiye davası açılmamışsa çözüm basittir: borç, ilgili mal kesimine yüklenerek hesaba girer. TMK m. 231 uyarınca artık değer, edinilmiş malların değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak bulunur; sonradan öğrenilen borç da bu kalemin içindedir. Talep, dava sürerken ıslah yoluyla genişletilebilir.
Dava kesin hükümle sonuçlanmışsa mesele zorlaşır. Kesin hüküm, aynı taraflar arasında aynı sebeple yeniden dava açılmasını engeller. Borcun diğer eşin bilerek gizlediği, hatta muvazaalı biçimde yarattığı bir borç olduğu iddia ediliyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375 kapsamında yargılamanın yenilenmesi yolu, üçüncü kişiyle iş birliği varsa muvazaa ve tasarrufun iptali davaları gündeme gelir.
Alacak talebi bakımından TMK m. 178 uyarınca boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Gizli borç iddiasında bu süre hızla tükenebilir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir. Mal kaçırma senaryolarında hangi davanın açılacağını boşanmada mal kaçırma hangi dava açılır yazısında karşılaştırdım.
Mal ayrılığı rejiminde borçların paylaşımı
Eşler noterde veya evlenme sırasında sözleşmeyle mal ayrılığı rejimini seçmişse tablo kökten değişir. Türk Medeni Kanunu m. 242 uyarınca her eş kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini korur; kural olarak kendi borçlarından yalnız kendisi sorumludur ve katılma alacağı doğmaz.
Mal ayrılığında artık değer, denkleştirme ve katılma alacağı kavramları uygulanmaz. Bir eşin diğerinin malına yaptığı katkı, ancak TMK m. 243 kapsamındaki katkı payı ya da genel hükümlere dayanan alacak talebiyle karşılık bulur. Kredi taksitlerinin evlilik içinde ya da sonrasında ödenmiş olması, mal ayrılığında tasfiye açısından belirleyici olmaktan çıkar.
Buna karşılık TMK m. 186/3 kapsamındaki birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü mal ayrılığında da devam eder. Aile ihtiyacı için çekilen kredide diğer eşin katkısı, rejim türünden bağımsız olarak talep edilebilir; dayanak bu kez tasfiye değil, genel hükümlerdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19664, K. 2015/6716, T. 24.03.2015 kararı, sözleşmeyle başka rejim seçilmediği için TMK m. 202 gereğince yasal rejimin uygulanacağını belirtir. Yani sözleşme yoksa mal ayrılığı iddiası dinlenmez. Sözleşmenin şekli ve zamanlaması için mal rejimi sözleşmesi nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.
Görevli mahkeme ve usul
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları aile mahkemesinde görülür. Ancak her borç talebi tasfiye kapsamında değildir; genel hükümlere dayanan alacaklar için görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik kararıyla zaman kaybına yol açar.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/1959, K. 2016/6711, T. 13.04.2016 kararında, mal rejiminin tasfiyesi kapsamı dışında kalan kredi borcu taleplerinin Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde genel mahkemelerde görülmesi gerektiği, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4 uyarınca aile mahkemesinin görevi kapsamında bulunmadığı belirtilmiştir.
Şirket borçlarında ise sınır daha da nettir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/326, K. 2018/628, T. 20.06.2018 kararında, eşlerin her birinin adına kurulmuş ayrı şahıs şirketleri bulunduğu ve her birinin kendi şirketi nezdinde sorumluluğunun olduğu tespit edilmiştir.
Muacceliyet bakımından Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16459, K. 2022/2547, T. 15.02.2022 kararı, evlilik sözleşmesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve tasfiyesinin ancak boşanma kararıyla mümkün olduğunu belirtir. Tasfiye talepleri boşanma kararıyla muaccel hâle gelir.
İçtihat birliğinin bulunmadığı noktalar
Borç tartışmalarının bir kısmında yerleşik ve tek tip bir uygulama bulunmuyor. Bilirkişi raporları arasındaki farklar da çoğu zaman buradan doğuyor. Dosyanızda karşılaşabileceğiniz belirsizlikleri baştan bilmek, beklenti yönetimi açısından yararlıdır.
Birinci tartışmalı alan, kredi ödemelerinde oranlamanın anapara üzerinden mi yoksa faiz dahil toplam geri ödeme üzerinden mi yapılacağıdır. Kararlarda her iki yaklaşımın izleri görülür; toplam geri ödeme esas alındığında borçlu eşin payı büyür.
İkinci alan, yabancı para kredilerindeki kur farkının hangi kesime yazılacağıdır. Üçüncüsü, kredi hayat sigortasıyla kapanan borcun kişisel katkı sayılıp sayılmayacağıdır. Dördüncüsü, aile ihtiyacı için çekildiği kabul edilen kredinin sonraya sarkan taksitlerinde diğer eşin sorumluluğunun yarısını aşıp aşamayacağıdır.
Beşinci ve en pratik tartışma, dava tarihinden sonra tek başına ödeme yapan eşin bu ödemeleri hangi dava türüyle isteyeceğidir. Kimi kararlar denkleştirme, kimileri genel hükümlere dayalı rücu yolunu işaret eder. Bu belirsizlik, dava dilekçesinin terditli kurulmasını gerektirir.
İspat yükü ve toplanması gereken belgeler
Borç tartışmalarının kaderini belge belirler. Kişisel kaynak iddiasında bulunan eş bunu ispatlamak zorundadır; ispat edilemeyen her kalem edinilmiş mal karinesine tabi olur. Türk Medeni Kanunu m. 222 uyarınca bir malın kime ait olduğu ispat edilemiyorsa paylı mülkiyet kabul edilir.
Toplanması gereken belgeler şunlardır: kredi sözleşmesi ve ödeme planı, hesap hareketleri, tapu ve trafik tescil kayıtları, kredi kartı ekstreleri, banka dekontları, satış sözleşmeleri ve varsa miras ilamı. Ödeme planı, hangi taksitin hangi tarihte ödendiğini gösterdiği için oranlamanın belkemiğidir.
Üçüncü kişiden alındığı ileri sürülen borçlarda ispat çıtası yüksektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6799, K. 2023/5802, T. 30.11.2023 kararında, iş yeri sahiplerinden alındığı iddia edilen borcun tanık beyanına göre aynı dönem içinde geri ödendiği tespit edilmiş ve taşınmazın tasfiyeye tabi olduğu kabul edilmiştir.
Ziynet eşyasının borç ödemesinde kullanıldığı iddiaları da sık görülür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/374, K. 2022/106, T. 10.02.2022 kararında ziynetlerin evlilik birliğinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve borçları ödemek için kullanıldığı, bir daha istenmemek üzere verildiğine ya da hibe edildiğine dair iddia ve ispatın bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Borç türlerine göre özet tablo
Aşağıdaki tablo, boşanma dosyalarında en sık karşılaşılan borç kalemlerinin tasfiyedeki karşılığını özetler. Her satır, borcun niteliği ile tasfiyedeki akıbetini yan yana getirir. Tablo bir yol haritasıdır; dosyaya özgü deliller sonucu değiştirebilir.
| Borç türü | Mal rejimindeki niteliği | Tasfiyedeki akıbeti |
|---|---|---|
| Konut veya taşıt kredisi | Bağlı olduğu mal kesimini yükümlendirir (TMK m. 230) | Sürüm değerinden bakiye düşülür, artık değer paylaşılır |
| Evlilik içinde ödenen taksitler | Edinilmiş mal (TMK m. 219) | Artık değer hesabına girer, katılma alacağı doğurur |
| Dava tarihinden sonraki taksitler | Malın borcu veya borçlu eşin kişisel borcu | Tasfiye dışında kalır, ödeyen eşin kişisel malından sayılır |
| Aile ihtiyacı için çekilen kredi | Edinilmiş mala ait borç gibi işlem görür | Sonraya sarkan bakiyenin yarısından diğer eş sorumlu tutulabilir |
| Evlilik içi kredi kartı borcu | Kural olarak aile birliği için yapılmış sayılır | Aksi ispatlanamazsa birliğin borcu olarak dikkate alınır |
| Genel geçim giderleri | TMK m. 186/3 kapsamında katılma yükümlülüğü | Diğer eşten geri istenemez, talep reddedilir |
| Kişisel mala ilişkin borç | Kişisel mal kesimini yükümlendirir (TMK m. 220) | Katılma alacağını etkilemez, ödeyen eş üstlenir |
| Şahıs şirketi borçları | Şirketin ve sahibinin kendi borcudur | Her eş kendi şirketi nezdindeki borçtan bizzat sorumludur |
| Üçüncü kişiden alınan borç iddiası | Varlığı ve kullanım amacı ispatlanmalıdır | İspat edilemezse tasfiyeden düşülmez |
52 Soruda boşanmada borçların paylaşımı
Aşağıdaki sorular, borç ve kredi başlığında en sık yöneltilen konuları kapsıyor. Cevaplar kısa tutuldu ve mümkün olduğunca ilgili kanun maddesine bağlandı. Her dosyanın kendine özgü verileri bulunduğu için bu yanıtlar genel çerçeveyi çizer, dosyanızın sonucunu tayin etmez.
1. Boşanınca eşimin bütün borçlarının yarısını ödemek zorunda mıyım?
Hayır, böyle bir kural yok. TMK m. 230 uyarınca her borç ilişkin olduğu mal kesimini yükümlendirir; kişisel borçtan diğer eş sorumlu tutulmaz.
2. Kredi benim adıma çekildi, eşim de sorumlu olur mu?
Bankaya karşı yalnız siz borçlusunuz. Kredi aile ihtiyacı için kullanılmışsa iç ilişkide diğer eşten katkı istenebilir; dayanak TMK m. 186/3 ve tasfiye hükümleridir.
3. Mal rejimi hangi tarihte sona erer?
Boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. TMK m. 225/2 bu sonucu bağlar ve karar tarihi değil dava tarihi esas alınır.
4. Dava tarihinden sonra ödediğim taksitleri geri alabilir miyim?
Bu ödemeler kişisel malınızdan yapılmış sayılır ve tasfiyede aleyhinize sonuç doğurmaz. Ödeme başkasının malı için yapıldıysa denkleştirme veya rücu talebi gündeme gelir.
5. Evlilik içinde ödenen konut kredisi taksitleri ne sayılır?
Edinilmiş mal sayılır. TMK m. 219 kapsamında artık değer hesabına girer ve diğer eşin katılma alacağını doğurur.
6. Katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar düşülür, kalan artık değerin yarısı alınır. Dayanak TMK m. 231 ve 236/1 hükümleridir.
7. Tasfiyede malın hangi tarihteki değeri esas alınır?
Karara en yakın tarihteki sürüm değeri esas alınır. TMK m. 235 bu esası düzenler; alım bedeli tek başına belirleyici değildir.
8. Kredi kartı borçları ortak sayılır mı?
Evlilik içinde yapılan kredi kartı harcamaları kural olarak aile birliği için yapılmış kabul edilir. Kişisel harcama iddiasında bulunan taraf bunu ispatlamak zorundadır.
9. Market ve fatura giderlerini eşimden isteyebilir miyim?
Hayır. Bunlar TMK m. 186/3 kapsamında zaten yerine getirilmesi gereken katılma yükümlülüğüdür ve iadesi istenemez.
10. Eşim birliğin giderlerine hiç katılmadı, bu ne işe yarar?
Kusur değerlendirmesinde kullanılır ve ekonomik şiddet olarak nitelendirilebilir. Boşanma davasında tazminat taleplerini güçlendirir.
11. Aile ihtiyacı için çekilen kredinin kalan taksitleri kime ait?
Boşanma sonrasına sarkan taksitlerin yarısından diğer eş sorumlu tutulabilir. Bu, edinilmiş mala ait borç gibi işlem gören bir kalemdir.
12. Ortak kredide bankaya karşı sorumluluğumuz nasıl?
Her iki eş de borçluysa sorumluluk müteselsildir; banka tamamını dilediğinden isteyebilir. Fazla ödeyen eş diğerine rücu edebilir.
13. Eşimin kredisine kefil oldum, boşanınca kefaletim düşer mi?
Boşanma kefaleti kendiliğinden sona erdirmez. Kefalet sözleşmesi devam eder; kurtulmak için alacaklıyla anlaşmak gerekir.
14. Eşimin rızası olmadan verdiği kefalet geçerli mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 584 uyarınca evli kişinin kefil olması kural olarak diğer eşin yazılı rızasına bağlıdır. Rıza yoksa kefalet geçersiz sayılabilir.
15. Döviz kredisindeki kur farkını kim üstlenir?
Kur farkı, borcun bağlı olduğu mal kesimini yükümlendirir. Dava tarihine kadar oluşan artış o kesimin artık değerini azaltır.
16. Dava tarihinden sonraki kur artışı katılma alacağımı etkiler mi?
Hayır. Mal rejimi TMK m. 225/2 uyarınca dava tarihinde sona erdiği için sonraki kur hareketleri hesaba yansımaz.
17. Bilirkişiden döviz kredisi için ne istemeliyim?
Bakiyenin dava tarihindeki resmi kur üzerinden TL’ye çevrilmesini ve dönemsel ödeme dökümünü açıkça talep edin. Bu talep dilekçeye yazılmalıdır.
18. Kredi hayat sigortası borcu kapatırsa ne olur?
Kalan borç eşlerin malvarlığından ödenmemiş olur. Primlerin hangi kesimden ödendiğine göre TMK m. 230 uyarınca denkleştirme yapılır.
19. Poliçenin lehtarı bankaysa fark eder mi?
Evet. Lehtar banka ise ödeme doğrudan borca mahsup edilir; lehtar eş veya mirasçı ise bedel ayrı bir malvarlığı kalemi olarak değerlendirilir.
20. Dava sürerken eşim vefat ederse ne olur?
Boşanma davası konusuz kalır ve mal rejimi ölüm tarihinde sona erer. Tasfiye, sağ kalan eş ile mirasçılar arasında yürütülür.
21. Aile konutu şerhi kredi borcunu siler mi?
Hayır. TMK m. 194 kapsamındaki şerh yalnızca devri ve yeni ipotek tesisini rızaya bağlar, mevcut ipoteği ve borcu ortadan kaldırmaz.
22. Kredili aile konutu eşimin rızası olmadan satılabilir mi?
Satılamaz. Malik eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez; ipotek bulunması bu kuralı değiştirmez.
23. Şerh varken banka ipoteği paraya çevirebilir mi?
Şerhten önce kurulmuş ipotek için evet. Şerh, bankanın mevcut takip hakkını engellemez; yalnızca yeni tasarrufları sınırlar.
24. Katılma alacağımı nafaka borcumla takas edebilir miyim?
Nafaka alacaklısının rızası olmadıkça edemezsiniz. Türk Borçlar Kanunu m. 144 zorunlu bakım sağlayan alacaklarda takası borçlunun rızasına bağlar.
25. Tazminat alacağıyla takas mümkün mü?
TMK m. 174 uyarınca hükmedilen maddi ve manevi tazminat bakım amacı taşımadığından takasa kural olarak elverişlidir. İki alacağın da muaccel olması aranır.
26. Katılma alacağı ne zaman muaccel olur?
Boşanma kararının kesinleşmesiyle muaccel hâle gelir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16459, K. 2022/2547, T. 15.02.2022 kararı bu yöndedir.
27. Kusur durumu tasfiyeyi etkiler mi?
Etkilemez. Aynı kararda, tasfiyeden kaynaklanan alacak ile ziynet ve eşya taleplerinde kimin daha kusurlu olduğunun bir ehemmiyeti bulunmadığı belirtilmiştir.
28. Eşim benim adıma kredi çekti, ne yapmalıyım?
İmza sizin değilse sahtecilik iddiasıyla menfi tespit davası açılabilir. İmza sizinse kredinin nereye harcandığını gösteren belgeleri toplayın.
29. Ek karttan yapılan harcamalardan kim sorumlu?
Bankaya karşı asıl kart hamili sorumludur. Harcama aile ihtiyacı dışında kişisel amaçla yapılmışsa iç ilişkide denkleştirme talep edilebilir.
30. Boşanmadan sonra eşimin hesabına yaptığım kredi ödemesini geri isteyebilir miyim?
İhtirazi kayıt düşülmemişse ispat çok zorlaşır. Ödemenin hangi krediye ve kimin borcuna ait olduğunu açıklamaya yazmak gerekir.
31. Boşanmadan sonra ortaya çıkan gizli borç hesaba katılır mı?
Borç rejim süresince doğmuşsa tasfiye hesabına girer. Dava henüz sonuçlanmamışsa talep ıslah yoluyla genişletilebilir.
32. Tasfiye davası bitmişse gizli borç için ne yapılır?
Kesin hüküm engeli devreye girer. Gizleme ve hile iddiası varsa HMK m. 375 kapsamında yargılamanın yenilenmesi yolu değerlendirilir.
33. Muvazaalı borç yaratıldığını düşünüyorum, hangi dava açılır?
Üçüncü kişiyle iş birliği varsa muvazaa nedeniyle iptal ve tasarrufun iptali davaları gündeme gelir. Alacaklı sıfatının ispatı ön koşuldur.
34. Boşanmadan doğan dava haklarında süre ne kadar?
TMK m. 178 uyarınca boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı uygulanır. Süre kaçırılırsa talep dinlenmez.
35. Mal ayrılığı seçmişsek borçlar nasıl paylaşılır?
Katılma alacağı doğmaz. TMK m. 242 uyarınca her eş kendi borcundan sorumludur; katkı talepleri genel hükümlere ve TMK m. 243’e dayanır.
36. Mal ayrılığında aile ihtiyacı kredisi ne olur?
Birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü TMK m. 186/3 uyarınca devam eder. Katkı talebi genel hükümlere göre ileri sürülür.
37. Sözleşme yapmadıysak hangi rejim uygulanır?
Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır. TMK m. 202 sözleşmeyle başka rejim seçilmedikçe bu rejimin geçerli olduğunu belirtir.
38. Evlilikten önce alınan ama evlilikte ödenen ev tasfiyeye girer mi?
Girer. Ödemelerin bir kısmı rejim süresince yapılmışsa oranlama yöntemiyle tasfiyeye konu değer belirlenir.
39. Oranlama nasıl yapılır?
Rejim süresince yapılan ödemelerin malın edinme tarihindeki toplam değerine oranı bulunur, bu oran tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılır.
40. Kredi taksitini eşimin ailesi ödediyse ne olur?
Ödemeyi sağlayan eşin kişisel malı sayılabilir. Kaynağın belgelenmesi ve bağış iradesinin bulunmadığının ortaya konması gerekir.
41. Paylı mülkiyetle alınan evde borç nasıl bölünür?
Her eşin kendi hissesi için ne kadar ödeme yaptığı belirlenir. Fazla ödeme yapan eş, diğerinden farkı alacak olarak talep edebilir.
42. Eşimin şirket borçlarından sorumlu olur muyum?
Kural olarak hayır. Şahıs şirketi borcu, şirketin ve sahibinin borcudur; kefalet ya da ortaklık yoksa diğer eş sorumlu tutulmaz.
43. Tasfiye davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde açılır. Genel hükümlere dayanan ve tasfiye kapsamı dışında kalan alacaklar için asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
44. Görevsizlik kararı verilirse dava düşer mi?
Düşmez. Süresinde başvuru yapılırsa dosya görevli mahkemeye gönderilir ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilir.
45. Bir malın kime ait olduğu ispat edilemezse ne olur?
TMK m. 222 uyarınca paylı mülkiyet kabul edilir. Bu nedenle tapu ve banka kayıtlarının eksiksiz toplanması gerekir.
46. Ziynet eşyasıyla kredi ödendiyse geri istenebilir mi?
Bağışlandığı ispatlanamadıkça istenebilir. Ziynetlerin ortak ihtiyaç ve borç ödemesinde kullanıldığı tespiti bu talebi destekler.
47. Hangi belgeleri toplamam gerekir?
Kredi sözleşmesi, ödeme planı, hesap hareketleri, tapu ve trafik kayıtları, kart ekstreleri ve dekontlar temel belgelerdir. Ödeme planı oranlamanın belkemiğidir.
48. Kredinin yeniden yapılandırılması hesabı değiştirir mi?
Değiştirir. Vade ve taksit tutarı değiştiği için dönemsel oranlar yeniden hesaplanır; yapılandırma sözleşmesi dosyaya sunulmalıdır.
49. Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
Rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK m. 281 uyarınca itiraz edilir. İtirazın hangi hesap kalemine yönelik olduğu somut biçimde yazılmalıdır.
50. Anlaşmalı boşanmada borç paylaşımı protokole yazılabilir mi?
Yazılabilir ve hâkim onayıyla bağlayıcı olur. Ancak protokol yalnızca eşler arasında hüküm doğurur; bankanın alacak hakkını etkilemez.
51. Eşimin kredi borcu için benim maaşıma haciz gelir mi?
Kredi sözleşmesinde borçlu ya da kefil değilseniz gelmez. TMK m. 224 uyarınca her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla sorumludur; takip yalnızca borçlu sıfatı taşıyan eşe yöneltilir.
52. Haciz sırasında evdeki eşyanın bana ait olduğunu nasıl ispatlarım?
Fatura, garanti belgesi, kart ekstresi ve teslim kaydıyla. İİK m. 96 ve devamı uyarınca istihkak iddiası, haczin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmelidir.
Sonuç
Borç meselesi, boşanma dosyalarının en teknik başlığıdır. Kural basittir ama uygulaması ayrıntı ister: her borç ilişkin olduğu mal kesimini yükümlendirir, boşanma dava tarihi taksitleri ikiye böler, tasfiyede malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri esas alınır. Bu üç cümle, dosyaların büyük kısmını açıklar.
Uygulamada sonucu belirleyen şey hukuki bilgi kadar belgedir. Ödeme planı, dekont, ekstre ve tapu kaydı olmadan hiçbir oranlama yapılamaz. Kişisel kaynak iddiasında bulunan eş bunu ispatlayamazsa edinilmiş mal karinesi işler ve hesap tamamen değişir. Ziynet, üçüncü kişiden alınan borç ve aile içi transferler bakımından ispat çıtası özellikle yüksektir.
Kur farkı, kredi hayat sigortası ve dava tarihinden sonraki ödemelerin iadesi gibi başlıklarda içtihat henüz tam olarak oturmuş değil. Bu alanlarda dava dilekçesinin terditli kurulması ve bilirkişiye verilecek talimatın açık yazılması, sonucu doğrudan etkiler. Dosyanızdaki kredi ve borç kalemlerinin tasfiyede nasıl konumlanacağını değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Aşağıda yazıda dayanılan mevzuat hükümleri, yargı kararları ile konuya ilişkin doktrin çalışmaları toplu olarak listelenmiştir. Kararlar daire, esas, karar numarası ve tarihiyle birlikte verilmiştir; okuyucunun asıl metinlere ulaşarak kendi dosyasıyla karşılaştırma yapması amaçlanmıştır.
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 186, 194, 202, 219, 220, 222, 225, 228, 229, 230, 231, 235, 236, 242, 243, 174, 178.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139, 144, 584.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281, 375.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4.
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/367, K. 2022/1497, T. 10.11.2022.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/469, K. 2024/151, T. 06.03.2024.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/11, K. 2021/1362, T. 09.11.2021.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/374, K. 2022/106, T. 10.02.2022.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/340, K. 2024/948, T. 15.02.2024.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5452, K. 2023/3913, T. 13.09.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7667, K. 2023/5257, T. 08.11.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9332, K. 2023/2706, T. 25.05.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/672, K. 2023/1585, T. 04.04.2023.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6799, K. 2023/5802, T. 30.11.2023.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19376, K. 2017/5086, T. 12.04.2017.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2179, K. 2019/4207, T. 07.05.2019.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16459, K. 2022/2547, T. 15.02.2022.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/4798, K. 2016/8618, T. 10.05.2016.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/1959, K. 2016/6711, T. 13.04.2016.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4228, K. 2012/12983, T. 24.12.2012.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/12692, K. 2013/9608, T. 20.06.2013.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19664, K. 2015/6716, T. 24.03.2015.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5686, K. 2015/12139, T. 01.06.2015.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/3516, K. 2012/3770, T. 03.05.2012.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16069, K. 2017/16615, T. 12.12.2017.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/21451, K. 2017/15679, T. 28.11.2017.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/19050, K. 2017/9810, T. 04.07.2017.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4244, K. 2011/5212, T. 18.10.2011.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/326, K. 2018/628, T. 20.06.2018.
Doktrin ve akademik kaynaklar
Bilge Öztan, Aile Hukuku.
Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III: Aile Hukuku.
Şükran Şıpka, Ahmet Cemal Ruhi, Evlilik Birliğinde Yasal Mal Rejimi.
Ömer Uğur Gençcan, Mal Rejimleri Hukuku.
Ahmet Kılıçoğlu, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
