Skip to main content

Evlilik Birliğinde Eşlerin Mali Hak ve Yükümlülükleri

Çoğu insan evlilikteki mali hakların ancak boşanma masasında konuşulacak bir konu olduğunu düşünür. Oysa bu hakların büyük kısmı nikâh masasında doğar ve evlilik sürdüğü müddetçe her gün işler. Eşinizin faturaları ödememesi, gelirini eve getirmemesi ya da ortak konutu haberiniz olmadan satmaya kalkması — bunların hepsinin, boşanmayı hiç gündeme getirmeden başvurabileceğiniz hukuki karşılıkları var.

İÇİNDEKİLER

Bu rehber iki ayrı katmanı birbirinden ayırarak ilerliyor. Birincisi, evlilik devam ederken geçerli olan yükümlülükler: giderlere katılma, çocukların masraflarını üstlenme, birliği temsil ederken doğan borçlardan sorumluluk. İkincisi, evlilik sona erdiğinde devreye giren haklar: mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, nafaka ve tazminat. İki katman farklı kurallara tabi ve pratikte sıkça karıştırılıyor.

Yazının sonunda kendi durumunuzu bu çerçeveye oturtabilecek, hangi talebin hangi kanun maddesine dayandığını bilerek yol alacaksınız.

Temel Çerçeve

Evlilik Birliği Hukuken Ne Anlama Gelir?

Evlilik Birliği — TMK m. 185Giderlere KatılmaTMK m. 186/3Güç oranında emekve malvarlığı ileÇocuk GiderleriTMK m. 185/2, 327Bakım, eğitim vekorunma masraflarıTemsil ve BorçTMK m. 188-190Sürekli ihtiyaçlardamüteselsil sorumlulukAile KonutuTMK m. 194Devir ve ipotekaçık rızaya bağlıHâkim MüdahalesiTMK m. 195-199Parasal katkı vekoruma önlemleriMal RejimiTMK m. 202, 218-241Tasfiyede katılmaalacağı
Evlilik birliğinde mali yükümlülükler altı ana başlıkta toplanır.

Evlilik birliği, eşler arasında karşılıklı hak ve yükümlülüklere dayanan bir hayat ortaklığıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi bu ortaklığın temel normunu koyar: evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur, eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür. Aynı madde eşlerin birlikte yaşama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma zorunluluğunu da düzenler.

Bu maddenin mimarisinde dikkat çeken bir simetri var. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.03.2022 tarihli kararında bunu şöyle formüle ediyor: eşler evlilik birliği süresince eşit haklara sahiptir ve bunun doğal sonucu olarak eşlerden biri için hak olan, diğer eş için yükümlülük oluşturur (HGK, E. 2019/107, K. 2022/318).

Formülün pratik anlamı şu: kanunda “kadın şunu ister, erkek şunu öder” biçiminde bir kurgu yok. Her yükümlülük iki eşe de aynı metinle yüklenmiş durumda. Kimin fiilen ödeyeceği, tarafların ekonomik gücüne göre somut olayda belirleniyor.

Birliğin kapsamı da dar tutulmuş değil. Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2025 tarihli kararında bu ortaklığın duygusal, ekonomik, sosyal, fiziksel ve görsel tüm birliktelikleri kapsadığı belirtiliyor (HGK, E. 2023/705, K. 2025/239). Ekonomik boyut, listenin süs unsuru değil; birliğin kurucu parçalarından biri.

“Aile reisi” dönemi kapandı. 4721 sayılı Kanun’un 2002’de yürürlüğe girmesiyle önceki kanunun aile reisliği modeli terk edildi ve yerine eşlerin yönetimde ve mali sorumlulukta tam eşitliği ilkesi geldi. Konutun seçimi de birliğin yönetimi de artık her iki eşe müştereken bırakılmış durumda (TMK m. 186/1-2).

Kişisel Yükümlülükler ile Mali Yükümlülükler Farkı

Evlilikten doğan yükümlülükleri ikiye ayırmak, hangi durumda ne talep edebileceğinizi anlamanın en pratik yolu.

Sadakat, birlikte yaşama, yardım ve özen — bunlar kişisel yükümlülükler. Bir eş bunları ihlal ettiğinde ortaya çıkan sonuç kusurdur; kusur da boşanma davasında tazminat ve nafaka taleplerini şekillendirir. Ama mahkemeden “eşim bana sadık kalsın” diye bir karar alamazsınız.

Giderlere katılma, birliği temsil, mal rejiminden doğan yükümlülükler ise mali kategoride. Bunların ihlali doğrudan icra edilebilir bir talep doğurur. Eşiniz kirayı ödemiyorsa mahkemeye gidip parasal katkının belirlenmesini isteyebilirsiniz — hem de evliliği bitirmeden.

Kişisel yükümlülükler Mali yükümlülükler
Örnekler Sadakat, birlikte yaşama, yardım ve özen Giderlere katılma, çocuk masrafları, birliği temsil, mal rejimi
Kanuni dayanak TMK m. 185 TMK m. 186/3, 188-190, 202 vd.
İhlalin sonucu Kusur; boşanmada tazminat ve nafakaya etki Doğrudan parasal talep, icra edilebilir alacak
Evlilik sürerken dava edilebilir mi? Aynen ifa istenemez Evet — TMK m. 195, 196

Bu Yükümlülükler Ne Zaman Başlar?

Nikâhın kıyıldığı an. Ayrı bir işlem, sözleşme veya bildirim gerekmez.

Aynı anda mal rejimi de kendiliğinden başlar. Eşler noterde farklı bir rejim seçmemişse, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi devreye girer ve evlilik boyunca kimin neyi edindiği bu rejimin kurallarına göre kayıt altına alınmış sayılır.

Birliğin Giderlerine Katılma

Giderlere Katılma Yükümlülüğü (TMK m. 186/3)

Eşler, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar. Kanunun tek cümlelik bu hükmü, evlilikteki mali dengenin merkezinde durur. İçindeki iki ifade özellikle önemli: güçleri oranında ve emek ve malvarlıkları ile.

“Güçleri oranında” ibaresi, eşit paylaşım anlamına gelmez. Yargıtay içtihadında bu nokta net: katılım mutlak bir matematiksel eşitlik üzerinden değil, eşlerin ekonomik kapasiteleri nispetinde gerçekleşir. Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarihli kararı, yükümlülüğün taraflar arasında eşitlik ilkesi gözetilerek yüklendiğini vurgulayarak m. 186/3’e atıf yapar (HGK, E. 2023/469, K. 2024/151).

Aradaki fark somut bir örnekte görünür hale gelir. Aylık geliri 90.000 TL olan bir eş ile 30.000 TL olan bir eşin bulunduğu evde, 40.000 TL’lik ortak gideri ikiye bölüp 20.000’er TL demek kanunun kurduğu denge değildir. Kapasiteler 3’e 1 oranındaysa katkı da bu orana yaklaşır. Somut oranı hâkim, tarafların gelirini, malvarlığını ve kazanma kapasitesini birlikte değerlendirerek belirler.

Ortak Giderler Tam Olarak Neleri Kapsar?

Yargıtay, birliğin idamesi için karşılanması gereken giderleri kararlarında tek tek saymıştır: kira parası, yakıt parası, elektrik, su ve telefon parası bu kapsamdadır (3. HD, E. 2014/7856, K. 2014/15055). Aynı daire, kocanın evin ortak giderlerine katılmak zorunda olduğunu farklı tarihli kararlarında tekrar etmiştir (3. HD, E. 2015/4077, K. 2015/11644; E. 2016/15370, K. 2017/4386).

Doktrin listeyi biraz daha geniş tutar. Barınma, beslenme, sağlık ve giyim gibi temel iaşe kalemlerinin yanı sıra ailenin sosyal ve kültürel seviyesine uygun eğitim, dinlenme ve sosyal faaliyet harcamaları da birlik gideri sayılır.

Peki sınır nerede? Burada dürüst cevap, kesin bir cevap olmadığıdır. Temel gıda ve barınma tartışmasız; ancak lüks bir tatil, özel kulüp üyeliği ya da bireysel sportif ve sanatsal harcamalar için hazır bir ölçüt yok. Ailenin ekonomik durumu belirleyici oluyor: yüksek gelirli bir ailede olağan sayılan bir harcama, başka bir ailede kişisel tercih kabul edilebiliyor.

Emek de Katkıdır — Ev İçi Emeğin Hukuki Değeri

Kanun, katkıyı yalnızca para olarak tanımlamaz. TMK m. 196/2’ye göre eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.

Bunun anlamı şudur: geliri olmayan eş, birliğin giderlerine katılmıyor sayılmaz. Ev işlerini üstlenen ve çocukların fiili bakımını yürüten eş, katkısını ayni olarak yapmaktadır. Karşılığında, nakit geliri olan diğer eş ailenin parasal ihtiyaçlarını üstlenmekle yükümlü hale gelir.

Uygulamada zorluk, bu emeğin nasıl fiyatlanacağında ortaya çıkıyor. Kanunda ev içi emeğin parasal karşılığını gösteren bir tarife yok. Emsal bir yardımcı personel ücreti mi esas alınmalı, yoksa emeğin aileye sağladığı refah artışı mı? Bu soru netleşmiş değil ve hâkimin takdir yetkisi belirleyici konumda.

Eşimin Kendi Geliri Var — Yine de Katkı İsteyebilir miyim?

Evet. Bir eşin maaşının bulunması, hatta gelirinin diğer eşten fazla olması, diğerini birliğin giderlerine katılma borcundan kurtarmaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu noktayı açıkça karara bağlamıştır: eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorunda olduğundan, kadının maaşının olması ya da gelirinin kocadan az veya çok olması tedbir nafakasına hükmedilmesine engel değildir (3. HD, E. 2015/4077, K. 2015/11644).

Karar, sıkça duyulan bir varsayımı ortadan kaldırıyor: “çalışıyorsan kendi masrafını karşılarsın” mantığı hukuken geçerli değil. Yükümlülük iki taraflıdır ve gelirin varlığı onu askıya almaz, yalnızca oranını etkiler.

Yükümlülük Eşin Şahsına Aittir

Türkiye’de sıkça karşılaşılan bir düzen var: genç çift, evin giderlerini bir tarafın ailesinden gelen destekle karşılıyor. Bu durum, destekten yararlanan eşin kendi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.10.2023 tarihli kararı meseleyi doğrudan ele alır: 4721 sayılı Kanun’da evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirme görevi evlilik akdinin taraflarına yüklenmiştir; ihtiyaçların eşin ailesi tarafından karşılanıyor olması erkeğin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve kadından bu duruma katlanmaya devam etmesi beklenemez (2. HD, E. 2023/2186, K. 2023/4902).

Yükümlülük şahsidir. Üçüncü kişilerin — anne, baba, kardeş — yaptığı yardım, eşin borcunu ifa etmiş sayılmasını sağlamaz.

Evlilik İçinde Rızayla Yapılan Harcamalar Geri İstenebilir mi?

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28.06.2021 tarihli kararında ifade edildiği üzere, taraflar evlilik birliği içerisinde güçleri oranında ve rızasıyla yaptığı harcamaları geri isteyemez (2. HD, E. 2021/3951, K. 2021/5319).

Buradaki ayrımı doğru kurmak önemli, çünkü boşanma aşamasında en çok kırılan beklentilerden biri bu. Evlilik boyunca ödediğiniz faturalar, market alışverişleri, tatil masrafları — bunlar birliğin giderlerine yaptığınız katkıdır ve geri talep edilemez. Buna karşılık, eşinizin adına kayıtlı bir taşınmazın alımına, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığınız katkı bambaşka bir hukuki zemine oturur ve mal rejiminin tasfiyesinde değer artış payı ya da katılma alacağı olarak talep edilebilir.

Kısa formül: günlük gider katkısı geri gelmez, malvarlığına katkı gelir. İkisini ayıran şey, harcamanın tüketilip tüketilmediğidir.

Çocukların Bakım ve Eğitim Giderleri

Ana ve Babanın Ortak Yükümlülüğü (TMK m. 185/2, m. 327)

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. TMK m. 327/1 bunu tek cümlede söyler. TMK m. 185/2 ise aynı yükümlülüğü evlilik birliğinin temel normu içine yerleştirir: eşler, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu hususu, çocukların bakım, eğitim ve gözetimine beraberce özen gösterme yükümlülüğü çerçevesinde teyit etmiştir (2. HD, E. 2022/1726, K. 2022/3306; E. 2023/2186, K. 2023/4902).

Sık yapılan bir karıştırma var, onu baştan ayıralım. Bu yükümlülük evlilik sürerken de vardır. İştirak nafakası ise boşanmadan sonra, çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan tarafın ödediği katkıdır. İkisi aynı ihtiyaca hizmet eder ama farklı dönemlere ve farklı maddelere aittir.

Evlilik devam ederken eşlerden biri çocuğun masraflarına katılmıyorsa, boşanma davası açmadan TMK m. 195 ve 196 uyarınca aile mahkemesine başvurulabilir. Hâkim, her bir ebeveynin yapacağı parasal katkıyı belirler.

Velayet meselesi de burada ayrı tutulmalı. Evlilik sürerken velayet zaten her iki eşe aittir; gider yükümlülüğü velayetten bağımsız olarak doğar. Boşanmadan sonra velayetin bir tarafa verilmesi, diğer tarafın masraf yükümlülüğünü sona erdirmez — yalnızca ödeme biçimini değiştirir.

Temsil, Borç Sorumluluğu ve Meslek Seçimi

Birliğin Temsili (TMK m. 188)

Evli bir kişi, ailenin ihtiyaçları için alışveriş yaparken yalnızca kendi adına değil, birlik adına da hareket eder. TMK m. 188’e göre eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsil eder.

Sürekli ihtiyaç kavramı, ailenin gündelik yaşamını sürdürmek için tekrarlanan harcamaları anlatır: market alışverişi, faturalar, çocuğun okul masrafları, ev için alınan olağan eşyalar. Bunlar için eşinizden ayrıca yetki almanıza gerek yoktur.

Ailenin bunun dışındaki ihtiyaçları farklı bir rejime tabidir. Bir eş, olağan sayılmayan işlemlerde birliği ancak iki durumda temsil edebilir: diğer eş veya hâkim tarafından yetkili kılınmışsa, ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunup diğer eşin rızası hastalık, başka bir yerde bulunma gibi sebeplerle alınamıyorsa.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşlerin birlikte yaşama, ortak konutu seçme, birliği yönetme, birliği temsil etme ve meslek veya iş seçimi konularında hak ve yükümlülük sahibi olduğunu kararlarında bir bütün olarak ele almıştır (HGK, E. 2020/367, K. 2022/1497; E. 2021/322, K. 2022/851).

Eşimin Borcundan Sorumlu muyum? (TMK m. 189)

Kısmen. Cevap, borcun hangi ihtiyaç için doğduğuna bağlı.

TMK m. 189’a göre birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur. Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını dilediği eşten isteyebilmesi demektir. Yani eşiniz ailenin sürekli ihtiyacı için borçlandıysa, alacaklı doğrudan size gelebilir ve siz tüm malvarlığınızla sorumlu olursunuz.

Yetki aşıldığında tablo değişir. Temsil yetkisini aşan eş kural olarak kişisel olarak sorumludur. Ancak yetki aşımı üçüncü kişilerce anlaşılamayacak nitelikteyse müteselsil sorumluluk sürer — kanun burada iyiniyetli alacaklıyı koruma tarafında durur.

Borç türü Diğer eş sorumlu mu?
Kira, elektrik, su, doğalgaz, telefon Evet — sürekli ihtiyaç
Market alışverişi, çocuğun okul ve sağlık masrafı Evet
Ev için alınan olağan mobilya, beyaz eşya Kural olarak evet
Eşin şahsi tüketim kredisi, kredi kartı borcu Harcamanın aileye yönelik olup olmadığına göre değişir
Ticari kredi, şirket borcu, üçüncü kişiye kefalet Kural olarak hayır
Lüks tüketim, kumar, bireysel yatırım borçları Hayır

Aradaki sınır her zaman keskin değildir. Eşin çektiği bir ihtiyaç kredisi evin tadilatına harcanmışsa aile ihtiyacına, kendi işine sermaye yapılmışsa şahsi borca yaklaşır. Uyuşmazlıkta paranın nereye gittiğini gösteren banka kayıtları belirleyici olur.

Eşin Borçlanma Yetkisi Kaldırılabilir mi? (TMK m. 190)

Evet, ve bu çoğu kişinin varlığından haberdar olmadığı bir korumadır.

Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşarsa ya da bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa, hâkim diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. Sürekli borçlanan, ailenin kaynaklarını tüketen bir eşe karşı başvurulabilecek doğrudan bir yol.

Bir şartı var ve atlanması kararı işlevsiz bırakır: istemde bulunan eş, durumu üçüncü kişilere duyurduğu ölçüde temsil yetkisinin kaldırıldığını onlara karşı ileri sürebilir. Mahkeme kararını alıp bir kenara koymak yetmez; alacaklıların bilgilendirilmesi gerekir.

Meslek ve İş Seçimi (TMK m. 192)

Eşlerden hiçbiri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Kanun bu serbestiyi tanırken tek bir çerçeve koyar: seçimde ve işin yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur.

Bu çerçeve bir izin şartına dönüşmez. Eşiniz işinizi beğenmiyor diye onu değiştirmek zorunda değilsiniz. Ancak seçilen işin çalışma düzeni aile hayatını sürekli olarak zedeliyorsa, bu durum boşanma davasında kusur değerlendirmesine girebilir.

Eşler Arasındaki Hukuki İşlemler (TMK m. 193)

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri, diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Eşler birbirinden borç alabilir, birbirine kefil olabilir, mal satabilir, şirket kurabilir.

Bu serbestinin gölgeli tarafı, boşanma yaklaşırken ortaya çıkar. Malvarlığını tasfiyeden kaçırmak amacıyla yakınlara yapılan devirler, muvazaa iddiasıyla dava konusu edilir. Devrin gerçek bir satış mı yoksa görünürde bir işlem mi olduğu; bedelin fiilen ödenip ödenmediği, devrin zamanlaması ve alıcının ödeme gücü üzerinden değerlendirilir.

Aile Konutu

Hangi Ev Aile Konutu Sayılır? (TMK m. 194)

Aile konutu, eşlerin ve varsa çocuklarının ortak yaşamını sürdürdüğü, fiilen ve sürekli olarak oturulan konuttur. Tapuda kimin adına kayıtlı olduğu bu niteliği değiştirmez — koruma mülkiyetten bağımsızdır.

Belirleyici olan fiili durumdur. Ailenin yaşam merkezi orasıysa, ev kiralık da olsa, eşlerden yalnızca birinin adına da kayıtlı olsa aile konutudur. Yalnızca yaz aylarında kullanılan bir yazlık, kiraya verilmiş ikinci bir daire ya da işyeri bu kapsama girmez. Aile birden fazla evi dönüşümlü kullanıyorsa, yaşamın ağırlıklı olarak sürdürüldüğü yer esas alınır.

Aile Konutunun Sağladığı Koruma

TMK m. 194’ün getirdiği kısıtlama nettir: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Üç yasak eylem var — fesih, devir, hakları sınırlama. Sonuncusu çoğu zaman gözden kaçar: konutun ipotek verilmesi de bu kapsamdadır. Eşiniz evi satmasa bile, üzerine sizin haberiniz olmadan ipotek koyduramaz.

Rıza alınamıyorsa yol kapanmaz. Rızayı vermeyen eş haklı bir sebep göstermiyorsa, işlem yapmak isteyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Konur?

Aile Konutu Şerhi Nasıl Konur?1Belgeleri hazırlayınDilekçe, nüfus kaydı, muhtar2Tapuya başvurunTaşınmazın bağlı olduğu yere3Şerh işlenirAynı gün, harçsızŞerhten sonraMalik eş, diğerinin açık rızası olmadan konutu devredemez, ipotekettiremez, kira sözleşmesini feshedemez. Şerh yoksa iyiniyetliüçüncü kişinin iktisabı korunabilir — bu yüzden ertelemeyin.
Şerh başvurusu tapu müdürlüğüne yapılır ve harca tabi değildir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Tapu müdürlüklerinin uygulamada aradığı belgeler şunlardır:

  • Talep dilekçesi — tapu müdürlüğüne hitaben, taşınmazın ada, parsel ve pafta bilgileri belirtilerek yazılır ve imzalanır
  • Vukuatlı nüfus kayıt örneği — evlilik bağının resmen kurulduğunu gösterir, e-Devlet’ten alınabilir
  • Muhtarlıktan alınan belge — konutun aile konutu olduğunu, eşlerin orada birlikte oturduğunu gösterir; muhtarlığa başvuruyla aynı gün verilir
  • Yerleşim yeri belgesi — nüfus müdürlüğünden veya adres kayıt sisteminden
  • Kimlik aslı ve fotokopisi

Vekil aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletname zorunludur. Somut olayda taşınmaz bilgileri ile fiili kullanım arasında tereddüt doğarsa müdürlük ek belge isteyebilir; elektrik, su ve doğalgaz abonelik kayıtları bu tereddüdü gidermekte kullanılır.

Başvuru, taşınmazın bağlı olduğu tapu müdürlüğüne yapılır ve genellikle aynı gün sonuçlandırılır. Şerhin işlenmesi harca tabi değildir. Talep reddedilirse eksiklikler giderilerek yeniden başvurulabilir; eksiklik giderilemeyecek nitelikteyse aile mahkemesinde aile konutu şerhi davası açılması gerekir.

Şerh Konmadan Yapılan Devir Geçerli mi?

Şerhi ertelemeyin. Şerh konmadan yapılan bir devirde, durumu bilmeyen ve bilmesi de beklenemeyecek üçüncü kişinin iktisabı korunabilir. Bu gerçekleştiğinde elinizde kalan, taşınmazın kendisi değil eşinize karşı tazminat talebi olur. Şerh, tam da bu ihtimali kapatmak için vardır: tapuya işlendiği andan itibaren hiç kimse “bilmiyordum” diyemez.

Şerh konmadan yapılan devirlerde tapu iptal ve tescil davası açılabilir; ancak sonucu iyiniyet değerlendirmesine bağlı olduğundan, sonuç garantisi taşımayan ve masraflı bir yoldur.

Şerh Ne Zaman Kalkar?

Konutun aile konutu niteliğini yitirmesiyle. Boşanmanın kesinleşmesi, ailenin başka bir eve taşınması ya da eşlerin ortak talebi şerhin terkinine yol açar. Evlilik sürdüğü ve aile orada oturduğu sürece şerh kendiliğinden düşmez.

Kira ile Sağlanan Aile Konutu

Kira sözleşmesinde adı geçmeyen eş de korumadan yararlanır. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir.

Bunun iki sonucu vardır. Olumlu tarafı: sözleşmeye taraf olan eş artık tek başına sözleşmeyi feshedemez, ev sahibi de yalnızca ona yapacağı bildirimle süreci yürütemez. Diğer tarafı: taraf hâline gelen eş, kira borcundan diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Aile Konutu Şerhi ile İhtiyati Tedbir Farkı

Aile konutu şerhi İhtiyati tedbir
Dayanak TMK m. 194 HMK m. 389 vd. / TMK m. 199
Nereye başvurulur Tapu müdürlüğü Mahkeme
Şart Konutun aile konutu olması Hak kaybı tehlikesinin ortaya konması
Kapsam Yalnızca aile konutu Her türlü malvarlığı değeri
Süre Nitelik devam ettikçe Dava süresince
Teminat Gerekmez İstenebilir

Ev tek başına söz konusuysa şerh daha hızlı ve masrafsız yoldur. Eşin başka taşınmazları, araçları veya banka hesapları da riskteyse ihtiyati tedbir gerekir. İkisi birlikte de kullanılabilir.

Hâkim Müdahalesi ve Koruma Mekanizmaları

Hâkimin Müdahalesini İsteme (TMK m. 195)

Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler yerine getirilmediğinde ya da birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşüldüğünde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Hâkim önce uzlaştırmayı dener: eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, aralarında anlaşma sağlamaya çalışır ve eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Bu aşamadan sonuç alınamazsa kanunda öngörülen önlemlere geçer.

Bu yolun en önemli özelliği şudur: boşanma davası değildir. Evliliği sürdürmek isteyen ama mali düzeni işlemeyen bir çift için tasarlanmıştır.

Parasal Katkının Belirlenmesi (TMK m. 196)

Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Katkı miktarı saptanırken eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması dikkate alınır.

Aynı evde yaşarken de talep edilebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların aynı evde birlikte yaşamalarına rağmen diğer tarafın evlilik birliği gereklerini yerine getirmemesi hâlinde sosyal ve ekonomik durumuna uygun şekilde giderlere katkıda bulunmasının zorunlu olduğunu, bu yönde araştırma yapılmadan kurulan hükmün bozulması gerektiğini karara bağlamıştır (3. HD, E. 2010/2488, K. 2010/2837).

Evden çıkmanız, ayrı yaşamanız ya da boşanma davası açmanız gerekmiyor. Aynı çatı altında oturup mali yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşe karşı dava açılabilir.

Geriye dönük sınır bir yıldır. Katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. Beş yıldır giderlere katılmayan bir eşten beş yıllık birikmiş alacak talep edemezsiniz. Bu sınır, davayı geciktirmenin doğrudan bir maliyeti olduğu anlamına gelir.

Ayrı Yaşama Hakkı ve Tedbir Nafakası (TMK m. 197)

Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine üç konuda önlem alır: birinin diğerine yapacağı parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma, eşlerin mallarının yönetimi (3. HD, E. 2016/7113, K. 2017/2263; E. 2014/1018, K. 2014/8302).

Evden ayrılmanın haklı sebebe dayanıp dayanmadığı burada kritik önemdedir. Haklı sebep ortaya konamazsa hem nafaka talebi zayıflar hem de ilerideki boşanma davasında terk iddiasıyla karşılaşma riski doğar. Ayrılık kararı alınmadan önce durumu belgelendirmek — varsa sağlık raporları, kolluk kayıtları, mesaj ve tanık delilleri — sonraki tüm süreci etkiler.

Tedbir Nafakası Miktarı Neye Göre Belirlenir?

İki ölçüt birlikte kullanılır: eşlerin ekonomik güçleri ve müşterek yaşam sırasında sağlanmış olan yaşam düzeyi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu iki ölçütü kararlarında birlikte anar; tedbir nafakası tayin edilirken birliğin giderlerine katılmada eşlerin ekonomik güçleri ile müşterek yaşam sırasında eşe ve çocuklara sağlanmış olan yaşam düzeyinin birlikte dikkate alınması gerektiğini belirtir (3. HD, E. 2016/15370, K. 2017/4386; E. 2016/6421, K. 2016/9741).

İkinci ölçüt uygulamada belirleyici olabiliyor. Aynı daire, hâkimin eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları hâlinde de korumaları gerektiğini gözetmesi gerektiğini vurgulamıştır (3. HD, E. 2015/4077, K. 2015/11644; E. 2014/16839, K. 2015/3684). Nafaka, asgari geçim ölçüsüne indirgenmez.

Miktarı somutlaştıran araç, mahkemenin yaptırdığı ekonomik ve sosyal durum araştırmasıdır. Tarafların gelirini, taşınmazlarını, araçlarını ve yaşam biçimini tespit eden bu rapor dosyanın omurgasını oluşturur. Rapordaki eksik veya hatalı tespitlere süresinde itiraz etmek, sonradan miktarı değiştirmeye çalışmaktan çok daha etkilidir.

Borçlulara Ödeme Emri (TMK m. 198)

Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.

Bu hüküm, kâğıt üzerinde kalan nafaka kararlarının pratik cevabıdır. Mahkeme, yükümlü eşin işverenine, kiracısına veya ticari borçlularına yazı yazarak ödemeyi doğrudan alacaklı eşe yapmalarını emreder. Para, borçlu eşin eline hiç geçmeden diğer eşe ulaşır.

İcra takibinden farkı, her ay yeniden takip başlatmaya gerek kalmamasıdır. Düzenli geliri olduğu hâlde ödeme yapmamakta direnen bir eş söz konusuysa, davada bu talebin açıkça ileri sürülmesi gerekir — hâkim kendiliğinden karar vermez.

Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması (TMK m. 199)

Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.

Taşınmazlar bakımından hâkim, tasarruf yetkisini kaldırdığında durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine re’sen karar verir. Ayrıca talep etmenize gerek yoktur.

Bu, mal kaçırmaya karşı elinizdeki en güçlü araçtır. Ama etkinliğini abartmamak gerekir. Uygulamada ispat eşiği yüksektir: malvarlığının elden çıkarılacağına dair somut belirtileri ortaya koymanız beklenir. Soyut endişe yeterli görülmez. Satış ilanı, tapu müdürlüğüne yapılmış başvuru, alıcıyla yazışma gibi somut delillerin toplanması davanın kaderini belirler.

Yükümlülükler Boşanma Davasıyla Sona Erer mi?

Dava Açıldı, Yükümlülük Bitti mi?

Hayır. Bu, süreç içindeki en yaygın yanlış varsayımlardan biri ve ciddi mali sonuçları oluyor.

Evlilik birliğinin kurulmasıyla doğan hak ve yükümlülükler, boşanma davasının açılmasıyla değil, birliğin kesin olarak sona erdiği anda biter. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.03.2023 tarihli kararında bunu açıkça ortaya koyar: eşlerin birbirlerine karşı hak ve yükümlülükleri boşanma davası açılması ile değil, birliğin sona erme anına kadar devam eder; dolayısıyla boşanma davası açılsa da eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılma zorunlulukları doğal olarak sürer (HGK, E. 2022/770, K. 2023/185).

Pratik karşılığı şudur: dava dilekçesini verdiğiniz gün kirayı ödemeyi bırakamazsınız. Boşanma kararı kesinleşene kadar — ki bu istinaf ve temyiz süreçleriyle birkaç yıla uzayabilir — giderlere katılma yükümlülüğü aynen devam eder.

Dava Süresince Alınan Önlemler (TMK m. 169)

Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

“Re’sen” ifadesi önemli: hâkim bunun için ayrıca talep edilmesini beklemez. Yine de uygulamada talebi dilekçede açıkça ileri sürmek, hem miktarın gerekçelendirilmesi hem de dosyaya delil sunulması bakımından belirleyici oluyor.

Boşanmanın Doğurduğu Kayıp

Evliliğin sona ermesi, eşlerden birini yalnızca duygusal değil ekonomik olarak da bir destekten yoksun bırakır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kaybı hukuki bir kavrama bağlar: boşanma hâlinde eşlerden birinin, diğerine emek veya malvarlığıyla sağladığı katkı ve desteği yitirmesi, yoksun kalınan bu desteğin maddi değeri kadar mevcut menfaatin ihlalidir (HGK, E. 2013/384, K. 2013/1701).

Bu tespit, TMK m. 174 kapsamındaki maddi tazminatın dayanağını oluşturur. Kaybedilen şey soyut bir beklenti değil, TMK m. 186/3 uyarınca kanunen var olan bir katkı hakkıdır.

Mal Rejimleri

Evlenince Mallar Ortak Olur mu?

Hayır. Evlenmenin gerçekleşmesi, eşlerin malvarlığının kendiliğinden ortak mülkiyete dönüşmesi sonucunu doğurmaz.

Bu, halk arasındaki en yerleşik yanlış bilgidir. Yasal mal rejiminde her eş, evlilik süresince kendi malları üzerinde mülkiyet ve tasarruf hakkını korur. Eşinizin adına aldığı ev, evlilik boyunca eşinizin mülkiyetindedir; siz o evin yarısının maliki olmazsınız.

Peki ortak emek nerede korunuyor? Tasfiye aşamasında. Rejim sona erdiğinde ortaya çıkan şey taşınmaz üzerinde ayni bir hak değil, artık değer üzerinden bir alacak hakkıdır.

Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma (TMK m. 202)

Eşler noterde farklı bir rejim seçmemişse, aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Türkiye’deki evliliklerin büyük çoğunluğu bu rejime tabidir.

Rejimin mantığı basittir: evlilik süresince emek karşılığı elde edilen değerler, tasfiyede eşler arasında paylaşılır. Evlilikten önce sahip olunanlar ile miras ve bağış yoluyla gelenler bu paylaşımın dışında kalır.

1 Ocak 2002 Neden Dönüm Noktası?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bu tarihte yürürlüğe girdi ve yasal mal rejimini değiştirdi.

  • 1 Ocak 2002 öncesinde yasal rejim mal ayrılığıydı. Her eşin malı kendisine aitti, tasfiye diye bir kurum yoktu.
  • 1 Ocak 2002 sonrasında edinilmiş mallara katılma rejimi yasal rejim oldu.

2002’den önce evlenen ve halen evli olan çiftler için hesap ikiye bölünür. 1995’te evlenip 2026’da boşanan bir çiftte, 1995-2001 arası dönem mal ayrılığı kurallarına, 2002-2026 arası dönem edinilmiş mallara katılma kurallarına göre değerlendirilir. Önceki döneme ait katkılar için katkı payı alacağı talep edilir; sonraki dönem için katılma alacağı hesaplanır.

Dört Mal Rejimi

Dört Mal RejimiEdinilmiş Mallara KatılmaYasal rejim — TMK m. 202Tasfiyede artık değerin yarısıMal AyrılığıSözleşmeyle seçilirKural olarak paylaşım yokPaylaşmalı Mal AyrılığıSözleşmeyle seçilirAileye özgülenen mallar bölüşülürMal OrtaklığıSözleşmeyle seçilirAyni paylaşım
Sözleşme yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden uygulanır.
Edinilmiş mallara katılma Mal ayrılığı Paylaşmalı mal ayrılığı Mal ortaklığı
Nasıl uygulanır Kendiliğinden (yasal rejim) Sözleşmeyle Sözleşmeyle Sözleşmeyle
Evlilik sırasında mülkiyet Her eş kendi malında Her eş kendi malında Her eş kendi malında Ortaklık mallarında elbirliği
Tasfiyede doğan hak Alacak hakkı Kural olarak yok Belirli malların paylaşımı Ayni paylaşım

Uygulamada mal ortaklığı çok az tercih edilir; tasfiyesi karmaşık ve üçüncü kişilerle ilişkilerde sorun çıkarır. Mal ayrılığı ise genellikle ikinci evliliklerde, şirket ortaklığı bulunan eşlerde ya da önemli miras beklentisi olan durumlarda seçilir.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Sözleşme, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve taraflarca imzalanır. Evlenme başvurusu sırasında hangi rejimin seçildiğinin yazılı olarak bildirilmesi de mümkündür.

Evlenmeden önce de evlilik sürerken de yapılabilir. Ancak eşler yalnızca kanunda düzenlenmiş rejimlerden birini seçebilir; “yarı yarıya paylaşalım ama şu ev hariç” gibi kendi kurgunuzu yazamazsınız.

Sözleşme ne zaman mantıklı olur? Eşlerden biri şirket ortağıysa, ikinci bir evlilikse ve önceki evlilikten çocuklar varsa, taraflar arasında ciddi bir malvarlığı farkı varsa ya da önemli bir miras beklentisi mevcutsa masaya konması gereken bir seçenektir.

Edinilmiş Mal Nedir? (TMK m. 219)

Edinilmiş Mal mı, Kişisel Mal mı?EDİNİLMİŞ MAL — m. 219• Maaş, ücret, meslek geliri• Ticari kazanç• SGK ödemeleri, ikramiye• Kıdem tazminatı• Kişisel malların gelirleri• Yerine geçen değerlerKarine: aksi ispatlanana dektümü edinilmiş sayılır (m. 222)KİŞİSEL MAL — m. 220• Kişisel kullanım eşyası• Evlilik öncesi mallar• Miras yoluyla gelenler• Bağış, karşılıksız kazanma• Manevi tazminat alacakları• Yerine geçen değerlerKişisel malın kendisi değil,geliri paylaşıma girer
Kişisel malın kendisi paylaşılmaz; evlilik içindeki geliri edinilmiş maldır.

Edinilmiş mal, bir eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanun bunları sayar:

  • Çalışmasının karşılığı olan edinimler — maaş, ücret, serbest meslek kazancı, ticari kâr
  • Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının yaptığı ödemeler — emekli ikramiyesi, toptan ödemeler
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
  • Kişisel mallarının gelirleri — kişisel malın kendisi paylaşılmaz ama getirdiği kira, faiz, temettü paylaşılır
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler

Dördüncü kalem sıkça atlanır. Evlilikten önce sahip olduğunuz dükkânın kendisi kişisel malınızdır, ama evlilik boyunca topladığınız kiralar edinilmiş maldır ve paylaşıma girer. Kıdem tazminatı da sosyal güvenlik ödemeleri kapsamında değerlendirilir; mal rejiminin devamı süresinde ödenen kısmı edinilmiş mal sayılır.

Kişisel Mal Nedir? (TMK m. 220)

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan malvarlığı değerleri
  • Bir eşin sonradan miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği değerler
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel malların yerine geçen değerler

Ayrıca eşler sözleşmeyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş malları ya da kişisel malların gelirlerini kişisel mal olarak kabul edebilirler (TMK m. 221).

İspat Kime Düşer? (TMK m. 222)

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür. İspat edilemeyen mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.

Ve kritik bir karine: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Yani “bu ev benim kişisel malım” diyen taraf bunu ispatlamak zorundadır.

Pratik sonuç: mirasla gelen parayla ev aldıysanız, o paranın mirastan geldiğini gösteren belgeleri saklayın. Veraset ilamı, banka dekontu, tapu bedelinin ödeme kaydı. Belge yoksa karine aleyhinize işler.

Tasfiye ve Alacak Kalemleri

Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

  • Ölüm hâlinde ölüm tarihinde
  • Eşlerin başka bir rejim seçmesi hâlinde sözleşme tarihinde
  • Boşanma veya iptal kararı verilmesi hâlinde dava tarihinde

Üçüncüsüne dikkat. Mahkeme kararı 2028’de kesinleşse bile, rejim davanın açıldığı 2026 tarihinde sona ermiş sayılır. Dava tarihinden sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez.

Sona erme tarihi ile tasfiye tarihi aynı şey değildir. Malların mevcut olup olmadığı sona erme anına göre belirlenir; ancak bu malların değeri tasfiye anına, yani karar tarihine göre hesaplanır. Bu ayrım, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde alacağın miktarını kat kat değiştirir.

Tasfiye Dört Aşamada Yapılır

Tasfiye Dört Aşamada Yapılır1AyrıştırmaHer eşin malvarlığı edinilmiş ve kişisel mal olarak ayrılır2Ekleme ve ÇıkarmalarEklenecek değerler ilave edilir, borçlar düşülür, artık değer bulunur3Alacakların HesabıDenkleştirme ve değer artış payı sonrası katılma alacağı belirlenir4ÖdemeYasal takas yapıldıktan sonra alacaklar yerine getirilir
Tasfiye süreci dört aşamada tamamlanır (TMK m. 227-236).
  1. Ayrıştırma — Her eşin malvarlığı edinilmiş mal ve kişisel mal olarak ayrılır.
  2. Ekleme ve çıkarmalar — Eklenecek değerler ilave edilir, borçlar düşülür, artık değer bulunur.
  3. Alacakların hesabı — Denkleştirme ve değer artış payı dikkate alınarak katılma alacağı belirlenir.
  4. Ödeme — Yasal takas yapıldıktan sonra alacaklar yerine getirilir.

Eklenecek Değerler (TMK m. 229)

Mal kaçırmaya karşı kanunun kurduğu ilk savunma hattı burasıdır. İki kalem edinilmiş mallara eklenerek hesaba dahil edilir: bir eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar; ve bir eşin mal rejimi süresince, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

İkinci kalemde bir yıllık sınır yoktur. Kastın ispatı zordur ama devrin zamanlaması, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve devralanın eşe yakınlığı belirleyici karinelerdir.

Denkleştirme Alacağı (TMK m. 230)

Bir eşin kendi mal grupları arasında yaptığı kaymaların iadesidir. Kişisel malından edinilmiş malına bir katkı yapmışsa bu katkı iade edilir; tersi de geçerlidir.

Örnek: Evlilikten önce sahip olduğunuz altınları bozdurup, evlilik içinde maaşınızla aldığınız evin kredisine ödediniz. Kişisel malınızdan edinilmiş malınıza bir aktarım oldu. Tasfiyede bu tutar, edinilmiş mallardan kişisel mallara geri sayılır.

Değer Artış Payı Alacağı (TMK m. 227)

Bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde doğar. Hesap, katkı oranı üzerinden tasfiye anındaki değere uygulanır.

Eşinizin mirastan gelen (kişisel mal) arsasına, siz kendi birikiminizden 300.000 TL harcayarak ev yaptırdınız. Katkı tarihinde taşınmazın toplam değeri 1.000.000 TL idi; katkı oranınız %30. Tasfiye anında taşınmaz 5.000.000 TL değerindeyse, değer artış payı alacağınız 1.500.000 TL olur.

Katılma alacağından farkı şudur: değer artış payı kişisel mala yapılan katkıya dayanır ve katkı oranı üzerinden hesaplanır. Katılma alacağı ise edinilmiş malların artık değerinin yarısıdır.

Artık Değer ve Katılma Alacağı (TMK m. 231-236)

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?KalemEş AEş BEdinilmiş mallar6.000.000 TL2.000.000 TLMala ilişkin borçlar− 1.000.000 TL0 TLArtık değer5.000.000 TL2.000.000 TLDiğer eşin alacağı (½)2.500.000 TL1.000.000 TLTakas sonrası: Eş A, Eş B’ye 1.500.000 TL öderBu bir para alacağıdır — tapuda pay hakkı doğurmaz
Katılma alacağı, artık değerin yarısı üzerinden hesaplanan bir para alacağıdır.

Artık değer, bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan tutardır. Borçların düşülmesinde yalnızca mala ilişkin borçlar dikkate alınır; eşin kişisel borçları bu hesaba katılmaz.

Artık değer sıfır veya negatifse, diğer eşin o mal bakımından katılma alacağı doğmaz. Kanun eksiye ortaklık öngörmez. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Eş A Eş B
Edinilmiş mallar 6.000.000 TL 2.000.000 TL
Mala ilişkin borçlar − 1.000.000 TL 0 TL
Artık değer 5.000.000 TL 2.000.000 TL
Diğer eşin alacağı (½) B’ye 2.500.000 TL A’ya 1.000.000 TL
Takas sonrası A, B’ye 1.500.000 TL öder

Katılma Alacağı Kişisel Haktır — Tapuda Pay Değil, Para

Katılma alacağı, bir eşin diğerine karşı ileri sürebileceği parasal nitelikte bir taleptir. Ayni hak doğurmaz. Tapuya gidip “evin yarısı benim” diyemezsiniz; mahkeme kararıyla tespit edilen bir para alacağınız olur.

Bunun üç pratik sonucu var. Birincisi, ev eşinizin adına kalır ve o evi satabilir. İkincisi, alacağınızı tahsil edemezseniz genel icra yollarına başvurmanız gerekir. Üçüncüsü, tam da bu yüzden dava sırasında ihtiyati tedbir istemek davanın kendisi kadar önemlidir.

Aldatma Katılma Alacağını Azaltır mı? (TMK m. 236/2)

Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Üç sınırı var:

  1. Yalnızca zina ve hayata kast sebepleri için geçerlidir. Şiddetli geçimsizlik, hakaret, terk bu kapsamda değildir.
  2. Yalnızca artık değere katılma alacağı bakımından uygulanır. Katkı payı alacağı ve değer artış payı hiçbir mal rejiminde bu şekilde indirilemez.
  3. İndirim yapılabilmesi için önce kusurlu eşin katılma alacağının hesaplanması gerekir. Alacak yoksa indirilecek bir şey de yoktur.

2002 Öncesi Dönem: Katkı Payı Alacağı

Mal ayrılığı döneminde tasfiye kurumu bulunmadığından, o döneme ait katkılar farklı bir hukuki temele dayanır. Yargıtay uygulamasında bu dönem için katkı payı alacağı kabul edilmiştir ve kadın eşin ev içi emeği bu kapsamda katkı olarak değerlendirilir. Katkı payı, katkı oranının malın tasfiye anındaki değerine uygulanmasıyla bulunur.

Özel Durumlar

Ziynet eşyası. Düğünde takılan altınlar kural olarak kadına ait kabul edilir; damada özgülendiği açıkça anlaşılanlar erkeğe aittir. Bozdurulup ortak ihtiyaçlara harcanmışsa iade veya bedel talebi gündeme gelir. İspat sorunu ciddidir: düğün videosu, fotoğraf, tanık beyanı ve kuyumcu kayıtları kullanılır.

Kredi ile alınan konut. Peşinat evlilik öncesi birikimden geldiyse o kısım kişisel mal, evlilik boyunca ödenen taksitler edinilmiş maldır. Tasfiyede taşınmazın değeri bu oranlara bölünerek hesaplanır. Kredi ödemelerinin banka kayıtlarıyla belgelenmesi belirleyicidir.

Miras kalan ev. Kendisi kişisel maldır ve paylaşıma girmez. Ancak evlilik içinde ortak katkıyla tadilat yapılmış, kredisi ödenmiş veya değeri artırılmışsa, diğer eş değer artış payı talep edebilir.

Şirket hissesi. Evlilik içinde edinilen hisseler edinilmiş maldır. Değerleme, şirketin tasfiye anındaki gerçek değeri üzerinden bilirkişi marifetiyle yapılır ve genellikle dosyanın en uzun süren kısmıdır.

Boşanmanın Mali Sonuçları

Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m. 174)

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir.

Yoksulluk Nafakası (TMK m. 175)

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

İştirak Nafakası (TMK m. 327-328)

Velayet kendisine verilmeyen tarafın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer; eğitimi devam ediyorsa eğitim sonuna kadar sürebilir.

Dört Talep, Dört Ayrı Hukuki Temel

Dört Ayrı Talep, Dört Ayrı TemelTalepŞartıSüresiTedbir nafakasıTMK m. 169, 197Dava veya haklı ayrılıkDava süresinceYoksulluk nafakasıTMK m. 175Yoksulluğa düşme +kusurun ağır olmamasıSüresizMaddi/manevi tazminatTMK m. 174Karşı tarafın kusuruTek seferlik
Bu talepler birbirinin alternatifi değildir; şartları oluşursa ayrı ayrı istenir.
Dayanak Şartı Süresi
Tedbir nafakası TMK m. 169, 197 Dava veya haklı ayrılık Dava süresince
Yoksulluk nafakası TMK m. 175 Yoksulluğa düşme + kusurun daha ağır olmaması Süresiz
Maddi/manevi tazminat TMK m. 174 Karşı tarafın kusuru Tek seferlik
Katılma alacağı TMK m. 231-236 Artık değerin varlığı Tek seferlik

Bu dördü birbirinin alternatifi değildir. Şartları oluşuyorsa hepsi ayrı ayrı talep edilir. Uygulamada en sık görülen hata, mal rejimi tasfiyesinin boşanma davası içinde halledildiğinin sanılmasıdır — oysa ayrı bir davadır ve ayrı harca tabidir.

Tartışmalı Konular

Aile hukukunun her sorusunun yerleşmiş bir cevabı yok. Aşağıdaki üç başlıkta doktrin bölünmüş durumda ve bu bölünme uygulamaya da yansıyor.

Ev İçi Emek Veren Eşe Kişisel Harçlık Tanınmalı mı?

Tartışma, kaynağını karşılaştırmalı hukuktan alıyor. İsviçre Medeni Kanunu’nun 164. maddesi, ev işlerini ve çocuk bakımını üstlenen eşe, ailenin geçim masraflarından ayrı olarak serbestçe tasarruf edebileceği düzenli bir tutar ödenmesini öngörüyor.

Mevcut hukuka dayanan görüş, Türk Medeni Kanunu’nda böyle açık bir norm bulunmadığını belirtiyor. Bu görüşe göre ev içi emek yalnızca TMK m. 196/2 kapsamında, parasal katkı belirlenirken dikkate alınacak bir kalem olarak değerlendirilebilir.

Reformist görüş ise durumu kanun boşluğu olarak niteliyor. Ekonomik bağımsızlığı bulunmayan, emeğiyle birliğe katılan eşin kişisel ihtiyaçları için bağımsız bir parasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini savunuyor.

Pratik durum: yürürlükteki hukukta ayrı bir harçlık talebi için doğrudan dayanak yok. Talep, m. 196 kapsamındaki parasal katkı davası içinde ileri sürülüyor.

Evlilik Ödevleri Borçlar Hukuku Anlamında Borç mudur?

Borçlar hukuku yaklaşımı, birliğin giderlerine katılma borcunu şartları oluştuğunda aynen ifa veya tazminat yaptırımlarına bağlanabilen mameleki bir borç ilişkisi olarak ele alıyor.

Aile hukuku odaklı yaklaşım, evlilik birliğindeki yükümlülüklerin teknik anlamda borç ediminden farklı olduğunu, temelde yardımlaşma ve dayanışma niteliğinde ailevi ödevler olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre klasik cebri icra mantığı yerine TMK m. 195 vd. çerçevesindeki kendine özgü koruma mekanizmaları işletilmelidir.

Yoksulluk Nafakası Süresiz Olmalı mı?

Sosyal dayanışma görüşü, evlilik süresince mesleki gelişiminden feragat eden veya yoksulluğa düşen eşin süresiz korunması gerektiğini savunuyor. Bu görüşe göre uzun süreli evliliklerde ev içi emeğe yönelen eşin kaybettiği kariyer ve sosyal güvenlik hakları geri kazanılamaz niteliktedir.

Eleştirel yaklaşım, evlilik birliği sona erdikten sonra sorumlulukların süresiz devam ettirilmesinin bireysel özgürlük, hakkaniyet ve sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını, evlilik süresine ve tarafların durumuna göre belirlenecek süreli bir nafaka rejiminin benimsenmesi gerektiğini ileri sürüyor.

Yürürlükteki hukukta TMK m. 175 süresiz nafakayı öngörüyor. Nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü ya da yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde kaldırılıyor.

Usul ve Pratik Bilgiler

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Aile Mahkemesi. Hâkimin müdahalesi, parasal katkının tespiti, tedbir nafakası, aile konutu şerhi ve mal rejiminin tasfiyesi davalarının tamamı 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesindedir.

Boşanma Davası ile Mal Rejimi Davasının İlişkisi

Süreç Nasıl İlerler?Boşanma davası açılırMal rejimi bu tarihte sona ererGeçici önlemler alınırTMK m. 169 — hâkim re’sen alırTasfiye davası ve ihtiyati tedbirMalvarlığı korunur, dava bekletilirBoşanma kararı kesinleşirZamanaşımı bu tarihten işlerTasfiye karara bağlanır
Değerleme tasfiye anına göre yapılır; faiz tasfiyenin sonundan işler.

Mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davasından ayrı bir davadır ve boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Tasfiye davası açılmışsa mahkeme, boşanma davasının sonucunu bekletici mesele yapar.

Peki neden çoğu zaman boşanmayla eş zamanlı açılır? Çünkü dava açılmadan ihtiyati tedbir istenemez. Boşanma süresince eşin malvarlığını elden çıkarmasını engellemek isteyen taraf, tasfiye davasını açıp tedbir talebinde bulunur; dava bekletici mesele nedeniyle bekler ama malvarlığı korunmuş olur.

Süreler

  • Parasal katkı (TMK m. 196): geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
  • Mal rejimi tasfiyesinden doğan alacaklar: Yargıtay uygulamasında on yıllık zamanaşımı kabul edilir; süre boşanma kararının kesinleşmesinden işlemeye başlar.
  • Boşanmanın ferilerine ilişkin talepler (TMK m. 178): boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl.

Mal Kaçırmaya Karşı Ne Yapılabilir?

  • Aile konutu şerhi (TMK m. 194) — konut için, tapu müdürlüğünden, hızlı ve masrafsız
  • Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması (TMK m. 199) — belirlenen malvarlığı değerleri için, mahkemeden
  • İhtiyati tedbir — dava sırasında, teminat karşılığında

Devir zaten gerçekleşmişse geriye dönük yollar da var: muvazaa iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası, ya da TMK m. 229 kapsamında devrin tasfiye hesabına eklenmesi talebi. İkincisi genellikle daha pratiktir; malı geri getirmez ama alacağınızı korur.

İspat: Hangi Deliller İşe Yarar?

  • Banka kayıtları — en güçlü delil. Hesap hareketleri, EFT dekontları, kredi ödeme planları
  • Tapu kayıtları — iktisap tarihi ve bedeli
  • Kredi sözleşmeleri ve ödeme belgeleri
  • Veraset ilamı ve miras belgeleri — kişisel mal iddiasında zorunlu
  • Ekonomik ve sosyal durum araştırması raporu — nafaka miktarında belirleyici
  • Tanık beyanı — ev içi emek ve fiili durumun ispatında
  • Bilirkişi raporu — değerleme ve hesaplamada

Banka kayıtlarının önemi abartılamaz. Bu tür davalarda çoğu kayıp, harcamanın kaynağını gösterecek belgenin bulunamamasından doğar. Süreç öncesinde hesap dökümlerini temin etmek en verimli hazırlıktır.

Harç, Masraf ve Faiz

Mal rejimi tasfiyesi davaları nispi harca tabidir; harç talep edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanır. Alacak miktarı başlangıçta belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası olarak açılıp bilirkişi raporu sonrası ıslah yoluna gidilebilir. Faiz, aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren işler (TMK m. 239).

Sonuç

Evlilikte mali haklar, boşanma anında doğan haklar değildir. Nikâhla başlar, evlilik boyunca işler ve birlik kesin olarak sona erene kadar devam eder.

Bu yazıda üç ayrı katman ele alındı. Evlilik sürerken geçerli olan yükümlülükler — giderlere katılma, çocukların masrafları, birliği temsil — ihlal edildiğinde boşanmayı gündeme getirmeden aile mahkemesine başvurulabiliyor. Aile konutu ve tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, ailenin ekonomik varlığını evlilik içinde koruyor. Mal rejiminin tasfiyesi ise birliğin sona ermesiyle devreye giriyor ve kendi teknik kurallarına tabi.

Tekrar edilmeye değer üç nokta var. Birincisi, evlenmek malları ortak yapmaz; tasfiyede doğan şey taşınmaz üzerinde pay değil, para alacağıdır. İkincisi, giderlere katılmayan eşe karşı dava açmak için ayrılmak gerekmez — aynı evde yaşarken de mümkündür ve geriye dönük talep bir yılla sınırlıdır. Üçüncüsü, bu davalarda sonucu belirleyen şey çoğu zaman hukuki argüman değil, belgedir.

Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir. Evlilik tarihi, malın ediniliş biçimi, katkının kaynağı ve elde bulunan belgeler sonucu doğrudan etkiler.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınızda bir avukata danışmanız gerekir.

Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Yargıtay Kararları

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/107, K. 2022/318, T. 15.03.2022
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/705, K. 2025/239, T. 16.04.2025
  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/469, K. 2024/151, T. 06.03.2024
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/770, K. 2023/185, T. 08.03.2023
  5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/367, K. 2022/1497, T. 10.11.2022
  6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/322, K. 2022/851, T. 07.06.2022
  7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2415, K. 2021/347, T. 25.03.2021
  8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/384, K. 2013/1701, T. 25.12.2013
  9. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2186, K. 2023/4902, T. 19.10.2023
  10. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10224, K. 2023/616, T. 15.02.2023
  11. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1726, K. 2022/3306, T. 06.04.2022
  12. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3951, K. 2021/5319, T. 28.06.2021
  13. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/15370, K. 2017/4386, T. 30.03.2017
  14. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7113, K. 2017/2263, T. 01.03.2017
  15. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/6421, K. 2016/9741, T. 22.06.2016
  16. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/4077, K. 2015/11644, T. 23.06.2015
  17. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19725, K. 2015/5810, T. 08.04.2015
  18. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/16839, K. 2015/3684, T. 09.03.2015
  19. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/10584, K. 2014/16395, T. 11.12.2014
  20. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/7856, K. 2014/15055, T. 18.11.2014
  21. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/1018, K. 2014/8302, T. 27.05.2014
  22. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/2116, K. 2013/3510, T. 04.03.2013
  23. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/2488, K. 2010/2837, T. 23.02.2010
  24. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/1379, K. 2010/2254, T. 16.02.2010
  25. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19000, K. 2009/20481, T. 21.12.2009

Doktrin ve Akademik Kaynaklar

  1. Çangır Bozkaya, Serena — Evlilik Birliğinin Hâkim Müdahalesi Yoluyla Korunması, 2021
  2. Tekelioğlu, Şeyda — Aile Mahkemelerinin Görev Alanına Giren Geçici Hukuki Korumalar, 2019
  3. Karaca, Büşra Gül — Türk Hukukunda Aile Kavramı ve Ailenin Korunması, 2017
  4. Tuncer, Senar — Türk Medeni Kanununda Mal Ortaklığı Rejimi, 2014
  5. Öğütcü, Seda — Ailenin Korunması Hakkı Bağlamında Kadın ve Aile ile İlgili Mevzuatın Analizi, 2022
  6. Yılmaz, Halil Tarık — Boşanma Sürecinde Eşlerin Hak ve Yükümlülükleri, 2026
  7. Erdem, Eda — Evlilik Birliğini Koruyucu Önlemler, 2022
  8. Güneşlioğlu, Filiz — Boşanma ve Boşanmanın Hukuki Sonuçları, 2009

Yargıtay kararlarına YÖK Ulusal Tez Merkezi ve resmi içtihat veritabanları üzerinden erişilebilir. Karar metinleri, 5846 sayılı Kanun m. 31 uyarınca serbestçe yararlanılabilen resmi metinlerdir.

Sık Sorulan Sorular

Giderlere Katılma ve Ev İçi Emek

1. Eşim eve para vermiyor, ne yapabilirim?
Boşanma davası açmadan aile mahkemesine başvurabilirsiniz. TMK m. 195 uyarınca hâkimin müdahalesini isteyebilir, m. 196 uyarınca eşinizin ailenin geçimi için yapacağı parasal katkının belirlenmesini talep edebilirsiniz. Aynı evde yaşıyor olmanız bu davaya engel değildir.

2. Evlilikte giderler yarı yarıya mı paylaşılır?
Hayır. TMK m. 186/3’e göre eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır. Yargıtay içtihadında bu, matematiksel eşitlik değil ekonomik kapasite ölçütü olarak yorumlanır.

3. Çalışmayan eş de giderlere katılmak zorunda mı?
Evet, ama katkısı para olmak zorunda değil. Ev işlerini görmek, çocuklara bakmak ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak katkı sayılır ve TMK m. 196/2 uyarınca dikkate alınır.

4. Ben çalışıyorum, eşim yine de katkı yapmak zorunda mı?
Evet. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kadının maaşının bulunmasının veya gelirinin kocadan az ya da çok olmasının tedbir nafakasına hükmedilmesine engel olmadığını karara bağlamıştır (E. 2015/4077, K. 2015/11644).

5. Ev hanımının emeği hukuken katkı sayılır mı?
Evet. TMK m. 196/2 eşin ev işlerini görmesini, çocuklara bakmasını ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmasını açıkça katkı olarak sayar. Ancak parasal karşılığını gösteren yasal bir tarife bulunmadığından miktar hâkimin takdiriyle belirlenir.

6. Eşimin ailesi masrafları karşılıyor, eşim sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ihtiyaçların eşin ailesi tarafından karşılanıyor olmasının sorumluluğu ortadan kaldırmadığını ve diğer eşten bu duruma katlanmaya devam etmesinin beklenemeyeceğini belirtmiştir (E. 2023/2186, K. 2023/4902).

7. Evlilik boyunca ödediğim faturaları boşanınca geri alabilir miyim?
Hayır. Taraflar evlilik birliği içerisinde güçleri oranında ve rızasıyla yaptığı harcamaları geri isteyemez (2. HD, E. 2021/3951, K. 2021/5319). Buna karşılık malvarlığına yapılan katkı tasfiyede talep edilebilir.

8. Hangi harcamalar evlilik birliğinin gideri sayılır?
Yargıtay kararlarında kira, yakıt, elektrik, su ve telefon giderleri açıkça sayılmıştır (3. HD, E. 2014/7856, K. 2014/15055). Doktrin buna barınma, beslenme, sağlık, giyim ile ailenin seviyesine uygun eğitim ve sosyal faaliyet harcamalarını ekler.

9. Tatil ve lüks harcamalar ortak gider midir?
Net bir cevabı yok. Temel gıda ve barınma tartışmasız birlik gideridir; lüks tatiller ve bireysel harcamalar için hazır bir ölçüt bulunmuyor. Ailenin ekonomik durumu belirleyici oluyor.

10. Eşimin geliri benden yüksek, daha çok mu ödemeli?
Evet. TMK m. 186/3’teki “güçleri oranında” ölçütü bunu ifade eder. Hâkim katkıyı belirlerken tarafların gelirini, malvarlığını ve kazanma kapasitesini birlikte değerlendirir.

Mal Rejimi ve Paylaşım

11. Evlenince mallar otomatik ortak olur mu?
Hayır. Yasal rejimde her eş evlilik süresince kendi malları üzerinde mülkiyet ve tasarruf hakkını korur. Ortak emeğin karşılığı tasfiye aşamasında, taşınmaz üzerinde pay olarak değil alacak hakkı olarak ortaya çıkar.

12. Evlilikte alınan ev boşanınca yarı yarıya mı bölünür?
Tam olarak değil. Paylaşılan şey evin kendisi değil, edinilmiş malların artık değeridir. TMK m. 236 uyarınca her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Bu bir para alacağıdır, tapuda pay değil.

13. Evlilikten önce aldığım ev paylaşıma girer mi?
Hayır. TMK m. 220 uyarınca mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan değerler kişisel maldır. Ancak evlilik içinde ortak katkıyla kredisi ödenmiş veya değeri artırılmışsa değer artış payı doğabilir.

14. Miras kalan mal boşanmada paylaşılır mı?
Hayır. TMK m. 220 uyarınca miras yoluyla elde edilen mallar kişisel maldır. İki istisna var: malın evlilik içinde elde edilen geliri edinilmiş maldır; ayrıca ortak katkıyla değer artışı sağlanmışsa değer artış payı doğar.

15. Eşimin maaşı üzerinde hakkım var mı?
Evlilik sürerken maaş eşinizin mülkiyetindedir, ancak birliğin giderlerine katılmakta kullanılması zorunludur. Tasfiyede maaş TMK m. 219 uyarınca edinilmiş maldır.

16. Kişisel malımın kirası paylaşılır mı?
Evet. TMK m. 219 kişisel malların gelirlerini edinilmiş mal olarak sayar. Dükkânın kendisi kişisel malınızdır, ancak evlilik boyunca topladığınız kiralar paylaşıma girer.

17. Kredi ile alınan ev nasıl paylaşılır?
Ödemelerin kaynağına göre oranlanır. Evlilik öncesi birikimden gelen peşinat kişisel mal, evlilik boyunca ödenen taksitler edinilmiş mal sayılır. Kredi ödemelerinin banka kayıtlarıyla belgelenmesi belirleyicidir.

18. Düğünde takılan altınlar kimin?
Ziynet eşyası kural olarak kadına ait kabul edilir; damada özgülendiği açıkça anlaşılanlar erkeğe aittir. Bozdurulup ortak ihtiyaçlara harcanmışsa iade veya bedel talebi gündeme gelir.

19. Kıdem tazminatı paylaşıma girer mi?
Mal rejiminin devamı süresinde ödenen kısmı edinilmiş mal sayılır. TMK m. 219 sosyal güvenlik kurum ve kuruluşlarının yaptığı ödemeleri edinilmiş mallar arasında sayar.

20. Mal rejimi sözleşmesi ne zaman yapılabilir?
Evlenmeden önce veya evlilik sürerken her zaman. Sözleşme noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılır. Eşler yalnızca kanunda düzenlenmiş rejimlerden birini seçebilir.

21. 2002’den önce evlendim, mallarım nasıl paylaşılır?
Hesap ikiye bölünür. 1 Ocak 2002 öncesi dönem için katkı payı alacağı talep edilir; 2002 sonrası dönem için edinilmiş mallara katılma kuralları uygulanır.

Aile Konutu

22. Aile konutu şerhi nedir, ne işe yarar?
Tapu kütüğüne işlenen ve konutun aile konutu olduğunu gösteren kayıttır. Şerh sayesinde üçüncü kişiler durumu bilmediklerini ileri süremez; malik eş konutu diğerinin açık rızası olmadan devredemez, ipotek ettiremez.

23. Eşim evi benden habersiz satabilir mi?
Hukuken hayır. TMK m. 194 uyarınca diğer eşin açık rızası gerekir. Ancak tapuda şerh yoksa, durumu bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişinin iktisabı korunabilir.

24. Kirada oturuyoruz, aile konutu koruması geçerli mi?
Evet. Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bundan sonra diğer eş tek başına sözleşmeyi feshedemez.

25. Aile konutu şerhi için hangi belgeler gerekir?
Talep dilekçesi, vukuatlı nüfus kayıt örneği, muhtarlıktan alınan aile konutu belgesi, yerleşim yeri belgesi ve kimlik. Vekil aracılığıyla başvuruda vekâletname zorunludur. Şerh harca tabi değildir.

26. Şerh konmadan satılan ev geri alınabilir mi?
Bazen. Tapu iptali ve tescili davası açılabilir, ancak sonuç alıcının iyiniyetli olup olmadığına bağlıdır. Aksi hâlde elinizde kalan eşinize karşı tazminat talebi olur.

27. Aile konutu şerhi ne zaman kalkar?
Konutun aile konutu niteliğini yitirmesiyle. Boşanmanın kesinleşmesi, başka eve taşınma veya eşlerin ortak talebi terkine yol açar. Şerh kendiliğinden düşmez.

Borç ve Temsil Sorumluluğu

28. Eşimin kredi kartı borcundan sorumlu muyum?
Harcamanın niteliğine bağlı. Kart ailenin sürekli ihtiyaçları için kullanılmışsa TMK m. 189 uyarınca müteselsil sorumluluk doğar. Kişisel lüks tüketim için kullanılmışsa kural olarak sorumlu olmazsınız.

29. Eşimin şirket borcundan sorumlu muyum?
Kural olarak hayır. Ticari krediler ve şirket borçları ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamında değildir. Siz ayrıca kefil olmadıysanız sorumluluğunuz doğmaz.

30. Eşim benim rızam olmadan aile adına borçlanabilir mi?
Ailenin sürekli ihtiyaçları için evet — TMK m. 188 bu yetkiyi her iki eşe tanır. Olağan sayılmayan ihtiyaçlarda yetkilendirme veya zorunlu hâl gerekir.

31. Eşimin borçlanma yetkisi kaldırılabilir mi?
Evet. TMK m. 190 uyarınca hâkim yetkiyi kaldırabilir veya sınırlayabilir. Kararın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için durumun onlara duyurulmuş olması gerekir.

32. Kira ve fatura borçlarından iki eş de sorumlu mu?
Evet. Bunlar ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamındadır; TMK m. 189 uyarınca eşler müteselsilen sorumludur. Alacaklı borcun tamamını dilediği eşten talep edebilir.

33. Eşler birbirine kefil olabilir mi?
Evet. TMK m. 193 uyarınca eşler birbiriyle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Ancak boşanma yaklaşırken yapılan bu tür işlemler muvazaa iddiasına konu olabilir.

Nafaka ve Tazminat

34. Tedbir nafakası ne kadar olur?
Sabit bir tarife yok. İki ölçüt birlikte kullanılır: eşlerin ekonomik güçleri ve müşterek yaşam sırasında sağlanmış olan yaşam düzeyi (3. HD, E. 2016/15370, K. 2017/4386). Nafaka asgari geçim ölçüsüne indirgenmez.

35. Boşanmadan nafaka alabilir miyim?
Evet. TMK m. 196 uyarınca parasal katkının belirlenmesini isteyebilirsiniz. Yargıtay, taraflar aynı evde yaşasa dahi katkıda bulunmanın zorunlu olduğunu belirtmiştir (3. HD, E. 2010/2488, K. 2010/2837).

36. Ayrı yaşarken nafaka alabilir miyim?
Evet, ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa. TMK m. 197 uyarınca hâkim parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır.

37. Yoksulluk nafakası süresiz mi?
Yürürlükteki hukukta evet. TMK m. 175 süresiz nafakayı düzenler. Nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi, ölüm veya yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde kaldırılır.

38. Eşimin maaşından doğrudan kesinti yapılabilir mi?
Evet. TMK m. 198 uyarınca yükümlü eşin işverenine veya borçlularına ödemeyi diğer eşe yapmaları emredilebilir. Bu talebin davada açıkça ileri sürülmesi gerekir.

39. Nafaka ile mal paylaşımı aynı şey mi?
Hayır. Nafaka geçim ihtiyacına dayalı düzenli ödemedir. Katılma alacağı ise evlilik boyunca edinilen malvarlığının paylaşımıdır ve tek seferlik bir para alacağıdır.

40. Çalışan eş nafaka alabilir mi?
Tedbir nafakası bakımından evet — geliri olması engel değildir. Yoksulluk nafakasında ölçüt boşanma yüzünden yoksulluğa düşülüp düşülmediğidir.

Boşanma Süreci

41. Boşanma davası açtım, eşim hâlâ masrafları ödemek zorunda mı?
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hak ve yükümlülüklerin birliğin sona erme anına kadar devam ettiğini karara bağlamıştır (E. 2022/770, K. 2023/185).

42. Boşanma davası sürerken eşim malını satabilir mi?
Engellenebilir. TMK m. 199 uyarınca hâkim tasarrufların diğer eşin rızasına bağlanmasına karar verebilir; taşınmazlarda re’sen tapuya şerh ettirir. İspat eşiği yüksektir.

43. Boşanma davasıyla mal paylaşımı birlikte görülür mü?
Ayrı davalardır. Tasfiye davası boşanma kesinleşmeden karara bağlanamaz. Yine de eş zamanlı açılır, çünkü dava açılmadan ihtiyati tedbir istenemez.

44. Aldatma mal paylaşımını etkiler mi?
Sınırlı biçimde. TMK m. 236/2 uyarınca zina veya hayata kast hâlinde hâkim artık değerdeki pay oranını azaltabilir. Katkı payı ve değer artış payında uygulanamaz.

Usul, Süre ve Masraf

45. Mal paylaşımı davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde. 4787 sayılı Kanun uyarınca bu davalar aile mahkemesinin görev alanındadır. Yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesindedir.

46. Mal paylaşımı davası ne zamana kadar açılabilir?
Yargıtay uygulamasında on yıllık zamanaşımı kabul edilir ve süre boşanma kararının kesinleşmesinden başlar. Boşanmanın ferilerine ilişkin taleplerde TMK m. 178 uyarınca bir yıllık süre söz konusudur.

47. Geriye dönük kaç yıllık katkı isteyebilirim?
Bir yıl. TMK m. 196/3 uyarınca parasal katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. Bu sınır, başvuruyu geciktirmenin doğrudan bir maliyeti olduğu anlamına gelir.

48. Mal paylaşımı davasında hangi belgeler gerekir?
En belirleyicisi banka kayıtlarıdır. Ayrıca tapu kayıtları, kredi sözleşmeleri, kişisel mal iddiası için veraset ilamı ve ev içi emeğin ispatı için tanık beyanı kullanılır.

49. Mal paylaşımı davası ne kadar masraflı?
Nispi harca tabidir; harç talep edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanır. Miktar başlangıçta belirlenemiyorsa fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılır; HMK m. 107’deki belirsiz alacak davası 31.07.2026’da yürürlükten kaldırılmıştır.

50. Katılma alacağına faiz işler mi?
Evet. TMK m. 239 uyarınca aksine anlaşma yoksa katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür.

İlgili Yazılar

Bu yazıda ele alınan başlıkların bir kısmı ayrı yazılarda daha ayrıntılı incelenmiştir.