Skip to main content

Ortak Velayet Şartları ve Hangi Hâlde Reddedilir

Ortak velayet şartları ve reddi konulu makale kapak görseli

Türk Medeni Kanunu boşanma hâlinde velayetin ebeveynlerce birlikte kullanılmasını açıkça düzenlemese de, uygulamada ortak velayet kurulmasının önünde bir engel bulunmuyor. Dayanak, 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Ek 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesi ve buna dayanan Yargıtay içtihadıdır. Ancak bu düzenleme her dosyada mümkün değildir: tarafların karşılıklı talebi, aralarındaki iletişim kapasitesi ve çocuğun üstün yararı birlikte aranır. Bu üç ölçütten biri karşılanmadığında talep reddedilir.

Yazıda kurumun hukuki dayanağı, evlilik içindeki birlikte velayetten farkı, aranan şartlar ve reddedildiği somut hâller ele alınıyor. Ayrıca yerleşim yeri belirleme yetkisi, okul ve sağlık işlemleri, pasaport, iştirak nafakasının akıbeti, tek başına velayete dönüş, yurt dışına taşınma, anlaşmalı protokoldeki düzenleme ve boşanma sonrası geçiş talebi ayrı başlıklarda inceleniyor.

Ortak velayet talebinde karar ağacı Ortak Velayet Talebinde Üç Aşamalı Denetim Boşanma veya ayrılık kararı 1. Karşılıklı talep ve rıza var mı? Her iki ebeveyn de ortak velayet istiyor mu? EVET 2. İletişim ve iş birliği kurulabiliyor mu? Süregelen çekişme, şiddet, iletişimsizlik var mı? EVET 3. Çocuğun üstün yararına uygun mu? Uzman raporu, çocuğun beyanı, yaşam düzeni HAYIR Talep reddedilir Ortak velayete hükmedilir Dayanak 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Ek 7 No.lu Protokol m. 5 TMK m. 335, 336, 342 Velayet kamu düzenine ilişkindir; hâkim resen gözetir. Kanunda açık hüküm yok.
Talep, üç denetim aşamasının tamamını geçmedikçe kabul edilmez; herhangi bir aşamadaki olumsuz sonuç reddi gerektirir.

Ortak velayet nedir ve hangi hukuki dayanağa oturur

Ebeveynlerin, boşanma ya da ayrılık sonrasında çocuğa ilişkin önemli kararları birlikte alması esasına dayanan velayet biçimidir. 4721 sayılı Kanun’da bunu doğrudan düzenleyen bir hüküm bulunmaz; dayanak, 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Ek 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesi ve buna dayanan Yargıtay içtihadıdır.

Anayasa Mahkemesi, 06/10/2021 tarihli ve B. No: 2018/27658 sayılı kararında bu boşluğu açıkça tespit etmiştir. Karara göre 4721 sayılı Kanun’da velayetin evlilik devam ettiği sürece ana ve baba tarafından birlikte kullanılacağının, ayrılık veya boşanma hâlinde ise hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğinin kural olarak düzenlendiği, boşanma ve ayrılık durumunda velayetin ortak kullanılabileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı görülmüştür. Aynı kararda, 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Sözleşme’ye Ek 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesi ve anılan düzenlemeye dayanan Yargıtay içtihadı dikkate alındığında, boşanma ve ayrılık durumunda velayetin ebeveynler tarafından ortak kullanılmasının mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Kurumun içeriği ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3875, K. 2023/2467, T. 18.05.2023 kararında yer verilen tespitte tanımlanır. Buna göre ortak velayet bir tür ortaklık durumudur; özünü, ebeveynlerin çocuğa ilişkin önemli konulardaki kararları beraber vermeleri oluşturur. Ortaklık, velayet altındaki çocuğun anne ve babasının, velayet hak ve yetkileri kapsamına giren konularda birlikte ve ortak karar almaları durumunu ifade eder.

Güncel içtihatta ilke net biçimde formüle edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5611, K. 2025/3196, T. 27.03.2025 kararlarında, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkimin velayeti eşlerden birine bırakabileceği gibi ana ve babaya ortak olarak da bırakabileceği benimsenmiştir. Aynı yaklaşım Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/146, K. 2023/242, T. 22.03.2023 kararına da yansımıştır.

Evlilik birliği içinde velayetin birlikte kullanılmasından farkı

Evlilik devam ettiği sürece velayetin ana ve baba tarafından birlikte kullanılması TMK m. 335 ve m. 336 gereği asıldır; bu, hâkim kararına gerek olmayan kanuni bir durumdur. Boşanma sonrasındaki ortak velayet ise kural değil, koşulları sağlandığında hâkim kararıyla kurulan bir istisnadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/1042, K. 2021/2206, T. 11.03.2021 kararı ile Anayasa Mahkemesi’nin 11/11/2015 tarihli ve B. No: 2013/7979 sayılı kararında, TMK m. 335’te ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğu, yasal sebep olmadıkça velayetin ana ve babadan alınamayacağı belirtilerek evlilik ilişkisi süresince velayet hakkının ortak kullanımına işaret edildiği; m. 336’da ise evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullanacağı, ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâlinde hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceği hükme bağlandığı ifade edilmiştir.

Bu ilke, çocuk adına açılacak davalarda da somut bir sonuç doğurur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2386, K. 2024/15, T. 12.01.2024 kararı ile Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/8478, K. 2011/12202, T. 29.11.2011 kararında, TMK m. 336’da eşlerden herhangi birine öncelik tanınmadan velayetin birlikte kullanılacağının öngörüldüğü ve m. 342’de ana ile babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesinin ayrım yapılmadan getirildiği vurgulanmıştır. Aynı kararlarda, bu emredici kuralın evlilik birliği içinde çocuk adına açılacak bütün davalar yönünden geçerli olduğu; asıl olanın eşlerin birlikte dava açması ise de biri tarafından açılan davaya diğer eşin sonradan onayını bildirmesiyle birlikte kullanımın gerçekleşmiş sayılacağı, diğer eşin katılımı veya rızası sağlanamayan davanın ise reddi gerektiği belirtilmiştir.

Evlilik hukuken devam ederken velayetin tek eşe bırakılması da mümkün değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/5329, K. 2014/16024, T. 10.07.2014 kararında, boşanma davasının reddedilmesi gibi evlilik birliğinin sürdüğü hâllerde bağımsız bir velayet davası bulunmaksızın velayetin yalnızca eşlerden birine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Velayetin üçüncü kişilere devredilemeyeceği de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3898, K. 2021/5281, T. 23.06.2021 kararında ifade edilmiştir; evlat edinme bunun tek istisnasıdır.

Ortak velayetin şartları: talep, rıza, iletişim ve çocuğun yararı

Üç şart birlikte aranır. Birincisi ebeveynlerin karşılıklı talebi ya da en azından açık rızası, ikincisi çocuğa ilişkin konularda iletişim ve iş birliği kurabilme kapasitesi, üçüncüsü düzenlemenin çocuğun üstün yararına aykırı olmamasıdır. Birinin eksikliği, diğerlerinin varlığına rağmen talebin reddine yol açar.

Karşılıklı talep şartı bakımından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4360, K. 2023/3070, T. 07.06.2023 kararında, ortak velayetin anne ve babanın birlikte istemiyle gerçekleştirilebileceği kuralı benimsenmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9546, K. 2024/1122, T. 22.02.2024 kararında ise ortak velayete karar verilebilmesi için her iki yanın bu konuda talebinin bulunması ve düzenlemenin çocuğun üstün menfaatine olması gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

Taraflardan birinin rızasının bulunmaması tek başına ret sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2023/3210, T. 14.06.2023 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2232, K. 2023/6383, T. 21.12.2023 kararlarında, ortak velayeti kabul etmeyen tarafın bulunması hâlinde talebin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hâkim, bir tarafın direncine rağmen zorla ortaklık kuramaz; çünkü ortaklığın işleyişi tam da bu iradeye bağlıdır.

İletişim şartı ise rızanın ötesine geçer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10362, K. 2023/936, T. 09.03.2023 kararında, taraflar arasında süregelen bir çekişme bulunması veya tarafların çocuklarla ilgili meselelerde iş birliğinde bulunabilecek ve iletişim kurabilecek durumda olmamaları hâlinde ortak velayet tesisinin çocuğun üstün yararına uygun kabul edilmediği belirtilmiştir. Aynı ölçüt Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5611, K. 2025/3196, T. 27.03.2025 kararında da uygulanmıştır.

Ortak velayet hangi somut hâllerde reddedilir

Ret kararları dört tipik grupta toplanır: ebeveynlerin farklı şehirlerde ya da ülkelerde yaşaması, aralarında şiddet veya koruma tedbiri bulunması, çocuk konusunda iletişim kuramamaları ve tarafların gündelik yaşam düzenlerinin ortak karar almayı fiilen olanaksız kılması. Her biri ayrı bir gerekçeye dayanır.

Farklı şehirlerde yaşama

Ebeveynlerin coğrafi olarak uzak olması, ortak velayeti kendiliğinden imkânsız kılmaz ama fiilî işleyişi ağırlaştırır. Ankara’da yaşayan anne ile İzmir’de yaşayan baba, çocuğun okul kaydı, hekim seçimi ve kurs tercihi gibi konularda düzenli karar üretmekte zorlanır. Mahkemeler bu hâlde, tarafların gerçekten iş birliği yapıp yapamadığını somut delillerle inceler; mesafe tek başına ret gerekçesi sayılmaz, mesafenin yarattığı fiilî kopukluk sayılır.

Şiddet ve koruma tedbiri geçmişi

Eşler arasında 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı bulunması, ortak karar alma zemininin ortadan kalktığının en güçlü göstergesidir. Uzaklaştırma kararı devam eden bir dosyada, tarafların çocuğun eğitimi hakkında birlikte karar vermesi beklenemez. Bu tür dosyalarda talep, iletişim ve iş birliği şartının yokluğu gerekçesiyle reddedilir. Şiddetin çocuğa yönelmiş olması hâlinde ise ayrıca TMK m. 348 kapsamında velayetin kaldırılması gündeme gelebilir.

Süregelen çekişme ve iletişimsizlik

Boşanma sonrası karşılıklı olarak çok sayıda şikâyet, icra takibi ve dava açılmış olması, tarafların iletişim kapasitesinin bulunmadığını gösteren nesnel bir veridir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10362, K. 2023/936, T. 09.03.2023 kararındaki ölçüt burada doğrudan uygulanır. Kişisel ilişki kararının sürekli ihlal edilmesi, çocuk teslimi konusunda icra dosyalarının açılmış olması, tarafların yalnızca avukatları aracılığıyla iletişim kurabilmesi bu gruba girer.

Yeniden evlenme ve yeni yaşam düzeni

Ebeveynlerden birinin yeniden evlenmesi kendiliğinden bir ret sebebi değildir. Belirleyici olan, yeni yaşam düzeninin çocuk hakkında ortak karar almayı fiilen zorlaştırıp zorlaştırmadığıdır. Yeni eşin çocuğa yaklaşımı, hane düzeninin çocuğun alışkanlıklarıyla uyumu ve tarafların bu değişikliğe rağmen iletişimi sürdürebilmesi incelenir. Ebeveynin ruhsal durumunun velayet takdirinde nasıl değerlendirildiğini velayet davasında ebeveynin ruh sağlığı yazısında ayrıntılı ele aldım.

Çocuğun üstün yararı ve mahkemenin araştırma yükümlülüğü

Velayete ilişkin her kararda belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025 kararında, velayet düzenlemesinde çocukla ana ve baba yararının çatışması hâlinde çocuğun yararına üstünlük tanınmasının gerekli olduğu ilkesi tekrarlanmıştır.

Anayasa Mahkemesi bu değerlendirmenin nasıl yapılacağını üç başlıkta somutlaştırmıştır. B. No: 2022/57145, T. 06.06.2024 ve B. No: 2021/32488, T. 16.09.2025 kararlarında; kararların psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış yeterli açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar ile çocuğun hâlen bulunduğu yerdeki yaşantısına ilişkin gerekli araştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayanması gerektiği belirtilmiştir.

İkinci ölçüt dinleme yükümlülüğüdür. Aynı kararlarda ebeveynlerin ve dinlenilebilecek yaşta ise çocuğun beyanına başvurulması gerektiği vurgulanmıştır. Uygulamada idrak çağı bakımından sekiz yaş civarı bir eşik gözetilir; ancak bu, katı bir yaş sınırı değildir. Çocuğun beyanı bağlayıcı değildir, mahkemenin değerlendireceği verilerden biridir.

Üçüncü ölçüt, ihtilafın varlığının incelenmesidir. B. No: 2021/32488, T. 16.09.2025 kararında, velayetin ortak kullanımı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunup bulunmadığının gözetilmesinin hem çocuğun üstün yararına olanın tespitinde hem de uygulamanın sürdürülebilirliğinin sağlanmasında gerekli olduğu ifade edilmiştir. Sürdürülebilirlik vurgusu kritiktir: kâğıt üzerinde kurulan ama işlemeyen bir ortaklık, çocuğu yeni davaların ortasında bırakır.

Ortak velayet ile yerleşim yeri belirleme yetkisi arasındaki ayrım

Ortak velayet, çocuğun iki evde eşit süreyle yaşayacağı anlamına gelmez. Velayetin ortak kullanılması karar alma yetkisine ilişkindir; çocuğun fiilen kiminle yaşayacağı ise ayrı bir belirlemedir. Mahkeme çoğu dosyada velayeti ortak bırakırken çocuğun yerleşim yerini bir ebeveyn yanında tespit eder ve diğeriyle kişisel ilişki kurar.

Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/146, K. 2023/242, T. 22.03.2023 kararına konu olan derece mahkemesi kararı bu yapıyı örnekler: boşanma sonucunda çocukların velayeti taraflara ortak velayet biçiminde verilmiş, çocuğun fiilen bir tarafta kalması ve diğer tarafla kişisel ilişki tesis edilmesi düzenlenmiştir. Karar alma ortaklığı ile fiilî bakım düzeninin birbirinden ayrıldığı görülür.

Bu ayrımın kanuni temeli TMK m. 21’dir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir. Ortak velayette ebeveynlerin ayrı yerleşim yerleri bulunduğundan, hükümde çocuğun yerleşim yerinin hangi ebeveyn nezdinde olacağının açıkça yazılması gerekir. Bu belirleme yapılmazsa nüfus kaydı, okul bölgesi ve tebligat adresi konularında sürekli uyuşmazlık doğar.

Karar alma ortaklığının kapsamı da hükümde netleştirilebilir. Okul seçimi, cerrahi müdahale gerektiren sağlık kararları, din eğitimi, yurt dışına çıkış ve yerleşim yeri değişikliği gibi önemli konularda birlikte karar alınması; gündelik bakım kararlarının ise çocuğun yanında bulunduğu ebeveynce alınması biçiminde bir ayrım kurulması, sonraki uyuşmazlıkları belirgin biçimde azaltır.

Ortak velayette karar yetkisinin dağılımı Ortak Velayette Hangi Karar Kime Ait BİRLİKTE KARAR (iki imza) • Okul seçimi ve okul değişikliği • Ameliyat ve riskli tıbbi müdahale • Pasaport çıkarma ve yurt dışı çıkışı • Yerleşim yeri ve şehir değişikliği • Çocuğun malvarlığı üzerinde tasarruf TEK BAŞINA KARAR • Günlük beslenme ve uyku düzeni • Rutin hekim kontrolü, aşı takvimi • Ödev ve serbest zaman düzenlemesi • Şehir içi kısa gezi ve ziyaretler (Çocuğun yanında bulunan ebeveyn) Anlaşmazlık hâlinde: aile mahkemesine başvuru Hâkim tek bir konuda karar verir; ortak velayet kendiliğinden sona ermez.
Karar yetkisinin hükümde ayrıştırılması, sonraki uyuşmazlıkların büyük bölümünü baştan önler.

Okul kaydı, sağlık işlemleri ve pasaportta hangi adres esas alınır

Okul kaydında çocuğun adres kaydı, yani nüfus sisteminde görünen yerleşim yeri esas alınır. Ortak velayette bu adres, hükümde çocuğun yanında kalacağı belirtilen ebeveynin adresidir. Sağlık işlemlerinde rutin muayene için tek ebeveynin başvurusu yeterliyken, riskli müdahalelerde iki ebeveynin de onayı aranır.

Okul kayıtları bakımından e-Devlet üzerindeki adres kaydı belirleyicidir; kayıt bölgesi bu adrese göre hesaplanır. Ortak velayet kararında çocuğun yerleşim yeri açıkça gösterilmemişse, iki ebeveynin de adresi üzerinden kayıt talebi doğar ve idare hangi başvuruyu işleme alacağını bilemez. Bu nedenle hüküm fıkrasında çocuğun mutat meskeninin hangi ebeveynin adresi olduğunun yazılması pratikte zorunludur. Okul değişikliği ise önemli karar sayıldığından iki ebeveynin ortak iradesini gerektirir.

Sağlık işlemlerinde ayrım ölçülülük esasına dayanır. Ateş, soğuk algınlığı, rutin diş kontrolü gibi gündelik işlemlerde çocuğun yanında bulunan ebeveyn tek başına hareket edebilir. Buna karşılık cerrahi müdahale, uzun süreli ilaç tedavisi, psikiyatrik tedavi ve elektif ameliyatlarda Hasta Hakları Yönetmeliği çerçevesinde velinin rızası aranır; ortak velayette bu rıza her iki veliden de istenir. Acil hâllerde ise tek velinin onayıyla müdahale yapılır.

Pasaport en katı alandır. 5682 sayılı Pasaport Kanunu uygulamasında reşit olmayan çocuk adına pasaport düzenlenmesi için velinin muvafakati aranır. Ortak velayette her iki ebeveynin de muvafakati gerekir; birinin muvafakat vermemesi hâlinde diğer ebeveyn aile mahkemesine başvurarak mahkeme kararı almak zorundadır. Yurt dışına çıkışta da aynı kural geçerlidir. Bu prosedür, çocuğun tatil planı gibi sıradan görünen konularda bile dava gerektirebildiğinden, protokolde yurt dışı çıkışına ilişkin önceden muvafakat düzenlemesi yapılması yaygınlaşmıştır.

Ortak velayette iştirak nafakasının akıbeti

Ortak velayete hükmedilmesi iştirak nafakasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TMK m. 182/2 uyarınca velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması gerekir. Ortak velayette ise çocuğun yanında kalmadığı ebeveyn, gücü oranında katkı yükümlülüğünü sürdürür.

Belirleyici olan velayetin biçimi değil, çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı ve giderleri kimin karşıladığıdır. Çocuk annenin yanında yaşıyor, okul ve barınma giderleri anne tarafından karşılanıyorsa, velayetin ortak olması babanın nafaka yükümlülüğünü kaldırmaz. Mahkeme, tarafların gelirlerini ve fiilî bakım yükünün dağılımını karşılaştırarak katkı payını belirler.

Fiilî bakımın gerçekten eşit paylaşıldığı dosyalarda nafakaya hükmedilmeyebilir veya çok düşük bir tutar belirlenebilir. Çocuğun haftanın yarısını her ebeveynin yanında geçirdiği, giderlerin ayrı ayrı karşılandığı ve iki ebeveynin gelirinin birbirine yakın olduğu bir düzende karşılıklı nafaka anlamsızlaşır. Gelirler arasında belirgin fark varsa, yüksek gelirli taraf lehine olmayan bir denkleştirme yine gerekebilir.

Çocuğun ergin olması hâlinde eğitim devam ediyorsa TMK m. 328/2 gereği yükümlülük sürer. Bu durumun sınırlarını üniversite okuyan çocuğa nafaka kaç yaşına kadar ödenir yazısında inceledim. Boşanma davası sürerken hükmedilen geçici nafakanın ölçütleri için ise tedbir nafakası şartları ve miktarı yazısına bakılabilir.

Ortak velayetten tek başına velayete dönüş davası

Ortak velayet kalıcı ve değiştirilemez bir düzen değildir. TMK m. 183 uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine velayet düzenlemesini yeniden belirler. Ortak velayetin fiilen işlemediği, tarafların karar üretemediği ya da çocuğun bundan zarar gördüğü ispatlandığında velayet tek ebeveyne bırakılabilir.

Davanın temel ispat konusu, ortaklığın sürdürülemez hâle geldiğidir. Somut delil olarak; okul kaydı, sağlık işlemi ya da pasaport gibi konularda alınamayan kararlar nedeniyle açılmış mahkeme başvuruları, kişisel ilişki ihlalleri, tarafların yalnızca adli yollarla iletişim kurabildiğini gösteren yazışmalar ve uzman raporları kullanılır. Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2021/32488, T. 16.09.2025 kararındaki sürdürülebilirlik vurgusu bu davada doğrudan uygulanır.

Değişiklik davasında da uzman incelemesi zorunludur. Mahkeme, psikolog ve pedagog raporu alır, idrak çağındaki çocuğu dinler ve her iki ebeveynin yaşam koşullarını araştırır. TMK m. 182/1 gereği kişisel ilişki de yeniden düzenlenir; velayet tek ebeveyne verilirken diğer ebeveynle kişisel ilişki genişletilerek denge kurulmaya çalışılır.

Ebeveynin ruhsal ya da fiziksel sağlık durumundaki ağır değişiklikler de dönüş sebebidir. Ağır bir psikiyatrik tablo, bağımlılık ya da çocuğun bakımını fiilen engelleyen bir hastalık, ortaklığın sürdürülmesini olanaksız kılar. Ayrı yaşama sürecinde velayet ve nafakanın nasıl düzenlendiğini ayrı yaşama hakkı ve TMK m. 197 yazısında ele aldım.

Ebeveynlerden biri yurt dışına taşınırsa ortak velayet nasıl işler

Yurt dışına taşınma, ortak velayeti kendiliğinden sona erdirmez ama fiilî işleyişini kökten değiştirir. Kritik ayrım, taşınan ebeveynin çocuğu da götürüp götürmediğidir. Çocuğun mutat meskeninin değişmesi, ortak velayette diğer ebeveynin muvafakatini ya da mahkeme kararını gerektirir.

Çocuk Türkiye’de kalıyor ve ebeveynlerden biri yurt dışına yerleşiyorsa, ortak velayet teknik olarak sürebilir. Karar alma süreçleri elektronik iletişimle yürütülebilir; ancak pasaport, okul kaydı ve sağlık işlemlerinde ıslak imza gerektiren belgeler konsolosluk aracılığıyla düzenlenmek zorunda kalır. Uygulamadaki gecikmeler nedeniyle mahkemeler bu tabloda çoğu kez velayeti Türkiye’de kalan ebeveyne bırakmayı çocuğun yararına görmektedir.

Çocuğun yurt dışına götürülmek istenmesi hâlinde durum daha ağırdır. Ortak velayette diğer ebeveynin rızası olmadan çocuğun yurt dışına çıkarılması, 1980 tarihli Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Uluslararası Kaçırılmasının Hukuki Yönlerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında hukuka aykırı yer değiştirme sayılabilir ve çocuğun iadesi talep edilebilir. Türkiye bakımından bu süreç 5717 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür.

Taşınmayı planlayan ebeveynin doğru yolu, taşınmadan önce aile mahkemesinden karar almaktır. Mahkeme, çocuğun eğitim koşulları, gidilecek ülkedeki yaşam düzeni, diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl sürdürüleceği ve çocuğun beyanını değerlendirerek ya velayeti tek ebeveyne bırakır ya da yurt dışı yaşamına uyarlanmış yeni bir kişisel ilişki düzeni kurar. Sürelerin ve muvafakat prosedürünün kaçırılması ağır sonuçlar doğurur; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayet ve hâkimin denetimi

Anlaşmalı boşanmada taraflar ortak velayet kararlaştırabilir; ancak protokol hâkimi bağlamaz. TMK m. 166/3 uyarınca hâkim, tarafların çocuklara ilişkin düzenlemelerini uygun bulmazsa gerekli değişiklikleri resen yapar. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların iradesi tek başına yeterli değildir.

Denetimin kapsamı, ortak velayetin genel şartlarıyla aynıdır. Hâkim, protokolde yazılı olsa dahi tarafların gerçekten iş birliği kurabileceğine ve düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olduğuna kanaat getirmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9546, K. 2024/1122, T. 22.02.2024 kararındaki iki taraflı talep ve üstün menfaat ölçütü, protokole dayalı taleplerde de aranır.

Protokolde bulunması gereken asgari başlıklar şunlardır: çocuğun yerleşim yerinin hangi ebeveyn nezdinde olacağı, hangi kararların birlikte alınacağı, iştirak nafakasının tutarı ve artış kaydı, kişisel ilişkinin gün ve saatleri, tatil ve bayram düzeni, yurt dışı çıkışına ilişkin muvafakat esasları, okul ve sağlık kurumu seçiminde izlenecek usul ile anlaşmazlık hâlinde başvurulacak yöntem. Bu kalemler yazılmadığında ortak velayet kararı uygulanabilirliğini kaybeder.

Hâkim protokoldeki ortak velayet düzenlemesini uygun bulmazsa iki yol izleyebilir: değişiklik önerip tarafların kabulünü arar ya da anlaşmalı boşanma talebini reddedip davayı çekişmeli olarak yürütür. Tarafların önerilen değişikliği kabul etmemesi hâlinde anlaşma unsuru ortadan kalkar. Bu nedenle protokolün, mahkemenin yerleşik yaklaşımı gözetilerek hazırlanması dosyanın hızını doğrudan etkiler. Velayet ve kişisel ilişki başlıklarında tam mutabakat sağlanması ile hâkimin protokolü uygun bulması, dosyanın tek oturumda bitip bitmeyeceğini belirler; bu değerlendirmeyi tek celsede boşanma mümkün mü başlığı altında ayrıca ele aldım.

Boşanma kesinleştikten sonra ortak velayete geçiş talebi

Velayet tek ebeveyne verilmiş ve karar kesinleşmiş olsa dahi, sonradan ortak velayete geçiş talep edilebilir. Dayanak TMK m. 183’tür; durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine velayet düzenlemesini yeniden belirler. Talebin kabulü, ortak velayetin tüm şartlarının bu kez gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.

Ret kararı kesin hüküm oluşturmaz; velayete ilişkin kararlar değişen koşullara açıktır. Boşanma sırasında iletişim kuramayan tarafların yıllar içinde çocuk odaklı bir iş birliği geliştirmiş olması, geçiş talebinin dayanağını oluşturur. Bu değişikliğin ispatı için düzenli olarak yürütülen ortak kararlar, kişisel ilişkinin sorunsuz işlemesi ve uzman raporları kullanılır.

Kritik nokta, velayeti elinde bulunduran ebeveynin rızasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2023/3210, T. 14.06.2023 kararında ortak velayetin ancak karşı tarafın açık rızasıyla kurulabileceği, rıza gösterilmemesi hâlinde talebin reddi gerektiği belirtilmiştir. Bu ilke, boşanma sonrası geçiş davalarında da uygulanır; tek başına velayeti bulunan ebeveyn karşı çıkıyorsa talep kabul edilmez.

Dava aile mahkemesinde açılır ve basit yargılama usulüne tabidir. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir; çocuğun yerleşim yeri mahkemesi de fiilî yakınlık nedeniyle sıklıkla tercih edilir. Yargılamada sosyal inceleme raporu alınır, taraflar ve idrak çağındaki çocuk dinlenir.

Velayetin kamu düzenine ilişkin olması ve resen araştırma

Velayet düzenlemesi tarafların tasarrufuna bırakılmış bir konu değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025 kararında velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu ve hâkimin resen gözetmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nitelik, yargılamanın her aşamasında sonuç doğurur.

Birinci sonuç, taraflarca hazırlama ilkesinin sınırlanmasıdır. Hâkim, tarafların bildirmediği delilleri de resen toplayabilir; sosyal inceleme raporu alınmasına, çocuğun dinlenmesine ve ebeveynlerin yaşam koşullarının araştırılmasına kendiliğinden karar verir. Tarafların anlaşması hâkimi bağlamaz.

İkinci sonuç, kanun yolu incelemesinde velayetin resen gözetilmesidir. İstinaf ya da temyiz başvurusunda velayete ilişkin bir sebep ileri sürülmemiş olsa dahi, üst mahkeme velayet düzenlemesini inceleyebilir. Aynı biçimde, ıslah veya usuli kazanılmış hak kuralları velayet konusunda katı biçimde uygulanmaz.

Üçüncü sonuç feragat ve kabulün sınırlanmasıdır. Velayet talebinden feragat edilmesi, hâkimi çocuğun yararına aykırı bir düzenleme kurmaya zorlamaz. Çocuğun malvarlığının korunması gerektiğinde ise TMK m. 352 ve devamındaki tedbirler gündeme gelir; benzer koruyucu mekanizmaların işleyişini vesayet davasında sağlık raporu ve malvarlığı tedbirleri yazısında anlattım.

Ortak velayette karar alınamazsa ne yapılır

Ortaklığın doğal riski, ebeveynlerin belirli bir konuda anlaşamamasıdır. Bu hâlde çözüm, doğrudan velayet değişikliği davası açmak değil, uyuşmazlık konusu tek mesele için aile mahkemesine başvurmaktır. Hâkim yalnızca o konuda karar verir ve ortak velayet düzeni korunur.

Örneğin çocuğun hangi ortaokula kaydedileceği konusunda anlaşma sağlanamıyorsa, ebeveynlerden biri aile mahkemesinden bu konuda karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme, okulların çocuğun ihtiyaçlarına uygunluğunu, ulaşım koşullarını ve varsa uzman görüşünü değerlendirerek tek bir konuya ilişkin hüküm kurar. Aynı yöntem pasaport muvafakati, tedavi yöntemi ve yaz tatili planı gibi konularda da kullanılır.

Sürekli başvuru gereksinimi doğuyorsa bu, ortaklığın işlemediğinin göstergesidir ve tek başına velayete dönüş davası için delil oluşturur. Mahkemelerin sürdürülebilirlik değerlendirmesinde en çok dikkate aldığı veri, tarafların kaç kez hâkim müdahalesine ihtiyaç duyduğudur.

Çocuğun üçüncü kişilere verdiği zararlarda ise velayetin ortak olması sorumluluğu genişletir. TBK m. 65 ve TMK m. 369 çerçevesinde ebeveynin sorumluluğunun sınırlarını çocuğun verdiği zarardan anne baba sorumlu mu yazısında ele aldım.

Ortak velayet ile tek velayetin karşılaştırması

İki düzen arasındaki fark, karar alma yetkisinin dağılımında toplanır. Tek velayette yasal temsil ve önemli kararlar velayeti elinde bulunduran ebeveyne aittir; diğer ebeveynin hakkı kişisel ilişki ve bilgi alma ile sınırlıdır. Ortak velayette ise temsil yetkisi ve önemli kararlar paylaşılır.

Konu Ortak velayet Tek velayet
Kurulma biçimi İki tarafın talebi veya açık rızası şart Hâkim tek taraflı talep üzerine de karar verir
Yasal temsil İki ebeveyn birlikte (TMK m. 342 mantığı) Velayet sahibi ebeveyn tek başına
Okul ve sağlık kararları Önemli olanlarda ortak, gündeliklerde tek Velayet sahibi karar verir
Pasaport ve yurt dışı çıkışı İki ebeveynin muvafakati gerekir Velayet sahibinin muvafakati yeterlidir
Yerleşim yeri Hükümde ayrıca belirlenmelidir TMK m. 21 gereği velayet sahibinin yeri
İştirak nafakası Fiilî bakım yüküne göre yine hükmedilebilir TMK m. 182/2 uyarınca kural olarak hükmedilir
Uyuşmazlık çözümü Tek konu için aile mahkemesine başvuru Velayet değişikliği davası gerekir
Değiştirilebilirlik TMK m. 183 uyarınca her zaman TMK m. 183 uyarınca her zaman

Uygulamada tek velayetin yaygınlığı, ortak velayetin daha zayıf bir seçenek olduğu anlamına gelmez. İki düzen arasındaki tercih, ebeveynlerin iletişim kapasitesine göre yapılır; iş birliği kurabilen taraflarda ortak velayet çocuğun her iki ebeveynle bağını daha güçlü tutar.

Yargılama süreci, deliller ve görevli mahkeme

Velayete ilişkin talepler aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Boşanma davası içinde talep edilebileceği gibi bağımsız dava olarak da açılabilir. Yargılama basit usule tabidir ve resen araştırma ilkesi geniş biçimde uygulanır.

Delil düzeni üç ayak üzerine kurulur. Birincisi sosyal inceleme raporudur; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman heyeti ebeveynlerin yaşam koşullarını, çocukla ilişkilerini ve iş birliği kapasitelerini değerlendirir. İkincisi tarafların ve idrak çağındaki çocuğun dinlenmesidir. Üçüncüsü ekonomik ve sosyal durum araştırmasıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2022/57145, T. 06.06.2024 kararındaki ölçüt gereği, uzman raporunun yeterli açıklıkta ve somut nesnel verilere dayanması aranır. Soyut ifadelerle yetinen, tarafların yaşam alanını görmeden hazırlanan raporlar eksik inceleme sayılır. Raporun eksikliğine karşı itiraz edilmesi ve ek rapor talep edilmesi, kanun yolunda önemli bir dayanak oluşturur.

Kişisel ilişki düzenlemesi velayetten ayrı bir başlıktır ve TMK m. 182/1 uyarınca hâkim tarafından belirlenir. Ortak velayet kurulan dosyalarda dahi kişisel ilişkinin gün, saat ve teslim yeri bakımından açıkça yazılması gerekir; belirsiz düzenlemeler icra aşamasında uygulanamaz hâle gelir.

İçtihat birliğinin bulunmadığı noktalar

Ortak velayetin mümkün olduğu artık tartışmalı değildir; ancak uygulamanın birçok ayrıntısında yeknesaklık sağlanmış değildir. Rızanın hangi ana kadar aranacağı, sonradan geri alınabilirliği, eski tarihli kararların bugünkü değeri ve ortak velayette iştirak nafakasına hükmedilip hükmedilemeyeceği bakımından farklı yönde kararlar bulunmakta, ilk derece uygulaması bu nedenle dosyadan dosyaya değişmektedir.

Birinci tartışma, rızanın ne zamana kadar aranacağıdır. Bir yaklaşım, dava tarihindeki rızanın yeterli olduğunu; diğeri ise hüküm anına kadar rızanın sürmesi gerektiğini savunur. Yargılama sırasında rızasını geri alan tarafın bulunduğu dosyalarda sonuç, hangi yaklaşımın benimsendiğine göre değişir.

İkinci tartışma, geçmiş dönem kararlarının bugünkü değeri üzerinedir. Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/794, K. 2013/310, T. 06.03.2013; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21186, K. 2013/7440, T. 19.03.2013 ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/6644, K. 2022/9565, T. 30.05.2022 kararlarında, boşanmanın kesinleşmesiyle evlilik birliği sona erdiğinden velayetin ortak kullanılamayacağı, hâkimin velayeti eşlerden birine vermek zorunda olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Güncel içtihat bu yaklaşımdan ayrılmış olsa da, ilk derece mahkemelerinde eski yaklaşıma dayanan kararlarla karşılaşılabilmektedir.

Üçüncü tartışma, ortak velayette iştirak nafakasına hükmedilip hükmedilemeyeceğidir. Bir görüş, velayetin ortak olması hâlinde TMK m. 182/2’nin lafzı gereği nafakaya hükmedilemeyeceğini; diğeri ise fiilî bakım yükünün dağılımı esas alınarak nafakaya hükmedilebileceğini savunur. Uygulamada ikinci görüş ağır basmakla birlikte, aksi yönde kararlar da mevcuttur. Bu belirsizlik, protokolde nafakanın açıkça düzenlenmesini pratik bir zorunluluk hâline getirir.

50 Soruda Ortak Velayet

1. Ortak velayet kanunda düzenlenmiş mi?
4721 sayılı Kanun’da boşanma hâlinde ortak velayeti düzenleyen açık bir hüküm yoktur. Dayanak, 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Ek 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesi ve Yargıtay içtihadıdır.

2. Boşanmada ortak velayete karar verilebilir mi?
Verilebilir. Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2018/27658, T. 06/10/2021 kararında boşanma ve ayrılık durumunda velayetin ebeveynler tarafından ortak kullanılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.

3. Eşim istemiyorsa ortak velayet alabilir miyim?
Alamazsınız. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2023/3210, T. 14.06.2023 kararında rıza bulunmaması hâlinde talebin reddi gerektiği belirtilmiştir.

4. Ortak velayet için hangi şartlar aranıyor?
Karşılıklı talep veya açık rıza, çocuk konusunda iletişim ve iş birliği kapasitesi ile düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olması aranır.

5. Sürekli kavga ettiğimiz eşimle ortak velayet kurulabilir mi?
Kurulamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10362, K. 2023/936, T. 09.03.2023 kararında süregelen çekişme hâlinde ortak velayetin çocuğun yararına uygun görülmediği belirtilmiştir.

6. Farklı şehirlerde yaşıyoruz, ortak velayet mümkün mü?
Mesafe tek başına engel değildir; belirleyici olan tarafların fiilen iş birliği kurup kuramadığıdır. Uzaklığın karar alma sürecini işlemez hâle getirdiği dosyalarda talep reddedilir.

7. Hakkında koruma kararı olan eşle ortak velayet olur mu?
Olmaz. 6284 sayılı Kanun kapsamında devam eden tedbir kararı, iletişim ve iş birliği şartının bulunmadığının açık göstergesidir.

8. Ortak velayette çocuk kiminle yaşar?
Hükümde ayrıca belirlenir. Ortak velayet karar alma yetkisine ilişkindir; çocuğun fiilen kalacağı yer ve kişisel ilişki düzeni ayrıca düzenlenir.

9. Çocuk yarı yarıya iki evde mi kalır?
Zorunlu değildir. Uygulamada çocuk çoğunlukla bir ebeveynin yanında kalır, diğeriyle kişisel ilişki kurulur.

10. Ortak velayette okul kaydı hangi adrese göre yapılır?
Çocuğun nüfus sistemindeki yerleşim yeri adresine göre. Bu adres, hükümde çocuğun yanında kalacağı belirtilen ebeveynin adresidir.

11. Okul değişikliği için iki velinin de onayı gerekir mi?
Gerekir. Okul seçimi ve değişikliği önemli karar sayıldığından ortak velayette her iki ebeveynin iradesi aranır.

12. Çocuğu tek başım doktora götürebilir miyim?
Rutin muayene ve acil müdahalelerde götürebilirsiniz. Ameliyat, uzun süreli tedavi ve psikiyatrik müdahalelerde iki velinin de rızası aranır.

13. Ortak velayette pasaport nasıl çıkarılır?
İki ebeveynin muvafakatiyle. Biri muvafakat vermezse diğer ebeveynin aile mahkemesinden karar alması gerekir.

14. Çocuğu yurt dışına tatile götürmek için izin gerekir mi?
Gerekir. Ortak velayette yurt dışı çıkışı için diğer ebeveynin muvafakati ya da mahkeme kararı aranır.

15. Ortak velayette nafaka ödenir mi?
Ödenebilir. TMK m. 182/2 uyarınca çocuğun giderlerine gücü oranında katılma yükümlülüğü, velayetin ortak olmasıyla ortadan kalkmaz.

16. Çocuk eşit süreyle iki evde kalıyorsa nafaka ne olur?
Gelirler birbirine yakınsa nafakaya hükmedilmeyebilir. Belirgin gelir farkı varsa yine katkı payına karar verilebilir.

17. Ortak velayetten tek velayete nasıl geçilir?
TMK m. 183 uyarınca velayet değişikliği davası açılarak. Ortaklığın fiilen işlemediğinin somut delillerle ispatı gerekir.

18. Boşanma bittikten sonra ortak velayete geçebilir miyim?
Geçebilirsiniz. TMK m. 183 kapsamında dava açılabilir; ancak karşı tarafın açık rızası şarttır.

19. Velayet kararı kesin hüküm oluşturur mu?
Oluşturmaz. Velayete ilişkin kararlar değişen koşullara göre her zaman yeniden düzenlenebilir.

20. Anlaşmalı boşanmada ortak velayet yazabilir miyiz?
Yazabilirsiniz. Ancak TMK m. 166/3 uyarınca hâkim düzenlemeyi uygun bulmazsa resen değişiklik yapabilir.

21. Hâkim protokoldeki ortak velayeti reddederse ne olur?
Değişiklik önerir; taraflar kabul etmezse anlaşma unsuru ortadan kalkar ve dava çekişmeli olarak yürütülür.

22. Protokolde nelerin yazılması gerekir?
Çocuğun yerleşim yeri, hangi kararların birlikte alınacağı, nafaka tutarı ve artış kaydı, kişisel ilişki takvimi ile yurt dışı muvafakat usulü yazılmalıdır.

23. Evlilik sürerken velayet zaten ortak mı?
Evet. TMK m. 335 ve m. 336 uyarınca evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır.

24. Evlilik sürerken velayet tek eşe verilebilir mi?
Verilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/5329, K. 2014/16024, T. 10.07.2014 kararında bağımsız velayet davası olmaksızın bunun hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

25. Çocuk adına dava açmak için iki velinin de imzası şart mı?
Evlilik sürerken şarttır. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2386, K. 2024/15, T. 12.01.2024 kararında diğer eşin sonradan onayının da yeterli olduğu belirtilmiştir.

26. Velayet üçüncü kişiye devredilebilir mi?
Devredilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3898, K. 2021/5281, T. 23.06.2021 kararında velayetin evlat edinme istisnası dışında münhasıran anne ve babaya ait olduğu belirtilmiştir.

27. Çocuğun görüşü alınır mı?
İdrak çağındaysa alınır. Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2022/57145, T. 06.06.2024 kararında dinlenilebilecek yaştaki çocuğun beyanına başvurulması gerektiği vurgulanmıştır.

28. Çocuğun beyanı mahkemeyi bağlar mı?
Bağlamaz. Beyan, üstün yarar değerlendirmesinde dikkate alınan verilerden biridir; tek başına belirleyici değildir.

29. Uzman raporu alınması zorunlu mu?
Zorunludur. Anayasa Mahkemesi kararlarında psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı raporlarına dayanılması gerektiği belirtilmiştir.

30. Uzman raporu yetersizse ne yapabilirim?
Rapora karşı süresi içinde itiraz edip ek rapor veya yeni heyetten rapor alınmasını talep edebilirsiniz. Eksik inceleme kanun yolunda kaldırma sebebidir.

31. Ortak velayet davasında hangi mahkeme görevli?
Aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

32. Velayet davasında yetkili mahkeme neresi?
Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Çocuğun yerleşim yeri mahkemesi de fiilî yakınlık nedeniyle sıkça tercih edilir.

33. Velayet davasında arabuluculuk şartı var mı?
Yoktur. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların tasarrufuna bırakılmamıştır ve dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.

34. Ortak velayette bir konuda anlaşamazsak ne yaparız?
O tek konu için aile mahkemesine başvurulur. Hâkim yalnızca uyuşmazlık konusunda karar verir, ortak velayet düzeni sürer.

35. Sürekli mahkemeye başvurmak zorunda kalırsak sonuç ne olur?
Bu tablo ortaklığın işlemediğinin göstergesidir ve tek başına velayete dönüş davasında güçlü delil oluşturur.

36. Eşim yurt dışına taşınıyor, ortak velayet devam eder mi?
Teknik olarak devam edebilir, ancak muvafakat gerektiren işlemler konsolosluk üzerinden yürütüleceğinden mahkemeler çoğu kez velayeti Türkiye’de kalan ebeveyne bırakmaktadır.

37. Çocuğu izinsiz yurt dışına götürürlerse ne yapabilirim?
Lahey Sözleşmesi kapsamında iade talebinde bulunabilirsiniz. Türkiye bakımından süreç 5717 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür.

38. Yurt dışına taşınmadan önce ne yapmalıyım?
Taşınmadan önce aile mahkemesinden karar almanız gerekir. Mahkeme velayeti ve kişisel ilişkiyi yeni duruma göre yeniden düzenler.

39. Yeniden evlenmem velayetimi etkiler mi?
Kendiliğinden etkilemez. Belirleyici olan yeni yaşam düzeninin çocuğun yararını ve ortak karar almayı zorlaştırıp zorlaştırmadığıdır.

40. Velayet kamu düzenine mi ilişkindir?
İlişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025 kararında hâkimin velayeti resen gözetmesi gerektiği belirtilmiştir.

41. Velayetten feragat edebilir miyim?
Feragat hâkimi bağlamaz. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim çocuğun yararına aykırı bir düzenleme kurmak zorunda değildir.

42. Ortak velayette çocuğun soyadı değişir mi?
Değişmez. Velayet biçimi soyadını etkilemez; soyadı değişikliği ayrı bir dava konusudur.

43. Ortak velayette nüfus kaydına nasıl işlenir?
Kesinleşen ilam nüfus müdürlüğüne bildirilir ve velayetin ortak olduğu kayda işlenir. Çocuğun adres kaydı hükümde belirtilen ebeveynin adresine göre tutulur.

44. Ortak velayette çocuğun banka hesabını kim açar?
Yasal temsil ortak olduğundan hesap açılışı ve önemli tasarruflarda iki ebeveynin birlikte hareket etmesi aranır.

45. Ortak velayet kararı icra edilebilir mi?
Velayetin kendisi icra konusu değildir; icra edilebilecek olan kişisel ilişki ve çocuk teslimine ilişkin hükümlerdir.

46. Kişisel ilişki ortak velayette de düzenlenir mi?
Düzenlenir. TMK m. 182/1 uyarınca hâkim, çocuğun yanında kalmadığı ebeveynle kişisel ilişkisini gün ve saat belirterek düzenler.

47. Eski tarihli kararlar ortak velayeti reddediyor, hangisi geçerli?
Güncel içtihat geçerlidir. Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/794, K. 2013/310, T. 06.03.2013 gibi eski kararlardaki yaklaşım, sonraki içtihatla aşılmıştır.

48. Ortak velayet talebinin reddine karşı istinafa gidebilir miyim?
Gidebilirsiniz. HMK m. 341 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

49. İstinafta velayet resen incelenir mi?
İncelenir. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan, başvuru sebebi olarak ileri sürülmese dahi üst mahkeme bu konuyu gözetebilir.

50. Ortak velayet çocuk için daha mı iyidir?
Ebeveynlerin iletişim kurabildiği dosyalarda çocuğun her iki ebeveynle bağını güçlendirir. Çekişmenin sürdüğü dosyalarda ise çocuğu yeni uyuşmazlıkların ortasında bırakır.

Sonuç

Kanunda açık düzenleme bulunmaması, boşanmada ortak velayetin önünde bir engel değildir. Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2018/27658, T. 06/10/2021 kararı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin güncel içtihadı, 6684 sayılı Kanun ile onaylanan Ek 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesi üzerinden bu imkânı tanımıştır. Belirleyici olan kanuni boşluk değil, dosyadaki üç şartın gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Ret kararlarının neredeyse tamamı ikinci şarta, yani iletişim ve iş birliği kapasitesine dayanır. Karşılıklı talep bulunsa dahi, tarafların çocuk konusunda karar üretemediği anlaşıldığında mahkeme ortaklığı kurmaz. Sürdürülebilirlik ölçütü burada devreye girer: kâğıt üzerinde kalan bir düzen, çocuğu her okul kaydında yeni bir mahkeme sürecinin içine sokar.

Kararın uygulanabilirliği, hüküm fıkrasının ayrıntısına bağlıdır. Çocuğun yerleşim yeri, hangi kararların birlikte alınacağı, nafaka rejimi ve yurt dışı muvafakat usulü açıkça yazılmadığında, ortak velayet pratikte işlemez hâle gelir. Dosyanızın koşullarını ve hüküm fıkrasının nasıl kurgulanacağını değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 21, 166, 182, 183, 197, 328, 335, 336, 342, 348, 352, 369.

6684 sayılı İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 No.lu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun m. 5.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 316, 341.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5.

5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun m. 1, 4.

5682 sayılı Pasaport Kanunu m. 15.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 65.

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2013/7979, T. 11.11.2015

Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2018/27658, T. 06.10.2021

Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2022/57145, T. 06.06.2024

Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2021/32488, T. 16.09.2025

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/794, K. 2013/310, T. 06.03.2013

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/146, K. 2023/242, T. 22.03.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21186, K. 2013/7440, T. 19.03.2013

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/5329, K. 2014/16024, T. 10.07.2014

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6302, K. 2021/641, T. 27.01.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/1042, K. 2021/2206, T. 11.03.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3898, K. 2021/5281, T. 23.06.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10362, K. 2023/936, T. 09.03.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3875, K. 2023/2467, T. 18.05.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4360, K. 2023/3070, T. 07.06.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2023/3210, T. 14.06.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2232, K. 2023/6383, T. 21.12.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9546, K. 2024/1122, T. 22.02.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5611, K. 2025/3196, T. 27.03.2025

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/6644, K. 2022/9565, T. 30.05.2022

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/8478, K. 2011/12202, T. 29.11.2011

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2386, K. 2024/15, T. 12.01.2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1335, K. 2022/944, T. 08.06.2022

Doktrin ve akademik kaynaklar

Bilge Öztan, Aile Hukuku, Turhan Kitabevi.

Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III – Aile Hukuku, Filiz Kitabevi.

Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku, Turhan Kitabevi.

Ömer Uğur Gençcan, Velayet Hukuku, Yetkin Yayınları.

Serkan Ayan, Evlilik Birliğinin Korunması, Türkiye Barolar Birliği Yayınları.

Emine Akyüz, Çocuk Hukuku, Pegem Akademi.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.