Skip to main content

İşletmesel Karar ve Küçülme Gerekçeli Fesihte İşe İade Dilekçesi Örneği

İşletmesel karar ve küçülme gerekçeli fesihte işe iade dilekçesi örneği kapak görseli

Bu dilekçe bir örnektir. Kendi dosyanıza uyarlamadan önce işe iade davasının şartlarını, iki haftalık başvuru süresini, zorunlu arabuluculuk aşamasını ve ispat yükünün nasıl dağıldığını okumanızı öneririz: İşe İade Davası: şartları, süreleri ve emsal kararlar. Diğer senaryolara ait dilekçeler için işe iade dilekçe örnekleri sayfasına bakabilirsiniz.

İşveren işletmesel karar alarak fesih yapabilir; ancak bu karar yargı denetimine tabidir. Kararın tutarlı biçimde uygulanması ve feshin son çare olması aranır. Fesihten kısa süre sonra aynı işe işçi alınması, küçülme iddiasının gerçeği yansıtmadığını gösterir.

Aşağıdaki 3 dilekçe, Yalova İş Mahkemesi’nde tarafımızca açılmış gerçek davaların dava dilekçeleridir. Kişisel veriler çıkarılmıştır. Her dilekçeyi sayfada okuyabilir, UYAP’a yüklenebilen UDF veya PDF olarak indirebilirsiniz.

Dilekçe 1 — 2026 tarihli dosya

İşveren küçülmeye gidildiğini ileri sürerek fesih yapıyor; ancak fesihten hemen önce ve sonra yeni işçi alındığı, üstelik boşalan yere işçinin amirinin tanıdığının işe başlatıldığı ortaya konuyor. İşletmesel karar savunmasının nasıl çürütüleceğini gösteren dosya.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE

ARABULUCULUK NO: 2025/69576

DAVACI :[DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]

VEKİLİ :Av. [AD SOYAD]
[ADRES]

DAVALI :[DAVALI İŞVEREN] (Mersis NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]

KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR :

A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

1-) Müvekkilimiz, davalı işverene ait işyerinde 07/07/2008-19/02/2025 tarihleri arasında kesintisiz olarak ambar/ depo görevlisi olarak çalışmıştır. Müvekkil, ilk olarak [DAVALI İŞVEREN] işe girmiştir. Burada çalışmaya devam ederken müvekkilin iş sözleşmesi tüm haklarıyla beraber Dow[DAVALI İŞVEREN] ne geçiş yaptırılmıştır. Müvekkil davalı şirkete ait iş yerinde 07/07/2008 – 19/02/2025 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmış, ancak davalı şirketlerce SGK kayıtlarında müvekkil girdi-çıktı gösterilmiştir.

2-) Müvekkilin almış olduğu ücreti her ay değişkenlik göstermekte olup iş yerinde müvekkile sağlanan birçok sosyal hak bulunmaktadır. Bu nedenle müvekkilin ücreti ve sosyal hakları yönünden davalı taraftan celp edilecek bordroların dikkate alınmasını talep ediyoruz. Buna ek olarak bordrolar gösterilmeyen yan haklar bulunmakta olup bunlar; Müvekkilin çalıştığı süre boyunca 1 öğün yemek iş verenler tarafından karşılanmıştır. Müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için işveren tarafından servis tahsis edilmiştir. Yılbaşında 1.000 TL değerinde yılbaşı kolisi, ramazanda ise 2.000 TL ekli yemek kartı verilmektedir. Yapılan hesaplamalarda esas alınacak ücrete bahsi geçen ek ödemelerin de eklenerek hesaplama yapılması gerekmektedir.

B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 19/02/2025 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiştir.

1-)
MÜVEKKİLİN İŞ AKDİ GEÇERSİZ VE HAKSIZ NEDENLE FESHEDİLMİŞTİR.

Davalı işveren tarafından, iş yerinde küçülmeye gidildiği ifade edilerek müvekkilin iş akdi feshedilmiştir. İş yerinde küçülmeye gidildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Davalı işveren Dow[DAVALI İŞVEREN] sürekli olarak yeni işçi alımı yapmakta olup [ÜÇÜNCÜ KİŞİ] isimli bir kişi alınmıştır. Müvekkil işten çıkarılmadan önce bunun üstüne 1 kişi daha işe alınmış olup hala daha işçi alınmaya devam edilmektedir. Gerekli görülmesi halinde iş yerinden ilgili kayıtlar celp edilebilecektir.

Buna ek olarak müvekkil engelli kontenjanından çalışma yapmaktadır. Ancak müvekkil çıktıktan sonra yeni alınan işçi de malulen emeklidir. Fakat bu kişi müvekkilin amiri [İŞVEREN YETKİLİSİ]’ün köyden tanıdığı olduğundan müvekkilin iş akdini feshedip bu kişiyi işe başlatmışlardır. Sadece bu husus dahi müvekkilin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ortaya koymaktadır.

Müvekkil uzun yıllar boyunca davalı iş yerinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirerek çalışmıştır. Müvekkilimiz çalışma süresi boyunca uyarı ya da kınama cezası almamıştır. Hiçbir yüz kızartıcı suçu işlememiştir. İş arkadaşlarıyla da arası gayet iyi olup iş yerinde kimseyle sözlü yada fiziki kavgaya girmemiştir. Bu beyanlarımız müvekkilimizin iş akdinin feshinin hukuki bir olguya dayanmadığını açıkça ortaya koymuştur.

2-)DAVA KONUSU FESİH, HAKSIZ VE MESNETSİZ OLUP FESHİN SON ÇARE OLMA İLKESİNE DE AYKIRIDIR.

Müvekkilin çıkışından önce işçi alımı yapılmasına rağmen müvekkilin iş akdi haksız nedenle sonlandırılmıştır. Birçok farklı alternatif olmasına karşın feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket edilerek iş akdi müvekkilin hiçbir kusuru olmamasına rağmen sonlandırılmıştır. Bu nedenlerle işverenin kötüniyetli olduğu her türlü izahtan varestedir.

3-) Davalı işverenin müvekkilimizi hukuka ve yasaya aykırı olarak işten çıkartmasından dolayı; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesi çerçevesinde 10/03/2025 tarihi itibariyle başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda yukarıda isimleri belirtilen davacı ve davalı arasında anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ekte yer almakta olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.(Ek-1: arabuluculuk son tutanağı)

4-)
İşveren nezdinde yüzlerce işçi çalışmakta olup müvekkil çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.

C-) ALACAK KALEMLERİ

1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI

Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.

2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI

Müvekkil iş yerinde 16 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu çalışma süresi ve müvekkilin iş akdinin haksız olarak feshedildiği de dikkate alınarak müvekkile 8 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.

HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, fesih bildirgesi sureti, iş ilanı belgesi, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve müvekkilin davalı Dow[DAVALI İŞVEREN] ‘ne İŞE İADESİNE,

B-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

C-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

D-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 07/04/2025
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)

TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER

1-)SGK’ya müzekkere yazılması ile;
müvekkilin tüm kayıtlarının celbi
İşveren nezdinde davacının işten çıkış tarihi olan 19/02/2025 tariihinden önceki 4 ay ve sonraki 2 aylık süre içinde davalının işe aldığı personellerin sayısının ve pozisyonlarının cellbi.
2-)Türkiye İş Bankası Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 01/01/2021 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-) Davalı iş yerlerine müzekkere yazılması ile müvekkilin işverenler nezdindeki tüm kayıtlarının celbi
4-) UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına konması

Dilekçe 2 — 2021 tarihli dosya

İşyeri devri sonrası yapılan fesih. Devralan işverenin devreden işverenin işçilerine karşı yükümlülükleri ve iş güvencesi şartlarının varlığı ayrıntılı işleniyor.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ARABULUCULUK DOSYA NO: 2020/86934

[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]Yalı Cd Arabacılar Sk 3/6 Merkez/YALOVA
[ADRES ÇIKARILDI]
KONU : İşe iade, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı alacağı davasıdır

AÇIKLAMALAR:

A – OLAYLAR

Müvekkil öncelikle dava dışı [DAVA DIŞI ŞİRKET] bünyesinde 01/12/2017 tarihi itibarıyla çalışmakta iken 11/10/2018 tarihinde dava dışı [DAVA DIŞI ŞİRKET] ile davalı şirket iş devri işlemi yapmış ve tüm işi davalı şirket devralmıştır (ek-1: devir belgesi).

Müvekkil davalı şirket bünyesinde [ALIŞVERİŞ MERKEZİ] AVM isimli iş yerinde teknik personel olarak çalışırken davalı tarafından işine 04/03/2020 tarihinde haksız surette son verilmiştir.

İş sözleşmesinin sona erdirilme gerekçesi olarak davalı ile [ALIŞVERİŞ MERKEZİ] AVM isimli firmanın arasındaki sözleşmenin sona erdirilmesi gösterilmiştir. Bu sebeple müvekkilin çalıştırılacağı başka bir iş yeri kalmadığından bahisle müvekkilin iş akdi feshedilmiştir (ek-2: fesih bildirimi).

Davalı tarafından yapılan fesih geçerli bir sebebe dayanmamaktadır. Davalı işverenin Yalova ve çevre illerinde hizmet verdiği birçok AVM bulunmaktadır. Bu sebeplerle feshin son çare olması gerektiği ilkesi gereği müvekkile çalışacağı başka bir iş yeri teklifinde bulunmaksızın doğrudan iş sözleşmesinin feshi hukuka aykırıdır.

[ALIŞVERİŞ MERKEZİ] AVM adlı iş yerinde davalı bünyesinde çalışan AVM müdürü başka bir ildeki başka bir AVM’ye müdür olarak görevlendirilmiştir. Bu süreçte de dava dışı [ALIŞVERİŞ MERKEZİ] AVM adlı iş yerinde bir süre daha çalışmaya devam etmiştir. Bu da davalının kötü niyetli olduğunu ve ayrımcılık yasağına aykırı hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Davalının iddia ettiği gibi işin sona ermesi durumunun olmadığı böylece ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki bu [ALIŞVERİŞ MERKEZİ] AVM adlı iş yerinde iş sona ermiş olsa dahi davalının diğer projelerinde müvekkili teknik eleman olarak değerlendirmesi mümkünken müvekkile böyle bir teklif de yapılmamıştır.

İş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği iddiasının ispat yükü işverendedir. Davalının iş sözleşmesini geçerli nedenlerle feshedildiğini ispat etmesi olanaksızdır.

Benzer konuda verilen bir emsal kararda Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/44881 E. nolu ilamında;

”İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2.fıkrasında feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı nedene dayandığını ispatlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
(…)
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin 08.08.2016 tarihli fesih bildirimi ile … Park Mağazasının kapanacak olmasından dolayı 09.08.2016 tarihi itibari ile … … Mağazasında … satış sorumlusu ve … [ALIŞVERİŞ MERKEZİ] Teknosa mağazasında … satış sorumlusu olarak 08.08.2016 tarihinde yeni görev ve mağaza önerisi sunulduğu, önerilerin hiçbirinin kabul edilmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin 08.08.2016 tarihi itibari ile davacının tüm yasal haklarının ödenmek suretiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca feshedildiği, davacıya fesih bildirimi ile aynı gün sözlü olarak … ve … illerindeki şubelerde çalışmasına ilişkin teklif yapıldığı, davacıya söz konusu teklife ilişkin cevabını bildirmek üzere yasada belirtilen altı iş günlük sürenin tanınmadığı, davalı tarafça feshin son çare olma ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.” ifadeleri ile durum açıklığa kavuşturulmuştur.

Emsal karardan da anlaşıldığı üzere işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle fesih yapılması için işletmesel karar olması gerekmektedir. Fakat dava konusu bakımından bir işletmesel karardan bahsetmek mümkün değildir. İşletmesel kararın var olduğunu var saydığımızda dahi tutarlılık, keyfilik yasağı, feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket edilmiştir.

B – MÜVEKKİLİN İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMA HAKKI BULUNMAKTADIR

Davalı işveren, kurumsal bir şirket olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca müvekkilin, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli olan, fesih tarihinde işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması şartı fazlasıyla gerçekleşmiştir. Sigorta kayıtlarında da görüleceği üzere kanunun aradığı 6 aylık kıdem şartı da mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.” hükmü yer almakta olup, müvekkil ile davalı şirket arasındaki iş ilişkisi, herhangi, bir süreye bağlanmadığından belirsiz sürelidir. Dolayısı ile müvekkilim, kanunun aradığı bu üç şartı taşımakta olup, iş güvencesi hükümlerinden faydalanabilecektir.

DELİLLER: Sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK hizmet cetveli ve tüm SGK kayıtları, banka kayıtları, tanıklarımız, emsal ücret araştırması, iş yeri kayıtları, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk tutanağı, fesih bildirim yazısı ve sair her türlü yasal delil.

İSTEM SONUCU: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, davamızın kabulü ile;
1-Davalı işverenin müvekkilin işten çıkarılmasına yönelik fesih işleminin geçersiz ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilimin işe iadesine,
2-İş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti kararı ile birlikte davalı şirketin müvekkilimi 1 ay içerisinde işe başlatmasına, başlatmaması halinde müvekkile 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesine,
3-Müvekkilin çalışmadığı süreler için boşta geçen süre alacağı olarak müvekkile 4 aylık brüt ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesine,
4-Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim. 27/06/2020

Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
E İMZALIDIR

Dilekçe 3 — 2020 tarihli dosya

“İşletmenin küçülmesi” şeklindeki soyut gerekçenin, İş Kanunu m.18 anlamında geçerli sebep sayılamayacağı anlatılıyor. Bu sayfadaki en kısa ve en sade örnek.

UDF indir (UYAP) PDF indir

Dilekçenin tam metnini oku

YALOVA İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ARABULUCULUK DOSYA NO: 2019/193145

[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]Yalı Cd Arabacılar Sk 3/6 Merkez/YALOVA
[ADRES ÇIKARILDI]
KONU : İşe iade davası, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı alacağı davası

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil davalı şirket bünyesinde 30/09/2014 tarihinden beri beton üretimi görevlisi olarak çalışırken 30/05/2019 tarihinde işletmenin küçülmeye gitmesi şeklinde soyut ve dayanaksız bir gerekçe gösterilerek haksız surette işine son verilmiştir.

İş sözleşmesinin feshi biçimsel ve içerik olarak hukuka aykırıdır.

İş Kanununun 18. Maddesine göre işveren fesih için işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Davalı ”ekonomik sebepler” şeklinde soyut bir gerekçe göstermek suretiyle haksız şekilde iş sözleşmesini sona erdirmiştir. Ortada müvekkili işten çıkarmaya vardıracak derecede ekonomik sorun yoktur. Bu konuda davalı tarafından alınan bir işletmesel karar olması gerekmektedir. Fakat müvekkile böyle bir işletmesel karardan bahsedilmemiştir.

Davalının ekonomik sorunları olduğunu varsaysak bile davalı eşitlik ilkesine ve feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket etmiştir. Zira müvekkille aynı işi yapan daha tecrübesiz personeller varken tamamen keyfi bir şekilde müvekkil işten çıkarılmıştır. Ayrıca yarı zamanlı çalışma, vardiya sayısını azaltma ve benzeri gibi seçenekler değerlendirilmeden direk iş sözleşmesinin feshedilmesi feshin son çare olarak değerlendirilmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Davacının belirttiği sebebe dayanarak fesih yapabilmek için fesih kaçınılmaz olması gerekirken dava konusu olayda feshin kaçınılmaz olduğundan bahsetmek mümkün değildir.

Talebimiz bakımından arabuluculuk müessesine başvuru yapılmış ve tarafların anlaşması mümkün olmamıştır. Bu sebeple işbu davayı açmamız kaçınılmaz olmuştur. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçemize eklidir.

Davada bilirkişi raporu alınarak müvekkilin işe iade edilmemesi halinde alacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Müvekkil çalıştığı dönemde 3.300 TL net maaş almıştır.

Davalı iş yerine müzekkere yazılarak müvekkilin iş yeri özlük dosyasının ve maaş hesabına ait banka kayıtlarının celp edilmesi ve bu bilgilerin de hesaplamalarda dikkate alınması gerekmektedir.

DELİLLER : müvekkilin iş yeri özlük dosyası, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, iş yeri kayıtları, tanık ve her türlü delil.

İSTEM SONUCU :Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, davamızın kabulü ile maddi ve manevi tazminat , kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve sair tüm hak ve alacaklarımız için dava açma h[DAVALI İŞVEREN] ız saklı kalmak kaydıyla;
Davalı işverenlerin müvekkilin işten çıkarılmasına yönelik fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilimin işe iadesine,
İş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti kararı ile birlikte İş Kanunu’nun 21. Maddesi gereğince davalı şirketin müvekkilimi 1 ay içerisinde işe başlatmasına, başlatmaması halinde müvekkile 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödenmesine,
Kararın kesinleştirilmesine kadar çalıştırılmadığı süreler için müvekkile 4 aylık brüt ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesine,
Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim. 17/07/2019

DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]
E İMZALIDIR

İşe İade Davasında Kaçırılmaması Gereken Süreler

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır; arabuluculuk işe iade davalarında dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Dava kazanıldığında ise kararın kesinleşmesinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurulması gerekir.

Ayrıntılı süre ve kontrol listesi için işe iade dava dilekçesi örnekleri ana sayfamıza bakabilirsiniz.

Yasal uyarı. Bu dilekçeler bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Tüm kişisel veriler çıkarılmıştır. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, örneklerin olduğu gibi kullanılması hak kaybına yol açabilir.