Bu dilekçe bir örnektir. Kendi dosyanıza uyarlamadan önce işe iade davasının şartlarını, iki haftalık başvuru süresini, zorunlu arabuluculuk aşamasını ve ispat yükünün nasıl dağıldığını okumanızı öneririz: İşe İade Davası: şartları, süreleri ve emsal kararlar. Diğer senaryolara ait dilekçeler için işe iade dilekçe örnekleri sayfasına bakabilirsiniz.
Bakanlık, üniversite ve bağlı kuruluşlarda ihale alan şirketler değişse de, işçi fiilen aynı kurumda ve kurumun asli işinde çalışmaya devam eder. Aşağıdaki dilekçelerde bu ilişkinin muvazaalı olduğu, işe giriş tarihinin ilk fiilî başlangıç kabul edilmesi gerektiği ve kamu kurumunun da sorumlu tutulacağı Yargıtay içtihatlarıyla birlikte anlatılmıştır.
Aşağıdaki 5 dilekçe, Yalova İş Mahkemesi’nde tarafımızca açılmış gerçek davaların dava dilekçeleridir. Kişisel veriler çıkarılmıştır. Her dilekçeyi sayfada okuyabilir, UYAP’a yüklenebilen UDF veya PDF olarak indirebilirsiniz.
Dilekçe 1 — 2026 tarihli dosya
Yirmi yıla yakın süredir aynı kamu kurumunda, her yıl değişen ihale şirketleri üzerinden çalışan işçi, “kurum seni istemiyor” denilerek savunması alınmadan çıkarılıyor. Çıkış kodunun 04 (haklı sebep bildirilmeden fesih) olması dilekçenin dayanak noktalarından biri.
Dilekçenin tam metnini oku
YALOVA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2025/115459
DAVACI : [DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]
[ADRES]
DAVALILAR:
1 – [DAVALI KAMU KURUMU] (DETSİS NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]
2 – [DAVALI ALT İŞVEREN] (MERSİS NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]
KONU : Müvekkilin işe iadesi, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı taleplerimizdir.
AÇIKLAMALAR:
A – ÇALIŞMA KOŞULLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
1 – Müvekkil 10/08/2006 – 21/04/2025 tarihleri arasında Yalova [KAMU KURUMU] / […] Devlet Hastanesi bünyesindeki yemekhanede yemekhane görevlisi/tezgahçı olarak çalışmıştır.
2 – Müvekkilin son ücreti brüt 31.459 TL’dir. Ücretler sırasıyla [BANKA], ING Bank, [BANKA], İş Bankası ve DenizBank aracılığı ile ödenmiştir. Günlük 2 öğün yemek işveren tarafından karşılanmıştır.
B – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE VE İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
1 – Davalı işveren, herhangi bir haklı veya geçerli bir neden göstermeksizin müvekkilin iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir. Gerekçe olarak sadece müvekkile “[KAMU KURUMU] seni istemiyor” denmiş ve savunması dahi alınmadan usule aykırı şekilde işten çıkarılmıştır.
Müvekkilin işten çıkış kodu ”Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” anlamına gelen 04 kodu gösterilmiştir.
2 – İş Kanunu m. 18 ve devamında iş güvencesi hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükümler ile belirli şartları sağlayan işçiler işveren karşısında korunmaktadır. İşçinin altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle iş yerinde 30’dan fazla işçinin çalışması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, iş sözleşmesinin geçerli sebeple sona ermemiş olması, işveren vekili olmaması halinde işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Müvekkil bakımından iş güvencesi hükümleri sağlanmakta olup iş güvencesi kapsamında işe iadesini talep etmekteyiz.
3 – Müvekkilin iş sözleşmesinin geçersiz ve haksız feshi sonucu işe başlatılmasını, boşta geçirdiği 4 aylık ücretini ve işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücretin işe başlatmama tazminatı olarak davalılardan tahsilini talep etme h[DAVALI İŞVEREN] ız doğmuştur.
4 – Müvekkil 2006 yılından itibaren kesintisiz şekilde [KAMU KURUMU] asıl işveren olarak değişmemek suretiyle taşeronlar ise sürekli değişir şekilde çalışmıştır. Her sene bakanlık tarafından ihaleler düzenlenmiş, ihaleyi kazanan şirket üzerinden müvekkilin sigorta girişi yapılmıştır. Bu nedenle müvekkilin işe başlangıç tarihinin 2006 yılı olarak esas alınması gerekmektedir.
5 – Davalı işverenler aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ektedir. (Ek-1: Arabuluculuk son tutanağı)
C – DAVALILARIN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
1 – 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesinde, asıl işveren ve alt işverenin işbu kanundan doğan yükümlülüklerde müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
2 – İşe iade talepli açtığımız bu davada boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı gibi maddi talepler bakımından asıl işveren olan [DAVALI KAMU KURUMU] ve alt iş veren olan [DAVALI ALT İŞVEREN] Temizlik müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak ve işe iade davalarında birlikte davalı olarak gösterilmeleri gerekecektir. Konu ile ilgili Yargıtay kararları şu şekildedir:
Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2018/ 11460 E.: 2018 / 17862 K.
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.”
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2021/9540 E. 2021/14240 K.
“Asıl işveren alt işveren ilişkisinin şartları ve unsurları, İş Kanununun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Kanundaki “birlikte sorumluluk” kavramının müşterek müteselsil sorumluluğu işaret ettiği noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl işveren alt işveren arasında maddi anlamda bir zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu söylenemez ise de, Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesince asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığına yönelik re’sen yapılması gereken yargısal denetimin, ilişkinin taraflarının, yani asıl işveren ve alt işverenin davada yer almalarını ve kendi hukuklarını koruyacak açıklama ve ispat haklarını zorunlu kıldığı gerçeğinden yola çıkılarak sadece iade davalarına özgü bir uygulama geliştirilmiştir. İşe iade talebiyle açılan davalarda asıl işveren ile alt işveren arasında şekli anlamda zorunlu bir dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli, işçinin açtığı işe iade davasında husumetin hem asıl işverene hem alt işverene yöneltilmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır. Böylece, işe iade davasında yalnızca asıl işveren veya alt işverene husumet yöneltilmesi durumunda, davanın davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene teşmili için davacı tarafa süre verilerek, verilen süre içinde davanın diğer dava arkadaşına teşmil edilmesi halinde davaya devam edilmesi, aksi halde davanın usulden reddi yönünde yerleşik bir uygulama geliştirilmiştir (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 22/11/2017 tarih, 2017/43598 esas, 2017/26455 karar sayılı; 14.03.2018 tarih, 2018/1906 esas, 2018/6718 karar sayılı ve 18.01.2018 tarih, 2017/45379 esas, 2018/845 karar sayılı kararları bu yöndedir).”
HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, nüfus kayıtları, arabuluculuk tutanağı, tanık, keşif, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin diğer işçilik alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne,
1-) Müvekkilin iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilin davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] Şirketinde aynı şekil ve şartlarda işe iadesine,
2-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederim. 26/05/2025
Ek-1: Taraflarca e imzalı olarak imzalanmış arabuluculuk son tutanağı
Ek-2: Vekaletname
DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]
TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1 – Davalı iş yerlerine müzekkere yazılarak davacıya ait kayıtların celbi
2 – SGK Yalova İl Müdürlüğü’ne yazı yazılarak:
davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait kayıtların celbi
21/04/2025 tarihi itibariyle davalı iş yerlerinde çalışan sayısının celbi
21/04/2025 tarihi itibariyle davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] şirketinin Türkiye Geneli iş yerlerinin ve çalışan sayılarının sayısına ilişkin bilgi ve belgelerin celbi
3 – [BANKA]’na yazı yazılarak 10/08/2006 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
4 – [BANKA]’na yazı yazılarak 10/08/2006 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
5 – İş Bankası’na yazı yazılarak 10/08/2006 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
6 – Denizbank’a yazı yazılarak 10/08/2006 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
7 – ING Bank’a yazı yazılarak 10/08/2006 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
Dilekçe 2 — 2025 tarihli dosya
Hastanede sterilizasyon personeli olarak çalışan işçi; bakanlık ile ihale alan şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, işin kurumun asli faaliyeti olduğu gerekçesiyle ileri sürülüyor.
Dilekçenin tam metnini oku
YALOVA İŞ MAHKEMESİNE
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2023/197739
DAVACI : [DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]
[ADRES]
DAVALILAR :
1 – [DAVALI KAMU KURUMU] (DETSİS NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]
2 – [DAVALI ALT İŞVEREN] (MERSİS NO: [ÇIKARILDI])
[ADRES ÇIKARILDI]
KONU : Müvekkilin işe iadesi, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı taleplerimizdir.
AÇIKLAMALAR :
A – ÇALIŞMA KOŞULLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.
1 – Müvekkil 20/10/2017 – 07/08/2023 tarihleri arasında […] Devlet Hastanesi’nde dezenfeksiyon ve sterilizasyon personeli olarak çalışmıştır.
2 – Müvekkilin ücreti asgari ücrettir. Ücret [BANKA] aracılığı ile yatırılmıştır. Hastanede 1 öğün yemek verilmiştir. Ayrıca müvekkile yol parası ödemesi de yapılmıştır.
B – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE VE İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.
1 – DAVALILAR ARASINDAKİ İLİŞKİ MUVAZAALIDIR. BU SEBEPLE MÜVEKKİLİN DAVALI [DAVALI KAMU KURUMU] NA İŞE İADESİ GEREKİR.
Davalı işveren DTH Sağlık Hizmetleri, müvekkille olan iş sözleşmesini haksız ve geçersiz olarak feshetmiştir. Davalı DTH Sağlık Hizmetleri [DAVALI KAMU KURUMU] ndan ihale alarak bakanlığı işçi temini yapmaktadır. Müvekkil hastanenin yoğun bakım ünitesinde dezenfeksiyon ve sterilizasyon personeli olarak çalışmakta iken işine son verilmiştir. Müvekkil ve taşeron firma üzerinden çalıştırılan diğer işçilerin işine son verildikten sonra bu iş tamamen hastanenin bünyesinde çalışan personel tarafından yapılmaya başlamıştır. Müvekkil iş yerinde çalışırken tamamen hastane yönetiminin emir ve talimatları doğrultusunda hareket etmiştir. Ayrıca müvekkile sterilizasyon ve dezenfeksiyon işi dışında hemşirelerin yaptığı hasta bakım işleri, hastaların altlarının temizlenmesi, hastaların kişisel temizliklerinin yapılması, banyolarının yaptırılması gibi işler yaptırılmıştır. Gerek müvekkilin yaptığı dezenfeksiyon ve sterilizasyon işinin hastanenin asıl işlerinden biri olması gerekse müvekkilin dezenfeksiyon ve sterilizasyon işi dışında hemşirelerin yaptığı hasta bakım işleri, hastaların altlarının temizlenmesi, hastaların kişisel temizliklerinin yapılması, banyolarının yaptırılması gibi işler yapması davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ortaya koymaktadır.
Yargıtay 9.HD.’nin 2022/1814 E., 2022/4470 K.nolu ve 2022/2600 E., 2022/5695 K.nolu ilamlarında başka bir hastanede müvekkil ile aynı işi yapan bir kişinin davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olması sebebiyle ilave tediye alacağı talep ettiği davada davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmiş ve ilave tediye alacağının davacıya ödenmesine karar vermiştir. Bu karar dikkate alındığında davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu açıktır.
Sayılan sebeplerle davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabulü ile müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] na işe iadesine karar verilmesini talep ederiz.
2 – DAVALILAR ARASINDAKİ İLİŞKİNİN MUVAZAALI OLMADIĞI KANAATİNE VARILMASI HALİNDE MÜVEKKİLİN ALT İŞVERENE İŞE İADESİ GEREKİR.
Davalı işveren DTH Sağlık Hizmetleri, müvekkille olan iş sözleşmesini haksız ve geçersiz olarak feshetmiştir. Davalı işveren müvekkile yazılı fesih bildirim usulü işletmesi gerekirken bu usulü işletmemiştir. Bu sebeple müvekkilin işe iadesine karar verilmelidir.
Ayrıca “Feshin son çare olması” ilkesi gereği işçinin sözleşmesinin feshinden önce yapılması gereken tekliflerin yapılmamış olması da ayrı bir işe iade sebebidir. Davalı DTH Sağlık şirketinin […] Devlet Hastanesi ile olan sözleşmesinin sonra ermesi sebebiyle bu yola başvurmadığı şeklinde bir gerekçe ileri sürmesi halinde bu duruma itibar edilmemelidir. Zira şirketin başka birçok hastanede işleri vardır. Bu şekilde birçok yerde iş yeri bulunan davalının SGK kayıtlarından dahi bu durum anlaşılabilecektir.
Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2019/8929 E. 2019 / 23853 K.
“davalılar arasındaki özel güvenlik alımı işine dair sözleşmenin sona erdiği tarihte davalı alt işverenin başka işyerlerinin olup olmadığı ve davacının bu işyerlerinde değerlendirilme imkanının bulunup bulunmadığının belirlenmesi söz konusu ilkenin uygulanması noktasında önem arzetmektedir. Mahkemece bu yönde gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davalı şirketin fesih tarihinde davacıyı çalıştırabileceği başka işyerlerinin olup olmadığı, bu işyerlerine fesih tarihinden kısa bir süre önce ve sonra davacı ile aynı vasıflarda yeni işçi alımı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, davacıyı çalıştırabileceği başka işyeri ve yeni işçi alımı yok ise davalılar arasındaki özel güvenlik alımı işine dair sözleşmenin sona ermesine ilişkin bu durumun geçerli fesih sebebi oluşturacağı kabul edilerek davanın reddine, var ise feshin son çare olma ilkesine uyulmadan yapılan feshin geçersizliğine karar vermekten ibarettir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA”
Emsal karar da dikkate alınarak feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket edildiğinden davanın kabulü gerekir.
3 – İş Kanunu m. 22’de düzenlendiği üzere, çalışma koşullarında değişiklik meydana gelmesi durumunda değişiklik işçiye yazılı olarak bildirilmelidir. Müvekkile yeni çalışma koşulları ile ilgili hiçbir teklif götürülmemiş ve iş sözleşmesi feshedilmiştir. Bu durum da feshin son çare olması ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
C – DAVALILARIN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
1 – 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesinde, asıl işveren ve alt işverenin işbu kanundan doğan yükümlülüklerde müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
2 – İşe iade talepli açtığımız bu davada boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı gibi maddi talepler bakımından asıl işveren olan [DAVALI KAMU KURUMU] ve alt iş veren olan DTH Sağlık müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak ve işe iade davalarında birlikte davalı olarak gösterilmeleri gerekecektir. Konu ile ilgili Yargıtay kararları şu şekildedir:
Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2018/ 11460 E.: 2018 / 17862 K.
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.”
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2021/9540 E. 2021/14240 K.
“Asıl işveren alt işveren ilişkisinin şartları ve unsurları, İş Kanununun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Kanundaki “birlikte sorumluluk” kavramının müşterek müteselsil sorumluluğu işaret ettiği noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl işveren alt işveren arasında maddi anlamda bir zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu söylenemez ise de, Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesince asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığına yönelik re’sen yapılması gereken yargısal denetimin, ilişkinin taraflarının, yani asıl işveren ve alt işverenin davada yer almalarını ve kendi hukuklarını koruyacak açıklama ve ispat haklarını zorunlu kıldığı gerçeğinden yola çıkılarak sadece iade davalarına özgü bir uygulama geliştirilmiştir. İşe iade talebiyle açılan davalarda asıl işveren ile alt işveren arasında şekli anlamda zorunlu bir dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli, işçinin açtığı işe iade davasında husumetin hem asıl işverene hem alt işverene yöneltilmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır. Böylece, işe iade davasında yalnızca asıl işveren veya alt işverene husumet yöneltilmesi durumunda, davanın davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene teşmili için davacı tarafa süre verilerek, verilen süre içinde davanın diğer dava arkadaşına teşmil edilmesi halinde davaya devam edilmesi, aksi halde davanın usulden reddi yönünde yerleşik bir uygulama geliştirilmiştir (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 22/11/2017 tarih, 2017/43598 esas, 2017/26455 karar sayılı; 14.03.2018 tarih, 2018/1906 esas, 2018/6718 karar sayılı ve 18.01.2018 tarih, 2017/45379 esas, 2018/845 karar sayılı kararları bu yöndedir).”
D – İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
1 – İş Kanunu m. 18 ve devamında iş güvencesi hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükümler ile belirli şartları sağlayan işçileri işveren karşısında korumaktadır. İşçinin altı aylık kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle iş yerinde 30’dan fazla işçinin çalışması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, iş sözleşmesinin geçerli sebeple sona ermemiş olması, işveren vekili olmaması halinde işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.
2 – Davalı işverenler aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanak ektedir. (Ek-1: Arabuluculuk son tutanağı)
HUKUKİ DELİLLER : İşyeri kayıtları, sigortalı şahsi sicil dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, nüfus kayıtları, arabuluculuk tutanağı, tanık, keşif, yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
HUKUKİ SEBEPLER : 1475 sayılı İş Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin diğer işçilik alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne,
1-) Öncelikle davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespitine, bu kapsamda müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] na işe iadesine,
2-) Aksi kanaat oluşması halinde müvekkilin iş sözleşmesinin fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilin davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ‘ne İŞE İADESİNE,
3-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederim. 04/10/2023
Ek-1: Taraflarca e imzalı olarak imzalanmış arabuluculuk son tutanağı
Ek–2: Vekaletname
DAVACI VEKİLİ
Av. [AD SOYAD]
TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1 – Davalı iş yerlerine müzekkere yazılarak davacıya ait kayıtların celbi
2 – SGK Yalova İl Müdürlüğü’ne yazı yazılarak:
davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait kayıtların celbi
07/08/2023 tarihi itibariyle davalı iş yerinde çalışan sayısının celbi
07/08/2023 tarihi itibariyle davalı iş yerinin Türkiye Geneli iş yerlerinin sayısına ilişkin bilgi ve belgelerin celbi
3 – [BANKA]’na yazı yazılarak 20/10/2017 tarihinden itibaren davacı [DAVACI] ([TC NO])’a ait hesap hareketlerinin celbi
Dilekçe 3 — 2023 tarihli dosya
Üniversite bünyesinde araç filo hizmeti üzerinden çalıştırılan işçi. Yargıtay içtihatlarıyla desteklenmiş muvazaa anlatımı içeriyor.
Dilekçenin tam metnini oku
YALOVA İŞ MAHKEMESİNE
ARABULUCULUK NO: 2022/2859
DAVACI :[DAVACI] [TC NO]
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ :Av. [AD SOYAD]
[ADRES]
DAVALILAR :1-)[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
Bağlar/ DİYARBAKIR
2-)[DAVALI KAMU KURUMU] Merkez Yerleşkesi, Termal Yolu Üzeri Merkez/ YALOVA
KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR :
A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ:
1-) Müvekkilimiz, davalı asıl işveren [DAVALI KAMU KURUMU] nde 26/05/2015-31/12/2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmıştır. Müvekkil davalı işverene ait iş yerinde şoför olarak çalışmıştır.
2-) Müvekkilin almış olduğu son ücret AGİ hariç net 4.198,60 TL’dir. Müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için davalı üniversite tarafından servis tahsis edilmiştir. Müvekkilin maaşı Türkiye İş Bankası, [BANKA], [BANKA] ve en son Vakıfbank’tan yatırılmıştır. Bu bilgiler dikkate alınarak müvekkilin alacakları hesaplanmalıdır. Ayrıca müvekkilin nüfus kayıt örneğinin de UYAP sisteminden çıkarılarak dosya arasına alınmasını talep ederiz.
B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.
İş sözleşmesinin feshi ancak işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak ve fesih sebebi açık ve kesin bir dille yazılı fesih bildiriminde yer almak zorundadır. Eğer bu kurala uyulmamış ise feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine kararı verilmesi gerekmektedir.
Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 31/12/2021 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiş ve müvekkil işten çıkartılmıştır. Herhangi bir yazılı bildirim müvekkile yapılmamış ve sözlü olarak bildirmek ve SGK’dan çıkışı yapılmak suretiyle iş akdi feshedilmiştir. Feshe ilişkin herhangi bir belge müvekkile tebliğ edilmemiştir.
1-)
MÜVEKKİLİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞİN BİTMESİ NEDENİYLE SONLANDIRILDIĞI İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR.
Müvekkil 2011 yılında davalı gerçek işveren [DAVALI KAMU KURUMU] ‘nde işe başlamış ve iş akdinin sonlandırıldığı tarihe kadar hiçbir kesintiye uğramaksızın burada çalışmaya devam etmiştir. Gerçek işveren üniversite fazla memur çalıştırmamak için farklı zamanlarda ihale açmış; bu ihalelerle sadece müvekkillerin sigortalı gösterildiği şirketler değişmiş olup müvekkil üniversitede sürekli aynı işi yapmaya devam etmiştir.
2-) DAVALILAR ARASINDAKİ ASIL-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ MUVAZAALI OLUP MÜVEKKİL BAŞLANGIÇTAN İTİBAREN ASIL İŞVEREN DAVALI ÜNİVERSİTE İŞÇİSİ SAYILMASI GEREKMEKTEDİR.
Müvekkil işe girdiği tarihten çıkışının yapıldığı tarihe kadar davalı üniversitede şoför olarak çalışmıştır. Müvekkil işe başladıktan sonra aralıklarla yenilenen gerçeğe aykırı sözleşmeler ile değişen farklı alt işveren işçisi gibi gösterilmişse de davalı üniversite ile adı geçen şirket arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi muvazaalıdır.Alt İşveren Yönetmeliğinde;
1-) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine dair asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,
2-) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,
3-) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini,
4-) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri, ihtiva eden sözleşmeler muvazaalı olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davalı Üniversite hizmet üreten bir kurum olup günümüzde şoförlük işi olmaksızın bu asıl iş yürütülemeyeceğinden müvekkilin yaptığı asıl işin bir parçasıdır. Asıl işin bir bölümü hakkında asıl-alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesine bağlıdır. Yapılan işin mahiyeti dikkate alındığında teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmediği açıktır.
Kaldı ki müvekkil şoför olarak çalışmış olup davalı üniversitede bu işi icra eden memurlar bulunmaktadır. Müvekkil davalı üniversitede memur olarak çalışan diğer şoförlerle birebir aynı işi yapmaktadır. Müvekkil tamamen davalı üniversitenin emir ve talimatları doğrultusunda çalışmıştır.
Müvekkilin çalışma sisteminde müvekkil sabah davalı Üniversitede şoförler odası olarak kendilerine tahsis edilen odaya gitmektedir. Diğer memur kadrosunda olan şoförler de aynı odada müvekkille birlikte beklemektedir. Müvekkil zikredilen odada diğer kadrolu şoförlerin de amiri konumunda olan İdari Mali İşler Şube Müdürü’nün emrinde verilen görevleri diğer memur şoförlerle sıra dahilinde yerine getirmiştir. Müvekkil diğer memur şoförlerden hiçbir fark olmaksızın aynı işi yapmıştır.
Müvekkil çalıştığı dönemde çok uzun süre rektörün ve rektör yardımcısının şoförlüğünü yapmıştır. Bu dönemlerde de tamamen rektöre bağlı çalışmıştır. Davalı üniversite diğer davalı ve öncesindeki diğer taşeronların hiç birini işin işleyişine asla müdahale ettirmemiştir. Taşeron hiçbir iş ve işleme karışmamıştır. Hatta üniversite taşerona ihale vermeden önce ”benim 3 şoförüm var, bana 3 araba gönderin, benim şoförlerimin sigortasını da ben ödeyeceğim, ben sigortalarını senin üzerinden göstereceğiz” deyip ihale vermiştir. Buna ilişkin tanıklar olmakla birlikte ayrıca sigorta primlerinin davalı üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar dava dilekçemize eklidir. Bu durumun tanıkları da vardır. Taşeron yalnızca araçları getirip davalı Üniversiteye bırakmakta bir daha Üniversiteye uğramamaktadır. Bu husus dikkate alındığında olayda Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 12.maddesibnin 2.fıkrasının f bendinde yer alan ‘kamusal yükümlülüklerden kaçınmak’ durumunun tipik bir görünümü vardır.
(Ek-1: SGK primlerinin davalı Üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar)
Tüm bunların yanı sıra müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için davalı Üniversite tarafından müvekkile servis tahsis edilmiş olması, müvekkil davalı Üniversitenin içinde bulunan [İŞYERİ] isimli sağlık tesisinden de memurlar gibi sınırsız şekilde faydalanması, Üniversitenin Atakent hastanesi ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında indirim hakkından faydalanması, müvekkilin işi gereği şoförlük yaptığından şehir dışına gittiğinde harcırah kanununa göre hesap edilen harcırahlarının davalı Üniversite tarafından müvekkile ödenmesi, bordrolardan anlaşıldığı üzere damga vergisini dahi davalı Üniversitenin ödenmesi muvazaa iddiamızın ispatlarındandır. Ekte sunduğumuz belgeler incelendiğinde müvekkilin şehir dışı görevlendirmeleri dahi rektör onayıyla yapılmıştır. Bu hususlara ilişkin üniversitenin düzenlediği evraklar dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
(Ek-2: görev taşıt emirleri, görevlendirme yazıları ve harcırahlara ilişkin bazı belgeler)
Alt işveren olarak görünen davalı diğer davalı üniversiteye ait işyerinde istihdam edilmek üzere işçi temini yapan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirkettir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmaktadır. Bu iddialarımız tanık anlatımlarıyla da ortaya konacaktır. Davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ‘ın hiçbir ekonomik ve idari bağımsızlığı yoktur. Bağımısız bir organizasyon ve yönetim hakkı da yoktur. Müvekkil sürekli üniversiteye bağlı çalışmıştır.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 2017/501 E., 2017/2628 K.nolu ilamı bu konuda ”Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının davalı …San. ve Tic. A.Ş. iş yerindeki çalışmasının alt işverenler değişmesine rağmen aynı şekilde devam ettiği, davacı gibi çalışanların aynı iş yerinde aynı işi yaparak ve davalı … San. ve Tic. A.Ş. şirket yetkililerinin emir ve talimatlarına uygun olarak çalışmasını sürdürdükleri anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı … Pazarlama ve Reklam Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.nin kendisine ait bağımsız organizasyon ve yönetim hakkının bulunmadığı, diğer davalıya ait iş yerinde istihdam edilmek üzere işçi sağlayan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirket olduğu tespit edilmiştir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmakta olup, muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan … San. ve Tic. A.Ş. işçisi olarak işlem görmesi gerektiği 4857 Sayılı Kanunun 2. maddesinin yedinci fıkrası gereğidir. Açıklanan sebeplerle mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davacının davalılardan …nezdinde işine iadesine dair verilen karar hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.” ifadeleri ile olayımıza benzer bir durumda işçinin asıl işverenin işçisi olduğu ve işçi temini durumda davacının asıl işverene iadesinin gerekeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 2015/3724 E., 2015/9173 K.nolu ilamı ve aynı dairenin 2016/6899 E., 2016/5379 K.nolu ilamları benzer mahiyettedir.
(Ek-3: Yargıtay kararları)
İş Kanunu m.2/f.6-7 gereği muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan [DAVALI KAMU KURUMU] işçisi olarak işlem görmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davamızın kabulü halinde müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ne iadesine karar verilmelidir.
Bu konuya ilişkin Yargıtay 9. HD. 2016/22733 E. , 2017/14621 K. Nolu ilamında “… Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, alt işveren işçisi, aynı madde uyarınca başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri sayılacaktır. Böyle bir durumda işe iade isteyen alt işveren işçisinin asıl işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir. Zira alt işveren gerçekte işveren değildir ve işveren sıfatı bulunmamaktadır. Tarafların gerçek iradeleri işçi temini olduğu halde, bunu bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak göstermişlerse muvazaalı bir hukuki işlem söz konusudur. Asıl işveren işçilerinin hakları kısıtlanarak alt işveren işçisi olarak çalıştırılması, hangi alt işverenle çalıştıklarını bilmemesi gibi bulgular bu ilişkinin muvazaalı olduğuna işaret eden diğer özelliklerdir…Dosya içeriğine göre davalı asıl işveren ile dahili davalı alt işveren arasında teknik personel çalıştırma hizmetine yönelik sözleşme olmasına rağmen, davacının bu hizmet dışında dekan şoförü olarak çalıştığı, davacı yönünden asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının oluşmadığı, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren davalı üniversite işçisi sayılması gerektiği açıktır. Davacının işvereni Üniversitedir. Fesih geçerli nedene dayanmadığından, davanın davalı Üniversite yönünden kabulü gerekir….” ifadeleri ile benzer mahiyette bir davada iade hükmü taşerona değil davalı üniversite aleyhine kurulmuştur. Üstelik müvekkil emsal kararda olduğu gibi sadece dekan şoförü değil üniversitenin şoförlük alanındaki tüm işlerini kadrolu memur şoför gibi yapmıştır.
(ek-4: yargıtay kararı)
3-)MÜVEKKİLİMİZ İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMAKTADIR.
İş Kanunu’nun 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden bahsedilmiştir. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için işçinin iş akdinin belirsiz süreli ve işçinin kıdeminin 6 aydan fazla olması gerekmektedir. Somut olayda müvekkilimin iş akdi belirsiz süreli olup kıdemi altı aydan fazladır.
İş Kanunu’nun 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden bahsedilmiştir. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için işçinin iş kanunu kapsamında çalışması, 6 aydan fazla kıdeminin olması ve iş akdinin belirsiz süreli olması gerekmektedir. Somut olayda iş kanunu kapsamında çalışan müvekkilimin iş akdi belirsiz süreli olup kıdemi altı aydan fazladır.
Buna ek olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerektiği yer almaktadır. Müvekkilimin öncelikli olarak davalı Üniversiteye iadesi talebimiz vardır. Davalı üniversitede 30’dan fazla işçi çalıştığı izahtan varestedir. Kaldı ki bu sayı hesaplanırken işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu iş yerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenmektedir. Somut olayda davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ticari bir işletmedir. Tarafımızca MERSİS üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda aynı iş kolunda davalıya ait ;
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
İsimli iş yerlerinin de bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 30 işçi hesaplaması yapılırken davalıya ait bu iş yerlerinde çalışanların da dikkate alınmasını talep ediyoruz.
(Ek-5: ticaret sicil kayıtları)
Davalılar aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanağın aslı ekte yer almakta olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.
(Ek-6: arabuluculuk son tutanağı)
İşveren üniversite nezdinde 30’dan fazla işçi çalışmakta olup müvekkilin çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.
C-) ALACAK KALEMLERİ
1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI
Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Ayrıca müvekkil aralık ayında işten çıkarılmıştır. Ocak ayında müvekkile zam yapılacakken davalı kötüniyetli olarak müvekkili işten çıkarmıştır. Bu husus dikkate alındığında müvekkile asgari ücrete yapılan zam oranında zam yapılacağı dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI
Müvekkil iş yerinde 11 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu uzun çalışma süresi dikkate alınarak müvekkile 8 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, Mersis ve Ticaret Sicil kayıtları, Diyarbakır Esnaf Odası kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ‘ne İŞE İADESİNE, bunun kabul edilmemesi halinde diğer davalıya müvekkilin İŞE İADESİNE,
B-) Müvekkilimizin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü’nün çalışanı olduğunun ve diğer davalı[DAVALI ALT İŞVEREN] ile davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü arasındaki asıl – alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespitine,
C-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
E-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 30/01/2022
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)
TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1-)SGK ve davalılara müzekkere yazılması ile davacının tüm kayıtlarının celbi
2-)Türkiye İş Bankası, [BANKA], [BANKA] ve Vakıfbank Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 01/01/2011 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-)UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına konması
4-) Diyarbakır Ticaret Odası ile Esnaf Odası’na müzekkere yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI]) isimli iş yeri kayıtlarının dosya arasına alınması
5-)SGK’ya yazı yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
[DAVALI KAMU KURUMU] unvanlı iş yerlerinde toplam SGK’lı çalışanların sayılarının celbi.
Dilekçe 4 — 2022 tarihli dosya
Aynı üniversite dosyasının farklı bir işçi bakımından hazırlanmış hâli; on beş yılı aşan kesintisiz çalışma anlatımı bulunuyor.
Dilekçenin tam metnini oku
YALOVA İŞ MAHKEMESİNE
ARABULUCULUK NO: 2022/3355
DAVACI :[DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ :Av. [AD SOYAD]
[ADRES]
DAVALILAR :1-)[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
Bağlar/ DİYARBAKIR
2-)[DAVALI KAMU KURUMU] Merkez Yerleşkesi, Termal Yolu Üzeri Merkez/ YALOVA
KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR :
A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ:
1-) Müvekkilimiz, davalı asıl işveren [DAVALI KAMU KURUMU] nde 10/09/2008-31/12/2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmıştır. Müvekkil davalı işverene ait iş yerinde şoför olarak çalışmıştır.
2-) Müvekkilin almış olduğu son ücret AGİ hariç net 4.238,85 TL’dir. Müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için davalı üniversite tarafından servis tahsis edilmiştir. Müvekkilin maaşı Türkiye İş Bankası, [BANKA], [BANKA] ve en son Vakıfbank’tan yatırılmıştır. Bu bilgiler dikkate alınarak müvekkilin alacakları hesaplanmalıdır. Ayrıca müvekkilin nüfus kayıt örneğinin de UYAP sisteminden çıkarılarak dosya arasına alınmasını talep ederiz.
B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.
İş sözleşmesinin feshi ancak işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak ve fesih sebebi açık ve kesin bir dille yazılı fesih bildiriminde yer almak zorundadır. Eğer bu kurala uyulmamış ise feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine kararı verilmesi gerekmektedir.
Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 31/12/2021 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiş ve müvekkil işten çıkartılmıştır. Herhangi bir yazılı bildirim müvekkile yapılmamış ve sözlü olarak bildirmek ve SGK’dan çıkışı yapılmak suretiyle iş akdi feshedilmiştir. Feshe ilişkin herhangi bir belge müvekkile tebliğ edilmemiştir.
1-)
MÜVEKKİLİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞİN BİTMESİ NEDENİYLE SONLANDIRILDIĞI İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR.
Müvekkil 10/09/2008 tarihinden itibaren rektör şoförü olarak kendi şahsi arabasıyla davalı üniversitede çalışmıştır. Fakat davalı Üniversite taşeron firma üzerinden müvekkilin sigortasını 01/05/2009 tarihinden itibaren başlatmıştır. Müvekkil iş akdinin sonlandırıldığı tarihe kadar burada çalışmaya devam etmiştir. Gerçek işveren üniversite fazla memur çalıştırmamak için farklı zamanlarda ihale açmış; bu ihalelerle sadece müvekkillerin sigortalı gösterildiği şirketler değişmiş olup müvekkil üniversitede sürekli aynı işi yapmaya devam etmiştir.
2-) DAVALILAR ARASINDAKİ ASIL-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ MUVAZAALI OLUP MÜVEKKİL BAŞLANGIÇTAN İTİBAREN ASIL İŞVEREN DAVALI ÜNİVERSİTE İŞÇİSİ SAYILMASI GEREKMEKTEDİR.
Müvekkil işe girdiği tarihten çıkışının yapıldığı tarihe kadar davalı üniversitede şoför olarak çalışmıştır. Müvekkil işe başladıktan sonra aralıklarla yenilenen gerçeğe aykırı sözleşmeler ile değişen farklı alt işveren işçisi gibi gösterilmişse de davalı üniversite ile adı geçen şirket arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi muvazaalıdır.Alt İşveren Yönetmeliğinde;
1-) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine dair asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,
2-) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,
3-) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini,
4-) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri, ihtiva eden sözleşmeler muvazaalı olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davalı Üniversite hizmet üreten bir kurum olup günümüzde şoförlük işi olmaksızın bu asıl iş yürütülemeyeceğinden müvekkilin yaptığı asıl işin bir parçasıdır. Asıl işin bir bölümü hakkında asıl-alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesine bağlıdır. Yapılan işin mahiyeti dikkate alındığında teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmediği açıktır.
Kaldı ki müvekkil şoför olarak çalışmış olup davalı üniversitede bu işi icra eden memurlar bulunmaktadır. Müvekkil davalı üniversitede memur olarak çalışan diğer şoförlerle birebir aynı işi yapmaktadır. Müvekkil tamamen davalı üniversitenin emir ve talimatları doğrultusunda çalışmıştır.
Müvekkilin çalışma sisteminde müvekkil sabah davalı Üniversitede şoförler odası olarak kendilerine tahsis edilen odaya gitmektedir. Diğer memur kadrosunda olan şoförler de aynı odada müvekkille birlikte beklemektedir. Müvekkil zikredilen odada diğer kadrolu şoförlerin de amiri konumunda olan İdari Mali İşler Şube Müdürü’nün emrinde verilen görevleri diğer memur şoförlerle sıra dahilinde yerine getirmiştir. Müvekkil diğer memur şoförlerden hiçbir fark olmaksızın aynı işi yapmıştır.
Müvekkil çalıştığı dönemde çok uzun süre rektör ve rektör yardımcısının şoförlüğünü yapmıştır. Bu dönemlerde de tamamen rektöre bağlı çalışmıştır. Davalı üniversite diğer davalı ve öncesindeki diğer taşeronların hiç birini işin işleyişine asla müdahale ettirmemiştir. Taşeron hiçbir iş ve işleme karışmamıştır. Hatta üniversite taşerona ihale vermeden önce ”benim 3 şoförüm var, bana 3 araba gönderin, benim şoförlerimin sigortasını da ben ödeyeceğim, ben sigortalarını senin üzerinden göstereceğiz” deyip ihale vermiştir. Buna ilişkin tanıklar olmakla birlikte ayrıca sigorta primlerinin davalı üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar dava dilekçemize eklidir. Bu durumun tanıkları da vardır. Taşeron yalnızca araçları getirip davalı Üniversiteye bırakmakta bir daha Üniversiteye uğramamaktadır. Bu husus dikkate alındığında olayda Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 12.maddesibnin 2.fıkrasının f bendinde yer alan ‘kamusal yükümlülüklerden kaçınmak’ durumunun tipik bir görünümü vardır.
(Ek-1: SGK primlerinin davalı Üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar)
Tüm bunların yanı sıra müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için davalı Üniversite tarafından müvekkile servis tahsis edilmiş olması, müvekkil davalı Üniversitenin içinde bulunan [İŞYERİ] isimli sağlık tesisinden de memurlar gibi sınırsız şekilde faydalanması, Üniversitenin Atakent hastanesi ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında indirim hakkından faydalanması, müvekkilin işi gereği şoförlük yaptığından şehir dışına gittiğinde harcırah kanununa göre hesap edilen harcırahlarının davalı Üniversite tarafından müvekkile ödenmesi, bordrolardan anlaşıldığı üzere damga vergisini dahi davalı Üniversitenin ödenmesi muvazaa iddiamızın ispatlarındandır. Ekte sunduğumuz belgeler incelendiğinde müvekkilin şehir dışı görevlendirmeleri dahi rektör onayıyla yapılmıştır. Bu hususlara ilişkin üniversitenin düzenlediği evraklar dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere müvekkil 10/09/2008 tarihinden itibaren rektör şoförü olarak kendi şahsi arabasıyla davalı üniversitede çalışmıştır. Fakat davalı Üniversite taşeron firma üzerinden müvekkilin sigortasını 01/05/2009 tarihinden itibaren başlatmıştır. Sigorta başlangıcından önceki dönemde taşeron şirket dahi olmadığı bir dönemde müvekkil davalı üniversitede çalışmıştır. Bu hususta tanıklar açıklamada bulunacaktır.
(Ek-2: görev taşıt emirleri, görevlendirme yazıları ve harcırahlara ilişkin bazı belgeler)
Alt işveren olarak görünen davalı diğer davalı üniversiteye ait işyerinde istihdam edilmek üzere işçi temini yapan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirkettir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmaktadır. Bu iddialarımız tanık anlatımlarıyla da ortaya konacaktır. Davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ‘ın hiçbir ekonomik ve idari bağımsızlığı yoktur. Bağımısız bir organizasyon ve yönetim hakkı da yoktur. Müvekkil sürekli üniversiteye bağlı çalışmıştır.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 2017/501 E., 2017/2628 K.nolu ilamı bu konuda ”Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının davalı …San. ve Tic. A.Ş. iş yerindeki çalışmasının alt işverenler değişmesine rağmen aynı şekilde devam ettiği, davacı gibi çalışanların aynı iş yerinde aynı işi yaparak ve davalı … San. ve Tic. A.Ş. şirket yetkililerinin emir ve talimatlarına uygun olarak çalışmasını sürdürdükleri anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı … Pazarlama ve Reklam Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.nin kendisine ait bağımsız organizasyon ve yönetim hakkının bulunmadığı, diğer davalıya ait iş yerinde istihdam edilmek üzere işçi sağlayan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirket olduğu tespit edilmiştir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmakta olup, muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan … San. ve Tic. A.Ş. işçisi olarak işlem görmesi gerektiği 4857 Sayılı Kanunun 2. maddesinin yedinci fıkrası gereğidir. Açıklanan sebeplerle mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davacının davalılardan …nezdinde işine iadesine dair verilen karar hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.” ifadeleri ile olayımıza benzer bir durumda işçinin asıl işverenin işçisi olduğu ve işçi temini durumda davacının asıl işverene iadesinin gerekeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 2015/3724 E., 2015/9173 K.nolu ilamı ve aynı dairenin 2016/6899 E., 2016/5379 K.nolu ilamları benzer mahiyettedir.
(Ek-3: Yargıtay kararları)
İş Kanunu m.2/f.6-7 gereği muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan [DAVALI KAMU KURUMU] işçisi olarak işlem görmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davamızın kabulü halinde müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ne iadesine karar verilmelidir.
Bu konuya ilişkin Yargıtay 9. HD. 2016/22733 E. , 2017/14621 K. Nolu ilamında “… Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, alt işveren işçisi, aynı madde uyarınca başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri sayılacaktır. Böyle bir durumda işe iade isteyen alt işveren işçisinin asıl işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir. Zira alt işveren gerçekte işveren değildir ve işveren sıfatı bulunmamaktadır. Tarafların gerçek iradeleri işçi temini olduğu halde, bunu bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak göstermişlerse muvazaalı bir hukuki işlem söz konusudur. Asıl işveren işçilerinin hakları kısıtlanarak alt işveren işçisi olarak çalıştırılması, hangi alt işverenle çalıştıklarını bilmemesi gibi bulgular bu ilişkinin muvazaalı olduğuna işaret eden diğer özelliklerdir…Dosya içeriğine göre davalı asıl işveren ile dahili davalı alt işveren arasında teknik personel çalıştırma hizmetine yönelik sözleşme olmasına rağmen, davacının bu hizmet dışında dekan şoförü olarak çalıştığı, davacı yönünden asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının oluşmadığı, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren davalı üniversite işçisi sayılması gerektiği açıktır. Davacının işvereni Üniversitedir. Fesih geçerli nedene dayanmadığından, davanın davalı Üniversite yönünden kabulü gerekir….” ifadeleri ile benzer mahiyette bir davada iade hükmü taşerona değil davalı üniversite aleyhine kurulmuştur. Üstelik müvekkil emsal kararda olduğu gibi sadece dekan şoförü değil üniversitenin şoförlük alanındaki tüm işlerini kadrolu memur şoför gibi yapmıştır.
(ek-4: yargıtay kararı)
3-)MÜVEKKİLİMİZ İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMAKTADIR.
İş Kanunu’nun 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden bahsedilmiştir. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için işçinin iş akdinin belirsiz süreli ve işçinin kıdeminin 6 aydan fazla olması gerekmektedir. Somut olayda müvekkilimin iş akdi belirsiz süreli olup kıdemi altı aydan fazladır.
İş Kanunu’nun 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden bahsedilmiştir. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için işçinin iş kanunu kapsamında çalışması, 6 aydan fazla kıdeminin olması ve iş akdinin belirsiz süreli olması gerekmektedir. Somut olayda iş kanunu kapsamında çalışan müvekkilimin iş akdi belirsiz süreli olup kıdemi altı aydan fazladır.
Buna ek olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerektiği yer almaktadır. Müvekkilimin öncelikli olarak davalı Üniversiteye iadesi talebimiz vardır. Davalı üniversitede 30’dan fazla işçi çalıştığı izahtan varestedir. Kaldı ki bu sayı hesaplanırken işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu iş yerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenmektedir. Somut olayda davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ticari bir işletmedir. Tarafımızca MERSİS üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda aynı iş kolunda davalıya ait ;
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
İsimli iş yerlerinin de bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 30 işçi hesaplaması yapılırken davalıya ait bu iş yerlerinde çalışanların da dikkate alınmasını talep ediyoruz.
(Ek-5: ticaret sicil kayıtları)
Davalılar aleyhine başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanağın aslı ekte yer almakta olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.
(Ek-6: arabuluculuk son tutanağı)
İşveren üniversite nezdinde 30’dan fazla işçi çalışmakta olup müvekkilin çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.
C-) ALACAK KALEMLERİ
1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI
Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Ayrıca müvekkil aralık ayında işten çıkarılmıştır. Ocak ayında müvekkile zam yapılacakken davalı kötüniyetli olarak müvekkili işten çıkarmıştır. Bu husus dikkate alındığında müvekkile asgari ücrete yapılan zam oranında zam yapılacağı dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI
Müvekkil iş yerinde 13 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu uzun çalışma süresi dikkate alınarak müvekkile 8 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, Mersis ve Ticaret Sicil kayıtları, Diyarbakır Esnaf Odası kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ‘ne İŞE İADESİNE, bunun kabul edilmemesi halinde diğer davalıya müvekkilin İŞE İADESİNE,
B-) Müvekkilimizin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü’nün çalışanı olduğunun ve diğer davalı[DAVALI ALT İŞVEREN] ile davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü arasındaki asıl – alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespitine,
C-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
E-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 30/01/2022
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)
TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1-)SGK ve davalılara müzekkere yazılması ile davacının tüm kayıtlarının celbi
2-)Türkiye İş Bankası, [BANKA], [BANKA] ve Vakıfbank Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 01/01/2009 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-)UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına konması
4-) Diyarbakır Ticaret Odası ile Esnaf Odası’na müzekkere yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI]) isimli iş yeri kayıtlarının dosya arasına alınması
5-)SGK’ya yazı yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
[DAVALI KAMU KURUMU] unvanlı iş yerlerinde toplam SGK’lı çalışanların sayılarının celbi.
Dilekçe 5 — 2022 tarihli dosya
Aynı yapıdaki üçüncü dosya. Alt işveren ilişkisinin unsurlarının tek tek nasıl tartışıldığını görmek için karşılaştırmalı okunabilir.
Dilekçenin tam metnini oku
YALOVA İŞ MAHKEMESİNE
ARABULUCULUK NO: 2022/3168
DAVACI : [DAVACI] ([TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]
[ADRES]
DAVALILAR : 1-)[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[ADRES ÇIKARILDI]
Bağlar/ DİYARBAKIR
2-)[DAVALI KAMU KURUMU] Merkez Yerleşkesi, Termal Yolu Üzeri Merkez/ YALOVA
KONU :Müvekkilin iş sözleşmesine yönelik feshin geçersizliği ve işe iade ile boşta geçen süre alacağı ve işe başlatmama tazminatı dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR :
A-)ÇALIŞMA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ:
1-) Müvekkilimiz, davalı asıl işveren [DAVALI KAMU KURUMU] nde 26/05/2015-31/12/2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmıştır. Müvekkil davalı işverene ait iş yerinde şoför olarak çalışmıştır.
2-) Müvekkilin almış olduğu son ücret AGİ hariç net 4.104,69 TL’dir. Müvekkilin maaşı müvekkilin Vakıfbank nezdindeki hesabına yatırılmıştır. Bu bilgiler dikkate alınarak müvekkilin alacakları hesaplanmalıdır. Ayrıca müvekkilin nüfus kayıt örneğinin de UYAP sisteminden çıkarılarak dosya arasına alınmasını talep ederiz.
B-) İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE ve İŞE İADE TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.
İş sözleşmesinin feshi işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Ayrıca fesih sebebi açık ve kesin bir dille yazılı fesih bildiriminde yer almak zorundadır. Eğer bu kurala uyulmamış ise feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işe iade kararı verilmesi gerekmektedir.
Çalıştığı süre boyunca işini layıkıyla yerine getiren müvekkilimizin belirsiz süreli iş sözleşmesi, hiçbir geçerli ve haklı bir sebep yokken 31/12/2021 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiş ve müvekkil işten çıkartılmıştır. Herhangi bir yazılı bildirim müvekkile yapılmamış ve sözlü olarak bildirmek ve SGK’dan çıkışı yapılmak suretiyle iş akdi feshedilmiştir. Feshe ilişkin herhangi bir belge müvekkile tebliğ edilmemiştir.
1-)
MÜVEKKİLİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞİN BİTMESİ NEDENİYLE SONLANDIRILMIŞ OLMASI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR.
Müvekkil 2015 yılında davalı gerçek işveren [DAVALI KAMU KURUMU] ‘nde işe başlamış ve iş akdinin sonlandırıldığı tarihe kadar hiçbir kesintiye uğramaksızın burada çalışmaya devam etmiştir. Gerçek işveren üniversite fazla memur çalıştırmamak için farklı zamanlarda ihale açmış; bu ihalelerle sadece müvekkillerin sigortalı gösterildiği şirketler değişmiş olup müvekkil üniversitede sürekli aynı işi yapmaya devam etmiştir.
2-) DAVALILAR ARASINDAKİ ASIL-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ MUVAZAALI OLUP MÜVEKKİL BAŞLANGIÇTAN İTİBAREN ASIL İŞVEREN DAVALI ÜNİVERSİTE İŞÇİSİ SAYILMASI GEREKMEKTEDİR.
Müvekkil işe girdiği tarihten çıkışının yapıldığı tarihe kadar davalı üniversitede şoför olarak çalışmıştır. Müvekkil işe başladıktan sonra aralıklarla yenilenen gerçeğe aykırı sözleşmeler ile değişen farklı alt işveren işçisi gibi gösterilmişse de davalı üniversite ile adı geçen şirket arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi muvazaalıdır.Alt İşveren Yönetmeliğinde;
1-) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine dair asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,
2-) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,
3-) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini,
4-) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri, ihtiva eden sözleşmeler muvazaalı olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davalı Üniversite hizmet üreten bir kurum olup günümüzde şoförlük işi olmaksızın bu asıl iş yürütülemeyeceğinden müvekkilin yaptığı asıl işin bir parçasıdır. Asıl işin bir bölümü hakkında asıl-alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesine bağlıdır. Yapılan işin mahiyeti dikkate alındığında teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmediği açıktır.
Kaldı ki müvekkil şoför olarak çalışmış olup davalı üniversitede bu işi icra eden memurlar bulunmaktadır. Müvekkil davalı üniversitede memur olarak çalışan diğer şoförlerle birebir aynı işi yapmaktadır. Müvekkil tamamen davalı üniversitenin emir ve talimatları doğrultusunda çalışmıştır.
Müvekkilin çalışma sisteminde müvekkil sabah davalı Üniversitede şoförler odası olarak kendilerine tahsis edilen odaya gitmektedir. Diğer memur kadrosunda olan şoförler de aynı odada müvekkille birlikte beklemektedir. Müvekkil zikredilen odada diğer kadrolu şoförlerin de amiri konumunda olan İdari Mali İşler Şube Müdürü’nün emrinde verilen görevleri diğer memur şoförlerle sıra dahilinde yerine getirmiştir. Müvekkil diğer memur şoförlerden hiçbir fark olmaksızın aynı işi yapmıştır.
Müvekkil çalıştığı dönemde uzun süre rektör ve rektör yardımcısının şoförlüğünü yapmıştır. Bu dönemlerde de tamamen rektöre bağlı çalışmıştır. Davalı üniversite diğer davalı ve öncesindeki diğer taşeronların hiç birini işin işleyişine asla müdahale ettirmemiştir. Taşeron hiçbir iş ve işleme karışmamıştır. Hatta üniversite taşerona ihale vermeden önce ”benim 3 şoförüm var, bana 3 araba gönderin, benim şoförlerimin sigortasını da ben ödeyeceğim, ben sigortalarını senin üzerinden göstereceğiz” deyip ihale vermiştir. Buna ilişkin tanıklar olmakla birlikte ayrıca sigorta primlerinin davalı üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar dava dilekçemize eklidir. Bu durumun tanıkları da vardır. Taşeron yalnızca araçları getirip davalı Üniversiteye bırakmakta bir daha Üniversiteye uğramamaktadır. Bu husus dikkate alındığında olayda Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 12.maddesibnin 2.fıkrasının f bendinde yer alan ‘kamusal yükümlülüklerden kaçınmak’ durumunun tipik bir görünümü vardır.
(Ek-1: SGK primlerinin davalı Üniversite tarafından ödendiğine dair kayıtlar)
Tüm bunların yanı sıra müvekkilin iş yerine gidip gelmesi için davalı Üniversite tarafından müvekkile servis tahsis edilmiş olması, müvekkil davalı Üniversitenin içinde bulunan [İŞYERİ] isimli sağlık tesisinden de memurlar gibi sınırsız şekilde faydalanması, Üniversitenin Atakent hastanesi ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında indirim hakkından faydalanması, müvekkilin işi gereği şoförlük yaptığından şehir dışına gittiğinde harcırah kanununa göre hesap edilen harcırahlarının davalı Üniversite tarafından müvekkile ödenmesi, bordrolardan anlaşıldığı üzere damga vergisini dahi davalı Üniversitenin ödenmesi muvazaa iddiamızın ispatlarındandır. Bu hususlara ilişkin üniversitenin düzenlediği evraklar dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
(Ek-2: görev taşıt emirleri ve harcırahlara ilişkin bazı belgeler)
Alt işveren olarak görünen davalı diğer davalı üniversiteye ait işyerinde istihdam edilmek üzere işçi temini yapan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirkettir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmaktadır. Bu iddialarımız tanık anlatımlarıyla da ortaya konacaktır. Davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ‘ın hiçbir ekonomik ve idari bağımsızlığı yoktur. Bağımısız bir organizasyon ve yönetim hakkı da yoktur. Müvekkil sürekli üniversiteye bağlı çalışmıştır.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 2017/501 E., 2017/2628 K.nolu ilamı bu konuda ”Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının davalı …San. ve Tic. A.Ş. iş yerindeki çalışmasının alt işverenler değişmesine rağmen aynı şekilde devam ettiği, davacı gibi çalışanların aynı iş yerinde aynı işi yaparak ve davalı … San. ve Tic. A.Ş. şirket yetkililerinin emir ve talimatlarına uygun olarak çalışmasını sürdürdükleri anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı … Pazarlama ve Reklam Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.nin kendisine ait bağımsız organizasyon ve yönetim hakkının bulunmadığı, diğer davalıya ait iş yerinde istihdam edilmek üzere işçi sağlayan ve bordrolama hizmeti sunan bir şirket olduğu tespit edilmiştir. Davalılar arasında görünürde olan asıl- alt işveren ilişkisi muvazaaya dayanmakta olup, muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan … San. ve Tic. A.Ş. işçisi olarak işlem görmesi gerektiği 4857 Sayılı Kanunun 2. maddesinin yedinci fıkrası gereğidir. Açıklanan sebeplerle mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davacının davalılardan …nezdinde işine iadesine dair verilen karar hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.” ifadeleri ile olayımıza benzer bir durumda işçinin asıl işverenin işçisi olduğu ve işçi temini durumda davacının asıl işverene iadesinin gerekeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 2015/3724 E., 2015/9173 K.nolu ilamı ve aynı dairenin 2016/6899 E., 2016/5379 K.nolu ilamları benzer mahiyettedir.
(Ek-3: Yargıtay kararları)
İş Kanunu m.2/f.6-7 gereği muvazaalı ilişki içine girilmesi nedeniyle, davacının baştan itibaren asıl işveren olan [DAVALI KAMU KURUMU] işçisi olarak işlem görmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davamızın kabulü halinde müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ne iadesine karar verilmelidir.
Bu konuya ilişkin Yargıtay 9. HD. 2016/22733 E. , 2017/14621 K. Nolu ilamında “… Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, alt işveren işçisi, aynı madde uyarınca başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri sayılacaktır. Böyle bir durumda işe iade isteyen alt işveren işçisinin asıl işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir. Zira alt işveren gerçekte işveren değildir ve işveren sıfatı bulunmamaktadır. Tarafların gerçek iradeleri işçi temini olduğu halde, bunu bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak göstermişlerse muvazaalı bir hukuki işlem söz konusudur. Asıl işveren işçilerinin hakları kısıtlanarak alt işveren işçisi olarak çalıştırılması, hangi alt işverenle çalıştıklarını bilmemesi gibi bulgular bu ilişkinin muvazaalı olduğuna işaret eden diğer özelliklerdir…Dosya içeriğine göre davalı asıl işveren ile dahili davalı alt işveren arasında teknik personel çalıştırma hizmetine yönelik sözleşme olmasına rağmen, davacının bu hizmet dışında dekan şoförü olarak çalıştığı, davacı yönünden asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının oluşmadığı, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren davalı üniversite işçisi sayılması gerektiği açıktır. Davacının işvereni Üniversitedir. Fesih geçerli nedene dayanmadığından, davanın davalı Üniversite yönünden kabulü gerekir….” ifadeleri ile benzer mahiyette bir davada iade hükmü taşerona değil davalı üniversite aleyhine kurulmuştur. Üstelik müvekkil emsal kararda olduğu gibi sadece dekan şoförü değil üniversitenin şoförlük alanındaki tüm işlerini kadrolu memur şoför gibi yapmıştır.
(ek-4: yargıtay kararı)
3-)MÜVEKKİLİMİZ İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMAKTADIR.
İş Kanunu’nun 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden bahsedilmiştir. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için işçinin iş kanunu kapsamında çalışması, 6 aydan fazla kıdeminin olması ve iş akdinin belirsiz süreli olması gerekmektedir. Somut olayda iş kanunu kapsamında çalışan müvekkilimin iş akdi belirsiz süreli olup kıdemi altı aydan fazladır.
Buna ek olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerektiği yer almaktadır. Müvekkilimin öncelikli olarak davalı Üniversiteye iadesi talebimiz vardır. Davalı üniversitede 30’dan fazla işçi çalıştığı izahtan varestedir. Kaldı ki bu sayı hesaplanırken işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu iş yerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenmektedir. Somut olayda davalı [DAVALI ALT İŞVEREN] ticari bir işletmedir. Tarafımızca MERSİS üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda aynı iş kolunda davalıya ait ;
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
İsimli iş yerlerinin de bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 30 işçi hesaplaması yapılırken davalıya ait bu iş yerlerinde çalışanların da dikkate alınmasını talep ediyoruz.
(Ek-5: ticaret sicil kayıtları)
Davalı işverenin müvekkilimizi hukuka ve yasaya aykırı olarak işten çıkartmasından dolayı; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesi çerçevesinde 04/01/2022 tarihi itibariyle başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda yukarıda isimleri belirtilen davacı ve davalılar arasında anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin son tutanağın aslı ekte yer almakta olup anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.
(Ek-6: arabuluculuk son tutanağı)
İşveren nezdinde 30’dan fazla işçi çalışmakta olup müvekkilin çalışma süresi dikkate alındığında işe iadesi davası açma hakkı olan bir işçidir. Yapılan yargılama sonunda müvekkilimizin işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının müvekkile ödenmesine ve işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesi gereklidir.
C-) ALACAK KALEMLERİ
1-) BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRET ALACAĞI
Müvekkilin boşta geçen süre ücret alacağı hesaplanırken müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi hesap yapılmalıdır. Bu kapsamda müvekkilin alacağı hesap edilirken yukarıda izahı yapılan kendisine düzenli olarak yapılan tüm ödemeler de eklenmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Ayrıca müvekkil aralık ayında işten çıkarılmıştır. Ocak ayında müvekkile zam yapılacakken davalı kötüniyetli olarak müvekkili işten çıkarmıştır. Bu husus dikkate alındığında müvekkile asgari ücrete yapılan zam oranında zam yapılacağı dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
2-) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT ALACAĞI
Müvekkil iş yerinde 6 yıldan fazla süredir çalışmaktadır. Bu uzun çalışma süresi ve fesih sebebi dikkate alınarak müvekkile 8 aylık ücreti üzerinden hesaplama yapılarak işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmedilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER :İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüm yönetmelikler ve ilgili yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :İşyeri kayıtları, Nüfus kayıtları, SGK Kayıtları, Mersis kayıtları, Diyarbakır Esnaf Odası kayıtları, tanık, banka kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk tutanakları, ilgili kurumlardan celbedilecek evrak içeriği, karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma h[DAVALI İŞVEREN] ızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak hususlar dahilinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
A-) Müvekkilimizin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] ‘ne İŞE İADESİNE, bunun kabul edilmemesi halinde diğer davalıya müvekkilin İŞE İADESİNE,
B-) Müvekkilimizin davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü’nün çalışanı olduğunun ve diğer davalı[DAVALI ALT İŞVEREN] ile davalı [DAVALI KAMU KURUMU] Rektörlüğü arasındaki asıl – alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespitine,
C-) Boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-) Başvurusuna rağmen müvekkilimizin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
E-) Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ediyoruz. 27/01/2022
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
( E- imzalıdır)
TENSİPLE BİRLİKTE CELP EDİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLER
1-)SGK ve iş yerlerine müzekkere yazılması ile davacının tüm kayıtlarının celbi
2-)Vakıfbank Yalova Şubesi’ne müzekkere yazılarak 26/05/2015 tarihinden itibaren müvekkilin hesap hareketlerinin celbi
3-)UYAP sistemi üzerinde nüfus kayıt örneğinin çıkarılarak dosya arasına konması
4-) Diyarbakır Ticaret Odası ile Esnaf Odası’na müzekkere yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI]) isimli iş yeri kayıtlarının dosya arasına alınması
5-)SGK’ya yazı yazılarak;
[DAVALI ALT İŞVEREN] (Vergi No:[TC NO])
[DAVALI ALT İŞVEREN] Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.( Vergi NO: [ÇIKARILDI])
[DAVALI ALT İŞVEREN] ( Diyarbakır Servis Araçları Esnaf Odası Sicil No:[ÇIKARILDI])
[DAVALI KAMU KURUMU] unvanlı iş yerlerinde toplam SGK’lı çalışanların sayılarının celbi.
İşe İade Davasında Kaçırılmaması Gereken Süreler
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır; arabuluculuk işe iade davalarında dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Dava kazanıldığında ise kararın kesinleşmesinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurulması gerekir.
Ayrıntılı süre ve kontrol listesi için işe iade dava dilekçesi örnekleri ana sayfamıza bakabilirsiniz.
Yasal uyarı. Bu dilekçeler bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Tüm kişisel veriler çıkarılmıştır. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, örneklerin olduğu gibi kullanılması hak kaybına yol açabilir.
