İşçilik alacağı dosyalarında en çok tartışılan kalemlerden biri, dava şartı arabuluculuk aşaması bir avukatla yürütülmüşse davacı vekili lehine ayrıca arabuluculuk vekâlet ücreti takdir edilip edilemeyeceğidir. Görüşmeler anlaşmazlıkla bitip dava açıldığında, dilekçelerde neredeyse refleks hâline gelen bu talep, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yıllardır tutarlı biçimde reddediliyor. Buna karşılık aynı talebi kabul eden bölge adliye mahkemesi kararları da dosyalarda karşımıza çıkıyor. İki yaklaşımın dayanakları birbirinden çok farklı.
Bu yazıda tarifedeki akdi ücret ile yargılama gideri ayrımını, arabulucuya ödenen ücretin kimden tahsil edileceğini, anlaşamama hâlinde ilk iki saatlik ücretin akıbetini, anlaşma tutanağının ilam niteliğini, görüşmeye katılmamanın yaptırımını, mükerrerlik ve mahsup tartışmasını, aksi yöndeki daire kararlarını ve anlaşmanın vergi ile harç tarafını sırayla inceliyorum. Sayısal örnekler kurgusaldır.
Arabuluculuk vekâlet ücreti nedir, hangi kalemlerle karıştırılıyor?
Arabuluculuk vekâlet ücreti, avukatın dava şartı arabuluculuk aşamasındaki temsil hizmetinin karşılığıdır. Uygulamada üç kalem sürekli birbirine karışıyor: arabulucuya ödenen hizmet bedeli, avukatın müvekkilinden aldığı akdi ücret ve dava sonunda haklı çıkan taraf lehine hükmedilen ücret. Her birinin dayanağı ve muhatabı farklıdır.
Bir işçi, iş sözleşmesi feshedildikten sonra kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağı için arabuluculuk bürosuna başvurur. Avukatıyla birlikte iki oturuma katılır, karşı taraf teklifi düşük bulunca süreç anlaşmazlıkla kapanır. Bu noktada dosyada üç ayrı para hareketi vardır: arabulucunun hak ettiği ücret, işçinin avukatına ödediği veya ödemeyi taahhüt ettiği ücret ve ileride açılacak davada mahkemenin takdir edeceği ücret.
Talep dilekçelerinde bu üç kalem tek bir başlık altında toplandığında hâkim, neyin istendiğini anlamakta zorlanır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 16/2-c’ye dayanılarak istenen tutar ile 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca istenen tutar aynı şey değildir. Birincisi avukat–müvekkil ilişkisine, ikincisi devletin ve karşı tarafın yükümlülüğüne bakar. Dilekçede bu ayrımın yapılmaması, aslında haklı olan yargılama gideri talebinin de reddedilmesine yol açabiliyor.
Konunun bir başka yüzü, arabuluculuğun kime karşı yürütüldüğüdür. Alt işveren–asıl işveren ilişkisinin bulunduğu dosyalarda başvurunun kime yöneltildiği hem dava şartının gerçekleşmesini hem de ücret kalemlerinin muhatabını değiştirir. Bu konuyu asıl işveren alt işveren ilişkisinde arabuluculuk ve husumet yazısında ayrıntılı anlattım.
AAÜT m. 16/2-c akdi ücreti mi yoksa yargılama giderini mi düzenliyor?
Tarifenin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, avukatın arabuluculuk aşamasındaki hizmeti için alabileceği ücretin alt sınırını çizer. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu düzenlemeyi akdi ücretin asgari sınırı olarak okumaktadır. Hüküm, karşı taraftan tahsil edilecek yeni bir kalem yaratmaz ve hüküm fıkrasına ayrıca yazılamaz.
Tarifenin mantığı şudur: Avukatlık Kanunu m. 164 uyarınca ücret, avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeyle belirlenir. Sözleşme yoksa veya kararlaştırılan miktar tarifenin altındaysa tarife devreye girer ve asgari sınırı gösterir. Tarifenin 16. maddesi de arabuluculuk, uzlaştırma gibi dava dışı çözüm yollarında bu asgari sınırı belirlemek için konulmuştur. Bir tarafın avukatına ödediği bedelin asgari sınırını belirlemek ile o bedeli karşı tarafa yükletmek arasında hukuken derin bir fark vardır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/7744, K. 2022/11359, T. 05.10.2022 kararında bu farkı açık biçimde ortaya koymuştur: hükümde öngörülen ücretin karşı taraftan tahsil edilmesi gereken vekâlet ücreti olarak anlaşılması mümkün değildir ve davacı yararına tarifenin 16. maddesine göre ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Aynı yaklaşım Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/3979, K. 2022/4838, T. 19.04.2022 kararında da tekrar edilmiştir.
Tarifenin bir hükmünün karşı tarafa yük getirebilmesi için kanuni dayanağa ihtiyaç vardır. Yargılama giderlerinin kapsamı HMK m. 323’te sayılmıştır ve bu sayım kanun düzeyindedir. Tarife, kanunun çizdiği çerçeveyi genişletemez. Daire kararlarının özündeki gerekçe budur.
HMK m. 323/1-ğ ve arabuluculuk giderinin yeri
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 323, yargılama giderlerini kalem kalem sayar ve bu sayım kanun düzeyindedir. Fıkranın (ğ) bendi, vekille takip edilen davalarda tarife gereğince ödenmesi gereken ücreti kapsama alır. Tartışma, arabuluculuk aşamasındaki avukatlık ücretinin bu bende sığıp sığmadığı noktasında düğümleniyor ve daireler farklı sonuca varıyor.
Bendin lafzı davanın vekille takibinden söz eder. Baskın görüşe göre buradaki takip, dava açıldıktan sonraki yargısal faaliyeti anlatır; dava öncesi arabuluculuk görüşmesi ise ayrı bir süreçtir ve mahkeme önünde yürütülmez. Karşı görüş ise dava şartı arabuluculuğun davanın zorunlu bir parçası olduğunu, dolayısıyla bu aşamadaki avukatlık hizmetinin de yargılama faaliyetinin içinde sayılması gerektiğini savunur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1418, K. 2023/589, T. 14.04.2023 kararı ikinci görüşü benimseyerek arabuluculuk aşamasında oluşan vekâlet ücretini HMK m. 323/1-ğ kapsamında yargılama gideri saymış ve aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/597, K. 2024/1545, T. 31.10.2024 kararında tarifenin 16/2-c bendinin akdi vekâlet ücretine yönelik olduğu, yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu tutulamayacağı ifade edilmiştir.
Aynı kanun maddesi hakkında iki bölge adliye mahkemesi dairesinin farklı sonuca varması, konunun tarife yorumundan çok kanun yorumu meselesi olduğunu gösteriyor. Arabulucuya ödenen ücret bakımından ise böyle bir tartışma yok; onun yargılama gideri olduğu kanunla açıkça yazılmış durumda.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik yaklaşımı
Daire, 2022 yılından itibaren verdiği kararlarda istikrarlı bir çizgi izliyor ve arabuluculuk aşaması için ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesini bozma sebebi sayıyor. Gerekçe her kararda benzer: tarifenin ilgili hükmü akdi ilişkiyi düzenler, karşı tarafın sorumluluğunu doğurmaz, hüküm fıkrasında bu ad altında ayrı bir kalem açılamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5393, K. 2022/5945, T. 12.05.2022 kararında ilk derece mahkemesinin arabuluculuk ücretine hükmeden kararı bozulmuş; arabuluculuk ücretinin avukat ile müvekkili arasındaki asgari sınırı belirlediği, bu miktarın yargılama sonucunda karşı taraftan tahsiline yönelik hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/6370, K. 2022/7135, T. 07.06.2022 kararı da arabuluculuk aşaması için ayrı ücret takdirini hukuka aykırı bulmuştur.
Bu kararların pratik anlamı şudur: ilk derece mahkemesi talebi kabul etse bile istinaf veya temyiz aşamasında hüküm bu yönden düzeltilir. Alacak miktarı bakımından kesinlik sınırının altında kalan dosyalarda kabul edilen tutar yerinde kalabilir; ancak kanun yolu açık olan dosyalarda talebin ayakta kalma şansı düşüktür.
Daire, arabulucuya ödenen ücreti bundan ayrı tutuyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/14470, K. 2023/11594, T. 04.09.2023 kararında 7036 sayılı Kanun uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olduğu ve mahkemece bu konuda hüküm kurulması gerektiği vurgulanmıştır. İki kalem arasındaki sınır burada net biçimde çizilmiş oluyor.
Arabulucu ücretini kim öder: 6325 sayılı Kanun m. 18/A ve 7036 sayılı Kanun m. 3
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, dava şartı arabuluculuğun usulünü ve ücret rejimini düzenler. Taraflar anlaşırsa arabulucu ücreti aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylaşılır. Anlaşamama hâlinde ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu tutar kanunun açık ifadesiyle yargılama gideri sayılır ve hükümde gösterilir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, işçi–işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı hâline getiren hükümdür ve ücretin karşılanmasına ilişkin düzenlemeyi 6325 sayılı Kanuna paralel biçimde kurar. İki hüküm birlikte okunduğunda tablo şöyle çıkar: taraflar anlaşırsa arabulucunun ücreti tarifenin ikinci kısmına göre uyuşmazlık konusu miktar üzerinden hesaplanır ve kural olarak taraflar arasında eşit bölüşülür. Anlaşamama hâlinde ise iki saate kadar olan kısım devlet bütçesinden ödenir, iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır.
Sayısal bir örnekle bakalım. Kurgusal bir dosyada işçi 640.000 TL tutarında kıdem, ihbar ve fazla çalışma alacağı talep ediyor. Taraflar dördüncü oturumda anlaşıyor ve arabulucu ücreti tarife uyarınca 28.500 TL olarak hesaplanıyor. Aksi kararlaştırılmadığı için her taraf 14.250 TL ödüyor. Aynı dosyada anlaşma sağlanamasaydı ilk iki saat bütçeden karşılanacak, örneğin toplam görüşme süresi beş saat sürdüyse kalan üç saatlik kısım taraflarca paylaşılacaktı.
Bu ayrımı bilmek, dava dilekçesindeki talep sırasını da belirler. Arabulucuya ödenen tutar için makbuz dosyaya konulmalı, Hazine tarafından ödenen kısım için ise arabuluculuk son tutanağındaki kayıt gösterilmelidir.
Anlaşamama hâlinde ilk iki saatlik ücret ve Hazineye tahsil
Görüşme anlaşmazlıkla kapanırsa ilk iki saatlik arabulucu ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve arabulucuya bu yolla aktarılır. Tutar, davanın sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilir. Mahkemenin hüküm fıkrasında bu kalemi ayrıca göstermesi gerekir; gösterilmemesi tek başına eksiklik oluşturur ve istinaf sebebi olur.
Uygulamada bu kalem sıklıkla unutuluyor. Davacı vekili dilekçesinde yalnızca yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini istediğinde, mahkeme çoğunlukla harç ve bilirkişi ücretini hesaba katıp Hazine tarafından ödenen arabuluculuk ücretini atlayabiliyor. Talebin açıkça yazılması bu riski azaltır.
Davanın kısmen kabulü hâlinde ne olur? HMK m. 326 uyarınca yargılama giderleri haklılık oranına göre paylaştırılır. Örneğin 400.000 TL’lik talebin 300.000 TL’si kabul edilmişse haklılık oranı yüzde 75’tir ve Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücretinin yüzde 75’i davalıdan, kalanı davacıdan tahsil edilir. Bazı mahkemeler bu kalemi tamamen davalıya yüklerken bazıları oranlama yapar; istinaf denetiminde oranlama yapılması daha yerinde bulunmaktadır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/448, K. 2022/443, T. 16.03.2022 kararında Hazine tarafından karşılanan ücretin arabuluculuk hizmetini ifa eden arabulucuya ait olduğu, davanın tarafı olan vekiller lehine ödenecek vekâlet ücretlerinden sayılamayacağı vurgulanmıştır. Karar, kalemler arasındaki karışıklığı gidermesi bakımından öğreticidir.
Anlaşma hâlinde son tutanağın ilam niteliği ve akdi ücretin tutanağa yansıtılması
Taraflar anlaşır ve avukatları da anlaşma belgesini imzalarsa, 6325 sayılı Kanun m. 18/4 uyarınca bu belge icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. İlamlı icra takibine doğrudan konu edilebilir. Avukatın akdi vekâlet ücretinin bu tutanağa nasıl yazıldığı ise taraflar arasındaki sonraki ihtilafları büyük ölçüde belirler.
Anlaşma metninde ödenecek tutarın brüt mü net mi olduğu, hangi alacak kalemlerini kapsadığı ve avukatlık ücretinin bu tutarın içinde mi dışında mı bulunduğu ayrı ayrı yazılmalıdır. İşçinin avukatına ödeyeceği akdi ücret, işverenden talep edilecek bir kalem değildir; ancak taraflar isterlerse anlaşma metninde işverenin belirli bir tutarı doğrudan işçi vekiline ödeyeceğini kararlaştırabilir. Bu, kanundan doğan bir yükümlülük değil, sözleşme özgürlüğü içinde kurulan bir edimdir.
Avukatlık Kanunu m. 165, iş sahibinin avukatın hakkı olan ücreti ödemeden sulh olması hâlinde avukatın ücretinden sorumluluk doğuran bir düzen kurar. Bu nedenle işçinin, vekilinin bilgisi dışında arabuluculuk masasında anlaşmaya varması hem avukatlık ücreti hem de alacak kalemlerinin kapsamı bakımından sorun yaratır.
Anlaşma belgesinin kapsamı da dikkat ister. Metinde “tüm işçilik alacaklarından feragat” gibi geniş bir ifade yer alırsa, sonradan ortaya çıkan kalemler için dava açma imkânı kalmayabilir. İşe iade istemiyle yürütülen süreçlerde ise başvuru süresi ve işe davet mekanizması ayrı bir titizlik gerektirir; bu konuyu işe iade sonrası başvuru süresi ve işe davet yazısında ayrıntılandırdım.
Görüşmeye vekille katılmama ve mazeretsiz katılmamanın yaptırımı
Taraf, arabuluculuk görüşmesine bizzat, kanuni temsilcisi aracılığıyla veya avukatıyla katılabilir. Vekille katılmak zorunlu değildir ve avukatsız katılım süreci geçersiz kılmaz. Asıl yaptırım, geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya hiç katılmayan taraf için öngörülmüştür; bu yaptırım doğrudan yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine yansır.
Eski düzenlemede ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davada tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutuluyor ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmiyordu. Anayasa Mahkemesi 14.03.2024 tarihli kararıyla bu sert yaptırımı ölçüsüz bularak iptal etti. Ardından 14.11.2024 tarihli yasal değişiklikle daha ılımlı bir düzen kuruldu: toplantıya katılmayan taraf haklı çıksa dahi karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yalnızca yarısından sorumlu olur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Bir örnek üzerinden bakalım. İşveren ilk toplantıya katılmıyor, işçi 250.000 TL talep ediyor ve dava tamamen reddediliyor. Yeni düzende işveren lehine hesaplanacak vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir; işverenin yaptığı yargılama giderlerinin de yarısı işçiye yükletilebilir. Eski düzende işveren bu kalemlerin tamamından yoksun kalıyordu.
Katılmama yaptırımının uygulanabilmesi için son tutanakta katılmama durumunun ve mazeret bildirilip bildirilmediğinin açıkça yazılması gerekir. Tutanakta bu kayıt yoksa, yaptırımın uygulanması ispat sorununa dönüşür.
Arabuluculukta avukata ödenen ücret dava açıldıktan sonra yargılama gideri olarak istenebilir mi?
Baskın uygulamaya göre hayır. Tarafın arabuluculuk aşamasında kendi avukatına ödediği ücret, dava sonunda karşı taraftan tahsil edilecek bir yargılama gideri kalemi olarak kabul edilmiyor. Bu ödeme avukat ile müvekkil arasındaki vekâlet sözleşmesinden doğar ve kural olarak karşı tarafın hukuk alanını ilgilendirmez.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/473, K. 2022/1218, T. 23.06.2022 kararında arabuluculuk faaliyeti nedeniyle tarafın avukatına ödediği ücretin, dava nedeniyle ödeyeceği ücretin içinde yer aldığı ve ayrıca davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2864, K. 2023/613, T. 30.03.2023 kararı da anlaşmazlıkla sonuçlanan görüşmeden kaynaklı vekâlet ücretinden davalının sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir.
Doktrinde bu ödemenin bir zarar kalemi olarak tazminat davasına konu edilebileceği teorik ihtimali dile getirilmiştir. Karşı tarafın kötü niyetle süreci uzattığı, hiç teklif yapmadan görüşmeyi sürüncemede bıraktığı hâllerde HMK m. 329 uyarınca kötü niyetli veya haksız dava açılmasının yaptırımı gündeme gelebilir. Ancak iş yargısı pratiğinde bu yol çok dar kullanılıyor ve mahkemeler talebi genellikle yargılama gideri rejimi içinde çözmeyi tercih ediyor.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/713, K. 2024/956, T. 07.06.2024 kararı, görüşmelerde vekille temsil edilmiş olunsa dahi bu aşama için ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesini hukuka uygun bulmuştur. Vekille temsil edilmiş olmak, tek başına ek bir kalem doğurmuyor.
Mükerrerlik ve mahsup: aynı avukatla davaya devam edilmesi
Arabuluculuğu yürüten avukat davayı da takip ediyorsa, dava sonunda hükmedilen vekâlet ücretinin arabuluculuk aşamasındaki emeği de karşıladığı kabul edilir. Bunun üzerine ayrı bir kalem eklenmesi mükerrer ödemeye yol açar. Tarifenin kendi sistematiği de maktu ücretin dava ücretinden mahsup edilmesi yönünde bir mekanizma öngörmektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1988, K. 2022/2114, T. 29.12.2022 kararında aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda tarifenin 16. maddesi uyarınca maktu ücretin mahsup edileceği, dolayısıyla ayrıca bir ücrete hükmedilemeyeceği ifade edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/911, K. 2022/1849, T. 01.12.2022 kararı da aynı vekilin temsilci olması durumunda ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesini yerinde bulmuştur.
İlginç bir ara formül Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1185, K. 2022/857, T. 07.07.2022 kararında görülüyor: arabuluculuk vekâlet ücretinin bir yargılama gideri olduğu kabul edilse dahi, aynı vekille dava açılması hâlinde bu miktarın dava vekâlet ücreti içerisinde olduğu kabul edilmelidir. Karar, niteliğe ilişkin tartışmayı bir yana bırakıp sonuç bakımından aynı noktaya varıyor.
Bu içtihattan çıkan pratik soru şudur: arabuluculuğu farklı bir avukat yürütmüş, davayı başka bir avukat açmışsa durum değişir mi? Mahsup gerekçesi burada zayıflar; ancak akdi ücret niteliğine ilişkin gerekçe ayakta kaldığı için sonuç yine talebin reddi yönünde oluyor.
Bu konuda içtihat birliği yok: aksi yöndeki bölge adliye mahkemesi kararları
Bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılığı sürüyor. Çoğunluk talebi reddederken bazı daireler tarifedeki ücreti yargılama gideri sayıp davalıdan tahsiline karar veriyor. Kesinlik sınırının altında kalan dosyalarda istinaf kararı son söz olduğu için, aynı hukuki mesele şehirden şehre, hatta daireden daireye farklı sonuçlanabiliyor.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/937, K. 2022/1390, T. 10.05.2022 kararında davacının arabuluculuk sürecinde kendisini vekille temsil ettirdiği ve sürecin anlaşmazlıkla sonuçlandığı gözetilerek, tarifenin 16/2-c bendi uyarınca belirlenen ücretin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1418, K. 2023/589, T. 14.04.2023 kararı ise dayanağını doğrudan HMK m. 323/1-ğ’de bulmuştur.
Karşı kutupta İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/597, K. 2024/1545, T. 31.10.2024 ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2395, K. 2026/517, T. 25.03.2026 kararları yer alıyor. İkinci karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin uyuşmazlık giderme kararına atıf yaparak davacı vekilinin talebini reddetmiştir.
Pratik sonuç şudur: talep yazılmalı ama tek başına stratejinin merkezine konulmamalıdır. Talebin reddi, davanın esasını etkilemez; kabulü ise beklenmedik bir kazanç sayılmalıdır. Dosyanın miktarı kesinlik sınırının üzerindeyse temyiz aşamasında talebin ayakta kalma ihtimali daha da azalır.
İçtihat farklılığının bir başka yansıması, aynı işyerinden açılan seri dosyalarda görülür. Aynı fesih dalgasından doğan on ayrı dosya farklı dairelere düştüğünde, birinde kabul edilen kalem diğerinde reddedilebilir. Bu tutarsızlık, uyuşmazlığın giderilmesi yoluna başvurulmasını gerektiren tipik bir durumdur.
Üç kalemin karşılaştırmalı tablosu
Aşağıdaki tablo, dosyada karşımıza çıkan kalemleri dayanak, muhatap ve hükme yansıma bakımından karşılaştırıyor. Dilekçe yazarken bu ayrımların her birine ayrı bir talep maddesi ayırmak, mahkemenin hangi kalemi neden reddettiğini de anlaşılır kılar.
| Kalem | Dayanak | Kime ödenir | Karşı tarafa yükletilir mi | Hükümde yer alır mı |
|---|---|---|---|---|
| Arabulucu ücreti (anlaşma hâli) | 6325 sayılı Kanun m. 18/A | Arabulucuya | Aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylaşılır | Dava açılmadığı için hüküm kurulmaz |
| Arabulucu ücreti (anlaşamama, ilk 2 saat) | 6325 sayılı Kanun m. 18/A, 7036 sayılı Kanun m. 3 | Adalet Bakanlığı bütçesinden arabulucuya | Evet, haksız çıkan taraftan | Evet, Hazineye gelir kaydedilmek üzere |
| Arabulucu ücreti (2 saati aşan kısım) | 6325 sayılı Kanun m. 18/A | Taraflarca arabulucuya | Ödeyen taraf yargılama gideri olarak isteyebilir | Evet, belgelenmişse |
| Akdi vekâlet ücreti (arabuluculuk aşaması) | AAÜT m. 16/2-c, 1136 sayılı Kanun m. 164 | Müvekkil tarafından avukatına | Baskın görüşe göre hayır | Kural olarak hayır |
| Dava vekâlet ücreti | 6100 sayılı Kanun m. 323, 326; AAÜT | Haklı çıkan tarafın vekiline | Evet, haklılık oranında | Evet |
| Katılmama yaptırımı | 7036 sayılı Kanun m. 3, 6325 sayılı Kanun m. 18/A | Ayrı bir ödeme değil | Giderlerin yarısından sorumluluk | Evet, gerekçede tartışılır |
Tablodaki paylaşım oranları dosyanın kabul ve ret durumuna göre değişir; her kalem ayrı hesaplanır ve hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilir.
Anlaşma hâlinde vergi ve harç avantajları
Arabuluculuk masasında varılan anlaşmanın davadan en görünür farkı mali yüktür. 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’ndaki istisnalar nedeniyle arabuluculuk anlaşma belgeleri harç ve damga vergisinden muaf tutulur. Dava yolunda ise nispi karar ve ilam harcı devreye girer.
Rakamla bakalım. Kurgusal bir dosyada işçinin 500.000 TL’lik alacağı dava yoluyla kazanıldığında binde 68,31 oranındaki nispi karar ve ilam harcı yaklaşık 34.000 TL’ye ulaşır; bunun dörtte biri peşin alınır, kalanı hükümle birlikte tahsil edilir. Başvurma harcı, vekâlet suret harcı, tebligat ve bilirkişi giderleri eklendiğinde toplam yük daha da büyür. Aynı tutar arabuluculukta anlaşmayla çözüldüğünde bu kalemler doğmaz.
Bir diğer avantaj zamandır. İş mahkemelerinde bilirkişi incelemesi gereken bir alacak davası, tanık dinlenmesi ve istinaf aşaması dâhil edildiğinde üç yılı bulabiliyor. Arabuluculukta ise süreç haftalarla ölçülüyor. Paranın bugünkü değeri hesaba katıldığında, dava sonunda elde edilecek nominal olarak daha yüksek bir tutar, faiz ve enflasyon karşısında her zaman daha avantajlı olmayabiliyor.
Vergi tarafında da dikkat edilmesi gereken noktalar var. Kıdem tazminatı gelir vergisinden istisna tutulurken ihbar tazminatı ve ücret niteliğindeki alacaklar vergiye tabidir. Anlaşma metninde kalem ayrımı yapılmadan tek bir toplam yazıldığında, stopaj uygulaması bakımından ihtilaf çıkabiliyor. Hangi ödemelerin hangi rejime tabi olduğunu kıdem tazminatında kapsam, 365 gün kuralı ve mahsup yazısında ayrıntılı açıkladım.
Talebin dilekçede nasıl kurulacağı ve ıslah ihtimali
Dava dilekçesinin sonuç kısmında yargılama giderleri tek bir cümleyle geçiştirilmemelidir. Arabulucuya ödenen tutar, Hazine tarafından karşılanan kısım ve dava vekâlet ücreti ayrı bentler hâlinde istenmelidir. Kalemlerin ayrı ayrı yazılması, mahkemenin hangi talebi hangi gerekçeyle reddettiğinin kanun yolunda denetlenebilmesini de sağlar.
Talep şu yapıda kurulabilir: yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi, arabuluculuk sürecinde ödenen arabulucu ücretinin belgeleriyle birlikte yargılama gideri olarak davalıdan tahsili, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin haksız çıkan taraftan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesi ve davacı vekili lehine tarife uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi. Tarifenin 16. maddesine dayanan ayrı bir kalem talep edilecekse, bunun tartışmalı olduğu bilinerek yazılmalıdır.
Belirsiz alacak davası veya kısmi dava açılan dosyalarda ıslahla artırılan tutar, hem harç hem de vekâlet ücreti hesabını değiştirir. Bilirkişi raporundan sonra yapılacak ıslahın süresi ve kesin süre uygulaması dosyanın kaderini belirleyebiliyor. Bu usul kalemlerini kesin süre, delil tespiti, ıslah ve teminat yazısında topladım.
Dosyaya konulacak belgeler de talebin kaderini belirler: arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneği, arabulucuya yapılan ödemeye ilişkin makbuz veya banka dekontu, vekâletname ve varsa avukatlık ücret sözleşmesi. Ödeme belgesi sunulmayan kalem, haklı olsa bile hükme yansımaz.
Sayısal senaryo: bir dosyanın gider tablosu
Kurgusal bir örnek üzerinden bakmak, kalemlerin büyüklük sırasını görmeyi kolaylaştırır. On iki yıl kıdemi olan, brüt 42.000 TL ücret alan bir işçinin kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağı için açtığı davada gider kalemleri şöyle sıralanabilir.
İşçi arabuluculuğa başvuruyor, iki oturum yapılıyor ve süreç anlaşmazlıkla kapanıyor. İlk iki saatlik arabulucu ücreti bütçeden karşılanıyor. Ardından açılan davada talep toplamı 780.000 TL olarak belirtiliyor; bilirkişi raporu sonrası ıslahla 940.000 TL’ye çıkarılıyor. Mahkeme 820.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar veriyor. Haklılık oranı yaklaşık yüzde 87’dir.
Bu tabloda davacı vekili lehine kabul edilen tutar üzerinden nispi vekâlet ücreti hesaplanır. Hazineden karşılanan arabulucu ücreti ile bilirkişi, tanık ve tebligat giderleri haklılık oranında paylaştırılır. Reddedilen 120.000 TL’lik kısım için ise davalı vekili lehine ücret takdir edilir ve mahsup edilir. Tarifenin 16. maddesine dayanan ayrı bir arabuluculuk vekâlet ücreti kalemi, baskın uygulamada bu tabloya girmez.
İşçinin eline geçecek net tutar, faiz türü ve başlangıç tarihine göre de değişir. Kıdem tazminatında fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz, diğer alacaklarda yasal faiz uygulanır. Bu hesap dosyanın kendi verilerine göre değişir; kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Muvazaa ve husumet iddialarının ücret kalemlerine etkisi
Arabuluculuk başvurusunun yanlış kişiye yöneltilmesi, dava şartının gerçekleşmemesi sonucunu doğurabilir. Bu durumda dava esasa girilmeden usulden reddedilir ve yargılama giderleri davacıya yükletilir. Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu iddia edilen dosyalarda başvuru muhatabının doğru seçilmesi, ücret ve gider tablosunu doğrudan belirler.
Bir işçi taşeron şirket ile asıl işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu düşünüyorsa, arabuluculuk başvurusunu her ikisine birden yöneltmek isabetli olur. Yalnızca birine başvurulmuş ve dava diğerine açılmışsa, dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilir. Bu ret kararında da davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilir; işçi hem arabuluculuk masrafını hem de karşı taraf vekâlet ücretini üstlenmiş olur.
Kamu kurumlarının taraf olduğu dosyalarda husumetin yöneltilmesi ayrı bir teknik konudur. İhale makamı ile yüklenici arasındaki ilişkinin niteliği, işçinin kime karşı alacak isteyebileceğini belirler. Muvazaa iddiasının işe iade davasında kime yöneltileceğini taşeron muvazaası ve işe iade davasının kime açılacağı yazısında inceledim.
Süre kayıpları da benzer sonuç doğurur. İşe iade talebinde arabuluculuğa başvuru süresi feshin tebliğinden itibaren bir aydır ve bu süre hak düşürücüdür. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Sık yapılan sekiz hata ve kontrol listesi
Dosyalarda tekrar eden hatalar birbirine büyük ölçüde benziyor. Bunların çoğu, arabuluculuk aşamasındaki belgelerin dava dosyasına eksik konulmasından veya talebin muğlak biçimde yazılmasından kaynaklanıyor. Aşağıdaki sekiz maddelik liste, dilekçe hazırlarken ve duruşma öncesinde dosyayı gözden geçirmek için kısa bir kontrol imkânı verir.
Birincisi, arabuluculuk son tutanağının dosyaya konulmaması. İkincisi, tutanakta katılım durumunun yazılı olup olmadığının kontrol edilmemesi. Üçüncüsü, arabulucuya yapılan ödemeye ilişkin makbuzun sunulmaması. Dördüncüsü, Hazine tarafından karşılanan ücretin talep edilmemesi. Beşincisi, tarifenin 16. maddesine dayanan kalem ile arabulucu ücretinin aynı cümlede istenmesi ve mahkemenin talebi tek bir kalem sanarak tamamını reddetmesi.
Altıncısı, karşı tarafın toplantıya katılmadığı hâllerde bu durumun dilekçede vurgulanmaması. Yedincisi, arabuluculuk başvurusunda gösterilen alacak kalemleri ile dava dilekçesindeki kalemlerin örtüşmemesi; kapsam dışı kalan kalem için dava şartı gerçekleşmemiş sayılabilir. Sekizincisi, anlaşma belgesinde geniş feragat ifadelerinin sonuçlarının müvekkile anlatılmaması.
Ücret kalemlerinin doğru talep edilmesi, esas alacaklar kadar dikkat ister. İşveren tarafında ise arabuluculuk teklifinin belgelenmesi ve toplantıya katılım kaydının tutanağa geçirilmesi, ileride yargılama gideri yaptırımından kaçınmayı sağlar. Bordroya yansımayan ücret iddialarının ispatı gibi teknik konularda da benzer bir belge disiplini gerekiyor; bu konuyu bordro hilesi, husumetli tanık ve ücret tespiti yazısında ele aldım.
50 Soruda Arabuluculuk Vekâlet Ücreti
Aşağıdaki başlıklar, işçilik alacağı dosyalarında arabuluculuk ücret kalemleri hakkında en sık yöneltilen soruları toplar. Yanıtlar kısa tutulmuş, her birinde dayanak madde numarası gösterilmiştir. Kendi dosyanızın koşulları farklılık yaratabileceğinden, bu yanıtları genel çerçeve olarak değerlendirmek ve belgelerinizi ayrıca gözden geçirmek gerekir.
1. Arabuluculuk vekâlet ücreti nedir?
Avukatın dava şartı arabuluculuk aşamasındaki temsil hizmetinin karşılığıdır ve asgari sınırı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 16/2-c’de gösterilmiştir. Kural olarak müvekkil tarafından ödenir.
2. Arabuluculuk vekâlet ücretini karşı taraftan alabilir miyim?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik görüşüne göre alamazsınız; tarifenin 16. maddesi akdi ücreti düzenler. Karşı tarafa yükletilecek kalem, dava sonunda hükmedilen vekâlet ücretidir.
3. Arabulucu ücreti ile arabuluculuk vekâlet ücreti aynı şey mi?
Hayır. Arabulucu ücreti arabuluculuk faaliyetini yürüten kişiye ödenir ve 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca yargılama gideridir. Vekâlet ücreti ise avukata ödenir.
4. Arabuluculuk anlaşmazlıkla biterse arabulucu ücretini kim öder?
İlk iki saatlik kısım Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. İki saati aşan bölüm aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir.
5. Hazineden ödenen arabuluculuk ücreti davada kime yükletilir?
Davanın sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilir. Mahkemenin bu konuda hüküm kurması gerekir.
6. Davam kısmen kabul edilirse arabulucu ücreti nasıl paylaştırılır?
6100 sayılı Kanun m. 326 uyarınca haklılık oranına göre paylaştırılır. Yüzde 70 kabul edilen bir davada bu kalemin yaklaşık yüzde 70’i davalıya yükletilir.
7. Arabuluculuk görüşmesine avukatla katılmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Taraf bizzat, kanuni temsilcisi aracılığıyla veya avukatıyla katılabilir; avukatsız katılım süreci geçersiz kılmaz.
8. İşveren arabuluculuk toplantısına katılmazsa ne olur?
Geçerli mazeret göstermeden katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
9. Katılmama yaptırımı eskiden daha mı ağırdı?
Evet. Mülga düzenlemede katılmayan taraf haklı çıksa bile giderlerin tamamından sorumluydu ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmiyordu. Anayasa Mahkemesi 14.03.2024 tarihli kararıyla bu yaptırımı iptal etti.
10. Yeni yaptırım rejimi ne zaman yürürlüğe girdi?
14.11.2024 tarihli yasal değişiklikle yarı oranlı sorumluluk sistemi getirildi. Geçiş dönemindeki dosyalarda hangi rejimin uygulanacağı tartışmalı olabiliyor.
11. Mazeret bildirirsem yaptırım uygulanır mı?
Geçerli bir mazeret varsa yaptırım uygulanmaz. Mazeretin tutanağa geçirilmesi ve belgelendirilmesi gerekir.
12. Arabuluculuk son tutanağını dava dosyasına koymam şart mı?
Şarttır. 7036 sayılı Kanun m. 3 uyarınca son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir.
13. Tutanağı hiç sunmazsam davam ne olur?
Kesin süre içinde de sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu ret kararında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilir.
14. Arabuluculukta anlaşırsam tutanak icra edilebilir mi?
Taraflar ve avukatları birlikte imzalamışsa 6325 sayılı Kanun m. 18 uyarınca belge ilam niteliğindedir ve icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın takibe konulabilir.
15. Anlaşma belgesinde avukatlık ücreti yazılabilir mi?
Yazılabilir. Taraflar işverenin belirli bir tutarı doğrudan işçi vekiline ödemesini kararlaştırabilir; bu kanuni bir yükümlülük değil, sözleşmesel bir edimdir.
16. Avukatım olmadan arabuluculukta anlaşırsam sorun olur mu?
Anlaşma geçerlidir ancak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 165 uyarınca vekilin ücret alacağı bakımından sorumluluk doğabilir. Kalemlerin kapsamı da eksik kalabilir.
17. Anlaşma belgesinde harç ödenir mi?
Arabuluculuk anlaşma belgeleri 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’ndaki istisnalar kapsamındadır. Dava yolunda ise nispi karar ve ilam harcı doğar.
18. Anlaşmanın dava yoluna göre parasal avantajı ne kadar?
Nispi harç binde 68,31 oranındadır; 500.000 TL’lik bir alacakta yaklaşık 34.000 TL harç doğar. Bilirkişi ve tebligat giderleri de eklendiğinde fark büyür.
19. Anlaşma tutarında kıdem tazminatı vergiden istisna mı?
Kıdem tazminatı yasal tavanı aşmayan kısmı bakımından gelir vergisinden istisnadır. İhbar tazminatı ve ücret niteliğindeki kalemler vergiye tabidir.
20. Anlaşma metninde kalem ayrımı yapmazsam ne olur?
Tek bir toplam yazılırsa stopaj uygulaması bakımından ihtilaf çıkabilir. Her alacak kaleminin ayrı ayrı gösterilmesi daha güvenlidir.
21. Arabuluculuğu yürüten avukat davayı da açarsa iki ücret alır mı?
Mahkemece hükmedilecek dava vekâlet ücreti arabuluculuk aşamasındaki emeği de kapsar. Ayrıca bir kalem eklenmesi mükerrer ödeme sayılır.
22. Arabuluculuğu farklı bir avukat yürüttüyse durum değişir mi?
Mahsup gerekçesi zayıflar ancak akdi ücret niteliğine ilişkin gerekçe ayakta kalır. Uygulamada sonuç yine talebin reddi yönünde olmaktadır.
23. Bölge adliye mahkemeleri bu konuda hemfikir mi?
Değil. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/937, K. 2022/1390, T. 10.05.2022 kararı talebi kabul ederken pek çok daire reddetmektedir.
24. Aksi yöndeki kararların dayanağı ne?
Bu kararlar 6100 sayılı Kanun m. 323/1-ğ’yi geniş yorumlayarak arabuluculuk aşamasındaki avukatlık ücretini yargılama gideri saymaktadır.
25. Talebimi yine de dilekçeye yazmalı mıyım?
Yazmakta hukuki bir sakınca yoktur. Reddi davanın esasını etkilemez; kabulü ise dairenin görüşüne bağlıdır.
26. Kesinlik sınırının altındaki dosyalarda ne olur?
İstinaf kararı kesindir ve temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle dairenin görüşü dosyanın nihai sonucunu belirler.
27. Arabulucuya ödediğim parayı geri alabilir miyim?
Ödemeyi belgelerseniz yargılama gideri olarak talep edebilirsiniz. Makbuz veya banka dekontunun dosyaya sunulması gerekir.
28. Avukatıma ödediğim ücreti karşı taraftan isteyebilir miyim?
Baskın uygulamaya göre isteyemezsiniz. Bu ödeme avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeden doğar.
29. Kötü niyetli davranan karşı taraftan tazminat isteyebilir miyim?
6100 sayılı Kanun m. 329 kötü niyetli veya haksız dava açılması hâlinde disiplin para cezası ve tazminat öngörür. Uygulamada dar yorumlanmaktadır.
30. Arabuluculuk başvurusunu kime yöneltmeliyim?
İşçilik alacaklarında iş sözleşmesinin tarafı olan işverene yöneltilir. Alt işveren ilişkisi varsa her iki şirkete birden başvurmak isabetli olur.
31. Yanlış kişiye başvurursam davam reddedilir mi?
Dava şartı gerçekleşmemiş sayılacağından usulden ret kararı verilir. Bu kararda davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilir.
32. Arabuluculuk başvurusunda yazmadığım alacak için dava açabilir miyim?
Kapsam dışı kalan kalem bakımından dava şartının gerçekleşmediği kabul edilebilir. Başvuru formunda kalemlerin geniş yazılması güvenlidir.
33. İşe iade için arabuluculuğa kaç gün içinde başvurmalıyım?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurulmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırılması dava hakkını ortadan kaldırır.
34. Anlaşamama tutanağından sonra kaç gün içinde dava açmalıyım?
İşe iade taleplerinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Alacak davalarında zamanaşımı süreleri uygulanır.
35. Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı kaç yıl?
7036 sayılı Kanunla getirilen düzenleme uyarınca kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı beş yıldır.
36. Arabuluculuk zamanaşımını durdurur mu?
6325 sayılı Kanun m. 16 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
37. Arabuluculukta görüşülen teklifler davada delil olur mu?
6325 sayılı Kanun m. 5 uyarınca süreçte ileri sürülen görüş ve teklifler delil olarak kullanılamaz. Bu gizlilik kuralı taraflar için güvence sağlar.
38. Arabulucunun tuttuğu tutanaklar dosyaya girer mi?
Son tutanak dosyaya girer ve dava şartının yerine getirildiğini gösterir. Görüşme içeriğine ilişkin ayrıntılar delil değeri taşımaz.
39. Arabuluculuk ücretini ödeyemiyorum, adli yardım alabilir miyim?
6325 sayılı Kanun m. 13 uyarınca ödeme gücünden yoksun olanlar adli yardımdan yararlanabilir. Talep sulh hukuk mahkemesine yapılır.
40. Arabuluculuk kaç oturum sürer?
İşçi–işveren uyuşmazlıklarında arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
41. Arabuluculuk süreci uzarsa ücret artar mı?
Anlaşamama hâlinde iki saati aşan çalışma için ek ücret doğar ve bu kısım taraflarca karşılanır. Anlaşma hâlinde ücret uyuşmazlık tutarına göre hesaplanır.
42. İşveren arabuluculuk ücretini tek başına ödeyebilir mi?
Taraflar aksini kararlaştırabilir. Anlaşma metnine ücretin tamamının işverence ödeneceği yazılabilir.
43. Arabuluculukta anlaşıp sonra dava açabilir miyim?
Anlaşma belgesi ilam niteliğinde olduğundan aynı konuda dava açılamaz. Ancak anlaşma belgesinin iptali için genel hükümlere göre dava yolu açıktır.
44. Anlaşma belgesinin iptali hangi hâllerde istenebilir?
İrade sakatlığı, aşırı yararlanma veya ehliyetsizlik gibi hâllerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 30 ve devamı hükümlerine dayanılabilir.
45. İhtiyari arabuluculukta masraflar yargılama gideri sayılır mı?
Doktrinde tartışmalıdır. Dava şartı arabuluculuktan farklı olarak, bu masrafların akıbeti çoğunlukla tarafların anlaşmasına bırakılmaktadır.
46. Arabuluculuk vekâlet ücreti talebimin reddi bozma sebebi olur mu?
Aksine, kabulü bozma sebebi sayılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/6370, K. 2022/7135, T. 07.06.2022 kararı bu yöndedir.
47. Mahkeme Hazineden ödenen arabulucu ücretine hiç değinmezse ne yapmalıyım?
Hükmün bu yönden eksik olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurabilirsiniz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/14470, K. 2023/11594, T. 04.09.2023 kararı bu konuda hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.
48. Dava vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
Kabul edilen alacak tutarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin nispi ücret cetveline göre hesaplanır. Reddedilen kısım için davalı lehine ücret takdir edilir.
49. Reddedilen kısım için karşı tarafa vekâlet ücreti ödeyecek miyim?
Kural olarak evet. Belirsiz alacak davasında ise ret edilen kısım bakımından farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir.
50. Dosyamda hangi belgeleri hazır tutmalıyım?
Arabuluculuk son tutanağı, arabulucuya ödeme belgesi, vekâletname, varsa avukatlık ücret sözleşmesi ve ücret bordroları temel belgelerdir. Eksik belge, haklı talebin bile reddine yol açabilir.
Sonuç
Tarifenin 16. maddesinin (c) bendi, avukat ile müvekkil arasındaki ücretin asgari sınırını belirler. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu hükmün karşı tarafa yükletilecek bir kalem yaratmadığını 2022’den bu yana istikrarla tekrarlıyor. Arabulucuya ödenen ücret ise 6325 sayılı Kanun m. 18/A ve 7036 sayılı Kanun m. 3 uyarınca tartışmasız yargılama gideridir.
Bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığı devam ediyor. Aynı hukuki mesele, dosyanın düştüğü daireye göre farklı sonuçlanabiliyor. Bu tablo karşısında dilekçede yapılması gereken, kalemleri birbirine karıştırmadan ayrı ayrı talep etmek ve her biri için gerekli belgeyi dosyaya koymaktır. Tartışmalı kalem reddedilse bile, doğru kurulmuş yargılama gideri talebi ayakta kalır.
Arabuluculuk masasında varılan anlaşmanın harç, damga vergisi ve zaman bakımından sağladığı avantaj, çoğu dosyada nominal fark kadar değerlidir. Anlaşma metninin kalem kalem yazılması, sonraki ihtilafları büyük ölçüde önler. Kendi dosyanızdaki kalemlerin nasıl talep edileceğini değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 5, 13, 15, 16, 17, 18, 18/A.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 323, 326, 329, 330.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 164, 165, 168.
4857 sayılı İş Kanunu m. 17, 18, 20, 21, 32.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 30, 36, 39.
492 sayılı Harçlar Kanunu m. 123.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ek 2 ve ilgili istisna hükümleri.
1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 89 (anlaşma belgesinin şekli bakımından).
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/7744, K. 2022/11359, T. 05.10.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5393, K. 2022/5945, T. 12.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/3979, K. 2022/4838, T. 19.04.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/6370, K. 2022/7135, T. 07.06.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/14470, K. 2023/11594, T. 04.09.2023
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/597, K. 2024/1545, T. 31.10.2024
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1988, K. 2022/2114, T. 29.12.2022
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1418, K. 2023/589, T. 14.04.2023
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/448, K. 2022/443, T. 16.03.2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2395, K. 2026/517, T. 25.03.2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/937, K. 2022/1390, T. 10.05.2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/473, K. 2022/1218, T. 23.06.2022
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/713, K. 2024/956, T. 07.06.2024
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1185, K. 2022/857, T. 07.07.2022
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2864, K. 2023/613, T. 30.03.2023
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/911, K. 2022/1849, T. 01.12.2022
Doktrin ve akademik kaynaklar
Özlem Önal, Arabuluculuk Ücreti (yüksek lisans tezi).
Burcu Çavdar Çakır, Bireysel İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk (yüksek lisans tezi).
Seçil Akbaba, Arabulucunun Hak ve Yükümlülükleri (yüksek lisans tezi).
Ali Akın Metiner, Arabulucunun Özel Hukuktan Doğan Sorumluluğu (yüksek lisans tezi).
Fikret Sami Tiyek, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Yürütülen Tahkimde Yargılama Giderleri (yüksek lisans tezi).
Elif Yiğit, İşe İade Davalarında Dava Şartı Arabuluculuk (yüksek lisans tezi).
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
Arabuluculuğa en sık taşınan uyuşmazlıklardan biri, işçinin haklı feshinden doğan kıdem ve ücret alacaklarıdır; fesih sebeplerini ve dava sürecini haklı fesih sebepleri ve tazminat hakkı yazısında topladım.
