Skip to main content

Sosyal Medyada Cinsel Taciz Suçu (TCK 105)

Sosyal medyada cinsel taciz suçu konulu makale kapak görseli

Bedensel bir temas olmaksızın, mesaj, görsel ya da ısrarlı bildirimler yoluyla bir kişinin rahatsız edilmesi cinsel taciz suçunu oluşturur ve 5237 sayılı TCK m. 105’te düzenlenmiştir. Fiilin sosyal medya, anlık mesajlaşma uygulaması veya elektronik posta üzerinden işlenmesi hâlinde TCK m. 105/2-d gündeme gelir; ceza artar ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar. Bu ayrım, mağdurun sonradan vazgeçmesi hâlinde bile soruşturmanın devam etmesi anlamına gelir.

İÇİNDEKİLER

Bu yazıda suçun unsurları, elektronik haberleşme nitelikli hâlinin uygulanma şartları, zincirleme suç ile tek fiil çok mağdur ayrımı, anonim hesaplarda fail tespiti, delil sunarken kişisel veri dengesi, yurt dışı kaynaklı mesajlarda yetki, TCK m. 123 ile sınır, failin çocuk olması ve usul kuralları yargı kararları ışığında inceleniyor.

Elektronik İleti Hangi Suçu Oluşturur? - İletinin içeriği cinsel nitelik taşıyor mu?
İletinin içeriği, aracı ve tekrarı nitelendirmeyi birlikte belirler.

Sosyal Medyada Cinsel Taciz Suçunun Tanımı

TCK m. 105, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişiyi cezalandırır. Ayırt edici ölçüt bedensel temasın bulunmamasıdır; temas varsa fiil cinsel saldırı ya da çocukların cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir. Elektronik ortamda gerçekleşen fiiller, tanımın doğal uygulama alanını oluşturur.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 11.01.2016 tarihli, E. 2014/1955, K. 2016/25 sayılı kararında suç, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilen ve mağdurun cinsel yönden, ahlak temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesinden ibaret bir fiil olarak tanımlanmıştır. Aynı kararda, bir sosyal ağ hesabı aracılığıyla mağdurun rızası hilafına çok sayıda cinsel içerikli ileti gönderilmesi bu kapsamda kabul edilmiştir.

Korunan hukuki değer

Madde, kişilere karşı suçlar kısmında ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde yer alır. Korunan değer, bireyin cinsel özerkliği ile psikolojik bütünlüğüdür. Fiilin dijital ortamda gerçekleşmesi, mağdur üzerindeki etkisini azaltmaz; iletinin her an tekrar görülebilir olması ve mağdurun kendi cihazında karşılaşması, etkiyi sürekli kılar.

Hangi davranışlar kapsama girer?

Uygulamada üç grup davranış öne çıkar. Birincisi, cinsel içerikli yazılı iletiler. İkincisi, cinsel içerikli görsel gönderimi. Üçüncüsü, engellenmesine rağmen yeni hesaplar açılarak sürdürülen ısrarlı bildirimlerdir. Her üç grupta da belirleyici olan, failin cinsel amaçla hareket etmiş olmasıdır.

Manevi unsur

Suç ancak doğrudan kastla işlenebilir ve failin cinsel arzularını tatmin amacı taşıması gerekir. Şaka, yanlış numara ya da başka bir kişiye gönderilmek istenen iletinin sehven ulaşması gibi savunmalar, iletilerin sayısı, süresi ve mağdurun uyarılarına rağmen devam edilip edilmediği ölçütleriyle değerlendirilir. Tek bir ileti ile onlarca ileti aynı sonuca ulaştırmaz.

TCK m. 105/2-d Nitelikli Hâli ve Resen Kovuşturma

Fiilin posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi, TCK m. 105/2-d uyarınca nitelikli hâl oluşturur. Bu bent uygulandığında ceza yarı oranında artırılır ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderilen iletiler bu bendin tipik uygulama alanıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 15.02.2023 tarihli, E. 2021/14181, K. 2023/676 sayılı kararında, failin sosyal ağ üzerinden ileti göndermesi hâlinde temel cezanın koşulları oluştuğu hâlde m. 105/2-d ile artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Aynı Dairenin 16.03.2023 tarihli, E. 2021/16795, K. 2023/1450 sayılı kararında bendin uygulanmaması bozma sebebi sayılmıştır.

Artırımın uygulanmaması bozma sebebidir

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 12.01.2023 tarihli, E. 2021/12183, K. 2023/119 sayılı kararında da bendin uygulanmaması eksik ceza tayini olarak nitelendirilmiş; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 23.05.2023 tarihli, E. 2021/9708, K. 2023/18725 sayılı kararında da değişik zamanlarda gönderilen çok sayıda ileti bu bent kapsamında değerlendirilmiştir.

Şikâyete bağlı olmaktan çıkma

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 21.03.2023 tarihli, E. 2021/15534, K. 2023/1566 sayılı kararında, bir sosyal ağ üzerinden gönderilen taciz içerikli iletilerin m. 105/2-d kapsamında suç oluşturduğu ve bu nitelikli hâlin takibinin şikâyete bağlı olmadığı belirtilmiş, aksi yöndeki mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

Bunun pratik sonucu şudur: mağdur şikâyetini geri alsa dahi soruşturma ve kovuşturma devam eder. Vazgeçme beyanı yalnızca delil değerlendirmesinde bir unsur olarak kalır, davayı düşürmez. Aynı şekilde altı aylık şikâyet süresi de bu nitelikli hâl bakımından işlemez; sınırı belirleyen tek süre dava zamanaşımıdır.

Ceza aralığı ve somut bir hesap

TCK m. 105/1 uyarınca temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır. Temel ceza 8 ay hapis olarak belirlenmiş bir dosyada m. 105/2-d uyarınca yarı oranında artırım yapılırsa ceza 12 aya çıkar. Zincirleme suç nedeniyle dörtte bir oranında artırım eklenirse 15 ay olur; m. 62 uyarınca altıda bir takdiri indirimle 12 ay 15 gün hapis cezası ortaya çıkar.

Bu hesap dosyanın kendi verilerine ve mahkemenin takdirine göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Zincirleme Suç ile Tek Fiil Çok Mağdur Hâlinin Ayrımı

Zincirleme suç TCK m. 43/1’de, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla kez suç işlenmesi olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise tek bir fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmesi hâlini ayrıca düzenler. İki hâlin sonuçları farklıdır.

Aynı mağdura tekrarlanan iletiler

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.11.2014 tarihli, E. 2014/6057, K. 2014/23602 sayılı kararında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birçok defa ileti gönderen fail hakkında hükmedilen temel cezada TCK m. 43/1 uyarınca artırım yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 23.02.2023 tarihli, E. 2021/15386, K. 2023/885 sayılı kararında da aynı ölçüt uygulanmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 07.05.2024 tarihli, E. 2024/413, K. 2024/4080 sayılı kararında ise farklı tarihlerde gönderilen iletiler nedeniyle TCK m. 105/1, 105/2-d, 43, 53 ve 58 maddeleri birlikte uygulanmıştır. Zincirleme suç uygulaması bir tek dosya için tek bir mahkûmiyet kurulmasını sağlar, ancak cezayı dörtte birden dörtte üçüne kadar artırır.

Tek fiil, birden fazla mağdur

Toplu bir gönderi, grup mesajı ya da aynı anda birden fazla kişiye iletilen bir içerik varsa durum değişir. TCK m. 43/2 uyarınca tek fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmesi hâlinde de zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek ceza verilir. Buna karşılık farklı mağdurlara farklı zamanlarda ayrı ayrı gönderim yapılmışsa, her mağdur bakımından ayrı suç oluşur.

Ayrımın pratik ölçütü

Belirleyici olan mağdur sayısı değil, fiilin tekliği ve suç işleme kararının birliğidir. Aynı gün içinde tek bir listeye yapılan toplu gönderim tek fiildir. Üç ayrı kişiye üç ayrı hafta boyunca sürdürülen iletiler ise üç ayrı suçtur ve her biri içinde ayrıca zincirleme suç tartışılır. Bu ayrım, sonuç cezayı belirgin biçimde değiştirir.

Israr temel cezaya da yansır

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 14.02.2023 tarihli, E. 2021/15562, K. 2023/635 sayılı kararında, engellenmesine rağmen başka hesaplar açarak gönderime devam eden fail bakımından, ısrarı ile kastının yoğunluğu ve kullandığı araçlar dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 08.01.2024 tarihli, E. 2023/10449, K. 2024/25 sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir.

Anonim Hesapta Fail Tespiti: Beş Halka - İçeriğin tespiti
Sahte ya da anonim hesaplarda faile ulaşmak için izlenen zincir ve zayıf halkalar.

Sahte veya Anonim Hesapta IP Tespiti ve Adli Bilişim Delil Zinciri

İnternet üzerinden işlenen fiillerde sahte profil açılması, kullanıcı adının gizlenmesi ya da mağdur adına hesap oluşturulması sık karşılaşılan durumlardır. Bu dosyalarda mahkûmiyet, siber incelemeler, IP ve adres tespitleri, kolluk tutanakları ve failin beyanlarından oluşan bir zincire dayandırılır. Zincirin her halkası ayrı ayrı denetlenir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 07.03.2023 tarihli, E. 2021/12666, K. 2023/1195 sayılı kararında; failin iletileri kendisinin yazdığını ancak taciz amacı bulunmadığını beyan etmesi karşısında, bu açık kabul, mağdur tarafından ibraz edilen görüşme içeriği ve siber suçlarla mücadele biriminin görüşme yapılan adresin faile ait olduğuna dair tespitleri birlikte değerlendirilerek suçun oluştuğu kabul edilmiştir.

IP verisinin sınırları

IP adresi, bir aboneliği gösterir; kişiyi göstermez. Aynı hattı kullanan hane halkı, işyeri çalışanları ya da açık kablosuz ağa bağlanan üçüncü kişiler aynı IP üzerinden görünür. Taşıyıcı düzeyinde adres dönüşümü kullanılan bağlantılarda ise yüzlerce abone tek bir dış IP paylaşabilir; bu durumda port bilgisi ve saniye hassasiyetinde zaman damgası olmadan eşleştirme yapılamaz.

Bu nedenle IP kaydı tek başına yeterli görülmez; cihaz incelemesi, hesabın oturum geçmişi ve mağdurun beyanı ile desteklenmesi gerekir. IP verisinin hangi hâllerde yeterli sayıldığını IP adresi suçlunun tespiti için yeterli midir yazısında ayrıntılı ele aldım.

Cihaz incelemesi ve CMK m. 134

Bilgisayar, telefon ve diğer dijital cihazlarda arama ve kopyalama işlemi CMK m. 134 uyarınca hâkim kararı ile yapılır. İşlem sırasında imaj alınması, karma değerinin hesaplanması ve bir kopyasının ilgiliye verilmesi gerekir. Bu usule uyulmadan elde edilen veri, hukuka aykırı delil olarak değerlendirme dışı bırakılabilir.

Saklama süreleri ve zamanın önemi

Trafik verilerinin saklama süreleri sınırlıdır. Şikâyetin gecikmesi, IP kayıtlarının silinmiş olması nedeniyle failin hiç tespit edilememesi sonucunu doğurabilir. Bu yüzden ekran görüntülerinin ve bağlantı adreslerinin fiilin hemen ardından kaydedilmesi ve şikâyetin geciktirilmemesi belirleyicidir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Mağdur adına açılan sahte hesap ayrı suç oluşturabilir

Sahte profil üzerinden mağdurun fotoğraflarının ve kişisel bilgilerinin yayılması ayrı bir suç tipine girer. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 17.11.2014 tarihli, E. 2014/7156, K. 2014/22916 sayılı kararında, mağdurun resminin ad ve soyadıyla birlikte belirsiz ve birden fazla kişi tarafından algılanabilen bir sosyal ağda hukuka aykırı olarak yayılmasının verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Delil Sunarken Kişisel Veri ve Özel Hayat Dengesi

Mağdurun elindeki yazışmaları savcılığa sunması, kural olarak hukuka uygundur. Yerleşik kabule göre kişi, kendisine karşı işlenen bir suçun delilini kaybolma ihtimali karşısında muhafaza edip yetkili makama teslim ettiğinde hukuka aykırı davranmış sayılmaz. Sınır, delilin kapsamı ve kime sunulduğudur.

Kayıt yapma ve saklama

Kendisine gelen iletilerin ekran görüntüsünü alan mağdur, kendi haberleşmesinin tarafıdır. Bu nedenle haberleşmenin gizliliğini ihlal ya da özel hayatın gizliliğini ihlal suçları gündeme gelmez. Buna karşılık üçüncü kişilerin yazışmalarının ele geçirilip dosyaya konulması farklı bir değerlendirmeyi gerektirir ve ayrı bir sorumluluk doğurabilir.

Sosyal medyada paylaşmak riskli bir yoldur

Yazışmaları savcılığa sunmak ile aynı yazışmaları kamuya açık biçimde paylaşmak farklı işlemlerdir. İkinci hâlde failin kimlik bilgilerinin, fotoğrafının ya da iletişim verisinin yayılması, mağdur bakımından kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması ve hakaret iddialarını gündeme getirebilir. Delil, yetkili makama teslim edilmelidir.

Dosyadaki verinin korunması

Soruşturma dosyasına giren yazışmalar mağdurun özel hayatına ilişkin ayrıntılar da içerebilir. CMK m. 182 uyarınca genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hâllerde duruşmanın kapalı yapılmasına karar verilebilir. Ayrıca mağdurun kimliğinin gizlenmesi ve dosyanın sınırlı incelenmesi yönünde talepte bulunulabilir. Bu konudaki genel çerçeveyi özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısında inceledim.

Bilirkişi incelemesinde kapsam sınırı

Cihaz incelemesi yapılırken tüm cihaz içeriğinin taranması, hem sanığın hem mağdurun özel hayatına orantısız bir müdahale oluşturabilir. İncelemenin, suç tarihi aralığı ve ilgili uygulama ile sınırlandırılması talep edilebilir. Bu talep, hem özel hayatın korunması hem de raporun denetlenebilirliği bakımından anlamlıdır.

Şikâyetten Vazgeçme Sonrası İftira Riski ve Karşı Hukuki Yol

Nitelikli hâl uygulandığında şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Bu durum, taraflar arasında anlaşma sağlansa bile yargılamanın sürmesi anlamına gelir. Beraat kararı verilmesi hâlinde, şikâyetin baştan asılsız olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu hâline gelebilir.

İftira suçunun şartları

TCK m. 267 uyarınca iftira, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesidir. Failin isnadın asılsız olduğunu bilmesi aranır. Beraat kararı tek başına iftira suçunun oluştuğunu göstermez; delil yetersizliğinden beraat ile isnadın uydurma olduğunun kanıtlanması farklı şeylerdir.

Suç uydurma ve yalan tanıklıktan farkı

Belirli bir kişiye isnat yapılmaksızın işlenmemiş bir suçun ihbar edilmesi TCK m. 271’de suç uydurma olarak düzenlenmiştir. Soruşturma sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ise TCK m. 272 kapsamında değerlendirilebilir. Hangi maddenin uygulanacağı, isnadın muhatabının belirli olup olmamasına göre değişir.

Tazminat yolu

Asılsız isnat nedeniyle kişilik hakları zarar gören kişi, TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat davası açabilir. Ceza davasının sonucu beklenebilir ancak hukuk hâkimi ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan beraat kararıyla bağlı değildir. Bu ayrım, dava stratejisini doğrudan etkiler.

Vazgeçme beyanının dosyadaki değeri

Mağdurun vazgeçme beyanı, tek başına isnadın asılsız olduğu anlamına gelmez. Uygulamada vazgeçme; korku, aile baskısı ya da süreci uzatmak istememe gibi nedenlerle de yapılabilmektedir. Bu nedenle vazgeçme beyanının gerekçesi ve dosyadaki diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilir.

Yurt Dışı Sunucu veya Yabancı Numaradan Gelen Mesajlarda Yetki

Fail yurt dışındaki bir sunucu üzerinden ya da yabancı hat kullanarak ileti gönderdiğinde Türk mahkemelerinin yargı yetkisi ortadan kalkmaz. TCK m. 8 uyarınca fiilin kısmen ya da tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç Türkiye’de işlenmiş sayılır.

Netice ülkesinde işlenmiş sayılma

İleti mağdurun Türkiye’deki cihazına ulaştığından netice Türkiye’de gerçekleşmiş olur. Bu nedenle sunucunun ya da hattın nerede bulunduğu, suçun Türkiye’de işlenmiş sayılmasını engellemez. Soruşturma Türkiye’de yürütülür ve Türk ceza kanunu uygulanır.

Yer bakımından yetkili mahkeme

CMK m. 12 uyarınca yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Elektronik ortamda işlenen fiillerde, neticenin gerçekleştiği yer olarak mağdurun iletiyi aldığı yer esas alınır. Fail yurt dışındaysa ve Türkiye’de yerleşim yeri yoksa CMK m. 13 uyarınca son adres ya da yakalandığı yer ölçütleri devreye girer.

Delil toplamanın pratik güçlükleri

Yurt dışı merkezli platformlardan veri temini, adli iş birliği usullerine tabidir ve zaman alır. Bazı platformlar yalnızca sınırlı veri paylaşır. Bu nedenle mağdurun kendi elindeki verileri eksiksiz sunması, dosyanın tek sağlam dayanağı hâline gelebilir. Bağlantı adresleri, kullanıcı adları ve tarih bilgileri özenle kaydedilmelidir.

Failin Türkiye’de bulunmaması

Fail yurt dışındaysa yargılama yokluğunda yürütülebilir; ancak tebligat ve infaz sorunları ortaya çıkar. Bu dosyalarda soruşturmanın uzaması olağandır. Zamanaşımı sürelerinin takibi bu yüzden ayrıca önem taşır.

Cinsel Taciz ile TCK m. 123 Arasındaki Sınır

Israrlı iletilerin her biri cinsel taciz oluşturmaz. Ayrım ölçütü içeriğin cinsel nitelik taşıyıp taşımadığıdır. İçerikte cinsel bir boyut yoksa fiil TCK m. 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında değerlendirilir. Bu suç şikâyete bağlıdır ve ısrar unsuru aranır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/16909, K. 2023/945 sayılı kararında, gönderildiği kabul edilen ileti içeriklerinin cinsellik içermemesi karşısında eylemin TCK m. 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İki suçun karşılaştırılması

TCK m. 105’te tek bir ileti dahi suçu oluşturabilirken, TCK m. 123’te ısrar zorunlu unsurdur ve tek eylem yeterli görülmez. TCK m. 123 tali nitelikte bir suç olduğundan, eylem başka bir suç oluşturuyorsa bu madde uygulanmaz. Bu suçun kendine özgü şartlarını kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yazısında ayrıntılı inceledim.

Israr cinsel tacizde ayrıca artırım sebebidir

TCK m. 123’te ısrar suçun unsuru olduğundan ayrıca zincirleme suç artırımı yapılamaz. TCK m. 105’te ise durum tersidir: tekrarlanan iletiler TCK m. 43/1 uyarınca artırım sebebidir. Bu yapısal fark, nitelendirmenin sonuç ceza üzerindeki etkisini büyütür.

Hakaret ile birlikte işlenme

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 21.09.2023 tarihli, E. 2021/22301, K. 2023/5448 sayılı kararında, kullanılan bazı ifadelerin mağdura yönelik işlenen cinsel taciz suçunun unsuru olması nedeniyle ayrıca hakaretten ceza verilemeyeceği belirtilmiştir. İfadeler cinsel içerikten bağımsız ve ayrıca onur kırıcı nitelikteyse iki suç birlikte oluşabilir. İnternet ortamındaki hakaret fiilinin şartlarını internet ve sosyal medya üzerinden hakaret suçu yazısında ele aldım.

Haksız tahrik uygulanmaz

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 11.01.2023 tarihli, E. 2021/7882, K. 2023/90 sayılı kararında, ilk haksız hareketin fail tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmasına karşın cinsel taciz suçu yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Mağdurun önceki yazışmalardaki tutumu, TCK m. 29 kapsamında indirim sebebi yapılamaz.

Diğer Suçlarla Birlikte Değerlendirme

Tek bir hesap üzerinden yürütülen bir eylem dizisi, birden fazla suçu aynı anda oluşturabilir. Bu dosyalarda her suçun unsurlarının ayrı ayrı gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenir ve gerektiğinde fikri içtima kuralları uygulanır. Nitelendirme, hem ceza miktarını hem usul kurallarını değiştirir.

Müstehcenlik

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 16.12.2024 tarihli, E. 2024/6873, K. 2024/10957 sayılı kararında, çocuğa müstehcen görüntü içeren ürün verme fiilinin TCK m. 226/1-a kapsamında ayrı bir suç oluşturduğu ve bu maddede hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörüldüğü belirtilmiştir. Yalnızca hapis cezasına hükmedilmesi eksik ceza tayini sayılmıştır.

Kişisel verilerin yayılması

Mağdurun fotoğraf ve bilgilerinin sahte hesap üzerinden yayılması TCK m. 136 kapsamında ayrı bir suçtur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.12.2025 tarihli, E. 2023/3658, K. 2025/9088 sayılı kararına konu olayda, mağdur adına hesap açıp üçüncü kişilere asılsız içerik gönderen fail hakkında TCK m. 105/1, 105/2-d, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca ceza verilmiştir.

Hesabın ele geçirilmesi

İletilerin mağdurun kendi hesabından gönderildiği iddia edilen dosyalarda, hesabın izinsiz kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır. Bir başkasının hesabına izinsiz erişim TCK m. 243 kapsamında ayrı bir suç oluşturur ve bu konuyu sosyal medya hesabına izinsiz girme suçu ve cezası yazısında ele aldım.

Fail Çocuk Olduğunda Uygulanacak Özel Usul

Fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış kişiler suça sürüklenen çocuk sayılır ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile TCK m. 31 hükümleri uygulanır. Yaş grubuna göre ceza sorumluluğu ve indirim oranları değişir. Yargılama çocuk mahkemesinde yapılır.

Yaş gruplarına göre sorumluluk

On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; haklarında yalnızca koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilebilir. On iki-on beş yaş aralığında, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı sosyal inceleme ve sağlık raporuyla belirlenir. On beş-on sekiz yaş aralığında ceza sorumluluğu vardır ancak ceza indirilir.

Usul farklılıkları

Çocuk hakkındaki duruşmalar kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. Sosyal inceleme raporu alınması kural olarak zorunludur. Çocuk hakkında adli kontrol tedbirlerine öncelik verilir; tutuklama son çare olarak uygulanır. Müdafi görevlendirilmesi zorunludur.

Zamanaşımı süreleri

TCK m. 66/2 uyarınca fiil tarihinde on iki-on beş yaş aralığındaki çocuklar için dava zamanaşımı süreleri yarı oranında, on beş-on sekiz yaş aralığındakiler için üçte iki oranında uygulanır. Bu kısalma, dosyanın takibinde ayrıca dikkat gerektirir.

Koruyucu ve destekleyici tedbirler

5395 sayılı Kanun m. 5’te danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri sayılmıştır. Bu tedbirler ceza yerine geçen bir yaptırım değil, çocuğun korunmasına yönelik önlemlerdir. Mahkeme, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuk hakkında da bu tedbirlere hükmedebilir.

Şikâyet Süresi, Uzlaştırma, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Usul kurallarının uygulanması, fiilin basit hâlde mi yoksa nitelikli hâlde mi kaldığına bağlıdır. Basit hâlde suç şikâyete bağlıdır ve altı aylık süre işler. Nitelikli hâlde ise şikâyet aranmaz, uzlaştırma uygulanmaz ve yalnızca dava zamanaşımı sınır oluşturur.

Şikâyet süresi

TCK m. 73 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin kim olduğunun öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Sürenin başlangıcı fiil tarihi değil, öğrenme tarihidir. Anonim hesaptan gelen iletilerde failin kimliği sonradan öğrenilirse süre o tarihten işlemeye başlar. Nitelikli hâl uygulandığında bu süre işlemez.

Uzlaştırma kapsamı

CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez. TCK m. 105 bu bölümde yer aldığından dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Bu kural, basit hâl için de geçerlidir.

Görevli mahkeme

Ceza üst sınırı dikkate alındığında yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Aynı dosyada ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suç da varsa bağlantı nedeniyle birleştirme gündeme gelebilir.

Zamanaşımı

TCK m. 66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı 8 yıldır. Kesme sebeplerinin bulunması hâlinde TCK m. 67/4 uyarınca süre yarı oranında uzar ve olağanüstü zamanaşımı 12 yıla ulaşır. Zincirleme suçta süre, son fiilin işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.

Uzaklaştırma ve koruma tedbirleri

Mağdur, 6284 sayılı Kanun kapsamında iletişim araçlarıyla rahatsız edilmemesi yönünde koruyucu tedbir kararı talep edebilir. Bu karar aile mahkemesinden alınır ve ceza soruşturmasından bağımsız işler. Tedbire aykırı davranılması zorlama hapsi sonucunu doğurabilir.

Genel Cinsel Taciz Düzenlemesiyle İlişki

TCK m. 105 yalnızca dijital ortamdaki fiilleri düzenlemez. Maddenin ikinci fıkrasında; kamu görevinin, hizmet ilişkisinin, aile içi ilişkinin ya da nüfuzun kötüye kullanılması gibi başka nitelikli hâller de sayılmıştır. Sosyal medya boyutu, bu genel çerçevenin bir parçasıdır.

Maddenin bütününe, cinsel taciz suçunun temel unsurlarına, işyerinde ve okulda gerçekleşen fiillere ve mağdurun işi bırakmak zorunda kalması hâlindeki artırıma cinsel taciz suçu ve cezası yazısında ayrıntılı yer verdim. Bu yazı ise fiilin internet ve sosyal medya boyutuna odaklanmaktadır.

Nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesi

Aynı olayda birden fazla nitelikli hâl gerçekleşebilir. Örneğin bir hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak elektronik ortamda ileti gönderilmişse, iki bent birlikte uygulanır. Artırımlar sırasıyla yapılır ve her biri gerekçede ayrı ayrı gösterilmelidir.

Mağdurun işi bırakmak zorunda kalması

TCK m. 105/2’nin son cümlesinde, fiil nedeniyle mağdurun işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalması hâlinde verilecek cezanın bir yıldan az olamayacağı düzenlenmiştir. Bu sonuç, dosyaya belge ve tanık beyanlarıyla yansıtılmalıdır.

Karşılaştırma Tablosu

Aşağıdaki tablo, elektronik ortamda karşılaşılan farklı davranış türlerinin hangi maddeye girdiğini, takip usulünü ve dayanak kararı bir arada gösterir. Nitelendirme farkı; şikâyet süresi, uzlaştırma ve ceza miktarı bakımından doğrudan sonuç doğurur. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde eylemin hangi maddeye girdiğini baştan doğru kurmak, sürecin tamamını etkiler.

Davranış Uygulanan hüküm Takip usulü Dayanak karar
Sosyal ağdan cinsel içerikli ileti TCK m. 105/1 ve 105/2-d Resen kovuşturulur Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14181, K. 2023/676
Farklı tarihlerde tekrarlanan iletiler TCK m. 105 ile birlikte m. 43/1 Tek dava, artırımlı ceza Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/6057, K. 2014/23602
Cinsel içerik taşımayan ısrarlı iletiler TCK m. 123 Şikâyete bağlıdır Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16909, K. 2023/945
Sahte hesaptan mağdurun verilerinin yayılması TCK m. 136 Resen kovuşturulur Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/7156, K. 2014/22916
Çocuğa müstehcen görüntü gönderme TCK m. 105 ile birlikte m. 226/1-a Resen kovuşturulur Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2024/6873, K. 2024/10957
Cinsel taciz unsuru sayılan onur kırıcı ifadeler Ayrıca hakaretten ceza verilmez Tek suçtan hüküm kurulur Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22301, K. 2023/5448

İçtihat Birliğinin Bulunmadığı Noktalar

Uygulamada tam bir görüş birliği bulunmayan üç başlık vardır. Bu noktalarda kesinlik iddiası taşıyan bir yorum yerine, dosyanın kendi verilerine göre değerlendirme yapılması gerekir. Savunma ve iddia makamının bu başlıklara ayrı ayrı yönelmesi, gerekçenin denetlenebilirliğini artırır.

Tek bir iletinin yeterliliği

Tek bir cinsel içerikli iletinin suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışmalıdır. Bir görüş, içeriğin ağırlığına bakılmaksızın tek fiilin yeterli olduğunu savunur. Diğer görüş, rahatsız etme neticesinin doğması bakımından iletinin ağırlığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürer.

Zincirleme suçta zaman aralığı

Fiiller arasındaki zaman aralığının ne kadar olması hâlinde suç işleme kararının birliğinin bozulacağı konusunda ortak bir ölçüt bulunmamaktadır. Aylarca ara verildikten sonra yeniden başlayan gönderimlerin ayrı bir suç mu yoksa aynı zincirin devamı mı sayılacağı dosyaya göre değişmektedir.

Karşılıklı yazışmanın etkisi

Yazışmanın karşılıklı sürdüğü dosyalarda rızanın varlığı ve kapsamı tartışılmaktadır. Bir yaklaşım, mağdurun cevap vermiş olmasını tek başına rıza saymaz ve rızanın her aşama için ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kabul eder. Diğer yaklaşım, yazışmanın bütününe bakarak sonuca ulaşır. Bu konuda yerleşik bir ölçüt oluşmuş değildir.

50 Soruda Sosyal Medyada Cinsel Taciz Suçu

1. Sosyal medyadan gelen cinsel içerikli mesaj suç mu?
Evet. TCK m. 105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturur ve elektronik haberleşme aracı kullanıldığından m. 105/2-d gündeme gelir.

2. Suçun cezası ne kadar?
TCK m. 105/1 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır. Nitelikli hâlde ceza yarı oranında artırılır.

3. Bedensel temas olmadan suç oluşur mu?
Oluşur. Suçun ayırt edici özelliği zaten bedensel temasın bulunmamasıdır; temas varsa başka maddeler uygulanır.

4. Şikâyet etmem gerekir mi?
Nitelikli hâlde şikâyet aranmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/15534, K. 2023/1566 sayılı kararında bu hâlin şikâyete tabi olmadığı belirtilmiştir.

5. Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Nitelikli hâl uygulandığında düşmez. Suç resen kovuşturulduğundan yargılama devam eder.

6. Şikâyet süresi kaç ay?
Basit hâlde TCK m. 73 uyarınca altı aydır ve fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren işler. Nitelikli hâlde süre işlemez.

7. Uzlaştırma yapılır mı?
Yapılmaz. CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez.

8. Görevli mahkeme hangisi?
Asliye ceza mahkemesidir. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir.

9. Dava zamanaşımı kaç yıl?
TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıldır. Kesme hâlinde TCK m. 67/4 uyarınca 12 yıla uzar.

10. Tek bir mesaj suç oluşturur mu?
İçeriği cinsel nitelik taşıyorsa tek ileti de TCK m. 105 kapsamında değerlendirilebilir. Bu konuda tam bir görüş birliği yoktur.

11. Mesajlar tekrarlanmışsa ne olur?
TCK m. 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve ceza artırılır. Tek dava açılır.

12. Zincirleme suçta artırım oranı nedir?
TCK m. 43/1 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçüne kadar artırılır. Oran mahkemenin takdirindedir.

13. Aynı mesaj birden fazla kişiye gönderilirse?
Tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmişse TCK m. 43/2 uyarınca yine zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek ceza verilir.

14. Farklı kişilere farklı zamanlarda gönderim yapılırsa?
Her mağdur bakımından ayrı suç oluşur. Her dosyada ayrıca zincirleme suç tartışılır.

15. Fail beni engellememe rağmen yeni hesap açıyorsa?
Israr ve kastın yoğunluğu temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine dayanak yapılır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/15562, K. 2023/635 sayılı kararı bu yöndedir.

16. Görsel gönderimi de suç mu?
Evet. Cinsel içerikli görsel gönderimi TCK m. 105 kapsamındadır; muhatap çocuksa ayrıca TCK m. 226 gündeme gelebilir.

17. Ekran görüntüsü delil olur mu?
Olur, ancak tek başına yeterli görülmeyebilir. Bağlantı adresi, tarih ve hesabın aidiyeti ayrıca araştırılır.

18. Mesajları savcılığa vermem suç oluşturur mu?
Oluşturmaz. Kendisine gelen iletinin tarafı olan kişi, delili muhafaza edip yetkili makama teslim ettiğinde hukuka aykırı davranmış sayılmaz.

19. Mesajları sosyal medyada paylaşabilir miyim?
Bu yol risklidir. Failin kimlik ve iletişim verilerinin yayılması TCK m. 136 ve hakaret iddialarını gündeme getirebilir.

20. Fail sahte hesap kullanıyorsa bulunabilir mi?
Bulunabilir. Platform kayıtları, IP tespiti, abonelik bilgisi ve cihaz incelemesinden oluşan bir zincir izlenir.

21. IP adresi tek başına yeterli mi?
Yeterli görülmez. IP bir aboneliği gösterir; kişiyle bağlantısının cihaz incelemesi ve diğer delillerle kurulması gerekir.

22. Cihaz incelemesi nasıl yapılır?
CMK m. 134 uyarınca hâkim kararıyla yapılır. İmaj alınır, karma değeri hesaplanır ve bir kopyası ilgiliye verilir.

23. Usule aykırı alınan dijital delil kullanılır mı?
Kullanılmaz. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller hükme esas alınamaz ve değerlendirme dışı bırakılır.

24. Şikâyette gecikirsem ne olur?
Trafik verilerinin saklama süresi dolabilir ve fail tespit edilemeyebilir. Bu nedenle şikâyetin geciktirilmemesi gerekir.

25. Fail yurt dışındaysa dava açılabilir mi?
Açılabilir. TCK m. 8 uyarınca netice Türkiye’de gerçekleştiğinden suç Türkiye’de işlenmiş sayılır.

26. Yabancı numaradan gelen mesajda yetki nasıl belirlenir?
CMK m. 12 uyarınca neticenin gerçekleştiği yer, yani iletinin alındığı yer mahkemesi yetkilidir.

27. Yurt dışı platformdan veri alınabilir mi?
Adli iş birliği usulleriyle talep edilir, ancak süreç uzayabilir ve bazı platformlar sınırlı veri paylaşır.

28. Mesajda cinsellik yoksa hangi suç oluşur?
TCK m. 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu değerlendirilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/16909, K. 2023/945 sayılı kararı bu yöndedir.

29. TCK m. 123 şikâyete bağlı mı?
Evet, şikâyete bağlıdır ve ısrar unsuru aranır. Tek bir eylem bu suçu oluşturmaz.

30. TCK m. 123’te zincirleme suç uygulanır mı?
Uygulanmaz. Israr zaten suçun unsuru olduğundan ayrıca artırım yapılamaz.

31. Hem cinsel taciz hem hakaretten ceza verilir mi?
İfadeler cinsel tacizin unsuru sayılıyorsa ayrıca hakaretten ceza verilmez. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/22301, K. 2023/5448 sayılı kararı bu yöndedir.

32. Haksız tahrik indirimi uygulanır mı?
Uygulanmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/7882, K. 2023/90 sayılı kararında cinsel taciz yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

33. Sahte hesapla fotoğraflarım yayıldıysa ne yapabilirim?
TCK m. 136 kapsamında ayrıca şikâyette bulunabilirsiniz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin E. 2014/7156, K. 2014/22916 sayılı kararı bu yöndedir.

34. İçeriğin kaldırılmasını isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. 5651 sayılı Kanun m. 9 ve 9/A uyarınca içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir.

35. Uzaklaştırma kararı alabilir miyim?
6284 sayılı Kanun kapsamında iletişim araçlarıyla rahatsız edilmeme yönünde tedbir kararı talep edilebilir.

36. Tedbire uyulmazsa ne olur?
6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zorlama hapsi uygulanabilir. Bu, ceza soruşturmasından ayrı bir yaptırımdır.

37. Fail çocuksa ne olur?
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve TCK m. 31 uygulanır. Yargılama çocuk mahkemesinde ve kapalı duruşmada yapılır.

38. On iki yaşından küçük çocuk cezalandırılır mı?
Cezalandırılmaz. TCK m. 31/1 uyarınca ceza sorumluluğu yoktur; yalnızca koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilir.

39. On beş yaşındaki fail için indirim var mı?
Vardır. TCK m. 31/3 uyarınca on beş-on sekiz yaş aralığında ceza indirilerek uygulanır.

40. Çocuk için sosyal inceleme raporu zorunlu mu?
5395 sayılı Kanun uyarınca kural olarak alınması gerekir. Alınmaması bozma sebebi olabilir.

41. Çocuk fail için zamanaşımı farklı mı?
Farklıdır. TCK m. 66/2 uyarınca süreler on iki-on beş yaş için yarı, on beş-on sekiz yaş için üçte iki oranında uygulanır.

42. Beraat kararı çıkarsa iftiradan şikâyet edebilir miyim?
Edebilirsiniz, ancak TCK m. 267 uyarınca isnadın asılsız olduğunun ve bunun bilindiğinin ortaya konması gerekir. Delil yetersizliğinden beraat tek başına yeterli değildir.

43. Manevi tazminat davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz. TBK m. 58 uyarınca kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir.

44. Hukuk hâkimi beraat kararıyla bağlı mı?
Delil yetersizliğine dayanan beraat kararıyla bağlı değildir. Maddi olgunun yokluğuna dayanan kararlar bakımından durum farklıdır.

45. Duruşma kapalı yapılabilir mi?
Yapılabilir. CMK m. 182 uyarınca genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerektirdiği hâllerde kapalılık kararı verilebilir.

46. Mağdur olarak avukat desteği alabilir miyim?
Alabilirsiniz. CMK m. 234 ve 239 uyarınca mağdur ve katılan için vekil görevlendirilmesi mümkündür.

47. Ceza para cezasına çevrilebilir mi?
Kısa süreli hapis cezaları TCK m. 50 uyarınca çevrilebilir. Kararı mahkeme takdir eder.

48. Ceza ertelenebilir mi?
İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları TCK m. 51 uyarınca ertelenebilir. Sabıka durumu ve mahkeme kanaati belirleyicidir.

49. Karşılıklı yazışma varsa rıza sayılır mı?
Cevap vermiş olmak tek başına rıza anlamına gelmez. Bu konuda yerleşik bir ölçüt bulunmadığından dosyanın bütünü değerlendirilir.

50. Nitelikli hâlde artırım yapılmazsa ne olur?
Eksik ceza tayini nedeniyle bozma sebebi olur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin E. 2021/16795, K. 2023/1450 sayılı kararı bu yöndedir.

Sonuç

Elektronik ortamda gerçekleşen fiiller, TCK m. 105’in dışında kalan bir gri alan değildir. Sosyal ağ, mesajlaşma uygulaması ya da elektronik posta üzerinden gönderilen cinsel içerikli yazı ve görseller suçu oluşturur; aracın sağladığı kolaylık nedeniyle TCK m. 105/2-d uygulanır, ceza artar ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar. Yargıtay kararlarında bu bendin uygulanmaması istikrarlı biçimde bozma sebebi sayılmaktadır.

Dosyaların çoğunda belirleyici olan hukuki tartışma değil, delil zinciridir. İçeriğin tespiti, hesabın belirlenmesi ve hesabın kişiye bağlanması aşamalarından herhangi biri kurulamazsa mahkûmiyet mümkün olmaz. Bu nedenle iletilerin bağlantı adresi ve tarihiyle birlikte kaydedilmesi, şikâyetin geciktirilmemesi ve delillerin kamuya açık biçimde değil yetkili makama sunulması, sürecin en kritik adımlarıdır.

Nitelendirmenin doğru yapılması da ayrı bir başlıktır. İçerikte cinsel bir boyut yoksa fiil TCK m. 123’e kayar; ısrarlı gönderim varsa TCK m. 43/1 artırımı gündeme gelir; fail çocuksa yargılama tümüyle farklı bir usule tabi olur. Süreler ve nitelendirme bakımından yapılacak bir hata telafisi güç sonuçlar doğurur. Somut durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 8, 29, 31, 43, 50, 51, 53, 58, 61, 62, 66, 67, 73, 105, 123, 136, 226, 243, 267, 271, 272.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 13, 134, 182, 234, 239, 253.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 5, 15, 20, 35.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5, 13.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 6, 9.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 58.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5, 28.

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/1955, K. 2016/25, T. 11.01.2016

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14181, K. 2023/676, T. 15.02.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16795, K. 2023/1450, T. 16.03.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12183, K. 2023/119, T. 12.01.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15534, K. 2023/1566, T. 21.03.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12666, K. 2023/1195, T. 07.03.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15386, K. 2023/885, T. 23.02.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15562, K. 2023/635, T. 14.02.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22301, K. 2023/5448, T. 21.09.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7882, K. 2023/90, T. 11.01.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16909, K. 2023/945, T. 27.02.2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2023/10449, K. 2024/25, T. 08.01.2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2024/413, K. 2024/4080, T. 07.05.2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2024/6873, K. 2024/10957, T. 16.12.2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/9708, K. 2023/18725, T. 23.05.2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/6057, K. 2014/23602, T. 24.11.2014

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/7156, K. 2014/22916, T. 17.11.2014

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3658, K. 2025/9088, T. 23.12.2025

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, E. 2018/1905, K. 2020/388, T. 20.02.2020

Doktrin ve akademik kaynaklar

Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.

Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, R. Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku.

Veli Özer Özbek, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.

Osman Yaşar, Hasan Tahsin Gökcan, Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu.

Bahri Öztürk, Mustafa Ruhan Erdem, Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku.

Yener Ünver, Hakan Hakeri, Ceza Muhakemesi Hukuku.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.