Skip to main content

Sosyal Medya Hesabına İzinsiz Girme Suçu ve Cezası

Sosyal Medya Hesabına İzinsiz Girme Suçu ve Cezası

Sosyal medya hesabına izinsiz girme suçunda belirleyici soru şudur: fail sadece girip kalmış mıdır, yoksa şifreyi değiştirip erişimi engellemiş ya da hesap üzerinden mesaj yazmış mıdır? Birinci hâlde TCK m. 243/1, ikinci hâlde TCK m. 244/2 uygulanır. Ceza da, zamanaşımı da bu ayrıma göre değişir.

Bu yazıda sosyal medya ve e-posta hesaplarına izinsiz girme fiillerinin hangi maddeye girdiği, şifre değiştirme ile mesajlaşmanın ayrı ayrı sonuçları, zincirleme suç, dolandırıcılık ve hakaretle içtima, adli para cezasındaki iki yasak, HAGB ve zamanaşımı Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda bulunmaktadır.

Hangi Madde Uygulanır? Hesaba Girdikten Sonra Ne Yapıldı? HESABA İZİNSİZ GİRİŞ SADECE GİRDİ VE KALDI veri değiştirilmedi ŞİFRE DEĞİŞTİ VEYA MESAJ YAZILDI erişim engellendi / veri yerleştirildi TCK m. 243/1 Bilişim sistemine girme TCK m. 244/2 Verileri bozma, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme Arkadaş listesinden para istenmişse ayrıca TCK m. 158/1-f — görevli mahkeme ağır ceza
Fiilin niteliğine göre uygulanacak madde ve görevli mahkeme.

Suç Vasfını Belirleyen Ölçüt

Sosyal medya hesaplarına ve bu hesaplara bağlı elektronik posta adreslerine izinsiz girilmesi eylemleri, TCK m. 243 ve m. 244 çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay içtihatlarında suç vasfının tayininde temel ölçüt, failin hesaba yalnızca yetkisiz giriş yapıp sistemde kalıp kalmadığı ya da girdikten sonra şifreyi değiştirerek hak sahibinin erişimini engelleyip engellemediği ve hesap üzerinden başkalarıyla mesajlaşarak sisteme veri yerleştirip yerleştirmediğidir.

Bu ayrımın uygulamadaki karşılığı çok nettir: girip çıkan ile şifreyi değiştiren aynı maddeye tabi değildir.

Şifre Değiştirme ve Erişimi Engelleme (TCK m. 244/2)

Bir sosyal medya hesabının şifresinin kırılarak veya ele geçirilerek değiştirilmesi, mağdurun erişiminin engellenmesi ya da ele geçirilen hesap üzerinden başkalarıyla yazışma yapılması TCK m. 244/2 kapsamında suç oluşturur.

Facebook şifresinin değiştirilmesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 11.05.2023 tarihli, E. 2021/20661, K. 2023/3866 sayılı kararında sosyal ağ sayfalarının hukuki niteliği açıklanmıştır. Karara göre bir bilişim sistemi olarak varlığı kesin biçimde kabul edilen internet sistemi üzerinde sosyal paylaşım ağı olan hesaplar kişilere ait özel şifrelerle girilebilen sayfalar niteliğindedir; bu şifrelerin değiştirilerek kişilere ait özel sisteme girilmesi ve sayfalarına bu sebeple erişemeyen mağdurlar yönünden TCK m. 244/2’de tanımlanan suç oluşur.

Aynı kararda sanık, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

Sadece girme değil, erişimi engelleme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 28.03.2023 tarihli, E. 2021/20774, K. 2023/2091 sayılı kararında, mağdura ait sosyal paylaşım hesabına izinsiz girip katılanla yazışmalar yapmak ve mağdurun hesabına erişimini engellemek şeklindeki eylemin TCK m. 244/2 kapsamında olduğu belirtilmiş; fiilin m. 243/1 kapsamında kaldığı yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 27.03.2018 tarihli, E. 2017/5502, K. 2018/2106 ve 17.04.2018 tarihli, E. 2017/11652, K. 2018/2663 sayılı kararlarında da e-posta ve sosyal medya hesabının şifreleri kırılarak giriş şifresinin değiştirilmesi ve erişimin engellenmesi eyleminin m. 244/2 kapsamında kaldığı belirtilerek, m. 243/1 veya m. 136/1’den kurulan mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.

Aynı yönde Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 25.12.2023 tarihli, E. 2021/15346, K. 2023/10804 ve 10.05.2023 tarihli, E. 2021/21150, K. 2023/3837 sayılı kararları bulunmaktadır.

Erişim engellenmese bile mesajlaşma suç oluşturur

Bu, uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 21.12.2022 tarihli, E. 2020/11589, K. 2022/19535 sayılı kararında, hesaba erişim engellenmemiş olsa dahi üçüncü kişilerle mesajlaşma fiilinin veri yerleştirme sayılacağı vurgulanmıştır.

Kararda, sanığın erişimi engellemediği ancak mağdurenin arkadaşıyla para temini için mesajlaştığı, bu suretle bilişim sistemine veri yerleştirdiği belirtilmiş; suç vasfında yanılgıya düşülerek m. 243/1’den hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.

Aynı sonuç Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 08.01.2024 tarihli, E. 2021/9032, K. 2024/54 ve 20.11.2023 tarihli, E. 2021/5169, K. 2023/8748 sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Birden fazla hesapta zincirleme suç

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 12.04.2023 tarihli, E. 2020/12551, K. 2023/2246 sayılı kararında, katılana ait iki ayrı e-posta adresine ve bunlara bağlı sosyal medya hesabına şifresi kırılarak girilmesi ve şifrenin değiştirilerek erişilemez hâle getirilmesi eylemi m. 244/2 kapsamında görülmüştür.

Aynı kararda önemli bir ekleme yapılmıştır: birden fazla hesapta bu değişikliğin yapıldığının belirlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu husus, ceza miktarını doğrudan etkiler.

Şifreyi ele geçirip yazışma ve engelleme

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 18.02.2016 tarihli, E. 2015/9713, K. 2016/1868 sayılı kararında, mağdura ait e-postaya bağlı sosyal medya hesabının şifresini ele geçirerek bu adrese giren, yazışmalar yapan ve şifreyi değiştirmek suretiyle erişimi engelleyen sanığın eyleminin m. 244/2’de düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik ceza tayini bozma sebebi yapılmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 25.09.2023 tarihli, E. 2020/19881, K. 2023/6541 ve 24.05.2023 tarihli, E. 2020/18377, K. 2023/3643 sayılı kararlarında bu tür fiillerde verilen 6 ay hapis cezaları onanmıştır.

Rızayla verilen şifrenin değiştirilmesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 21.04.2025 tarihli, E. 2023/2628, K. 2025/4103 sayılı kararı ilginç bir durumu ele alır: katılan, işletmesine ait sosyal medya hesabının düzenlenmesi işi için anlaştığı sanığa kendi rızasıyla kullanıcı adı ve şifresini vermiştir. Sanık ise hesabın şifresini değiştirerek katılanın erişimini engellemiştir.

Daire, bu eylemin TCK m. 136/1, m. 244/2 ve m. 125/1 kapsamında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sistemi engelleme ve hakaret suçlarını oluşturduğu değerlendirmesini yapmıştır.

Bu karar, kurumsal hesap yönetimi anlaşmalarında şifre paylaşımının doğurduğu riski göstermesi bakımından önemlidir. Rızayla verilen şifre, sonradan hak sahibini dışarıda bırakacak şekilde kullanılamaz.

Hesabın kaç kez ve hangi biçimde ele geçirildiği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını ve ceza miktarını belirler. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Sadece Girme ve Sistemde Kalma (TCK m. 243/1)

Sisteme yetkisiz erişim sağlandığı ancak verilerin değiştirilmediği veya erişimin engellenmediği durumlarda fiil TCK m. 243/1 kapsamında değerlendirilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.05.2017 tarihli, E. 2016/11582, K. 2017/4268 sayılı kararında bunun tipik örneği görülür: sanığın, kız arkadaşı olan mağdura ait sosyal medya hesabının şifresini, arkadaşlıkları sona erdikten sonra hakkı bulunmadığı hâlde kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girip hukuka aykırı olarak sistemde kalması, TCK m. 243/1’de tanımlanan bilişim sistemine girme suçunu oluşturur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 10.05.2023 tarihli, E. 2021/20554, K. 2023/3805 sayılı kararında da sanığın katılana ait e-posta hesabı ile mesajlaşma uygulamasına hukuka aykırı olarak giriş yapması ve burada kalmaya devam etmesi bu kapsamda değerlendirilmiştir.

Şifreyi bilmek, sonradan kullanma hakkı vermez. İlişkinin bitmesinden sonra eski şifreyle giriş yapmak da suç oluşturur.

Diğer Suçlarla İçtima

Dolandırıcılık: arkadaş listesinden para istemek

Hesabı ele geçiren failin, hesap sahibinin arkadaş listesindeki kişilerden para veya menfaat talep etmesi hâlinde ayrıca bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu oluşur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 30.10.2023 tarihli, E. 2021/4786, K. 2023/8151 sayılı kararında, hesaba izinsiz girilip mesaj atılmasının veri yerleştirme sayılacağı belirtilmiş; ayrıca sanığın katılanın listesindeki kişilerle katılan olduğundan bahisle mesajlaşarak acil paraya ihtiyacı olduğunu belirtip para gönderilmesini sağlaması nedeniyle bu mağdurlara karşı TCK m. 158/1-f uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılmasının mümkün olduğu tespit edilmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 25.12.2023 tarihli, E. 2023/2893, K. 2023/10800 sayılı kararında, e-posta şifresi kırılarak iletişime geçilen kişinin hileli hareketlerle aldatılması suretiyle menfaat temin edilmesi hâlinde, m. 244/2 ile birlikte m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu ifade edilmiştir.

Görev sorunu burada belirleyicidir. Nitelikli dolandırıcılık ihtimali varsa asliye ceza mahkemesi hüküm kuramaz. Bu ayrımın ayrıntıları bilişim suçları ve cezaları yazısında ele alınmıştır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 27.02.2018 tarihli, E. 2017/29880, K. 2018/1369 sayılı kararında ise sanığın e-posta ve bağlı sosyal medya hesabının şifrelerini kırarak şikâyetçiyle hesap sahibi gibi konuşup para istemesi olayında üç ayrı mağdura karşı m. 244/2’den kurulan mahkûmiyet hükümleri onanmıştır.

Kişisel verileri ele geçirme ve hakaret

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.06.2014 tarihli, E. 2013/27545, K. 2014/15375 sayılı kararında, sanığın aynı iş yerinde çalıştığı katılana ait hesapları rızası dışında ele geçirip bu profil üzerinden katılan tarafından yazılıyormuş algısı doğuracak şekilde başka bir kişiyle cinsel içerikli sohbet yapması değerlendirilmiştir. Daire, eylemin TCK m. 136/1 ve m. 243/1 kapsamında suç oluşturduğunu belirterek beraat kararını hukuka aykırı bulmuştur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 20.10.2021 tarihli, E. 2019/10262, K. 2021/7126 sayılı kararında ise hesap üzerinden katılanın telefon numarasının onur, şeref ve saygınlığını rencide eden ibarelerle birlikte yayılması olayında hem verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme hem hakaret suçlarının oluştuğu; ancak bir fiille birden fazla suç oluştuğundan TCK m. 44 gereğince daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Aynı kararda usule ilişkin bir hatırlatma da yer alır: şifre değiştirme iddiasıyla ilgili olarak CMK m. 170’e uygun açılmış bir dava bulunmadığından, dava konusu yapılmayan bu eylem için zamanaşımı süresi içinde ayrıca dava açılabilir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 04.03.2014 tarihli, E. 2013/1791, K. 2014/4946 sayılı kararında, hesap şifresini ele geçirip özel fotoğrafları alan ve şifreyi değiştirerek erişimi engelleyen sanığın m. 244/2 ile m. 125 uyarınca cezalandırılması gerekirken beraat hükmü kurulması yasaya aykırı görülmüştür.

Özel hayata ilişkin görüntü ve ses kayıtları söz konusu olduğunda ayrıca TCK m. 134 gündeme gelir; bu suç tipinin sınırları özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Delil yetersizliğinde beraat

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 10.04.2023 tarihli, E. 2023/129, K. 2023/2142 sayılı kararında, TCK m. 244/1 ve m. 134/1 kapsamında açılan davada mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Bu tür dosyalarda delil değerlendirmesi çoğu zaman IP kayıtlarına dayanır; IP verisinin tek başına yeterli olup olmadığı IP adresi suçlunun tespiti için yeterli midir yazısında ayrıntılı olarak tartışılmıştır.

Ceza, İnfaz ve Usul

Karar Uygulanan madde Sonuç
11. CD, 11.05.2023 TCK m. 244/2, 62, 53, 58 5 ay hapis
8. CD, 25.09.2023 TCK m. 244/2 6 ay hapis
8. CD, 24.05.2023 TCK m. 244/2, 58 6 ay hapis, mükerrirlere özgü infaz
11. CD, 25.12.2023 TCK m. 244/2, 53/1, 58/6 1 yıl hapis, mükerrirlere özgü infaz
15. CD, 27.02.2018 TCK m. 244/2, 53 (3 kez) Üç ayrı mahkûmiyetin onanması

Adli para cezasında iki yasak

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 10.05.2023 tarihli kararında iki usul kuralı ortaya konulmuştur. Birincisi, TCK m. 58’in yalnızca hapis cezalarına uygulanabileceği gözetilmeden mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması isabetsizdir. İkincisi, adli para cezasına hükmedilmesi sebebiyle belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya karar verilemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 18.02.2016 tarihli kararında, sabıkası bulunmayan sanık hakkında CMK m. 231/6-b uyarınca kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözetilerek yeniden suç işlemeyeceği kanaatine göre HAGB değerlendirmesi yapılması gerektiği belirtilmiş; yetersiz gerekçeyle HAGB’ye yer olmadığına karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır.

Zamanaşımı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 20.12.2023 tarihli, E. 2021/14788, K. 2023/10596 sayılı kararında, TCK m. 244/2 suçu yönünden belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü tespit edilmiştir.

Aleyhe değiştirme yasağı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 10.06.2021 tarihli, E. 2021/6140, K. 2021/18796 sayılı kararında, bozma öncesi kararda 10 ay hapis cezasına hükmedilmişken bozmadan sonra kurulan hükümde cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeden 1 yıl 15 gün hapis cezası verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.

Suç vasfının doğru belirlenmesi, hem ceza miktarını hem görevli mahkemeyi hem de zamanaşımı süresini etkiler. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.

Eşin Hesabına Girmek Suç mu?

Uygulamada en çok sorulan sorulardan biridir ve cevabı tek cümleyle verilemez. Evlilik birliği, eşe diğerinin hesabına girme yetkisi vermez; şifreyi biliyor olmak da tek başına rıza anlamına gelmez.

Değerlendirmede bakılan ölçüt, şifrenin ne şekilde öğrenildiği ve girişin hangi koşullarda yapıldığıdır. Şifrenin karşılıklı bilindiği, cihazların ortak kullanıldığı ve tarafların bu duruma uzun süre ses çıkarmadığı hâllerde zımni rıza tartışması gündeme gelir.

Buna karşılık ayrılık veya boşanma sürecinin başladığı, tarafların ayrı yaşamaya geçtiği ya da hesap sahibinin şifresini değiştirdiği hâllerde artık rızadan söz edilemez. Bu aşamadan sonra yapılan giriş suç oluşturur; şifrenin evlilik sırasında öğrenilmiş olması sonucu değiştirmez.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.05.2017 tarihli, E. 2016/11582, K. 2017/4268 sayılı kararında, ilişki sona erdikten sonra eski şifreyle giriş yapılmasının TCK m. 243/1 kapsamında suç oluşturduğu kabul edilmiştir. Aynı mantık evlilik ilişkisinin fiilen sona erdiği hâllerde de işler.

Bu yolla elde edilen delil boşanma davasında kullanılabilir mi?

Bu ayrı bir sorudur ve cevabı ceza hukukundan bağımsızdır. Hukuka aykırı yolla elde edilen delilin hukuk yargılamasında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, HMK m. 189/2 uyarınca tartışılır. Bu yolla elde edilen verinin boşanma dosyasına sunulmasının sınırını sosyal medya yazışmaları boşanmada delil yazısında somut örnekler üzerinden ayrıntılandırdım.

Buna karşılık kişinin kendi kullanımındaki ortak alandan elde ettiği ve başkasıyla paylaşmadığı kayıtları mahkemeye sunması, ceza hukuku bakımından farklı değerlendirilebilmektedir. Delil muhafazası ve ispat amacına ilişkin ölçütler özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

TCK m. 243’ün Diğer Fıkraları

Madde yalnızca birinci fıkradan ibaret değildir; uygulamada diğer fıkralar çoğu zaman atlanır.

  • m. 243/2: Fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde ceza indirilir. Abonelik gerektiren platformlara başkasının hesabıyla girilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
  • m. 243/3: Fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse ayrı bir ceza öngörülmüştür.
  • m. 243/4: Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleştirilen veri nakillerinin, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlenmesi ayrıca cezalandırılır.

Dördüncü fıkra özellikle önemlidir: sisteme hiç girilmeden yapılan dinleme ve izleme fiilleri de suç kapsamındadır.

TCK m. 244/1: Sistemin İşleyişini Engelleme

Birinci fıkra, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişiyi cezalandırır. Hesap ele geçirme olaylarında genellikle ikinci fıkra uygulanır; ancak sistemin çalışmasını durduran saldırılarda birinci fıkra gündeme gelir.

Fıkralar arasındaki ayrım şudur: birinci fıkra sistemin kendisine, ikinci fıkra sistemdeki veriye yöneliktir.

Hesabın Ele Geçirilme Yöntemleri

Failin hangi yöntemi kullandığı, hem suç vasfını hem delil stratejisini etkiler.

  • Oltalama: Sahte giriş sayfası veya mesajla kullanıcının şifresini kendi elleriyle girmesinin sağlanması. Bu hâlde ayrıca dolandırıcılık ve kişisel verilerin ele geçirilmesi gündeme gelir.
  • Sosyal mühendislik: Kullanıcının doğrulama kodunu paylaşmaya ikna edilmesi.
  • Hat devri yoluyla erişim: Kurbanın telefon hattının başkası adına yeniden çıkarılarak doğrulama mesajlarının ele geçirilmesi. Bu hâlde operatör kayıtları ve hat devir evrakı belirleyici delildir.
  • Şifre denemesi ve sızdırılmış veri kullanımı: Daha önce sızmış parolaların denenmesi. Bu yöntemde kurumun veri güvenliği sorumluluğu da gündeme gelebilir.
  • Cihaza fiziksel erişim: Açık oturumdan yararlanma. Bu hâlde ayrıca konut dokunulmazlığı veya güveni kötüye kullanma tartışılabilir.

Yöntemin tespiti, hangi kayıtların isteneceğini belirler: oltalamada alan adı kayıtları, hat devrinde operatör evrakı, açık oturumda cihaz incelemesi.

Kişisel Veri Suçlarıyla İlişkisi

Hesaba girmek ile hesaptaki verileri almak ayrı fiillerdir ve ayrı suçlar oluşturabilir.

TCK m. 135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, m. 136 ise bu verilerin hukuka aykırı olarak verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırır. Hesaptaki fotoğrafların, mesajların ya da rehber bilgilerinin alınması bu kapsamda değerlendirilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.06.2014 tarihli, E. 2013/27545, K. 2014/15375 sayılı kararında, hesabın ele geçirilip profil üzerinden yazışma yapılması eylemi TCK m. 136/1 ve m. 243/1 kapsamında birlikte değerlendirilmiştir.

Şantaj ve Tehdit

Ele geçirilen hesaptaki içeriğin ifşa edileceği söylenerek para veya başka bir çıkar isteniyorsa TCK m. 107 kapsamında şantaj suçu oluşur. Bu, hesaba girme suçundan bağımsız ve daha ağır cezayı gerektiren bir suçtur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 07.10.2015 tarihli, E. 2015/1647, K. 2015/22235 sayılı kararında mesaj içeriklerinin şantaj suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünden de tartışılması gerektiği belirtilmiştir.

İfşa gerçekleşmişse ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin yayılması suçları gündeme gelir.

Ne Yapmalı: Adım Adım

Hesabım Ele Geçirildi, Ne Yapmalıyım? İlk 24 Saatte Yapılacaklar ÖNCE DELİL, SONRA KURTARMA HUKUKİ ADIMLAR 1. Yazışma ve paylaşımların ekran görüntülerini al 2. Giriş uyarısı e-postalarını sakla 3. Platformun kurtarma akışını başlat 4. Tüm oturumları kapat, şifreyi değiştir 5. İki adımlı doğrulamayı aç 6. Failin eklediği e-posta ve izinleri kaldır 1. Başsavcılığa veya kolluğa şikâyet 2. Para gönderildiyse banka kayıtları 3. Hat devri varsa operatör evrakı 4. Paylaşım varsa 5651 s.K. ile erişimin engellenmesi talebi 5. Kişilik hakları için tazminat davası Şikâyet süresi aranmaz: suç resen soruşturulur
Hesap ele geçirildiğinde izlenecek iki paralel yol.

Teknik adımlar

Hesabın kurtarılması için platformun kendi kurtarma akışı kullanılır. Erişim sağlandığında tüm oturumlar kapatılmalı, şifre değiştirilmeli, iki adımlı doğrulama etkinleştirilmeli ve hesaba bağlı e-posta ile telefon numarası kontrol edilmelidir. Failin eklediği yedek e-posta veya uygulama izinleri kaldırılmalıdır.

Hukuki adımlar

Şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine yapılır; büyük illerde siber suçlarla mücadele birimleri bu başvuruları ayrıca değerlendirir. Dilekçede hesabın adresi, olay tarihi, ele geçirilme yöntemi ve varsa para transferi bilgileri yer almalıdır.

Sunulacak deliller: yazışma ve paylaşımların ekran görüntüleri, platformdan gelen giriş uyarısı e-postaları, hesap kurtarma yazışmaları, banka dekontları ve hat devri söz konusuysa operatör kayıtları.

İçeriğin kaldırılması

Hesap üzerinden yapılan paylaşımlar kişilik haklarını ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir. Bu, ceza soruşturmasından bağımsız ve daha hızlı sonuç veren bir yoldur.

Tazminat

Kişilik haklarına saldırı nedeniyle TMK m. 24-25 ve TBK m. 58 uyarınca hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açılabilir. Maddi zarar doğmuşsa maddi tazminat da istenebilir. Bu dava ceza davasının sonucunu beklemeden açılabilir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme

TCK m. 243 ve 244’teki suçlar şikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Bu suçlar uzlaştırma kapsamında da değildir.

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ancak fiil nitelikli dolandırıcılık boyutuna ulaşmışsa görev ağır ceza mahkemesine geçer.

Yetki bakımından suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir; bilişim suçlarında bu yerin belirlenmesi güç olduğundan fiilin gerçekleştiği ve sonucun doğduğu yer birlikte değerlendirilir.

50 Soruda Sosyal Medya Hesabına İzinsiz Girme

Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.

Suç vasfı

1. Sosyal medya hesabıma izinsiz giren kişi suç işlemiş olur mu?
Evet. Fiilin niteliğine göre TCK m. 243/1 veya m. 244/2 uygulanır.

2. İki madde arasındaki fark nedir?
Sadece girip kalmada m. 243/1; şifre değiştirme, erişimi engelleme veya mesaj yazmada m. 244/2 uygulanır.

3. Sosyal medya hesabı bilişim sistemi sayılır mı?
Evet. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 11.05.2023 tarihli kararında bu açıkça belirtilmiştir.

4. Şifremi değiştirip beni dışarıda bırakırsa hangi madde uygulanır?
TCK m. 244/2.

5. Erişimimi engellemediyse suç yok mu?
Var. Hesap üzerinden mesaj yazılması da veri yerleştirme sayılır.

6. Bu hangi kararda belirtildi?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 21.12.2022 tarihli kararında.

7. Sadece girip çıkarsa ne olur?
Veriye müdahale yoksa TCK m. 243/1 uygulanır.

8. E-posta hesabı da aynı kapsamda mı?
Evet. Yargıtay kararlarında e-posta ve bağlı sosyal medya hesapları birlikte değerlendirilmektedir.

9. Eski sevgilimin şifresini biliyorum, girmem suç mu?
Evet. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 24.05.2017 tarihli kararında bu eylem m. 243/1 kapsamında görülmüştür.

10. Şifreyi bilmek yetki verir mi?
Hayır. Şifreyi bilmek sonradan kullanma hakkı doğurmaz.

11. Rızayla şifremi verdiğim kişi hesabımı kilitlerse?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 21.04.2025 tarihli kararında bu eylem m. 136/1, m. 244/2 ve m. 125/1 kapsamında değerlendirilmiştir.

12. Kurumsal hesap yönetimi anlaşmalarında risk nedir?
Şifrenin paylaşılması, hak sahibinin sonradan dışarıda bırakılmasını hukuka uygun hâle getirmez.

Zincirleme suç ve içtima

13. Birden fazla hesabıma girildiyse ne olur?
Zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 12.04.2023 tarihli kararında bu belirtilmiştir.

14. Zincirleme suç cezayı nasıl etkiler?
Tek ceza verilir ancak ceza belirli oranda artırılır.

15. Farklı mağdurlara karşı işlenirse?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 27.02.2018 tarihli kararında üç ayrı mağdur için üç ayrı mahkûmiyet onanmıştır.

16. Aynı fiil birden çok suç oluşturursa?
TCK m. 44 gereği daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma yapılır.

Dolandırıcılık

17. Hesabımdan arkadaşlarımdan para istendi, hangi suç oluşur?
Bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, TCK m. 158/1-f.

18. Ayrıca m. 244/2 de uygulanır mı?
Evet. İki suç birlikte gündeme gelir.

19. Görevli mahkeme hangisi?
Nitelikli dolandırıcılık söz konusuysa ağır ceza mahkemesi.

20. Asliye ceza karar verirse ne olur?
Görevsizlik kararı verilmesi gerekir; aksi hâlde hüküm bozulur.

21. Para gönderilmezse suç oluşmaz mı?
Oluşur; dolandırıcılık teşebbüs aşamasında kalır.

22. Para gönderen kişi de mağdur mu?
Evet. Hem hesap sahibi hem parayı gönderen ayrı ayrı mağdurdur.

Kişisel veriler ve hakaret

23. Hesabımdaki fotoğraflarım alınırsa?
Verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu gündeme gelir.

24. Hesabımdan benim adıma mesaj yazılırsa?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 23.06.2014 tarihli kararında bu eylem m. 136/1 ve m. 243/1 kapsamında görülmüştür.

25. Telefon numaram paylaşılırsa?
Rencide edici ifadelerle birlikte yayılması hâlinde hem kişisel veri suçu hem hakaret oluşur.

26. Özel görüntülerim yayılırsa?
Ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelir.

27. Beraat kararı verilebilir mi?
Delil yetersizliği hâlinde evet. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 10.04.2023 tarihli kararında beraat isabetli bulunmuştur.

Ceza ve infaz

28. Ceza ne kadardır?
Yargıtay kararlarında m. 244/2’den 5 ay ile 1 yıl arasında hapis cezaları görülmektedir.

29. Adli para cezasına çevrilir mi?
Kısa süreli hapis cezalarında seçenek yaptırım gündeme gelebilir.

30. Adli para cezasında mükerrirlik uygulanır mı?
Hayır. TCK m. 58 yalnızca hapis cezalarına uygulanır.

31. Adli para cezasında hak yoksunluğu olur mu?
Hayır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 10.05.2023 tarihli kararında bu belirtilmiştir.

32. Hapis cezasında durum farklı mı?
Evet. Hapis cezalarında mükerrirlik ve hak yoksunluğu uygulanabilir.

33. HAGB alınabilir mi?
Koşulları varsa evet. Sabıkasız sanıkta değerlendirme yapılması zorunludur.

34. HAGB reddi nasıl gerekçelendirilmeli?
Yetersiz gerekçeyle ret bozma sebebidir.

35. Bozmadan sonra ceza artırılabilir mi?
Hayır. Aleyhe değiştirme yasağı geçerlidir.

36. Bu hangi kararda belirtildi?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 10.06.2021 tarihli kararında.

Zamanaşımı ve usul

37. Zamanaşımı süresi ne kadar?
TCK m. 244/2 bakımından sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

38. Bu hangi kararda tespit edildi?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 20.12.2023 tarihli kararında.

39. Şikâyete tabi mi?
Bu suçlar şikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur.

40. Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Kural olarak hayır, çünkü suç şikâyete tabi değildir.

41. Dava açılmayan eylem için sonradan dava açılabilir mi?
Zamanaşımı süresi içinde evet. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 20.10.2021 tarihli kararında bu belirtilmiştir.

42. Basit yargılama usulü uygulanır mı?
Üst sınırı iki yıl veya daha az hapsi gerektiren suçlarda gündeme gelebilir; Anayasa Mahkemesi iptal kararı çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Ne yapılmalı

43. Hesabım ele geçirildi, ilk ne yapmalıyım?
Ekran görüntüleri alınmalı, hesap erişim kayıtları kaydedilmeli ve şikâyette bulunulmalıdır.

44. Nereye şikâyet edilir?
Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine.

45. Hangi deliller sunulmalı?
Yazışma ekran görüntüleri, hesap giriş bildirimleri, e-posta uyarıları ve varsa banka kayıtları.

46. Platformdan kayıt istenebilir mi?
Soruşturma makamınca yer sağlayıcıdan erişim kayıtları istenir.

47. Fail bulunamazsa ne olur?
Daimî arama kararı alınarak zamanaşımı süresince soruşturmaya devam edilir.

48. Para kaptırdıysam ne yapmalıyım?
Havale kayıtları dosyaya sunulmalı ve dolandırıcılık yönünden de şikâyette bulunulmalıdır.

49. Tazminat isteyebilir miyim?
Kişilik haklarına saldırı nedeniyle ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir.

50. En kritik nokta nedir?
Fiilin sadece giriş mi yoksa şifre değiştirme ve mesajlaşma mı olduğunun doğru tespiti.

Sonuç

Sosyal medya hesabına izinsiz girmede suç vasfı, girişten sonra ne yapıldığına göre belirlenir. Sadece girip kalmada TCK m. 243/1, şifre değiştirme veya mesaj yazmada TCK m. 244/2 uygulanır.

Erişimin engellenmemiş olması suçu ortadan kaldırmaz. Hesap üzerinden üçüncü kişilerle mesajlaşılması da bilişim sistemine veri yerleştirme sayılmaktadır.

Birden fazla hesapta aynı fiil işlenmişse zincirleme suç hükümleri uygulanır. Arkadaş listesindeki kişilerden para istenmişse ayrıca nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir ve görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur.

Adli para cezasına hükmedildiğinde mükerrirlik rejimi ve hak yoksunluğu uygulanamaz. Bu iki kural, hükmün denetlenmesinde kolay ileri sürülebilir dayanaklardır.

Delillerin nasıl toplanacağı ve hangi suçlardan şikâyette bulunulacağı olayın kendi verilerine göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 243 (Bilişim sistemine girme)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 244 (Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 136 (Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal), m. 125 (Hakaret)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 158/1-f (Nitelikli dolandırıcılık)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 43 (Zincirleme suç), m. 44 (Fikri içtima), m. 53, m. 58, m. 62, m. 66
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 170 (İddianame), m. 231 (HAGB), m. 251 (Basit yargılama usulü)
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

Yargı kararları

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/6140, K. 2021/18796, T. 10.06.2021
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/5163, K. 2021/11234, T. 22.12.2021
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/9032, K. 2024/54, T. 08.01.2024
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/4786, K. 2023/8151, T. 30.10.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/19881, K. 2023/6541, T. 25.09.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/5169, K. 2023/8748, T. 20.11.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/18377, K. 2023/3643, T. 24.05.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/12551, K. 2023/2246, T. 12.04.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/129, K. 2023/2142, T. 10.04.2023
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/11589, K. 2022/19535, T. 21.12.2022
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/9713, K. 2016/1868, T. 18.02.2016
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/1791, K. 2014/4946, T. 04.03.2014
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2893, K. 2023/10800, T. 25.12.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15346, K. 2023/10804, T. 25.12.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14788, K. 2023/10596, T. 20.12.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20661, K. 2023/3866, T. 11.05.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20554, K. 2023/3805, T. 10.05.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21150, K. 2023/3837, T. 10.05.2023
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20774, K. 2023/2091, T. 28.03.2023
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2628, K. 2025/4103, T. 21.04.2025
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/10262, K. 2021/7126, T. 20.10.2021
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6296, K. 2021/6105, T. 22.09.2021
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/11582, K. 2017/4268, T. 24.05.2017
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27545, K. 2014/15375, T. 23.06.2014
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27334, K. 2014/14177, T. 09.06.2014
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/11652, K. 2018/2663, T. 17.04.2018
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/5502, K. 2018/2106, T. 27.03.2018
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/29880, K. 2018/1369, T. 27.02.2018

Doktrin ve akademik kaynaklar

  • Dülger, Murat Volkan: Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku, İstanbul
  • Ketizmen, Muammer: Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları, Ankara
  • Akbulut, Berrin: Bilişim Suçları, Ankara
  • Özbek, Veli Özer / Doğan, Koray / Bacaksız, Pınar: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara
  • Değirmenci, Olgun: Bilişim Suçları, Ankara

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda anılan ceza miktarları somut kararlara aittir; her dosyada ceza farklı belirlenir.