Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu TCK m. 134’te düzenlenmiştir. Uygulamada en çok merak edilen soru ise suçun ne zaman oluştuğu değil, ne zaman oluşmadığıdır: boşanma davasında delil olarak sunulan kayıt, kendisine karşı işlenen suçu ispat amacıyla alınan ses kaydı ve rızayla yapılan çekimler Yargıtay kararlarında düzenli olarak beraatle sonuçlanmaktadır.
Bu yazıda özel hayat kavramının sınırı, gizlice gözetleme ve kayıt alma, ifşa suretiyle ihlal, rızayla gönderilen mahrem içeriklerin paylaşılması ile delil muhafazası, ispat amacı ve rıza gibi beraat gerekçeleri Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda bulunmaktadır.
Özel Hayat Kavramı Nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2015 tarihli, E. 2015/10, K. 2015/510 sayılı kararında özel hayat kavramı geniş biçimde tanımlanmıştır. Karara göre özel hayat, kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değildir; herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir.
Aynı kararda suçun oluşabilmesi için ihlalin hukuka aykırı olarak yapılmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu ikinci şart, aşağıda ele alınan beraat gerekçelerinin dayanağını oluşturur.
Kamuya açık alanda takip
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 22.06.2015 tarihli, E. 2014/10097, K. 2015/11323 sayılı kararında kamuya açık alandaki gözetleme ve takip fiillerinin sınırı belirlenmiştir.
Karara göre kamuya açık alandaki kişinin gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgiler ile onun başkalarınca görülmesini ve bilinmesini istemeyeceği faaliyetleri özel hayat kapsamında değerlendirilir; bu hususların gizliliğinin ihlali TCK m. 134/1 kapsamındaki suçu oluşturur.
Yani bir kişinin sokakta olması, onun sürekli izlenmesini hukuka uygun hâle getirmez.
Şikâyet hakkı kime aittir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 21.04.2021 tarihli, E. 2021/1721, K. 2021/3858 sayılı kararında, özel hayatın gizliliği hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle şikâyet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin bizzat mağdura ait olduğu kabul edilmiştir.
Suçun Oluştuğu Hâller
Gizlice gözetleme
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 20.01.2026 tarihli, E. 2025/7624, K. 2026/629 sayılı kararında somut bir örnek görülür: katılanların evlerinin teras kısmını, kendi evinin duvarında açtığı delikten izleyen sanığın fiili özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirilmiştir.
Rıza dışı görüntü ve ses kaydı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 20.06.2023 tarihli, E. 2020/5945, K. 2023/5086 sayılı kararında, mağdurenin bilgisi dışında girdikleri bir cinsel ilişkinin cep telefonu kamerasıyla kayda alınması nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.12.2024 tarihli, E. 2022/1932, K. 2024/7580 sayılı kararında ise internette kendisini kadın olarak tanıtıp katılanla yazışan, güven kazandıktan sonra görüntülü ve cinsel içerikli hâle gelen görüşmeyi katılanın rızası dışında kayda alan ve sonra bu görüntüleri katılanın arkadaşlarını ekleyerek ifşa eden sanığın eylemleri incelenmiştir.
İfşa suretiyle ihlal (TCK m. 134/2)
Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2015 tarihli kararında ifşa fiili, elde edilmiş ses veya görüntü kayıtlarının yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur şeklinde tanımlanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 07.07.2014 tarihli, E. 2013/27907, K. 2014/16612 sayılı kararında ifşa kavramı daha ayrıntılı tarif edilmiştir: yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması; özetle içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması.
Bu tanım önemlidir çünkü ifşa için kalabalık bir kitleye ulaşmak gerekmez. Tek bir yetkisiz kişiye gösterilmesi de ifşa sayılır.
Rızayla gönderilen içeriğin paylaşılması
Bu, uygulamada en sık karşılaşılan durumdur ve çok yanlış bilinir. İçeriğin rızayla gönderilmiş olması, onu paylaşma hakkı vermez.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, E. 2020/1384, K. 2024/1976 sayılı kararında, bir dönem birliktelik yaşadığı katılanın rızası kapsamında kendisine gönderdiği mahremiyetine ilişkin fotoğrafı, katılanın ilişkiyi sonlandırmak istemesine tepki olarak ifşa edeceğinden bahisle tehdit eden ve daha sonra bu fotoğrafı katılanın yakınına gönderen sanığın eylemi suç sayılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 19.03.2024 tarihli, E. 2021/3992, K. 2024/1292 sayılı kararında, bir dönem birliktelik yaşadığı müştekiyle aynı otelde kaldıkları esnada çekilen özel anlara ilişkin fotoğrafları sosyal medyada yayımlayan sanık hakkında TCK m. 134/2 uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Kayıtların yakınlara gösterilmesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 13.01.2025 tarihli, E. 2023/3245, K. 2025/373 sayılı kararında, boşanma aşamasındaki eşin yatak odasına ilişkin görüntüleri katılanın arkadaşına gösteren sanık hakkında TCK m. 134/2 uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 25.12.2024 tarihli, E. 2022/1123, K. 2024/8066 sayılı kararında ise katılanla cinsel birlikteliği gösteren kaydı katılanın eşine ulaştırmak suretiyle ifşa etme eylemi TCK m. 134/2 kapsamında görülmüştür.
Bu iki karar birlikte okunduğunda ortaya şu çıkar: kaydı tek bir kişiye göstermek de ifşadır ve eşe göstermek bir hukuka uygunluk sebebi değildir.
Rızayla gönderilen bir içeriğin sonradan paylaşılması ayrı bir suç oluşturur; şantaj ve tehdit hükümleri de gündeme gelebilir. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Suçun Oluşmadığı Hâller
Yargıtay kararlarında beraat gerekçeleri dört başlık altında toplanabilir. Bu başlıklar, hem savunma hem de kayıt alma kararı verilirken bilinmesi gereken sınırları gösterir.
Mağdurun rızası
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.03.2025 tarihli, E. 2022/6396, K. 2025/3124 sayılı kararında, katılanın açık rızası karşısında sanığın suç işleme kastından söz edilemeyeceği ve suçun hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle beraat değerlendirmesi yapılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 09.09.2024 tarihli, E. 2021/7429, K. 2024/3925 sayılı kararında da sanığın telefonundaki ses kayıtları ve görüntülerin katılanın rızası dâhilinde elde edilmiş olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek CMK m. 223/2-a uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Rızanın kapsamı önemlidir: kayıt alınmasına rıza, paylaşılmasına rıza anlamına gelmez.
Delil muhafazası ve ispat amacı
Bu, konunun en verimli alanıdır ve rakip içeriklerde çoğu zaman hiç ele alınmaz. Kişinin kendisine yönelik haksız saldırıları veya suç eylemlerini kanıtlamak ya da kaybolma tehlikesi altındaki delilleri korumak amacıyla, üçüncü kişilere ifşa etmeksizin yalnızca adli mercilere kayıt sunması hâlinde beraat kararı verilmektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 09.02.2015 tarihli, E. 2014/22687, K. 2015/2149 sayılı kararında, kayıt içeriğini üçüncü kişilerle paylaştığına ilişkin bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, katılanın kendisine yönelik suç içeren eylemlerine ilişkin iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı belirtilerek beraat kararı onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12.05.2014 tarihli, E. 2013/19809, K. 2014/11416 sayılı kararında, üzerine atılı kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarını işlemediğine dair savunmasını ispatlama amacı taşıyan sanığın hukuka aykırı hareket bilinciyle davrandığının kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12.02.2020 tarihli, E. 2019/1010, K. 2020/1419 sayılı kararında ise sanığın haksız bir saldırı altında ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hâl içerisindeyken, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayıp cinsel taciz eyleminin mağduru olduğunu ispatlama ve onurunu zedeleyen haksız saldırıları bertaraf etme amacı taşıyan eyleminde hukuka aykırı hareket bilinciyle davranmadığı kabul edilerek CMK m. 223/2-a uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin 14.11.2019 tarihli, E. 2019/2360, K. 2019/3212 sayılı kararında da çocuğunu muayene etmediği gerekçesiyle katılan hakkında ilgili mercilere yapacağı şikâyeti delillendirmek amacını taşıyan sanığın hukuka aykırı davrandığı bilinciyle hareket etmediği kabul edilmiştir.
Boşanma davasında delil sunma
Aile hukuku uyuşmazlıklarında bu gerekçe düzenli olarak uygulanmaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 11.09.2024 tarihli, E. 2023/2217, K. 2024/4040 sayılı kararında, Yargıtay’ın istikrar kazanan kararlarına göre sanığın boşanma davasındaki iddialarını ispatlamak amacıyla kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacı taşıyan eylemlerinde suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 28.04.2014 tarihli, E. 2013/24678, K. 2014/10210 sayılı kararında, eşinin telefon dökümlerini mahkemeye sunan sanık hakkında, görüşme kayıtlarını üçüncü kişilerle paylaştığına ilişkin bir iddia bulunmaması ve boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacı taşıması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 13.09.2017 tarihli, E. 2017/3384, K. 2017/6232 sayılı kararında da başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hâl içerisindeyken kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazasını sağlayıp boşanma davasına sunan sanığın hukuka aykırı hareket bilinciyle davranmadığı kabul edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.06.2025 tarihli, E. 2023/2908, K. 2025/5542 sayılı kararında ise kamuya açık alanda delil elde etmek amacıyla görüntü çekilmesi eyleminde suçun unsurlarının oluşmadığı tespit edilerek CMK m. 223/2-a uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Buradaki ölçüt üç unsurdan oluşur: kayıt başka türlü ispatlanamayacak bir durumda alınmış olmalı, kaybolma tehlikesi bulunmalı ve üçüncü kişilerle paylaşılmamış olmalıdır. Üçüncü unsurun ihlali, beraat gerekçesini ortadan kaldırır. Aynı kaydın hukuk mahkemesinde delil sayılıp sayılmayacağı ise HMK m. 189/2 çerçevesinde ayrıca tartışılır; ceza boyutuyla arasındaki bu ayrımı sosyal medya yazışmaları boşanmada delil yazısında ele aldım.
İçeriğin özel hayat niteliği taşımaması
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 19.12.2018 tarihli, E. 2018/6388, K. 2018/12372 sayılı kararında, makam odasında gerçekleşen görüşmenin kayda alınmasında mağdurun özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte herhangi bir konuşmasının kaydedilmemesi nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verilmiştir.
İfşa kastının bulunmaması
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 07.06.2012 tarihli, E. 2011/7351, K. 2012/14546 sayılı kararında, sanıkların görüntüleri herkes tarafından ulaşılabilen paylaşım sitelerine göndermedikleri, bireysel elektronik posta ve cep telefonu ile kendi aralarında paylaştıkları, ifşa amaç ve saikiyle hareket etmedikleri gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 07.07.2014 tarihli kararında ise sanığın kastının tehdit suçuna yönelik olduğu, tehditten mahkûmiyet kararı verildiği gözetildiğinde yasal unsurları itibarıyla oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Delil yetersizliği
Fiilin sanık tarafından işlendiğine dair kesin ve şüpheden uzak delil bulunmaması hâlinde CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.05.2021 tarihli, E. 2020/12481, K. 2021/4121 sayılı kararında, görüntünün internette yayımlandığı iddiasına ilişkin olarak her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve teknik delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Aynı sonuç Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 20.01.2026 tarihli, 23.09.2025 tarihli, E. 2023/3597, K. 2025/6672 ve 16.12.2024 tarihli kararlarında da benimsenmiştir. Bu tür dosyalarda delil değerlendirmesi çoğu zaman IP ve erişim kayıtlarına dayanır; bu verilerin sınırları IP adresi suçlunun tespiti için yeterli midir yazısında tartışılmıştır.
Basın Özgürlüğü Sınırı
Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2015 tarihli kararında hakkın kullanılması bağlamında basın özgürlüğünün geçerli olabilmesi için üç şart aranmıştır: haberin gerçek ve güncel olması, haberin kamuyu ilgilendirmesi yani kamuoyunun haberi öğrenmekte menfaatinin bulunması ve haber ile haberin veriliş şeklinin uyumlu olması.
Üç şarttan biri eksikse, haber niteliği hukuka uygunluk sağlamaz.
| Eylem | Sonuç | Karar |
|---|---|---|
| Duvarda delik açıp komşuyu izleme | Suç oluşur | 12. CD, 20.01.2026 |
| Rıza dışı cinsel ilişki kaydı | Suç oluşur (m. 134/1) | 8. CD, 20.06.2023 |
| Rızayla gönderilen fotoğrafı üçüncü kişiye gönderme | Suç oluşur (m. 134/2) | 12. CD, 29.04.2024 |
| Özel fotoğrafları sosyal medyada yayımlama | Suç oluşur (m. 134/2) | 12. CD, 19.03.2024 |
| Boşanma davasında delil muhafazası | Suç oluşmaz (CMK 223/2-a) | 12. CD, 11.09.2024 |
| Kendisine karşı işlenen suçu mercilere ispat | Suç oluşmaz | 12. CD, 09.02.2015 |
| Mağdurun açık rızası | Suç oluşmaz | 12. CD, 24.03.2025 |
| Kesin delil bulunmaması | Beraat (CMK 223/2-e) | 12. CD, 24.05.2021 |
Delil amacıyla alınan bir kaydın hukuka uygun sayılıp sayılmayacağı, kaydın nasıl elde edildiğine ve kimlerle paylaşıldığına bağlıdır. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.
Bu suç çoğu zaman hesap ele geçirme ve hakaret fiilleriyle birlikte görülür. Hesabın izinsiz kullanılması bakımından sosyal medya hesabına izinsiz girme suçu, paylaşımın hakaret niteliği bakımından ise internet ve sosyal medya üzerinden hakaret yazısına bakılabilir.
TCK m. 132 ile TCK m. 134 Karıştırılmamalıdır
Uygulamada en sık yapılan nitelendirme hatası budur. “Telefonumu alıp mesajlarımı okudu” şikâyeti çoğu zaman özel hayatın gizliliğini ihlal olarak değerlendirilir; oysa doğru madde farklıdır.
| Madde | Konusu | Tipik örnek |
|---|---|---|
| TCK m. 132 | Haberleşmenin gizliliğini ihlal | Başkasının telefonundaki mesajları okumak, e-postasını açmak, haberleşme içeriğini yaymak |
| TCK m. 133 | Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması | Aralarında konuşan kişilerin sözlerini gizlice kaydetmek |
| TCK m. 134 | Özel hayatın gizliliğini ihlal | Gizlice gözetlemek, görüntü veya ses kaydı almak, bu kayıtları ifşa etmek |
| TCK m. 135-136 | Kişisel verilerin kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi | Kimlik, adres, telefon, sağlık bilgisi gibi verilerin hukuka aykırı işlenmesi |
Ayrımın ölçütü fiilin konusudur: haberleşme içeriğine yönelik müdahale m. 132, görüntü ve ses kaydı ile gözetleme m. 134 kapsamındadır. Yanlış maddeden açılan dava, suç vasfındaki yanılgı nedeniyle bozma sebebi oluşturur.
Nitelikli Hâller (TCK m. 137)
TCK m. 137, m. 132 ile 136 arasında yer alan suçların belirli sıfatlarla veya kolaylıklardan yararlanılarak işlenmesi hâlinde cezanın artırılmasını öngörür.
- Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle: Ceza yarı oranında artırılır.
- Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle: Aynı oranda artırım uygulanır. Sağlık personeli, kuaför, güzellik merkezi çalışanı veya teknik servis görevlisi gibi mesleki erişim imkânı bulunan kişiler bu kapsamdadır.
Bu nitelikli hâller, mağdurun failin mesleki konumuna güvenerek özel alanına erişim izni verdiği durumlarda uygulanır.
Mağdurun Hayatta Olması Şartı
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun mağduru yaşayan bir kişidir. Ölmüş kişiye ilişkin fiillerde bu madde uygulanmaz.
Ölmüş kişinin hatırasına yönelik saldırılar TCK m. 130 kapsamında değerlendirilir. Bu madde, kişinin hatırasına hakaret ile cesedin veya kemiklerinin alınması ve bunlara hakaret fiillerini ayrıca düzenler.
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri
TCK m. 140 uyarınca m. 132 ile 136 arasındaki suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Şirket bünyesinde ve şirket yararına işlenen ihlallerde bu hüküm gündeme gelir.
Kamera Kullanımının Sınırları
İş yerinde kamera
İş yerinde kamera bulundurulması kendiliğinden suç oluşturmaz; ancak koşulları vardır. Kameralar görünür olmalı, çalışanlar ve ziyaretçiler bilgilendirilmeli, izleme amacı meşru olmalı ve amaçla sınırlı kalmalıdır.
Soyunma odası, tuvalet ve dinlenme alanı gibi mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu yerlere kamera konulamaz. Ses kaydı alınması ise görüntü kaydından ayrı ve daha ağır bir müdahale sayılır; haberleşme ve konuşmaların kaydına ilişkin hükümler devreye girer.
Ayrıca 6698 sayılı Kanun kapsamında aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeli ve kayıtların saklama süresi belirlenmelidir.
Apartman ve ortak alan kamerası
Apartman girişi, merdiven ve otopark gibi ortak alanlarda güvenlik amaçlı kamera bulundurulması kural olarak mümkündür. Bu alanlarda mahremiyet beklentisi düşüktür.
Buna karşılık kameranın doğrudan bir dairenin kapısını, penceresini veya balkonunu görecek şekilde yönlendirilmesi kabul edilmez. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 29.05.2017 tarihli, E. 2015/29523, K. 2017/6645 sayılı kararında, kendi dairesi dışında apartman girişine de kamera taktıran kişinin eylemi kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
Kararın alınma usulü de önemlidir: ortak alana kamera kurulumu kat malikleri kurulu kararına dayanmalıdır.
Komşunun bahçesini gören kamera
Kendi taşınmazına kamera koyan kişi, açının komşunun özel alanını kapsamamasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi hâlde gizlice gözetleme gündeme gelir.
Online Toplantı ve Görüşme Kayıtları
Uzaktan yapılan toplantı ve görüşmelerin kaydedilmesinde belirleyici olan, katılımcıların bilgilendirilip bilgilendirilmediğidir.
Kayıt alındığı toplantı başında bildirilmiş ve katılımcılar bu bilgiyle görüşmeye devam etmişse rıza bulunduğu kabul edilir. Buna karşılık gizlice yapılan kayıt, içeriğine göre m. 133 veya m. 134 kapsamında değerlendirilir.
Kaydın sonradan üçüncü kişilerle paylaşılması ise ayrı bir ihlaldir; toplantıya katılmış olmak, kaydı yayma hakkı vermez.
Çocuğun Telefonuna Bakmak
Velayet hakkı, çocuğun korunması amacıyla makul denetim yetkisi verir. On sekiz yaşından küçük çocuğun cihazının, koruma amacıyla ve orantılı biçimde denetlenmesi kural olarak suç oluşturmaz.
Ancak bu yetki sınırsız değildir. Çocuğun yaşı büyüdükçe mahremiyet alanı genişler; denetimin amacı aşılarak sistematik izleme yapılması ya da elde edilen içeriğin üçüncü kişilerle paylaşılması hukuka aykırı hâle gelir.
Reşit çocuk bakımından velayet sona erdiğinden bu denetim yetkisi de ortadan kalkar.
Şantajla Birlikte İşlenmesi
Elde edilen görüntü veya kaydın ifşa edileceği söylenerek para ya da başka bir çıkar isteniyorsa TCK m. 107 kapsamında şantaj suçu oluşur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, E. 2020/1384, K. 2024/1976 sayılı kararında, rızayla gönderilen fotoğrafın ifşa edileceğinden bahisle tehdit edilmesi ve sonradan gönderilmesi olayında bu boyut değerlendirilmiştir.
Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlalden bağımsız ve daha ağır cezayı gerektiren bir suçtur.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Kanun Yolları
TCK m. 139 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç olmak üzere bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Soruşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilirse kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında vazgeçilirse davanın düşmesine karar verilir.
Şikâyete bağlı suçlar bakımından uzlaştırma hükümleri değerlendirilir. Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme de gündeme gelir.
İçeriğin Kaldırılması
Görüntü veya kayıt internette yayılmışsa, ceza soruşturmasından bağımsız olarak 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir.
Bu yol, içeriğin yayılmasını durdurmak bakımından ceza davasından çok daha hızlı sonuç verir. Talep, içeriğin bulunduğu adresler tek tek gösterilerek yapılmalıdır.
50 Soruda Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.
Kavram
1. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedir?
Kişinin özel yaşam alanına hukuka aykırı biçimde müdahale edilmesidir. TCK m. 134’te düzenlenmiştir.
2. Özel hayat neyi kapsar?
Sadece kapalı kapılar ardındaki yaşamı değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken tüm kişisel bilgi ve olayları.
3. Bu tanım hangi kararda yapıldı?
Ceza Genel Kurulu 15.12.2015 tarihli kararında.
4. Suçun oluşması için ne gerekir?
İhlalin hukuka aykırı olarak yapılması zorunludur.
5. Sokakta çekilen görüntü suç oluşturur mu?
Sürekli denetim ve gözetim niteliğindeyse evet.
6. Şikâyet hakkı kime aittir?
Bizzat mağdura. Hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır.
7. Suç şikâyete tabi mi?
TCK m. 139 uyarınca kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Suçun oluştuğu hâller
8. Komşumu izlemek suç mu?
Gizlice gözetleme niteliğindeyse evet.
9. Rıza dışı video kaydı suç mu?
Evet. TCK m. 134/1 kapsamındadır.
10. Ses kaydı da kapsama girer mi?
Evet. Görüntü ve ses kayıtları birlikte düzenlenmiştir.
11. İfşa ne demek?
Kayıtların içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişilerin bilgisine sunulmasıdır.
12. Tek kişiye göstermek ifşa mıdır?
Evet. Yetkisiz tek bir kişiye gösterilmesi de ifşa sayılır.
13. Rızayla gönderilen fotoğrafı paylaşmak suç mu?
Evet. Gönderilmesine rıza, paylaşılmasına rıza anlamına gelmez.
14. Eski sevgilimin fotoğraflarını yayımlarsam?
TCK m. 134/2 kapsamında ifşa suçu oluşur.
15. Eşimin görüntülerini yakınlarına gösterirsem?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 13.01.2025 tarihli kararında bu eylem suç sayılmıştır.
16. Kaydı eşine ulaştırmak suç mu?
Evet. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 25.12.2024 tarihli kararında bu ifşa kabul edilmiştir.
17. İfşa edeceğim diye tehdit etmek ne olur?
Ayrıca şantaj veya tehdit suçu gündeme gelir.
18. Sahte kimlikle görüntü elde etmek?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 16.12.2024 tarihli kararında bu tür bir olay incelenmiştir.
Suçun oluşmadığı hâller
19. Rıza varsa suç oluşur mu?
Hayır. Açık rıza hâlinde hukuka aykırılık unsuru oluşmaz.
20. Rızanın kapsamı nasıl belirlenir?
Kayda rıza ile paylaşıma rıza ayrı ayrı değerlendirilir.
21. Boşanma davasına delil sunmak suç mu?
Yargıtay’ın istikrar kazanan kararlarına göre unsurlar oluşmaz.
22. Bu hangi karara dayanıyor?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 11.09.2024 tarihli kararına.
23. Telefon dökümünü mahkemeye sunabilir miyim?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 28.04.2014 tarihli kararında bu eylemde beraat verilmiştir.
24. Şartları nelerdir?
Başka türlü ispat imkânının bulunmaması, delilin kaybolma tehlikesi ve üçüncü kişilerle paylaşılmaması.
25. Kaydı arkadaşıma da gösterirsem?
Beraat gerekçesi ortadan kalkabilir; paylaşım ifşaya dönüşür.
26. Bana karşı işlenen suçu kaydedebilir miyim?
Mercilere ispat amacı taşıyorsa hukuka aykırılık bilinci bulunmadığı kabul edilmektedir.
27. Cinsel taciz mağduruysam kayıt alabilir miyim?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 12.02.2020 tarihli kararında bu durumda beraat verilmiştir.
28. Şikâyetimi delillendirmek için kayıt alabilir miyim?
Antalya BAM 11. Ceza Dairesi 14.11.2019 tarihli kararında bu kabul edilmiştir.
29. Kendi savunmamı ispat için kayıt alabilir miyim?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 12.05.2014 tarihli kararında bu eylemde beraat verilmiştir.
30. Makam odasındaki konuşmayı kaydetmek suç mu?
Konuşma özel yaşam alanına ilişkin değilse suç oluşmaz.
31. Kendi aramızda paylaşmak ifşa sayılır mı?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 07.06.2012 tarihli kararında ifşa kastı bulunmadığı kabul edilmiştir.
32. Kastım tehditti, yine de bu suçtan ceza alır mıyım?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 07.07.2014 tarihli kararında bu durumda beraat gerektiği belirtilmiştir.
33. Delil yoksa ne olur?
CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilir.
Basın ve haber
34. Haber yapmak suç oluşturur mu?
Üç şart birlikte varsa hukuka uygundur.
35. Bu şartlar nelerdir?
Haberin gerçek ve güncel olması, kamuyu ilgilendirmesi, haber ile veriliş şeklinin uyumlu olması.
36. Şartlardan biri eksikse?
Haber niteliği hukuka uygunluk sağlamaz.
Diğer suçlarla ilişki
37. Kişisel verilerin kaydedilmesi ayrı suç mu?
Evet. TCK m. 135’te düzenlenmiştir.
38. Verileri ele geçirme ayrı mı?
Evet. TCK m. 136’da düzenlenmiştir.
39. Hakaretle birlikte işlenirse?
Her iki suç ayrı ayrı değerlendirilir; tek fiil varsa fikri içtima uygulanır.
40. Şantajla birlikte işlenirse?
TCK m. 107 kapsamında şantaj ayrıca gündeme gelir.
41. Hesabım ele geçirilip görüntülerim yayıldıysa?
Bilişim suçları ile birlikte değerlendirilir.
Usul
42. Nereye şikâyet edilir?
Cumhuriyet başsavcılığına.
43. Şikâyet süresi ne kadar?
Fiili ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
44. İçeriğin kaldırılması istenebilir mi?
5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir.
45. Tazminat davası açabilir miyim?
Kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenebilir.
46. Hangi deliller sunulmalı?
Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları, tanık beyanları ve varsa teknik inceleme raporları.
47. Kayıt hukuka aykırı elde edilmişse delil olur mu?
Hukuka aykırı delil yasağı gündeme gelir; ancak delil muhafazası hâlleri ayrık değerlendirilir.
48. Uzlaşmaya tabi mi?
Şikâyete bağlı suçlar bakımından uzlaştırma hükümleri değerlendirilir.
49. HAGB verilebilir mi?
Koşulları varsa evet.
50. En kritik nokta nedir?
Kaydın üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı. Paylaşım, delil amacı savunmasını ortadan kaldırır.
Sonuç
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda belirleyici olan, kaydın nasıl elde edildiği kadar ne yapıldığıdır. Rızayla gönderilen bir içeriğin sonradan paylaşılması ayrı bir ihlaldir ve rıza savunması bu noktada sonuç doğurmaz.
İfşa için geniş bir kitleye ulaşmak gerekmez. Yargıtay kararlarında kaydın tek bir yetkisiz kişiye gösterilmesi de ifşa sayılmıştır.
Buna karşılık boşanma davasında iddiayı ispat, kendisine karşı işlenen suçu mercilere kanıtlama ve kaybolma tehlikesi altındaki delili muhafaza amacıyla alınan kayıtlarda suçun unsurlarının oluşmadığı istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Bu savunmanın ayakta kalması, kaydın üçüncü kişilerle paylaşılmamış olmasına bağlıdır.
Kaydın içeriği özel yaşam alanına girmiyorsa veya ifşa kastı bulunmuyorsa da beraat kararı verilmektedir. Her dosyada önce bu dört ihtimalin tek tek değerlendirilmesi gerekir.
Delil amacıyla kayıt alınmadan önce, o kaydın sonradan nasıl kullanılacağının değerlendirilmesi gerekir; yanlış paylaşım suç doğurur. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 20 (Özel hayatın gizliliği), m. 22 (Haberleşme hürriyeti)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 132 (Haberleşmenin gizliliğini ihlal), m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 135 (Kişisel verilerin kaydedilmesi), m. 136 (Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme), m. 139 (Şikâyet)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 107 (Şantaj), m. 125 (Hakaret), m. 26 (Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/2-a ve 223/2-e (Beraat kararları), m. 217 (Delillerin takdiri)
- 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun (içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi)
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
Yargı kararları
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/10, K. 2015/510, T. 15.12.2015
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/5945, K. 2023/5086, T. 20.06.2023
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/7624, K. 2026/629, T. 20.01.2026
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3919, K. 2026/632, T. 20.01.2026
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3597, K. 2025/6672, T. 23.09.2025
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2908, K. 2025/5542, T. 23.06.2025
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6083, K. 2025/3462, T. 07.04.2025
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6396, K. 2025/3124, T. 24.03.2025
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3245, K. 2025/373, T. 13.01.2025
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1123, K. 2024/8066, T. 25.12.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1932, K. 2024/7580, T. 16.12.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1769, K. 2024/6650, T. 25.11.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6210, K. 2024/5631, T. 22.10.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2647, K. 2024/4230, T. 16.09.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2217, K. 2024/4040, T. 11.09.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7429, K. 2024/3925, T. 09.09.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1730, K. 2024/2899, T. 03.06.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1384, K. 2024/1976, T. 29.04.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3992, K. 2024/1292, T. 19.03.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1607, K. 2024/1003, T. 05.03.2024
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/12481, K. 2021/4121, T. 24.05.2021
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1721, K. 2021/3858, T. 21.04.2021
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/1010, K. 2020/1419, T. 12.02.2020
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/6388, K. 2018/12372, T. 19.12.2018
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/3384, K. 2017/6232, T. 13.09.2017
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/10097, K. 2015/11323, T. 22.06.2015
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/22687, K. 2015/2149, T. 09.02.2015
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27907, K. 2014/16612, T. 07.07.2014
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/19809, K. 2014/11416, T. 12.05.2014
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/24678, K. 2014/10210, T. 28.04.2014
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/7351, K. 2012/14546, T. 07.06.2012
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, E. 2019/2360, K. 2019/3212, T. 14.11.2019
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Tezcan, Durmuş / Erdem, Mustafa Ruhan / Önok, R. Murat: Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara
- Özbek, Veli Özer / Doğan, Koray / Bacaksız, Pınar: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara
- Akkurt, Sinan Sami: Kişisel Verilerin Korunması ve Özel Hayatın Gizliliği, Ankara
- Dülger, Murat Volkan: Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, İstanbul
- Şen, Ersan: Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması, İstanbul
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Delil amacıyla kayıt alınmasının hukuka uygunluğu her olayda ayrıca değerlendirilir.
