Skip to main content

Sosyal Medya Yazışmaları Boşanmada Delil Olur mu?

Sosyal medya yazışmalarının boşanmada delil değeri konulu makale kapak görseli

Boşanma dosyalarında sosyal medya yazışmaları bugün en sık sunulan delil türlerinden biri hâline geldi; ancak mahkemenin bu çıktıları hükme esas alması, bir ekran görüntüsünü dilekçe ekine koymakla başlamıyor. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı, elektronik ortamdaki verinin tek başına vakıayı ispata yetmediği, hesabın kime ait olduğunun tereddütsüz saptanması ve içeriğin yan delillerle desteklenmesi gerektiği yönünde. Bir de delilin nasıl elde edildiği sorusu var; bu soru hukuk ve ceza cephelerinde birbirinden ayrı sonuçlar doğuruyor.

Bu yazıda elektronik verinin boşanma dosyasında kabul edilme şartlarını ve dosyaya sunum tekniğini adım adım anlattım: hesap aidiyetinin nasıl ispatlandığı, sahtelik itirazı gelince yürüyen bilirkişi süreci, telefon imajı alma usulü, silinen mesajların kurtarılması, bulut yedeklerinin sınırı, HMK m. 189/2 uygulaması, kişisel veri ve ceza riski ile delilin hangi aşamada sunulması gerektiği.

Ekran görüntüsünden hükme esas delile: dört süzgeç - 1. Elde ediliş
Bir sosyal medya çıktısının hükme esas alınabilmesi için sırasıyla geçmesi gereken dört denetim ve süzgeçte takılmanın iki ayrı sonucu.

Sosyal medya yazışmaları boşanma davasında ne zaman delil olur?

Elektronik ortamdaki mesaj, fotoğraf, ses ve görüntü kayıtları boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19577, K. 2014/1926, T. 05.02.2014 kararında bu verilerin ancak diğer delillerle desteklendikleri takdirde hükme esas alınabileceğini, tek başlarına vakıaların ispatına yeterli olmadıklarını açıkça belirtmiştir. Yani çıktı, ispatın tamamı değil bir parçasıdır.

Bu yaklaşımın altında yatan mantık teknik bir gerçeğe dayanır: dijital içerik değiştirilebilir, üretilebilir, bağlamından koparılabilir. Bir konuşma balonunun ekran görüntüsü, o konuşmanın gerçekten yapıldığını değil, ekranda öyle göründüğünü kanıtlar. Hukuk yargılamasında hâkimin arayacağı şey görüntünün kendisi değil, görüntünün arkasındaki olgunun gerçekliğidir.

Pratikte üç soru sorulur. Bu yazışma kimin hesabından çıkmıştır? Metin olduğu gibi mi durmaktadır? Dosyada bu içeriği doğrulayan başka bir şey var mıdır? Üçüne de tatmin edici cevap verilebiliyorsa çıktı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan vakıanın ispatında değerlendirilir.

Elektronik verinin ispat gücü ve yan delil şartı

Elektronik veri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 anlamında belge sayılır; ancak belge olmak ile o belgenin sahibine bağlanabilmesi ayrı şeylerdir. Yargıtay, mesaj içeriğini doğrulayan otel kaydı, uçak bileti, banka hareketi, tanık beyanı ya da karşı tarafın kabulü gibi bir yan delil aramaktadır. Destek yoksa çıktı yalnız kalır.

Yan delilin ne olacağı dosyanın kendi dokusuna göre değişir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8913, K. 2024/786, T. 13.02.2024 kararına konu olayda mesaj içeriği tek başına bırakılmamış; uçak biletleri, otel kaydı ve tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilerek vakıa sabit kabul edilmiştir. Buradaki kombinasyon mantığı önemlidir: dijital veri, fiziki dünyada iz bırakan bir olguya bağlanınca ispat gücü kazanır.

Kabul de en güçlü destektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4808, K. 2024/1461, T. 04.03.2024 kararında sunulan mesaj dökümlerinin karşı tarafça kabul edilmesi, zinanın varlığını kabule elverişli bir karine olarak değerlendirilmiştir. Duruşmada verilen bir “evet, o mesajlar benim” cevabı, aylar sürecek bilirkişi tartışmasını tek başına bitirebilir.

Bir örnek üzerinden bakalım. Sekiz yıllık bir evlilikte kadın, eşinin telefonundan aldığı 40 sayfalık mesaj çıktısını sunuyor. Karşı taraf hesabın kendisine ait olmadığını söylemiyor, sadece mesajların bağlamından koparıldığını iddia ediyor. Bu durumda aidiyet tartışması bitmiştir; tartışma içeriğin bütünlüğüne kaymıştır ve çözüm, konuşmanın tamamının dosyaya girmesidir.

Hesabın aidiyeti tereddütsüz belirlenmelidir

Hesap aidiyeti, elektronik delilin en zayıf halkasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17151, K. 2018/5463, T. 24.04.2018 kararında kim tarafından oluşturulduğu ve muhataplarının kim olduğu belli olmayan internet görüşme kayıtlarının tek başına dikkate alınamayacağı belirtilmiştir. Aidiyet ispatlanamıyorsa içeriğin ne kadar ağır olduğu sonucu değiştirmez.

Aidiyeti kuran unsurlar şunlardır: hesaba bağlı telefon numarasının abonelik kaydı, hesaba bağlı e-posta adresi, profil fotoğrafının resmî belgelerdeki fotoğrafla örtüşmesi, hesabın uzun süredir aynı çevreyle etkileşimde bulunması, karşı tarafın aynı hesaptan yaptığı ve inkâr etmediği başka paylaşımlar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/217, K. 2024/795, T. 13.02.2024 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11537, K. 2023/2452, T. 17.05.2023 kararlarında, hesabın kendisine ait olmadığına yönelik bir iddianın hiç ileri sürülmediği ve vekâletnamedeki fotoğraf ile profil fotoğrafının aynı olduğu bir olayda, yazışmaların hükme esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani itiraz edilmemiş bir aidiyet, ispatlanmış aidiyet gibi işlem görebilmektedir.

Karşı vekil olarak dosyaya bakıyorsanız buradan çıkan pratik ders nettir: aidiyete itiraz edilecekse ilk cevap dilekçesinde, açık ve gerekçeli biçimde edilmelidir. Tahkikatın sonunda dile getirilen aidiyet itirazı çoğu zaman geç kalmış sayılır.

Sahte hesap ve kurgu itirazı: mahkemenin yapması gereken araştırma

Sahte hesap savunması karşısında mahkeme, dosyayı doğrudan reddetmez; araştırma yapar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3794, K. 2024/1038, T. 21.02.2024 kararında başkasına ait hesap açmanın ya da yönetmenin teknik olarak mümkün olduğu vurgulanmış, hesabın davalı tarafından açılıp yönetildiği sabit değilse ve destekleyici yan delil yoksa çıktının yetersiz kalacağı belirtilmiştir.

Araştırmanın çerçevesi Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5573, K. 2024/5188, T. 02.07.2024 kararında çizilmiştir. Karara göre mahkeme; sosyal medya hesaplarını tespit etmeli, bu hesaplara bağlı telefonları belirlemeli, telefonun kimin adına kayıtlı olduğunu ve fiilen kim tarafından kullanıldığını araştırmalı, gerek görülürse bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Aynı kararda, yazışmanın hangi hesaptan gönderildiğinin ve hangi cihazdan ne suretle alındığının tespit edilemediği durumlarda, mesaj içinde bir telefon numarasının geçmesinin tek başına yazışmanın o kişi tarafından yapıldığını göstermeyeceği ifade edilmiştir.

Bu araştırma zinciri, uygulamada üç yazı ile başlar: platformun Türkiye temsilcisine ya da BTK’ya abone bilgisi sorulması, ilgili GSM operatöründen hat sahipliği ve kullanım bilgisi istenmesi, hesabın kayıtlı e-posta adresine ilişkin sağlayıcıya müzekkere yazılması. Üçünün de sonuçsuz kaldığı dosyalar azımsanmayacak sayıdadır; bu ihtimali baştan hesaba katmak gerekir.

IP adresinin kimliğin tespiti bakımından tek başına yeterli olup olmadığı tartışması burada da karşımıza çıkar: bir bağlantı kaydı cihazı gösterir, cihazın başındaki kişiyi göstermez.

Ekran görüntüsüne sahtelik itirazı ve bilirkişi inceleme süreci

Ekran görüntüsüne sahtelik itirazı geldiğinde süreç, sıradan bir belge itirazından farklı ilerler. İtirazın somutlaştırılması istenir; ardından görüntünün üretildiği kaynak cihaz ya da hesap üzerinde inceleme yapılır. Salt “bu görüntü sahtedir” demek, mahkemeyi otomatik olarak bilirkişiye götürmez, ama itiraz gerekçelendirildiğinde inceleme kaçınılmaz hâle gelir.

İnceleme mantığı şudur: ekran görüntüsü bir çıktıdır, aslı değildir. Aslı, konuşmanın bulunduğu cihazdaki veri tabanı kaydıdır. Bu nedenle bilirkişi öncelikle görüntünün geldiği kaynağı arar. Kaynak cihaz sunulamıyorsa incelemenin yapabileceği tek şey, görüntü dosyasının kendisi üzerinde piksel düzeyinde manipülasyon izi aramaktır ki bu, düşük çözünürlüklü ve yeniden sıkıştırılmış görüntülerde çoğu zaman kesin sonuç vermez.

İtiraz eden taraf açısından etkili itiraz kalıbı şu unsurları içerir: hangi mesajın sahte olduğunun tek tek gösterilmesi, yazı tipi ve satır hizası gibi görsel tutarsızlıkların işaretlenmesi, tarih ve saat bilgisinin cihazın gerçek kullanım geçmişiyle çelişip çelişmediğinin belirtilmesi, konuşmanın devamının sunulmamış olmasına dikkat çekilmesi. Genel bir inkâr yerine bu düzeyde somutlaştırılmış bir itiraz, mahkemenin inceleme kararı verme ihtimalini ciddi biçimde artırır.

İnceleme kararı verildiğinde bilirkişi raporunun içermesi beklenen başlıklar da bellidir: incelenen materyalin tanımı, alınan kopyanın özet değeri, veri tabanı kayıtlarının okunabilirliği, silinmiş kayıt bulunup bulunmadığı, kayıtların zaman damgalarının tutarlılığı ve varsa manipülasyon bulguları. Bu başlıklardan biri eksikse rapora itiraz edilerek ek rapor istenebilir.

Adli bilişim incelemesi: telefon imajı alma usulü

Telefon imajı, cihazdaki verinin bit düzeyinde birebir kopyasıdır. İnceleme, cihazın orijinali üzerinde değil bu kopya üzerinde yapılır; böylece hem veri bozulmaz hem de karşı taraf aynı kopya üzerinde kontrol imkânı bulur. Usul doğru işletilmezse rapor, sonradan güvenilirlik itirazına açık hâle gelir.

Usulün adımları şöyle sıralanır. Cihaz, hazır bulunulan bir oturumda teslim alınır ve tutanağa marka, model, IMEI numarası ile teslim anındaki durum yazılır. Cihaz uçak moduna alınarak dışarıdan veri girişi ve uzaktan silme ihtimali kesilir. İmaj alınır ve alınan imajın matematiksel özet değeri hesaplanarak tutanağa geçirilir; inceleme sonunda aynı değer yeniden hesaplanır. İki değer birbirini tutmuyorsa kopya üzerinde değişiklik olmuş demektir.

İnceleme kapsamı mahkeme kararıyla sınırlandırılmalıdır. Uygulamada en sık yapılan hata, sınırsız bir inceleme yetkisi verilmesidir. Oysa dosyanın konusu belirli bir dönemdeki belirli bir yazışmaysa, incelemenin tarih aralığı, uygulama adı ve muhatap bakımından daraltılması gerekir. Aksi hâlde cihaz sahibinin dava konusuyla hiç ilgisi olmayan özel yaşamı da dosyaya girer.

Raporun teslimiyle iş bitmez. Taraflara rapora karşı beyanda bulunmak için süre verilir; bu süre içinde ek rapor veya yeni bilirkişi talebi ileri sürülebilir. Teknik konuda itiraz edilmeyen rapor, hükme doğrudan esas alınır. Süre ve usul hataları bu aşamada telafisi zor kayıplar doğurur; kendi dosyanızın gidişatını değerlendirmek isterseniz bir avukata danışmanız gerekir.

Silinen mesajlar ve bulut yedekleri: teknik sınırlar

Cihazdan silinmiş bir yazışma teknik olarak kısmen geri getirilebilir; buluttaki yedek ise cihaz elde olmasa bile içeriğe ulaşma imkânı sunar. İki kaynağın da hukuki değeri aynı denetimlere tabidir, ama erişim meşruiyeti ve pratik ulaşılabilirlik bakımından birbirinden ayrılırlar. Aşağıda ikisini ayrı ayrı ele aldım.

Silinen mesajların kurtarılması ve delil değeri

Silinen mesaj, çoğu zaman cihazdan tamamen yok olmaz; veri tabanında serbest alan olarak işaretlenir ve üzerine yeni veri yazılana kadar teknik olarak geri getirilebilir. Kurtarma başarısı; cihazın silme sonrası ne kadar kullanıldığına, depolama tipine ve şifreleme yapısına bağlıdır. Kurtarılan kayıt dosyaya girdiğinde diğer elektronik veriler gibi aynı denetimlerden geçer.

Kurtarılan verinin özel bir hassasiyeti vardır: parçalı gelme ihtimali. Konuşmanın yalnızca bir bölümü geri getirilebildiğinde ortaya çıkan metin, bağlamı olmayan cümlelerden oluşur. Böyle bir metnin kusur değerlendirmesinde kullanılması, hâkimin eksik bilgiyle karar vermesi anlamına gelir. Bu nedenle raporda, kurtarılan kaydın konuşmanın tamamına oranı ve eksik bölümlerin varlığı açıkça belirtilmelidir.

İkinci hassasiyet, silme eyleminin kendisidir. Bir tarafın, mahkemenin inceleme kararından sonra cihazındaki verileri silmesi ya da cihazı fabrika ayarlarına döndürmesi, delilin karartılması olarak değerlendirilebilir ve HMK m. 220 çerçevesinde aleyhe delil takdiri sonucunu doğurabilir. Uygulamada hâkimler, inceleme kararının tebliğinden sonra gerçekleşen toplu silme işlemlerine karşı belirgin biçimde tepkilidir.

Üçüncü nokta zamanlamadır. Bir yıl önce silinmiş mesajın kurtarılma ihtimali, iki hafta önce silinmişe göre belirgin biçimde düşüktür. İnceleme talebini erken sunmak, sadece usul değil teknik bir zorunluluktur.

Bulut yedeklerinden veri elde etmenin sınırı

Bulut yedeği, cihazdaki verinin sağlayıcının sunucusunda tutulan kopyasıdır ve cihaz elde olmasa bile içeriğe ulaşma imkânı sunar. Ancak bu imkânın hukuki sınırı dardır: yedeğe erişim, hesabın sahibinin kimlik doğrulamasından geçer ve üçüncü kişinin bu doğrulamayı aşarak veri çekmesi başlı başına hukuka aykırılık doğurur.

Ortak aile hesabı ya da paylaşılan yedekleme alanı gibi hâllerde tablo değişir. Eşlerin ortak kullandığı, her ikisinin de şifresini bildiği ve fiilen birlikte yönettiği bir yedekleme alanındaki içeriğe ulaşmak, kural olarak gizli alana izinsiz girme sayılmaz. Buna karşılık ortak alanda başlayan erişimin, karşı tarafın kişisel hesabına doğru genişletilmesi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz.

Mahkemenin doğrudan sağlayıcıdan yedek istemesi ise pratikte çoğunlukla sonuçsuz kalır. Yurt dışında yerleşik sağlayıcılar, içerik verisi taleplerini kural olarak yalnızca yetkili adli merci kararı ve kendi ülke hukukunun izin verdiği çerçevede karşılamakta; hukuk mahkemesinden gelen içerik taleplerini genellikle karşılamamaktadır. Bu nedenle bulut yedeği, çoğu boşanma dosyasında ulaşılabilir değil teorik bir kaynaktır.

Uygulanabilir yol, yedeği bizzat kendi hesabı üzerinden geri yükleyebilen tarafın, bu geri yüklemeyi bilirkişi huzurunda yapması ve elde edilen içeriğin tutanakla dosyaya alınmasıdır. Böylece hem erişim meşruiyeti hem de verinin kaynağı kayda geçmiş olur.

Hukuka aykırı delil ve HMK m. 189/2: sosyal medya yazışmaları bakımından uygulama

HMK m. 189/2, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. Kural mutlaktır: hukuka aykırı delil tartışılmaz, değerlendirilmez. Zorluk, sosyal medya yazışmaları bakımından hukuka aykırılığın nerede başladığının belirlenmesindedir ve içtihat bu noktada tek çizgide ilerlememektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19577, K. 2014/1926, T. 05.02.2014 kararı, bir tarafın kendini başka biriymiş gibi göstererek oluşturduğu görüşme kayıtlarının HMK m. 189/2 uyarınca dikkate alınamayacağını belirtir. Burada hukuka aykırılık delilin üretilmiş olmasından kaynaklanır; kendiliğinden var olan bir veri değil, tuzak yoluyla imal edilmiş bir kayıt vardır.

Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/478, K. 2021/1604, T. 23.02.2021 kararında, eşin telefonundaki bir sohbet uygulaması üzerinden yapılan yazışmaların ekran görüntüsünün alınarak dosyaya sunulması hâlinde, bu çıktıların sırf delil oluşturmak maksadıyla hukuka aykırı biçimde elde edildiğinden söz edilemeyeceği kabul edilmiş ve delilin hükme esas alınmasında aykırılık görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/12458, K. 2019/1463, T. 14.03.2019 kararı da gerçekte var olan ve taraf tarafından üretilmemiş delillerin boşanma davasında kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı yönündedir; aynı kararda içeriklerin dava dışında ifşa edildiğinin kanıtlanamamış olması da vurgulanmıştır.

Ölçünün diğer ucunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2022/2657, T. 21.03.2022 kararı durur. Bu kararda, mesajları nasıl elde ettiğini açıklamayan tarafın sunduğu delillerin, karşı tarafın hukuka aykırılık itirazı karşısında hukuka uygun elde edildiğinin kabul edilemeyeceği ve buna dayanılarak kusur yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Delilin nereden geldiğini açıklayamamak, tek başına kaybettiren bir eksikliktir.

Bu tartışmanın özel hayat boyutunu ve delil-mahremiyet dengesini boşanmada aldatmanın ispatı ve özel hayat yazısında ayrıca ele aldım; buradaki anlatım elektronik verinin kabul şartları ve dosyaya sunumu üzerine kuruludur.

Bu konuda içtihat birliği yok: karşı oy görüşü ve tartışmanın seyri

Sosyal medya yazışmalarının hukuka uygunluğunda yerleşmiş tek bir ölçüt bulunmamaktadır. Aynı dairenin farklı tarihli kararlarında, elde ediliş biçimine göre birbirinden ayrılan sonuçlara varılmıştır. Bu durum keyfîlik değil, her dosyanın somut koşullarının ağırlıklandırılmasıdır; ama davacı için öngörülebilirliği düşürür.

Ayrılığın en açık göstergesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8489, K. 2023/6297, T. 19.12.2023 kararındaki karşı oy yazısıdır. Karşı oyda, sosyal medya uygulamalarında kullanıcıların kendi aralarında yaptığı yazışmaların, yazışmanın tarafı olmayan üçüncü kişilerce ulaşılma imkânı bulunmayan ve özel hayat kapsamında kalan hususlar olduğu belirtilmiş; yazışmanın tarafı olmayan bir kişinin hukuk mahkemesine sunduğu yazışmaların delil vasfı kazanabilmesi için hukuka uygun şekilde ele geçirildiğinin, delili sunan tarafça ispatlanması gerektiği savunulmuştur.

Karşı oyun benimsediği ölçüt uygulansaydı, ispat yükü tersine dönerdi: delili sunan taraf, hukuka uygunluğu kanıtlamak zorunda kalırdı. Çoğunluk görüşünde ise hukuka aykırılık iddiasını ileri süren tarafın bunu somutlaştırması beklenmektedir. İki yaklaşım arasındaki fark, aynı dosyada tamamen zıt sonuçlar doğurabilir.

Pratik strateji bu belirsizliği kabul ederek kurulur. Delili sunan taraf, kendisinden istenmese bile elde ediliş biçimini dilekçesinde açıklamalıdır: cihaz ortak kullanımdaydı, ekran açıktı, içerik kendisine iletildi ya da bildirim kilit ekranında görüldü gibi. Açıklama yapmış olmak, karşı oy ölçütünün uygulandığı bir dosyada da ayakta kalmayı sağlar.

Delil nasıl elde edildi? Karar ağacı - Çıktının kaynağı nedir?
Elde ediliş biçimine göre üç senaryo ve her senaryoda ayrıca sorulan aidiyet sorusu ile ceza cephesindeki paralel risk.

Rızasız ekran görüntüsünün kişisel veri boyutu

Bir yazışmanın ekran görüntüsü, içinde ad, telefon numarası, fotoğraf, konum ve iletişim içeriği barındırdığı ölçüde kişisel veri niteliğindedir. Rıza olmadan alınıp saklanması, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından bir işleme faaliyetidir. Ancak kanunun kapsam istisnaları ve hukuki yükümlülük ile hakkın tesisi hükümleri, dava dosyasına sunum bakımından belirleyici olur.

6698 sayılı Kanun m. 5/2 uyarınca, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olduğu hâllerde açık rıza aranmaz. Boşanma davasında sadakat yükümlülüğünün ihlalini ispat etmek, bu kapsamda değerlendirilebilecek bir hak kullanımıdır. Bunun sınırı da aynı maddededir: işleme, ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermeyecek ölçüde kalmalıdır.

Ölçülülük burada üç somut kurala dönüşür. Dosyaya yalnızca dava konusuyla ilgili yazışmalar sunulur, ilgisiz bölümler ayıklanır. Üçüncü kişilerin ad ve numaraları gerekmedikçe karartılır. İçerik, dava dosyası dışına hiçbir biçimde çıkarılmaz; sosyal çevreyle paylaşılmaz, aile büyüklerine gönderilmez.

Üçüncü kural ihmal edilmemelidir; çünkü kararlarda tekrar eden vurgu tam da budur: delilin dava dışında ifşa edilmemiş olması, hem hukuk hem ceza cephesinde tarafın lehine ağırlık taşır. Aynı görüntüyü hem mahkemeye sunup hem bir grup sohbetinde paylaşmak, birinci eylemi de tehlikeye atar. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun unsurları da bu ayrımın üzerine kuruludur.

TCK kapsamındaki suç riski ile boşanma stratejisinin birlikte yönetilmesi

Aynı ekran görüntüsü, hukuk mahkemesinde kabul edilirken ceza mahkemesinde soruşturma konusu olabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132 haberleşmenin gizliliğini ihlali, m. 134 özel hayatın gizliliğini ihlali, m. 136 verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeyi, m. 243 ise bilişim sistemine hukuka aykırı girmeyi cezalandırır. İki süreç ayrı yürür ve ayrı ölçütlerle değerlendirilir.

Ceza dairelerinin yaklaşımında belirleyici olan unsur, failin hukuka aykırılık bilinciyle hareket edip etmediğidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/7485, K. 2014/24193, T. 01.12.2014 kararında, ayrı yaşayan eşin hesabına şifreyle girip yazışma örneklerini çıkararak aile mahkemesindeki karşı davasına ek yapan sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispat amacı taşıyan eyleminde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı kabul edilerek beraat kararı yerinde bulunmuştur.

Aynı çizgi başka kararlarda da sürdürülmüştür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/12063, K. 2015/588, T. 19.01.2015 kararında, görüşme dökümünü üçüncü kişilerle paylaştığı ya da çoğaltarak dağıttığı iddia edilmeyen sanığın eyleminde hukuka aykırılık bilinci bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/5456, K. 2016/11343, T. 28.09.2016 kararında hesaptaki resimlerin çıktısının vekil aracılığıyla boşanma dosyasına sunulması suç sayılmamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8187, K. 2019/6202, T. 15.05.2019 kararında ise haksız saldırı altında bulunan ve başka türlü ispatı mümkün olmayan bir hâlde, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayan sanığın eyleminde de aynı sonuca varılmıştır.

Bu kararların ortak paydası dört unsurdur: eylemin tek amacının boşanma davasındaki iddiayı ispat olması, elde edilen içeriğin dava dışında yayılmaması, delilin başka türlü elde edilemeyecek nitelikte olması ve kaybolma riski taşıması. Dört unsurdan biri eksikse beraat beklentisi zayıflar. Özellikle karşı tarafın hesabına şifre kırarak ya da yazılım kurarak girilmesi, sosyal medya hesabına izinsiz girme suçu ve cezası bakımından ayrıca değerlendirilir.

Strateji kurarken iki dosyayı birlikte düşünmek gerekir. Boşanma dilekçesinde delilin elde ediliş biçimini anlatan cümleler, olası bir ceza soruşturmasında ifadeye dönüşür. Bu nedenle metin, hukuk dosyasındaki ispat ihtiyacını karşılarken ceza cephesinde aleyhe kullanılacak bir ikrar hâline gelmemelidir. Bu denge her dosyada ayrı kurulur ve tek bir kalıp cümleyle çözülmez.

Delilin dosyaya sunulma zamanı ve iddianın genişletilmesi yasağı

Elektronik delil, dayanılan vakıayla birlikte ve zamanında dosyaya girmelidir. HMK m. 119 ve m. 129 uyarınca deliller dilekçelerde gösterilir; HMK m. 140/5 gereği ön inceleme duruşmasında verilen kesin süre içinde sunulmayan deliller sonradan ileri sürülemez. HMK m. 141 ise ön inceleme aşamasından sonra iddia ve savunmanın genişletilmesini karşı tarafın açık muvafakati dışında yasaklar.

Ayrım şudur: yeni bir delil sunmak ile yeni bir vakıa ileri sürmek aynı şey değildir. Dilekçede sadakat yükümlülüğünün ihlali vakıasına dayanılmışsa, bu vakıayı ispata yarayan bir yazışma çıktısının sonradan sunulması delil sunumudur. Buna karşılık dilekçede hiç anılmamış bir hakaret olayının yazışmayla birlikte ilk kez tahkikat aşamasında gündeme getirilmesi, iddianın genişletilmesidir ve itiraz üzerine dikkate alınmaz.

Pratik çözüm, dilekçe aşamasında vakıaları geniş ve numaralı biçimde yazmaktır. Her vakıanın karşısına hangi delille ispat edileceği yazılır; elektronik delil için “taraflar arasındaki mesajlaşma kayıtları ve gerekirse cihaz üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi” gibi bir ifade konur. Böylece hem delil bildirilmiş olur hem sonradan yapılacak inceleme talebi için kapı açık kalır.

Zaman aşımına benzeyen ikinci bir sınır daha vardır. TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davası, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Yazışmayı bulduğu tarihi dilekçesinde açıkça yazan taraf, farkında olmadan bu sürenin başlangıcını kendisi tespit etmiş olur. Zina nedeniyle boşanma davası ve ispatı konusundaki ayrıntılar bu süre hesabıyla doğrudan bağlantılıdır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; bir avukatla görüşmek yerinde olur.

Mahkemenin platformdan kayıt istemesi ve bunun pratikteki sınırı

Taraflar çoğu zaman mahkemeden, platforma müzekkere yazılarak yazışma içeriklerinin getirtilmesini ister. Talep usulen mümkündür; ancak pratikte içerik verisi bu yolla neredeyse hiç gelmez. Sağlayıcıların büyük bölümü yurt dışında yerleşiktir, uçtan uca şifreli sistemlerde içerik sağlayıcının kendisinde okunabilir hâlde bulunmaz ve hukuk davası için içerik paylaşımı kural olarak yapılmaz.

Gelebilecek olanla gelemeyecek olanı ayırmak gerekir. Hesabın açılış tarihi, kayıtlı telefon numarası veya e-posta adresi, bağlantı kayıtları gibi trafik ve abonelik bilgileri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde ve temsilcilik üzerinden bazı hâllerde temin edilebilir. Mesajın metni ise başka bir kategoridir ve bu yolla elde edilemez.

Bunun doğrudan sonucu şudur: içerik ispatı, cihaz üzerinden yürür. Bu nedenle dosyada gerçekten kritik olan talep, platforma müzekkere değil, karşı tarafın cihazının inceleme için mahkemeye tevdiidir. Cihazın sunulmaması hâlinde HMK m. 220 çerçevesinde, delilin sunulmasından kaçınma olgusu hâkim tarafından takdir edilir.

Uygulamada işe yarayan bir ara yol, tarafın kendi cihazındaki karşılıklı yazışmayı bilirkişi incelemesine açmasıdır. Karşılıklı bir konuşmada aynı metin her iki cihazda da bulunur; kendi cihazını incelemeye açan taraf, karşı tarafın inceleme talebini reddetmesi hâlinde belirgin bir usul üstünlüğü kazanır.

Yazışmalar savcılık ya da mahkeme kanalıyla istenebilir mi?

Boşanma davası bir hukuk davasıdır; savcılığın soruşturma yetkisi ise ceza soruşturmasına özgüdür. Aile mahkemesi savcılıktan yazışma temini isteyemez. Buna karşılık HMK m. 219 ve m. 221 çerçevesinde karşı taraftan ya da üçüncü kişinin elinden belge getirtilmesi istenebilir; içerik verisi bakımından bu yolun pratik sınırı dardır.

Ayrım şuradan doğar. CMK m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrendiğinde kamu davası açılmasına yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırır. Yetkinin harekete geçmesi suç şüphesine bağlıdır. Eşler arasındaki bir yazışmanın hukuk davasında kullanılmak istenmesi tek başına suç şüphesi doğurmaz; savcılıktan bu amaçla veri talep edilmesi kurumun görev alanı dışında kalır.

Hukuk davasında izlenecek yol belge getirtilmesidir. HMK m. 219 uyarınca taraflar, kendilerinin ve karşı tarafın dayandığı belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır; belge sunulmazsa HMK m. 220 uyarınca kaçınma olgusu hâkim tarafından takdir edilir. Üçüncü kişi ya da kurumun elindeki belge için HMK m. 221 uyarınca getirtilme kararı verilir. Yolun sınırını muhatabın kim olduğu belirler: mesajlaşma hizmeti veren şirketlerin büyük bölümü yurt dışında yerleşiktir, uçtan uca şifreli sistemlerde içerik sağlayıcının kendisinde okunabilir hâlde bulunmaz ve içerik verisi kural olarak hukuk davası için paylaşılmaz.

Devam eden bir ceza soruşturması varsa iki ayrı tartışma doğar. Birincisi, soruşturma ya da kovuşturma dosyasının hukuk davasına delil olarak sunulmasıdır; dosya örneğinin getirtilmesi istenebilir ve oradaki beyanlar, tespitler ve raporlar hukuk hâkimince serbestçe değerlendirilir. TBK m. 74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla bağlı değildir. HMK m. 165 uyarınca ceza davasının sonucu bekletici sorun yapılabilir; bu zorunlu değildir, mahkemenin takdirindedir.

İkincisi, CMK m. 134 kapsamında alınan telefon imajının hukuk davasında kullanılmasıdır. Bu inceleme, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması koşuluyla hâkim kararına dayanır ve belirli bir suç şüphesiyle sınırlıdır. İmajın tamamının boşanma dosyasına aktarılması, tedbirin amacına bağlılığı ile HMK m. 189/2’deki hukuka uygunluk ölçütünün birlikte tartışılmasını gerektirir. Daha güvenli yol, imajın kendisini değil, ceza dosyasında usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporunu ve dosya örneğini sunmaktır.

Sosyal medya yazışmaları ile ispatlanan vakıa türleri

Elektronik yazışmalar boşanma dosyasında tek bir vakıayı değil, birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğuran birkaç vakıa grubunu ispatlar. Hangi vakıaya dayanıldığı, hem uygulanacak kanun maddesini hem de aranacak ispat yoğunluğunu değiştirir. Zina iddiası, güven sarsıcı davranış iddiasından daha ağır bir ispat standardı gerektirir.

Sadakat yükümlülüğü TMK m. 185 uyarınca evlilik birliği süresince devam eder ve bu yükümlülük boşanma kararı kesinleşene kadar sürer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/16036, K. 2013/2379, T. 30.01.2013 ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/6355, K. 2012/11122, T. 26.04.2012 kararlarında bu ilke açıkça belirtilmiştir. Ayrılık döneminde yapılan yazışmaların kusur değerlendirmesine dâhil edilmesinin dayanağı da budur.

Vakıa türü Kanuni dayanak Aranan ispat yoğunluğu İlgili karar
Sadakat yükümlülüğünün ihlali TMK m. 185, m. 166/1 Duygusal içerikli yazışma ve yan delil yeterli olabilir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6429, K. 2023/2822, T. 01.06.2023
Zina TMK m. 161 İçerik zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektirmeli ya da kabulle desteklenmeli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/2297, T. 02.04.2024
Zinanın kabulle sabit olması TMK m. 161, HMK m. 188 Mesaj dökümünün karşı tarafça kabulü karine oluşturur Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4808, K. 2024/1461, T. 04.03.2024
Fiziki delillerle desteklenen birliktelik TMK m. 161, m. 166/1 Bilet, otel kaydı ve tanık anlatımı ile birlikte değerlendirme Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8913, K. 2024/786, T. 13.02.2024
Güven sarsıcı davranış TMK m. 166/1 Üçüncü kişilerle olağana aykırı samimi yazışma yeterli sayılabilir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4436, K. 2024/2976, T. 30.04.2024
Hakaret ve tehdit içerikli mesaj TMK m. 166/1 Mesaj metninin kendisi kusur tespitine esas alınır Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1210, K. 2023/4328, T. 28.09.2023
Karşılıklı hakaret ve kusur dengesi TMK m. 166/2 Her iki tarafın mesajları birlikte tartılır Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10154, K. 2023/860, T. 07.03.2023
Aidiyeti belirsiz çıktı HMK m. 189/2 Vakıa ispatlanmamış sayılır, kusur yüklenemez Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3794, K. 2024/1038, T. 21.02.2024

Tabloda görülen kademelenme rastlantı değildir. Zina iddiasında hâkim, boşanma dışında da sonuç doğuran ağır bir vakıayı sabit görmek zorundadır; oysa güven sarsıcı davranışta yazışmanın tonu tek başına yeterli olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23757, K. 2018/10860, T. 09.10.2018 kararında, sosyal medya hesabından başka kadınlarla duygusal içerikli yazışmalar yapıldığının anlaşıldığı bir dosyada zinaya dayalı davanın yetersiz gerekçeyle reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Hangi vakıaya dayanılacağı seçimi, dava dilekçesi yazılırken yapılır ve sonradan değiştirilmesi güçtür. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmak, ispat eşiği bakımından daha esnek bir alan sunar.

Dosyaya sunum tekniği ve pratik kontrol listesi

Elektronik delil sunmadan önce yapılacak kontrol, sonradan yapılacak savunmadan daha ucuzdur. Bir çıktının dosyaya girmeye hazır sayılması için aidiyet, bütünlük, hukuka uygunluk, yan delil ve zamanlama başlıklarının hepsinde olumlu cevap alınmış olmalıdır. Eksik kalan başlık, doğrudan karşı tarafın itiraz noktasıdır.

Sunum tekniği ve tutanaklandırma

Delilin içeriği kadar sunum biçimi de sonucu etkiler. Dağınık, tarihsiz ve bağlamsız ekran görüntüleri hâkimin okumasını zorlaştırır; düzenli sunulan bir dosya ise incelemeyi kolaylaştırdığı gibi karşı tarafın itirazlarını da daraltır. Sunum, ispat stratejisinin görünen yüzüdür.

İyi bir sunum şu unsurları taşır. Her yazışma bloğu için tarih ve saat aralığı belirtilir. Konuşma kesintisiz ve seçilmemiş biçimde, başından sonuna verilir; kırpılmış bölümler varsa nedeni açıklanır. Görüntüler kronolojik sırayla numaralandırılır ve her birine kısa bir açıklama düşülür. Dosyaya ayrıca, hangi vakıanın hangi ekran görüntüsüyle ispatlandığını gösteren bir eşleştirme cetveli eklenir.

Elektronik kopya sunumu ihmal edilmemelidir. Yalnızca kâğıt çıktı verilmesi hâlinde inceleme yapılabilecek bir materyal kalmaz. Görüntülerin ham dosyaları, üstverileri bozulmadan taşınabilir bir ortamla birlikte sunulmalı ve tutanağa bu ortamın teslim edildiği yazdırılmalıdır.

Son olarak, elde ediliş biçimini anlatan kısa bir paragraf dilekçeye konulmalıdır. Bu paragraf hem karşı oy ölçütünün uygulandığı bir değerlendirmede işe yarar hem de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2022/2657, T. 21.03.2022 kararında sonuç doğuran açıklama eksikliğini baştan giderir.

Sunum öncesi sosyal medya yazışmaları kontrol listesi

Kontrol listesi şöyle işletilir. Hesap kime ait, bunu neyle gösterebiliyorum? Konuşmanın tamamı elimde mi, yoksa seçtiğim bölümler mi var? Bu içeriğe nasıl ulaştım, cümleyle anlatabiliyor muyum? İçeriği doğrulayan başka bir delil var mı? Delili hangi dilekçede sunuyorum, dayandığım vakıa o dilekçede yazılı mı? Cihaz inceleme için hazır mı, sunulmasında benim aleyhime çıkacak bir içerik var mı?

Son soru en çok atlananıdır. Kendi cihazını incelemeye açan taraf, o cihazdaki bütün içeriği incelemeye açmış olur. Kapsam sınırlaması talep edilmemişse, kendi lehine başlattığı incelemeden aleyhine bulgularla çıkması mümkündür. İnceleme talebi verilirken kapsamın tarih, uygulama ve muhatap bakımından daraltılması bu yüzden istenir.

Yazışmaların kusur değerlendirmesindeki ağırlığı, dosyadaki diğer vakıalarla birlikte belirlenir. Sürekli aşağılayıcı mesajlaşma örüntüsünün kusur değerlendirmesinde taşıdığı anlam, tek bir öfke anında yazılmış mesajın taşıdığı anlamdan farklıdır.

52 Soruda Sosyal Medya Yazışmalarının Delil Değeri

1. Sosyal medya yazışmaları boşanma davasında delil olur mu?
Olur; elektronik ortamdaki mesaj ve görüntüler HMK m. 199 anlamında belge sayılır. Ancak Yargıtay uygulamasında bu veriler tek başına yeterli görülmez, yan delillerle desteklenmesi aranır.

2. Ekran görüntüsü tek başına yeterli mi?
Kural olarak yeterli değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19577, K. 2014/1926, T. 05.02.2014 kararına göre elektronik veriler ancak diğer delillerle desteklendiklerinde hükme esas alınabilir.

3. Eşimin telefonuna bakıp ekran görüntüsü alsam suç işlemiş olur muyum?
Duruma bağlıdır. TCK m. 132 ve m. 134 kapsamında değerlendirme yapılır; ceza dairelerinin kararlarında yalnızca boşanma davasında ispat amacıyla hareket edip içeriği dışarı yaymayan kişinin hukuka aykırılık bilinciyle davranmadığı kabul edilmiştir.

4. Eşimin şifresini kırarak hesabına girsem ne olur?
Bu eylem TCK m. 243 kapsamında bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçunu oluşturabilir. Boşanma dosyasında delilin kabul edilmiş olması ceza dosyasında beraat sonucunu garanti etmez.

5. Hesap benim değil diyen eşe karşı ne yapmalıyım?
Aidiyeti ispat etmelisiniz. Hesaba bağlı telefon numarası, e-posta adresi, profil fotoğrafının resmî belgelerdeki fotoğrafla örtüşmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi talep edilir.

6. Mahkeme hesabın kime ait olduğunu nasıl araştırır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5573, K. 2024/5188, T. 02.07.2024 kararında çizilen çerçevede hesap tespiti, bağlı telefonun kime kayıtlı olduğu ve fiilen kimin kullandığı araştırılır, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılır.

7. Sahte hesap savunması işe yarar mı?
Somutlaştırılırsa yarayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3794, K. 2024/1038, T. 21.02.2024 kararında başkasına ait hesap açmanın mümkün olduğu vurgulanarak, aidiyeti sabit olmayan çıktıların yetersizliğine karar verilmiştir.

8. Hesabın bana ait olmadığını hiç söylemezsem ne olur?
Aidiyet tartışması kapanmış sayılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/217, K. 2024/795, T. 13.02.2024 kararında böyle bir itirazın hiç ileri sürülmediği dosyada yazışmaların hükme esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

9. Silinen mesajlar geri getirilebilir mi?
Teknik olarak çoğu zaman kısmen getirilebilir. Başarı oranı silme tarihinden sonra cihazın ne kadar kullanıldığına ve depolama yapısına bağlıdır.

10. Silinen mesajın delil değeri normal mesajdan farklı mı?
Hukuki değeri aynıdır, ama pratik değeri parçalılık nedeniyle düşebilir. Bilirkişi raporunda kurtarılan bölümün konuşmanın tamamına oranı belirtilmelidir.

11. Eşim inceleme kararından sonra telefonunu sıfırlarsa ne olur?
Bu davranış delil karartma olarak değerlendirilebilir. HMK m. 220 çerçevesinde delilin sunulmasından kaçınma olgusu hâkimin takdiriyle aleyhe sonuç doğurabilir.

12. Bulut yedeğinden mesaj çekebilir miyim?
Kendi hesabınıza ait yedekten çekebilirsiniz. Karşı tarafın hesabının kimlik doğrulamasını aşarak yedek indirmek hukuka aykırılık doğurur.

13. Mahkeme buluttan veri getirtebilir mi?
Uygulamada içerik verisi bu yolla gelmez. Yurt dışında yerleşik sağlayıcılar hukuk davası için mesaj içeriği paylaşmamaktadır.

14. Platforma müzekkere yazdırsam mesajlar gelir mi?
Mesaj metni kural olarak gelmez. Abonelik ve bağlantı bilgileri bazı hâllerde temin edilebilir, ancak içerik cihaz üzerinden ispatlanır.

15. Ekran görüntüsüne sahtelik itirazı nasıl yapılır?
İtiraz somutlaştırılmalıdır. Hangi mesajın sahte olduğu, görsel tutarsızlıklar ve tarih çelişkileri tek tek gösterilerek bilirkişi incelemesi talep edilir.

16. Sadece sahtedir demem yeterli mi?
Genellikle yeterli olmaz. Gerekçesiz genel inkâr, mahkemeyi teknik inceleme yapmaya yöneltmeye çoğu zaman yetmez.

17. Telefon imajı nedir?
Cihazdaki verinin bit düzeyinde birebir kopyasıdır. İnceleme orijinal cihazda değil bu kopya üzerinde yapılır.

18. İmaj alınırken nelere dikkat edilmeli?
Cihazın marka, model ve IMEI bilgisi tutanağa geçirilmeli, cihaz uçak moduna alınmalı ve kopyanın matematiksel özet değeri kayda geçirilmelidir.

19. Özet değeri neden önemli?
İnceleme sonunda yeniden hesaplanan değer başlangıçtaki değerle aynı değilse kopya üzerinde değişiklik yapılmış demektir. Bu, raporun güvenilirliğini doğrudan etkiler.

20. İnceleme kapsamı sınırlandırılabilir mi?
Sınırlandırılabilir ve sınırlandırılmalıdır. İncelemenin tarih aralığı, uygulama adı ve muhatap bakımından daraltılması talep edilir.

21. Kendi telefonumu incelemeye verirsem risk var mı?
Vardır. Kapsam daraltılmazsa dava konusuyla ilgisi olmayan içerikler de dosyaya girebilir ve aleyhinize kullanılabilir.

22. Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadar?
Mahkemenin verdiği süre içinde beyanda bulunulur; HMK m. 281 uyarınca rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Süre kaçırılırsa rapor esas alınır.

23. Ek rapor isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. Raporda eksik kalan teknik başlıklar gösterilerek ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi talep edilir.

24. Hukuka aykırı delil ne demek?
HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil, bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu delil dosyada bulunsa dahi değerlendirmeye alınmaz.

25. Delili nasıl elde ettiğimi açıklamak zorunda mıyım?
Zorunlu tutulmasa da açıklamanız lehinizedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2022/2657, T. 21.03.2022 kararında elde ediliş biçimini açıklamayan tarafın delilinin hukuka uygun sayılamayacağı belirtilmiştir.

26. Eşimin açık bıraktığı ekrandan aldığım görüntü geçerli mi?
Kural olarak geçerli sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/478, K. 2021/1604, T. 23.02.2021 kararında bu tür çıktıların sırf delil oluşturmak maksadıyla hukuka aykırı elde edildiğinden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

27. Sahte profil açıp eşimi tuzağa düşürebilir miyim?
Bu yola başvurmayın. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19577, K. 2014/1926, T. 05.02.2014 kararına göre böyle üretilmiş kayıtlar HMK m. 189/2 uyarınca dikkate alınamaz.

28. Mesajları arkadaşlarımla paylaşırsam ne olur?
Hem ceza riskiniz artar hem hukuk dosyasındaki konumunuz zayıflar. Kararlarda içeriğin dava dışında ifşa edilmemiş olması sürekli vurgulanan bir unsurdur.

29. Ekran görüntüsü kişisel veri midir?
İçinde ad, numara, fotoğraf gibi bilgiler barındırdığı ölçüde kişisel veridir. 6698 sayılı Kanun m. 5/2 kapsamında hakkın tesisi için zorunlu işleme değerlendirmesi yapılır.

30. Üçüncü kişilerin bilgilerini karartmalı mıyım?
Gerekmedikçe karartmanız yerinde olur. Ölçülülük ilkesi, dosyaya yalnızca dava konusuyla ilgili verinin girmesini gerektirir.

31. Aldatıldığımı mesajlardan öğrendim, süre ne zaman başlar?
TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle dava açma süresi öğrenmeden itibaren altı aydır. Öğrenme tarihini dilekçenizde yazarken bu süreyi hesaba katmalısınız.

32. Altı ayı geçtiysem hiç dava açamaz mıyım?
Zina sebebine dayanamazsınız, ancak TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanabilirsiniz. Bu sebep için özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

33. Delili ne zaman sunmalıyım?
Dilekçeler aşamasında bildirmeli, ön inceleme duruşmasında verilen kesin süre içinde sunmalısınız. HMK m. 140/5 uyarınca bu süreden sonra sunulan deliller dikkate alınmaz.

34. Tahkikat aşamasında yeni yazışma bulursam ne yaparım?
Dayandığınız vakıa dilekçede yazılıysa delil sunumu olarak değerlendirilir. Dilekçede hiç geçmeyen yeni bir vakıa ileri sürüyorsanız HMK m. 141 uyarınca iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşırsınız.

35. Karşı taraf muvafakat ederse yeni vakıa ileri sürebilir miyim?
Sürebilirsiniz. HMK m. 141 uyarınca karşı tarafın açık muvafakati hâlinde iddia genişletilebilir; ıslah yolu da açıktır.

36. Yazışma zinayı ispatlar mı?
İçeriği zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiriyorsa ya da kabulle destekleniyorsa ispatlayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/2297, T. 02.04.2024 kararı bu yöndedir.

37. Duygusal içerikli yazışma kusur sayılır mı?
Sayılır. TMK m. 185 uyarınca sadakat yükümlülüğü evlilik birliği boyunca sürer ve bu yükümlülüğe aykırı davranış kusur oluşturur.

38. Ayrı yaşarken yaptığım yazışmalar kusur olur mu?
Olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/6355, K. 2012/11122, T. 26.04.2012 kararına göre sadakat yükümlülüğü boşanma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.

39. Hakaret içerikli mesajlar kusur tespitinde kullanılır mı?
Kullanılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1210, K. 2023/4328, T. 28.09.2023 kararında mesaj metinleri doğrudan kusur tespitine esas alınmıştır.

40. İkimiz de hakaret ettiysek ne olur?
Kusur karşılıklı tartılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10154, K. 2023/860, T. 07.03.2023 kararında karşılıklı hakaret içerikli mesajlar birlikte değerlendirilmiştir.

41. Yazışmaya dayanarak tazminat isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. TMK m. 174 uyarınca kusursuz ya da daha az kusurlu taraf maddi ve manevi tazminat talep edebilir; yazışmalar kusur ispatında kullanılır.

42. Yazışmalar velayeti etkiler mi?
Doğrudan değil, dolaylı etkiler. TMK m. 182 uyarınca velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ancak çocuğa yönelik tehdit ya da aşağılama içeren mesajlar değerlendirmeye girer.

43. WhatsApp yazışması ile Instagram mesajı arasında hukuki fark var mı?
Delil hukuku bakımından fark yoktur; ikisi de elektronik veridir. Fark teknik erişilebilirlikte ortaya çıkar.

44. Ses kaydı da aynı kurallara mı tabi?
Büyük ölçüde aynı kurallara tabidir. Elektronik ortamdaki ses ve görüntü kayıtları da tek başına yeterli sayılmaz, hukuka uygunluk ve destek şartları aranır.

45. Noter aracılığıyla tespit yaptırmak işe yarar mı?
Yarar. Ekranda görünen içeriğin bir tarihte var olduğunu belgelemek, sonradan silinme ihtimaline karşı koruma sağlar. Ancak bu tespit, aidiyet sorununu çözmez.

46. Mesajları yazıcıdan çıkarıp vermek yeterli mi?
Yeterli değildir. Kâğıt çıktının yanında görüntülerin ham dosyaları da üstverileri bozulmadan sunulmalıdır ki inceleme yapılabilsin.

47. Karşı taraf telefonunu vermezse ne olur?
HMK m. 220 uyarınca delilin sunulmasından kaçınma hâli hâkim tarafından takdir edilir. Kaçınma, aleyhe bir emare olarak değerlendirilebilir.

48. Bilirkişi ücreti kim öder?
Kural olarak inceleme talebinde bulunan taraf avans yatırır. HMK m. 326 uyarınca yargılama giderleri sonunda haksız çıkan tarafa yükletilir.

49. Bu konuda Yargıtay uygulaması net mi?
Net değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8489, K. 2023/6297, T. 19.12.2023 kararındaki karşı oy, hukuka uygunluğun delili sunan tarafça ispatlanması gerektiğini savunarak çoğunluktan ayrılmıştır.

50. Elimdeki yazışmalarla dava kazanır mıyım?
Bu soruya dosyaya bakmadan cevap verilemez. Aidiyet, bütünlük, elde ediliş biçimi ve yan delil durumu birlikte değerlendirilmeden bir tahmin yürütmek yanıltıcı olur.

51. Mahkeme savcılıktan eşimin yazışmalarını isteyebilir mi?
İsteyemez. Savcılığın araştırma yetkisi CMK m. 160 uyarınca suç şüphesine bağlıdır. Hukuk davasında izlenecek yol, HMK m. 219-221 çerçevesinde belge getirtilmesidir.

52. Ceza dosyasındaki telefon incelemesini boşanma dosyama sunabilir miyim?
Dosya örneği ve bilirkişi raporu sunulabilir; ancak CMK m. 134 kararına dayanan imajın kapsamı belirli bir suç şüphesiyle sınırlıdır ve HMK m. 189/2 ölçütü ayrıca tartışılır.

Sonuç

Elektronik veri, boşanma dosyasında güçlü ama kırılgan bir delildir. Gücü, tarafın kendi kalemiyle yazdığı cümleleri hâkimin önüne koymasından gelir. Kırılganlığı ise dört yerden kaynaklanır: hesabın kime ait olduğunun gösterilememesi, konuşmanın bütününün sunulamaması, verinin nasıl elde edildiğinin anlatılamaması ve içeriği doğrulayan başka hiçbir delilin bulunmaması.

Yargıtay uygulaması bu dört başlıkta istikrarlı, hukuka uygunluk ölçütünde ise tek çizgide değildir. Aynı dairenin kararları, delilin kendiliğinden görülen bir içerikten mi yoksa üretilmiş bir kayıttan mı geldiğine göre ayrışmakta; karşı oyda ise ispat yükünü delili sunana yükleyen daha katı bir görüş savunulmaktadır. Bu belirsizlik karşısında en güvenli yol, delili sunarken elde ediliş biçimini de anlatan, dosyaya yalnızca dava konusuyla ilgili içeriği koyan ve bunu hiçbir biçimde dava dışına taşırmayan bir çizgide kalmaktır.

Boşanma dosyasıyla olası bir ceza soruşturmasının birlikte yönetilmesi de ayrı bir dikkat gerektirir; birinde işe yarayan bir açıklama, diğerinde aleyhe dönebilir. Elinizdeki yazışmaların dosyanızda nasıl konumlanacağını değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 166, 174, 182, 185.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 129, 140, 141, 188, 189, 199, 220, 281, 305, 326.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132, 134, 136, 243.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 3, 4, 5, 28.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 5, 6.

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19577, K. 2014/1926, T. 05.02.2014

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17151, K. 2018/5463, T. 24.04.2018

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3794, K. 2024/1038, T. 21.02.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5573, K. 2024/5188, T. 02.07.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/217, K. 2024/795, T. 13.02.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11537, K. 2023/2452, T. 17.05.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/478, K. 2021/1604, T. 23.02.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2022/2657, T. 21.03.2022

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8489, K. 2023/6297, T. 19.12.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/16036, K. 2013/2379, T. 30.01.2013

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/6355, K. 2012/11122, T. 26.04.2012

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6429, K. 2023/2822, T. 01.06.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/2297, T. 02.04.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4815, K. 2022/6778, T. 05.07.2022

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4808, K. 2024/1461, T. 04.03.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8913, K. 2024/786, T. 13.02.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23757, K. 2018/10860, T. 09.10.2018

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4436, K. 2024/2976, T. 30.04.2024

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1210, K. 2023/4328, T. 28.09.2023

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10154, K. 2023/860, T. 07.03.2023

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/12458, K. 2019/1463, T. 14.03.2019

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/7485, K. 2014/24193, T. 01.12.2014

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/12063, K. 2015/588, T. 19.01.2015

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/5456, K. 2016/11343, T. 28.09.2016

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8187, K. 2019/6202, T. 15.05.2019

Doktrin ve akademik kaynaklar

Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü.

Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku.

Bilge Öztan, Aile Hukuku.

Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III Aile Hukuku.

Ömer Uğur Gençcan, Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku.

Murat Volkan Dülger, Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.