Boşanma davalarında psikolojik şiddet, eşlerin ortak hayatı sürdürmesini imkânsız kılacak derecede evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan ve kusur tespitinde doğrudan dikkate alınan vakıalardan biridir. Aşağılama, hakaret, aşırı kıskançlık ve kontrol, asılsız ithamlar ve süregelen ilgisizlik bu kapsamda değerlendirilir. Yargı kararları, bu eylemlerin ispatlanması hâlinde ortak hayatın çekilmez hale geldiğini kabul etmektedir.
Bu yazıda hangi davranışların kusur sayıldığını, iddianın hangi delillerle ispatlanacağını, tıbbi raporun rolünü ve bilirkişi sürecini, çocukların tanıklığındaki usulü ve hassasiyeti, mesaj ile sosyal medya kayıtlarının dosyaya sunum biçimini, delil toplama zamanlamasını, ekonomik şiddetle ilişkiyi, ceza davasıyla birlikte yürütmeyi ve 6284 sayılı Kanun tedbirlerini anlattım.

Boşanmada psikolojik şiddet nedir?
Boşanma hukuku bakımından psikolojik şiddet, bir eşin diğerinin ruhsal bütünlüğüne, onuruna ve karar özgürlüğüne yönelen, süreklilik gösteren davranışlarının bütünüdür. Kanun bu adla ayrı bir madde içermez; davranışlar TMK m. 166/1 kapsamında evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranış olarak değerlendirilir.
Yargıtay içtihatları; eşe yönelik baskıcı, kısıtlayıcı, küçük düşürücü, hakaret ve tehdit içeren tutumların yanı sıra aşırı kuşkucu yaklaşımların da bu kapsamda görüldüğünü ve bu eylemlerin ispatlanması hâlinde evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini kabul etmektedir. Değerlendirmede aranan ölçüt fiziksel bir iz değil, davranışın niteliği ve tekrarıdır.
Bu kavramın 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’daki karşılığı da vardır. Kanunun 2. maddesi şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik olmak üzere dört başlıkta tanımlar. Aynı davranış hem koruma tedbiri hem boşanma davasında kusur, kimi hâllerde de ceza hukuku bakımından suç oluşturabilir.
Dosyanın kurulacağı hukuki zemin TMK m. 166/1-2 olduğundan, çekilmezlik unsuru, ispat yükü, af denetimi ve kusur dağılımı bu davada da aynen işler. Genel çerçevenin tamamını evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazısında adım adım anlattım.
Yargı kararlarında psikolojik şiddet sayılan davranışlar
Kararlarda kusur olarak nitelendirilen davranışlar somut ve sayılabilir niteliktedir. Süreklilik gösteren aşağılama ve hakaret, bedensel ya da zihinsel durumu hedef alan sözler, aşırı kıskançlık, kontrolcü tutumlar, asılsız ithamlar, rahatsız edici davranışlar ve birlik görevlerinin ihmali başlıca örneklerdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11098, K. 2024/3746, T. 22.05.2024 kararında, davalı erkeğin davacı kadını süreklilik arz edecek şekilde aşağıladığı, bedensel görünümünü ve zihinsel yeterliliğini hedef alan sözler söyleyerek hakaret ettiği ve küfür ettiği anlaşıldığından davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5527, K. 2024/560, T. 06.02.2024 kararında, erkeğin çalışmayarak birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine yaptığı işi değersizleştiren, ailesi olmazsa hiçbir şey olamayacağını söyleyen ifadelerle psikolojik baskı uyguladığı kabul edilmiş; erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1484, K. 2024/7569, T. 21.10.2024 kararında ise eşine karşı aşırı kıskançlık gösteren, eşini darp eden ve aşağılayıcı sözler söyleyen davalı kocanın tam kusurlu olduğu, davacı kadına atfı kabil bir kusurun ispatlanamadığı belirlenmiştir.
Rahatsız etme amacı taşıyan davranışlar da bu kapsamdadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6852, K. 2024/3472, T. 15.05.2024 kararında erkeğin davacıyı psikolojik olarak rahatsız etmek için sürekli olarak evlerinin ziline bastığı belirlenmiş; hakaret, küçük düşürücü davranış ve özel yaşantının başkalarına anlatılması da boşanma sebebi sayılmıştır.
Aşırı kıskançlık, kontrol ve kısıtlayıcı tutumlar
Kıskançlığın kendisi kusur değildir; kusur oluşturan şey, kıskançlığın diğer eşin hareket alanını daraltan bir kontrol düzenine dönüşmesidir. Sürekli hesap sorma, günlük yaşamı kurallara bağlama, sosyal ilişkilere müdahale ve gidilen yerleri denetleme bu düzenin tipik görünümleridir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1265, K. 2024/5294, T. 03.07.2024 kararında, erkeğin beraberliklerinde kontrollü ve dominant karakteriyle kadın üzerinde baskıcı hareketlerinin olduğu, kadın çocuğuyla akrabalarına gittiğinde dahi sürekli telefon açtığı ve yaptığı yemeklere müdahale ettiği belirlenmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10609, K. 2023/1320, T. 23.03.2023 kararında ise davalının zaman zaman şiddet uyguladığı, kıskanç bir kişiliğinin olduğu, davacının babası ve abisiyle sarıldığında dahi problem çıkardığı, baskı uyguladığı ve kendi kurallarını yazıp davacının cüzdanına koyarak bu kurallara aykırı davranmaması gerektiğini söylediği vakıaları evlilik birliğini temelinden sarsan eylemler olarak kabul edilmiştir.
Kontrol davranışının ispatı çoğu zaman düşünülenden kolaydır. Yazılı kurallar, arama sıklığını gösteren kayıtlar, iptal edilmiş planlara ilişkin yazışmalar ve ortamda bulunan tanıkların beyanları bir arada değerlendirildiğinde örüntü görünür hale gelir. Bu tür davranış örüntülerinin dosyaya taşınmasını narsist eşten boşanma davası yazısında ayrıca ele aldım.
Bekaret muayenesine zorlama ve bedene müdahale
Eşin bedenine ve mahremiyetine yönelen müdahaleler ağır kusur oluşturur. Muayeneye zorlama, giyim tarzına karışma ve mahrem konuların üçüncü kişilere aktarılması yargı kararlarında psikolojik şiddet olarak nitelendirilmiştir. Bu başlıkta ölçü, davranışın kişinin onuruna ve karar özgürlüğüne yönelmesidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/66, K. 2023/2747, T. 30.05.2023 kararında, kadının evliliklerinin ilk gecesinden sonra bekaret muayenesine götürüldüğü hususunun cevap dilekçesindeki ikrardan, delil dilekçesi ekinde sunulan mektuptan, muteber tanık beyanlarından ve dosya kapsamından teyit edildiği; bekaret konusundaki tartışmalara erkeğin ailesinin de dahil olduğu belirlenerek bu durumun davacı kadına yönelik psikolojik şiddet olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir.
Aynı kararda giyime müdahale de ayrı bir kusur vakıası sayılmıştır. Giyim tarzında herhangi bir değişiklik ve aşırılık bulunmadığı beyan edilen kadının kıyafetine erkek tarafından karışılmasının, hatta bir kısım tanık beyanlarında geçtiği üzere kapanmasının istenmesinin de kadına yönelik psikolojik şiddet teşkil ettiği belirtilmiştir.
Kararın delil bakımından öğrettiği şey önemlidir. Dosyada tıbbi bir rapor değil; karşı tarafın cevap dilekçesindeki ikrarı, bir mektup ve tanık beyanları birleşerek vakıayı sabit kılmıştır. İkrar, boşanma dosyalarında en güçlü ve en çok gözden kaçan delildir.
Asılsız ithamlar, kuşkucu tavırlar ve süregelen ilgisizlik
Eşe yöneltilen asılsız suçlamalar ve dayanaksız kuşkular kişilik haklarına saldırı oluşturur. Aynı şekilde, evlilik birliğinin gerektirdiği ilgiyi süreklilik gösterecek biçimde göstermemek de kusur olarak yüklenmektedir. Her iki grup da fiziksel iz bırakmadığı için ispatı tanık beyanına dayanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5432, K. 2024/2043, T. 25.03.2024 kararında, eşinin kendisini zehirleyeceği yönünde sözler söyleyip kuşkucu tavırlar sergileyerek davacı kadına psikolojik şiddet uygulanmasının, aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu belirtilmiş ve bu davranışın manevi tazminat doğuracağı vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3614, K. 2024/321, T. 17.01.2024 kararında ise davalının alkollü hâlde eşini pijamalı vaziyette tehdit ve hakaret ederek videosunu çekmesi ve bu videoyu eşinin ailesine göndermesi, kusur tespiti ve tazminat gerekçesi yapılmıştır. Mahremiyetin üçüncü kişilere açılması ayrı bir ağırlık taşır.
İlgisizlik başlığında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8525, K. 2024/4660, T. 24.06.2024 kararı yol göstericidir. Kararda, davalının sürekli alkol kullanıp davacı ve ortak çocuklarla maddi ve manevi olarak ilgilenmeyerek duygusal ve psikolojik şiddet uyguladığı; tespit edilen fiziksel, duygusal, psikolojik ve ekonomik şiddet eylemleriyle birlikte bu tutumun evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği ve temelinden sarsılmasına neden olduğu sonucuna varılmıştır.
Somut ve görgüye dayalı delil zorunluluğu
Soyut iddia, ne kadar ağır olursa olsun kusur doğurmaz. Vakıanın kusur olarak yüklenebilmesi için somut ve görgüye dayalı delillerle ispatlanması gerekir. Mahkeme, hangi olayın ne zaman, nerede ve kimin önünde yaşandığını arar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9338, K. 2024/1575, T. 07.03.2024 kararında, kadının psikolojik şiddete ilişkin iddiasının somut ve görgüye dayalı delillerle ispatlanamadığı belirtilmiş; erkeğe öfke kontrolü, psikolojik şiddet ve babası üzerinden ev harcamalarını denetleyerek baskı uygulama nedeniyle kusur verilmişse de bu iddiaların evlilik sonrasına ait olduğunun somut ve görgüye dayalı delillerle ispatlanamadığı, dolayısıyla kusur olarak yüklenemeyeceği kaydedilmiştir. Aynı yönde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/385, K. 2023/3072, T. 07.06.2023 kararı bulunmaktadır.
Desteklenmeyen ya da soyut kalan iddialar ispatlanmamış sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5505, K. 2024/8859, T. 20.11.2024 ve E. 2022/10752, K. 2023/2180, T. 04.05.2023 kararları bu yöndedir.
Pratik karşılığı şudur: dilekçe yazılırken her iddia bir olaya bağlanmalıdır. Sürekli hakaret ediyordu cümlesi yerine, belirli bir ayda, belirli bir ortamda, belirli kişilerin yanında hangi sözlerin söylendiği yazılmalı ve o olayın tanığı ayrıca bildirilmelidir. Aynı disiplin, iddiaların üçünde de tekrarlandığında dosya taşıyıcı hale gelir.
Tıbbi rapor şart mı? Psikolog ve psikiyatri raporunun sunum usulü
Tıbbi rapor zorunlu değildir. Şiddet vakıaları tanık beyanı ve diğer delillerle de ispatlanabilir. Rapor bulunması dosyayı güçlendirir, bulunmaması iddiayı geçersiz kılmaz. Bu ayrım, rapor alma imkânı bulamamış kişiler bakımından belirleyicidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/417, K. 2024/4882, T. 26.06.2024 kararında, davalı-karşı davacı tarafından şiddete ilişkin bir rapor sunulmamış olsa da yerleşik içtihatlar uyarınca raporun şart olmadığı, şiddetin tanık beyanlarıyla da ispat edilebileceği kabul edilmiştir.
Elinizde psikolog görüşme notu ya da psikiyatri poliklinik kaydı varsa sunum usulü şöyledir. Özel bir kurumdan alınan belge, dilekçe ekinde delil olarak sunulur. Kamu hastanesindeki kayıtlar için mahkemeden ilgili sağlık kuruluşuna müzekkere yazılmasını talep etmek daha güvenlidir; böylece belge resmî kanaldan gelir ve içeriğine itiraz zayıflar. Aynı yöntem, e-Nabız üzerinden görülebilen kayıtlar için de kullanılabilir.
Bilirkişi süreciyle ilişkisi ayrı bir konudur. Boşanma davasında hâkim, hukuki değerlendirme için bilirkişiye başvuramaz; HMK m. 266 uyarınca bilirkişi ancak özel ve teknik bilgi gerektiren hâllerde görevlendirilir. Kişinin ruhsal durumunun davranışlarının iradiliğine etkisi tartışmalıysa, üniversite ya da tam teşekküllü devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu istenmesi talep edilebilir. Buna karşılık, bir kişinin şiddete uğrayıp uğramadığı hukuki bir değerlendirmedir ve bunu bilirkişi değil mahkeme belirler.
Rapor ve kayıtlar sunulurken tarih tutarlılığına dikkat edilmelidir. Dava tarihinden sonraki muayene kayıtları, dava tarihinden önceki bir olayı doğrulamak için kullanılabilir; ancak dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylara ilişkin beyanlar kusur belirlemesinde dikkate alınmaz.
Tanık beyanlarının değeri: akrabalık ve duyum ayrımı
Aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söyledikleri asıldır. Akrabalık ya da yakınlık tek başına beyanı geçersiz kılmaz. Buna karşılık taraflardan duyularak aktarılan ve görgüye dayanmayan beyanlar hükme esas alınamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/697, K. 2013/167, T. 30.01.2013 kararında, HMK m. 255 uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olanın tanıkların gerçeği söylemiş olmaları olduğu belirtilmiştir. Aynı kararda, şartlar oluştuğunda eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün olmadığı ve davanın kabulü gerektiği vurgulanmıştır.
Duyum sınırı ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1484, K. 2024/7569, T. 21.10.2024 kararında çizilmiştir: tanıkların taraflardan duyarak aktardıkları ve görgüye dayalı olmayan beyanlar taraflara kusur olarak yükletilemeyeceğinden hükme esas alınmaz.
İyi bir tanık listesi için üç ölçüt vardır. Tanık olayı bizzat görmüş ya da işitmiş olmalı; yer ve zamanı belirtebilmeli; anlattığı olay dilekçede vakıa olarak yazılmış olmalıdır. Bu üçü sağlanmadığında tanık dinlenmiş olsa bile beyanı sonuç doğurmaz.
Çocukların tanık olarak dinlenmesi: usul ve hassasiyet
Ortak çocuk, ebeveynleri arasındaki bir davada tanık olarak dinlenebilir. HMK m. 240 uyarınca tanıklık kural olarak herkes için geçerli bir yükümlülüktür; m. 248 uyarınca ise altsoy ve üstsoy tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Çocuğun bu hakkı kendisine hatırlatılır.
Bizzat görülüp işitilen olaylara ilişkin çocuk beyanı hükme esas alınabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8736, K. 2024/4686, T. 24.06.2024 kararında, davalı erkeğin davacı kadına psikolojik şiddet uyguladığının ortak çocuğun, babasının annesine ve annesinin ailesine hakaret ve küfür ettiğini duyduğuna ilişkin beyanı ile ispatlandığı tespit edilmiştir.
Buna karşılık bu yol dikkatle kullanılmalıdır. Çocuğun ebeveynleri arasında taraf tutmaya zorlanması hem çocuğa zarar verir hem de dosyada aleyhe kusur vakıası doğurabilir. Uygulamada mahkemeler, çocuğun yaşına ve idrak düzeyine bakar; küçük yaştaki çocuklar tanık olarak değil, uzman aracılığıyla dinlenir. Sosyal inceleme raporu bu ihtiyacı çoğu zaman karşılar.
Çocuk dinlenecekse şu usul beklenir: duruşma salonunda tarafların bulunmadığı bir ortam sağlanması, gerekirse uzman eşliğinde görüşme yapılması, yönlendirici soru sorulmaması ve görüşmenin kısa tutulması. Çocuğun ne söyleyeceğinin önceden öğretilmesi, beyanı değersiz kılar ve öğreten ebeveyn aleyhine sonuç doğurur. Çocuğun yararının nasıl somutlaştırıldığını çocuğun üstün yararı ilkesi ve velayet yazısında ölçütleriyle anlattım.
Mesaj ve sosyal medya delillerinin dosyaya sunum biçimi
Yazışmalar, çoğu dosyada tanık beyanını destekleyen ikinci katmandır. Sunum biçimi delilin kaderini belirler. Ekran görüntüsü tek başına zayıf bir delildir; içeriğin bütünlüğü, tarih ve gönderici bilgisi gösterilmediğinde karşı taraf kolayca itiraz eder.
Doğru sunum şu adımları izler. Birincisi, yazışmanın tamamı kesintisiz biçimde çıkarılır; seçilmiş tek bir mesaj yerine öncesi ve sonrasıyla birlikte sunulur. İkincisi, ekran görüntüsünde tarih, saat ve gönderen bilgisi görünür olmalıdır. Üçüncüsü, dilekçede her ekran görüntüsünün hangi vakıayı ispatladığı açıkça yazılır. Dördüncüsü, karşı taraf içeriğe itiraz ederse cihazın bilirkişi incelemesine gönderilmesi talep edilir; bu talep için cihazın değiştirilmemiş olması gerekir.
Sosyal medya paylaşımlarında ise erişilebilirlik ayrımı yapılır. Herkese açık bir paylaşım ile kapalı bir hesaptaki içerik farklı değerlendirilir. Paylaşımın silinme ihtimaline karşı HMK m. 400 ve devamındaki delil tespiti yoluna başvurulabilir; noter aracılığıyla tespit yaptırmak da uygulamada kullanılan bir yöntemdir.
Sınır nettir: size gönderilmiş mesajlar kural olarak sunulabilir. Eşin telefonuna, e-posta hesabına ya da sosyal medya hesabına rızası olmadan girerek elde edilen veriler ise HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı delil sayılabilir ve ayrıca TCK m. 132-134 kapsamında suç oluşturabilir. Bu yolla elde edilen bir kayıt, dosyanızı güçlendirmek yerine sizi sanık konumuna taşıyabilir.
Delil toplama zamanlaması: ayrılık öncesi ve sonrası
Delil toplamanın en verimli dönemi, ayrılık öncesidir. Ayrılıktan sonra ortak yaşam alanına erişim biter, tanıklar mesafe koyar ve kayıtlar dağılır. Buna karşılık dava tarihinden sonraki olaylar kusur belirlemesinde dikkate alınmadığından, zamanlama iki yönlü bir denge gerektirir.
Ayrılık öncesinde yapılabilecekler sınırlıdır ama etkilidir: kendi adınıza düzenlenmiş belgelerin kopyalarını almak, size gönderilmiş yazışmaları yedeklemek, ortak giderlere ilişkin banka ve fatura kayıtlarını çıkarmak, kolluğa yaptığınız başvuruların tutanak numaralarını not etmek, doktor ya da psikolog görüşmelerinin tarihlerini kaydetmek. Hiçbiri karşı tarafın özel alanına girmeyi gerektirmez.
Ayrılık sonrasında ise şunlar yapılabilir: hastane kayıtları için müzekkere talebi, kolluk ve savcılık dosyalarının celbi, 6284 sayılı Kanun kapsamında alınmış tedbir kararlarının dosyaya sunulması, tanıkların iletişim bilgilerinin güncellenmesi ve varsa okul kayıtlarının istenmesi. Bu belgelerin çoğu resmî kanaldan gelir ve içeriğine itiraz güçtür.
Zamanlama bakımından iki kritik nokta vardır. Birincisi, dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar kusur belirlemesinde dikkate alınmaz; bu olaylar ancak yeni bir dava ya da tedbir talebine konu olabilir. İkincisi, olaydan sonra ortak hayatın sürdürülmesi af olarak yorumlanabilir; delil biriktirmek uğruna beklemek, davanın reddine yol açabilir.

Sessizlik ve yok sayma gibi ince davranışların ispat zorluğu
En zor ispatlanan davranışlar, dışarıdan görülmeyenlerdir. Konuşmama, selam almama, sorulara cevap vermeme, eşin varlığını yok sayma ve duygusal olarak geri çekilme tanık gerektirir; ancak bu davranışlar çoğu zaman kapalı kapılar ardında yaşanır. Tek başına iç dünyaya ait bir anlatı, kusur doğurmaz.
Bu davranışları dosyaya taşımanın yolu, dışa yansıyan sonuçlarını yakalamaktır. Aile buluşmalarında eşin diğerine hiç hitap etmemesi, ortak davetlerde ayrı gelinip ayrı dönülmesi, doğum günü ve yıl dönümü gibi günlerde eşin yalnız bırakılması, hastalık dönemlerinde ilgilenilmemesi. Bunların her biri üçüncü kişilerin görebildiği olaylardır ve tanıkla ispatlanabilir.
Yargı kararlarında bu yaklaşımın izi vardır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8525, K. 2024/4660, T. 24.06.2024 kararında ilgisizlik, sürekli alkol kullanımı ve çocuklarla manevi olarak ilgilenmeme gibi somut görünümler üzerinden değerlendirilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6852, K. 2024/3472, T. 15.05.2024 kararında da özel yaşantının başkalarına anlatılması ve küçük düşürücü davranışlar, dışarıdan gözlemlenebilir olmaları sayesinde vakıa olarak dosyaya girmiştir.
İkinci bir yöntem, yazılı izi kullanmaktır. Cevapsız bırakılan mesajlar, tek taraflı süren yazışmalar ve karşılıksız kalan talepler, sessizliğin nesnel bir kaydını oluşturur. Üçüncü yöntem, ortak yaşamın fiili düzenini ortaya koymaktır: ayrı odalarda yaşanması, öğünlerin ayrı yenmesi ve ev içi iletişimin not bırakarak sürdürülmesi gibi durumlar, eve giren yakınlar tarafından gözlemlenebilir.
Ekonomik şiddetin psikolojik şiddetle ilişkisi
Ekonomik kısıtlama, çoğu dosyada psikolojik baskının aracıdır. Eşin harcamalarını denetlemek, gelirine el koymak, ev giderlerini kasten karşılamamak ve çalışmasına engel olmak, kişinin karar özgürlüğünü daraltarak ruhsal bütünlüğünü de etkiler. Kararlar bu iki başlığı çoğu zaman birlikte değerlendirir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8525, K. 2024/4660, T. 24.06.2024 kararında davalının fiziksel, duygusal, psikolojik ve ekonomik şiddet eylemleri bir bütün olarak ele alınmış ve bu eylemlerin birlikte evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9338, K. 2024/1575, T. 07.03.2024 kararında ise harcamaların babası üzerinden denetlenmesi iddiası psikolojik şiddet başlığı altında incelenmiş, ancak somut delille ispatlanamadığından kusur olarak yüklenememiştir.
Bu ikinci karar, ekonomik şiddet iddiasında ispatın önemini gösterir. İddia soyut kaldığında sonuç doğurmaz. Kullanılabilecek belgeler ise büyük ölçüde erişilebilirdir: banka hesap dökümleri, kredi kartı ekstreleri, fatura ve kira ödeme kayıtları, maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, işten ayrılış kayıtları ve icra dosyası bilgileri.
Bir örnek üzerinden bakalım. Kurgusal bir dosyada, evlilik boyunca kendi adına çalışan bir eşin maaş hesabına ait kartın diğer eşte olduğu, üç yıl boyunca maaşın çekildiği gün nakit çekim yapıldığı ve aynı dönemde ev giderlerinin ödenmediği banka kayıtlarıyla gösterilebiliyorsa, iddia soyut olmaktan çıkar. Bu tabloya, ödenmemiş faturalar ve icra takipleri eklendiğinde vakıa sabit hale gelir. Ekonomik tabloların dosya bazında değişkenlik gösterdiğini dikkate alarak, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Af ve hoşgörü ile usul kurallarının etkisi
Yaşanan olaylardan sonra tarafların birlikte yaşamayı sürdürmesi hâlinde bu vakıalar affedilmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılır ve boşanma gerekçesi yapılamaz. Af savunması, ispatlanmış bir kusuru dahi hükümsüz kılabilecek ağırlıktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2221, K. 2023/4783, T. 17.10.2023 kararında şiddet vakıasının affedilmiş, en azından hoşgörüyle karşılanmış olduğu tespit edilmiştir. Aynı kararda, davalının boşanma davasını kabul etmesinin tek başına hukuki sonuç doğurmayacağı da belirtilmiştir; yani karşı tarafın davayı kabul etmesi, TMK m. 166/3 koşulları yoksa boşanma için yeterli değildir.
Usul kuralları da en az esas kadar belirleyicidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1484, K. 2024/7569, T. 21.10.2024 kararında, dava ve cevap dilekçelerinde dayanılmayan vakıaların, usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen vakıaların (HMK m. 137, 140/3, 187) ve tanıkların taraflardan duyarak aktardıkları görgüye dayalı olmayan beyanların taraflara kusur olarak yükletilemeyeceği ve hükme esas alınmayacağı belirtilmiştir.
Bunun pratik sonucu şudur: dava dilekçesi, dosyanın çerçevesini kalıcı olarak çizer. Ön inceleme duruşmasından sonra yeni vakıa ileri sürmek, karşı tarafın açık muvafakati ya da HMK m. 176 uyarınca ıslah dışında mümkün değildir. Bu yüzden dilekçe yazılırken hiçbir olay atlanmamalı, hatırlanan her vakıa numaralandırılarak yazılmalıdır.
Ceza davası ile boşanma davasının birlikte yürütülmesi
Aynı davranış hem kusur hem suç oluşturabilir. Hakaret TCK m. 125, tehdit m. 106, kasten yaralama m. 86, eziyet m. 96, özel hayatın gizliliğini ihlal m. 134 ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali m. 233 kapsamındadır. İki dava bağımsız yürür, ancak birbirini besler.
Eziyet suçu bu başlıkta özel bir yere sahiptir. TCK m. 96, bir kimseye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları sistematik biçimde gerçekleştirmeyi cezalandırır. Süreklilik ve sistematiklik aranması, psikolojik şiddet dosyalarındaki örüntü anlatımıyla örtüşür.
Birlikte yürütmenin avantajı, ceza soruşturmasında toplanan delillerin hukuk dosyasına taşınabilmesidir. Kolluk tutanakları, ifade zabıtları, adli muayene raporları ve tanık beyanları müzekkereyle celbedilerek boşanma dosyasına sunulabilir. Soruşturma dosyasındaki ifadeler, tarafların olay anındaki anlatımlarını sabitlediği için hukuk mahkemesinde vakıanın sabit görülmesine katkı sağlayabilir.
Bağlayıcılık sınırı ise HMK m. 214 ve TBK m. 74 çerçevesinde çizilir. Ceza mahkemesinin maddi olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin kesinleşmiş tespiti hukuk hâkimini bağlar; buna karşılık beraat kararı, delil yetersizliğine dayanıyorsa hukuk davasında kusur tespitine engel olmaz. Boşanma davasında aranan ispat ölçüsü ile ceza yargılamasındaki şüpheden sanık yararlanır ilkesi farklı işler.
Zamanlama bakımından şu ayrıntı önemlidir: hakaret ve tehdit gibi şikâyete bağlı suçlarda, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Bu süre kaçırıldığında ceza yolu kapanır, ancak aynı davranış boşanma davasında kusur olarak ileri sürülmeye devam edebilir. Pek kötü ve onur kırıcı davranış boyutuna ulaşan eylemlerde özel boşanma sebebinin de gündeme gelebileceğini hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazısında karşılaştırmalı olarak inceledim.
6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddeti fiziksel olanla sınırlamaz. Kanunun 2. maddesi psikolojik ve ekonomik şiddeti de tanımın içine alır. Tedbir kararı için delil sunma zorunluluğu yoktur ve karar gecikmeksizin verilir.
Kanunun 4. maddesindeki koruyucu tedbirler arasında barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, rehberlik ve psikososyal destek hizmeti verilmesi, geçici koruma altına alınma ve kreş imkânı sağlanması bulunur. Bu tedbirler mülki amir tarafından da alınabilir.
Kanunun 5. maddesindeki önleyici tedbirler ise hâkim tarafından verilir: şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama ve küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunulmaması, ortak konuttan uzaklaştırma, korunan kişiye ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması ya da sınırlandırılması, silah teslimi ve alkol veya uyuşturucu madde kullanılmaması. Hâkim ayrıca korunan kişi lehine nafakaya hükmedebilir.
Başvuru yolu esnektir. Aile mahkemesine doğrudan başvurulabileceği gibi kolluğa ya da mülki amire de başvurulabilir; avukat zorunluluğu, harç ve masraf yoktur. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri tedbiri alır ve karar hâkim onayına sunulur. Kararın ihlali hâlinde uygulanacak yaptırımı 6284 koruma kararı ihlalinde zorlama hapsi yazısında ayrıntılarıyla anlattım.
Boşanma dosyası bakımından bu kararların ikinci bir işlevi vardır. Alınan tedbir kararları, başvuru tarihleri ve gerekçeleriyle birlikte dosyaya sunulduğunda, olayların zaman çizelgesini nesnel biçimde ortaya koyar. Tek başına kusur ispatı sayılmasa da, iddianın dava öncesinde de dile getirildiğini gösterir.
Kusur, boşanma, tazminat ve nafaka sonuçları
Psikolojik şiddetin sabit görüldüğü dosyalarda fail eş tam ya da ağır kusurlu kabul edilir. Karşı tarafa yüklenecek bir kusur yoksa davacı haklı bulunarak TMK m. 166/1 uyarınca boşanmaya karar verilir. Kusur dengesi, tazminat ve nafaka taleplerinin tamamını etkiler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8736, K. 2024/4686, T. 24.06.2024 kararında, ortak hayatın temelinden sarsılmasında davalı erkeğin tam ve ağır kusurlu olduğu, davacı kadına yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı belirtilerek boşanma kararı onanmıştır.
Tersi durum da vardır. Davacı tamamen kusurlu olup davalıya yüklenecek az da olsa bir kusur kanıtlanamazsa dava reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13743, K. 2018/4023, T. 28.03.2018 kararında, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığının belirlenmesinin kaçınılmaz olduğu, sonuca ulaşılmasının tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklandığı ve davalıya atfı mümkün hiçbir kusurun gerçekleşmediği hâllerde isteğin reddi gerektiği belirtilmiştir.
Tazminat bakımından TMK m. 174 uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5432, K. 2024/2043, T. 25.03.2024 kararında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceği hatırlatılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3614, K. 2024/321, T. 17.01.2024 kararında ise beklenen menfaatleri zedelenen, kişilik hakları zarar gören ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek davacı lehine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
| Karar | İncelenen vakıa | İspat aracı | Sonuç |
|---|---|---|---|
| 2. HD, E. 2023/66, K. 2023/2747, T. 30.05.2023 | Bekaret muayenesine götürme, giyime müdahale | Davalı ikrarı, mektup, tanık beyanı | Eylemler psikolojik şiddet kabul edilmiştir |
| 2. HD, E. 2022/11098, K. 2024/3746, T. 22.05.2024 | Sürekli aşağılama, hakaret ve küfür | Toplanan deliller ve yargılama | Geçimsizlik sabit görülerek boşanma kabul edilmiştir |
| 2. HD, E. 2023/8736, K. 2024/4686, T. 24.06.2024 | Eşe ve ailesine yönelik hakaret ve küfür | Ortak çocuğun görgüye dayalı beyanı | Davalı tam ve ağır kusurlu bulunmuştur |
| 2. HD, E. 2023/5432, K. 2024/2043, T. 25.03.2024 | Zehirleme ithamı ve aşırı kuşkucu tavırlar | Sübut bulmuş dosya vakıaları | Kişilik haklarına saldırı ve manevi tazminat |
| 2. HD, E. 2023/6852, K. 2024/3472, T. 15.05.2024 | Sürekli zile basarak rahatsız etme, özel hayatı ifşa | Tanık beyanı ve davalı ikrarı | Davalı ağır kusurlu sayılmıştır |
| 2. HD, E. 2023/9338, K. 2024/1575, T. 07.03.2024 | Harcamaları denetleme ve öfke kontrolü iddiası | Somut ve görgüye dayalı delil bulunmaması | İddialar kusur olarak yüklenememiştir |
| 2. HD, E. 2023/417, K. 2024/4882, T. 26.06.2024 | Rapor sunulmaksızın ileri sürülen şiddet iddiası | Tanık beyanı | Raporun şart olmadığı kabul edilmiştir |
| 2. HD, E. 2023/2221, K. 2023/4783, T. 17.10.2023 | Geçmiş şiddet iddiaları ve davalının kabulü | Birlikte yaşamaya devam etme olgusu | Vakıanın affedilmiş sayıldığı belirtilmiştir |
| 2. HD, E. 2016/13743, K. 2018/4023, T. 28.03.2018 | Davalıya atfedilebilecek kusurun bulunmaması | Dosya kapsamı | Tamamen kusurlu davacının davası reddedilmiştir |
Nafaka miktarı, dosyanın kendi verilerine göre belirlenir. Ölçütlerin nasıl uygulandığını tedbir nafakası şartları ve miktarı yazısında hesap örnekleriyle açıkladım.
Bu konuda içtihat birliği bulunmayan noktalar
Bu alandaki her sorunun yerleşmiş tek bir cevabı yoktur. İspat değerlendirmesi büyük ölçüde takdire dayandığından, benzer olgularda farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir. Aşağıdaki başlıklarda uygulama birliği sağlanmış değildir.
Birincisi, rıza dışı elde edilen ses ve görüntü kaydının hangi koşullarda değerlendirmeye alınacağı. Kişinin kendisine yöneltilen ani bir saldırıyı, başka türlü ispatlanması mümkün olmayan bir durumda kayda alması ile eşi sistematik biçimde izlemesi arasında ayrım yapılmakta, ancak sınırın nerede çizileceği konusunda tam bir uzlaşı bulunmamaktadır.
İkincisi, zorunlu birlikte yaşamanın af sayılıp sayılmayacağı. Barınacak başka yeri olmadığı için aynı konutta kalmayı sürdüren kişinin bu davranışının af olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı somut olay değerlendirmesine bırakılmıştır.
Üçüncüsü, ekonomik şiddet iddiasında ispat standardı. Hangi belge setinin yeterli sayılacağı, gelirin ortak kullanıma girip girmediğinin nasıl belirleneceği konusunda yeknesak bir uygulama oluşmuş değildir. Dördüncüsü, sessizlik ve duygusal geri çekilme gibi ince davranışların hangi eşikten sonra kusur oluşturacağı; bu değerlendirme neredeyse tamamen derece mahkemesinin takdirindedir.
50 Soruda Boşanmada Psikolojik Şiddet
1. Psikolojik şiddet boşanma sebebi mi?
Ayrı bir madde olarak düzenlenmemiştir; TMK m. 166/1 kapsamında evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranış olarak değerlendirilir.
2. Hangi davranışlar bu kapsamda sayılıyor?
Süreklilik gösteren aşağılama ve hakaret, aşırı kıskançlık ve kontrol, asılsız ithamlar, mahremiyete müdahale ve süregelen ilgisizlik başlıca örneklerdir.
3. Fiziksel şiddet olmadan boşanabilir miyim?
Evet. Psikolojik şiddet tek başına kusur oluşturur ve boşanmaya, tazminata ve nafakaya yol açabilir.
4. Doktor raporu almam şart mı?
Şart değildir. Yerleşik içtihatlara göre şiddet tanık beyanlarıyla da ispat edilebilir.
5. Psikolog raporunu mahkemeye nasıl sunarım?
Özel kurumdan alınan belge dilekçe ekinde sunulur; kamu kurumundaki kayıtlar için mahkemeden müzekkere yazılmasını talep etmek daha güvenlidir.
6. Mahkeme bilirkişiye başvurur mu?
Bilirkişi ancak özel ve teknik bilgi gerektiren hâllerde görevlendirilir (HMK m. 266). Hukuki değerlendirme için bilirkişiye gidilmez.
7. Şiddete uğrayıp uğramadığımı bilirkişi mi belirler?
Hayır. Bu hukuki bir değerlendirmedir ve mahkemeye aittir.
8. Soyut iddia yeterli olur mu?
Olmaz. İddianın somut ve görgüye dayalı delillerle ispatlanması gerekir.
9. Tanığım olayı benden duyduysa ne olur?
Duyuma dayalı beyanlar kusur olarak yükletilemez ve hükme esas alınmaz.
10. Akrabalarım tanıklık yapabilir mi?
Yapabilir. Akrabalık tek başına beyanı değerden düşürmez; aranan şey beyanın görgüye dayalı olmasıdır.
11. Tanıklar gerçeği söylemek zorunda mı?
Aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söyledikleri asıldır (HMK m. 255).
12. Çocuğum tanık olarak dinlenebilir mi?
Dinlenebilir, ancak altsoy tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir (HMK m. 248). Yaş ve idrak düzeyi gözetilir.
13. Çocuğumu tanık göstermeli miyim?
Dikkatle değerlendirilmelidir. Çocuğun taraf tutmaya zorlanması hem çocuğa zarar verir hem aleyhinize kusur doğurabilir.
14. Çocuk nasıl dinlenir?
Tarafların bulunmadığı bir ortamda, gerektiğinde uzman eşliğinde ve yönlendirici soru sorulmadan dinlenir.
15. Küçük yaştaki çocuk dinlenir mi?
Genellikle tanık olarak değil, sosyal inceleme raporu kapsamında uzman aracılığıyla dinlenir.
16. Mesajları ekran görüntüsü olarak sunabilir miyim?
Sunabilirsiniz. Tarih, saat ve gönderen bilgisinin görünmesi ve yazışmanın kesintisiz olması gerekir.
17. Karşı taraf mesajlara itiraz ederse ne olur?
Cihazın bilirkişi incelemesine gönderilmesini talep edebilirsiniz; bunun için cihazın değiştirilmemiş olması gerekir.
18. Eşimin telefonundan aldığım kayıtları kullanabilir miyim?
Rızası olmadan elde edilen veriler hukuka aykırı delil sayılabilir (HMK m. 189/2) ve ayrıca suç oluşturabilir.
19. Sosyal medya paylaşımı delil olur mu?
Herkese açık paylaşımlar sunulabilir. Silinme riskine karşı delil tespiti yoluna başvurulabilir (HMK m. 400).
20. Ses kaydı geçerli mi?
Kişinin kendisine yöneltilen ani bir saldırıyı kayda alması farklı değerlendirilebilir; sistematik gizli kayıt ise hukuka aykırıdır. Sınır tartışmalıdır.
21. Delilleri ne zaman toplamalıyım?
En verimli dönem ayrılık öncesidir. Ayrılıktan sonra ortak alana erişim biter ve kayıtlar dağılır.
22. Dava açtıktan sonraki olaylar dosyaya girer mi?
Kusur belirlemesinde dikkate alınmaz. Bu olaylar ancak yeni bir dava ya da tedbir talebine konu olur.
23. Delil toplamak için beklemeli miyim?
Beklemek af riski doğurur. Olaylardan sonra birlikte yaşamayı sürdürmek af olarak yorumlanabilir.
24. Dilekçede yazmadığım olayı sonra ekleyebilir miyim?
Ön inceleme sonrasında ancak karşı tarafın muvafakati ya da ıslahla mümkündür (HMK m. 137, 140/3, 176, 187).
25. Eşim davayı kabul ederse boşanma olur mu?
Davayı kabul tek başına hukuki sonuç doğurmaz. TMK m. 166/3 koşulları yoksa mahkeme yine delilleri inceler.
26. Affettiğim bir olayı ileri sürebilir miyim?
Süremezsiniz. Affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan olaylar boşanma gerekçesi yapılamaz.
27. Af nasıl ispatlanır?
Genellikle olaydan sonra ortak hayatın sürdürülmüş olmasıyla. Af iddiasını ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır.
28. Sessizlik ve yok sayma kusur sayılır mı?
Sayılabilir, ancak ispatı zordur. Dışa yansıyan görünümlerinin tanıkla ortaya konması gerekir.
29. Sessizliği nasıl ispatlarım?
Aile buluşmalarında hiç hitap edilmemesi, özel günlerde yalnız bırakılma ve cevapsız kalan yazışmalar kullanılabilir.
30. Ekonomik şiddet nedir?
Gelire el koymak, çalışmaya engel olmak, ev giderlerini kasten karşılamamak ve harcamaları denetlemek ekonomik şiddet görünümleridir.
31. Ekonomik şiddeti nasıl ispatlarım?
Banka dökümleri, kredi kartı ekstreleri, fatura ve kira kayıtları, bordrolar ve SGK hizmet dökümü kullanılır.
32. Aşırı kıskançlık tek başına kusur mu?
Kıskançlığın kendisi değil, diğer eşin hareket alanını daraltan kontrol düzenine dönüşmesi kusur oluşturur.
33. Eşimin giyimime karışması kusur mu?
Yargı kararlarında giyim tarzına müdahale psikolojik şiddet olarak değerlendirilmiştir.
34. Muayeneye zorlanmak boşanma sebebi mi?
Bekaret muayenesine götürülme yargı kararlarında psikolojik şiddet sayılmış ve kusur olarak yüklenmiştir.
35. Asılsız suçlamalar tazminat doğurur mu?
Kişilik haklarına saldırı oluşturduğunda TMK m. 174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilir.
36. İlgisizlik kusur sayılır mı?
Eş ve çocuklarla maddi ve manevi olarak ilgilenmemek duygusal ve psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilmiştir.
37. Ceza davası açmam gerekir mi?
Zorunlu değildir. Ancak hakaret, tehdit ve eziyet gibi fiillerde ceza dosyasındaki deliller boşanma dosyasına taşınabilir.
38. Şikâyet süresi kaç ay?
Hakaret ve tehdit gibi şikâyete bağlı suçlarda fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
39. Eziyet suçu nedir?
TCK m. 96 uyarınca insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal acı çekmeye yol açan davranışların sistematik biçimde yapılmasıdır.
40. Beraat kararı boşanma davasını etkiler mi?
Delil yetersizliğine dayanan beraat, hukuk davasında kusur tespitine engel değildir. İspat ölçüleri farklıdır.
41. Ceza mahkemesinin tespiti hukuk hâkimini bağlar mı?
Maddi olayın gerçekleştiğine ilişkin kesinleşmiş tespit bağlar (TBK m. 74). Hukuki nitelendirme ise ayrıdır.
42. 6284 sayılı Kanun psikolojik şiddeti kapsıyor mu?
Kapsıyor. Kanunun 2. maddesi şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik olarak tanımlar.
43. Tedbir kararı için delil sunmam gerekir mi?
Gerekmez. Karar delil aranmaksızın ve gecikmeksizin verilir.
44. Tedbir kararını nereden isteyebilirim?
Aile mahkemesine doğrudan başvurabileceğiniz gibi kolluğa ya da mülki amire de başvurabilirsiniz.
45. Tedbir başvurusunda harç ödenir mi?
Ödenmez. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular harç ve masraftan muaftır.
46. Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse ne olur?
Zorlama hapsi uygulanabilir. İhlal her tekrarında ayrıca değerlendirilir.
47. Tedbir kararı boşanma davasında kullanılır mı?
Doğrudan kusur ispatı sayılmaz, ancak olayların zaman çizelgesini ve iddianın dava öncesinde dile getirildiğini gösterir.
48. Tam kusurlu bulunan eşten ne isteyebilirim?
Kusurunuz daha azsa maddi tazminat, kişilik haklarınız saldırıya uğradıysa manevi tazminat ve koşulları varsa yoksulluk nafakası isteyebilirsiniz (TMK m. 174, 175).
49. Ben de kusurluysam dava reddedilir mi?
Reddedilmez. Davalıya yüklenecek az da olsa bir kusur ispatlanabiliyorsa boşanmaya karar verilebilir.
50. Bu davalar ne kadar sürer?
Çekişmeli dosyalarda ilk derece aşaması genellikle bir ile iki yıl arasında sürer; kanun yolu aşamalarıyla süre uzayabilir.
Sonuç
Psikolojik baskıya maruz kalan kişilerin en sık karşılaştığı güçlük, yaşadıklarının dışarıdan görünmemesidir. Hukuk bu güçlüğü ortadan kaldırmaz, ancak aşmanın yolunu gösterir: her yaşanmışlığı tarih, ortam ve tanık içeren bir vakıa cümlesine çevirmek. Yargı kararları, bu dönüşümü yapabilen dosyalarda tıbbi rapor bulunmasa dahi boşanmaya hükmedildiğini göstermektedir.
Kararların ortak çizgisi üç noktada toplanır. Soyut iddia sonuç doğurmaz; görgüye dayalı tanık beyanı ya da başka somut delil aranır. Rapor zorunlu değildir, ancak dosyayı güçlendirir. Sabit görülen davranış, faili tam ya da ağır kusurlu kılar ve boşanmanın yanında maddi ve manevi tazminat ile nafakaya yol açar.
Usul yönü de en az esas kadar belirleyicidir. Dilekçede dayanılmayan vakıa, dava tarihinden sonraki olay ve duyuma dayalı beyan hükme esas alınmaz; olaydan sonra birlikte yaşamayı sürdürmek ise af olarak yorumlanabilir. Dosyanızın hangi noktada durduğunu ve hangi delilin eksik kaldığını değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 174, 175, 182, 185, 336.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 3, 4, 5, 8, 13.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 137, 140, 176, 187, 189, 214, 240, 248, 255, 266, 400.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86, 96, 106, 125, 132, 133, 134, 233.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74.
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11098, K. 2024/3746, T. 22.05.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5527, K. 2024/560, T. 06.02.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1484, K. 2024/7569, T. 21.10.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/66, K. 2023/2747, T. 30.05.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1265, K. 2024/5294, T. 03.07.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10609, K. 2023/1320, T. 23.03.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5432, K. 2024/2043, T. 25.03.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6852, K. 2024/3472, T. 15.05.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3614, K. 2024/321, T. 17.01.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8525, K. 2024/4660, T. 24.06.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9338, K. 2024/1575, T. 07.03.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/385, K. 2023/3072, T. 07.06.2023
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/697, K. 2013/167, T. 30.01.2013
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8736, K. 2024/4686, T. 24.06.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/417, K. 2024/4882, T. 26.06.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5505, K. 2024/8859, T. 20.11.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10752, K. 2023/2180, T. 04.05.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2221, K. 2023/4783, T. 17.10.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13743, K. 2018/4023, T. 28.03.2018
Doktrin ve akademik kaynaklar
Ömer Uğur Gençcan, Boşanma Hukuku.
Turgut Akıntürk / Derya Ateş, Türk Medeni Hukuku – Aile Hukuku.
Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
Bilge Öztan, Aile Hukuku.
Hakan Pekcanıtez / Oğuz Atalay / Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
