Bir ekran görüntüsüyle karakola gidildiğinde sorulan ilk soru şudur: sosyal medyada tehdit iddiasına konu olan söz, hangi ölçütlere göre suç sayılır? Türk Ceza Kanunu m. 106 metni tek başına yanıt vermez; paylaşımın failin iradesiyle muhataba ulaşıp ulaşmadığı, içeriğin ciddi korku doğurmaya elverişli olup olmadığı ve tehdidin hayata mı yoksa sair bir kötülüğe mi yöneldiği ayrı ayrı incelenir. Bu üç halka kurulmadan mahkûmiyet kurulamaz.
Bu yazıda TCK m. 106 kapsamındaki tehdit suçunun internet ortamındaki görünümünü; aleniyet ve iletme iradesi tartışmasını, basit tehdit ile sair tehdit ayrımını, nitelikli hâlleri, anonim hesap soruşturmalarını, silinen mesajlarda delil tespitini, hakaret ve şantajla birleşme hâlinde içtimayı, haksız tahrik indirimini, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerini, şikâyet süresini, uzlaştırmayı ve görevli mahkemeyi Yargıtay kararları eşliğinde inceliyorum.

Sosyal Medyada Tehdit Suçunun Yasal Dayanağı: TCK m. 106
Tehdit suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 106’da düzenlenir. Birinci fıkranın ilk cümlesi kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı bildirimini; ikinci cümlesi malvarlığında büyük zarar veya sair bir kötülük bildirimini kapsar. Kanun fiilin işlendiği araca göre ayrım yapmaz; mesaj, yorum ve hikâye paylaşımı da metin kapsamındadır.
Kanun koyucunun tehdit suçuyla koruduğu değer, kişinin iç huzuru ve karar verme özgürlüğüdür. Mağdurun gerçekten korkup korkmadığı değil, bildirilen kötülüğün ortalama bir insanda ciddi endişe doğurmaya elverişli olup olmadığı ölçü alınır. Bu nedenle mağdurun cesur davranıp karşılık vermesi suçu ortadan kaldırmaz.
İnternet ortamı, klasik tehdit tipolojisini iki noktada zorlar. Birincisi, söz doğrudan muhataba değil kalabalığa söylenir; ikincisi, ileti kaydedilebilir ve süresiz erişilebilir kalır. Yargıtay bu iki özelliği dikkate alarak, gıyapta söylenen sözlerde failin iletme iradesini ayrı bir unsur olarak arar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/44489, K. 2015/26671, T. 09.04.2015 kararında Facebook’ta yer alan tehdit içerikli sözlerin bu niteliğiyle aleniyete kavuştuğu tespit edilmiştir.
Bir mesajın suç oluşturması için mağdurun hesabını takip ediyor olması gerekmez. Kararda vurgulandığı üzere fail, sözlerin ortak arkadaşlar aracılığıyla mağdur tarafından öğrenilebileceğini bilebilecek durumdaysa, aleniyet kendi iradesiyle sağlanmış sayılır.
Aleniyet ve Failin İletme İradesi
Gıyapta söylenen tehdit sözlerinin suç oluşturması için iletimin failin rızası hilafına başkalarınca gerçekleştirilmemiş olması aranır. Fail sözü herkese açık bir alanda paylaşmışsa ya da muhatabın çevresindeki kişilerin görebileceğini öngörebiliyorsa iletme iradesi kabul edilir. Kapalı bir defterde tutulan not bu ölçütü karşılamaz.
Bu ayrım pratikte şöyle işler. Herkese açık bir profilden yapılan gönderi, mağdurun adı yazılmasa bile çevresine ulaşacağı öngörülebilir olduğundan iletme iradesi bakımından güçlü karine oluşturur. Buna karşılık yalnızca sınırlı bir arkadaş listesine açık, mağdurun ve tanıdıklarının bulunmadığı bir paylaşımda irade tartışmalı hâle gelir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2696, K. 2023/12277, T. 12.09.2023 kararında sanık ile katılanların Facebook üzerinden arkadaş olmamaları nedeniyle doğrudan tehdidin bulunmadığı, gıyapta tehdidi iletme kastının da oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı yerinde görülmüştür. Aynı kararda hakaret yönünden ihtilat unsurunun gerçekleşmediği ayrıca belirtilmiştir.
Uygulamada savunma tarafı için en verimli alan burasıdır. Hesabın gizlilik ayarı, gönderinin kimlere görünür olduğu, mağdurun paylaşımı hangi yolla öğrendiği ve arada aracı bir kişinin bulunup bulunmadığı soruşturma aşamasında ortaya konmalıdır. Bu veriler toplanmadan kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır.
İçeriğin Objektif Olarak Ciddi Olması Şartı
Tehdit sayılan sözün muhatapta korku ve endişe yaratmaya elverişli, objektif olarak ciddi bir mahiyet taşıması aranır. Öfkeyle söylenmiş, gerçekleşmesi hayatın olağan akışına aykırı, mizahi veya sembolik ifadeler bu ölçütü karşılamaz. Değerlendirme sözün sözlük anlamıyla değil, tarafların ilişkisi ve olayın gelişimiyle birlikte yapılır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2273, K. 2023/11730, T. 20.06.2023 kararında TCK m. 106/1 kapsamındaki tehdidin objektif olarak ciddi bir mahiyet arz etmesi gerektiği belirtilmiş; sanığın katılana mesaj göndermesi ve Instagram hesabı üzerinden paylaşımlarda bulunması eylemlerinde suçun unsurlarının oluştuğuna hükmedilmiştir.
Ciddiyet ölçütü kapalı ifadeler bakımından da işletilir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/4062, K. 2024/754, T. 18.01.2024 kararında bir Facebook yorumunda katılanın çocuklarına yönelik olarak kullanılan mecazi ifadelerin asma ve gömme anlamına geldiği kabul edilmiş, katılanın çocuklarının canına yönelik tehdit oluşturduğu ve katılan üzerinde korkutucu etki doğurduğu sonucuna varılmıştır. Kelime seçimi dolaylı olsa da anlamın hedefi bellidir.
Somut bir örnek üzerinden bakalım. Aralarında ticari alacak uyuşmazlığı bulunan iki kişiden biri, karşı tarafın altına yorum yazarak işini bitireceğini söylerse; bu ifadenin fiziki saldırı mı yoksa hukuki yollarla ticari faaliyeti engelleme anlamına mı geldiği, taraflar arasındaki yazışmanın bütününe bakılarak belirlenir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13989, K. 2023/21291, T. 19.09.2023 kararında sanığın hangi sözlerinin tehdit suçunu oluşturduğu tartışılmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
Hayata Yönelik Tehdit ile Sair Tehdit Ayrımı
TCK m. 106/1’in birinci cümlesi hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı bildirimini; ikinci cümlesi malvarlığında büyük zarar ya da sair kötülük bildirimini cezalandırır. Birinci cümledeki fiil altı aydan iki yıla kadar hapisle, ikinci cümledeki fiil altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla karşılanır ve şikâyete tabidir.
Sair tehdide en sık rastlanan internet örneği, özel fotoğrafları ya da yazışmaları yayma, akrabaların sayfalarında paylaşarak rezil etme veya iş yerine bildirme bildirimidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/936, K. 2023/2462, T. 04.09.2023 kararında sanığın akrabaların sayfalarında paylaşma yönündeki iletilerinin TCK m. 106/1’in ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu ve bu suçun şikâyete tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Vasıflandırma hatası uygulamada sık görülür ve doğrudan bozma nedenidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/4165, K. 2021/12895, T. 12.04.2021 kararında Facebook üzerinden gönderilen mesajın TCK m. 106/1’in ikinci cümlesi kapsamında sair tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden hüküm kurulması bozulmuş; aynı doğrultuda Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/1632, K. 2022/5186, T. 17.02.2022 kararı verilmiştir.
Ölüm bildirimi içeren iletiler ise birinci cümle kapsamındadır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/3647, K. 2023/14008, T. 02.11.2023 kararında Facebook üzerinden gönderilen ölüm içerikli mesaj bu kapsamda değerlendirilmiştir. Ayrım yalnızca ceza miktarını değil, şikâyet süresini ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip gönderilmeyeceğini de belirler.
| Ölçüt | TCK m. 106/1 birinci cümle | TCK m. 106/1 ikinci cümle | TCK m. 106/2 nitelikli hâl |
|---|---|---|---|
| Tehdidin konusu | Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık | Malvarlığında büyük zarar veya sair kötülük | Birinci fıkradaki fiillerin ağırlaştırıcı araçlarla işlenmesi |
| Ceza | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| Şikâyet | Aranmaz, resen soruşturulur | Zorunludur, 6 aylık süre işler | Aranmaz |
| Uzlaştırma | Kapsamdadır (CMK m. 253) | Şikâyete tabi olduğundan kapsamdadır | Kapsam dışıdır |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | 8 yıl | 8 yıl |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi |
| Sık görülen internet örneği | Öldürme veya yaralama bildirimi içeren mesaj | Fotoğrafları yayma, iş yerine bildirme bildirimi | Kimliği gizleyerek ya da birlikte hareketle gönderilen ileti |
Belirli Kişiyi Hedef Almayan İma İçeren Paylaşımlar
İsim vermeden yapılan imalı paylaşımlarda iki ayrı sorun birlikte doğar: mağdurun belirlenebilir olup olmadığı ve iletinin failin iradesiyle muhataba ulaşıp ulaşmadığı. Mağdur belirlenemiyorsa suçun mağduru bulunmadığından tehditten söz edilemez; belirlenebiliyorsa aleniyet ve iletme iradesi ayrıca tartışılır.
Belirlenebilirlik, paylaşımın metni ile çevresel verilerin birlikte değerlendirilmesiyle saptanır. Gönderide ad geçmese bile aynı gün yaşanan bir olaya gönderme yapılması, mağdurun mesleğinin ya da oturduğu semtin belirtilmesi, altına yazılan yorumlarda mağdurun etiketlenmesi veya paylaşımın mağdurun fotoğrafına yanıt olarak yapılması, hedefin tereddütsüz anlaşılmasını sağlayabilir.
Kurgusal bir örnek: bir kişi hesabından, boşanma aşamasındaki eşine ad vermeden, aynı mahallede oturan ve mahkemeye giden birinden bahsederek ağır bir kötülük bildiriminde bulunur. Ortak arkadaşlar altına yorum yazıp muhatabı işaret eder. Burada belirlenebilirlik sağlanmıştır; failin bu çevrenin iletiyi mağdura ulaştıracağını öngörebildiği de kabul edilebilir.
Buna karşılık genel bir topluluğa, bir meslek grubuna ya da adı sanı belirsiz kişilere yönelik öfke ifadeleri tehdit suçunun mağdur unsurunu karşılamaz. Bu tür paylaşımlar duruma göre kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında ya da halk arasında korku ve panik yaratma suçu bakımından değerlendirilir. Bu noktada içtihat birliği bulunmadığından, savcılığın nitelendirmesi dosya bazında değişebilmektedir.
Grup Sohbetinde İletme Kastının İspatı
Mağdurun bulunmadığı bir grup sohbetinde söylenen tehdit sözleri, ancak failin bu sözlerin mağdura ulaşacağını bilerek ve isteyerek söylediği ortaya konursa suç oluşturur. Grup üyelerinden birinin ekran görüntüsünü kendi inisiyatifiyle mağdura göndermesi, failin iradesi dışında gerçekleşmişse iletme kastı kurulamaz.
Kastın ispatında bakılan ölçütler bellidir. Grupta mağdurun yakınlarının bulunup bulunmadığı, failin sözü söyledikten sonra iletilmesini isteyip istemediği, mağdura söyleyin ya da haberi olsun türünden bir ifade kullanıp kullanmadığı, aynı gruptaki önceki yazışmalarda benzer bir aktarım pratiğinin bulunup bulunmadığı incelenir.
Kırk kişilik bir apartman grubunda söylenen söz ile üç kişilik özel bir grupta söylenen söz aynı sonucu doğurmaz. Kalabalık grupta yayılma öngörülebilirliği yüksektir; küçük ve kapalı grupta failin iletim beklentisi ayrıca kanıtlanmalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/44489, K. 2015/26671, T. 09.04.2015 kararındaki ölçüt burada da geçerlidir: sözlerin başkalarınca öğrenilmesi, failin kendi iradesiyle aleniyete kavuşturduğu sözler üzerinden gerçekleşmelidir.
Savunma tarafında grup üyelerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, grubun kuruluş amacının ve üye listesinin dosyaya getirtilmesi talep edilmelidir. İddia tarafında ise ekran görüntüsünü ileten kişinin nasıl davrandığı, failin bunu teşvik edip etmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Sosyal Medyada Tehdit Suçunun Nitelikli Hâlleri
TCK m. 106/2 tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesini iki yıldan beş yıla kadar hapisle karşılar. Nitelikli hâlde şikâyet aranmaz ve uzlaştırma uygulanmaz.
İnternet ortamında en çok tartışılan nitelikli hâl silah unsurudur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, E. 2018/1249, K. 2018/1807, T. 28.06.2018 kararında sanığın Facebook üzerinden tabanca göstererek tehdit içerikli paylaşımlarda bulunması TCK m. 106/2-a kapsamında görülmemiş; eylemin basit tehdit sayılacağı belirtilmiştir. Silahın fiilen mağdura yöneltilmesi ile fotoğrafta görünmesi arasındaki fark burada belirleyicidir.
Kimliği gizleme nitelikli hâli de dikkatli uygulanmalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/1763, K. 2013/15109, T. 16.05.2013 kararında sanığın kendine ait e-posta hesabı üzerinden kendisini doğru biçimde tanıtarak tehdit içerikli ileti göndermesi hâlinde TCK m. 106/2-b uygulanamayacağı, eylemin birinci fıkranın birinci cümlesi kapsamında kaldığı belirtilmiş; suçun vasfında yanılgıya düşülmesi kanuna aykırı görülmüştür.
Sahte hesap kullanımı ile kimliği gizleme nitelikli hâli otomatik biçimde eşleştirilmez. Failin gerçek kimliğinin mağdurca bilindiği hâllerde takma ad kullanımı tek başına yeterli sayılmaz. Sahte hesap açılması ayrıca kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi suçunu gündeme getirebilir; hesabın ele geçirilmesi hâlinde ise sosyal medya hesabına izinsiz girme suçu ayrıca değerlendirilir.
Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit
Genele açık bir paylaşımda kamuya yönelik saldırı bildirimi yapılması, TCK m. 106 değil TCK m. 213 kapsamındaki halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunu oluşturur. Bu suçta mağdur belirli bir kişi değil, toplumun bir kesimidir ve korunan değer kamu barışıdır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18245, K. 2024/7632, T. 14.10.2024 kararında bir meydana dikilecek yapıyı patlatacağını kamuoyuna duyuran paylaşım incelenmiştir. Sanığın paylaşımı kendisinin yaptığına dair ikrarı, paylaşım nedeniyle sekiz bin civarında kişinin tepki mesajı göndermesi ve çok sayıda kişinin şikâyeti üzerine soruşturma başlaması birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet hukuka uygun bulunmuştur.
Bu suçta paylaşımın etkileşim düzeyi, erişim sayısı ve toplumsal yankısı sübut değerlendirmesinde ölçüt olarak kullanılmaktadır. Kişiye yönelik tehditte aranan bireysel korku yerine, burada toplumda endişe doğurmaya elverişlilik incelenir.
Bir paylaşımın hem belirli bir kişiye hem de kamuya yönelmesi mümkündür. Böyle bir durumda fiil tekliği bulunuyorsa TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur; ayrı fiiller varsa gerçek içtima uygulanır.
Anonim Hesap ve Yurt Dışı Bağlantılı Platformlarda Soruşturma
Anonim hesaptan gelen tehditlerde soruşturma, içerik sağlayıcıya ve erişim kayıtlarına dayanır. Savcılık önce platformdan hesap açılış verilerini ve giriş kayıtlarını ister; ardından elde edilen IP adresleri üzerinden internet servis sağlayıcısından abone bilgisi sorgulanır. Yurt dışı merkezli platformlarda yanıt süresi ve kapsamı değişkendir.
Uygulamada zincir şöyle kurulur. Şikâyet dilekçesine hesabın kullanıcı adı, profil bağlantısı ve iletinin tarih ile saati eklenir. Savcılık Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu üzerinden 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında trafik bilgisi talep eder. Elde edilen kayıt bir aboneye bağlanabilirse şüpheli belirlenir.
IP kaydının tek başına failliği kanıtlamadığı unutulmamalıdır. Ortak kullanılan kablosuz ağlar, işyeri bağlantıları, taşıyıcı düzeyinde adres paylaşımı ve sanal özel ağ kullanımı zinciri koparabilir. Bu tartışmanın ayrıntısını IP adresinin suçlunun tespiti için yeterli olup olmadığı yazısında ele aldım.
Yurt dışı bağlantılı dosyalarda adli iş birliği talepleri aylar sürebilir. Bu süreçte dava zamanaşımı işlemeye devam ettiğinden, mağdurun delil tespitini kendi imkânlarıyla tamamlaması ve dilekçesine eklemesi süreç açısından belirleyici olur. Platformdan gelen yanıt beklenirken içeriğin kaybolmaması için ayrıca erişim engeli talebinde bulunulmalıdır.
Mesajın Silinmesi Hâlinde Suçun Tamamlanma Anı ve Delil Tespiti
Tehdit sıyrılma suçu değildir; ileti muhataba ulaştığı anda suç tamamlanır. Failin mesajı beş dakika sonra silmesi, bir saat sonra hesabı kapatması ya da gönderiyi arşive alması tamamlanmış suçu ortadan kaldırmaz. Silme davranışı olsa olsa etkin pişmanlık benzeri bir gerekçe olarak takdiri indirimde değerlendirilebilir.
Kaybolan iletiler ve süreli hikâye paylaşımlarında ispat sorunu keskinleşir. Mağdurun yapması gereken, iletiyi gördüğü anda ekran görüntüsü almak, mümkünse ekran kaydı yapmak, gönderinin bağlantı adresini ve tam saatini not etmektir. Aynı içeriği gören üçüncü kişilerin isimlerinin dilekçeye yazılması tanık deliline zemin hazırlar.
Yargıtay dijital delillerin sübutunu ikrar, ekran çıktıları ve hesap incelemeleriyle birlikte değerlendirmektedir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/3301, K. 2023/13395, T. 16.10.2023 kararında sanığın iletişime geçtiği hattın kendisi tarafından kullanıldığına dair soruşturma beyanı ile dosyaya sunulan yazışmalar birlikte esas alınmıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15487, K. 2023/1617, T. 22.03.2023 kararında ise yazışma çıktılarında sanığa ait fotoğrafların bulunması nedeniyle suçtan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilmemiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/5059, K. 2023/14993, T. 06.12.2023 ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/13762, K. 2023/10079, T. 24.04.2023 kararlarında vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandırılması gerektiği belirtilmiştir. Tek başına düzenlenmiş, doğrulanmamış bir ekran görüntüsü bu ölçütü karşılamayabilir; bilirkişi incelemesi ya da cihaz üzerinde inceleme talep edilmesi yerinde olur.
Sosyal Medyada Tehdit ve Hakaretin Birlikte İşlenmesi
Aynı mesajda hem hakaret hem tehdit ifadeleri bulunması sık karşılaşılan bir durumdur. Fiil tek ise ve tek hareketle iki farklı suç oluşuyorsa TCK m. 44 uyarınca fikri içtima uygulanır; ayrı mesajlarda ayrı ayrı işlenmişse gerçek içtima kuralı gereği her suçtan ayrı ceza verilir. Ayrım, hareketin tekliğine bakılarak yapılır.
Uygulamada birbirini izleyen mesajlar genellikle ayrı fiil sayılır. Sabah gönderilen hakaret içerikli ileti ile akşam gönderilen tehdit içerikli ileti arasında hareket birliği yoktur. Buna karşılık tek bir yorumda hem sövme hem öldürme bildirimi yer alıyorsa fikri içtima tartışması doğar.
Şantaj TCK m. 107’de düzenlenir ve tehditten menfaat sağlama amacıyla ayrılır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2002, K. 2023/13350, T. 12.10.2023 kararında sanığın, istediği yerine getirilmezse katılanın şeref ve saygınlığına zarar verecek hususları anne ve babasına açıklayacağı yönündeki mesajlarıyla şantaj eylemini gerçekleştirdiği tespit edilmiş; ceza tayininde TCK m. 61’deki ölçütler ile TCK m. 3’teki orantılılık ilkesi esas alınmıştır.
Hakaret boyutunun ayrıntılı incelemesini internet ve sosyal medya üzerinden hakaret suçu yazısında yaptım. Bu yazı tehdidin unsurlarına odaklandığından, hakaretteki ihtilat ve aleniyet tartışmaları oraya bırakılmıştır.
Haksız Tahrik İndirimi
TCK m. 29 uyarınca haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya elemin etkisiyle suç işleyen faile, ağırlaştırılmış müebbet yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla kadar hapis, diğer hâllerde cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilerek ceza verilir. Karşılıklı sosyal medya atışmalarında bu hüküm sıkça gündeme gelir.
Haksız tahrikin uygulanması için önce haksız bir fiil bulunmalı, fail bu fiilin doğurduğu hiddet altında hareket etmeli ve tepkisi ilk haksızlıkla belirli bir bağ içinde kalmalıdır. Karşı tarafın önce hakaret etmesi, ailesine sövmesi ya da özel görüntüleri yaymakla tehdit etmesi haksız fiil sayılabilir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, E. 2018/1391, K. 2018/2788, T. 28.11.2018 kararında sanığın, katılanın haksız tahrik oluşturan mesajları üzerine dava konusu mesajları yazarak tehdit suçunu işlediği sabit görülerek indirim uygulanmıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/1632, K. 2022/5186, T. 17.02.2022 kararında ise olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek TCK m. 29’un uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması bozma nedeni kabul edilmiştir.
İndirim oranı, tahrikin ağırlığı ile tepkinin orantısına göre belirlenir. Hafif bir sataşmaya karşı ölüm bildirimi içeren yanıt verilmesi hâlinde mahkeme genellikle alt sınıra yakın indirim uygular. Yazışmanın tamamının dosyaya sunulması, yalnızca son mesajın değil bütün akışın görülmesini sağladığı için savunma açısından belirleyicidir.
Eski Eşe Yönelen Tehditte 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma
Eski eş, birlikte yaşanan kişi veya aile bireyi tarafından gönderilen tehdit içerikli iletiler, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma tedbirine dayanak oluşturur. Talep aile mahkemesine yapılır; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülki amir veya kolluk amiri de tedbir kararı verebilir.
6284 sayılı Kanun m. 5 kapsamında verilebilecek önleyici tedbirler arasında şiddet tehdidinde bulunmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, mağdura yaklaşmama, ortak konuttan uzaklaştırma ve elektronik sistemlerle takip yer alır. İletişim yasağı doğrudan sosyal medya mesajlarını da kapsar; farklı hesaplardan yazılması yasağın ihlali sayılır.
Tedbir talebi için ceza soruşturmasının sonucu beklenmez. Delil standardı da ceza yargılamasından daha esnektir; beyan ve ekran görüntüsü genellikle yeterli görülür. Tedbir süresi kural olarak altı ayı geçmeyecek şekilde belirlenir ve şiddetin devam etmesi hâlinde uzatılabilir.
Karara aykırı davranılması hâlinde 6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zorlama hapsi gündeme gelir. Bu yaptırımın işleyişini 6284 koruma kararı ihlalinde zorlama hapsi yazısında ayrıntılı olarak anlattım. Zorlama hapsi ceza değildir; tedbirin uygulanmasını sağlamaya yönelik bir zorlayıcı tedbirdir ve tehdit suçundan ayrıca soruşturma yürütülmesine engel oluşturmaz.
Ceza Miktarı, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Seçenek Yaptırımlar
Basit tehditte temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapis, sair tehditte altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Nitelikli hâlde alt sınır iki yıla çıkar. Mahkeme TCK m. 61 uyarınca fiilin işleniş biçimini, kastın yoğunluğunu ve meydana gelen zararı dikkate alarak temel cezayı belirler.
Bir yıl ve altındaki hapis cezaları TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Adli para cezasının hesabı, gün sayısının kişinin ekonomik durumuna göre belirlenen günlük miktarla çarpılmasıyla yapılır. Örneğin 100 gün üzerinden ve günlüğü 100 TL olarak belirlenen bir ceza 10.000 TL olarak infaz edilir; ödeme usulünü adli para cezasının nereye ve nasıl ödeneceği yazısında açıkladım.
İki yıl ve altındaki cezalarda CMK m. 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilir. Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve zararın giderilmesi aranır. Denetim süresi beş yıldır ve bu sürede kasıtlı suç işlenmezse hüküm ortadan kaldırılır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına ilişkin geçiş tartışmaları sürmektedir. Ceza tayini ve infaz rejimi dosyanın kendi verilerine göre değişir; kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Şikâyet Süresi, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
TCK m. 106/1’in ikinci cümlesindeki sair tehdit şikâyete tabidir ve fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Birinci cümledeki basit tehdit ile ikinci fıkradaki nitelikli hâller resen soruşturulur. Görevli mahkeme her hâlde asliye ceza mahkemesidir.
Uzlaştırma, CMK m. 253 uyarınca soruşturmanın zorunlu bir aşamasıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1742, K. 2024/1710, T. 15.04.2024 kararında 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK m. 253/1-b bendine eklenen alt bentler arasında TCK m. 106/1-1 kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı belirtilerek uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Aynı yönde Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6542, K. 2023/3613, T. 04.05.2023 ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/3647, K. 2023/14008, T. 02.11.2023 kararları verilmiştir.
Şikâyetten vazgeçme, şikâyete tabi suçlarda düşme sonucunu doğurur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/936, K. 2023/2462, T. 04.09.2023 kararında mağdurun duruşmada şikâyetinden vazgeçmesi ve sanığın bunu kabul etmesi üzerine sair tehdit suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken basit tehditten mahkûmiyete karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava zamanaşımı TCK m. 66 uyarınca tehdit suçunun tüm görünümlerinde sekiz yıldır. Süre fiilin işlendiği günden itibaren işler; internet üzerinden gönderilen iletide fiil tarihi mesajın gönderildiği andır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
İçtihat Birliği Bulunmayan Noktalar
Tehdit suçunun internet görünümünde bazı sorunlar hâlâ istikrarlı bir çözüme kavuşmamıştır. Silah fotoğrafının nitelikli hâl sayılıp sayılmayacağı, imalı paylaşımlarda belirlenebilirlik eşiği ve sürekli erişilebilir gönderilerde zamanaşımının başlangıcı bu tartışmalı başlıkların en görünür olanlarıdır.
Silah teşhiri konusunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, E. 2018/1249, K. 2018/1807, T. 28.06.2018 kararı fotoğraflı paylaşımı basit tehdit saymışsa da, silahın mağdurun tanıdığı ve daha önce yöneltildiği bir araç olması hâlinde farklı bir sonuca ulaşan yerel mahkeme uygulamalarına rastlanmaktadır. Bu konuda içtihat birliği bulunmamaktadır.
İkinci tartışmalı alan, yayında kalmaya devam eden bir gönderide zamanaşımının ne zaman başladığıdır. Bir görüş fiili anlık kabul edip paylaşım tarihini esas alır; diğer görüş gönderi yayında kaldığı sürece hukuka aykırı durumun sürdüğünü savunur. Tehdit suçunun kesintisiz suç niteliği taşımadığı yönündeki baskın kabul birinci görüşü desteklemektedir.
Üçüncüsü, yapay zekâ ile üretilmiş ses veya görüntü üzerinden yapılan tehdit bildirimlerinin nitelendirilmesidir. Bu tür içerikler hem tehdit hem de kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi kapsamında değerlendirilebilir; yerleşik bir Yargıtay uygulaması henüz oluşmamıştır. Hukukun tartışmalı olduğu bu alanlarda kesin bir sonuç vaat eden değerlendirmelere temkinli yaklaşmak gerekir.
Mağdur ve Şüpheli İçin Pratik Yol Haritası
Mağdur tarafında ilk yirmi dört saat belirleyicidir. İleti silinmeden ekran görüntüsü alınmalı, gönderinin bağlantı adresi ve saati kaydedilmeli, aynı içeriği gören kişilerin adları not edilmelidir. Şikâyet dilekçesi en yakın cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa verilebilir.
Dilekçede tehdit içeren ifadelerin birebir aktarılması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13989, K. 2023/21291, T. 19.09.2023 kararında hangi sözlerin tehdit oluşturduğunun tartışılmaması bozma nedeni yapılmıştır; aynı özen soruşturma aşamasında da beklenir. Genel ifadelerle yazılmış dilekçeler eksik soruşturmaya yol açar.
Şüpheli tarafında ise savunmanın üç ekseni vardır: iletinin failden gelmediği, iletme iradesinin bulunmadığı ve sözün objektif ciddiyet ölçütünü karşılamadığı. Hesabın başkasınca kullanıldığı iddia ediliyorsa cihaz incelemesi ve giriş kayıtlarının getirtilmesi talep edilmelidir.
Her iki tarafta da yazışmanın tamamının sunulması yararlıdır. Yalnızca lehe olan kısmın sunulması, karşı tarafın bütünü ibraz etmesi hâlinde güven kaybına yol açar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/12112, K. 2022/6882, T. 10.05.2022 kararında tutanak ve ikrarla doğrulanan tehdit ile hakaret eylemlerinin sübutu kabul edilmiştir.
Sahte Hesap ve Başkası Adına Açılan Profil Üzerinden Tehdit
Mağdur adına açılan sahte bir profil üzerinden üçüncü kişilere tehdit gönderilmesi, hem tehdit hem de kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. Bu tür dosyalarda gerçek failin belirlenmesi, hesabın açılış IP kaydı ve kullanılan telefon numarası üzerinden yürütülür.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/3841, K. 2014/24200, T. 01.12.2014 kararında sosyal ağda katılan adına açılan hesap üzerinden gerçekleştirilen tehdit eyleminin mahkûmiyeti onanmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2977, K. 2022/4317, T. 01.06.2022 kararında ise Twitter ve internet siteleri üzerinden fotoğraflarla yapılan paylaşımlar tehdit ve ilgili suçlar kapsamında değerlendirilmiştir.
Adına sahte hesap açılan kişi, kendisi de mağdur konumundadır. Bu kişi hem içeriğin çıkarılmasını hem de hesabın kapatılmasını talep edebilir; ayrıca kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası açma imkânı bulunur.
Platforma yapılan bildirim ile adli sürecin paralel yürütülmesi zaman kazandırır. Platform bildirimi içeriğin hızla kaldırılmasını sağlayabilir; ancak kaldırılan içerik delil olarak da kaybolabileceğinden, bildirimden önce ekran görüntüsü ve bağlantı kaydı mutlaka alınmalıdır.
50 Soruda Sosyal Medyada Tehdit Suçu
1. Instagram’dan gelen tehdit mesajı için nereye şikâyet etmeliyim?
Şikâyeti en yakın cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimine verebilirsiniz. TCK m. 106 kapsamındaki dosyalarda soruşturmayı savcılık yürütür ve iddianame asliye ceza mahkemesine sunulur.
2. Tehdit mesajı silinirse suç ortadan kalkar mı?
Kalkmaz. Tehdit, ileti muhataba ulaştığı anda tamamlanır; TCK m. 106 bakımından sonradan silme yalnızca takdiri indirim değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
3. Ekran görüntüsü tek başına delil sayılır mı?
Tek başına yeterli görülmeyebilir. Yargıtay uygulamasında ekran çıktısı; ikrar, hat kullanım bilgisi ve tanık beyanıyla desteklendiğinde sübut için esas alınmaktadır.
4. Tehdit suçunun cezası kaç yıl?
Basit tehditte TCK m. 106/1 birinci cümle uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülür. Sair tehditte altı aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanır.
5. Sair tehdit ne demek?
Malvarlığında büyük zarar verme ya da başka bir kötülük yapma bildirimidir. TCK m. 106/1 ikinci cümlede düzenlenmiştir ve şikâyete tabidir.
6. Fotoğraflarımı yayarım diyen kişi hangi suçu işlemiş olur?
Bu ifade kural olarak sair tehdit sayılır ve TCK m. 106/1 ikinci cümle kapsamındadır. Karşılığında menfaat isteniyorsa TCK m. 107 şantaj gündeme gelir.
7. Tehdit suçunda şikâyet süresi kaç ay?
Sair tehditte şikâyet süresi altı aydır ve fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren işler. Basit tehdit ve nitelikli hâllerde şikâyet aranmaz.
8. Şikâyetimden vazgeçirsem dava düşer mi?
Şikâyete tabi sair tehditte vazgeçme düşme sonucu doğurur. TCK m. 106/1 birinci cümledeki basit tehditte ise vazgeçme tek başına davayı düşürmez.
9. Tehdit suçu uzlaşmaya tabi mi?
TCK m. 106/1 kapsamındaki tehdit CMK m. 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma tamamlanmadan iddianame düzenlenmesi usule aykırıdır.
10. Uzlaşmayı kabul etmezsem ne olur?
Dosya uzlaştırmacı raporuyla savcılığa döner ve soruşturma kaldığı yerden sürer. Kabul etmemek aleyhe bir sonuç doğurmaz.
11. Nitelikli tehditte uzlaşma uygulanır mı?
Uygulanmaz. TCK m. 106/2 kapsamındaki nitelikli hâller uzlaştırma kapsamı dışındadır ve resen soruşturulur.
12. Anonim hesaptan tehdit edildim, fail bulunur mu?
Bulunması mümkündür. Savcılık 5651 sayılı Kanun kapsamında trafik bilgisi talep eder ve IP kaydı üzerinden abone bilgisine ulaşmaya çalışır.
13. IP adresi bulunursa fail kesin olarak tespit edilmiş olur mu?
Olmaz. Ortak ağ kullanımı, işyeri bağlantıları ve sanal özel ağ kullanımı nedeniyle IP kaydı tek başına failliği kanıtlamaz; ek delil aranır.
14. Yurt dışı merkezli platformlardan bilgi alınabiliyor mu?
Alınabilmektedir, ancak yanıt süresi uzayabilir. 5651 sayılı Kanun kapsamında temsilci bulundurma yükümlülüğü bulunan platformlarda süreç görece hızlıdır.
15. WhatsApp grubunda söylenen tehdit suç oluşturur mu?
Mağdur grupta yoksa failin iletme kastının ispatı gerekir. Grup kalabalıksa ve mağdurun yakınları üye ise iletme iradesi kabul edilebilir.
16. Grup yöneticisinin sorumluluğu var mı?
Kural olarak yoktur. Ceza sorumluluğu şahsidir; yöneticinin sorumluluğu ancak azmettirme veya yardım etme koşulları varsa doğar.
17. İsim vermeden yapılan paylaşım tehdit sayılır mı?
Mağdurun belirlenebilir olması hâlinde sayılabilir. Paylaşımın altındaki yorumlar, etiketler ve olayla bağlantısı belirlenebilirliği sağlayabilir.
18. Herkese açık paylaşım ile özel mesaj arasında fark var mı?
İkisi de tehdit suçunu oluşturabilir. Herkese açık paylaşımda aleniyet kolay kurulur; özel mesajda doğrudan muhataba yöneltme zaten mevcuttur.
19. Tehdit içerikli sözün ciddi olup olmadığına kim karar verir?
Mahkeme karar verir. TCK m. 106 uygulamasında sözün objektif olarak ciddi bir mahiyet arz edip etmediği, olayın bütünü içinde değerlendirilir.
20. Öfkeyle yazılan mesaj tehdit sayılmaz mı?
Öfke tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Ancak sözün gerçekleşme ihtimali bulunmayan, anlık ve sembolik bir çıkış olduğu anlaşılırsa ciddiyet unsuru oluşmayabilir.
21. Karşı taraf önce hakaret etti, cezam azalır mı?
TCK m. 29 haksız tahrik hükmü uygulanabilir. İndirim, cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar olan bir oranda yapılır.
22. Haksız tahrik için karşı tarafın suç işlemiş olması şart mı?
Şart değildir. TCK m. 29 haksız fiilden söz eder; hakaret düzeyine varmayan ağır bir sataşma da tahrik sayılabilir.
23. Tehdit ve hakaret aynı mesajdaysa iki ceza mı verilir?
Fiil tek ise TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur. Farklı mesajlarla işlenmişse her suçtan ayrı ceza verilir.
24. Şantaj ile tehdit arasındaki fark nedir?
Şantajda TCK m. 107 uyarınca kötülük bildirimi bir menfaat sağlama veya bir şey yaptırma amacına bağlanmıştır. Tehditte böyle bir amaç aranmaz.
25. Silahla poz vererek tehdit eden kişiye nitelikli hâl uygulanır mı?
Uygulanmayabilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarında fotoğrafta silah gösterilmesinin TCK m. 106/2-a kapsamında sayılmadığı, eylemin basit tehdit olduğu kabul edilmiştir.
26. Takma adla mesaj atmak nitelikli hâl midir?
Otomatik olarak değildir. TCK m. 106/2-b kendini tanınmayacak hâle koymayı arar; failin kimliği mağdurca biliniyorsa nitelikli hâl oluşmaz.
27. Kendi hesabımdan yazdım, kimliğimi gizlemedim, cezam artar mı?
Artmaz. Yargıtay kararlarında kendi hesabından kimliğini belirterek tehdit gönderen fail hakkında TCK m. 106/2-b uygulanmasının yanılgılı olduğu belirtilmiştir.
28. Birden fazla kişi birlikte tehdit ederse ne olur?
TCK m. 106/2-c uyarınca nitelikli hâl oluşur ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse yükselir. Şikâyet aranmaz.
29. Meydanda patlama yapacağım şeklinde paylaşım hangi suçtur?
Kamuya yönelik bu tür paylaşımlar TCK m. 213 kapsamında halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunu oluşturabilir.
30. Tehdit suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Dava zamanaşımı TCK m. 66 uyarınca sekiz yıldır. Süre fiilin işlendiği, yani iletinin gönderildiği tarihte işlemeye başlar.
31. Hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
32. İnternet suçlarında yetkili yer neresidir?
Uygulamada mağdurun iletiyi gördüğü yer ile failin bulunduğu yer arasında tartışma çıkabilir. Şikâyetin bulunduğunuz yerde verilmesi süreci başlatmak için yeterlidir.
33. Tehdit eden kişi tutuklanır mı?
Basit tehditte tutuklama nadirdir. CMK m. 100 uyarınca kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmadıkça adli kontrol tercih edilir.
34. Eski eşim sosyal medyadan tehdit ediyor, ne yapabilirim?
Aile mahkemesinden 6284 sayılı Kanun kapsamında iletişim kurmama ve yaklaşmama tedbiri talep edebilirsiniz. Ayrıca TCK m. 106 kapsamında suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
35. 6284 tedbiri için ceza davası açılmış olması gerekir mi?
Gerekmez. Koruma tedbiri talebi bağımsızdır ve delil standardı ceza yargılamasına göre daha esnektir.
36. Tedbir kararı ne kadar sürer?
6284 sayılı Kanun uyarınca tedbirler kural olarak en çok altı ay için verilir. Şiddet veya tehdit sürüyorsa süre uzatılabilir.
37. Koruma kararına rağmen mesaj atarsa ne olur?
6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zorlama hapsi uygulanabilir. Her ihlal için üç günden on güne kadar, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsine hükmedilir.
38. Zorlama hapsi adli sicile işler mi?
İşlemez. Zorlama hapsi bir ceza değil, tedbirin uygulanmasını sağlamaya yönelik zorlayıcı bir yaptırımdır.
39. Tehdit içeren gönderinin kaldırılmasını isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. 5651 sayılı Kanun m. 9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi talep edilebilir.
40. Erişim engeli kararı ne kadar sürede çıkar?
Sulh ceza hâkimliği başvuruyu duruşmasız olarak yirmi dört saat içinde karara bağlar. Karar Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilerek uygulanır.
41. Tehdit nedeniyle tazminat davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu m. 24 ve 25 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenebilir.
42. Ceza davası sonuçlanmadan tazminat açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Hukuk mahkemesi ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir, ancak bu zorunlu değildir.
43. Adına sahte hesap açılıp tehdit gönderildi, ben ne yapmalıyım?
Derhal suç duyurusunda bulunup hesabın açılış kayıtlarının istenmesini talep edin. Ayrıca kişisel verilerinizin kullanılması nedeniyle TCK m. 136 kapsamında şikâyet hakkınız bulunur.
44. Çocuğuma yönelik tehdit içeren yorum yazıldı, ben şikâyet edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Veli sıfatıyla çocuk adına şikâyette bulunabilirsiniz; ayrıca çocuğa yönelik ifadeler ebeveyn üzerinde korkutucu etki doğuruyorsa kendi adınıza da mağdur sayılabilirsiniz.
45. Tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
İki yıl ve altındaki cezalarda CMK m. 231 uyarınca mümkündür. Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet bulunmaması ve diğer koşulların gerçekleşmesi aranır.
46. Ceza adli para cezasına çevrilebilir mi?
Bir yıl ve altındaki hapis cezaları TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Sair tehditte zaten seçimlik olarak adli para cezası öngörülmüştür.
47. Tehdit suçundan beraat alınabilir mi?
Alınabilir. İletme kastının bulunmadığı, sözün objektif ciddiyet taşımadığı ya da hesabın fail tarafından kullanılmadığı ortaya konursa beraat kararı verilir.
48. Gerekçeli kararda hangi sözlerin tehdit sayıldığı yazılmalı mı?
Yazılmalıdır. Yargıtay, hangi sözlerin tehdit suçunu oluşturduğu tartışılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymaktadır.
49. Karşı taraf da beni şikâyet etti, karşılıklı dava nasıl yürür?
Dosyalar birleştirilebilir ve her iki eylem ayrı ayrı değerlendirilir. Karşılıklı tehditte her iki taraf için de TCK m. 29 haksız tahrik tartışılır.
50. Şikâyet dilekçesinde neleri mutlaka yazmalıyım?
Tehdit içeren ifadeleri birebir aktarın; iletinin tarih ve saatini, hesabın kullanıcı adını, bağlantı adresini ve varsa tanıkların bilgilerini ekleyin.
Sonuç
İnternet üzerinden gönderilen bir iletinin tehdit suçu oluşturup oluşturmadığı, kelimelerin sertliğinden çok üç unsurun birlikte kurulmasına bağlıdır: failin iletme iradesi, içeriğin objektif ciddiyeti ve tehdidin yöneldiği hukuki değer. Yargıtay kararları bu üç halkanın ayrı ayrı denetlenmesini istemekte; birinin eksikliği hâlinde beraat ya da bozma sonucuna varmaktadır.
Nitelendirme hatası dosyanın kaderini değiştirir. Sair tehdit ile basit tehdidin karıştırılması, şikâyete tabi bir suçta resen yargılama yapılmasına ya da vazgeçmeye rağmen mahkûmiyet kurulmasına yol açmaktadır. Aynı biçimde silah fotoğrafı veya takma ad kullanımının otomatik olarak nitelikli hâl sayılması, Yargıtay tarafından kabul görmemektedir.
Mağdur açısından ilk gün alınan ekran görüntüsü ile bağlantı kaydı, aylar sonra yapılacak tüm hukuki hamlelerden daha belirleyicidir. Şüpheli açısından ise yazışmanın bütününün dosyaya sunulması, haksız tahrik ve ciddiyet tartışmalarını açar. Her iki tarafta da süreler kısadır ve kaçırıldığında telafisi güçtür; dosyanızın somut koşullarını değerlendirmek için bir avukatla görüşmek yerinde olur.
Kaynakça
Bu yazıda kullanılan mevzuat hükümleri, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları ile başvurulan doktrin eserleri aşağıda listelenmiştir. Karar künyeleri daire, esas numarası, karar numarası ve karar tarihi sırasıyla verilmiştir; metin içinde atıf yapılan her karar bu listede yer alır.
Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 3, 29, 43, 44, 50, 61, 66, 106, 107, 125, 136, 213.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 231, 253, 254.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3, 5, 8, 13.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 8/A, 9, 9/A.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58.
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 34.
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/44489, K. 2015/26671, T. 09.04.2015.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/1763, K. 2013/15109, T. 16.05.2013.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/4165, K. 2021/12895, T. 12.04.2021.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/1632, K. 2022/5186, T. 17.02.2022.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13989, K. 2023/21291, T. 19.09.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2273, K. 2023/11730, T. 20.06.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2696, K. 2023/12277, T. 12.09.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/3301, K. 2023/13395, T. 16.10.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2002, K. 2023/13350, T. 12.10.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/3647, K. 2023/14008, T. 02.11.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/5059, K. 2023/14993, T. 06.12.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/13762, K. 2023/10079, T. 24.04.2023.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/4062, K. 2024/754, T. 18.01.2024.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/12112, K. 2022/6882, T. 10.05.2022.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18245, K. 2024/7632, T. 14.10.2024.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15487, K. 2023/1617, T. 22.03.2023.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6542, K. 2023/3613, T. 04.05.2023.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/3841, K. 2014/24200, T. 01.12.2014.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2977, K. 2022/4317, T. 01.06.2022.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/936, K. 2023/2462, T. 04.09.2023.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1742, K. 2024/1710, T. 15.04.2024.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, E. 2018/1249, K. 2018/1807, T. 28.06.2018.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, E. 2018/1391, K. 2018/2788, T. 28.11.2018.
Doktrin ve akademik kaynaklar
Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.
Veli Özer Özbek, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.
Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, Rıfat Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku.
Hakan Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler.
Murat Volkan Dülger, Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku.
Nur Centel, Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
