Mirastan men, hukuktaki adıyla mirasçılıktan çıkarma ya da eski deyişle ıskat; mirasbırakanın, saklı paylı bir mirasçısını kanunda sayılan sebeplerle miras hakkından yoksun bırakmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 510 ilâ 513. maddelerinde düzenlenir. Uygulamada en çok karşılaşılan yanılgı şudur: insanlar mirastan men işleminin mahkemeye başvurularak yapıldığını sanıyor. Öyle değil. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin son yıllardaki kararları bu noktayı tereddüde yer bırakmayacak biçimde kapatmış durumda.
Bu yazıda mirastan men’in şartları, usulü, çıkarılan mirasçının elindeki hukuki imkânlar ve payın kime kalacağı; 27 adet Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararı ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda yer almaktadır.

Mirastan Men (Mirasçılıktan Çıkarma) Nedir?
Mirastan men, mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısının saklı pay üzerindeki haklarını tamamen veya kısmen ortadan kaldırmasıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 22.12.2020 tarihli kararında kurumu tam olarak bu şekilde tanımlar. Sadece saklı paylı mirasçılar için anlamı vardır; saklı payı olmayan mirasçı zaten korunmuş değildir.
Kurumun mantığı basit. Saklı pay, aile dayanışmasının hukuktaki karşılığıdır. Kanun koyucu mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğünü, çocuğuna ve eşine bir asgari pay bırakmak zorunda tutarak sınırlar. Ama aile dayanışması karşılıklıdır. Mirasçı bu bağı kendi eliyle koparmışsa, korumanın gerekçesi de ortadan kalkar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ve İstanbul BAM 36. Hukuk Dairesi kararlarında geçen ifadeyle mirastan ıskat, “mahfuz hissenin temelini teşkil eden aile dayanışmasının zedelendiği hallerde” mirasbırakana tanınan bir imkândır.
Türk Medeni Kanunu iki tür men düzenler. Birincisi cezai (alelade) men; mirasçının ağır bir suç işlemesi ya da aile hukuku yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi hâlinde uygulanır (TMK m. 510). İkincisi koruyucu men; borç batağındaki altsoyun payının onun çocuklarına geçmesini sağlar (TMK m. 513). Bunlar birbirinden tamamen farklı iki kurumdur ve şartları da farklıdır.
Anayasa Mahkemesi 28.09.2023 tarihli norm denetimi kararında TMK 510’u değerlendirirken maddenin mirasbırakana tanınan bir yetkiyi düzenlediğini teyit etmiştir. Yani mirastan men, mirasçılara veya mahkemeye değil, yalnızca mirasbırakana ait bir yetkidir.
Mirastan Men ile Karıştırılan Dört Kurum
Mirastan men, mirastan yoksunluk, mirastan feragat, mirasın reddi ve tenkis ile sık sık karıştırılır. Dördü de mirasçının terekeden pay almaması sonucunu doğurabilir; ama sebepleri, kim tarafından başlatıldıkları ve sonuçları tamamen ayrıdır. Aşağıdaki tablo bu ayrımı tek bakışta gösteriyor.
| Kurum | Madde | Kim başlatır? | Ne zaman? | Altsoya etkisi |
|---|---|---|---|---|
| Mirastan men (ıskat) | TMK 510-513 | Mirasbırakan | Sağlığında, vasiyetnameyle | Altsoy payı alır |
| Mirastan yoksunluk | TMK 578 | Kanun (kendiliğinden) | Sebep gerçekleştiği anda | Altsoy payı alır |
| Mirastan feragat | TMK 528 | Mirasbırakan + mirasçı (sözleşme) | Mirasbırakan sağken | Kural olarak altsoyu da bağlar |
| Mirasın reddi | TMK 605 vd. | Mirasçı | Ölümden sonra, 3 ay içinde | Altsoya geçer |
| Tenkis | TMK 560 vd. | Saklı paylı mirasçı | Ölümden sonra dava | Payı geri getirir |
Ayrımın pratikteki en kritik noktası şu: mirastan yoksunluk kanun gereği kendiliğinden işler, mirasbırakanın herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur. Örneğin mirasbırakanı kasten öldüren kişi TMK 578 uyarınca hiçbir vasiyetnameye gerek olmadan mirasçı olamaz. Mirastan men ise tamamen mirasbırakanın iradesine bağlıdır; o irade açıklanmamışsa hiçbir sonuç doğmaz.
Bir diğer kritik ayrım feragatta ortaya çıkar. Feragat bir sözleşmedir, mirasçının rızasını gerektirir ve genellikle karşılık (ivaz) verilerek yapılır. Men’de mirasçının rızası aranmaz, hatta mirasçının haberi bile olmayabilir.
Kimler Mirastan Men Edilebilir? Saklı Pay Oranları
Mirastan men yalnızca saklı paylı mirasçılar bakımından uygulanır. Saklı paylı mirasçılar altsoy, anne-baba ve sağ kalan eştir. Kardeşlerin saklı payı 2007 değişikliğiyle kaldırılmıştır. Saklı payı bulunmayan bir mirasçıyı men etmeye gerek yoktur; mirasbırakan zaten tasarruf edilebilir kısım üzerinde dilediği gibi hareket edebilir. Evlilik dışı doğan çocuk bakımından altsoy sıfatı ancak soybağının kurulmasıyla doğduğundan, bu sürecin işleyişini babalık davası ve babalığın tespiti yazısında ayrıca ele aldım.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017 tarihli kararında da vurgulandığı gibi, saklı pay dışında kalan kısım tasarruf edilebilir kısmı oluşturur ve mirasbırakan bu kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Dolayısıyla “kardeşimi mirastan men edeceğim” cümlesi hukuken karşılıksızdır — kardeşin zaten saklı payı yoktur, mirasbırakan malvarlığını başkasına bırakarak aynı sonuca ulaşır.
| Mirasçı | Saklı pay oranı | Men edilebilir mi? |
|---|---|---|
| Altsoy (çocuk, torun) | Yasal miras payının 1/2’si | Evet |
| Anne ve baba (her biri) | Yasal miras payının 1/4’ü | Evet |
| Sağ kalan eş (1. veya 2. zümreyle birlikte) | Yasal miras payının tamamı | Evet |
| Sağ kalan eş (tek başına veya 3. zümreyle) | Yasal miras payının 3/4’ü | Evet |
| Kardeş | Yok (2007’de kaldırıldı) | Gereksiz |
| Evlatlık ve altsoyu | Altsoy gibi, 1/2 | Evet |
Sayısal örnek: üç çocuk ve bir eş
Mirasbırakanın 4.000.000 TL değerinde terekesi, üç çocuğu ve eşi var. Eşin yasal payı 1/4, yani 1.000.000 TL. Kalan 3.000.000 TL üç çocuk arasında eşit bölünür; her çocuğa 1.000.000 TL düşer. Her çocuğun saklı payı yasal payının yarısı, yani 500.000 TL’dir.
Mirasbırakan çocuklardan birini geçerli sebeple mirastan men ederse, o çocuk 1.000.000 TL’lik payın tamamını kaybeder — saklı payı olan 500.000 TL’yi de. Ama men geçersiz sayılırsa ya da sebep ispatlanamazsa, çocuk 500.000 TL’lik saklı payını alır, gerisini alamaz. Fark tam 500.000 TL’dir ve bu fark davanın seyrine bağlıdır.
Sağ kalan eşin durumu bir başka nedenle de özeldir. Eşin miras payı hesaplanmadan önce mal rejiminin tasfiyesi yapılır; katılma alacağı mirastan bağımsız bir alacak hakkıdır ve mirastan men bu alacağı ortadan kaldırmaz. Evlilik birliğinde eşlerin mali hak ve yükümlülükleri ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır; mirastan men edilen eşin katılma alacağını neden yine de talep edebileceği oradaki tasfiye mantığından anlaşılıyor.
Mirastan Men Usulü: Sadece Ölüme Bağlı Tasarrufla
Mirastan men yalnızca geçerli bir ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 07.12.2023 tarihli kararında bunu açıkça ifade eder. Kural olarak vasiyetname kullanılır; miras sözleşmesiyle yapılmasına da engel yoktur. Sözlü beyan, noterde tutanak ya da mirasçılara gönderilen ihtarname hukuken hiçbir sonuç doğurmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13.10.2014 tarihli kararında bu iradenin niteliğini şöyle açıklar: mirasçılıktan çıkarma zorunlu olarak tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan kural olarak vasiyetname ile açığa vurulur, ancak miras sözleşmesiyle yapılmasına da bir engel yoktur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 02.04.2013 tarihli ilamında da aynı sonuca varılmıştır.
Hangi vasiyetname türü kullanılabilir?
Vasiyetnamenin türü mirastan men bakımından fark yaratmaz. Üç türün üçü de geçerlidir:
- Resmî vasiyetname (TMK 532-537): Noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş görevli önünde, iki tanıkla düzenlenir. Uygulamada en güvenli yol budur; şekil şartından iptal riski en düşük olan türdür.
- El yazılı vasiyetname (TMK 538): Baştan sona mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılır, tarih ve imza içerir. Bilgisayarda yazılıp imzalanan metin geçersizdir. Ay ve gün eksikse tarih şartı sağlanmamış sayılır.
- Sözlü vasiyetname (TMK 539-541): Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü hâllerde iki tanık huzurunda yapılır. Tanıklar beyanı derhal sulh veya asliye mahkemesine iletir. Mirasbırakan olağan usule başvurma imkânına kavuştuktan bir ay sonra sözlü vasiyet hükümsüz kalır.
Uygulamada en çok tökezlenen nokta el yazılı vasiyetnamedir. Mirasbırakan metni bilgisayarda yazdırıp altını imzalar; bu belge vasiyetname olarak geçersizdir ve içindeki mirastan men de düşer. Miras sözleşmesi ise TMK 545 gereği yalnızca resmî vasiyetname şeklinde, yani noter veya sulh hâkimi önünde iki tanıkla yapılabilir.
Miras sözleşmesindeki men’den dönülebilir mi?
Evet. Miras sözleşmesi kural olarak tarafları bağlar, ancak içindeki mirastan men tasarrufu tek taraflı niteliktedir; mirasbırakan bundan her zaman tek taraflı olarak dönebilir. Bu, doktrinde miras sözleşmesindeki iki taraflı ve tek taraflı tasarrufların ayrı rejimlere tabi olmasıyla açıklanır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, iki eş tarafından birlikte düzenlenen ıskat sözleşmesinde eşlerden biri hayattayken sözleşmenin tamamının iptaline karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır. Miras ancak ölümle açılır; hayattaki kişinin tasarrufu henüz hüküm doğurmaz.
Mirastan Men Davası Açılabilir mi?
Hayır. Mirastan men davası diye bir dava türü yoktur. Mirasbırakan, hayattayken mahkemeye başvurup bir mirasçısının mirastan çıkarılmasını isteyemez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu yöndeki davaları hukuki yarar yokluğundan usulden reddeden yerel mahkeme kararlarını onamaktadır. Yapılacak tek şey vasiyetname düzenlemektir.
Uygulamada bu başlıkta en çok yanlış bilgiyle karşılaşılmaktadır. “Mirastan men davası nasıl açılır”, “mirastan men dilekçesi örneği” gibi aramalara verilen cevapların çoğu hukuken karşılığı olmayan bir sürece işaret ediyor. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 19.10.2023 tarihli ilamında konuyu net biçimde kapatmıştır: mirastan ıskatın murisin tek taraflı ölüme bağlı bir tasarrufuyla yapılacağı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır; TMK 510 uyarınca bunun için dava açmakta hukuki yarar yoktur.
Aynı daire 07.12.2023 ve 26.04.2023 tarihli kararlarında da mirasçılıktan çıkarmanın dava yoluyla yapılmasının mümkün olmadığını vurgulamıştır.
Mirasçılar ölümden sonra men ettirebilir mi?
Hayır. Ölüme bağlı tasarrufta bulunma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve mirasçılara geçmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 02.04.2013 tarihli ilamında bu noktayı özellikle açıklığa kavuşturur: mirasçılar, çıkarmanın hukuki sonuçlarını, mirasbırakanın ölümünden sonra bu sebeplerin varlığını hükmen tespit ettirmek suretiyle de elde edemezler.
Yani baba sağlığında vasiyetname düzenlemediyse, diğer kardeşler ölümden sonra “kardeşimiz babamıza bakmadı, mirastan çıkarılsın” diye dava açamaz. Böyle bir talep dinlenmez. Kardeşin payını azaltmanın hukuken tek yolu, varsa muvazaalı devirlere karşı dava açmaktır — bu ayrı bir hukuki zemindir ve muris muvazaası yoluyla mirastan mal kaçırma başlığı altında ayrıca incelenmiştir.
Bu iki kurumun karıştırılması pratikte ciddi hak kayıplarına yol açıyor. Muris muvazaasında mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler iptal edilir; mirastan men’de ise mirasbırakanın iradesi korunur. Biri mirasçıyı korur, diğeri mirasçıyı dışlar.
Cezai Men Sebepleri: TMK 510
TMK 510 iki sebep sayar: mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi, ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi. Bu iki sebep sınırlı sayıdadır; kanunda yazmayan bir gerekçeyle mirastan men yapılamaz.
Anayasa Mahkemesi 28.09.2023 tarihli kararında ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 19.10.2023 tarihli ilamında kanun metni aynen vurgulanmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 29.06.2022 tarihli kararında, mülga 743 sayılı Kanun döneminde aynı durumun “murisine veya yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm ika ederse” ifadesiyle düzenlendiği hatırlatılır.

Ağır suç ne demek? Ceza hukuku ölçütü değil
Buradaki “ağır” kelimesi ceza hukuku anlamında kullanılmamıştır. Hâkim, suçun ağır olup olmadığına ceza hukuku kurallarıyla bağlı olmaksızın karar verir. Ölçüt fiilin cezasının ağırlığı değil, aile bağını koparıp koparmadığıdır. Suçun tamamlanmış olması da, mahkûmiyet kararı bulunması da şart değildir. Af veya zamanaşımı da sonucu değiştirmez.
Yakınlık kavramı geniş yorumlanır. Mirasbırakanın sevgi, saygı ve bağlılık duyduğu tüm kişiler bu kapsamdadır: eşi, çocukları, nişanlısı, yakın arkadaşı, kendisine bakan kişi. Suçun mutlaka mirasbırakana karşı işlenmiş olması gerekmez.
Aile hukukundan doğan yükümlülükler nelerdir?
Bu başlık uygulamada en sık kullanılan men sebebidir. Kapsamına giren yükümlülükler şunlardır: eşler arasındaki sadakat, yardım ve bağlılık ödevi; ana baba ile çocuklar arasındaki karşılıklı sevgi, saygı ve şefkat bağı; yoksulluğa düşme hâlinde yardım yükümlülüğü; nafaka borcu; aile birliğini ve huzurunu bozmama.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 25.04.2024 tarihli kararında, aile hukukundan doğan yardım ve bakım yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeyerek mirasbırakanı mağdur duruma düşüren mirasçı bakımından bu vakıaların “mirasçılıktan çıkarma için gerekli nicelik ve nitelikte” bulunduğu sonucuna varmıştır. Aynı dairenin 06.06.2024 tarihli ilamında ölçüt “aile görevlerini ifada büyük bir kusur” olarak ifade edilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 03.10.2025 ve 20.05.2025 tarihli güncel kararları da aynı çizgidedir. Buna karşılık borçlar hukukundan doğan bir yükümlülüğün ihlali men sebebi değildir; örneğin mirasçının mirasbırakana olan bir borcunu ödememesi tek başına ıskat sebebi oluşturmaz.
Objektif ve sübjektif unsur birlikte aranır
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13.10.2014 tarihli kararında iki aşamalı bir test kurar: fiil önce objektif olarak aile bağlarını koparacak nitelikte olmalıdır; fakat daha da önemlisi, görevi ihlal eden fiilin sübjektif olarak da aile bağını koparmış olması gerekir.
Pratikte bu şu anlama gelir: ağır bir tartışma yaşanmış olabilir, hatta hakaret ve tehdit sözleri sarf edilmiş olabilir. Ama olaydan sonra baba ile evlat yıllarca görüşmeye devam etmişse, bağ fiilen kopmamış demektir ve sübjektif şart gerçekleşmez. Yargıtay bu gerekçeyle çok sayıda ıskat tasarrufunu hükümsüz saymıştır.
Mirasbırakanın kendi kusuru men’i geçersiz kılar
Aile bağlarını koparıcı fiilin işlenmesinde mirasbırakan da en azından mirasçı kadar kusurlu ise ıskat geçerli değildir. Bu ilke doktrinde Kocayusufpaşaoğlu tarafından formüle edilmiş ve yargı kararlarına yerleşmiştir.
Konu somut bir örnek üzerinden değerlendirilebilir. Baba, eşine karşı haksız bir davranışta bulunur; oğul annesini savunmak için babasına sert sözler söyler. Baba bu tartışmayı gerekçe göstererek oğlunu mirastan men eder. Yargıtay bu tabloda tartışmanın başlamasında mirasbırakanın da kusurlu olduğunu, sözlerin “fevren söylenmiş” nitelikte bulunduğunu ve kasten işlenmiş bir fiil olmadığını değerlendirerek ıskatı hükümsüz saymıştır.
Bir olayın men sebebi sayılıp sayılmayacağı, tarafların geçmişteki ilişkisine ve olayın somut akışına göre değişir. Vasiyetname düzenlemeyi düşünüyorsanız ya da hakkınızda düzenlenmiş bir vasiyetnameyle karşılaştıysanız, kendi durumunuzu değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Koruyucu Men: Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Çıkarma (TMK 513)
Koruyucu men, cezai men’den tamamen farklı bir amaca hizmet eder. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Şart şudur: bu yarıyı, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi gerekir. Amaç cezalandırmak değil, torunları alacaklılardan korumaktır.
Yargıtay kararlarında bu tür, “tamamen iyi niyete dayalı, adından anlaşılacağı üzere murisin ıskat ettiği mirasçıdan çocuklarını koruma amacına yönelik” biçimde tanımlanır. Mantık şudur: borca batmış bir çocuğa miras bırakılırsa, bu pay doğrudan alacaklılara gider ve torunlara hiçbir şey kalmaz. Kanun koyucu payın yarısını torunlara sabitleyerek bunu önler.
Koruyucu men’in iki iptal sebebi vardır. Miras açıldığı zaman aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgenin kapsadığı borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur. Yani borç ödenmiş veya küçülmüşse koruma gerekçesi ortadan kalkar.
| Karşılaştırma | Cezai men (TMK 510) | Koruyucu men (TMK 513) |
|---|---|---|
| Amaç | Aile bağını koparan mirasçıyı dışlamak | Borçlu mirasçının çocuklarını korumak |
| Kime uygulanır? | Tüm saklı paylı mirasçılar | Sadece altsoy |
| Kapsam | Saklı payın tamamı veya bir kısmı | Saklı payın en fazla yarısı |
| Zorunlu şart | Sebebin tasarrufta gösterilmesi | Yarının çocuklara özgülenmesi |
| İptal sebebi | Sebebin ispatlanamaması, açık yanılma | Aciz belgesinin hükümsüz kalması |
Çıkarma Sebebinin Tasarrufta Gösterilmesi Zorunluluğu
TMK 512/1 gereği mirastan men, ancak tasarrufta çıkarma sebebi belirtilmişse geçerlidir. Sebep açık, belirli ve somut bir eyleme dayandırılmalıdır. “Oğlumu mirastan men ediyorum” ya da “bana ilgi göstermedi” gibi gerekçesiz ifadeler yeterli değildir. İstanbul BAM 36. Hukuk Dairesi 11.04.2017 tarihli kararında bu ölçüt açıkça ortaya konmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 25.04.2024 tarihli ilamında aranan unsur “açık, belirli eyleme ve davranışa dayanan bir sebep” olarak formüle edilir. Aynı dairenin 20.05.2025 ve 03.10.2025 tarihli kararlarında da vasiyetnamede sebebin belirtilmiş olması geçerlilik incelemesinin ilk basamağıdır.
Uygulamada geçerli sayılan ve sayılmayan ifadeler
| Yetersiz ifade | Neden yetersiz? | Yeterli hâle getiren ekleme |
|---|---|---|
| “Kızımı mirastan men ediyorum.” | Hiçbir sebep yok | Sebebin ne olduğu yazılmalı |
| “Bana hiç ilgi göstermedi.” | Soyut, olaya bağlanmamış | Hangi dönemde, hangi olaylarda |
| “Beni üzdü, saygısızlık etti.” | Değer yargısı, fiil tarif edilmemiş | Tarih, yer ve davranışın kendisi |
| “Ahlaksız bir hayat sürüyor.” | Aile ödeviyle bağı kurulmamış | İhlal edilen ödevin somut karşılığı |
Yargı kararlarında ayrıca şu tavsiye yer alır: men sebebi kabul edilen olayların delillerinin de tasarrufta gösterilmesi yerinde olur. Tanık isimleri, mahkeme dosya numarası, tarih. Bunun sebebi pratiktir — ispat yükü mirasbırakanın kendisinde değil, ölümünden sonra çıkarmadan yararlanacak kişilerde olacaktır. Mirasbırakan vasiyetnameye delil bilgisi eklemezse, yıllar sonra o delilleri bulmak zorunda kalacak olan diğer mirasçılardır.
Mirastan Men Edilen Kişi Ne Yapabilir? Çıkarmaya İtiraz Davası
Mirastan men edilen mirasçı, çıkarmaya itiraz davası açabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 16.12.2024 tarihli ilamında davanın usulünü ayrıntılı biçimde ortaya koyar: çıkarmaya itiraz davasını çıkarılan mirasçı açar; dava, mirasbırakanın kanuni mirasçılarına ve çıkarılanın varsa altsoyuna karşı açılır.
Davalı tarafın belirlenmesi uygulamada sıkça hata yapılan bir noktadır. Çıkarılan mirasçının kendi altsoyunun da davalı gösterilmesi gerekir; çünkü men geçerli sayılırsa pay onlara geçecektir, dolayısıyla davanın sonucundan doğrudan etkilenirler. Altsoyun husumete dahil edilmemesi taraf teşkilinde eksiklik doğurur.
İtiraz sebepleri: genel ve özel
Yargı kararları itiraz sebeplerini iki grupta inceler.
Genel sebepler, ölüme bağlı tasarrufun kendisine yöneliktir. Mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması, vasiyetnamenin hata, hile veya ikrah sonucu düzenlenmesi, şekil şartlarının ihlali. Bu sebeplerden biri kabul edilirse vasiyetname iptal edilir ve mirasçı hiç men edilmemiş gibi tüm miras hakkına kavuşur.
Özel sebepler ise TMK 512’ye dayanır ve doğrudan men tasarrufunu hedef alır. Sebebin tasarrufta gösterilmemesi, gösterilen sebebin ispatlanamaması, mirasbırakanın sebep hakkında açık yanılmaya düşmüş olması. Bu sebeplerin sonuçları birbirinden farklıdır ve aşağıda ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Vasiyetnamenin iptali davası ile ilişkisi
Uygulamada bu iki dava çoğu zaman birlikte açılır. Mirasçı hem vasiyetnamenin tamamının iptalini (ehliyetsizlik, şekil eksikliği), hem de terditli olarak men’in geçersizliğini ve tenkisi talep eder. Terditli talep önemlidir; ilk talep reddedilse bile ikinci talep incelenir ve mirasçı en azından saklı payını kurtarabilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin bir kararında iptalin kademeli bir yapı izlediği belirtilir: önce mirasbırakanın apaçık yanılıp yanılmadığı araştırılır, bu hâl yoksa ve davalı men sebebini ispat edememişse davaya tenkis davası gibi devam edilmesi gerekir.
İspat Yükü Kimdedir?
İspat yükü, mirastan men edilen kişide değil, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısındadır. TMK 512/2 bunu açıkça düzenler. Çıkarılan mirasçı sadece itiraz etmekle yükümlüdür; “bu sebep gerçek değil” demesi yeterlidir. Sebebin doğru olduğunu kanıtlama yükü karşı taraftadır.
Bu, ispat hukukunda önemli bir istisnadır ve mirastan men edilen kişinin lehinedir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 17.05.2021, 03.11.2020 ve 02.06.2021 tarihli kararlarında, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2022 tarihli ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2017 tarihli ilamlarında aynı kural tekrarlanır.
Delil serbestisi geçerlidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 14.03.2016 tarihli kararında tarafların iddialarını ispat yönünden herhangi bir delil sınırlaması öngörülmediğini belirtir. Tanık, belge, ceza dosyası, hastane kaydı, mesaj kayıtları — hepsi kullanılabilir.
Tanık delilinde mahkemelerin dikkat ettiği noktalar
Tanık ifadeleri uygulamada belirleyici oluyor, ancak her tanık aynı ağırlıkta değerlendirilmiyor. Yargıtay kararlarından çıkan ölçütler şunlar:
- Tanığın çıkarmadan yararlananla yakınlığı: Bir kararda hükme esas alınan tanıkların, çıkarmadan yararlanan davalının kayınvalidesi ve kayınpederi olduğu tespit edilmiş ve bu husus bozma gerekçesi sayılmıştır.
- Görgüye dayalı olma: Tanığın olayı bizzat görmesi gerekir. Mirasbırakandan duyduklarını aktaran tanık beyanı, mirasçının yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez.
- Beyanların tutarlılığı: Aynı olay hakkında tanıkların farklı sözler duyduğunu söylemesi, beyanın net kabul edilmemesine yol açar.
- Aksi delil bulunmadıkça doğruluk karinesi: Ciddi ve inandırıcı aksi delil yoksa asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmasıdır.
Somut bir örnekte, mirasbırakana bakan bakıcıların ücretlerini çıkarılan evlatlardan aldıklarını beyan etmesi, hastalığın son döneminde çıkarılan mirasçının mirasbırakanı kemoterapiye götürdüğünün tanıklarca doğrulanması, aile ödevinin ihlal edilmediği sonucuna götürmüştür.
Men Sebebi İspatlanamazsa Ne Olur? Davanın Tenkise Dönüşmesi
Sebep ispatlanamazsa ya da tasarrufta hiç belirtilmemişse, men tamamen geçersiz olmaz. TMK 512/3 uyarınca tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Yani mirasçı saklı payını alır, tasarruf edilebilir kısımdaki pay kaybı devam eder. Dava bu noktada tenkis davası olarak sürdürülür.
Bu, mirastan men edilen kişinin çoğu davada ulaştığı sonuçtur ve doğru anlaşılması önemlidir. Kazanılan şey miras payının tamamı değil, saklı paydır. Yukarıdaki sayısal örnekte 1.000.000 TL’lik payın tamamı değil, 500.000 TL’lik saklı pay geri alınır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve 3. Hukuk Dairesi kararlarında mahkemeye verilen yönerge aynıdır: TMK 512/3 gereğince men’e yönelik ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilerek davaya TMK 564 ve devamındaki tenkis davası olarak devam edilmesi, terekedeki tüm aktif ve pasifin belirlenmesinden sonra uzman bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekir.

Açık Yanılma Hâli: Men’in Tamamen Geçersizliği
Mirasbırakan men tasarrufunu, çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma tamamen geçersiz olur. Bu, sebebin ispatlanamamasından farklı ve daha güçlü bir sonuçtur: mirasçı sadece saklı payını değil, miras payının tamamını alır. TMK 512/3’ün son cümlesi bu hâli düzenler.
Açık yanılma, mirasbırakanın gerçekte olmayan bir olguyu gerçek sanmasıdır. Klasik örnek: baba, oğlunun kendisi hakkında bir suç duyurusunda bulunduğunu düşünerek onu mirastan men eder; sonradan suç duyurusunu bir başkasının yaptığı anlaşılır. Burada ispat sorunu yoktur, sebebin kendisi baştan yanlıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2021, 17.05.2021 ve 03.11.2020 tarihli kararlarında, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2022 ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2020 ile 04.04.2017 tarihli ilamlarında bu ayrım tekrarlanır. Mahkemenin inceleme sırası da bu yüzden kademelidir: önce açık yanılma araştırılır, çünkü sonucu daha kapsamlıdır.
Mirastan Men’in Sonuçları ve Payın Kime Kalacağı
Geçerli bir mirastan men’de çıkarılan kişi terekeden pay alamaz ve tenkis davası da açamaz. Payı ise mirasbırakan aksine tasarrufta bulunmadıkça, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına geçer. TMK 511 bu iki sonucu düzenler.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2024, 05.06.2023 ve 09.02.2022 tarihli kararlarında, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2021, 07.06.2021 ve 14.03.2016 tarihli ilamlarında birinci sonuç şu ifadeyle yer alır: mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz.
Torunlar payı alır — men kişiseldir
Mirastan men kişiseldir; çıkarılanın altsoyuna sirayet etmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 20.01.2026 tarihli güncel kararında TMK 511/2 gereğince çıkarılanın miras payının, muristen önce ölmüş gibi kabul edilerek kendi altsoyuna kalacağı belirtilir.
Bu, pratikte çok önemli bir sonuçtur ve mirasbırakanların çoğu bunu bilmez. Oğlunu mirastan men eden bir baba, torunlarının da mirastan çıktığını sanır. Oysa torunlar babalarının payını olduğu gibi alır. Mirasbırakan bunu istemiyorsa, vasiyetnamede aksine tasarrufta bulunması gerekir — TMK 511/2’deki “mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça” ifadesi buna imkân tanır.
Torunlar payı, babaları mirasbırakandan önce ölmüş gibi alır. Yani onlar da saklı pay sahibidir ve kendi saklı paylarını talep edebilirler.
Terekenin büyüklüğü, mirasçı sayısı ve varsa sağlığında yapılan devirler tenkis hesabını doğrudan etkiler; bu hesap her dosyada kendi verilerine göre değişir. Somut durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nasıl Düzenlenir?
Ortada mirastan men içeren bir vasiyetname varsa, mirasçılık belgesi düzenlenirken mahkeme önce bu tasarrufun iptal edilip edilmediğini araştırmalıdır. İptal edilmemişse belge, çıkarılan kişinin payının mirasbırakandan önce ölmüş gibi altsoyuna dağıtıldığını gösterecek şekilde düzenlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 04.03.2025 tarihli kararında mahkemeye verilen yönerge açıktır: öncelikle vasiyetnamedeki mirasçılıktan çıkarmanın iptal edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Aynı dairenin 20.01.2026 ve 29.06.2022 tarihli kararlarında ise mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi gerektiği vurgulanır.
Uygulamada sık karşılaşılan hata, notere veya sulh hukuk mahkemesine başvurup vasiyetnameden söz etmeden veraset ilamı alınmasıdır. Bu durumda belge, mirastan men edilen kişiyi hâlâ mirasçı olarak gösterir ve tapu işlemlerinde sorun çıkar. Vasiyetname varsa mirasçılık belgesi talebinde bunun bildirilmesi gerekir.
Özel Durumlar: Kısmi Men, Erken Ölüm, Evlatlık
Mirastan men her zaman “hep ya da hiç” biçiminde işlemez. Kısmi men mümkündür, çıkarılan kişinin mirasbırakandan önce ölmesi tasarrufu konusuz bırakır, evlatlık da altsoy gibi men edilebilir. Bu üç durum uygulamada sıkça karşımıza çıkıyor ve sonuçları birbirinden oldukça farklı.
Kısmi men: saklı payın bir kısmı
Men, saklı payın tamamına ilişkin olabileceği gibi bir kısmına ilişkin de olabilir. Kısmi men hâlinde mirasçının mirasçılık sıfatı devam eder; çünkü men dışında kalan saklı payın bir kısmını bu mirasçı kazanacaktır. Mirasbırakanın, mirastan men ettiği kişi lehine ayrıca mal vasiyetinde bulunması da mümkündür.
Çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölürse
Mirastan men edilen kişi mirasbırakandan önce vefat ederse mirasçılık sıfatını hiç kazanamayacağı için men tasarrufu geçersiz hâle gelir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 06.06.2024 tarihli kararında bu sonuca varmıştır: mirastan ıskat edilen kişi muristen önce öldüğünden TMK 580 uyarınca murisin mirasçısı sıfatını kazanamamıştır, bu durumda mirastan ıskat geçersiz hâle gelmiştir.
Sonuç şaşırtıcı görünebilir ama tutarlıdır. Kişi zaten mirasçı olamayacağına göre, onu mirasçılıktan çıkarmanın bir anlamı kalmaz. Torunlar halefiyet yoluyla mirasçı olur ve haklarında geçerli bir men tasarrufu bulunmadığı için paylarını alır.
Evlatlık ve evlatlığın altsoyu
Evlatlık, evlat edinenin altsoyu gibi mirasçı olur ve saklı pay sahibidir; dolayısıyla aynı sebeplerle mirastan men edilebilir. Aynı sebeplere dayalı olarak evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası açılması da mümkündür. Ancak bu haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan mirasçılara geçmez; yalnızca mirasbırakan kullanabilir. Mirasbırakanın sağlığında açtığı bir dava varsa mirasçılar bu davaya devam edebilir.
Sağ kalan eşin men edilmesi
Sağ kalan eş de saklı paylı mirasçıdır ve men edilebilir. Ancak burada iki hukuki ilişki birbirinden ayrılmalıdır: mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ile miras payı. Mirastan men yalnızca miras payını etkiler; katılma alacağı mirastan bağımsız, malvarlığına dayalı bir alacaktır ve men tasarrufuyla ortadan kaldırılamaz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, vasiyetnamede ıskat sebebi yazılmasına rağmen mirasbırakanın davacı eşiyle ölüm tarihine kadar evliliğini sürdürmüş olması karşısında kanunda aranan ıskat sebeplerinin gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Evliliğin fiilen devam etmesi, aile bağının kopmadığının en güçlü göstergesidir. Boşanma davası açılmışsa tablo değişir; boşanma davası sürecinin miras hukuku bakımından sonuçları ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
Görevli Mahkeme, Yetki, Süreler ve Harç
Çıkarmaya itiraz davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Dava vasiyetnamenin tebliğinden itibaren işleyen sürelere tabidir. Harç, talep edilen payın değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m. 2 |
| Yetkili mahkeme | Mirasbırakanın son yerleşim yeri (kesin yetki) | HMK m. 11 |
| İptal davası süresi | Sebebi öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde iyiniyetlilere karşı 10, kötüniyetlilere karşı 20 yıl | TMK m. 559 |
| Tenkis davası süresi | Saklı payın ihlalini öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren 10 yıl | TMK m. 571 |
| Vasiyetnamenin açılması | Sulh hukuk mahkemesi, ölümden sonra bir ay içinde | TMK m. 596 |
| Harç | Nispi (talep edilen pay değeri üzerinden) | Harçlar K. m. 16 |
Sürelerde en kritik nokta başlangıç anıdır. Bir yıllık süre, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tebligatı alıp bir kenara koymak, bir yıl sonra dava açılamaz hâle gelmek demektir. Bu süre hak düşürücüdür; mahkeme resen dikkate alır.
Mirastan Men Vasiyetnamesi Nasıl Yazılmalı?
Geçerli bir mirastan men vasiyetnamesinde dört unsur bulunmalıdır: çıkarılan mirasçının açık kimliği, men iradesinin tereddütsüz ifadesi, kanuni sebebe karşılık gelen somut olayların tarih ve yer bilgisiyle anlatımı, ve mümkünse bu olayların delilleri. Şekil şartları vasiyetname türüne göre ayrıca sağlanmalıdır.
Yargıtay kararlarında geçerli bulunan vasiyetnamelerin ortak özelliği somutluktur. Bir kararda mirasbırakan, çocuklarının belirli bir tarihte bürosuna gelerek ağır hakaretlerde bulunduklarını, ölümle tehdit ettiklerini, aynı gecenin devamında evine gelip tekrarladıklarını, üç tanığın adını ve delil tespiti dosyasının numarasını yazmıştır. Bu düzeyde ayrıntı, ispat aşamasında karşı tarafa somut bir zemin sağlar.
Bir başka kararda geçerli sayılan vasiyetnamede, çıkarılan mirasçının izinsiz evi terk ettiği, dönmesi için haber gönderilmesine rağmen gelmediği, ağır hastalık döneminde bakmayacağını bildirdiği, yıllarca bayramlarda ve önemli günlerde uğramadığı ve telefonla aramadığı ayrı ayrı anlatılmıştır. Mahkeme, tanık beyanlarıyla doğrulanan bu vakıaların “mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte” olduğu sonucuna varmıştır.
Sık yapılan dört hata
- Sebebin genel ifadelerle yazılması. “Beni hiç aramadı” cümlesi tek başına hiçbir olaya bağlanmadığı için ispat edilebilir bir vakıa oluşturmaz.
- El yazılı vasiyetnamenin bilgisayarda hazırlanması. Metnin tamamı el yazısı olmalıdır; sadece imza yeterli değildir.
- Torunların unutulması. Aksine tasarruf yoksa pay otomatik olarak torunlara geçer. Mirasbırakan bunu istemiyorsa açıkça yazmalıdır.
- Delillerin yazılmaması. İspat yükü ölümden sonra diğer mirasçılara düşecektir; yıllar sonra tanık bulmak zordur.
Mirastan Men Şartlarının Karşılaştırmalı Özeti
Aşağıdaki tablo, mirastan men’in her bir hukuki unsurunu yasal dayanağı, esas ve usul şartı ve ilgili yargı kararı künyesiyle birlikte gösteriyor. Uygulamada bir dosyayı değerlendirirken bu altı satırın sırayla kontrol edilmesi yeterli bir çerçeve sunar.
| Hukuki unsur | Dayanak | Esas ve usul şartı | Karar künyesi |
|---|---|---|---|
| İşlem türü ve şekil | TMK 510 | Sadece ölüme bağlı tasarrufla yapılır; dava yoluyla talep edilemez. | 7. HD 07.12.2023, 2022/3675-2023/6074; 7. HD 19.10.2023, 2022/3872-2023/4932 |
| Men sebepleri | TMK 510/1-2 | Ağır suç işlenmesi ya da aile hukuku ödevlerinin önemli ölçüde ihlali. | AYM 28.09.2023, 2023/73-2023/166; 7. HD 25.04.2024, 2023/250-2024/2221 |
| Sebebin belirtilmesi | TMK 512/1 | Sebep, somut ve açık eylemlere dayandırılarak gösterilmelidir. | İstanbul BAM 36. HD 11.04.2017, 2017/280-2017/513; 7. HD 03.10.2025, 2025/957-2025/4032 |
| Men’in sonuçları | TMK 511/1 | Çıkarılan mirasçı terekeden pay alamaz ve tenkis davası açamaz. | 7. HD 05.06.2023, 2023/1360-2023/3088; 14. HD 14.03.2016, 2015/12445-2016/3194 |
| Payın intikali | TMK 511/2 | Pay, muristen önce ölmüş gibi varsa altsoya, yoksa yasal mirasçılara kalır. | 7. HD 20.01.2026, 2025/2500-2026/357; 14. HD 07.06.2021, 2021/1891-2021/3791 |
| İspat yükü | TMK 512/2 | İtiraz hâlinde ispat yükü, men’den yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısındadır. | 14. HD 02.06.2021, 2018/3409-2021/3708; 3. HD 04.04.2017, 2016/3523-2017/4550 |
| İspatlanamama / yanılma | TMK 512/3 | Sebep ispatlanamazsa tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir; açık yanılmada men geçersizdir. | 14. HD 17.05.2021, 2018/3342-2021/3230; 7. HD 09.02.2022, 2021/6254-2022/876 |
50 Soruda Mirastan Men
Uygulamada mirastan men konusunda en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır. Cevaplar ilgili kanun maddesi ve yargı kararı çizgisiyle birlikte verilmiştir.
Temel kavramlar
1. Mirastan men ne demek?
Mirastan men, mirasbırakanın saklı paylı bir mirasçısını ölüme bağlı tasarrufla miras hakkından yoksun bırakmasıdır. Hukuki adı mirasçılıktan çıkarma, eski adı ıskattır. TMK 510’da düzenlenir.
2. Mirastan men ile mirasçılıktan çıkarma aynı şey mi?
Evet, aynı kurumun farklı adlarıdır. Kanunun kullandığı terim “mirasçılıktan çıkarma”, halk arasındaki karşılığı “mirastan men”, eski hukuk dilindeki adı “ıskat”tır.
3. Mirastan men kaç türlüdür?
İki türlüdür. Cezai (olağan) men TMK 510’da, koruyucu (aciz sebebiyle) men TMK 513’te düzenlenmiştir. Şartları ve sonuçları birbirinden farklıdır.
4. Mirastan men ile mirastan yoksunluk arasındaki fark nedir?
Yoksunluk kanun gereği kendiliğinden işler, mirasbırakanın hiçbir işlem yapmasına gerek yoktur (TMK 578). Men ise yalnızca mirasbırakanın vasiyetnameyle açıkladığı iradeyle gerçekleşir.
5. Mirastan men ile mirastan feragat farkı nedir?
Feragat mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılan bir sözleşmedir ve mirasçının rızasını gerektirir (TMK 528). Men’de mirasçının rızası aranmaz, hatta haberi bile olmayabilir.
6. Mirastan men ile mirasın reddi aynı şey mi?
Hayır. Reddi miras mirasçının kendi iradesiyle yaptığı bir işlemdir ve ölümden sonra üç ay içinde yapılır (TMK 605). Men ise mirasbırakanın sağlığında yaptığı bir işlemdir.
7. Iskat ne demek?
Iskat, mirasçılıktan çıkarmanın eski hukuk dilindeki karşılığıdır. Yargıtay kararlarında hâlâ sık kullanılır. Anlam olarak mirastan men ile birebir aynıdır.
8. Mirastan men hangi kanunda düzenlenmiştir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510, 511, 512 ve 513. maddelerinde düzenlenmiştir. Sebepler 510’da, sonuçlar 511’de, ispat ve itiraz 512’de, koruyucu men 513’tedir.
Şartlar ve sebepler
9. Mirastan men’in şartları nelerdir?
İki şart aranır: çıkarılan kişinin saklı paylı mirasçı olması ve TMK 510’daki iki sebepten birinin bulunması. Ayrıca sebebin tasarrufta somut olarak gösterilmesi zorunludur (TMK 512/1).
10. Hangi sebeplerle mirastan men yapılabilir?
Yalnızca iki sebeple: mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi, ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi (TMK 510).
11. Kanunda yazmayan bir sebeple mirastan men yapılabilir mi?
Hayır. TMK 510’daki sebepler sınırlı sayıdadır. Kanunda yer almayan bir gerekçeyle yapılan men, itiraz hâlinde geçersiz sayılır ve mirasçı saklı payını alır.
12. “Ağır suç” ne demek, cezası ağır olan suçlar mı?
Hayır. Buradaki “ağır” ceza hukuku anlamında değildir. Ölçüt cezanın ağırlığı değil, fiilin aile bağını koparıp koparmadığıdır. Hâkim bunu medeni hukuk esaslarına göre takdir eder.
13. Mahkûmiyet kararı olmadan ağır suç sebebiyle men yapılabilir mi?
Evet. Suçun tamamlanmış olması da, mahkûmiyet kararı bulunması da şart değildir. Af veya zamanaşımından yararlanılmış olması da sonucu değiştirmez.
14. Suçun mirasbırakana karşı işlenmiş olması şart mı?
Hayır. TMK 510/1 mirasbırakanın yakınlarına karşı işlenen suçları da kapsar. Yakınlık kavramına eş, çocuk, nişanlı, yakın arkadaş ve mirasbırakana bakan kişiler dahildir.
15. “Aile hukukundan doğan yükümlülükler” nelerdir?
Eşler arasındaki sadakat, yardım ve bağlılık ödevi; ana baba ile çocuklar arasındaki sevgi, saygı ve şefkat bağı; yoksulluğa düşmede yardım yükümlülüğü; nafaka borcu; aile huzurunu bozmama.
16. Babama bakmayan kardeşim mirastan men edilebilir mi?
Bakım yükümlülüğünün önemli ölçüde ihlali TMK 510/2 kapsamında men sebebi olabilir. Ancak bunu ancak babanız sağlığında vasiyetnameyle yapabilir; siz ölümden sonra men ettiremezsiniz.
17. Yıllarca aramayan, ziyarete gelmeyen evlat mirastan men edilebilir mi?
Evet, ilgisizlik somut olaylara bağlanabiliyorsa. Yargıtay bir kararında yıllarca bayramlarda uğramama, hastalık döneminde ilgilenmeme ve haber gönderilmesine rağmen gelmeme vakıalarını yeterli saymıştır.
18. Borcunu ödemeyen mirasçı mirastan men edilebilir mi?
Hayır. Borçlar hukukundan doğan bir yükümlülüğün ihlali men sebebi değildir. Böyle bir ihlalin yaptırımı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir; miras hukukuna taşınmaz.
19. Objektif ve sübjektif unsur ne demek?
Objektif unsur, fiilin aile bağını koparacak nitelikte olmasıdır. Sübjektif unsur, fiilin somut olayda bağı fiilen koparmış olmasıdır. Yargıtay 3. HD 13.10.2014 kararına göre ikisi birlikte aranır.
20. Kavga ettikten sonra görüşmeye devam edilmişse men geçerli olur mu?
Genellikle olmaz. Olaydan sonra ilişkinin sürmesi, aile bağının fiilen kopmadığını gösterir ve sübjektif şart gerçekleşmez. Yargıtay bu gerekçeyle çok sayıda ıskat tasarrufunu hükümsüz saymıştır.
21. Mirasbırakan da kusurluysa men geçerli olur mu?
Hayır. Aile bağlarını koparıcı fiilin işlenmesinde mirasbırakan en azından mirasçı kadar kusurluysa ıskat geçerli değildir. Bu ilke doktrinde formüle edilmiş ve yargı kararlarına yerleşmiştir.
Kimler men edilebilir
22. Kimler mirastan men edilebilir?
Yalnızca saklı paylı mirasçılar: altsoy (çocuk, torun), anne-baba ve sağ kalan eş. Evlatlık da altsoy gibi saklı paylıdır ve men edilebilir.
23. Kardeşimi mirastan men edebilir miyim?
Kardeşlerin saklı payı 2007 değişikliğiyle kaldırıldığı için men’e gerek yoktur. Mirasbırakan malvarlığını vasiyetle başkasına bırakarak aynı sonuca zaten ulaşır.
24. Eşimi mirastan men edebilir miyim?
Evet, sağ kalan eş saklı paylı mirasçıdır. Ancak men yalnızca miras payını etkiler; mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağını ortadan kaldırmaz.
25. Evlatlık mirastan men edilebilir mi?
Evet. Evlatlık, evlat edinenin altsoyu gibi mirasçı olur ve saklı pay sahibidir. Aynı sebeplerle evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası da açılabilir.
26. Saklı pay oranları nedir?
Altsoy için yasal miras payının 1/2’si, anne ve babanın her biri için 1/4’ü. Sağ kalan eş için altsoy veya anne-babayla birlikte mirasçı olursa payın tamamı, diğer hâllerde 3/4’ü.
27. Torunumu mirastan men edebilir miyim?
Torun altsoy sayıldığı ve mirasçı sıfatını kazandığı durumda men edilebilir. Ancak çocuğunuz hayattaysa torun henüz mirasçı değildir; halefiyet doğmadan men’in konusu oluşmaz.
Usul ve şekil
28. Mirastan men nasıl yapılır?
Yalnızca geçerli bir ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılır. Yargıtay 7. HD 07.12.2023 kararı bu noktayı açıkça ortaya koyar. Başka hiçbir yöntem sonuç doğurmaz.
29. Mirastan men davası nasıl açılır?
Böyle bir dava yoktur. Yargıtay 7. HD 19.10.2023 kararında, mirastan men için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı ve davanın usulden reddinin isabetli olduğu belirtilmiştir.
30. Noterden mirastan men yaptırabilir miyim?
Noterde düzenlenecek şey bir “men belgesi” değil, resmî vasiyetnamedir. Noter, iki tanık huzurunda resmî vasiyetname düzenler ve men iradeniz bu vasiyetnamenin içinde yer alır.
31. El yazısıyla mirastan men yapılabilir mi?
Evet. TMK 538’e uygun el yazılı vasiyetname geçerlidir. Ancak metnin tamamı mirasbırakanın el yazısıyla yazılmalı, tarih ve imza bulunmalıdır. Bilgisayarda yazılıp imzalanan metin geçersizdir.
32. Sözlü olarak mirastan men edilebilir mi?
Yalnızca TMK 539’daki olağanüstü hâllerde. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi durumlarda iki tanık huzurunda sözlü vasiyetname yapılabilir.
33. Miras sözleşmesiyle mirastan men yapılabilir mi?
Evet. Yargıtay 3. HD 13.10.2014 kararında bunun mümkün olduğu belirtilmiştir. Miras sözleşmesi TMK 545 gereği resmî vasiyetname şeklinde, noter veya sulh hâkimi önünde yapılır.
34. Vasiyetnamede sadece “mirastan men ediyorum” yazmak yeterli mi?
Hayır. TMK 512/1 sebebin belirtilmesini zorunlu kılar ve sebep açık, belirli bir eyleme dayanmalıdır. Gerekçesiz ifadeler itiraz hâlinde men’i geçersiz kılar.
35. Vasiyetnamede tanık isimlerini yazmalı mıyım?
Zorunlu değil ama güçlü biçimde tavsiye edilir. İspat yükü ölümünüzden sonra diğer mirasçılara düşecektir; yıllar sonra tanık bulmak zordur. Dosya numarası ve tarih de yazılmalıdır.
36. Mirastan men kararımdan vazgeçebilir miyim?
Evet, her zaman. Vasiyetnameyi geri alabilir, yeni bir vasiyetname düzenleyebilir veya belgeyi imha edebilirsiniz. Miras sözleşmesindeki men tasarrufundan da tek taraflı dönmek mümkündür.
İtiraz ve dava
37. Mirastan men edildim, ne yapabilirim?
Çıkarmaya itiraz davası açabilirsiniz. Dava mirasbırakanın kanuni mirasçılarına ve varsa kendi altsoyunuza karşı açılır. Yargıtay 7. HD 16.12.2024 kararı bu usulü ortaya koyar.
38. İtiraz davasını kime karşı açacağım?
Mirasbırakanın kanuni mirasçılarına ve varsa kendi altsoyunuza karşı. Altsoyun davalı gösterilmemesi taraf teşkilinde eksiklik doğurur; çünkü men geçerli sayılırsa pay onlara geçecektir.
39. İspat yükü kimde?
Men’den yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısında. TMK 512/2 bunu açıkça düzenler. Çıkarılan mirasçı sadece itiraz etmekle yükümlüdür; sebebin doğruluğunu kanıtlamak zorunda değildir.
40. Hangi delillerle ispat yapılabilir?
Delil serbestisi geçerlidir. Yargıtay 14. HD 14.03.2016 kararında hiçbir delil sınırlaması öngörülmediği belirtilir. Tanık, belge, ceza dosyası, hastane kaydı, mesaj kaydı kullanılabilir.
41. Mirasbırakandan duyduklarını anlatan tanık yeterli olur mu?
Tek başına yeterli sayılmaz. Yargıtay, bir kısım tanığın muristen duyduklarını anlatmasının mirasçının yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmediğini belirtmiştir. Görgüye dayalı beyan aranır.
42. Men sebebi ispatlanamazsa ne olur?
TMK 512/3 uyarınca tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir. Yani mirasçı saklı payını alır, dava tenkis davası olarak sürdürülür. Miras payının tamamı geri gelmez.
43. Açık yanılma ne demek, sonucu nedir?
Mirasbırakanın gerçekte olmayan bir olguyu gerçek sanmasıdır. Bu hâlde men tamamen geçersiz olur ve mirasçı saklı payını değil, miras payının tamamını alır (TMK 512/3 son cümle).
44. Dava süresi ne kadar?
İptal davasında sebebi öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde iyiniyetlilere karşı on yıl (TMK 559). Bir yıllık süre vasiyetnamenin tebliğinden itibaren işler ve hak düşürücüdür.
45. Hangi mahkemede dava açılır?
Asliye hukuk mahkemesinde. Yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir (HMK m. 11); başka bir yerde dava açılamaz.
Sonuçlar
46. Mirastan men edilen kişi tenkis davası açabilir mi?
Geçerli bir men varsa açamaz. TMK 511/1 ve çok sayıda Yargıtay kararında belirtildiği gibi, mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz.
47. Mirastan men edilen kişinin payı kime kalır?
Mirasbırakan aksine tasarrufta bulunmadıkça, çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek payı varsa altsoyuna, yoksa diğer yasal mirasçılara kalır (TMK 511/2).
48. Oğlumu men edersem torunlarım da mirastan çıkar mı?
Hayır. Men kişiseldir, altsoya sirayet etmez. Torunlar babalarının payını olduğu gibi alır. Bunu istemiyorsanız vasiyetnamede aksine tasarrufta bulunmanız gerekir.
49. Men edilen kişi mirasbırakandan önce ölürse ne olur?
Men geçersiz hâle gelir. Yargıtay 7. HD 06.06.2024 kararında, muristen önce ölen kişinin TMK 580 uyarınca mirasçı sıfatını kazanamadığı ve ıskatın geçersizleştiği belirtilmiştir.
50. Vasiyetname varken veraset ilamı nasıl alınır?
Mirasçılık belgesi talebinde vasiyetname bildirilmelidir. Mahkeme önce men’in iptal edilip edilmediğini araştırır; iptal edilmemişse belge, payın çıkarılanın altsoyuna dağıtıldığını gösterecek şekilde düzenlenir.
Sonuç
Mirastan men, adı sık geçen ama uygulanması sanıldığından çok daha zor olan bir kurumdur. Yargıtay kararları incelendiğinde men tasarruflarının önemli bir kısmının geçersiz sayıldığı ya da tenkise dönüştüğü görülüyor. Bunun üç ana sebebi var: sebebin vasiyetnamede yeterince somutlaştırılmaması, sübjektif unsurun gerçekleşmemesi ve ispat yükünün men’den yararlananlarda olması.
Mirasbırakan tarafında en kritik nokta, men iradesinin mutlaka geçerli bir ölüme bağlı tasarrufa dökülmesi ve sebebin tarih, yer, olay ve delil düzeyinde yazılmasıdır. Mirasçı tarafında ise sürelerin takibi belirleyici; vasiyetnamenin tebliğinden itibaren işleyen bir yıllık hak düşürücü süre kaçırıldığında elde kalan hukuki imkân kalmıyor.
Miras uyuşmazlıklarında mirastan men çoğu zaman tek başına gündeme gelmez. Aynı dosyada muvazaalı devirler, tenkis talepleri ve mal rejimi tasfiyesi iç içe geçer. 12. Yargı Paketi ile gelen usul değişiklikleri de bu davaların yürütülmesini etkileyen düzenlemeler içeriyor.
Sürelerin kaçırılması bu davalarda doğrudan hak kaybına yol açar. Elinizde bir vasiyetname varsa ya da hakkınızda mirastan men tasarrufu yapıldığını öğrendiyseniz, somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 510 (Mirasçılıktan çıkarma – sebepleri)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 511 (Mirasçılıktan çıkarmanın hükümleri)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 512 (İspat yükü ve itiraz)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 513 (Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 505-506 (Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 528 (Mirastan feragat sözleşmesi)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 532-541 (Vasiyetname türleri ve şekil şartları)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 545 (Miras sözleşmesinin şekli)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 557-559 (Ölüme bağlı tasarrufun iptali ve süreler)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 560-571 (Tenkis davası ve süreler)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 578 (Mirastan yoksunluk)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 580 (Mirasçı olabilmenin şartı)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 596 (Vasiyetnamenin açılması)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 605 vd. (Mirasın reddi)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2 ve m. 11 (Görev ve kesin yetki)
- 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 16 (Değer esası)
- Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, m. 457 (Karşılaştırma amacıyla)
Yargı kararları
- Anayasa Mahkemesi, Norm Denetimi, E. 2023/73, K. 2023/166, T. 28.09.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2500, K. 2026/357, T. 20.01.2026
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/957, K. 2025/4032, T. 03.10.2025
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/127, K. 2025/3607, T. 15.09.2025
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4284, K. 2025/2708, T. 20.05.2025
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4476, K. 2025/1246, T. 04.03.2025
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1025, K. 2025/148, T. 09.01.2025
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/729, K. 2024/5704, T. 16.12.2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1917, K. 2024/3259, T. 06.06.2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/250, K. 2024/2221, T. 25.04.2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3675, K. 2023/6074, T. 07.12.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3872, K. 2023/4932, T. 19.10.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1360, K. 2023/3088, T. 05.06.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1459, K. 2023/2298, T. 26.04.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3350, K. 2022/4642, T. 29.06.2022
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/6254, K. 2022/876, T. 09.02.2022
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1891, K. 2021/3791, T. 07.06.2021
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/3409, K. 2021/3708, T. 02.06.2021
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/3342, K. 2021/3230, T. 17.05.2021
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16571, K. 2020/6746, T. 03.11.2020
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5522, K. 2020/8054, T. 22.12.2020
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/3523, K. 2017/4550, T. 04.04.2017
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12445, K. 2016/3194, T. 14.03.2016
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/12135, K. 2014/13033, T. 13.10.2014
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/1800, K. 2013/9011, T. 02.04.2013
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/4023, K. 2008/6653, T. 29.05.2008
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2017/280, K. 2017/513, T. 11.04.2017
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Dural, Mustafa / Öz, Turgut: Türk Özel Hukuku Cilt IV – Miras Hukuku, İstanbul, 2011
- İmre, Zahit / Erman, Hasan: Miras Hukuku, İstanbul, 2006
- Kocayusufpaşaoğlu, Necip: Miras Hukuku, 3. Baskı, İstanbul, 1987
- İnan, Ali Naim / Ertaş, Şeref: Miras Hukuku, 2000
- Antalya, Gökhan / Sağlam, İpek: Miras Hukuku, İstanbul
- Öztan, Bilge: Miras Hukuku (Tablolar ve Örneklerle), Ankara
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her miras uyuşmazlığı kendi somut verileriyle değerlendirilir; burada yer alan açıklamalar somut bir dosyaya doğrudan uygulanamaz. Yazıda anılan yargı kararları karar tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilmelidir.
