Skip to main content

Kişisel Verilerin Yayılması Suçu (TCK 136)

Kişisel verilerin yayılması suçu konulu makale kapak görseli

Bir fotoğrafın ya da telefon numarasının izinsiz paylaşılması hâlinde gündeme gelen suç, kişisel verilerin yayılması olarak bilinen ve Türk Ceza Kanunu m. 136’da verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme başlığıyla düzenlenen fiildir. Yargıtay uygulamasında verinin gizli olması aranmaz; kişiyi diğer bireylerden ayıran, kimliğini belirleyen ya da belirlenebilir kılan her bilgi koruma altındadır. Daha önce yayımlanmış bir fotoğrafın yeniden paylaşılması da bu kapsamdadır.

Bu yazıda TCK m. 136’nın unsurlarını, veri kavramının sınırlarını, özel hayatın gizliliğini ihlal suçuyla ayrımını, gündelik fotoğraflara ilişkin yerleşik içtihadı, sahte hesap ve numara ifşası örneklerini, rıza ile hukuka uygunluk sebeplerini, hakaretle birleşme hâlinde fikri içtimayı, zincirleme suçu, KVKK yolunu, erişim engeli talebini ve usul kurallarını Yargıtay kararlarıyla birlikte inceliyorum.

İzinsiz Paylaşılan İçerik Hangi Suçu Oluşturur? - İçerik kişiyi belirlenebilir
Nitelendirme iki soruyla yapılır: içerik kişiyi belirlenebilir kılıyor mu ve özel yaşam alanına mı ilişkin. İkinci sorunun yanıtı olumsuzsa fiil TCK m. 136 kapsamında kalır.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçunun Yasal Çerçevesi: TCK m. 136

TCK m. 136/1, kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişiyi cezalandırır. Fiil için verinin gizli tutulması ya da mağdurun zarar görmesi aranmaz. Suç, verinin rıza dışı üçüncü kişiye ulaştığı anda tamamlanır ve resen soruşturulur.

Madde metnindeki üç seçimlik hareket birbirinden farklıdır. Verme, veriyi belirli bir kişiye aktarmayı; yayma, belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği bir ortama koymayı; ele geçirme ise veriyi hukuka aykırı biçimde elde etmeyi ifade eder. Sosyal medya paylaşımları çoğunlukla yayma seçeneğine girer.

Ceza, 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesiyle yapılan değişiklik sonrası iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/9600, K. 2018/4603, T. 18.04.2018 ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8256, K. 2019/6512, T. 22.05.2019 kararlarında değişiklik öncesi alt sınır olan bir yıl üzerinden ceza tayin edilmesinin eksik ceza anlamına geldiği belirtilmiştir.

TCK m. 137, suçun kamu görevlisi tarafından ve görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür. Bu hüküm özellikle banka, hastane ve kamu kurumu çalışanlarının veri paylaşımlarında uygulanır.

Kişisel Veri Kavramı: Gizlilik Şartı Aranmaz

Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Yargıtay bu kavramı geniş yorumlar ve verinin herkesçe bilinip bilinmediğine bakmaz. Korunan hukuki değer sır değil, verinin ilgilisi olan kişinin kişilik haklarıdır. Bu nedenle aleni bilgiler de koruma kapsamındadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7695, K. 2024/7333, T. 10.12.2024 kararında kişisel veri kavramı ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Karara göre nüfus bilgileri, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, meslek, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hâl, parmak izi, biyolojik örnekler, sağlık bilgileri, etnik köken ile siyasi, felsefi ve dini görüş kişiyi diğer bireylerden ayıran veriler arasındadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2527, K. 2022/9314, T. 30.11.2022 kararında ise verinin gizli olmasının zorunlu olmadığı açıkça vurgulanmış; gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel verilerin de hukuka aykırı eylemlere karşı korunması gerektiği belirtilmiştir. Aynı kararda kolayca ulaşılabilir bilgilerin kişisel veri sayılamayacağı yönündeki yaklaşımın yerleşik içtihatla çeliştiği ifade edilmiştir.

Bu ölçüt pratikte şu sonucu doğurur: bir kişinin adı, soyadı ve cep telefonu numarası rehberlerde yer alsa bile, bu bilgilerin bir sosyal medya gönderisinde rıza dışı yayımlanması suç oluşturur. Bilginin erişilebilir olması, sahibinin onu her ortamda paylaşılmasına razı olduğu anlamına gelmez.

TCK m. 136 ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Arasındaki Ayrım

İki suçun ayrımı, paylaşılan içeriğin kişinin özel yaşam alanına girip girmediğine bakılarak yapılır. Mahrem nitelikteki görüntü ve sesler TCK m. 134/2 kapsamında ifşa suçunu; gündelik yaşamda çekilmiş, kişiyi belirlenebilir kılan ancak mahrem olmayan içerikler TCK m. 136 kapsamında veri yayma suçunu oluşturur.

Ayrımın somut karşılığı Yargıtay kararlarında nettir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7143, K. 2025/8086, T. 20.11.2025 kararında katılanın sadece baş ve yüz kısmını gösteren resimleri ile gündelik kıyafetlerle çektirdiği resimlerin, başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin görüntüler olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş; eylem TCK m. 136/1 kapsamında değerlendirilmiştir.

Ayrımı yanlış kurmak iddianamenin düzeltilmesini gerektirir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5750, K. 2025/8087, T. 20.11.2025 kararında iddianamede özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirilen eylemin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu ayrımın özel hayat tarafındaki ayrıntısını özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısında anlattım; burada odak TCK m. 136 tarafındadır.

Ölçütü tek cümleyle özetlemek gerekirse: içeriğin mahrem olup olmadığına mağdurun beyanıyla değil, içeriğin objektif niteliğiyle karar verilir. Plajda çekilmiş bir fotoğrafın mahrem sayılıp sayılmayacağı, görüntünün içeriğine ve çekildiği ortamın kamuya açıklığına göre değişir.

Ölçüt TCK m. 136 verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme TCK m. 134 özel hayatın gizliliğini ihlal
Korunan değer Verinin ilgilisi olan kişinin kişilik hakları Özel yaşam alanının dokunulmazlığı
İçeriğin niteliği Kişiyi belirlenebilir kılan her bilgi; mahrem olması gerekmez Başkalarının bilmesini istemeyeceği görüntü veya ses
Gizlilik şartı Aranmaz; aleni veriler de korunur İçeriğin gizli kalması beklentisi esastır
Tipik örnek Gündelik fotoğraf, ad-soyad, telefon, adres, HTS dökümü Konut içi görüntü, mahrem ses kaydı, sağlık muayenesi görüntüsü
Ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis İhlalde 1 yıldan 3 yıla, ifşada 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
Şikâyet Aranmaz; TCK m. 139 uyarınca resen soruşturulur Şikâyete bağlıdır
Uzlaştırma Kapsam dışıdır Şikâyete tabi olduğundan kapsamdadır
Daha önce paylaşılmış içerik Yeniden yayılması suç oluşturur Aleni hâle gelmiş içerik özel yaşam alanı sayılmayabilir

Gündelik ve Daha Önce Paylaşılmış Fotoğrafların Yeniden Yayılması

Kişinin kendi hesabından daha önce paylaştığı bir fotoğrafın başkası tarafından alınıp yeniden yayımlanması ya da üçüncü kişiye gönderilmesi suç oluşturur. Önceki paylaşım, sonraki her kullanım için genel bir izin anlamına gelmez. Fotoğraf mahrem olmasa da kişisel veri niteliğini korur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/981, K. 2023/654, T. 06.03.2023 kararında katılanın daha önce kendi Facebook hesabından paylaştığı resimlerin bir tanığa gönderilmesi eylemi incelenmiştir. Resimlerin daha önce yayımlanmış olması nedeniyle özel yaşam alanına ilişkin sayılmadığı, ancak katılanın kişisel verisi kapsamında kaldığı ve hukuka uygunluk sebebi bulunmadığından TCK m. 136/1 kapsamındaki suçun oluştuğu belirtilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5977, K. 2024/2677, T. 27.05.2024 kararında mağdurun kişisel veri niteliğindeki resimlerinin Facebook üzerinden yayımlanması; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/74, K. 2024/5554, T. 21.10.2024 kararında ise katılana ait fotoğrafın failin kendi Instagram ve Facebook hesaplarında paylaşılması TCK m. 136/1 kapsamında mahkûmiyetle sonuçlanmıştır.

Montaj ve birleştirme yoluyla yapılan paylaşımlar da aynı kapsamdadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/653, K. 2021/8551, T. 06.12.2021 kararında katılanların baş ve yüz kısımlarını gösteren resimlerin kopyalanıp aralarında duygusal birliktelik olduğu izlenimi verecek şekilde yayımlanması suç sayılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/3939, K. 2022/3875, T. 18.05.2022 kararında ise ad ve soyadla birlikte yalnızca göz bölgesini gösteren resmin paylaşılması yeterli görülmüştür.

Haberde yüzü mozaiklenmiş bir kişinin fotoğrafının başka bir platformdan bulunup buzlanmadan paylaşılması da suç oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3806, K. 2025/8877, T. 16.12.2025 kararında bu eylem, ad ve soyad bilgileriyle birlikte paylaşılması nedeniyle TCK m. 136/1 kapsamında değerlendirilmiştir.

Sahte Hesap, Ad-Soyad ve Telefon Numarasının İfşası

Bir kişinin adı, soyadı ve fotoğrafı kullanılarak rızası dışında sahte hesap açılması ile telefon numarasının sosyal platformlarda yayımlanması, TCK m. 136/1 kapsamında en sık karşılaşılan iki eylem tipidir. Her iki hâlde de verinin belirli bir kişiye ait olması ve rızanın bulunmaması yeterlidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9723, K. 2024/4789, T. 30.09.2024 kararında müştekinin fotoğraflarıyla açılan Facebook hesaplarından ad, soyad ve telefon numarasının paylaşılması suç sayılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9507, K. 2024/5542, T. 21.10.2024 kararında mağdurun resimleri ve cep telefonu numarası kullanılarak sahte hesap açılması aynı kapsamda değerlendirilmiştir.

Ayrılık sonrası intikam amacıyla açılan hesaplar bakımından yerleşik bir uygulama vardır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8258, K. 2019/6513, T. 22.05.2019 ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6296, K. 2021/6105, T. 22.09.2021 kararlarında mağdurun adını ve soyadını taşıyan hesap üzerinden gündelik kıyafetli fotoğrafın yayımlanması TCK m. 136/1 kapsamında görülmüştür.

Telefon numarasının aşağılayıcı bir grupta ya da içerikle birlikte paylaşılması ayrıca değerlendirilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/992, K. 2020/219, T. 08.01.2020 kararında arkadaşlık teklifi reddedilen failin, mağdur adına açtığı sahte hesap üzerinden cep telefonu numarasını yayımlaması suç sayılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2306, K. 2024/2277, T. 13.05.2024 kararında ise numaranın bir video paylaşım sitesinde yayımlanması aynı sonuca bağlanmıştır.

Hesabın ele geçirilmesi suretiyle veri elde edilmesi hâlinde ayrıca bilişim sistemine girme suçu gündeme gelir. Bu ihtimali sosyal medya hesabına izinsiz girme suçu ve cezası yazısında ele aldım.

Yerleşim Bilgisi, HTS Kaydı ve Finansal Verilerin Paylaşılması

Fotoğraf dışındaki veri türleri de aynı korumadan yararlanır. Adres bilgisi, görüşme dökümleri, kredi kartı ve banka hesap bilgileri kişiyi belirlenebilir kıldığından TCK m. 136/1 kapsamındadır. Bu verilerin paylaşılması, mağdurun ekonomik ya da fiziki güvenliğini doğrudan tehlikeye attığından uygulamada temel ceza üst sınıra yaklaştırılabilmektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/2174, K. 2025/830, T. 22.01.2025 kararında katılanın yerleşim bilgilerinin Twitter hesabından hukuka aykırı biçimde yayımlanması suç sayılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2118, K. 2024/1408, T. 25.03.2024 kararında ise kimin kiminle, ne zaman, hangi sıklıkla ve hangi süreyle görüştüğünü gösteren HTS raporlarının kişisel veri kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Finansal veriler bakımından Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2965, K. 2024/2278, T. 13.05.2024 kararında müştekilere ait kredi kartı bilgilerinin Facebook hesabında paylaşılması mahkûmiyetle sonuçlanmıştır. Kitlesel veri bulundurma hâlinde de aynı madde uygulanır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4393, K. 2026/1443, T. 16.02.2026 kararında yaklaşık elli milyon kişiye ait kimlik, kart ve adres bilgisinin dijital materyallerde tespiti üzerine verilen mahkûmiyet onanmıştır.

Yardım kampanyası duyurusunda hesap numarası paylaşan bir kişi ile başkasının hesap numarasını borç ilanı olarak yayımlayan bir kişi aynı konumda değildir. Birincide rıza vardır, ikincide yoktur. Rızanın kapsamı, verinin hangi amaçla ve hangi çevreye açıldığına bakılarak belirlenir.

Anonimleştirme ve Belirlenebilirlik Eşiği

Bir bilginin kişisel veri sayılabilmesi için belirli bir kişiye atfedilebilmesi gerekir. Ad, soyad, kurum, görev unvanı ya da bağlam yoluyla kimliğe ulaşılamıyorsa suçun konusu oluşmaz. Anonimleştirme, verinin hiçbir yolla kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini ifade eder ve geri döndürülemez olmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/8699, K. 2026/3417, T. 07.04.2026 kararı bu eşiği iki yönlü biçimde göstermektedir. Kararda yayımlanan maaş bordrolarının kişiselleştirilemeyeceği ve belli bir şahsa atfedildiğinin kabul edilemeyeceği, buna göre suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı vurgulanmış; buna karşılık mağdurlara ait banka hesap numaralarını gizlemeden paylaşan fail bakımından suçun sübut bulduğu kabul edilmiştir.

Uygulamada kısmi gizleme çoğu zaman yetersiz kalır. Adın baş harfleriyle yazılması, yüzün yalnızca göz bandıyla kapatılması ya da hesap numarasının son dört hanesinin gizlenmesi, çevresel bilgilerle birleştiğinde kimliğe ulaşmayı engellemiyorsa belirlenebilirlik ortadan kalkmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/3939, K. 2022/3875, T. 18.05.2022 kararında yalnızca göz bölgesi görünen fotoğrafın ad ve soyadla birlikte paylaşılması yeterli görülmüştür.

Kurgusal bir örnek: bir apartman grubunda aidat borcu bulunan dairelerin numaralarının yazılması tek başına kişisel veri paylaşımı sayılmayabilir; ancak daire numarasının yanına malik adı eklenirse belirlenebilirlik doğar ve fiil TCK m. 136 kapsamına girer.

Üçüncü Kişinin Özel Mesajının Ekran Görüntüsüyle Paylaşılması

İki kişi arasındaki yazışmanın taraflarından biri, kendi konuşmasını üçüncü kişiye gösterebilir. Ancak yazışmada karşı tarafın kişisel verileri yer alıyorsa ve paylaşım o kişinin rızası dışında yapılıyorsa TCK m. 136 gündeme gelir. Yazışmanın içeriği mahremse ayrıca TCK m. 132 haberleşmenin gizliliğini ihlal tartışılır.

Ayrım şuradadır: yazışmanın tarafı olan kişinin kendi savunması için delil sunması ile aynı görüntüyü sosyal medyada yayımlaması farklı sonuçlar doğurur. İlk durumda hakkın kullanılması ya da meşru savunma benzeri hukuka uygunluk sebepleri gündeme gelebilir; ikincisinde yayma unsuru gerçekleşir.

Yazışmanın hiç tarafı olmayan bir kişinin, örneğin ortak kullanılan bir cihazdan gördüğü mesajın görüntüsünü alıp başkasına göstermesi ise en ağır ihtimaldir. Burada hem TCK m. 132 hem TCK m. 136 bakımından değerlendirme yapılır ve fiil tekliği varsa TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur.

Uygulamada yazışmanın hangi amaçla paylaşıldığı belirleyici olur. Bir işçinin, kendisine yönelik mobbing iddiasını ispat için yöneticisiyle yaptığı yazışmayı mahkemeye sunması ile aynı yazışmayı iş yeri grubunda dağıtması arasında hukuka uygunluk bakımından fark vardır. Rahatsız etme amacı öne çıkıyorsa kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu da ayrıca değerlendirilir.

Veriniz İzinsiz Paylaşıldığında Üç Paralel Yol - Üç yol birbirini beklemez; aynı anda yürütülebilir.
Kişisel veri ihlalinde ceza soruşturması, KVKK idari şikâyeti ve içerik kaldırma talebi birbirinden bağımsızdır; biri diğerinin sonucunu beklemeden başlatılabilir.

Ölmüş Kişinin Verilerinin Paylaşılması

TCK m. 136 metni kişisel veriden söz eder ve Yargıtay tanımında veri, gerçek kişiye ait bilgi olarak belirlenmiştir. Ölümle kişilik sona erdiğinden, ölen kişinin verilerinin paylaşılmasının bu madde kapsamında suç oluşturup oluşturmayacağı tartışmalıdır. Bu konuda içtihat birliği bulunmamaktadır.

Bir görüş, TCK m. 136’nın koruduğu değerin yaşayan kişinin kişilik hakları olduğunu, ölümle bu hakkın sona erdiğini ve suçun mağdurunun bulunmadığını savunur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7695, K. 2024/7333, T. 10.12.2024 kararındaki gerçek kişiye ait bilgi vurgusu bu yaklaşımı destekler biçimde okunabilir.

Karşı görüş, verinin ölen kişiyle birlikte yakınlarını da belirlenebilir kıldığı hâllerde yakınların kendi verilerinin ihlal edildiğini ileri sürer. Bir kişinin sağlık raporunda anne, baba ve eş bilgileri de yer alıyorsa, bu belgenin yayımlanması yaşayan yakınlar bakımından TCK m. 136 kapsamında değerlendirilebilir.

Ölen kişinin hatırasına yönelik saldırılar için TCK m. 130 ayrı bir düzenleme getirir. Kişinin hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından ise ilgili kişi tanımı gerçek kişiyle sınırlı olduğundan, ölmüş kişi adına Kurula şikâyet yolu kural olarak kapalıdır.

Etiketleme ve Önceki Paylaşım Açık Rıza Sayılır mı

Sosyal medyada bir kişinin etiketlenmesi ya da içeriği daha önce kendisinin paylaşmış olması, sonraki her kullanım için açık rıza anlamına gelmez. Açık rıza belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan onaydır; kapsamı, verildiği amaç ve çevreyle sınırlıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/981, K. 2023/654, T. 06.03.2023 kararı bu noktada belirleyicidir. Katılanın resimleri daha önce kendi hesabından paylaşılmış olmasına rağmen, aynı resimlerin üçüncü kişiye gönderilmesi hukuka uygunluk sebebi bulunmadığından suç sayılmıştır. Önceki paylaşım yalnızca içeriğin özel yaşam alanına girmediğini göstermiş, veri niteliğini ortadan kaldırmamıştır.

Etiketleme bakımından da benzer bir ayrım yapılır. Bir kişiyi ortak katıldığınız etkinlik fotoğrafında etiketlemek ile aynı kişinin fotoğrafını hakaret içerikli bir gönderiye eklemek farklıdır. İlkinde örtülü bir kabulden söz edilebilirken, ikincisinde rızanın kapsamı aşılmıştır.

Rızanın geri alınabilir olduğu da kabul edilir. Bir kişi paylaşımın kaldırılmasını talep ettiği hâlde içerik yayında bırakılırsa, o andan itibaren hukuka aykırılık doğar. Talebin yazılı biçimde ve tarihli olarak yapılması, sonraki aşamada ispat kolaylığı sağlar.

Rıza, Hukuka Uygunluk Sebepleri ve Kanuni Yükümlülük Hâlleri

TCK m. 136’da hukuka aykırılık suçun unsurudur. Veri sahibinin rızası, kanun hükmünün yerine getirilmesi, hakkın kullanılması ve görevin ifası bulunduğunda fiil suç oluşturmaz. Hukuka uygunluk sebebinin varlığı somut olayda gösterilmelidir; genel bir kamu yararı iddiası tek başına yeterli görülmez.

Kanun hükmünün yerine getirilmesi en sık karşılaşılan hukuka uygunluk sebebidir. Mahkeme ya da savcılık müzekkeresine yanıt veren bir kurumun kişisel veri iletmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 332 kapsamındaki yükümlülüğün yerine getirilmesidir. Aynı şekilde mali mevzuattan doğan bildirim yükümlülükleri de bu kapsamdadır.

Hakkın kullanılması bakımından tipik örnek, kendi davasında delil sunan tarafın karşı tarafa ait veriyi mahkemeye ibraz etmesidir. Yargıtay uygulamasında bu tür ibrazlar, savunma hakkının kullanımı sayıldığı ölçüde hukuka uygun kabul edilir. Ancak aynı belgenin dava dosyası dışında üçüncü kişilere dağıtılması bu korumadan yararlanmaz.

Basın ve ifade özgürlüğü kapsamındaki haberler ayrı bir denge testine tabidir. Haberin gerçekliği, güncelliği, kamu yararı taşıması ve konu ile ifade arasında düşünsel bağ bulunması aranır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3806, K. 2025/8877, T. 16.12.2025 kararında haber metninde mozaiklenmiş fotoğrafın buzlanmadan ve isimle paylaşılması, bu dengenin aşıldığı bir örnek olarak değerlendirilmiştir.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçunda İçtima: Hakaret ve Zincirleme Suç

Veri paylaşımı hakaret içeren ifadelerle birlikte tek fiille gerçekleştirilmişse TCK m. 44 uyarınca fikri içtima uygulanır ve daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur. Aynı kişiye karşı farklı zamanlarda tekrarlanan paylaşımlarda ise TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri işletilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/10262, K. 2021/7126, T. 20.10.2021 kararında katılanın cep telefonu numarasının, onur, şeref ve saygınlığını rencide eden ibarelerle birlikte Facebook’ta yayılması incelenmiştir. Kararda bir fiille birden fazla farklı suça neden olan fail hakkında TCK m. 44 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren veri suçundan ceza verilmesi, hakaret suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Zincirleme suç bakımından Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5750, K. 2025/8087, T. 20.11.2025 kararında bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı katılana karşı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükmünün koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3658, K. 2025/9088, T. 23.12.2025 kararında da TCK m. 43/1 uyarınca artırım uygulanmıştır.

Aynı olayda birden çok suçun bir arada bulunması mümkündür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3658, K. 2025/9088, T. 23.12.2025 kararında sahte hesaplardan yapılan paylaşımlar nedeniyle TCK m. 136/1, m. 125/1 ve m. 105/1 uyarınca veri suçu, hakaret ve cinsel taciz suçlarından cezalandırma yapılmıştır. Hakaret boyutunun ayrıntısını internet ve sosyal medya üzerinden hakaret suçu yazısında inceledim.

Ceza Miktarı, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

TCK m. 136/1 uyarınca temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Adli para cezası seçenek olarak öngörülmemiştir. TCK m. 137 kapsamındaki nitelikli hâlde ceza yarı oranında artırılır; TCK m. 43 uyarınca zincirleme suçta dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırım yapılır.

Alt sınırdan uzaklaşma, TCK m. 61 ölçütlerine göre gerekçelendirilmelidir. Paylaşımın erişim sayısı, yayında kalma süresi, mağdurun uğradığı sosyal zarar ve verinin niteliği bu değerlendirmede etkili olur. Adres veya çocuğa ilişkin veri paylaşımında temel ceza genellikle alt sınırın üzerinde belirlenir.

Ceza iki yıl olarak belirlenirse CMK m. 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile TCK m. 51 uyarınca erteleme değerlendirilebilir. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşması ya da zincirleme suç artırımı uygulanması hâlinde bu kurumların kapısı kapanır. Bu nedenle savunmada temel ceza tartışması belirleyicidir.

Kurgusal bir hesap: alt sınırdan iki yıl belirlenen ceza, zincirleme suç nedeniyle dörtte bir oranında artırılırsa iki yıl altı ay olur ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanamaz. Ceza hesabı dosyanın kendi verilerine göre değişir; kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

KVKK Kapsamında İdari Şikâyet ile Cezai Şikâyetin İlişkisi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki idari başvuru ile TCK m. 136 kapsamındaki suç duyurusu birbirinden bağımsızdır ve aynı anda yürütülebilir. İdari yol veri sorumlusunun yükümlülüklerini denetler ve idari para cezasıyla sonuçlanır; cezai yol ise fiili işleyen gerçek kişinin sorumluluğunu belirler.

İdari yolda sıra bellidir. KVKK m. 13 uyarınca önce veri sorumlusuna yazılı başvuru yapılır ve talep en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Başvuru reddedilir, yetersiz yanıtlanır ya da süresinde yanıtlanmazsa KVKK m. 14 uyarınca öğrenme tarihinden itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunulur.

Kurulun verdiği idari yaptırım kararlarına karşı itiraz yolu 6698 sayılı Kanun m. 18’de düzenlenmiştir. Bireysel paylaşımlarda ise idari yolun sınırı vardır: KVKK m. 28 uyarınca gerçek kişilerin tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında veri işlemesi Kanun hükümleri dışındadır. Bu istisna kapsamına giren hâllerde idari yol sonuç vermeyeceğinden cezai yol öne çıkar.

İki yolun aynı anda yürütülmesi çifte cezalandırma yasağını ihlal etmez. İdari yaptırımın muhatabı veri sorumlusu tüzel kişi, cezai sorumluluğun muhatabı ise fiili işleyen gerçek kişidir. Kurul kararı ceza dosyasında delil olarak sunulabilir; ancak hâkimi bağlamaz.

Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Çıkarılması Talebi

Kişilik hakkı ihlal edilen kişi, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilir. Hâkimlik başvuruyu duruşmasız olarak yirmi dört saat içinde karara bağlar.

Talep doğrudan içerik veya yer sağlayıcıya da yöneltilebilir. Bu yolda sağlayıcı yirmi dört saat içinde yanıt vermekle yükümlüdür. Sağlayıcıya başvuru zorunlu bir ön koşul değildir; mağdur doğrudan hâkimliğe başvurmayı tercih edebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınlar bakımından 5651 sayılı Kanun m. 9/A ayrı bir usul öngörür. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı doğrudan erişim engeli uygulayabilir ve karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Bu yol, mahrem içeriklerde saatlerin belirleyici olduğu durumlarda kullanılır.

Erişim engeli talebinden önce ekran görüntüsünün ve bağlantı adresinin kaydedilmesi gerekir. İçerik kaldırıldıktan sonra delil elde etmek güçleşir. İlgili hesabın kim tarafından kullanıldığının tespiti aşamasında karşılaşılan sorunları IP adresinin suçlunun tespiti için yeterli olup olmadığı yazısında ayrıntılı olarak değerlendirdim.

Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

TCK m. 139 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir ve dava zamanaşımı TCK m. 66 uyarınca sekiz yıldır.

Suç şikâyete tabi olmadığından ve CMK m. 253’te sayılan katalog içinde yer almadığından uzlaştırma kapsamı dışındadır. Bu nokta özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ayrılır; şikâyete bağlı olan o suçta uzlaştırma zorunlu bir soruşturma aşamasıdır.

Zamanaşımı süresi fiilin işlendiği günden itibaren işler. Yayının internette erişilebilir kalmaya devam etmesinin süreyi durdurup durdurmayacağı tartışmalıdır. Baskın görüş suçu ani suç kabul ederek paylaşım tarihini esas alır; buna karşılık her yeniden paylaşımın yeni bir fiil oluşturacağı kabul edilir.

Mağdurun ceza davasına katılma talebi CMK m. 237 uyarınca kovuşturma aşamasında ileri sürülür. Katılan sıfatının kazanılması, kanun yollarına başvurma imkânını sağlar. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İçtihat Birliği Bulunmayan Noktalar

TCK m. 136 uygulamasında bazı sorunlar hâlâ tartışmalıdır. Ölen kişinin verilerinin korunup korunmadığı, kısmi gizlemenin belirlenebilirliği ne ölçüde ortadan kaldırdığı, kamuya mal olmuş kişilerin verilerinde eşiğin nerede olduğu ve yeniden paylaşımın bağımsız bir fiil sayılıp sayılmayacağı bu başlıkların en görünür olanlarıdır.

Kamuya mal olmuş kişiler bakımından ölçüt henüz netleşmemiştir. Bir siyasetçinin görev adresi ile konut adresi arasındaki ayrım, bir sanatçının mesleki faaliyetiyle özel yaşamı arasındaki sınır dosya bazında farklı sonuçlara bağlanabilmektedir. Bu konuda içtihat birliği bulunmamaktadır.

İkinci tartışmalı alan, alıntılama ve yeniden paylaşımın niteliğidir. Bir kullanıcı, başkasının hukuka aykırı paylaşımını alıntılayarak yaydığında bağımsız bir fail mi yoksa yardım eden mi sayılacağı, kastın kapsamına göre değişmektedir. Yerel mahkeme uygulamaları birbirinden ayrışmaktadır.

Üçüncüsü, yapay zekâ ile üretilmiş görüntülerdir. Gerçekte var olmayan ancak belirli bir kişiyi tanınır kılan görsellerin kişisel veri sayılıp sayılmayacağı, verinin gerçekliği ölçütü nedeniyle tartışılmaktadır. Bu alanda yerleşik bir Yargıtay uygulaması henüz oluşmamıştır.

Mağdur ve Şüpheli İçin Pratik Yol Haritası

Mağdur tarafında ilk adım delil tespitidir. Paylaşımın ekran görüntüsü alınmalı, bağlantı adresi ve paylaşım saati kaydedilmeli, mümkünse ekran videosu çekilmelidir. Bu kayıtlar alınmadan platforma bildirim yapılırsa içerik kaldırıldığında delil de ortadan kalkar.

İkinci adım eş zamanlı başvurudur. Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu, sulh ceza hâkimliğine erişim engeli talebi ve gerekiyorsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet aynı hafta içinde yapılabilir. Üç başvuru birbirinin sonucunu beklemez.

Şüpheli tarafında savunmanın üç ekseni bulunur: verinin belirli bir kişiye atfedilemediği, rızanın ya da bir hukuka uygunluk sebebinin varlığı ve fiilin fail tarafından gerçekleştirilmediği. Hesabın başkasınca kullanıldığı iddia ediliyorsa cihaz incelemesi ve giriş kayıtlarının getirtilmesi talep edilmelidir.

Her iki tarafta da paylaşımın bağlamının dosyaya sunulması yararlıdır. Önceki yazışmalar, tarafların ilişkisi ve paylaşımın amacı; hem rıza tartışmasında hem de temel ceza belirlenmesinde etkili olur. Bilişim suçlarının genel çerçevesini bilişim suçları ve cezaları yazısında toplu olarak ele aldım.

50 Soruda Kişisel Verilerin Yayılması Suçu

1. Fotoğrafımı izinsiz paylaşan kişiye ne yapabilirim?
Cumhuriyet başsavcılığına TCK m. 136 kapsamında suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıca sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılmasını talep edebilirsiniz.

2. Kişisel verilerin yayılması suçunun cezası nedir?
TCK m. 136/1 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu suç için seçenek adli para cezası bulunmaz.

3. Verinin gizli olması şart mı?
Şart değildir. Yargıtay kararlarında herkesçe bilinen kişisel verilerin de korunması gerektiği, korunan değerin sır değil kişilik hakları olduğu belirtilmiştir.

4. Telefon numaramın paylaşılması suç mudur?
Evet. Cep telefonu numarası kişisel veri sayılır ve rıza dışı yayımlanması TCK m. 136/1 kapsamında suç oluşturur.

5. Adresimi paylaşan kişi hakkında dava açılır mı?
Açılır. Yerleşim bilgisinin sosyal medyada hukuka aykırı olarak yayımlanması TCK m. 136/1 kapsamında mahkûmiyet nedenidir.

6. Daha önce kendim paylaştığım fotoğrafı başkası paylaşırsa suç olur mu?
Olur. Önceki paylaşım sonraki kullanımlar için rıza sayılmaz; fotoğraf kişisel veri niteliğini korur.

7. Gündelik fotoğraf paylaşımı özel hayatın gizliliğini ihlal midir?
Hayır. Yargıtay uygulamasında baş ve yüz kısmını gösteren ya da gündelik kıyafetli fotoğraflar TCK m. 136 kapsamında değerlendirilir, TCK m. 134 kapsamında değil.

8. TCK 136 ile TCK 134 arasındaki temel fark nedir?
Fark içeriğin mahrem olup olmadığındadır. Özel yaşam alanına giren görüntü ve sesler TCK m. 134, diğer belirleyici bilgiler TCK m. 136 kapsamındadır.

9. Bu suç şikâyete tabi mi?
Değildir. TCK m. 139 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu resen soruşturulur.

10. Şikâyetimden vazgeçirsem dava düşer mi?
Düşmez. Suç şikâyete bağlı olmadığından vazgeçme yargılamayı sona erdirmez, yalnızca takdiri indirimde dikkate alınabilir.

11. Uzlaştırma uygulanır mı?
Uygulanmaz. Suç şikâyete tabi olmadığı ve CMK m. 253 katalogunda sayılmadığı için uzlaştırma kapsamı dışındadır.

12. Zamanaşımı süresi kaç yıl?
Dava zamanaşımı TCK m. 66 uyarınca sekiz yıldır ve fiilin işlendiği tarihte işlemeye başlar.

13. Hangi mahkeme görevli?
Asliye ceza mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

14. Sahte hesap açıp fotoğrafımı kullanan kişi hangi suçu işler?
Ad, soyad ve fotoğrafın kullanılması TCK m. 136/1 kapsamındadır. İçerikte hakaret varsa hakaret suçu da ayrıca değerlendirilir.

15. Sahte hesabın kapatılmasını nasıl sağlarım?
Platforma bildirim yapabilir, aynı zamanda 5651 sayılı Kanun m. 9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden erişim engeli talep edebilirsiniz.

16. Ekran görüntüsü almadan bildirim yapmalı mıyım?
Yapmamalısınız. İçerik kaldırıldığında delil de kaybolur; önce ekran görüntüsü ve bağlantı adresi kaydedilmelidir.

17. Whatsapp yazışmamı başkasına gösteren kişi suç işler mi?
Yazışmada karşı tarafın kişisel verileri yer alıyor ve paylaşım rıza dışıysa TCK m. 136 gündeme gelir. İçerik mahremse TCK m. 132 de tartışılır.

18. Kendi yazışmamı mahkemeye delil olarak sunabilir miyim?
Sunabilirsiniz. Savunma hakkının kullanılması kapsamında yapılan ibraz hukuka uygunluk sebebi oluşturur.

19. Aynı yazışmayı sosyal medyada paylaşırsam ne olur?
Bu durumda yayma unsuru gerçekleşir ve hukuka uygunluk sebebi ortadan kalkar; TCK m. 136 kapsamında sorumluluk doğabilir.

20. Ölen bir kişinin fotoğrafını paylaşmak suç mudur?
Bu konuda içtihat birliği yoktur. Ölümle kişilik sona erdiğinden TCK m. 136 bakımından mağdur sıfatı tartışmalıdır; hatıraya hakaret hâlinde TCK m. 130 uygulanır.

21. Ölen yakınım adına KVKK Kuruluna şikâyet edebilir miyim?
Kural olarak edemezsiniz. 6698 sayılı Kanun ilgili kişiyi gerçek kişi olarak tanımladığından ölen kişi adına idari şikâyet yolu kapalıdır.

22. Etiketlenmem paylaşıma rıza gösterdiğim anlamına gelir mi?
Gelmez. Açık rıza belirli bir konuya ilişkin ve bilgilendirilmeye dayanan bir onaydır; etiketleme bu koşulları karşılamaz.

23. Rızamı geri alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Kaldırma talebinize rağmen içerik yayında bırakılırsa o andan itibaren hukuka aykırılık doğar.

24. Kaldırma talebimi nasıl yapmalıyım?
Yazılı ve tarihli biçimde, tercihen elektronik posta ya da platform üzerinden kayıt bırakacak şekilde yapın. Bu kayıt sonraki aşamada ispat sağlar.

25. KVKK şikâyeti ile suç duyurusu aynı anda yapılabilir mi?
Yapılabilir. İdari ve cezai yollar bağımsızdır; biri diğerinin sonucunu beklemez.

26. KVKK Kuruluna doğrudan başvurabilir miyim?
Kural olarak hayır. KVKK m. 13 uyarınca önce veri sorumlusuna başvurmanız, yanıt alamazsanız m. 14 uyarınca Kurula şikâyet etmeniz gerekir.

27. Veri sorumlusu kaç günde yanıt vermeli?
Talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. Yanıt verilmezse Kurula şikâyet yolu açılır.

28. Kurula şikâyet süresi ne kadar?
Yanıtı öğrenme tarihinden itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde şikâyet edilmelidir.

29. Komşum benim fotoğrafımı paylaştı, KVKK Kurulu ceza verir mi?
Genellikle vermez. KVKK m. 28 uyarınca gerçek kişilerin kendisiyle veya aile fertleriyle ilgili faaliyetleri Kanun kapsamı dışındadır; bu hâlde cezai yol öne çıkar.

30. Erişim engeli kararı ne kadar sürede alınır?
Sulh ceza hâkimliği başvuruyu duruşmasız olarak yirmi dört saat içinde karara bağlar.

31. Doğrudan siteye başvurmak zorunda mıyım?
Zorunlu değilsiniz. İçerik veya yer sağlayıcıya başvurmadan doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurabilirsiniz.

32. Arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. Ad ve soyad araması sonucunda çıkan bağlantıların listeden çıkarılması için Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvuru yapılabilir.

33. Hakaretle birlikte veri paylaşımında iki ceza mı verilir?
Fiil tek ise TCK m. 44 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren veri suçundan hüküm kurulur, hakaretten hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilir.

34. Aynı kişiye karşı defalarca paylaşım yapılırsa ne olur?
TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

35. Bir kere paylaşıp hemen sildim, suç oluşur mu?
Oluşur. Suç, verinin üçüncü kişilerin erişimine açıldığı anda tamamlanır; silme yalnızca takdiri indirimde değerlendirilebilir.

36. Kamu görevlisinin veri paylaşması hâlinde ceza artar mı?
Artar. TCK m. 137 uyarınca görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

37. Banka çalışanı müşteri bilgisini paylaşırsa ne olur?
Meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanma nedeniyle TCK m. 137 kapsamında artırım uygulanır. Ayrıca kurum içi disiplin sorumluluğu doğar.

38. HTS kayıtlarının paylaşılması suç mudur?
Evet. Görüşme dökümleri kişisel veri kapsamında olduğundan internette yayımlanması TCK m. 136/1 kapsamındadır.

39. Banka hesap numarası paylaşmak suç mu?
Başkasına ait hesap numarasının rıza dışı ve gizlenmeden paylaşılması suç oluşturur. Kendi numarasını paylaşan kişi bakımından suç doğmaz.

40. Anonim bordro paylaşımı suç sayılır mı?
Belirli bir kişiye atfedilemeyen, kişiselleştirilemeyen veriler bakımından suçun yasal unsurları oluşmaz. Bu değerlendirme somut belgeye göre yapılır.

41. Yüzü buzlayarak paylaşırsam sorumluluktan kurtulur muyum?
Kurtulmayabilirsiniz. Ad, soyad ya da çevresel bilgilerle kimliğe ulaşılabiliyorsa belirlenebilirlik devam eder ve suç oluşur.

42. Haber amacıyla paylaşım yapmak koruma sağlar mı?
Haberin gerçek, güncel, kamu yararına ve konu ile ifade arasında düşünsel bağ taşıyor olması gerekir. Bu denge aşılırsa sorumluluk doğar.

43. Mahkeme kararını sosyal medyada paylaşabilir miyim?
Kararda yer alan kimlik bilgileri gizlenmeden paylaşım yapılması TCK m. 136 kapsamında suç oluşturabilir. Anonimleştirilmiş paylaşımda bu risk azalır.

44. Savcılığın istediği bilgiyi vermek suç olur mu?
Olmaz. Kanun hükmünün yerine getirilmesi hukuka uygunluk sebebidir; müzekkereye verilen yanıt bu kapsamdadır.

45. Tazminat davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu m. 24 ve 25 ile Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talep edilebilir.

46. Tazminat için ceza davasının sonucunu beklemem gerekir mi?
Gerekmez. Hukuk mahkemesi ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir, ancak bu zorunlu değildir.

47. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Ceza iki yıl olarak belirlenirse CMK m. 231 uyarınca mümkündür. Alt sınırdan uzaklaşılması veya zincirleme suç artırımı hâlinde uygulanamaz.

48. Failin kim olduğu nasıl tespit edilir?
Hesabın açılış ve giriş kayıtları ile IP bilgileri üzerinden tespit yapılır. IP kaydı tek başına yeterli olmayabilir, ek delil aranır.

49. Yurt dışı platformlarda tespit mümkün mü?
Mümkündür ancak süre uzayabilir. 5651 sayılı Kanun kapsamında temsilci bulundurma yükümlülüğü olan platformlarda süreç daha hızlı işler.

50. Suç duyurusu dilekçesine neleri eklemeliyim?
Paylaşımın ekran görüntüsünü, bağlantı adresini, tarih ve saatini, hesabın kullanıcı adını ve varsa tanık bilgilerini ekleyin.

Sonuç

TCK m. 136 uygulamasının ekseni tek bir cümlede toplanabilir: veri gizli olmak zorunda değildir. Yargıtay, kişiyi diğer bireylerden ayıran ve belirlenebilir kılan her bilgiyi koruma altına almakta; herkesçe bilinen bilgilerin de rıza dışı yayılamayacağını kabul etmektedir. Bu yaklaşım, gündelik fotoğraflardan telefon numarasına, adresten görüşme dökümüne kadar geniş bir alanı kapsar.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçuyla karıştırılması, dosyalarda en sık görülen nitelendirme hatasıdır. Mahrem olmayan içerikler için TCK m. 134 uygulanması, iddianamenin düzeltilmesini gerektirmekte ve şikâyet rejimi bakımından yanlış sonuçlara yol açmaktadır. Ayrım, içeriğin objektif niteliğine bakılarak kurulmalıdır.

Mağdur açısından ilk günlerde alınan ekran görüntüsü ile eş zamanlı başlatılan üç başvuru, süreci belirler. Şüpheli açısından ise belirlenebilirlik, rıza ve hukuka uygunluk sebepleri savunmanın omurgasını oluşturur. Her iki tarafta da temel ceza tartışması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimalini doğrudan etkiler; dosyanızın koşullarını değerlendirmek için bir avukatla görüşmek yerinde olur.

Kaynakça

Bu yazıda kullanılan mevzuat hükümleri, Yargıtay kararları ve doktrin eserleri aşağıda listelenmiştir. Karar künyeleri daire, esas numarası, karar numarası ve karar tarihi sırasıyla verilmiştir; metin içinde atıf yapılan her karar bu listede yer alır.

Mevzuat

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43, 44, 50, 51, 61, 66, 105, 125, 130, 132, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 3, 5, 6, 13, 14, 17, 18, 28.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231, 237, 253, 332.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 8/A, 9, 9/A.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58.

6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 4.

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/9600, K. 2018/4603, T. 18.04.2018.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8256, K. 2019/6512, T. 22.05.2019.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8258, K. 2019/6513, T. 22.05.2019.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/992, K. 2020/219, T. 08.01.2020.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6296, K. 2021/6105, T. 22.09.2021.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/10262, K. 2021/7126, T. 20.10.2021.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/653, K. 2021/8551, T. 06.12.2021.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/3939, K. 2022/3875, T. 18.05.2022.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2527, K. 2022/9314, T. 30.11.2022.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/981, K. 2023/654, T. 06.03.2023.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2118, K. 2024/1408, T. 25.03.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2306, K. 2024/2277, T. 13.05.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2965, K. 2024/2278, T. 13.05.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5977, K. 2024/2677, T. 27.05.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9723, K. 2024/4789, T. 30.09.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9507, K. 2024/5542, T. 21.10.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/74, K. 2024/5554, T. 21.10.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7695, K. 2024/7333, T. 10.12.2024.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/2174, K. 2025/830, T. 22.01.2025.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7143, K. 2025/8086, T. 20.11.2025.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5750, K. 2025/8087, T. 20.11.2025.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3806, K. 2025/8877, T. 16.12.2025.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3658, K. 2025/9088, T. 23.12.2025.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4393, K. 2026/1443, T. 16.02.2026.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/8699, K. 2026/3417, T. 07.04.2026.

Doktrin ve akademik kaynaklar

Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.

Veli Özer Özbek, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.

Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, Rıfat Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku.

Murat Volkan Dülger, Kişisel Verilerin Korunması Hukuku.

Elif Küzeci, Kişisel Verilerin Korunması.

Nur Centel, Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.