Ayrılık ya da boşanma sonrasında velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin en çok merak ettiği konu, çocukla görüşme düzeninin nasıl kurulacağı ve bu düzenin ne kadar güvenceli olduğudur. Türk Medeni Kanunu bu ilişkiyi bir lütuf değil, hem çocuğa hem ana babaya tanınmış karşılıklı bir hak olarak düzenler. Mahkeme kararı olmadan bırakılan her düzenleme, tarafların iyi niyetine terk edilmiş kırılgan bir denge hâline gelir.
Bu yazıda kişisel ilişki hakkının yasal dayanağını, davanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüldüğünü, sürelerin belirlenmesinde hâkimin gözettiği ölçütleri, hakkın sınırlandırılması ile kaldırılmasının koşullarını, kararın infazını, yurt dışı ve görüntülü görüşme senaryolarını, büyükanne ve büyükbabanın dava hakkını ve uygulamada tartışmalı kalan noktaları ayrıntılı biçimde anlatıyorum.
Çocukla görüşme hakkının hukuki temeli ve kapsamı
Kişisel ilişki hakkı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 323 ile düzenlenmiştir. Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan ya da kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir. Bu hak boşanmaya, ayrılığa ya da evlilik dışı doğuma bağlı olmaksızın doğar ve hâkim tarafından resen düzenlenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7574, K. 2025/10377, T. 27.11.2025 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5830, K. 2023/1009, T. 14.03.2023 kararlarında hükmün lafzı aynen tekrarlanır: ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Buradaki “uygun” kelimesi bir ölçü koyar; ilişkinin ne olduğu değil, ne kadar ve nasıl olacağı somut olaya göre belirlenir.
Yargı kararlarında bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği kabul edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10080, K. 2024/2290, T. 02.04.2024 kararlarında velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinin kamu düzeniyle ilgili olduğu, asıl olanın çocuğun yüksek çıkarına bedensel ve zihinsel gelişimini sağlamaya en uygun çözüme ulaşmak olduğu belirtilmiştir. Kamu düzenine ilişkin olması iki pratik sonuç doğurur: taraflar bu konuda tam serbestçe anlaşamaz ve hâkim tarafların delilleriyle bağlı kalmaz.
Anayasal boyutta da dayanak vardır. Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2022/57445, T. 30.04.2024 kararında Anayasa m. 41’de ifade edilen çocuğun yüksek yararının mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından yapılan bütün faaliyetlerde gözetilmesi gereken bir ilke olduğu tespit edilmiştir. Aynı doğrultuda Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2021/32488, T. 16.09.2025 kararında velayet ve kişisel ilişki tesisine ilişkin davalarda asıl amacın, tarafların iddiaları ile mevcut deliller değerlendirilerek çocuğun üstün yararına olanın belirlenmesi olduğu hatırlatılmıştır.
Kişisel ilişki hem çocuğun hem de ebeveynin hakkıdır
Kişisel ilişki tek yönlü bir yetki değildir. Çocuk, anne ve babasıyla düzenli ilişki kurma ve bunu sürdürme hakkına sahiptir; aynı ilişki ana baba yönünden de bir haktır. İki yönlülük, hakkın kolayca feragate konu edilememesinin ve mahkemenin resen düzenleme yapmasının temel gerekçesidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10611, K. 2025/3371, T. 08.04.2025 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9927, K. 2026/5053, T. 05.05.2026 kararlarında çocuğun anne ve babasıyla düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahip olduğu, ayrı yaşayan ebeveynleriyle ilişkinin çocuk için bir hak olduğu kadar ana baba için de hak olduğu vurgulanmıştır. Aynı kararlarda, çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı takdirde güven duygusunun oluşamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır.
Bu iki yönlülüğün pratik yansıması şudur: velayet kendisine bırakılan taraf, karşı tarafın çocuğu görmesini istemiyor olsa bile mahkeme bir düzenleme yapmak zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5007, K. 2024/5200, T. 02.07.2024 kararında, velayet kendisine verilmeyen tarafın kişisel ilişkinin düzenlenmesini her zaman isteyebileceği, burada yasal bir hakkın kullanımının bulunduğu ve kötüniyetten söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı kararda ilişkinin karşı tarafın iradesine bırakılmasının sakıncalı olduğu, taraflar arasında sorun çıktığında bunun çocuğun aleyhine sonuç doğuracağı, düzenli bir kişisel ilişkinin çocuğun yararına olduğu ifade edilmiştir.
Bir örnek üzerinden bakalım. Boşanma sırasında baba, “çocuğu üzmeyelim, ben zaten annesiyle konuşup görürüm” diyerek kişisel ilişki talep etmemiş olsun. İki yıl sonra taraflar arasındaki iletişim koptuğunda babanın elinde hiçbir infaz edilebilir karar yoktur. Yeniden dava açması, uzman raporu alınması ve süreç boyunca birkaç ay daha geçmesi gerekir. Bu yüzden boşanma davasında kişisel ilişkinin net biçimde hükme bağlanması, sonradan yaşanacak sürtüşmeyi baştan önler. Ebeveynlerden birinin ruhsal durumunun tartışma konusu yapıldığı dosyalarda değerlendirmenin nasıl yürüdüğünü velayet davasında ebeveynin ruh sağlığı yazısında ayrıca inceledim.
Kişisel ilişki kurulmasını kimler isteyebilir?
Talep hakkı öncelikle velayeti kendisinde bulunmayan ana ya da babaya aittir; bu, boşanma kararında resen düzenlenir. Velayet ortak kullanılıyorsa çocuğun fiilen yanında kalmadığı ebeveyn de düzenleme isteyebilir. Ana babanın ölümü ya da ayırt etme gücünü yitirmesi hâlinde talep hakkı ortadan kalkar.
Üçüncü kişiler bakımından tablo dardır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 325, olağanüstü hâllerin varlığı ve çocuğun yararının gerektirmesi koşuluyla diğer kişilere, özellikle hısımlara kişisel ilişki hakkı tanınabileceğini söyler. Büyükanne ve büyükbaba en sık başvuran gruptur; kardeş, hala, dayı gibi hısımlar da bu kapsamda değerlendirilir.
Hısımlık dışında kalan kişiler için ölçüt daha da sıkıdır. Çocuğu fiilen büyütmüş bir bakıcı ya da üvey ebeveyn, çocukla arasında fiilen kurulmuş güçlü bir bağ bulunduğunu ispatlarsa talepte bulunabilir; ancak burada mahkemenin çocuğun yararı denetimi belirgin biçimde ağırlaşır. Davalı taraf, çocuğun velayetini elinde bulunduran kişidir.
Kişisel ilişki davası: görevli mahkeme, taraflar ve usul kuralları
Kişisel ilişki davası aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Davacı, velayet kendisinde olmayan ebeveyn ya da koşulları varsa üçüncü kişidir. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir; çocuğun yerleşim yeri de uygulamada belirleyici rol oynar.
Görev konusunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/293, K. 2017/4685, T. 24.04.2017 kararı yol göstericidir. Kararda, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5133 sayılı Kanun’la değişik 4. maddesi uyarınca Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere doğan bütün davaların aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerce görüleceği, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağı açıklanmıştır.
Ön inceleme aşaması atlanamaz
Aynı kararda usul yönünden önemli bir uyarı vardır: ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez, tahkikat için duruşma günü verilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 137’ye aykırı biçimde ön incelemenin atlanması, davalının hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır. Uygulamada bu, dilekçeler teatisinin tamamlanmasını, tarafların delillerini bildirmesini ve ön inceleme duruşmasında sulh yoklamasının yapılmasını gerektirir.
Usulüne uygun açılmış dava şartı ve taleple bağlılık
Mahkeme, ortada usulüne uygun açılmış bir dava yokken kendiliğinden kişisel ilişki kuramaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/4258, K. 2017/12937 kararında, baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulması konusunda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı hâlde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bunun tersi de geçerlidir: açılmış bir davada talep hakkında mutlaka olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/15331, K. 2014/22869 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13613, K. 2016/4634 kararlarında talep hakkında hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bozmayı gerektirdiği ifade edilmiştir.
Birleşen davaların bağımsızlığı
Boşanma davasında kişisel ilişki düzenlenmiş olması, ayrıca açılıp birleştirilen kişisel ilişki davasının konusuz kaldığı anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1754, K. 2024/8904, T. 20.11.2024 kararında, dosyaların birleştirilmesi veya karşılıklı dava açılması hâlinde her davanın bağımsız niteliğini koruduğu, her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Karar verilmesine yer olmadığı biçiminde bir hükümle geçiştirilmesi bozma sebebidir.
Mahkeme kişisel ilişkinin süresini belirlerken neye bakar
Süre tayininde tek bir formül yoktur. Hâkim; çocuğun yaşını, okul ve kurs düzenini, taraflar arasındaki mesafeyi, ebeveynin çalışma koşullarını, çocuğun o ebeveynle geçmiş ilişki düzeyini ve varsa özel bakım ihtiyacını birlikte değerlendirir. Amaç, analık ve babalık duygusunu tatmin eden ama günlük yaşam düzenini bozmayan bir denge kurmaktır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5830, K. 2023/1009, T. 14.03.2023 kararında kişisel ilişkinin analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7289, K. 2024/8948, T. 20.11.2024 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7109, K. 2024/8846, T. 20.11.2024 kararlarında ise ilişkinin çocuğun ve ana babanın günlük yaşam düzenlerini aksatmayacak, herhangi bir karışıklığa neden olmayacak, hafta içi okul veya kurs düzenini engellemeyecek biçimde kurulması gerektiği vurgulanmıştır.
Süre yetersizse de bozma sebebi doğar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10611, K. 2025/3371, T. 08.04.2025 kararlarında, özellikle yaz tatillerini de kapsayacak biçimde baba ile çocuk arasında yatılı olacak şekilde ve daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken bu yönün gözetilmemesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Ayda bir gün, saat 10.00 ile 17.00 arasıyla sınırlı bir düzenleme, sekiz yaşındaki bir çocuk yönünden çoğu dosyada yetersiz bulunur.
Emzirme dönemindeki bebek ve çok küçük çocukta kişisel ilişkinin özel sınırları
Emzirme dönemindeki bebekte kişisel ilişki kaldırılmaz, biçim değiştirir. Uygulamada 0-2 yaş aralığında yatılı düzenleme kural olarak kurulmaz; bunun yerine sık aralıklarla, kısa süreli ve çoğu kez annenin bulunduğu yerleşim yerinde gerçekleşen görüşmeler tercih edilir. Ölçüt, bebeğin beslenme ve uyku ritmiyle bağlanma sürecinin korunmasıdır.
Somut bir senaryo: 7 aylık, hâlâ emzirilen bir bebek için mahkeme, her hafta çarşamba günü saat 14.00-16.00 arası iki saatlik ve iki haftada bir cumartesi 11.00-15.00 arası dört saatlik bir düzen kurabilir. Bebek 18 aylık olduğunda aynı düzen artık dar kalır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, mahkemenin “çocuk 3 yaşını doldurunca yatılı olacak biçimde” tarzında ileriye dönük kademeli hüküm kurmasının içtihatta hatalı bulunmasıdır; bu konuya aşağıda ayrı bir başlıkta değiniyorum.
Küçük yaş grubunda mahkeme, teslim yerini de somutlaştırır. Bebeğin uzun araç yolculuğuna maruz kalmaması için görüşmenin annenin ikametine yakın bir ortamda ya da adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün belirlediği teslim mekânında yapılmasına karar verilebilir. Bebeğin beslenme düzenine ilişkin doktor raporu dosyaya sunulduğunda mahkeme bunu uzman raporuyla birlikte değerlendirir.
Çocuğun ebeveyni hiç tanımadığı hâllerde aşamalı yaklaşım
Çocuğun uzun süredir görmediği ya da hiç tanımadığı bir ebeveynle birden yatılı kişisel ilişki kurulması, çocuk için travmatik olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10670, K. 2023/1305, T. 23.03.2023 kararında, babanın çocuğu uzun süre görmemesi veya çocuğun babayı hiç tanımaması durumunda sürelerin duruma uygun biçimde tayin edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Uygulamada bu, ilk aşamada uzman eşliğinde ya da kısa süreli gündüz görüşmeleriyle başlanması ve ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasıyla genişletilmesi biçiminde işler.
Uzman raporu, çocuğun dinlenmesi ve ivedilik ilkesi
Kişisel ilişki kararı sezgiye değil, nesnel verilere dayanmalıdır. Mahkeme psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan rapor alır; çocuk dinlenebilecek yaş ve olgunluktaysa görüşünü sorar. Bu inceleme yapılmadan verilen kararlar eksik inceleme gerekçesiyle bozulmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2018/4453, T. 10.03.2022 kararında derece mahkemesi kararlarının psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış yeterli açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar ile çocuğun hâlen bulunduğu yerdeki yaşantısına ilişkin araştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Aynı kararda çocuğun dinlenebileceği uygun bir yaşa ve olgunluğa eriştiğinin anlaşılması hâlinde kişisel ilişki ve velayetle ilgili beyanlarının mahkemece mutlaka dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Ciddi iddiaların bulunduğu dosyalarda inceleme derinleşir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10080, K. 2024/2290, T. 02.04.2024 kararında, iddiaların ciddiyeti karşısında çocuğun sosyal hizmet uzmanı eşliğinde görüşüne başvurulması ve kişisel ilişki yönünden uzman raporu alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
İvedilik ayrı bir boyuttur. Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2018/4453, T. 10.03.2022 kararında, zaman geçmesinin çocuğun birlikte yaşamadığı ebeveynle arasındaki ilişki üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle velayet ve kişisel ilişki davalarının ivedi şekilde sonuçlandırılması gerektiği uyarısı yapılmıştır. Pratikte bu, yargılama uzayacaksa geçici tedbir yoluyla bir kişisel ilişki düzeni kurulmasını talep etmenin önemini gösterir. Yargılama sürerken çocuğun bakım giderleri bakımından da benzer bir aciliyet doğar; bu konudaki ölçütleri tedbir nafakasının şartları ve miktarı başlıklı yazıda anlattım.
Kişisel ilişkinin sınırlandırılması ve kaldırılması
Kişisel ilişki hakkı kural olarak ortadan kaldırılamaz. Türk Medeni Kanunu m. 324 ancak çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın yükümlülüklere aykırı kullanılması, çocukla ciddi biçimde ilgilenilmemesi ya da diğer önemli sebeplerin varlığı hâlinde hakkın reddedilmesine veya geri alınmasına imkân tanır.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2022/57445, T. 30.04.2024 kararında bu maddeye atıf yapılarak, kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasının ancak çok ciddi sebeplerin ve çocukla ilgili ciddi risklerin varlığı hâlinde mümkün olabileceği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7574, K. 2025/10377, T. 27.11.2025 kararında da ana veya babanın, hakkı amacına aykırı kullanmadıkça veya çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı düşmedikçe çocukla kişisel ilişki hakkından yoksun bırakılamayacağı, bağın tamamen kopmaması için asgari düzeyde de olsa ilişki tesisi gerektiği vurgulanmıştır.
Ölçülülük burada belirleyicidir. Şiddet, istismar veya bağımlılık iddiaları bulunan bir dosyada mahkemenin ilk tercihi hakkın tümüyle kaldırılması değil, refakatli görüşme, kamu kurumu ortamında görüşme, sürenin kısaltılması ya da çocuğun bulunduğu şehir dışına çıkarılmaması gibi tedbirlerdir. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş bir tedbir kararı varsa kişisel ilişki düzeni bu kararla uyumlu kurulur; koruma kararına aykırı davranışın yaptırımını 6284 koruma kararı ihlalinde zorlama hapsi yazısında ayrıntılandırdım.
Karşı taraf yönünden de bir yükümlülük vardır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7449, K. 2018/12035, T. 03.05.2018 kararında, ana ve babadan her birinin diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlü olduğu tespit edilmiştir. Görüş günlerini sürekli sabote eden, çocuğu karşı ebeveyne karşı olumsuzlayan tarafın bu davranışı velayetin değiştirilmesi davasında aleyhine değerlendirilir.
Kişisel ilişkinin sonradan değiştirilmesi ve süre güncellemesi davası
Bir kere kurulan kişisel ilişki düzeni sonsuza kadar geçerli değildir. Çocuğun yaşı, okul saatleri, tarafların yerleşim yeri ya da sağlık durumu değiştiğinde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. Bu bağımsız bir davadır, kesin hüküm engeline takılmaz; çünkü dayandığı olgular değişmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 kararında, değişen koşullara göre ve çocuğun yaşı gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesinin her zaman istenebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5007, K. 2024/5200, T. 02.07.2024 kararında ise velayet kendisine verilmeyen tarafın kişisel ilişkinin düzenlenmesini her zaman isteyebileceği, bunun yasal bir hakkın kullanımı olduğu ve kötüniyet sayılamayacağı belirtilmiştir.
Değişiklik davasında ispat yükü davacıdadır ve iddia soyut kalmamalıdır. Dilekçede “çocuk artık büyüdü” demek yetmez; okul takvimi, ders programı, kurs saatleri, çocuğun sportif faaliyet çizelgesi, tarafların yeni adresleri ve mesafe bilgisi somut olarak ortaya konmalıdır. 4 yaşındayken haftada bir gündüz görüşmesiyle sınırlı tutulan bir çocuk 9 yaşına geldiğinde, iki haftada bir cuma akşamından pazar akşamına yatılı ve yarıyıl ile yaz tatilinde uzun süreli bir düzenin talep edilmesi olağandır.
Süre yönünden dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, çocuğun yerleşim yerinin değişmesidir. Velayet sahibi ebeveyn başka şehre taşındığında mevcut hüküm fiilen uygulanamaz hâle gelebilir. 480 kilometre mesafede, cumartesi 10.00’da başlayıp pazar 17.00’de biten bir düzen yalnızca kâğıt üzerinde vardır. Böyle bir durumda ilişkinin ayda bir kez ama daha uzun süreli, tatillerde yoğunlaştırılmış biçimde yeniden kurulması istenir.
Anlaşmalı boşanma protokolündeki kişisel ilişki maddesinin sonradan değiştirilmesi
Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan kişisel ilişki maddesi, hâkim onayıyla hükme dönüşür. Bu madde taraflar arasında sözleşme gücüne sahiptir; ancak çocuğu ilgilendirdiği için tarafların iradesi mutlak değildir. Koşullar değiştiğinde protokol maddesi de yeniden düzenlenebilir ve mahkeme protokolle bağlı kalmaz.
Bunun nedeni kişisel ilişkinin kamu düzenine ilişkin olmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10080, K. 2024/2290, T. 02.04.2024 kararlarında velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinin kamu düzeni ile ilgili olduğu, asıl olanın çocuğun yüksek çıkarına en uygun çözüme ulaşmak olduğu belirtilmiştir. Nafaka konusundaki maddeler bakımından tarafların anlaşma serbestisi daha geniştir; kişisel ilişkide ise çocuğun yararı üst sınırı çizer.
Hâkim, anlaşmalı boşanma aşamasında protokoldeki kişisel ilişki maddesini yetersiz bulursa taraflara değişiklik önerebilir ve bu öneri kabul edilmezse anlaşmalı boşanma hükmü kurulamaz. Örneğin protokolde “baba çocuğu istediği zaman görecektir” gibi belirsiz bir madde bulunduğunda, infaz kabiliyeti bulunmadığı için mahkeme bunu somutlaştırmayı ister. Protokolde günün ve saatin açıkça yazılması, bayramların hangi ebeveynde geçirileceğinin belirlenmesi ve teslim yerinin gösterilmesi ileride yaşanacak sorunları azaltır.
Protokolde ortak velayet kararlaştırılmışsa kişisel ilişki maddesi farklı kurgulanır; ortak velayetin hangi koşullarda kabul veya reddedildiğini ortak velayetin şartları ve reddi yazısında ayrıntılı biçimde değerlendirdim.
Çocukla görüşme kararına uyulmazsa ne olur: teslim, disiplin hapsi ve adım adım infaz
Kişisel ilişki kararına uyulmadığında ebeveyn çocuğu kendi eliyle almaya kalkışamaz. İzlenecek yol, kararın adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla infazıdır. 7343 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi icra dairelerinden alınıp 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na taşınmıştır.
Süreç şöyle işler. Birinci adımda, elinde kesinleşmiş ya da tedbir niteliğinde bir kişisel ilişki kararı bulunan ebeveyn, çocuğun bulunduğu yerdeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur. İkinci adımda müdürlük, çocuğu yanında bulunduran tarafa teslim emri gönderir; emirde teslimin yeri, günü ve saati ile emre aykırı davranışın sonuçları yazılır. Üçüncü adımda teslim, belirlenen yerde ve gerektiğinde uzman eşliğinde gerçekleştirilir. Dördüncü adımda, yükümlü taraf çocuğu teslim etmez ya da teslimi engellerse tutanak düzenlenir. Beşinci adımda, emre aykırı davranan kişi hakkında disiplin hapsi yaptırımı gündeme gelir; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/G maddesi bu yaptırımı düzenler. Altıncı adımda ihlalin süreklilik kazanması hâlinde, karşı taraf velayetin değiştirilmesi davası açmayı değerlendirir.
Disiplin hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir; adli sicile işlenmez ve yükümlülük yerine getirildiğinde kendiliğinden düşer. Amacı cezalandırmak değil, kararın yerine getirilmesini sağlamaktır. Yine de tekrarlanan ihlaller dosyada güçlü bir delil oluşturur; çünkü Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7449, K. 2018/12035, T. 03.05.2018 kararında belirtildiği üzere ana ve babadan her biri diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Kararın infaz edilebilir olması için metninin açık olması şarttır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7289, K. 2024/8948, T. 20.11.2024 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7109, K. 2024/8846, T. 20.11.2024 kararlarında düzenlemenin karışıklığa neden olmayacak biçimde yapılması gerektiği vurgulanmıştır. “Ayda iki hafta sonu” gibi bir ifade, hangi hafta sonlarının kastedildiği belirsiz olduğu için infazda tıkanma yaratır; “her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cuma günü saat 18.00’den pazar günü saat 18.00’e kadar” biçimindeki bir hüküm ise doğrudan uygulanabilir. İnfaz aşamasındaki bir gecikme ya da hatalı başvuru çocukla bağın zayıflamasına yol açabilir; kendi dosyanızdaki adımların sırasını netleştirmek isterseniz bir avukata danışmanız yerinde olur.
Yurt dışında yaşayan ebeveynle kişisel ilişkinin düzenlenmesi
Ebeveynlerden biri yurt dışında yaşıyorsa kişisel ilişki kaldırılmaz, mesafeye uyarlanır. Mahkeme sık ve kısa görüşme yerine seyrek fakat uzun süreli bir düzen kurar; okul tatilleri, dinî bayramlar ve yaz dönemi ağırlık kazanır. Çocuğun yurt dışına çıkarılıp çıkarılamayacağı ise ayrıca ve açıkça hükme bağlanmalıdır.
Tipik bir düzenleme şöyledir: yaz tatilinde 1 Temmuz saat 10.00’dan 31 Temmuz saat 18.00’e kadar, yarıyıl tatilinde tatilin başladığı günden itibaren yedi gün, dinî bayramların ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 18.00’e kadar. Buna ek olarak, aradaki dönemde haftada iki kez belirli saatlerde görüntülü görüşme kurulması yaygındır.
Çocuğun yurt dışına çıkışı bakımından iki ayrı mesele vardır. Birincisi, hükümde çocuğun yurt dışına çıkarılmasına izin verilip verilmediğidir; izin yoksa velayet sahibinin muvafakati gerekir. İkincisi, çocuğun geri getirilmemesi riskidir. Türkiye’nin taraf olduğu 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi, mutat meskeni Türkiye olan bir çocuğun hukuka aykırı biçimde yurt dışında alıkonulması hâlinde iade mekanizması sağlar; iç hukukta 5717 sayılı Kanun bu sözleşmenin uygulanmasını düzenler. Mahkeme somut risk gördüğünde teminat gösterilmesine, pasaportun tedbiren mahkemeye tevdiine ya da görüşmenin Türkiye sınırları içinde yapılmasına karar verebilir.
Ebeveynin yurt dışında yaşaması tek başına kişisel ilişkiyi daraltma sebebi sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7574, K. 2025/10377, T. 27.11.2025 kararındaki ölçüt burada da geçerlidir: ana veya baba hakkı amacına aykırı kullanmadıkça ya da çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı düşmedikçe kişisel ilişki hakkından yoksun bırakılamaz. Seyahat masrafı, uçuş süresi ve çocuğun okul takvimi gibi pratik veriler dosyaya sunulduğunda mahkemenin düzenlemesi de gerçekçi olur.
Görüntülü görüşme yoluyla uzaktan kişisel ilişki
Görüntülü görüşme, fiziksel buluşmanın yerine geçen bir çözüm değil, onu tamamlayan bir araçtır. Mesafenin büyük olduğu, ebeveynin sağlık sorunu bulunduğu ya da fiziksel görüşmenin geçici olarak sakıncalı görüldüğü dosyalarda mahkeme, haftanın belirli günlerinde ve belirli saatlerde görüntülü iletişim kurulmasına karar verebilir.
Hükmün uygulanabilir olması için ayrıntı gerekir. Görüşmenin hangi gün ve saatte yapılacağı, kaç dakika süreceği, hangi tarafın aramayı başlatacağı ve velayet sahibinin çocuğu görüşmeye hazır bulundurma yükümlülüğü yazılmalıdır. “Haftada birkaç kez internet üzerinden görüşülecektir” biçimindeki bir hüküm, ihlal edildiğinde tutanağa bağlanamayacağı için pratikte işlevsizdir.
Uzaktan görüşmenin infazı fiziksel teslimden farklıdır. Çocuğun bilgisayar ya da telefon başına getirilmemesi, aramanın kasten cevapsız bırakılması hâlinde ihlalin ispatı zordur. Bu nedenle kararda görüşmenin sabit bir numara ya da uygulama üzerinden yapılacağının belirtilmesi, ihlal iddiasının kayıtlarla desteklenmesini kolaylaştırır. Görüntülü görüşmenin sürekli engellenmesi, Türk Medeni Kanunu m. 323 ve devamındaki hakkın zedelenmesi anlamına gelir ve velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınır.
Uzaktan görüşme, fiziksel kişisel ilişkiyi tümüyle ikame edecek biçimde kurulmamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5830, K. 2023/1009, T. 14.03.2023 kararındaki ölçüt, ilişkinin analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olmasını gerektirir; ekran üzerinden kurulan bir bağ tek başına bunu sağlamaz. Ebeveynin aynı şehirde yaşadığı bir dosyada yalnızca görüntülü görüşmeye hükmedilmesi, eksik düzenleme sayılır.
Büyükanne ve büyükbabanın dava hakkı ve olağanüstü hâl ölçütü
Üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurma talebi Türk Medeni Kanunu m. 325’e dayanır. Bu maddeye göre olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlara tanınabilir. Ölçüt ana babanınkinden daha dardır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9245, K. 2024/42, T. 09.01.2024 kararında, velinin isteğine aykırı düşse bile büyükanne ve büyükbabanın torunlarıyla kişisel ilişki kurulmasını isteme ve dava açma haklarının bulunduğu; olağanüstü hâller mevcutsa çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkının diğer kişilere ve özellikle hısımlara tanınabileceği kabul edilmiştir. Aynı kararda davacı dedenin torununu görmek, onunla uygun kişisel ilişki kurmak, torun sevgisini tatmak ve çocuğa da bu sevgiyi vermek hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte her talep kabul edilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8046, K. 2023/5186, T. 02.11.2023 kararında, m. 325’teki olağanüstü hâl şartının gerçekleşmediği ve ebeveynin kişisel ilişki süresi içinde torunla görüşme imkânı bulunduğu hâllerde davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani oğlunun ya da kızının kendi kişisel ilişki günlerinde torununu zaten görebilen bir büyükanne için ayrıca bağımsız bir gün tayin edilmesi çoğu dosyada gerekli görülmez.
Olağanüstü hâl ölçütünün tipik karşılıkları şunlardır: ebeveynin vefat etmiş olması, uzun süreli cezaevinde bulunması, ağır hastalığı, yurt dışında olması nedeniyle kişisel ilişkisini fiilen kullanamaması ya da çocukla hiç ilgilenmemesi. Büyükanne ve büyükbabanın çocuğun bakımını uzun süre üstlenmiş olması da bağın korunması yönünde bir gerekçe oluşturabilir. Süreler ana babaya tanınanlardan belirgin biçimde daha kısa tutulur; ayda bir gün, birkaç saatlik bir düzenleme yaygındır.
Görüş günlerinde çocuğun sosyal medyada paylaşılmasının velayete etkisi
Çocuğun görüntüsü kişisel veridir ve paylaşımı velayet hakkının kapsamına girer. Velayet sahibi olmayan ebeveynin, görüş günlerinde çektiği fotoğraf ve videoları diğer ebeveynin rızası olmadan sosyal medyada yayımlaması, hem çocuğun kişilik haklarını hem de veli hakkının sınırlarını ilgilendirir.
Hukuki dayanaklar birden fazladır. Türk Medeni Kanunu m. 23 ve devamı kişilik haklarını, Türk Borçlar Kanunu m. 58 kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi tazminatı düzenler. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından çocuğun görüntüsü kişisel veri niteliğindedir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu m. 134 özel hayatın gizliliğini ihlal, m. 136 verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarını düzenler.
Velayete etkisi bakımından belirleyici olan, paylaşımın içeriği ve sıklığıdır. Çocuğun konumunu, okulunu, gündelik rutinini açık eden; çocuğu diğer ebeveyn aleyhine bir söylemin aracı hâline getiren; çocuğun mahremiyetini zedeleyen paylaşımlar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7449, K. 2018/12035, T. 03.05.2018 kararında ifade edilen “diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma” yükümlülüğüyle çelişir. Bu davranış, kişisel ilişkinin şeklinin değiştirilmesine, refakatli görüşmeye ya da ağır hâllerde sürenin daraltılmasına gerekçe olabilir.
Buna karşılık, çocuğun yüzünün göründüğü sıradan bir tatil fotoğrafının paylaşılması tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez. Türk Medeni Kanunu m. 324 kapsamında kişisel ilişkinin sınırlandırılması için çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi aranır; Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2022/57445, T. 30.04.2024 kararında da hakkın tamamen kaldırılmasının ancak çok ciddi sebeplerin varlığında mümkün olduğu belirtilmiştir. Uygulamanın ölçüsü, çocuğun somut olarak zarar görüp görmediğidir.
Kademeli düzenleme yasağı ve gelecek yıllara dönük hükümler
Mahkemenin bugünden ileriye dönük kademeli kişisel ilişki kurması, içtihatta isabetsiz bulunmaktadır. Gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceği için hükmün mevcut duruma göre kurulması, koşullar değiştikçe yeniden düzenleme davası açılması esastır. Bu yaklaşım hem çocuğun hem tarafların değişen gerçekliğine uyum sağlar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 kararında, gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden şimdiden çocuk ile baba arasında kademeli biçimde kişisel ilişki düzenlenmiş olmasının isabetsiz olduğu, değişen koşullara göre ve çocuğun yaşı gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesinin her zaman istenebileceği belirtilmiştir.
Pratikte bu kural şu anlama gelir: “çocuk 5 yaşını doldurduğunda yatılı, 8 yaşını doldurduğunda yarıyıl tatilini de kapsayacak biçimde” tarzında basamaklı bir hüküm kurulmamalıdır. Mahkeme, kararın verildiği andaki yaşa uygun düzeni belirler. Çocuk büyüdükçe ilgili taraf yeniden düzenleme davası açar. Bu, bazı ebeveynler için ek dava yükü anlamına gelse de, beş yıl sonrasının okul takvimini bugünden öngörmenin imkânsızlığı karşısında daha isabetli bir çözümdür.
Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve terditli talepler
Kişisel ilişki davasında giderler kural olarak haksız çıkan tarafa yüklenir; ancak istisnalar vardır. Davaya sebebiyet vermeyen ve erken aşamada kabul beyanında bulunan davalı aleyhine gider yüklenmez. Terditli taleplerde ise kademelerden birinin kabul edilmesi davacıyı haklı kılar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9469, K. 2024/2080, T. 26.03.2024 kararında, dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve ön incelemeden önce davayı kabul eden davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama gideri yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Örneğin dava dilekçesi tebliğ edilir edilmez kişisel ilişkiyi kabul eden ve daha önce hiç engelleme yapmamış bir davalı bu korumadan yararlanır.
Terditli talepler bakımından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7109, K. 2024/8846, T. 20.11.2024 kararı yol göstericidir. Karara göre, terditli olarak açılan velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinde kişisel ilişki talebinin kabul edilmesi hâlinde davacı haklılığını ispatlamış sayılır; reddedilen kademe nedeniyle davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez. Velayetin değiştirilmesi reddedilse bile kişisel ilişki genişletilmişse davacı gider yükü altına sokulmaz.
Kişisel ilişkiye bağlı olarak nafaka talepleri de sık gündeme gelir. Çocuk yükseköğrenime devam ettiğinde nafakanın hangi koşullarda süreceğini üniversite okuyan çocuğa nafaka ne zamana kadar ödenir yazısında değerlendirdim. Gider ve vekâlet ücreti kalemleri dosyanın seyrine göre değişir; kendi durumunuzu somut olarak değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
| İnceleme ölçütü | Mahkemenin yaklaşımı | Dayanak karar |
|---|---|---|
| Analık ve babalık duygusunun tatmini | İlişkinin süresi ve şekli, sevgi ve şefkat bağını kuracak nitelikte olmalıdır. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5830, K. 2023/1009, T. 14.03.2023 |
| Günlük yaşam düzeni ve infaz kabiliyeti | Düzenleme okul ve kurs programını engellememeli, karışıklığa yol açmamalıdır. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7289, K. 2024/8948, T. 20.11.2024 |
| Yatılı ve uygun süreli ilişki | Yaz tatilini de kapsayacak biçimde yatılı ve daha uzun süreli ilişki kurulmalıdır. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10611, K. 2025/3371, T. 08.04.2025 |
| Kademeli karar verme | Gelecek yıllara dönük basamaklı düzenleme isabetsizdir; yeniden düzenleme istenir. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023 |
| Geçmiş iletişim düzeyi | Çocuğun ebeveyni hiç tanımaması hâlinde süreler duruma uygun tayin edilir. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10670, K. 2023/1305, T. 23.03.2023 |
| Hakkın kaldırılması | Ancak çok ciddi sebepler ve ağır risk hâlinde tamamen kaldırma mümkündür. | Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2022/57445, T. 30.04.2024 |
| Üçüncü kişilerin talebi | Olağanüstü hâl yoksa ve ebeveyn üzerinden görüşme mümkünse talep reddedilir. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8046, K. 2023/5186, T. 02.11.2023 |
| Yargılama giderleri | Davaya sebebiyet vermeyip erken kabul eden davalı aleyhine gider yüklenemez. | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9469, K. 2024/2080, T. 26.03.2024 |
Uygulamada içtihat birliğinin bulunmadığı noktalar
Kişisel ilişki hukukunda bazı meseleler yerleşik bir çizgiye oturmamıştır. Sürelerin somut miktarı, çocuğun dinlenmesi için aranan yaş eşiği, uzaktan görüşmenin ağırlığı ve refakatli görüşmenin ne zaman zorunlu olduğu bakımından mahkemeler arasında farklılık görülür. Bu alanlarda kesin bir vaat vermek gerçekçi değildir.
Birinci tartışma, çocuğun idrak çağı eşiğidir. Uygulamada sıklıkla 8 yaş civarı bir eşik esas alınsa da bu bir kanun hükmü değildir; Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2018/4453, T. 10.03.2022 kararındaki ölçüt yaş değil, çocuğun dinlenebileceği uygun bir yaşa ve olgunluğa erişmiş olmasıdır. Aynı yaştaki iki çocuk için farklı kararlar verilebilmektedir.
İkinci tartışma, süre miktarlarıdır. Ayda kaç hafta sonu, yaz tatilinde kaç gün verileceği konusunda bağlayıcı bir ölçek yoktur. Kararlar mesafe, mesleki koşullar ve çocuğun sosyal programına göre ciddi biçimde ayrışır. Aynı ildeki iki aile mahkemesinin benzer dosyalarda farklı süreler tayin ettiği sık görülür.
Üçüncü tartışma, görüntülü görüşmenin niteliğidir. Bazı kararlarda uzaktan görüşme fiziksel ilişkiyi destekleyen tamamlayıcı bir unsur sayılırken, bazı dosyalarda mesafenin çok büyük olduğu hâllerde asli çözüm gibi kurgulanmaktadır. Bu konuda henüz oturmuş bir içtihat çizgisi bulunmuyor.
Dördüncü tartışma, ebeveyne yabancılaşma iddialarının hukuki sonucudur. Çocuğun bir ebeveyne karşı sistematik biçimde olumsuzlandığı iddiası kimi dosyalarda velayetin değiştirilmesine, kimi dosyalarda yalnızca kişisel ilişkinin genişletilmesine yol açmaktadır. Değerlendirme büyük ölçüde uzman raporunun içeriğine bağlıdır.
50 Soruda Çocukla Görüşme ve Kişisel İlişki Davası
1. Kişisel ilişki davası hangi mahkemede açılır?
Dava aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar; dayanak 4787 sayılı Kanun m. 4’tür.
2. Boşanma davasında kişisel ilişki istemedim, sonradan açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu m. 323 uyarınca velayet kendisine verilmeyen taraf kişisel ilişkinin düzenlenmesini her zaman isteyebilir; bu yasal hakkın kullanımıdır.
3. Çocukla görüşme hakkı tamamen kaldırılabilir mi?
Kural olarak kaldırılamaz. Türk Medeni Kanunu m. 324 kapsamında ancak çocuğun huzurunun ciddi biçimde tehlikeye girdiği ağır hâllerde tamamen kaldırma gündeme gelir.
4. Anne çocuğu vermiyorsa ne yapmalıyım?
Elinizdeki kişisel ilişki kararıyla adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurmanız gerekir. Süreç 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A ve devamına göre yürür.
5. Çocuğu teslim etmeyen tarafa hapis cezası verilir mi?
Teslim emrine aykırı davranan hakkında disiplin hapsi yaptırımı uygulanabilir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/G bu yaptırımı düzenler ve yükümlülük yerine getirilince düşer.
6. Disiplin hapsi adli sicile işler mi?
İşlemez. Disiplin hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir; amacı kararın yerine getirilmesini sağlamaktır ve yükümlülüğün ifasıyla sona erer.
7. Çocuğu kendim gidip alabilir miyim?
Alamazsınız. Fiili teslim ancak yetkili birim eliyle yapılır; aksi davranış hem çocuğu zarara uğratır hem de aleyhinize delil oluşturur.
8. Kişisel ilişki kararı kesinleşmeden uygulanır mı?
Kişisel ilişkiye dair tedbir kararları derhâl uygulanabilir. Boşanma hükmünün fer’i niteliğindeki düzenlemeler için kesinleşme aranırken, tedbir niteliğindeki kararlar bekletilmez.
9. Emzirdiğim bebeğimi babaya vermek zorunda mıyım?
Mahkeme kararında yazan düzene uymak zorunludur. Ancak emzirme döneminde mahkemeler kural olarak yatılı düzenleme kurmaz; kısa ve sık görüşmeler tercih edilir.
10. Bebek kaç yaşından sonra yatılı kalabilir?
Kanunda yaş sınırı yoktur. Uygulamada 3 yaş civarından itibaren yatılı düzenlemeler yaygınlaşır; belirleyici olan uzman raporu ve çocuğun uyum durumudur.
11. Kişisel ilişki süresi az geldi, artırabilir miyim?
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu m. 323 kapsamındaki bu talep, koşulların değiştiğini gösteren somut delillerle desteklenmelidir.
12. Kişisel ilişkinin değiştirilmesi için kaç yıl beklemek gerekir?
Yasal bir bekleme süresi yoktur. Koşullar değiştiği anda dava açılabilir; belirleyici olan sürenin geçmesi değil, olguların değişmiş olmasıdır.
13. Anlaşmalı boşanma protokolündeki görüşme maddesi değiştirilebilir mi?
Değiştirilebilir. Kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olduğu için tarafların anlaşması hâkimi bağlamaz ve koşullar değiştiğinde yeniden düzenleme istenebilir.
14. Protokolde “baba istediği zaman görür” yazıyor, geçerli mi?
Bu ifade infaz kabiliyetinden yoksundur. Mahkeme gün, saat ve teslim yeri bakımından somutlaştırma ister; aksi hâlde ihlal hâlinde zorla uygulama yapılamaz.
15. Yurt dışında yaşıyorum, çocuğumu nasıl görebilirim?
Mahkeme seyrek fakat uzun süreli bir düzen kurar. Yaz tatili, yarıyıl tatili ve bayramlar ağırlık kazanır; aralarda görüntülü görüşme eklenmesi yaygındır.
16. Çocuğu yurt dışına götürebilir miyim?
Ancak hükümde açıkça izin verilmişse ya da velayet sahibi muvafakat ederse mümkündür. İzin yoksa çocuğun yurt dışına çıkarılması hukuka aykırı sayılır.
17. Çocuğun yurt dışından geri getirilmemesi hâlinde ne yapılır?
1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında iade talebinde bulunulur. İç hukukta 5717 sayılı Kanun bu sözleşmenin uygulanma usulünü düzenler.
18. Görüntülü görüşmeye mahkeme karar verir mi?
Verebilir. Mesafe, sağlık durumu ya da fiziksel görüşmenin geçici olarak sakıncalı olduğu hâllerde uzaktan görüşme düzenlenir ve gün, saat, süre açıkça yazılır.
19. Sadece görüntülü görüşmeye hükmedilmesi doğru mudur?
Kural olarak yeterli görülmez. İlişkinin analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olması gerekir; ekran üzerinden kurulan bağ tek başına bunu sağlamaz.
20. Çocuk telefonu açmıyorsa velayet sahibi sorumlu olur mu?
Velayet sahibinin çocuğu görüşmeye hazır bulundurma yükümlülüğü vardır. Türk Medeni Kanunu m. 323 kapsamındaki hakkın sistematik engellenmesi velayet değişikliği sebebi olabilir.
21. Büyükanne torununu görmek için dava açabilir mi?
Açabilir. Türk Medeni Kanunu m. 325 uyarınca olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa hısımlara kişisel ilişki hakkı tanınabilir.
22. Büyükbabanın davası hangi hâllerde reddedilir?
Olağanüstü hâl bulunmuyorsa ve ebeveyn kendi görüş günlerinde torunla görüşme imkânı sağlıyorsa talep reddedilir; ayrıca bağımsız gün tayini gerekmez.
23. Olağanüstü hâl ne demektir?
Ebeveynin vefatı, uzun süreli cezaevinde bulunması, ağır hastalığı ya da çocukla hiç ilgilenmemesi gibi durumlar Türk Medeni Kanunu m. 325 anlamında olağanüstü hâl sayılabilir.
24. Kardeşler için ayrı kişisel ilişki günü belirlenir mi?
Kural olarak kardeşler birlikte teslim edilir. Yaş farkı ya da özel bakım ihtiyacı belirgin olduğunda farklı süreler tayin edilebilir.
25. Uzman raporu alınmadan karar verilebilir mi?
Ciddi uyuşmazlık bulunan dosyalarda alınması beklenir. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan rapor alınmadan verilen kararlar eksik inceleme nedeniyle bozulabilmektedir.
26. Çocuk kaç yaşında mahkemede dinlenir?
Kanunda sabit bir yaş yoktur. Ölçüt, çocuğun dinlenebileceği uygun bir yaşa ve olgunluğa erişmiş olmasıdır; uygulamada 8 yaş civarı bir eşik sık kullanılır.
27. Çocuk babasını istemiyorum derse mahkeme buna uyar mı?
Görüşü dikkate alınır ama bağlayıcı değildir. Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa beyanının aksine karar verilmesi mümkündür.
28. Kişisel ilişki davası ne kadar sürer?
Uzman raporu ve tanık sayısına göre değişir; çoğu dosyada birkaç ay sürer. Bu davaların ivedi biçimde sonuçlandırılması gerektiği anayasal içtihatta vurgulanmıştır.
29. Dava sürerken çocuğumu göremiyorum, ne yapmalıyım?
Tedbir yoluyla geçici kişisel ilişki kurulmasını talep edebilirsiniz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 ve devamındaki geçici hukuki koruma hükümleri bu talebe dayanak oluşturur.
30. Kişisel ilişki kararında bayramlar nasıl düzenlenir?
Dinî bayramların belirli bir bölümünün velayet sahibi olmayan ebeveynle geçirilmesi düzenlenir. Genelde bayramın ikinci günü sabahından üçüncü günü akşamına kadar biçiminde yazılır.
31. Babalar günü ve anneler günü karara yazılır mı?
Talep edilirse yazılabilir. Uygulamada babalar günü velayet sahibi olmayan baba yönünden özel gün olarak hükme eklenmektedir.
32. Çocuğun doğum günü kimde geçer?
Karara yazılmamışsa velayet sahibinin yanında geçer. Talep edilmesi hâlinde doğum gününün belirli saatlerinin diğer ebeveynle geçirilmesi düzenlenebilir.
33. Teslim yeri karara yazılmazsa ne olur?
İnfaz sırasında tereddüt doğar. Kararların karışıklığa neden olmayacak açıklıkta yazılması gerektiği içtihatta vurgulanmıştır; teslim yerinin gösterilmesi bu nedenle önerilir.
34. Kişisel ilişki günü tatile denk gelirse ne olur?
Karar metnine bağlıdır. Tatil düzenlemesinin hafta sonu düzenlemesinin önüne geçeceği hükümde belirtilmemişse çakışma sorunu yaşanır; bu ayrıntının yazılması gerekir.
35. Velayet sahibi başka şehre taşındı, kararım geçersiz mi oldu?
Geçersiz olmaz ama fiilen uygulanamaz hâle gelebilir. Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası açarak mesafeye uygun bir düzen isteyebilirsiniz.
36. Nafaka ödemezsem çocuğumu göremez miyim?
Kişisel ilişki nafaka ödemesine bağlı değildir. İki hak birbirinden bağımsızdır; nafakanın ödenmemesi kişisel ilişkiyi engellemek için gerekçe yapılamaz.
37. Çocuğumu görmediğim hâlde nafaka öder miyim?
Ödersiniz. Türk Medeni Kanunu m. 182 ve m. 327 kapsamındaki bakım yükümlülüğü, kişisel ilişkinin fiilen kullanılıp kullanılmadığından bağımsızdır.
38. Görüş günlerinde çocuğun fotoğrafını paylaşabilir miyim?
Diğer ebeveynin rızası olmadan yaygın paylaşım risklidir. Çocuğun görüntüsü 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel veridir ve kişilik hakkı korumasından yararlanır.
39. Sosyal medya paylaşımı velayeti kaybettirir mi?
Tek bir paylaşım kural olarak yeterli değildir. Çocuğun mahremiyetini zedeleyen, konumunu açık eden ya da diğer ebeveyni hedef alan sistematik paylaşımlar aleyhe değerlendirilir.
40. Çocuğu babasına karşı olumsuzlayan anneye ne yapılabilir?
Bu davranış içtihatta kişisel ilişkiyi zedelemekten kaçınma yükümlülüğüne aykırı bulunur. Uzman raporuyla tespit edildiğinde velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınır.
41. Kişisel ilişki refakatli olarak düzenlenebilir mi?
Düzenlenebilir. Türk Medeni Kanunu m. 324 kapsamında risk görülen dosyalarda hakkın tümüyle kaldırılması yerine uzman ya da kurum eşliğinde görüşme tercih edilir.
42. Hakkında 6284 kararı olan baba çocuğunu görebilir mi?
Kural olarak görebilir. Koruma kararı eşe yöneliktir; çocukla ilişki, karara aykırı temas doğurmayacak biçimde ve gerekiyorsa refakatli olarak düzenlenir.
43. Mahkeme talebim hakkında karar vermeyi unutursa ne olur?
Bu bozma sebebidir. Açılmış bir davada talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.
44. Ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilirse sonuç ne olur?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 137’ye aykırılık oluşur. Bu durum hukuki dinlenilme hakkına aykırı sayılır ve kararın bozulmasına yol açar.
45. Boşanma dosyasıyla birleşen kişisel ilişki davası konusuz kalır mı?
Kalmaz. Birleştirilen her dava bağımsız niteliğini korur ve her biri hakkında ayrı hüküm kurulması gerekir.
46. Davayı hemen kabul eden davalı vekâlet ücreti öder mi?
Davaya sebebiyet vermemişse ve ön incelemeden önce kabul etmişse aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama gideri yüklenemez.
47. Velayet talebim reddedilip kişisel ilişki kabul edilirse gider öder miyim?
Ödemezsiniz. Terditli talepte kişisel ilişki kademesinin kabulü davacıyı haklı kılar; reddedilen kademe için aleyhe gider ve vekâlet ücretine hükmedilemez.
48. Mahkeme çocuk büyüdükçe artacak şekilde karar verebilir mi?
Bu yaklaşım içtihatta isabetsiz bulunmaktadır. Gelecek yılların koşulları bilinemeyeceğinden hüküm mevcut duruma göre kurulur, sonra yeniden düzenleme istenir.
49. Çocuk kişisel ilişki gününde hastalanırsa ne yapılmalı?
Durum belgelenmeli ve karşı tarafa derhâl bildirilmelidir. Doktor raporuyla desteklenen mazeretler infaz aşamasında ihlal sayılmaz.
50. Kişisel ilişki davasında avukat zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Ancak uzman raporuna itiraz, süre talebinin gerekçelendirilmesi ve infaz adımlarının doğru sırayla yürütülmesi teknik konulardır ve hak kaybı riski taşır.
Sonuç
Kişisel ilişki, ebeveynin çocuğu üzerindeki bir yetkiden çok, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını sürdürme hakkının karşılığıdır. Türk Medeni Kanunu m. 323 bu hakkı kurar, m. 324 sınırlarını çizer, m. 325 üçüncü kişiler yönünden dar bir kapı aralar. Yargı kararlarındaki ortak eksen, düzenlemenin analık ve babalık duygusunu tatmin edecek ölçüde geniş, çocuğun günlük yaşam düzenini bozmayacak ölçüde dengeli olmasıdır.
Uygulamada en çok hata yapılan nokta, hükmün yeterince somut yazılmamasıdır. Gün, saat, teslim yeri, yatılı olup olmadığı, tatil ve bayram düzeni açıkça belirtilmemiş bir karar, ihtilaf çıktığı anda kâğıt üzerinde kalır. Aynı biçimde, koşullar değiştiğinde yeniden düzenleme davası açmayı ihmal etmek, yıllar içinde ilişkinin fiilen zayıflamasına yol açar. Ebeveynlerin ayrı yaşamaya başladığı ilk dönemde alınacak tedbirlerin kapsamını ayrı yaşama hakkı ve TMK m. 197 tedbirleri yazısında ayrıca inceledim.
Her dosyanın kendi verileri farklıdır: çocuğun yaşı, mesafe, tarafların çalışma düzeni ve geçmiş ilişki geçmişi sonucu doğrudan etkiler. Kendi durumunuza uygun bir kişisel ilişki düzeni kurmak ya da mevcut kararın infazı için izlenecek adımları belirlemek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 23, 182, 323, 324, 325, 326, 327, 335, 336, 337, 339, 346, 348.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27, 137, 389.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A, 41/B, 41/C, 41/D, 41/E, 41/G.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5, 6.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 134, 136.
5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun m. 1, 8.
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2022/57445, T. 30.04.2024
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2021/32488, T. 16.09.2025
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2018/4453, T. 10.03.2022
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5007, K. 2024/5200, T. 02.07.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8658, K. 2023/5759, T. 29.11.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10080, K. 2024/2290, T. 02.04.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7574, K. 2025/10377, T. 27.11.2025
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5830, K. 2023/1009, T. 14.03.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10611, K. 2025/3371, T. 08.04.2025
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9927, K. 2026/5053, T. 05.05.2026
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9245, K. 2024/42, T. 09.01.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8046, K. 2023/5186, T. 02.11.2023
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/293, K. 2017/4685, T. 24.04.2017
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/4258, K. 2017/12937, T. 16.11.2017
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/15331, K. 2014/22869, T. 17.11.2014
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13613, K. 2016/4634, T. 09.03.2016
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1754, K. 2024/8904, T. 20.11.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9469, K. 2024/2080, T. 26.03.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7109, K. 2024/8846, T. 20.11.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7289, K. 2024/8948, T. 20.11.2024
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10670, K. 2023/1305, T. 23.03.2023
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7449, K. 2018/12035, T. 03.05.2018
Doktrin ve akademik kaynaklar
Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III: Aile Hukuku.
Bilge Öztan, Aile Hukuku.
Turgut Akıntürk, Derya Ateş, Türk Medeni Hukuku: Aile Hukuku.
Ömer Uğur Gençcan, Velayet Hukuku.
Hasan Petek, Çocuk ile Kişisel İlişki Kurulması, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi.
Serkan Ayan, Evlilik Birliğinin Korunması ve Çocuğun Üstün Yararı Üzerine İncelemeler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.
