Sahte sigortalılık iptal davası, özü itibarıyla bir hizmet tespiti davasıdır. Uyuşmazlığın tek bir düğümü vardır: bildirilen sigortalılık fiilî bir çalışmaya dayanıyor mu, dayanmıyor mu? Hizmet akdinin kâğıt üzerinde var olması yetmez; eylemli çalışmanın ispatlanması gerekir.
Bu yazıda Kurum işleminin hangi hâllerde iptal edilebileceği, ispat yöntemi ve delil hiyerarşisi, mahkemenin kendiliğinden araştırma yükümlülüğü, ceza davası ile hukuk davası arasındaki ilişki, sağlık giderlerinin geri istenmesi ve süreler ele alınmaktadır. Sık sorulan sorular makalenin sonundadır.
Sahte Sigortalılık Nedir?
Sahte sigortalılık, gerçekte bir çalışma ilişkisi bulunmadığı hâlde kişinin sigortalı gösterilmesidir. Amaç genellikle emeklilik için prim günü tamamlamak, sağlık yardımlarından yararlanmak ya da hizmet süresi kazanmaktır. Kurum bu bildirimleri denetim yoluyla tespit ettiğinde hizmeti iptal eder ve yersiz ödemeleri geri ister.
Muvazaalı işlemlerle oluşturulan kayıtlar sigortalılık sağlamaz; kişi kendi hilesinden yararlanamaz (Yargıtay 10. HD, E. 2014/4567, K. 2014/23222, T. 10.11.2014). Buna karşılık fiilen çalıştığı hâlde kaydı iptal edilen kişinin de hakkını arama yolu açıktır.
Dava Hizmet Tespiti Niteliğindedir
Sahte sigortalılık iddiasıyla tesis edilen Kurum işlemlerine karşı açılan iptal davaları, özü itibarıyla hizmet tespiti davası niteliğindedir (Yargıtay 10. HD, E. 2024/13094, K. 2025/3117, T. 27.02.2025). Bu niteleme davanın usulünü, ispat rejimini ve mahkemenin yetkilerini doğrudan belirler.
Sigortalılığın geçerli sayılabilmesi için “hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı” birlikte aranır (Yargıtay 10. HD, E. 2024/1661, K. 2024/7252, T. 27.06.2024). Eylemli çalışma saptanmadıkça, yalnızca hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemez (Yargıtay 21. HD, E. 2015/1108, K. 2015/20133, T. 12.11.2015).
Kamu Düzeni ve Özel Duyarlılık
Bu davalar sosyal güvenlik hakkının korunması ve gerçeğe aykırı sigortalılık sürelerinin önlenmesi amacıyla kamu düzenini ilgilendirir. Bu nedenle mahkemelerce özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur (Yargıtay 10. HD, E. 2018/1129, K. 2018/8667, T. 31.10.2018).
Kamu düzeni niteliğinin pratik sonucu şudur: taraflar ikrar edemez, davadan feragat sonucu tek başına belirlemez ve mahkeme tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaz.
İspat Yöntemi: Kanunda Sınırlama Yoktur
5510 sayılı Kanun m. 86’da (mülga 506 sayılı Kanun m. 79’da) sahte sigortalılığa dayanan davaların kanıtlanması için özel bir ispat yöntemi belirlenmemiştir (Yargıtay 10. HD, E. 2025/349, K. 2025/5558, T. 10.04.2025). Bu, her türlü delilin kullanılabileceği anlamına gelir; ancak delillerin ağırlığı aynı değildir.
| Delil | Ağırlığı | Nereden temin edilir |
|---|---|---|
| Puantaj kayıtları | Güçlü | İşveren, bilirkişi incelemesi |
| İmzalı ücret tediye bordrosu | Güçlü | İşveren, imza incelemesi |
| Banka ödeme kayıtları | Güçlü | Banka müzekkeresi |
| İşyeri vergi ve ruhsat kayıtları | Destekleyici | Vergi dairesi, belediye |
| Bordro tanıkları | Orta | SGK kayıtlarından belirlenir |
| Komşu işyeri çalışanları | Orta | Mahkemece resen araştırılır |
| Adres kayıt bilgileri | Destekleyici | Nüfus müdürlüğü |
| Denetim sırasındaki kendi beyanı | Aleyhe güçlü | Kurum inceleme dosyası |
Yazılı Deliller Önceliklidir
Resmî belge ve yazılı deliller, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil teşkil eder ve sonuca etkilidir (Yargıtay 10. HD, E. 2022/12973, K. 2022/16078, T. 15.12.2022). İşverenden puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve sigortalının imzasını içeren belgeler getirtilerek incelenmelidir.
Tanık Beyanı Ne Zaman Yeterli Olur?
Yazılı delil bulunmadığı hâllerde, somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olması koşuluyla bordro tanıkları, iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları veya benzer işi yapan işverenlerin beyanlarıyla sonuca gidilebilir (Yargıtay 10. HD, E. 2025/8912, K. 2025/13373, T. 13.10.2025).
Buradaki ölçüt “somutluk”tur. “Ben onu orada görürdüm” biçimindeki genel beyan yetmez; tanığın çalışma saatlerini, yapılan işi, birlikte çalışılan kişileri ve dönemi anlatabilmesi beklenir.
Denetim Sırasındaki Kendi Beyanı
Sigortalının denetim sürecinde verdiği “işyerinde çalışmadığına” dair beyan, aksine somut delil sunulmadığı sürece hizmetlerin fiilî çalışmaya dayanmadığının kabulü için yeterli görülebilmektedir (Yargıtay 10. HD, E. 2024/9256, K. 2024/11336, T. 20.11.2024).
Bu, dosyanın kaderini belirleyen noktadır. Denetim tutanağına atılan imza, sonradan geri alınması çok güç bir aleyhe delil oluşturur. Tutanak imzalanmadan önce içeriğinin dikkatle okunması gerekir.
Mahkemenin Kendiliğinden Araştırma Yükümlülüğü
Kamu düzeni ilkesi gereği mahkemeler tarafların sunduğu delillerle sınırlı kalmamalı, kendiliğinden araştırma ilkesini benimsemelidir (Yargıtay 10. HD, E. 2022/14256, K. 2022/16830, T. 28.12.2022). Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde karar bozulur.
Mahkemece yapılması gerekenler şunlardır: işyerinin faaliyet durumu, kapsamı, kapasitesi, vergi kayıtları ve çalışma ruhsatının titizlikle incelenmesi (Yargıtay 10. HD, E. 2016/10181, K. 2018/8775, T. 01.11.2018); davacının uyuşmazlık dönemini kapsayan adres kayıt bilgilerinin temini, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve komşu işyeri tanıklarının kayıtlarının celbi (Yargıtay 10. HD, E. 2024/10491, K. 2024/11121, T. 18.11.2024); Kurumca iptal edilen başka çalışmaların ve bu yönde açılmış diğer davaların araştırılması, varsa ceza dosyası eklerinin getirtilmesi (Yargıtay 10. HD, E. 2024/13387, K. 2025/15348, T. 13.11.2025).
Ceza Davası ile Hukuk Davası Arasındaki İlişki
Ceza mahkemesince verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar, hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini inceleme yetkisini sınırlamaz (Yargıtay 10. HD, E. 2014/4567, K. 2014/23222, T. 10.11.2014).
Bunun nedeni iki yargı kolundaki ispat standartlarının farklı olmasıdır. Ceza yargılamasında şüpheden sanık yararlanır; hukuk yargılamasında ise fiilî çalışmanın varlığı ispatlanmadıkça sigortalılık kabul edilmez. Beraat kararı hukuk davasını kendiliğinden kazandırmaz.
Buna karşılık ceza dosyasındaki tanık beyanları, bilirkişi raporları ve el konulan belgeler hukuk davasında delil olarak değerlendirilir. Bu nedenle ceza dosyasının ekleriyle birlikte getirtilmesi gerekir.
Sağlık Yardımlarının Geri İstenmesi
Fiilî çalışmanın tespit edilemediği ve sigortalılığın iptal edildiği hâllerde, yapılan sağlık harcamalarının yersiz olup olmadığı ayrıca belirlenir. Burada kritik bir ayrım vardır: kişinin o tarihlerde başka bir statüde genel sağlık sigortalısı sayılma hakkının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir (Yargıtay 10. HD, E. 2016/9591, K. 2019/8605, T. 14.11.2019).
Somut sonuç şudur: kişi o dönemde eşinin üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla ya da gelir testi sonucuna göre genel sağlık sigortalısı sayılabilecek durumdaysa, sağlık gideri “yersiz ödeme” olmaktan çıkabilir. Bu savunma çoğu dosyada hiç ileri sürülmemekte ve borç olduğu gibi kalmaktadır.
Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması
5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleriyle getirilen yapılandırma ve af niteliğindeki düzenlemelerden yararlanabilmek için kişinin TMK m. 2 kapsamında hakkını kötüye kullanıp kullanmadığı ve dürüstlük kuralına uygun hareket edip etmediği değerlendirilir (Yargıtay 10. HD, E. 2016/17466, K. 2019/8757, T. 19.11.2019).
Sigortalı kendi hilesinden yararlanamaz. Sahte bildirimi bizzat organize eden kişinin, sonradan bu kayıtlara dayanarak hak talep etmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Emekliliğin İptali ve Aylıkların Geri Alınması
Hizmetin iptali sonucu prim gün sayısı emeklilik için yeterli olmaktan çıkarsa, bağlanan aylık da iptal edilir ve ödenen tutarlar yersiz ödeme olarak geri istenir. Bu, sahte sigortalılığın en ağır sonucudur.
Geri isteme, yersiz ödemenin niteliğine göre farklı zaman sınırlarına tabidir. Kurumun hataya dayalı ödemelerde geriye gidebileceği süre ile kişinin kastının bulunduğu hâllerdeki süre aynı değildir. Dosyanızda hangi rejimin uygulanacağı, iptalin gerekçesine bağlıdır.
Bu hesap ve süre değerlendirmesi dosyanın kendi verilerine göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
İşverenin Sorumluluğu
Sahte bildirimde bulunan işveren bakımından sonuçlar ayrıca doğar: idari para cezası, prim teşviklerinden yararlanma hakkının kaybı, yersiz ödenen sağlık giderlerinden sorumluluk ve ceza soruşturması. Ceza boyutunda resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları gündeme gelebilir.
Muvazaalı bildirimin arkasında bir başka tüzel kişiliğin bulunduğu hâllerde perdenin kaldırılması tartışması da doğabilir. Bu tartışmayı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, organik bağ ve muvazaa yazısında ele aldım.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetkili mahkeme, davalı Kurumun ilgili biriminin bulunduğu yer veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.
Kuruma karşı açılacak davalarda, dava açılmadan önce Kuruma başvurulmuş olması aranır. Kurumun başvuruya kanunda öngörülen süre içinde cevap vermemesi de talebin reddi sayılır ve dava yolu açılır.
Hizmet Tespiti Davasında Hak Düşürücü Süre
Hizmet tespiti davalarında beş yıllık hak düşürücü süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren işler. Ancak Kurumun işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi gibi kayıtlarla çalışmadan haberdar olduğu hâllerde bu süre uygulanmaz.
Sahte sigortalılık iddiasıyla yapılan iptallerde ise kayıtlar zaten Kurumda mevcuttur; bu nedenle hak düşürücü süre tartışması çoğu dosyada gündeme gelmez. Buna karşılık Kurum işlemine karşı dava açma bakımından öngörülen süreler ayrıdır ve kaçırılmamalıdır.
Fiilen Çalıştığı Hâlde Kaydı İptal Edilenler
Denetim raporları her zaman isabetli değildir. Fiilen çalıştığı hâlde işyerinde bulunamadığı, işveren kayıt tutmadığı ya da tanık bulunamadığı için hizmeti iptal edilen kişiler bulunmaktadır. Bu kişiler bakımından dava, hakkın geri kazanılmasının tek yoludur.
Bu dosyalarda toplanması gereken deliller: banka hesap hareketleri, işyerine giriş çıkış kayıtları, servis listeleri, yemekhane kayıtları, sosyal medya ve fotoğraf kayıtları, aynı dönemde çalışan diğer sigortalıların beyanları, işyerinin ticari faaliyet belgeleri.
Fasılalı çalışma hâllerinde hizmetin nasıl birleştirileceği ayrı bir konudur; bunu fasılalı çalışma yazısında ele aldım.
Dava Açmadan Önce Yapılması Gerekenler
Sıralama şu şekilde olmalıdır: Kurumdan denetim raporunun ve dayanak belgelerin örneğinin talep edilmesi, hizmet dökümünün ve prime esas kazanç listesinin alınması, işveren kayıtlarının tespiti, tanık listesinin hazırlanması, varsa ceza soruşturması dosyasının incelenmesi.
Denetim raporunu görmeden dava dilekçesi yazmak, hangi olguya karşı savunma yapılacağının bilinmemesi anlamına gelir. Raporun gerekçesi çoğu zaman dosyanın hangi delillerle çürütüleceğini de gösterir.
30 Soruda Sahte Sigortalılık İptal Davası
1. Sahte sigortalılık nedir?
Gerçekte çalışma ilişkisi bulunmadığı hâlde kişinin sigortalı gösterilmesidir. Kurum tespit ettiğinde hizmeti iptal eder ve yersiz ödemeleri geri ister.
2. İptal davası hangi nitelikte bir davadır?
Özü itibarıyla hizmet tespiti davasıdır (Yargıtay 10. HD, E. 2024/13094, K. 2025/3117).
3. Sigortalılık için ne aranır?
Hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın birlikte varlığı aranır (Yargıtay 10. HD, E. 2024/1661, K. 2024/7252).
4. Sadece sözleşme yeterli midir?
Yeterli değildir. Eylemli çalışma saptanmadıkça sigortalılıktan söz edilemez (Yargıtay 21. HD, E. 2015/1108, K. 2015/20133).
5. Kanunda özel bir ispat yöntemi var mıdır?
Yoktur. 5510 s.K. m. 86’da özel ispat yöntemi belirlenmemiştir (Yargıtay 10. HD, E. 2025/349, K. 2025/5558).
6. Hangi deliller güçlüdür?
Puantaj kayıtları, imzalı ücret bordroları ve banka ödeme kayıtları güçlü delil sayılır (Yargıtay 10. HD, E. 2022/12973, K. 2022/16078).
7. Tanık beyanıyla ispat mümkün müdür?
Yazılı delil yoksa mümkündür; beyanın somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olması gerekir (Yargıtay 10. HD, E. 2025/8912, K. 2025/13373).
8. Kimler tanık olarak dinlenir?
Bordro tanıkları, komşu işyeri çalışanları ve benzer işi yapan işverenler dinlenebilir.
9. Denetimde verdiğim beyan aleyhime kullanılır mı?
Kullanılır. Çalışmadığına dair beyan, aksine somut delil yoksa yeterli görülebilir (Yargıtay 10. HD, E. 2024/9256, K. 2024/11336).
10. Mahkeme sadece sunulan delillerle mi karar verir?
Hayır. Kamu düzeni gereği kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır (Yargıtay 10. HD, E. 2022/14256, K. 2022/16830).
11. Mahkeme neleri resen araştırır?
İşyerinin faaliyeti, kapasitesi, vergi kayıtları, ruhsat, adres bilgileri, tanık çelişkileri ve ceza dosyası araştırılır.
12. İşyerinin kapasitesi neden önemlidir?
İşin hacmi bildirilen işçi sayısını gerektirmiyorsa bu, bildirimin gerçek dışı olduğuna işaret sayılabilir.
13. Ceza davasında beraat edersem hukuk davasını kazanır mıyım?
Kazanmış olmazsınız. Beraat kararı hukuk mahkemesinin sahtelik incelemesini sınırlamaz (Yargıtay 10. HD, E. 2014/4567, K. 2014/23222).
14. Ceza dosyası hukuk davasında kullanılır mı?
Kullanılır. Tanık beyanları, raporlar ve belgeler delil olarak değerlendirilir.
15. Sağlık giderleri geri istenir mi?
İstenebilir. Ancak o dönemde başka statüde genel sağlık sigortalısı sayılma hakkı varsa bu ayrıca değerlendirilir (Yargıtay 10. HD, E. 2016/9591, K. 2019/8605).
16. Emekli aylığım iptal edilir mi?
Prim gün sayısı yetersiz kalırsa aylık iptal edilir ve ödenenler geri istenir.
17. Kendi hilemden yararlanabilir miyim?
Yararlanamazsınız. Muvazaalı kayıtlar sigortalılık sağlamaz ve dürüstlük kuralı uygulanır (TMK m. 2).
18. Görevli mahkeme hangisidir?
İş mahkemesidir; bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
19. Dava açmadan önce Kuruma başvurmak gerekir mi?
Gerekir. Kuruma başvuru, dava açılmasının ön koşuludur.
20. Kurum cevap vermezse ne olur?
Kanunda öngörülen süre içinde cevap verilmemesi talebin reddi sayılır ve dava yolu açılır.
21. Hizmet tespitinde hak düşürücü süre var mıdır?
Beş yıllık süre vardır; ancak Kurumun kayıtlarla çalışmadan haberdar olduğu hâllerde uygulanmaz.
22. Davalı kim olmalıdır?
Sosyal Güvenlik Kurumu ile birlikte, hizmetin bildirildiği işveren de davalı gösterilir.
23. Fiilen çalıştım ama kaydım iptal edildi, ne yapmalıyım?
Hizmet tespiti davası açarak fiilî çalışmayı ispatlamanız gerekir; banka, servis, yemekhane ve giriş çıkış kayıtları önem taşır.
24. Denetim raporunu görebilir miyim?
Kurumdan rapor ve dayanak belgelerin örneği talep edilebilir; dava dilekçesi yazılmadan önce incelenmesi gerekir.
25. Aynı kişinin başka iptalleri dosyayı etkiler mi?
Etkiler. Mahkeme diğer iptalleri ve derdest davaları araştırır (Yargıtay 10. HD, E. 2024/13387, K. 2025/15348).
26. İşveren hangi yaptırımlarla karşılaşır?
İdari para cezası, teşvik kaybı, yersiz ödemelerden sorumluluk ve ceza soruşturması gündeme gelir.
27. Sahte sigortalılık suç oluşturur mu?
Somut olaya göre belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları gündeme gelebilir.
28. Yapılandırma veya af hükümlerinden yararlanabilir miyim?
Dürüstlük kuralına uygun hareket edilip edilmediği değerlendirilir; hakkın kötüye kullanılması hâlinde yararlanma reddedilebilir.
29. Bir günlük sigorta başlangıcı tespiti de aynı kurallara mı tabidir?
Aynı ilkeler geçerlidir; fiilî çalışmanın varlığı burada da aranır.
30. Dava ne kadar sürer?
Resen araştırma gereği delil toplama süreci uzun olabilir; süre dosyanın kapsamına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Sonuç
Sahte sigortalılık iptal davalarında tek belirleyici olgu vardır: fiilî çalışmanın varlığı. Sözleşme, bordro ya da prim ödemesi tek başına yetmez; işin gerçekten yapılmış olması aranır. Uyuşmazlık hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmeli, fiilî çalışma ispatlanamadığında dava reddedilmelidir (Yargıtay 10. HD, E. 2018/6321, K. 2020/1070, T. 12.02.2020).
Dosyanın seyrini belirleyen üç nokta şudur: denetim sırasında verilen beyan, yazılı delillerin varlığı ve mahkemenin resen araştırma yükümlülüğünü ne ölçüde yerine getirdiği. Sağlık giderlerinin geri istenmesinde ise kişinin o dönemde başka statüde genel sağlık sigortalısı sayılıp sayılamayacağı çoğu dosyada ileri sürülmeyen ve sonucu değiştirebilecek bir savunmadır.
Denetim raporunun gerekçesi her dosyada farklıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 4 (sigortalı sayılanlar), m. 8 (sigortalı bildirimi), m. 60 (genel sağlık sigortalısı sayılanlar), m. 80 (prime esas kazanç), m. 86 (belgelerin verilmesi ve hizmetin tespiti), m. 88 (primlerin ödenmesi), m. 96 (yersiz ödemelerin geri alınması), m. 102 (idari para cezaları)
- Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu m. 79 (hizmet tespiti)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüst davranma), m. 6 (ispat yükü)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 25, m. 31 (hâkimin davayı aydınlatma ödevi), m. 33, m. 190 (ispat yükü), m. 199 (belge), m. 240 vd. (tanık)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4 (Kuruma başvuru şartı), m. 5 (görev), m. 6 (yetki)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157-158 (dolandırıcılık), m. 204 ve m. 207 (belgede sahtecilik)
Yargı kararları
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13094, K. 2025/3117, T. 27.02.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/349, K. 2025/5558, T. 10.04.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8912, K. 2025/13373, T. 13.10.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13387, K. 2025/15348, T. 13.11.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3004, K. 2025/10656, T. 26.06.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/930, K. 2025/9581, T. 04.06.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7910, K. 2025/5192, T. 08.04.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1661, K. 2024/7252, T. 27.06.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10491, K. 2024/11121, T. 18.11.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9256, K. 2024/11336, T. 20.11.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11484, K. 2024/11129, T. 18.11.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14240, K. 2024/2618, T. 13.03.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12973, K. 2022/16078, T. 15.12.2022
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14256, K. 2022/16830, T. 28.12.2022
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/2564, K. 2019/4571, T. 21.05.2019
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/17466, K. 2019/8757, T. 19.11.2019
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/9591, K. 2019/8605, T. 14.11.2019
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/1129, K. 2018/8667, T. 31.10.2018
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/10181, K. 2018/8775, T. 01.11.2018
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6321, K. 2020/1070, T. 12.02.2020
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/4567, K. 2014/23222, T. 10.11.2014
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/1108, K. 2015/20133, T. 12.11.2015
- Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/7469, K. 2016/8356, T. 28.09.2016
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Ali Güzel – Ali Rıza Okur – Nurşen Caniklioğlu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul
- Levent Akın, Sosyal Güvenlik Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara
- A. Can Tuncay – Ömer Ekmekçi, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, Beta Yayınevi, İstanbul
- Müjdat Şakar, Sosyal Sigortalar Uygulaması, Beta Yayınevi, İstanbul
- Resul Kurt, Sosyal Güvenlik Hukukunda Hizmet Tespiti Davaları, Seçkin Yayıncılık, Ankara
- Cem Baloğlu, “Hizmet Tespiti Davalarında İspat Sorunu”, Çalışma ve Toplum Dergisi
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
