İsim değiştirme davası ikinci kez açılabilir mi sorusunun cevabı evettir. Ad değişikliği davasının yalnızca bir kez açılabileceğini öngören hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Haklı sebebin varlığı hâlinde ikinci ve sonraki davalar açılabilir.
Bu yazıda ad ve soyadı değişikliğinde haklı sebep ölçütü, ikinci davanın kesin hüküm engeline takılıp takılmadığı, çekişmesiz yargı niteliğinin sonuçları, idari başvuru yolu ile mahkeme yolu arasındaki fark ve reddedilen ilk davanın ikinciye etkisi ele alınıyor.
İsim Değiştirme Davasında Tek Dava Sınırı Kaldırıldı mı?
Kaldırıldı. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda yer alan ve ad değişikliği davasının ancak bir kez açılabileceğini öngören hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
İptal gerekçesinde, kişinin adı üzerindeki hakkının kişilik haklarının bir parçası olduğu ve sınırlamanın hak arama hürriyetiyle bağdaşmadığı vurgulanmıştır.
Güncel uygulamada haklı sebebin varlığı hâlinde ikinci ve sonraki davaların açılabileceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında da bu yaklaşım görülmektedir (B. 2016/1539, T. 12.01.2021).
Kesin Hüküm Engeli Var mı?
Yok. Ad ve soyadı değişikliği davaları çekişmesiz yargı işi niteliğindedir ve bu nitelikleri gereği kesin hüküm oluşturmaz.
Bu nedenle önceki davanın reddedilmiş olması, yeni bir davanın açılmasına engel oluşturmaz. Yeni davada farklı ya da güçlenmiş bir haklı sebep ileri sürülebilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve 18. Hukuk Dairesi kararlarında bu sonuç benimsenmiştir (8. HD, E. 2017/6480, K. 2017/16416, T. 07.12.2017; 18. HD, E. 2015/12651, K. 2016/9629, T. 16.06.2016).
Haklı Sebep Nedir?
Türk Medeni Kanunu m. 27, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebileceğini öngörür. Kanun haklı sebepleri saymamış, takdiri hâkime bırakmıştır.
Uygulamada kabul edilen başlıca haklı sebepler şunlardır: adın gülünç ya da çirkin olması, telaffuz güçlüğü, adın toplumda kullanılan adla uyuşmaması, dinî ya da etnik nedenler, cinsiyetle uyumsuzluk ve mesleki nedenler.
Kişinin çevresinde uzun süredir farklı bir adla tanınıyor olması da başlı başına haklı sebep sayılmaktadır. Bu durumun tanık beyanlarıyla ortaya konması gerekir.
İkinci Davada Ölçüt Değişir mi?
Kanuni bir farklılık yok. Buna karşılık uygulamada, daha önce kendi talebiyle adını değiştirmiş kişiden daha somut ve güçlü bir gerekçe beklenmektedir.
Bunun nedeni, nüfus kayıtlarının istikrarı ve kişinin kimliğinin izlenebilirliğidir. Sık değişiklik, üçüncü kişilerin haklarını ve kayıt güvenliğini etkileyebilir.
Bu nedenle ikinci davada değişimin nedeni somut olgularla açıklanmalıdır. “Beğenmedim” biçimindeki soyut bir gerekçe yeterli görülmez.
Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
İdari Başvuru mu, Dava mı?
Nüfus kayıtlarındaki yazım ve imla hataları, belgeye dayanan basit düzeltmeler nüfus müdürlüğüne başvuruyla giderilebilir. Bu işlemler için dava açılması gerekmez.
Buna karşılık adın tümüyle değiştirilmesi ve soyadı değişikliği, haklı sebep değerlendirmesi gerektirdiğinden mahkeme kararıyla yapılır.
İdari yolun kapsamı dönem dönem genişletilmiştir. Bu nedenle başvuru öncesinde güncel düzenlemenin kontrol edilmesi gerekir. Yurt dışındaki bir mahkemeden alınan ad ya da soyadı kararının Türk nüfus kütüğüne işlenebilmesi için önce tanınması gerekir; bu sürecin şartlarını tanıma ve tenfiz davası yazısında ayrıntılı ele aldım.
Dava Kime Karşı Açılır?
Dava, nüfus müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılır. Yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir.
Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürlüğü davada hazır bulunur. Karar kesinleştikten sonra nüfus kaydına işlenir ve ilan edilir.
Adın değişmesi, kişinin eski adıyla yaptığı işlemlerin geçerliliğini etkilemez. Kişisel durumunda da bir değişiklik meydana getirmez (TMK m. 27/2).
Çocuğun Adı Değiştirilebilir mi?
Değiştirilebilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüğün adının değiştirilmesi davası, yasal temsilcisi tarafından açılır.
Ayırt etme gücüne sahip küçük ise kişiye sıkı sıkıya bağlı hakkını kendisi kullanabilir. Bu davada çocuğun görüşünün alınması önem taşır.
Ana ve babanın birlikte hareket etmesi beklenir. Anlaşmazlık hâlinde hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir.
Velayetin kimde olduğu bu davada da belirleyici olur; velayette çocuğun üstün yararı ölçütünü ayrı bir yazıda ele aldım. Kısıtlı kişiler bakımından ise dava vasi tarafından açılır; vesayet davasının şartlarını ve vasinin izne tabi işlemlerini ayrıca inceledim.
Soyadı Değişikliği
Soyadı değişikliği de haklı sebebe dayanır ve mahkeme kararıyla yapılır. Boşanan kadının evlenmeden önceki soyadını alması ise ayrı bir düzenlemeye tabidir.
Boşanan kadın, kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa, istemi üzerine hâkim kocasının soyadını taşımasına izin verir (TMK m. 173/2).
Çocuğun soyadına ilişkin talepler ise velayet ve soybağı hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Soybağının mahkeme kararıyla kurulduğu hâllerde soyadının ve nüfus işlemlerinin kararın kesinleşmesinin ardından nasıl yürüdüğünü babalık davası ve babalığın tespiti yazısında ele aldım.
Eski Adla Yapılan İşlemler Ne Olur?
Adın değişmesi, kişinin eski adıyla kurduğu hukuki ilişkileri etkilemez. Sözleşmeler, tapu kayıtları ve diploma gibi belgeler geçerliliğini korur.
Buna karşılık kayıtların güncellenmesi için ilgili kurumlara başvurulması gerekir. Tapu, banka, sosyal güvenlik ve vergi kayıtları bu kapsamdadır.
Ad değişikliği nedeniyle zarara uğrayan kişi, tazminat isteme hakkını saklı tutar (TMK m. 27/2).
25 Soruda Ad ve Soyadı Değişikliği
1. İsim değiştirme davası ikinci kez açılabilir mi?
Açılabilir. Tek dava sınırı getiren hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
2. Kaç kez dava açılabilir?
Sayı sınırı yok. Her davada haklı sebebin ayrıca ortaya konması gerekir.
3. İlk davam reddedilmişti, yeniden açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Bu davalar çekişmesiz yargı işi olduğundan kesin hüküm oluşturmaz.
4. İkinci davada ölçüt daha mı ağır?
Kanuni bir farklılık yok. Uygulamada daha somut ve güçlü bir gerekçe beklenmektedir.
5. “Beğenmedim” gerekçesi yeterli mi?
Yeterli değil. Soyut gerekçe kabul edilmez; somut olgular gösterilmelidir.
6. Haklı sebep nedir?
Kanun saymamıştır. Adın gülünç olması, telaffuz güçlüğü, çevrede farklı adla tanınma, dinî ya da mesleki nedenler kabul edilmektedir.
7. Çevremde başka adla tanınıyorum, yeterli mi?
Başlı başına haklı sebep sayılmaktadır. Tanık beyanlarıyla ortaya konması gerekir.
8. Hangi mahkeme görevli?
Asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
9. Yetkili mahkeme neresi?
Davacının yerleşim yeri mahkemesi.
10. Dava kime karşı açılır?
Nüfus müdürlüğüne husumet yöneltilerek.
11. Savcı davada bulunur mu?
Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürlüğü davada hazır bulunur.
12. Dava ne kadar sürer?
Tanık dinlenmesi ve tebligat sürecine bağlıdır. Genellikle birkaç celsede sonuçlanır.
13. Karar kesinleşince ne olur?
Nüfus kaydına işlenir ve ilan edilir.
14. Nüfus müdürlüğüne başvurmakla olur mu?
Yazım ve imla hataları ile belgeye dayanan basit düzeltmeler için idari başvuru yeterlidir.
15. Adımı tümüyle değiştirmek istiyorum?
Bu haklı sebep değerlendirmesi gerektirdiğinden mahkeme kararıyla yapılır.
16. E-Devlet üzerinden değiştirebilir miyim?
İdari yolun kapsamı dönem dönem genişletilmiştir. Başvuru öncesinde güncel düzenlemenin kontrol edilmesi gerekir.
17. İsmimin yanına yeni bir ad ekletebilir miyim?
Ad ekleme de ad değişikliği kapsamındadır ve haklı sebep aranır.
18. Çocuğumun adını değiştirebilir miyim?
Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için dava yasal temsilcisince açılır; çocuğun görüşü önem taşır.
19. Ana ve baba anlaşamazsa?
Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir.
20. Soyadımı değiştirebilir miyim?
Haklı sebep varsa mahkeme kararıyla değiştirilebilir.
21. Boşandım, eski soyadımı kullanabilir miyim?
Boşanmayla evlenmeden önceki soyadınıza dönersiniz. Kocanın soyadını kullanmak için ayrıca izin gerekir (TMK m. 173/2).
22. Eski adımla yaptığım işlemler geçersiz olur mu?
Olmaz. Sözleşmeler, tapu kayıtları ve diplomalar geçerliliğini korur (TMK m. 27/2).
23. Hangi kurumlara bildirmeliyim?
Tapu, banka, sosyal güvenlik, vergi ve varsa meslek kuruluşu kayıtlarının güncellenmesi gerekir.
24. Değişiklikten zarar gören olursa?
Ad değişikliği nedeniyle zarara uğrayan kişi tazminat isteyebilir (TMK m. 27/2).
25. Hangi belgeleri hazırlamalıyım?
Nüfus kayıt örneği, tanık listesi ve haklı sebebi destekleyen belgeler (diploma, iş yazışmaları, sağlık kayıtları gibi).
Sonuç
Ad değişikliği davasının yalnızca bir kez açılabileceği kuralı yürürlükten kalkmıştır. Haklı sebebin varlığı hâlinde ikinci ve sonraki davalar açılabilir.
Bu davaların çekişmesiz yargı işi olması, önceki ret kararının kesin hüküm oluşturmaması sonucunu doğurur. Yeni davada farklı ya da güçlenmiş bir haklı sebep ileri sürülebilir.
Buna karşılık ikinci davada uygulama daha somut bir gerekçe beklemektedir. Adın çevrede fiilen kullanılan biçimi, tanık beyanları ve belgelerle ortaya konmalıdır. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kaynakça
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 26 (adın korunması), m. 27 (adın değiştirilmesi), m. 173 (boşanan kadının soyadı), m. 321 (çocuğun soyadı).
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35-36 (nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve dava), m. 39 (kayıtların ilanı).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382 ve devamı (çekişmesiz yargı işleri).
2525 sayılı Soyadı Kanunu (soyadı seçimine ilişkin sınırlar).
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2016/1539, T. 12.01.2021.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/6480, K. 2017/16416, T. 07.12.2017.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/12651, K. 2016/9629, T. 16.06.2016.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/10786, K. 2015/765, T. 20.01.2015.
Doktrin ve akademik kaynaklar
Kişiler hukuku eserlerinde ad üzerindeki hak ve adın değiştirilmesine ilişkin bölümler.
Çekişmesiz yargı işlerinde kesin hüküm tartışmasına dair medeni usul hukuku incelemeleri.
Kişilik hakları ile nüfus kayıtlarının istikrarı arasındaki dengeye ilişkin akademik yayınlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; karar vermeden önce bir avukata danışılması gerekir.
