Skip to main content

ARABULUCUNUN TARAFLARI DAVET USULÜ

Arabulucunun tarafları davet usulü: dava şartı arabuluculukta davet yöntemleri, süreler ve katılmamanın sonuçları

1. Arabulucunun tarafları davet usulü

Arabulucunun tarafları davet usulü kanunda belirtilmiştir. Dava şartı arabuluculukta arabulucunun tarafları davet etmesi arabulucunun görevleri arasında sayılmıştır. Arabulucunun görevlerine ilişkin olarak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde düzenleme yapılmıştır.

Arabulucunun tarafları davet usulü hakkında Yönetmeliğin m.24/f.3’de “Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümden de anlaşıldığı üzere kanunda arabulucu her türlü iletişim vasıtasını kullanır ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla arabulucunun davet mektubunu göndermesi için bir tebligat usulü belirlenmemiştir.  Kargo, alma haberli posta, adi posta, kayıtlı elektronik posta, e-posta, SMS, telefon, görüntülü görüşme gibi yöntemlerin biri ya da birkaçı tercih edilebilmektedir.

Arabulucu bu konuda yapmış olduğu işlemi belgelendirmek durumundadır. Zira ileride bir şikayet konusu edilmesi halinde arabulucu bakımından disiplin sorumluluğu doğabilir.

2. Dava şartı arabuluculukta arabulucunun karşı tarafa ulaşamaması halinde ne olacaktır?

Dava şartı olan arabuluculukta zorunlu olan unsur, arabuluculuğa başvurulmasıdır. Arabuluculuğa başvuran tarafın arabulucunun araştırma ve davet yükümlülüğünü usulüne uygun olarak yerine getirmemesinin sonuçlarına katlanmasını beklemek mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandırılması sonucunu yaratır.

Kanun’da açıkça arabulucuya başvuran tarafın elinde olması hâlinde karşı tarafa ait bilgileri büroya vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre, arabulucunun sorumluluğunu yerine getirmemiş olması sebebiyle arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini kabul etmek mümkün değildir. Aksi düşüncenin kabulü Kanun’da öngörülmeyen bir yükümlülüğün sonuçlarından başvuran tarafın sorumlu tutulması anlamına gelir. Böyle bir kabul şeklinin başvuranın hak aramasını aşırı derecede zorlaştıracağı ve hakkın özüne zarar vereceği açıktır.

Yargıtay 9. HD. 2022/3398 E., 2022/5294 K., 26.04.2022 tarihli ilamında;

Başvuru ile başlayan arabuluculuk sürecinde, tarafların iletişim bilgilerini temin ederek onları her türlü iletişim vasıtasını kullanarak toplantıya davet etmek ve bu aşamaları belgelendirmek tamamen arabuluculuk bürosu ile arabulucunun sorumluluğu kapsamındadır. Belirtmek gerekir ki, Kanun’da arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmemiştir. Bu anlamda toplantıya davetin 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadığı açıktır. Ancak arabulucunun tarafları toplantıya davet etme sorumluluğunu usulüne uygun olarak yerine getirdiğini ispatlayabilmesi için yapılan işlemleri belgelendirmesi yerinde olacaktır. Kanun hükmünde açıkça arabulucunun yerine getirmesi gerektiği belirtilen davet işleminin usulüne uygun olarak yerine getirilmemesi hâlinde, arabuluculuk faaliyetinin de usulüne uygun olarak yürütülmediği ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonucuna varmak amacı aşan bir yorum olur.

Bir üst başlıkta yer verilen hukuki esaslar ile yukarıda yapılan açıklamalara göre, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmelidir.”

3. Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucunun süreci tamamlaması gereken süre uyuşmazlığın türüne göre değişir. Süre, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava şartı arabuluculuk süreleri: iş, ticari, tüketici ve kira uyuşmazlıkları
Süre, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

İş uyuşmazlıkları: Üç hafta. Zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Ticari uyuşmazlıklar: Altı hafta. Zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.

Tüketici uyuşmazlıkları: Üç hafta. Zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar: Üç hafta. Zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Bu süreler düzenleyici niteliktedir; aşılması arabuluculuk faaliyetini geçersiz kılmaz. Ancak sürenin uzaması, dava açma iradesindeki tarafın hak arama süresini fiilen geciktirdiğinden uygulamada süreye riayet edilmesi beklenir.

4. Davete katılmayan tarafın sorumluluğu nedir?

Arabuluculuk davetine geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmamak, dava aşamasında ciddi bir mali sonuç doğurur. 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesi uyarınca, ilk toplantıya geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

İlk toplantıya mazeretsiz katılmayan tarafın yargılama gideri ve vekâlet ücreti sorumluluğu
Davete katılmamanın en somut yaptırımı yargılama giderleridir.

Her iki taraf da ilk toplantıya katılmamışsa, yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılır. Bu düzenleme, arabuluculuk davetinin ciddiye alınmasını sağlamaya yöneliktir ve uygulamada davete katılmamanın en somut yaptırımıdır.

Geçerli mazeret kavramı kanunda tanımlanmamıştır. Hastalık, yurt dışında bulunma veya tebligatın usulüne uygun yapılmaması gibi durumlar mazeret olarak ileri sürülebilir; ancak mazeretin belgelendirilmesi gerekir. Katılamayacak tarafın arabulucuya önceden bilgi vermesi ve mazeretini tutanağa geçirtmesi yerinde olur.

5. Tarafa ulaşılamaması hÂlinde süreç nasıl sona erer?

Arabulucu, karşı tarafın iletişim bilgilerine ulaşamaz veya ulaştığı hâlde taraf davete cevap vermezse, faaliyeti tutanakla sona erdirir. Bu tutanakta arabulucunun hangi iletişim vasıtalarını kullandığı, hangi tarihlerde giriştiği ve sonucun ne olduğu ayrıntılı biçimde gösterilmelidir.

Son tutanağın düzenlenmesiyle dava şartı yerine getirilmiş sayılır ve dava yolu açılır. İş uyuşmazlıklarında işe iade talebi bakımından son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılması gerektiği unutulmamalıdır.

Uygulamada tutanağın içeriği önem taşır. Arabulucunun makul araştırma yapmadığı anlaşılırsa, mahkeme dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediği sonucuna varabilir. Bu nedenle başvuran tarafın, elindeki adres ve iletişim bilgilerini eksiksiz biçimde arabulucuya sunması ve bunu belgelendirmesi kendi yararınadır.

6. Sıkça sorulan sorular

Arabulucu beni telefonla arayabilir mi? Evet. Arabulucu, tarafların iletişim bilgilerine ulaşmak için her türlü iletişim vasıtasını kullanabilir. Telefon görüşmesi, e-posta ve kısa mesaj geçerli davet yöntemleridir. Önemli olan, arabulucunun bu girişimini belgelendirmesidir.

Davete katılmazsam dava açabilir miyim? Evet, arabuluculuk süreci son tutanakla sona erdikten sonra dava açılabilir. Ancak ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davayı kazansa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Arabuluculuk toplantısına avukatla katılabilir miyim? Evet. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine vekilleriyle birlikte veya yalnızca vekilleri aracılığıyla katılabilir.

Arabuluculukta anlaşırsak bu belge ne işe yarar? Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Doğrudan icraya konulabilir.

Yanlış arabuluculuk türünde başvuru yaparsam ne olur? Uyuşmazlığın türüne uygun olmayan başvuru, dava şartının yerine getirilmemesi sonucunu doğurabilir. Bu durumda dava usulden reddedilir. Başvuru öncesinde uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi kritik önemdedir.

İş Hukuku hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Kiralanan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır; kira tespit davasında beş yıl kuralı ve boş tutma tahliyesi konusunu ayrı bir yazıda inceledim.

Vekâlet ilişkisinden doğan ücret alacaklarında da başvurunun dava açılmadan önce yapılmış olması gerekir; avukatlık ücretinde görevli mahkeme ve arabuluculuk zorunluluğu konusunu ayrıca anlattım.