Avukatlık ücreti alacağında görevli mahkeme, müvekkilin tüketici sıfatı taşıyıp taşımadığına göre değişir. Müvekkil tüketiciyse uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu atlandığında dava usulden reddedilir.
Bu yazıda avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında görev ayrımı, arabuluculuk zorunluluğunun kapsamı ve bir avukatın baro levhasına yazılmadan önceki eylemleri nedeniyle disiplin soruşturmasına tabi tutulup tutulamayacağı ele alınmaktadır.
Avukatlık Ücreti Uyuşmazlığında Görevli Mahkeme
Bu uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde görülüp görülmeyeceği, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliği taşıyıp taşımadığına ve davanın açıldığı tarihe göre değişir.
Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hâller
Müvekkilin tüketici sıfatını taşıması hâlinde vekâlet ilişkisi tüketici işlemi vasfındadır ve uyuşmazlıklar tüketici mahkemeleri önünde çözümlenir (Yargıtay HGK, E. 2017/3173, K. 2021/398, T. 01.04.2021).
Vekâlet akdi 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alınmıştır; bu tarihten sonra açılan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 3. HD, E. 2021/8410, K. 2022/2088, T. 09.03.2022; E. 2021/1027, K. 2021/11312, T. 11.11.2021).
Avukatın vekâlet ücreti alacağı talebinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 13. HD, E. 2017/9004, K. 2020/2947, T. 27.02.2020). Aynı yönde, davalı avukatın sağlayıcı, müvekkilin tüketici niteliğinde bulunması nedeniyle sözleşme tüketici işlemi kabul edilmiştir (Yargıtay 3. HD, E. 2022/4415, K. 2023/967, T. 04.04.2023).
Genel Mahkemelerin Görevli Olduğu Hâller
Taraflardan biri tüketici vasfı taşımıyorsa uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalır.
Müvekkilin şirket olması hâlinde görev asliye hukuk mahkemesindedir (Yargıtay 13. HD, E. 2020/536, K. 2020/2563, T. 21.02.2020). Tarafların tüketici olmaması nedeniyle de aynı sonuca varılmıştır (İstanbul BAM 37. HD, E. 2022/2724, K. 2023/1196, T. 17.04.2023).
Hizmet alan müvekkilin tacir olması nedeniyle tüketici sıfatı taşımadığı tespit edilerek görevin asliye hukuk mahkemesine ait olduğuna hükmedilmiştir (Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/370, K. 2021/489, T. 25.06.2021).
Müvekkilin avukata kooperatif yöneticisi sıfatıyla vekâlet vermesi mesleki amaçla hareket ettiği anlamına geldiğinden ilişki tüketici işlemi sayılmamış ve genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 5. HD, E. 2025/6186, K. 2025/10562, T. 07.07.2025).
Dava Tarihinin Etkisi
Davanın açılış tarihi de görevi etkiler. 4077 sayılı eski kanun döneminde açılmış davalarda vekâlet akdinden doğan uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülür (Yargıtay 3. HD, E. 2022/8220, K. 2023/374, T. 01.03.2023; E. 2020/8341, K. 2020/5292, T. 01.10.2020).
Bu konuda tümüyle yeknesak bir uygulama bulunmadığını da belirtmek gerekir: avukatlık sözleşmesinin tüketici işlemi kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna dair bir bölge adliye mahkemesi kararının onandığı da görülmektedir (Yargıtay 3. HD, E. 2023/4645, K. 2024/1446, T. 29.04.2024).
| Müvekkilin sıfatı | Görevli mahkeme | Arabuluculuk |
|---|---|---|
| Gerçek kişi, kişisel amaçlı vekâlet | Tüketici mahkemesi | Dava şartı (TKHK m. 73/A) |
| Şirket veya tacir | Asliye hukuk / asliye ticaret | Ticari davada dava şartı |
| Mesleki amaçla hareket eden kişi | Genel mahkemeler | Uyuşmazlığın niteliğine göre |
| Eski kanun döneminde açılan dava | Genel mahkemeler | Dönemin kurallarına göre |
Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Uyuşmazlık tüketici işlemi sayılıyorsa zorunludur. Avukatla müvekkili arasındaki vekâlet ilişkisinden kaynaklanan davalar tüketici davası niteliğindedir ve 6502 sayılı Kanun m. 73/A uyarınca istem dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabidir (Yargıtay 3. HD, E. 2023/3933, K. 2024/2118, T. 09.09.2024).
Aynı kararda kritik bir tespit yer almaktadır: dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu eksikliği tamamlamaz; başvurunun dava açılmadan önce yapılmış olması gerekir.
Başvurunun geçerliliği tartışıldığında davetin nasıl yapıldığı öne çıkar; arabulucunun tarafları davet usulünü ayrı bir yazıda inceledim.
Vekâlet sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunması nedeniyle arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu gerekçesiyle verilen usulden ret kararı onanmıştır (Yargıtay 3. HD, E. 2022/4415, K. 2023/967, T. 04.04.2023).
Somut sonuç: müvekkil gerçek kişi ve vekâlet kişisel amaçlıysa, ücret alacağı için doğrudan dava açmak davanın usulden reddine yol açar. Sürelerin ve dava şartlarının kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Avukatlık Ücreti Alacağında İzlenecek Yol
Sıralama şu olmalıdır: avukatlık sözleşmesinin ve yapılan işlerin belgelenmesi, müvekkilin sıfatının belirlenmesi, buna göre görevli mahkemenin tespiti, dava şartı arabuluculuk gerekiyorsa başvurunun yapılması ve son tutanağın alınması, ardından dava açılması.
Ücret alacağı önce icra takibine konulmuş ve itirazla karşılaşılmışsa izlenecek yol farklıdır; itirazın iptali davasında yetki, faiz ve vekâlet ücreti konusunu ayrıca anlattım.
Yazılı avukatlık sözleşmesi bulunmayan hâllerde ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak ve yapılan işin niteliğine göre belirlenir. Bu ihtimalde dosyadaki işlemlerin, duruşma sayısının ve harcanan emeğin belgelenmesi önem taşır.
Alacağın tahsili için icra takibi de başlatılabilir; borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası aynı görev kurallarına tabidir.
Göreve Başlamadan Önceki Eylemler ve Disiplin
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 138 bu konudaki çerçeveyi belirler. Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar kural olarak disiplin kovuşturmasına konu olamaz. Bu kuralın tek istisnası, bu eylemlerin meslekten çıkarma cezasını gerektirmesidir.
Kovuşturma Yapılabilecek Hâller
Avukatlık öncesi dönemde işlenen ve avukatlık onuru, düzen ve gelenekleri ile meslek kuralları kapsamında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek nitelikteki eylemler için disiplin kovuşturması yapılması hukuka uygundur (Danıştay 8. D., E. 2023/669, K. 2023/448, T. 08.02.2023; E. 2024/3087, K. 2024/3376, T. 30.05.2024; E. 2024/2783, K. 2024/3013, T. 21.05.2024).
Bu ölçüt uygulamada ağır suçlar bakımından işletilmektedir. Avukatlık öncesi dönemde başka bir kamu görevi sırasında işlenen ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren nitelikteki eylemler, disiplin soruşturmasına dayanak oluşturabilmektedir.
Kovuşturma Yapılamayacak Hâller
Göreve başlamadan önceki eylem, meslekten çıkarma cezasından daha hafif bir cezayı yani kınama, para cezası veya işten çıkarma cezasını gerektiriyorsa, bu eylem nedeniyle disiplin soruşturması yapılamaz ve ceza verilemez.
Verilen belirli süreli işten çıkarma cezasının meslekten çıkarma niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, avukatlık öncesi eyleme dayalı bu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir (Danıştay 8. D., E. 2022/1989).
Somut sonuç: savunmada öncelikle isnat edilen eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği tartışılmalıdır. Eylem meslekten çıkarma düzeyine ulaşmıyorsa, m. 138 kapsamında kovuşturma yapılamayacağı itirazı esasa girilmeden sonuç doğurur.
Staj Dönemi İstisnası
Avukatlık Kanunu m. 138’de yer alan staj dönemine ilişkin ifade, bu dönemin genel kuralın dışında tutulduğunu göstermektedir. Staj döneminde gerçekleşen eylemler bakımından meslekten çıkarma sınırı aranmaksızın disiplin hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmektedir.
Bu ayrım, staj döneminde disiplin dosyası bulunan avukatlar bakımından önem taşır: staj dönemi eylemleri, levha öncesi dönemin genel korumasından yararlanmaz.
Disiplin Sürecinin İşleyişi
Disiplin soruşturması baro yönetim kurulu tarafından yürütülür. Soruşturma sonucunda disiplin kovuşturması açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilir. Kovuşturma açılırsa dosya baro disiplin kuruluna gider.
Baro disiplin kurulu kararlarına karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edilir. Birlik kararları, Adalet Bakanlığının onayına tabi olan hâller dışında kesinleşir ve idari yargıda iptal davasına konu edilebilir.
Bu nedenle avukatlık disiplin uyuşmazlıklarında nihai denetim idari yargıda yapılır ve Danıştay içtihatları belirleyici olur.
Disiplin Cezalarının Türleri
Avukatlık Kanunu uyarınca uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Ceza, eylemin ağırlığına ve avukatın sicil durumuna göre belirlenir.
Meslekten çıkarma en ağır cezadır ve avukatın adının levhadan silinmesi sonucunu doğurur. Levha öncesi eylemler bakımından yalnızca bu cezayı gerektiren fiiller kovuşturma konusu yapılabilir; bu, orantılılık ilkesinin somut bir yansımasıdır.
Ceza Yargılamasıyla İlişkisi
Disiplin soruşturması ile ceza soruşturması bağımsız yürür. Ceza yargılamasında verilen beraat kararı, disiplin kovuşturmasını kendiliğinden sonlandırmaz; disiplin hukukunda aranan ölçüt farklıdır.
Buna karşılık maddi olayın gerçekleşmediğine ilişkin kesin bir ceza mahkemesi tespiti disiplin makamlarını bağlar. Ceza dosyasının bekletici mesele yapılması da gündeme gelebilir.
Disiplin soruşturmasında savunma hakkı
Avukatlık Kanunu m. 137, disiplin sürecinin en güçlü güvencesini içerir: isnat edilen eylem avukata açık ve yazılı biçimde bildirilir, yazılı savunması istenir ve bunun için en az on günlük süre verilir. Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Bu kural usule ilişkin bir ayrıntı değil, iptal sebebidir.
Süreç, baroya yapılan şikâyet ya da resen öğrenme üzerine başlar. Baro yönetim kurulu önce soruşturma yürütür ve disiplin kovuşturması açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verir. Kovuşturma açılırsa dosya baro disiplin kuruluna gider. Savunma hakkı her iki aşamada da işler; soruşturma evresinde alınan beyan, kovuşturma evresindeki savunmanın yerini tutmaz.
Bildirimin içeriği belirleyicidir. Avukata yalnızca “hakkınızda disiplin soruşturması açılmıştır” denilmesi yeterli değildir. Hangi somut eylemin, hangi tarihte, hangi disiplin hükmü kapsamında isnat edildiği yazılmalıdır. İsnadın soyut bırakıldığı ya da savunma istenmeden doğrudan ceza verildiği hâllerde işlem, idari yargıda savunma hakkının ihlali gerekçesiyle iptal edilir.
Savunmanın hazırlanmasında izlenecek sıra pratikte üç adımdır. İlk adım, isnadın hangi cezayı gerektirdiğini belirlemektir; ceza türü değişince kovuşturma yapılabilirlik tartışması da değişir. İkinci adım, maddi olayın belgeyle çürütülmesidir: UYAP kayıtları, tebligat parçaları, yazışmalar ve müvekkille yapılan görüşme notları bu aşamada işe yarar. Üçüncü adım, eylemin sabit görülmesi ihtimaline karşı ölçülülük savunmasıdır.
Savunma dilekçesi verilirken duruşmalı inceleme talep edilmesi ve tanık ile bilirkişi delillerinin açıkça gösterilmesi yerinde olur. Disiplin kurulu, gösterilen delilleri incelemeden karar verirse bu da ayrı bir hukuka aykırılık oluşturur. Verilen sürede savunma sunulamayacaksa ek süre talebi yazılı biçimde iletilmelidir.
Disiplin cezalarının türleri ve karşılık geldiği fiiller
Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 7571 sayılı Kanun’la yeniden yazılan Avukatlık Kanunu m. 135, her ceza türü bakımından hangi fiillerin karşılık geldiğini tek tek sayar. Bu sayım, önceki soyut düzenlemeye göre belirlilik ilkesini güçlendirmiştir.
Uyarma, avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak, büro ve adres değişikliğini baroya bildirmemek, meslektaşının dilekçesini rızası dışında kopyalayarak kullanmak ve duruşmaya cübbesiz çıkmak bu grupta yer alır.
Kınama, avukatın mesleğinde kusurlu sayıldığının yazılı bildirilmesidir. Reklam yasağını ihlal etmek, işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek, özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına yol açmak, asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek ve müvekkil adına alınan parayı hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde vermemek kınama gerektirir.
Para cezası, kanunda gösterilen alt ve üst sınırlar arasında belirlenerek soruşturmayı yürüten baroya ödenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Görevini savsaklayarak ya da kötüye kullanarak menfaat sağlamak, şube açmak veya birden fazla büro edinmek ve meslektaşına fiilî saldırıda bulunmak bu kapsamdadır. İşten çıkarma ise avukatın üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Meslekten çıkarma, ruhsatnamenin geri alınarak adın levhadan silinmesi ve unvanın kaldırılması sonucunu doğuran en ağır cezadır.
Cezanın belirlenmesinde disiplin kurulları delilleri serbestçe takdir eder; avukatlık onuru, meslek düzen ve gelenekleri ile mesleğin amacına uygun yürütülmesi ölçüt alınır (m. 158). İlk defa disiplin cezasını gerektiren bir fiil işleyen avukata, meslekten çıkarma hâlleri dışında bir derece hafif ceza uygulanabilir.
Tekerrür: beş yıl içinde yeni disiplin suçu
Hakkında disiplin cezası verilen avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlerse, o fiil için öngörülen cezanın bir derece ağır olanı uygulanır (Avukatlık Kanunu m. 136). Beş yıllık süre, cezanın verildiği değil kesinleştiği tarihten işler.
Kuralın iki özel görünümü vardır. Birincisi hafifletici yöndedir: ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezasını gerektiren bir fiil işlenirse, bir derece artırım meslekten çıkarmaya değil işten çıkarma cezasının üst haddine yükselme sonucunu doğurur. İkincisi ağırlaştırıcıdır: bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.
Aynı beş yıllık süre, cezayı hafifletme imkânı bakımından da ölçüt alınır. İlk kez disiplin cezası gerektiren fiil işleyen avukata bir derece hafif ceza uygulanabileceği gibi, önceki cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş olan avukat da bu imkândan yararlanır. Sicilde kayıtlı eski bir ceza, aradan beş yıl geçmişse tekerrüre esas alınamaz.
Sicilden silinme ayrı bir yola bağlıdır ve kendiliğinden gerçekleşmez. Meslekten çıkarma dışındaki cezaları alan avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak cezanın sicilinden silinmesini isteyebilir. Bu süre içinde yeni bir disiplin cezası alınmamışsa silinmeye karar verilir ve sicil dosyasındaki disiplin bölümü çıkarılarak yenisi düzenlenir. Başvuru yapılmadıkça kayıt yerinde kalır.
30 Soruda Avukatlık Ücreti ve Disiplin
1. Avukatlık ücreti davası nerede açılır?
Müvekkil tüketiciyse tüketici mahkemesinde, değilse genel mahkemelerde açılır.
2. Müvekkil ne zaman tüketici sayılır?
Ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek ya da tüzel kişi tüketici sayılır.
3. Vekâlet ilişkisi tüketici işlemi midir?
Müvekkil tüketici sıfatı taşıyorsa tüketici işlemi vasfındadır (Yargıtay HGK, E. 2017/3173, K. 2021/398).
4. Bu ne zamandan beri böyle?
Vekâlet akdi 28.05.2014’te yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alınmıştır.
5. Görev itirazı ne zaman ileri sürülür?
Görev kamu düzenine ilişkindir; mahkemece kendiliğinden gözetilir.
6. Müvekkil şirketse ne olur?
Tüketici sıfatı bulunmadığından genel mahkemeler görevlidir.
7. Müvekkil tacirse ne olur?
Aynı şekilde genel mahkemeler görevlidir.
8. Kooperatif yöneticisi olarak vekâlet verilirse?
Mesleki amaçla hareket edildiği kabul edilmiş ve genel mahkemeler görevli sayılmıştır.
9. Dava tarihi görevi etkiler mi?
Etkiler. Eski kanun döneminde açılan davalarda genel mahkemeler görevlidir.
10. Bu konuda uygulama birliği var mı?
Tam bir birlik yoktur; aksi yönde onanmış kararlar da bulunmaktadır.
11. Arabuluculuk zorunlu mu?
Uyuşmazlık tüketici işlemiyse TKHK m. 73/A uyarınca dava şartıdır.
12. Dava açtıktan sonra başvurursam olur mu?
Olmaz. Başvurunun dava açılmadan önce yapılmış olması gerekir.
13. Başvuru yapılmazsa ne olur?
Dava usulden reddedilir.
14. Ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk var mı?
Ticari davalarda ayrı bir dava şartı arabuluculuk rejimi uygulanır.
15. Yazılı sözleşme yoksa ücret nasıl belirlenir?
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak ve yapılan işin niteliğine göre belirlenir.
16. Hangi belgeler önem taşır?
Avukatlık sözleşmesi, vekâletname, dosya işlemleri, duruşma tutanakları ve yapılan masraflar.
17. İcra takibi başlatılabilir mi?
Başlatılabilir; itiraz hâlinde itirazın iptali davası aynı görev kurallarına tabidir.
18. Levha öncesi eylemler disiplin konusu olur mu?
Kural olarak olmaz (Avukatlık Kanunu m. 138).
19. İstisnası nedir?
Eylem meslekten çıkarma cezasını gerektiriyorsa kovuşturma yapılabilir.
20. Ölçüt nasıl belirlenir?
Avukatlık onuru, düzen ve gelenekleri ile meslek kuralları kapsamında değerlendirilir.
21. Daha hafif ceza gerektiren eylemde ne olur?
Kınama, para cezası veya işten çıkarma düzeyindeki eylemde kovuşturma yapılamaz.
22. İşten çıkarma cezası verilebilir mi?
Levha öncesi eyleme dayalı işten çıkarma cezası hukuka aykırı bulunmuştur.
23. Savunmada önce ne tartışılmalı?
İsnat edilen eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği tartışılmalıdır.
24. Staj dönemi de korunur mu?
Korunmaz. Staj dönemi genel kuralın dışında tutulmuştur.
25. Disiplin soruşturmasını kim yürütür?
Baro yönetim kurulu yürütür; kovuşturma baro disiplin kurulunda görülür.
26. Karara nasıl itiraz edilir?
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edilir.
27. Nihai denetim nerede yapılır?
İdari yargıda iptal davası yoluyla yapılır.
28. Hangi disiplin cezaları vardır?
Uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma.
29. Ceza davasında beraat edersem disiplin biter mi?
Kendiliğinden bitmez; disiplin hukukunda aranan ölçüt farklıdır.
30. Ceza dosyası bekletici mesele yapılır mı?
Maddi olayın tespiti bakımından gündeme gelebilir.
Sonuç
Avukatlık ücreti alacağında ilk belirlenmesi gereken, müvekkilin sıfatıdır. Gerçek kişi ve kişisel amaçlı vekâlet varsa uyuşmazlık tüketici işlemidir; tüketici mahkemesi görevlidir ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava açıldıktan sonra yapılan başvuru bu eksikliği gidermez.
Müvekkil şirket, tacir ya da mesleki amaçla hareket eden bir kişiyse genel mahkemeler görevlidir. Bu konuda tümüyle yeknesak bir uygulama bulunmadığını da belirtmek gerekir; aksi yönde onanmış kararlar mevcuttur.
Disiplin bakımından ise kural nettir: baro levhasına yazılmadan önceki eylemler ancak meslekten çıkarma cezasını gerektiriyorsa kovuşturma konusu yapılabilir. Daha hafif ceza gerektiren eylemlere dayalı disiplin cezaları hukuka aykırıdır. Staj dönemi ise bu korumanın dışındadır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34 (avukatın hak ve ödevleri), m. 134 (disiplin cezasını gerektiren eylemler), m. 135 (7571 sayılı Kanun’la değişik disiplin cezaları ve karşılık geldiği fiiller), m. 136 (tekerrür ve cezanın bir derece ağırlaştırılması), m. 137 (savunma hakkı), m. 138 (levhaya yazılmadan önceki eylemler ve staj dönemi), m. 141-157 (disiplin kovuşturması usulü), m. 158 (delillerin serbestçe takdiri ve ceza vermenin amacı), m. 159 (kovuşturma ve ceza zamanaşımı), m. 160 (disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi), m. 163-164 (avukatlık sözleşmesi ve ücret), m. 165 (müteselsil sorumluluk), m. 166-168 (ücret uyuşmazlıkları ve tarife)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3 (tanımlar), m. 73 (tüketici mahkemeleri), m. 73/A (dava şartı olarak arabuluculuk)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502 vd. (vekâlet sözleşmesi)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1-2 (görev), m. 114-115 (dava şartları), m. 165 (bekletici sorun)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4-5 ve m. 5/A (ticari dava, görev ve dava şartı arabuluculuk)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 (iptal davası)
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Danıştay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3173, K. 2021/398, T. 01.04.2021
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2651, K. 2025/3576, T. 27.10.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1777, K. 2023/1988, T. 24.05.2023
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6186, K. 2025/10562, T. 07.07.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3933, K. 2024/2118, T. 09.09.2024
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4645, K. 2024/1446, T. 29.04.2024
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/4415, K. 2023/967, T. 04.04.2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8220, K. 2023/374, T. 01.03.2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8400, K. 2023/1200, T. 02.05.2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/573, K. 2022/7275, T. 04.10.2022
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8410, K. 2022/2088, T. 09.03.2022
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1027, K. 2021/11312, T. 11.11.2021
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/8341, K. 2020/5292, T. 01.10.2020
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19490, K. 2021/6732, T. 13.10.2021
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/9004, K. 2020/2947, T. 27.02.2020
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/536, K. 2020/2563, T. 21.02.2020
- Danıştay 8. Daire, E. 2021/4167, K. 2024/6872, T. 17.12.2024
- Danıştay 8. Daire, E. 2024/3087, K. 2024/3376, T. 30.05.2024
- Danıştay 8. Daire, E. 2024/2783, K. 2024/3013, T. 21.05.2024
- Danıştay 8. Daire, E. 2023/1267, K. 2023/975, T. 02.03.2023
- Danıştay 8. Daire, E. 2023/669, K. 2023/448, T. 08.02.2023
- Danıştay 8. Daire, E. 2020/1872, K. 2022/3913, T. 08.06.2022
- Danıştay 8. Daire, E. 2020/3955, K. 2020/5153, T. 17.11.2020
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2022/2724, K. 2023/1196, T. 17.04.2023
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1564, K. 2021/1343, T. 23.09.2021
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/539, K. 2025/703, T. 08.04.2025
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/370, K. 2021/489, T. 25.06.2021
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Semih Güner, Avukatlık Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara
- Meral Sungurtekin Özkan, Avukatlık Mesleği, Barış Yayınları, İzmir
- Ali Haydar Karahacıoğlu, Avukatlık Ücreti ve Uyuşmazlıkları, Adalet Yayınevi, Ankara
- Aydın Zevkliler – K. Emre Gökyayla, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Turhan Kitabevi, Ankara
- Hakan Tokbaş, Tüketici Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
- Çağlar Özel, Tüketicinin Korunması Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
