Skip to main content

Ödenmeyen Fatura Alacağının Tahsili: Yetki, Faiz, İtiraz

Ödenmeyen Fatura Alacağının Tahsili: Yetki, Faiz, İtiraz

Ödenmeyen fatura alacağının tahsili, dört ayrı teknik noktada kaybedilir: faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin neyi ispatladığı, takibin hangi icra dairesinde açılacağı, faizin hangi tarihten işleyeceği ve itirazın iptali davasında faiz talebinin kısmen reddinin karşı vekâlet ücreti doğurması.

Bu yazıda TTK m. 21/2 karinesinin sınırları, e-faturada itiraz usulü ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirim zorunluluğu, alacaklının yetkili icra dairesi seçme hakkı, faturaya yazılan vadenin bağlayıcı olup olmadığı ve reddedilen faiz üzerinden hükmedilecek vekâlet ücretinin sınırı ele alınmaktadır.

Sekiz Gün Geçti, Borç Kesinleşti mi? TTK m. 21/2: Karine, Kesin Delil Değil Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmedi İçerik kabul edilmiş SAYILIR — adi kanuni karine KAPSAMA GİREN Malın cinsi, adedi, türü, bedeli Faturanın olağan içeriği İspat yükü borçluya geçer KAPSAM DIŞI Gecikme cezası, kâr marjı gibi sonradan eklenen kayıtlar Akdi ilişkinin varlığı İtiraz edilmese de bağlamaz
Sekiz günlük sürenin kapsamı ve sınırı.

Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz Edilmezse Ne Olur?

TTK m. 21/2 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında itirazda bulunmazsa içeriği kabul etmiş sayılır. Faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyip ticari defterlerine kaydeden ve BA-BS formlarıyla vergi dairesine bildiren mükellef, faturaya konu mal veya hizmeti aldığını karine olarak kabul etmiş sayılır.

Sekiz günlük süre takvim günü olarak hesaplanır ve faturanın alındığı tarihten işlemeye başlar. Bu süre hak düşürücü süre ya da zamanaşımı değildir; sonucu yalnızca ispat yükünün yer değiştirmesidir.

Karinenin Kapsamı: Olağan İçerik Sınırı

Bu, uygulamada en çok atlanan noktadır. Kabul, faturanın yalnızca olağan içeriğiyle sınırlıdır: satılan malın cinsi, adedi, türü ve bedeli gibi unsurlar.

Sözleşmenin kuruluşu aşamasında var olmayan, sözleşmeyi değiştiren ya da karşı tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtlar faturaya yazılmışsa, bunlara sekiz gün içinde itiraz edilmese dahi kabul edilmiş sayılmaz ve muhatabı bağlamaz. Gecikme cezası ya da hesaplanma verisi bulunmayan kâr marjı bu tür kayıtlara örnektir.

Kesin Delil mi, Karine mi?

Karinedir. TTK m. 21/2 kapsamında oluşan durum kesin delil değil, aksi ispat edilebilen adi kanuni karinedir. Faturaya itiraz edilmemesi, düzenleyen lehine yalnızca bir ispat kolaylığı sağlar.

Alacaklı bu nedenle kesin bir alacak hakkı elde etmez. Faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Fatura alıcısı hukuki ilişkiyi inkâr ederse, düzenleyenin önce aralarındaki temel borç ilişkisini kanıtlaması gerekir.

Faturaya İtiraz Edilmedi, Borçtan Nasıl Kurtulunur?

Mümkündür ancak yol dardır. İspat külfeti faturayı alan tarafa geçtiğinden, borçlunun fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını, mal ya da hizmetin teslim alınmadığını, ayıplı olduğunu veya borcun ödendiğini ispatlaması gerekir.

Delil türü, faturanın deftere işlenip işlenmediğine göre değişir. Fatura ticari defterlere kaydedilmemişse borçlu her türlü delille aksini ispatlayabilir. Kaydedilmişse ticari defterler kesin delil niteliği taşıdığından, borçlu HMK m. 200/1 uyarınca yazılı veya kesin delillerle ispat etmek zorundadır.

Geçersiz yöntemler de vardır: sekiz günlük süre geçtikten sonra faturanın doğrudan iade edilmesi ya da tek taraflı iade faturası düzenlenmesi borçtan kurtulmayı sağlamaz ve alacağın varlığını ortadan kaldırmaz.

E-Faturada İtiraz Nasıl Yapılır?

E-faturada itiraz, kâğıt faturadan farklı bir usule tabidir ve burada iki katmanlı bir yükümlülük vardır.

Birinci katman itirazın kendisidir: noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılabilir. İkinci katman bildirimdir: harici yollarla yapılan itirazların ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden bildirilmesi gerekir.

Bu ikinci adım rakip içeriklerin neredeyse tamamında atlanmaktadır. İtiraz usulüne uygun yapılmış olsa dahi sisteme bildirilmemişse, uygulamada ispat sorunu doğar. Bildirim için öngörülen süreye uyulması gerekir.

İtiraz yöntemi İspat gücü Ayrıca bildirim gerekir mi
Noter ihtarnamesi En güçlü Evet
Kayıtlı elektronik posta (KEP) Güçlü Evet
Taahhütlü mektup Güçlü Evet
Telgraf Güçlü Evet
Sistem üzerinden ret/iptal talebi Kayıt altında Sistemde zaten kayıtlıdır
Adi e-posta, telefon, sözlü Zayıf İspat sorunlu

Hangi İcra Dairesinde Takip Başlatılır?

Alacaklının seçimlik hakkı vardır ve bu, uygulamada çok sayıda yetki itirazına konu olmaktadır.

Genel kural İİK m. 50’nin yollamasıyla HMK m. 6’dır: yetkili icra dairesi borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeri icra dairesidir.

Bunun yanında özel bir yetki kuralı daha vardır. Fatura alacağı para borcu niteliğinde olduğundan, TBK m. 89 uyarınca aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçları götürülecek borç niteliğinde olduğundan ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir.

Bu nedenle alacaklı, dilerse borçlunun yerleşim yerinde, dilerse HMK m. 10 uyarınca ifa yeri olan kendi yerleşim yerinde takip başlatabilir (Yargıtay 13. HD, E. 2015/22393, K. 2017/9591; Antalya BAM 11. HD, E. 2020/943, K. 2021/1514, T. 20.09.2021).

Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

Borçlu yetkiye itiraz edecekse bunu ödeme emrine itiraz süresi içinde ve esasa itirazla birlikte ileri sürmelidir. Yetki itirazında yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi zorunludur; aksi hâlde itiraz yapılmamış sayılır.

Bu, borçlu bakımından kritik bir usul kuralıdır. Süresinde ve usulüne uygun yapılmayan yetki itirazı sonradan ileri sürülemez.

Faiz Hangi Tarihten İşler? Faiz Başlangıç Tarihi Nasıl Belirlenir? Kural: fatura tarihi faiz başlangıcı DEĞİLDİR. 1. İHTARNAME VAR Süre tanınmışsa: sürenin bittiği gün Süre tanınmamışsa: tebliğ tarihi 2. KESİN VADE VAR Sözleşmeyle kararlaştırılmış ödeme günü varsa İhtara gerek yok, vade gününde temerrüt doğar 3. İKİSİ DE YOK İhtar da vade de yoksa Takip veya dava tarihi Öncesi için işlemiş faiz talep edilemez Fatura üzerine tek taraflı yazılan “vade 60 gün” kaydı kesin vade sayılmaz. Vadenin taraflarca birlikte kararlaştırılmış olması aranır. Ticari işlerde TTK m. 1530 ayrı bir rejim öngörür Mal ve hizmet tedarikinde ihtara gerek olmaksızın temerrüt ve yüksek faiz gündeme gelir.
Faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde üç senaryo.

Faiz Hangi Tarihten İşlemeye Başlar?

Temel kural, borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihin esas alınmasıdır. Faturanın düzenlenmesi veya tebliği alacağı muaccel hâle getirse de, faturada açıkça bir ödeme talebi bulunmadıkça tek başına temerrüde düşürücü işlem sayılmaz. Bu nedenle kural olarak fatura tarihi faiz başlangıcı olamaz (Yargıtay 15. HD, E. 2014/4530, K. 2015/1339, T. 18.03.2015).

İhtarname Gönderilmişse

TBK m. 117/1 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İhtarnamede ödeme süresi tanınmışsa faiz, bu sürenin bittiği günden itibaren işler (Yargıtay 15. HD, E. 2012/6751, K. 2013/5455, T. 07.10.2013). Süre tanınmamışsa temerrüt ihtarnamenin tebliğ tarihinde oluşur.

İhtar ve Kesin Vade Yoksa

Sözleşmeyle belirlenmiş kesin bir ödeme günü yoksa ve takipten ya da davadan önce ihtar gönderilmemişse, borçlu ancak takibin başlatıldığı veya davanın açıldığı tarihte temerrüde düşer. Bu tarihten öncesi için faturaya dayalı işlemiş faiz talep edilemez (Yargıtay 12. HD, E. 2016/1300, K. 2016/16492, T. 09.06.2016).

Faturaya Yazılan Vade Bağlar mı?

Kural olarak bağlamaz. Fatura üzerine tek taraflı olarak yazılan “vadesi 60 gündür” gibi kayıtlar, taraflarca birlikte kararlaştırılmış kesin vade niteliği taşımaz ve temerrüt tarihi olarak kabul edilmez (İstanbul BAM 12. HD, E. 2025/1096, K. 2025/1243, T. 01.09.2025).

Aksi yönde kararlar da bulunmaktadır: faturalar üzerindeki ödeme tarihlerinin vade olarak kabul edilip faizin bu tarihlerden başlatılmasında isabetsizlik görülmeyen kararlar vardır (Sakarya BAM 7. HD, E. 2023/1577, K. 2025/32, T. 16.01.2025). Bu noktada uygulama birliği bulunmadığını belirtmek gerekir.

Pratik sonuç açıktır: faiz kaybını önlemenin yolu, sözleşmede kesin vade kararlaştırmak ya da takipten önce ödeme süresi içeren ihtarname göndermektir. Bu tercih dosyanın kendi verilerine göre değişir; kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Ticari İşlerde TTK m. 1530 Faizi

Mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme, TTK m. 1530 ile ayrıca düzenlenmiştir. Bu hüküm ticari işletmeler arasındaki tedarik ilişkilerinde uygulanır ve iki önemli sonuç doğurur.

Birincisi, sözleşmede ödeme günü belirlenmemişse faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınmasından itibaren belirli bir sürenin sonunda ihtara gerek olmaksızın temerrüt doğar. İkincisi, uygulanacak temerrüt faizi oranı Merkez Bankasınca ilan edilir ve genel ticari temerrüt faizinden yüksektir.

Ayrıca alacaklı, alacağın tahsili masrafları için asgari bir giderim tutarı talep edebilir. Bu talep dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir; resen hükmedilmez.

Zamanaşımı Süresi

Fatura alacağı kural olarak TBK m. 146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Ancak TBK m. 147’de sayılan ilişkilerden doğan alacaklarda beş yıllık süre uygulanır: kira bedeli, otel ve lokanta hizmetleri, perakende satıştan doğan alacaklar, vekâlet ve eser sözleşmesinden doğan alacaklar bu kapsamdadır.

Somut sonuç şudur: alacağın hangi sözleşme ilişkisinden doğduğu, zamanaşımı süresini belirler. Faturanın varlığı tek başına on yıllık süreyi güvence altına almaz.

İcra Takibi ve İtirazın İptali Davası

Fatura alacağı ilamsız icra takibine konu edilir. Borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz ederse takip durur. Alacaklının bu durumda iki yolu vardır: itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali davası.

Fatura tek başına İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren belge sayılmadığından, itirazın kaldırılması yolu çoğu dosyada kapalıdır. Bu nedenle uygulamada itirazın iptali davası tercih edilir. Dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk uygulandığından, itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir.

İcra İnkâr Tazminatı

Alacaklı, itirazın haksız olduğunun anlaşılması hâlinde İİK m. 67 uyarınca inkâr tazminatı talep edebilir. Tazminat için alacağın likit yani belirli ve hesaplanabilir olması aranır.

Faiz talebinin bir kısmının reddedilmesi, asıl alacağın likit sayılmasını tek başına engellemez. Ancak talep edilen tutarın önemli bir bölümünün reddedildiği dosyalarda likitlik tartışması gündeme gelir ve tazminat talebi reddedilebilir.

Faiz Talebi Kısmen Reddedilirse Vekâlet Ücreti

Bu, uygulamada sıkça gözden kaçan ve davacı bakımından beklenmedik yük doğuran bir sonuçtur.

İtirazın iptali davasında icra takibinde talep edilen faiz miktarının kısmen reddedilmesi hâlinde, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine karşı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu husus Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri kararlarında istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

Asıl alacağın kabul edilip işlemiş faiz talebinin reddedildiği bir olayda, reddedilen faiz tutarı üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur (Yargıtay 3. HD, E. 2020/4965, K. 2021/3944, T. 12.04.2021). Aynı yönde: İzmir BAM 20. HD, E. 2022/585, K. 2024/1971, T. 19.12.2024.

Vekâlet Ücretinin Sınırı: AAÜT m. 13/2

Reddedilen kısım üzerinden hükmedilecek vekâlet ücreti, reddedilen miktarı geçemez. Reddedilen faiz tutarı tarifedeki maktu ücretin altında kalıyorsa mahkeme maktu ücrete değil, reddedilen miktarın kendisine hükmeder.

Örneğin yalnızca küçük bir faiz farkının reddedildiği bir dosyada maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunmuş; ücretin reddedilen tutarla sınırlı olması gerektiğine karar verilmiştir (Yargıtay 8. HD, E. 2020/593).

Durum Davalı lehine vekâlet ücreti
Talep tümüyle kabul edildi Hükmedilmez
Asıl alacak kabul, faiz kısmen reddedildi Reddedilen tutar üzerinden hükmedilir
Reddedilen tutar maktu ücretin altında Reddedilen tutarla sınırlı (AAÜT m. 13/2)
Faiz oranı indirildi İndirilen fark üzerinden hükmedilir

Bunun pratik sonucu şudur: takip talebinde ve dava dilekçesinde faiz türü ile başlangıç tarihinin dikkatle seçilmesi gerekir. Fazladan talep edilen faiz, kazanılan davada dahi aleyhe vekâlet ücreti doğurur.

İhtiyati Haciz

Fatura alacağı vadesi gelmiş bir para alacağı ise, İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz talep edilebilir. Talep, alacağın ve haciz sebebinin yaklaşık olarak ispatına dayanır ve mahkeme teminat isteyebilir.

İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra kanunda öngörülen süreler içinde infaz ve takip işlemlerinin yapılması gerekir; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Açık ve Kapalı Fatura Ayrımı

Faturanın alt kısmının kaşelenip imzalanması kapalı fatura, üst kısmının kaşelenip imzalanması açık fatura olarak adlandırılır. Kapalı fatura bedelin ödendiğine, açık fatura ödenmediğine karine oluşturur.

Bu ayrım ispat yükü ve faiz başlangıcı bakımından sonuç doğurur. Kapalı fatura düzenleyen alacaklının, bedelin ödenmediğini ayrıca ispatlaması gerekir.

Toplanması Gereken Belgeler

Sözleşme ve ekleri, sipariş formları, irsaliyeler ve teslim tutanakları, fatura asılları ve e-fatura kayıtları, itiraz yapılmadığını gösteren kayıtlar, karşı tarafın ticari defter kayıtları, BA-BS formları, cari hesap ekstresi, ihtarname ve tebligat parçası, banka hareketleri.

Teslim ve ifa olgusunun ispatı çoğu dosyada belirleyicidir. İrsaliye ve teslim imzası bulunmayan dosyalarda yalnızca faturaya dayanmak, akdi ilişkinin inkârı hâlinde yetersiz kalır.

İtirazın iptali davasının bütününü icra inkâr tazminatı oranı ve tavzih yazısında ele aldım. Alacağın miktarının baştan belirlenemediği dosyalarda dava türü seçimi için belirsiz alacak davası yazısına bakılabilir.

Aynı Alacak İçin Hem Senede Hem Faturaya Dayanılabilir mi?

Mal ya da hizmet bedeli faturaya bağlanmış, ayrıca teminat amacıyla bono veya çek alınmışsa alacaklının elinde iki ayrı belge bulunur. Her iki belgeye dayanarak ayrı takip başlatmak mümkündür; ancak alacak tektir. Tahsilde tekerrür yasağı gereği aynı bedelin iki dosyadan birden alınması engellenir.

İki ayrı takip neden başlatılabilir

Kambiyo senedi, dayandığı temel ilişkiden soyut bir borç doğurur. Bono ya da çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu izlenir; fatura ve cari hesaba dayanılarak ise ilamsız takip yapılır. İki yolun usulü, itiraz süreleri ve borçlunun savunma imkânları birbirinden farklıdır.

Alacaklının hangi yolu seçeceği dosyanın koşullarına bağlıdır. Senedin şekil şartlarında eksiklik varsa ya da imzaya itiraz bekleniyorsa faturaya dayalı takip daha güvenli olabilir. Buna karşılık kambiyo takibinde itirazın satışı durdurmaması ve ihtiyati hacze daha kolay ulaşılması avantaj sağlar. İki yolun birlikte işletilmesi, borçlunun malvarlığı üzerinde daha geniş bir baskı kurar.

Tahsilde tekerrür yasağı

Aynı alacağın iki kez tahsil edilmesi sebepsiz zenginleşme oluşturur. Alacaklı iki dosya da yürütebilir, ancak toplam tahsilat alacağın tutarını aşamaz. Bir dosyadan tahsilat yapıldığında diğer dosyadaki takip o oranda düşürülmelidir. Aksi hâlde borçlunun menfi tespit ve istirdat davası açma hakkı doğar; ayrıca kötüniyetli takip nedeniyle tazminat yaptırımı gündeme gelebilir.

Takip talebine ne yazılmalı

Her iki takip talebinin açıklama bölümünde diğer dosyaya açıkça atıf yapılmalıdır. Kullanılabilecek ifade şudur: alacak, aynı ticari ilişkiden doğmuş olup teminat amacıyla verilen senede dayalı olarak ilgili icra dairesinin dosya numarası üzerinden de takibe konulmuştur; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip yapılmaktadır.

Bu kayıt, borçlunun “aynı borç iki kez isteniyor” itirazını baştan karşılar ve mahkemenin kötüniyet değerlendirmesini olumlu yönde etkiler. Dosya numarası henüz belli değilse ilk takipten sonra ikinci dosyaya dilekçeyle bildirim yapılması yerinde olur.

40 Soruda Fatura Alacağının Tahsili

1. Faturaya itiraz süresi kaç gündür?
Sekiz gündür ve faturanın alındığı tarihten itibaren işler (TTK m. 21/2).

2. Sekiz gün iş günü müdür?
Takvim günü olarak hesaplanır.

3. İtiraz edilmezse ne olur?
Fatura içeriği kabul edilmiş sayılır; ispat yükü faturayı alana geçer.

4. Bu kesin delil midir?
Değildir. Aksi ispat edilebilen adi kanuni karinedir.

5. Karine neyi kapsar?
Yalnızca faturanın olağan içeriğini: malın cinsi, adedi, türü ve bedeli.

6. Gecikme cezası kaydı bağlar mı?
Bağlamaz. Sözleşmeyi değiştiren veya durumu ağırlaştıran kayıtlar itiraz edilmese de kabul edilmiş sayılmaz.

7. İtiraz edilmemesi akdi ilişkiyi ispatlar mı?
İspatlamaz. Alıcı ilişkiyi inkâr ederse düzenleyenin temel borç ilişkisini kanıtlaması gerekir.

8. Süresinde itiraz etmedim, borçtan kurtulabilir miyim?
Kurtulabilirsiniz ancak ispat yükü sizdedir.

9. Hangi delillerle ispat edebilirim?
Fatura defterinize işlenmemişse her türlü delille; işlenmişse yazılı veya kesin delillerle (HMK m. 200/1).

10. Faturayı iade etmek işe yarar mı?
Sekiz gün geçtikten sonra iade veya tek taraflı iade faturası borçtan kurtarmaz.

11. E-faturaya nasıl itiraz edilir?
Noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı KEP yoluyla ya da sistem üzerinden.

12. Harici itirazı ayrıca bildirmek gerekir mi?
Gerekir. Harici yollarla yapılan itirazın idare sistemine ayrıca bildirilmesi aranır.

13. Adi e-posta ile itiraz geçerli midir?
İspat gücü zayıftır; uyuşmazlıkta sorun doğurur.

14. Yetkili icra dairesi neresidir?
Borçlunun yerleşim yeri genel yetkilidir; alacaklının yerleşim yeri de ifa yeri olarak yetkilidir.

15. Seçim hakkı alacaklıda mıdır?
Evet. Alacaklı iki daireden birinde takip başlatabilir.

16. Bu yetki nereden geliyor?
Para borçları götürülecek borç niteliğindedir; ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir (TBK m. 89).

17. Yetki itirazı nasıl yapılır?
Ödeme emrine itiraz süresi içinde, esasa itirazla birlikte ve yetkili daire gösterilerek yapılır.

18. Yetkili daire gösterilmezse ne olur?
İtiraz yapılmamış sayılır.

19. Faiz fatura tarihinden mi işler?
Kural olarak işlemez. Faturanın düzenlenmesi tek başına temerrüt doğurmaz.

20. İhtarname çekersem faiz ne zaman başlar?
Ödeme süresi tanınmışsa sürenin bitiminde, tanınmamışsa tebliğ tarihinde.

21. İhtar ve vade yoksa faiz ne zaman başlar?
Takip veya dava tarihinden itibaren işler.

22. Faturaya yazdığım vade bağlayıcı mı?
Kural olarak değildir; vadenin taraflarca birlikte kararlaştırılmış olması aranır.

23. Bu konuda tek bir uygulama var mı?
Yoktur. Faturadaki ödeme tarihini vade sayan kararlar da bulunmaktadır.

24. Faiz kaybını nasıl önlerim?
Sözleşmede kesin vade kararlaştırın ya da takipten önce süre içeren ihtarname gönderin.

25. TTK m. 1530 ne getirir?
Mal ve hizmet tedarikinde ihtara gerek olmaksızın temerrüt ve daha yüksek faiz oranı öngörür.

26. Tahsil masrafı istenebilir mi?
İstenebilir. Asgari giderim tutarı dilekçede açıkça talep edilmelidir.

27. Fatura alacağında zamanaşımı kaç yıldır?
Kural olarak on yıldır; TBK m. 147 kapsamındaki ilişkilerde beş yıl uygulanır.

28. Hangi alacaklarda beş yıl uygulanır?
Kira, otel ve lokanta hizmetleri, perakende satış, vekâlet ve eser sözleşmesi alacakları.

29. Borçlu itiraz ederse ne olur?
Takip durur; alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurur.

30. Fatura ile itirazın kaldırılması istenebilir mi?
Fatura tek başına İİK m. 68 belgesi sayılmadığından bu yol çoğu dosyada kapalıdır.

31. İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılır?
İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır.

32. Arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari davalarda dava şartıdır; itirazın iptalinden önce başvurulmalıdır.

33. İcra inkâr tazminatı nedir?
İtirazın haksızlığı hâlinde İİK m. 67 uyarınca hükmedilen tazminattır; alacağın likit olması aranır.

34. Faiz kısmen reddedilirse ne olur?
Reddedilen tutar üzerinden davalı lehine karşı vekâlet ücretine hükmedilir.

35. Bu ücretin üst sınırı var mı?
Vardır. Reddedilen miktarı geçemez (AAÜT m. 13/2).

36. Reddedilen tutar çok küçükse ne olur?
Maktu ücrete değil, reddedilen tutarın kendisine hükmedilir.

37. Bunu nasıl önlerim?
Takip ve dava dilekçesinde faiz türü ile başlangıç tarihini dikkatle belirleyerek.

38. İhtiyati haciz istenebilir mi?
Vadesi gelmiş para alacağında istenebilir; yaklaşık ispat aranır ve teminat gündeme gelir.

39. Açık ve kapalı fatura farkı nedir?
Kapalı fatura bedelin ödendiğine, açık fatura ödenmediğine karine oluşturur.

40. Hangi belgeler kritik önemdedir?
İrsaliye ve teslim tutanakları, sözleşme, ticari defter kayıtları, BA-BS formları ve ihtarname tebligat parçası.

Sonuç

Fatura alacağı dosyalarında dört kırılma noktası vardır. Sekiz günlük itiraz süresi geçtiğinde borç kesinleşmez; yalnızca ispat yükü yer değiştirir ve bu kabul faturanın olağan içeriğiyle sınırlıdır. Sözleşmeyi ağırlaştıran kayıtlar itiraz edilmese dahi bağlamaz.

Takip yeri bakımından alacaklının seçimlik hakkı vardır: borçlunun yerleşim yeri ya da ifa yeri olarak kendi yerleşim yeri. Faiz bakımından kural, fatura tarihinin başlangıç sayılmamasıdır; ihtar ya da kesin vade yoksa faiz ancak takip veya dava tarihinden işler. Faturaya tek taraflı yazılan vade kural olarak bağlayıcı değildir.

Son olarak, fazladan talep edilen faiz kazanılan davada dahi aleyhe vekâlet ücreti doğurur; reddedilen tutar üzerinden davalı lehine ücrete hükmedilir ve bu ücret reddedilen miktarı geçemez. Her dosyanın sözleşme yapısı, teslim kaydı ve ihtar geçmişi farklıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18 (tacir olmanın hükümleri), m. 21 (fatura ve teyit mektubu), m. 64 (ticari defterler), m. 1530 (mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 89 (ifa yeri), m. 117 (temerrüt), m. 120 (temerrüt faizi), m. 146 (on yıllık zamanaşımı), m. 147 (beş yıllık zamanaşımı)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 50 (yetki), m. 58 (takip talebi), m. 62-65 (itiraz), m. 67 (itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı), m. 68 (itirazın kaldırılması), m. 72 (menfi tespit ve istirdat davası), m. 167-170 (kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu), m. 257 vd. (ihtiyati haciz)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 (genel yetki), m. 10 (sözleşmeden doğan davalarda yetki), m. 200 (senetle ispat zorunluluğu), m. 222 (ticari defterlerin ispat gücü)
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 229-232 (fatura), m. 231/5 (düzenleme süresi) ve e-fatura uygulamasına ilişkin genel tebliğler
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A; 6102 sayılı Kanun m. 5/A (ticari davalarda dava şartı arabuluculuk)
  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 13/2 (reddedilen kısım üzerinden vekâlet ücreti)

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/4965, K. 2021/3944, T. 12.04.2021
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3973, K. 2021/4372, T. 24.05.2021
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/1300, K. 2016/16492, T. 09.06.2016
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/4530, K. 2015/1339, T. 18.03.2015
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/6751, K. 2013/5455, T. 07.10.2013
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/6622, K. 2012/5213, T. 09.07.2012
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/5471, K. 2012/723, T. 09.02.2012
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/15564, K. 2012/1057, T. 30.01.2012
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22393, K. 2017/9591
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/593
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1096, K. 2025/1243, T. 01.09.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/904, K. 2025/1040, T. 24.06.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/165, K. 2025/476, T. 20.03.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/3, K. 2025/361, T. 06.03.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/417, K. 2021/153, T. 11.02.2021
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/1701, K. 2020/189, T. 20.02.2020
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/310, K. 2025/1357, T. 23.10.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/1039, K. 2025/1209, T. 05.11.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/966, K. 2024/1132, T. 18.09.2024
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/799, K. 2024/912, T. 26.06.2024
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/763, K. 2022/675, T. 02.06.2022
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/732, K. 2024/1742, T. 07.11.2024
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/785, K. 2022/809, T. 25.05.2022
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/1880, K. 2021/1022, T. 01.07.2021
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/585, K. 2024/1971, T. 19.12.2024
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/930, K. 2022/870, T. 01.06.2022
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/266, K. 2025/278, T. 07.03.2025
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2019/1872, K. 2021/743, T. 16.09.2021
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/1203, K. 2024/1610, T. 03.12.2024
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/943, K. 2021/1514, T. 20.09.2021
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/51, K. 2024/147, T. 11.10.2024
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/685, K. 2023/418, T. 31.03.2023
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1577, K. 2025/32, T. 16.01.2025

Doktrin ve akademik kaynaklar

  • Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara
  • Hasan Pulaşlı, Ticari İşletme Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara
  • Fatih Bilgili – Ertan Demirkapı, Ticari İşletme Hukuku, Dora Yayıncılık, Bursa
  • Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara
  • Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara
  • Hakan Pekcanıtez – Oğuz Atalay – Meral Sungurtekin Özkan – Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
  • Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.