Kira tespit davasında beş yıllık süre, sözleşme yenilendiği için sıfırlanmaz. Yenileme sözleşmeleri kira ilişkisini yeniden başlatan bağımsız sözleşmeler değil, mevcut ilişkinin devamı sayılır; süre ilk sözleşmenin başlangıcından işler.
Bu yazıda TBK m. 344/3’teki beş yıllık sürenin hangi tarihten hesaplandığı, yenileme sözleşmelerinin hukuki niteliği, kiralananın boş tutulmasının sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmadığı ve tahliye için izlenmesi gereken usul ele alınmaktadır.
Kira Tespit Davasında Beş Yıllık Süre
TBK m. 344/3 uyarınca, taraflarca kira bedelinin belirlenmesine ilişkin anlaşma bulunsun ya da bulunmasın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde hâkim tarafından kira bedeli, hakkaniyete uygun biçimde yeniden belirlenebilir.
Uygulamadaki asıl tartışma bu beş yılın hangi tarihten hesaplanacağıdır. Kiracılar çoğunlukla “sözleşme yenilendi, yeni bir beş yıl başladı” savunmasını ileri sürmektedir.
Süre İlk Sözleşmeden İtibaren İşler
Yargı kararlarında, sonraki yıllarda yapılan yenileme sözleşmelerinin kira ilişkisini sıfırlayan yeni bir sözleşme olarak değil, mevcut ilişkinin devamı niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.
Kira sözleşmesinin yenilenmesi durumunda beş yıl bekleme şartı eski kira sözleşmesi dönemlerini kapsar. Yenileme sözleşmesinde belirlenen bedel rayice uygun değilse, yenileme sözleşmesinin üzerinden beş yıl geçmemiş olsa dahi ilk sözleşmenin başlangıcına göre süre hesaplanır ve tespit davası açılabilir (İstanbul BAM 54. HD, E. 2022/419, K. 2023/298).
Davalının sözleşmenin yenilendiği ve ikinci beş yıllık sürenin dolmadığı yönündeki itirazına rağmen, sürenin sözleşmenin başlangıç tarihinden hesaplanması gerektiğine karar verilmiştir (Bursa BAM 4. HD, E. 2024/64, K. 2025/1458, T. 07.05.2025).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek, TBK m. 344/3 uyarınca beş yıllık sürenin kira sözleşmesinin yapılmasından itibaren hesaplandığını teyit etmiştir (E. 2024/1083, K. 2025/1439).
Yenileme Sözleşmesi Ne Zaman Yeni Sözleşme Sayılır?
Mahkemeler, kira süresini uzatmak ya da bedeli güncellemek amacıyla yapılan ek sözleşmeleri yeni bir kira sözleşmesi olarak nitelendirmemektedir.
Bir dosyada taraflar ilk sözleşmeden sonra iki kez yeni belge düzenlemiş; ancak bu belgelerde yalnızca tarih ve bedel değişikliği yapıldığı, bedelin rayice uygun artırılmadığı tespit edilmiştir. Bu sözleşmelerin yeni sözleşme niteliği taşımadığı ve kira ilişkisinin yenilendiğinin kabul edilemeyeceği belirtilerek beş yıllık süre ilk sözleşme tarihinden başlatılmıştır (Ankara BAM 15. HD, E. 2023/3794, K. 2023/3188, T. 28.12.2023).
Ölçüt şudur: belgede yalnızca tarih ve rakam değişmişse bu bir yenilemedir. Tarafların, kiralananın veya kira ilişkisinin esaslı unsurlarını değiştirdiği; bedelin rayice uygun biçimde yeniden belirlendiği hâllerde ise yeni sözleşmeden söz edilebilir.
Bu değerlendirme dosyanın kendi verilerine göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Tespit Davasının Sonuç Doğuracağı Dönem
Kira tespit davasının hangi kira döneminden itibaren sonuç doğuracağı, davanın açılma zamanına ve ihtarname gönderilip gönderilmediğine bağlıdır.
Yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce kiracıya ihtarname gönderilmiş ya da kiraya veren bu süre içinde dava açmışsa, tespit edilen bedel yeni dönemin başından itibaren geçerli olur. Bu koşullar sağlanmazsa hüküm, bir sonraki kira dönemi bakımından sonuç doğurur.
Sürelerin kaçırılması, kazanılan davada bir yıllık gecikme anlamına gelir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kiracının Dükkânı Boş Tutması Tahliye Sebebi midir?
Bu noktada doğrudan ve yerleşik bir içtihat bulunmadığını açıkça belirtmek gerekir. İncelenen kararların büyük çoğunluğu ihtiyaç nedeniyle tahliye, on yıllık uzama süresi, tahliye taahhüdü ya da erken tahliye gibi farklı gerekçelere dayanmaktadır.
Bununla birlikte yol gösterici bir karar mevcuttur. Sürekli eğitim amaçlı olarak kiraya verilen bir taşınmazın, kiracı tarafından rakip faaliyetleri önlemek amacıyla izinsiz biçimde boş tutulması ele alınmış; kiralananın dönemsel olarak kapalı tutulmasının ve bu konuda kiraya verenden izin alınmamasının kiralama amacına ve akde aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, E. 2020/10723, K. 2020/7822).
Belirleyici Ölçüt: Kiralama Amacı
Salt boş tutma tek başına tahliye sebebi sayılmamaktadır. Sonucu belirleyen, kiralananın sözleşmede belirlenen amaca aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığıdır.
Sözleşmede kiralananın belirli bir faaliyet için kiralandığı yazılıysa ve kiracı bu faaliyeti yürütmeksizin yeri kapalı tutuyorsa akde aykırılık gündeme gelir. Özellikle rakibi engellemek amacıyla yerin bloke edilmesi, bu değerlendirmeyi güçlendiren bir olgudur.
Buna karşılık sözleşmede faaliyet yükümlülüğü öngörülmemişse, kiracının kirasını ödediği sürece yeri kullanıp kullanmaması kural olarak kendi tercihidir.
Tahliye İçin İzlenecek Usul
Akde aykırılık nedeniyle tahliye üç adımlıdır. Birincisi, kiracıya aykırılığın giderilmesi için otuz gün süreli ihtar çekilmesidir. İkincisi, verilen süreye rağmen aykırılığın düzeltilmemesidir. Üçüncüsü, tahliyenin ancak mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesidir.
Tek taraflı fesih ve ilamsız tahliye hukuka aykırıdır. Kilit değiştirme, eşyayı çıkarma ya da elektrik ve suyu kesme gibi eylemler kiraya veren aleyhine tazminat sorumluluğu doğurur ve ayrıca ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
İhtarnamede Bulunması Gerekenler
İhtarnamede aykırılığın somut olarak ne olduğu, hangi sözleşme hükmüne aykırı davranıldığı, giderilmesi için verilen sürenin açıkça belirtilmesi ve süre sonunda tahliye davası açılacağının bildirilmesi gerekir.
Genel ifadelerle yazılan ihtarname sonuç doğurmaz. Kiralananın boş tutulduğu iddiasında, boş tutulan dönemin tarihleriyle birlikte belirtilmesi ve mümkünse tespit yaptırılması yerinde olur.
Diğer Tahliye Sebepleriyle İlişkisi
Kiraya veren bakımından akde aykırılık dışında başka tahliye yolları da bulunur: gereksinim nedeniyle tahliye, yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye, yeni malikin gereksinimi, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve on yıllık uzama süresinin dolması.
Boş tutma iddiasının ispatı güç olduğundan, koşulları varsa bu sebeplerden birine dayanmak daha güvenli bir yol olabilir. Talep birden fazla sebebe kademeli olarak dayandırılabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Kira tespit davası da tahliye davası da bu mahkemede görülür.
Yetkili mahkeme, kiralananın bulunduğu yer ya da davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanır; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir.
Başvurunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığı sonradan tartışma konusu olabilmektedir; arabulucunun tarafları davet usulünü ve geçersiz davetin sonuçlarını ayrı bir yazıda anlattım.
Kira Bedelinin Belirlenmesinde Ölçütler
Beş yıllık süre dolduktan sonra bedel, hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Bu belirlemede kiralananın konumu, büyüklüğü, niteliği, çevredeki emsal kira bedelleri ve taşınmazın durumu dikkate alınır.
Emsal araştırması bilirkişi marifetiyle yapılır ve keşif yapılması olağandır. Kiracının kiralanana yaptığı kalıcı katkılar da değerlendirmede gözetilebilir.
Kiralananın boş tutulduğunun ya da fiilen kullanılmadığının kayıt altına alınması için dava öncesinde delil tespiti istenebilir; delil tespiti masraflarının nasıl talep edileceğini ayrıca ele aldım.
Beş yıl dolmamışsa bedel ancak tüketici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek üzere belirlenir; bu sınır aşılamaz.
2022 yılında yapılan geçici düzenlemeyle konut kiralarında yenileme dönemi artışları yüzde yirmi beşle sınırlandırılmış, uygulama iki kez uzatılarak 1 Temmuz 2024’te sona ermiştir. Sınırlama, tarafların sözleşmeye dayalı artış hakkına ilişkindi; beş yıl dolduktan sonra hâkimin hakkaniyet ölçütüyle yapacağı belirlemede de uygulanıp uygulanmayacağı yargı çevrelerinde farklı değerlendirilmiştir. Düzenleme geçici nitelikte olduğundan, bugün açılacak davalarda tartışma yalnızca sınırlama döneminde doğan geçmiş dönem farkları bakımından anlam taşır.
Toplanması Gereken Belgeler
İlk kira sözleşmesi ve tüm yenileme belgeleri, kira ödeme kayıtları ve banka dekontları, tapu kaydı, ihtarname ve tebligat parçası, emsal kira sözleşmeleri, varsa tespit dosyası, işyeri için ruhsat ve vergi kayıtları.
Beş yıllık süre tartışmasında ilk sözleşmenin ibrazı belirleyicidir. İlk sözleşme bulunamıyorsa kira ilişkisinin başlangıcı ödeme kayıtları ve tanık beyanlarıyla ortaya konabilir.
Kira tespit davasında harç ve yargılama giderleri
Kira tespit davası maktu harca tabi değildir. Harç, talep edilen aylık kira ile mevcut kira arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden nispi olarak hesaplanır. Yüksek bir bedel istemek dava masrafını doğrudan artırdığından, talebin gerçekçi belirlenmesi maliyet bakımından da önem taşır.
Örnek üzerinden bakmak yararlıdır: mevcut kira aylık on bin lira, talep edilen kira otuz bin lira ise dava değeri aylık yirmi bin liranın on iki katı olan iki yüz kırk bin liradır. Harç bu tutar üzerinden alınır.
Nispi harcın dörtte biri dava açılırken peşin yatırılır, kalanı yargılama sırasında tamamlanır. Peşin harç eksik yatırıldığında mahkemece süre verilir; süre içinde tamamlanmazsa dava işlemden kaldırılır.
Bunlara başvurma harcı, tebligat, bilirkişi ve keşif giderlerinden oluşan gider avansı eklenir. Keşif ve emsal incelemesi yapıldığından bu dosyalarda gider avansı genellikle yüksektir.
Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yüklenir. Kısmen kabul kararlarında ise giderler kabul ve ret oranına göre paylaştırılır. Talep edilen bedelin çok üzerinde bir rakam istenmiş ve dava büyük ölçüde reddedilmişse, davayı kazanmış görünen kiraya veren giderlerin önemli bir bölümünü kendi üzerinde bulabilir.
Vekâlet ücreti de kabul ve ret oranına göre karşılıklı hükmedilir. Bu nedenle dilekçedeki rakam, emsal araştırmasıyla desteklenebilecek bir düzeyde tutulmalıdır.
Kararın kesinleşmesi, kira farkının tahsili ve faiz
Kira bedelinin tespitine ilişkin hüküm, kesinleşmeden icra takibine konulamaz ve ilamlı takibe dayanak yapılamaz. Karar tespit niteliğinde olduğundan, istinaf ve temyiz yolları tükenmeden alacak tahsil edilemez. Bu kural, davanın kazanılması ile paranın tahsil edilmesi arasında çoğu dosyada yıllarla ölçülen bir süre doğmasına yol açar.
Kesinleşme sağlandığında, tespit edilen bedelin geçerli olduğu dönem başından itibaren ödenen ile ödenmesi gereken kira arasındaki fark birikmiş alacak olarak istenebilir. Kiracının ara dönemde eski bedel üzerinden ödeme yapmış olması bu farkı ortadan kaldırmaz.
Birikmiş fark, ilamlı icra takibiyle ya da genel haciz yoluyla takip edilebilir. Kiracı bu farkı ödemezse temerrüt hükümleri gündeme gelir; ancak tespit kararı kesinleşmeden ödenmediği gerekçesiyle tahliye istenemez.
Faiz konusunda talebin dava dilekçesinde açıkça yer alması gerekir. Faiz istenmemişse hâkim kendiliğinden faize hükmedemez. Talep varsa faiz, her aylık kira farkının muaccel olduğu tarihten itibaren yürütülür; kararın kesinleştiği tarihten başlatılması alacaklı aleyhine sonuç doğurur.
Uygulanacak oran, taraflar arasında ticari iş bulunmadıkça yasal faizdir. Kiraya verenin ya da kiracının tacir olduğu ve kiralananın ticari işletmeyle ilgili bulunduğu hâllerde avans faizi gündeme gelebilir.
Davanın tarafları ve zorunlu dava arkadaşlığı
Kira tespit davasını yalnızca kiraya veren açmaz. Piyasa koşulları gerilediğinde ya da kiralananın niteliği bozulduğunda kiracı da bedelin indirilmesi için aynı davayı açabilir. Dava iki yönlü işleyen bir belirleme davasıdır; taraf sıfatı ise kira sözleşmesindeki konumdan ve mülkiyet ilişkisinden doğar.
Kiraya veren tarafında birden fazla kişi bulunması hâlinde mülkiyetin türü belirleyicidir. Paylı mülkiyette kira ilişkisine ilişkin işlemler önemli yönetim işi sayıldığından, dava paydaşların pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak açılır. Çoğunluk sağlanamıyorsa mahkemeden yetki alınması yoluna gidilir.
Elbirliği mülkiyetinde ise ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur. Miras ortaklığına dahil bir taşınmazda dava, mirasçıların tamamı tarafından birlikte açılmalıdır. Katılmayan mirasçı varsa terekeye temsilci atanması ya da davaya muvafakatinin sağlanması gerekir.
Eksik taraf teşkiliyle açılan dava doğrudan reddedilmez; mahkeme eksikliğin giderilmesi için süre verir. Süre içinde tamamlanmazsa dava usulden reddedilir ve emek ile masraf boşa gider.
Kiracı tarafında birden fazla kişi varsa davanın tümüne karşı yöneltilmesi gerekir. Kiralananın dava sırasında el değiştirmesi hâlinde yeni malik sözleşmenin tarafı hâline gelir ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilir.
Talep tutarı ıslahla artırılabilir mi?
Kira tespit davası, alacak davalarından ayrılan kendine özgü yapıda bir davadır. Yerleşik uygulama, dava dilekçesinde belirtilen bedelin yargılama sırasında ıslah yoluyla artırılmasına imkân tanımaz. Hâkim, istenen rakamın üzerinde bir kira bedeline hükmedemez; dilekçeye yazılan tutar davanın tavanını oluşturur ve sonradan değiştirilemez.
Bunun temelinde davanın niteliği yatar. Belirlenecek bedel, dava açılırken bilinmeyen bir veriye değil, kiralananın hâlihazır durumuna ve emsallere dayanır. Davacının bu bilgiye dava açmadan önce ulaşabileceği kabul edildiğinden, alacak davalarındaki artırım imkânı burada işletilmez.
Aynı gerekçeyle bu dava kısmi dava ya da belirsiz alacak davası biçiminde açılamaz. Talep baştan miktar olarak gösterilmelidir.
Sonuç pratikte şudur: düşük tutulan rakam, bilirkişi raporunda çok daha yüksek bir emsal bedel bulunsa dahi hükme yansımaz. Aradaki fark için o dönem bakımından yeniden dava açılamaz; kayıp kalıcıdır.
Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce çevredeki emsal kiraların araştırılması, mümkünse emsal sözleşme örneklerinin toplanması gerekir. Rakam, emsallerin üst sınırına yakın ancak savunulabilir bir düzeyde belirlenmelidir. Fazla yüksek rakam harç yükünü ve ret oranını artırır, düşük rakam ise talebi kalıcı olarak sınırlar.
Beş yıllık sürenin başlangıcı sözleşmenin tarihine bağlı olduğundan metnin kendisi bu davanın ilk delilidir. Artış maddesini tüketici fiyat endeksi ortalamasına göre kuran ve süre başlangıcını açıkça yazan gayrimenkul kira sözleşmesi örnekleri yazısındaki metinleri indirip kendi dosyanıza uyarlayabilirsiniz.
30 Soruda Kira Tespiti ve Boş Tutma
1. Kira tespit davası ne zaman açılabilir?
Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde açılabilir (TBK m. 344/3).
2. Beş yıl hangi tarihten hesaplanır?
İlk kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten hesaplanır.
3. Sözleşme yenilenirse süre sıfırlanır mı?
Sıfırlanmaz. Yenileme, mevcut ilişkinin devamı sayılır.
4. Kiracı “yeni sözleşme yapıldı” derse ne olur?
Bu itiraz kabul edilmemektedir; süre ilk sözleşmeden işler.
5. Hangi belge yeni sözleşme sayılır?
Yalnızca tarih ve bedel değişikliği içeren belge yenilemedir; esaslı unsurlar değişmişse yeni sözleşme tartışılabilir.
6. Bedelin rayice uygun artırılması fark yaratır mı?
Yaratabilir. Rayice uygun artırım yapılmamış olması, belgenin yenileme sayılmasını destekleyen bir olgudur.
7. Beş yıl dolmadan bedel artırılabilir mi?
Artırılabilir ancak tüketici fiyat endeksindeki artış oranını geçemez.
8. Beş yıl dolunca bedel nasıl belirlenir?
Hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde, emsal araştırmasıyla belirlenir.
9. Emsal araştırması nasıl yapılır?
Bilirkişi marifetiyle ve genellikle keşif yapılarak.
10. Hangi ölçütler dikkate alınır?
Konum, büyüklük, nitelik, çevredeki emsal bedeller ve taşınmazın durumu.
11. Tespit edilen bedel hangi dönemden geçerli olur?
Yeni dönemden en az otuz gün önce ihtar çekilmiş ya da dava açılmışsa yeni dönemin başından geçerli olur.
12. İhtar çekilmezse ne olur?
Hüküm bir sonraki kira dönemi bakımından sonuç doğurur.
13. Görevli mahkeme hangisidir?
Sulh hukuk mahkemesidir.
14. Yetkili mahkeme neresidir?
Kiralananın bulunduğu yer ya da davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
15. Arabuluculuk zorunlu mu?
Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanır.
16. Kiracı dükkânı boş tutabilir mi?
Sözleşmede faaliyet yükümlülüğü yoksa kural olarak tercihidir.
17. Boş tutma tahliye sebebi midir?
Doğrudan yerleşik içtihat yoktur; kiralama amacına aykırılık varsa sonuç doğurabilir.
18. Hangi hâlde akde aykırılık sayılır?
Kiralananın sözleşmedeki amaca aykırı biçimde, izinsiz olarak kapalı tutulması hâlinde.
19. Rakibi engellemek için boş tutma nasıl değerlendirilir?
Bu amaç, akde aykırılık değerlendirmesini güçlendiren bir olgudur.
20. Tahliye için ne yapılmalı?
Otuz gün süreli ihtar çekilmeli, aykırılık giderilmezse tahliye davası açılmalıdır.
21. İhtar süresi kaç gündür?
Aykırılığın giderilmesi için otuz gün süre verilir.
22. Tek taraflı fesihle tahliye yapılabilir mi?
Yapılamaz. Tahliye ancak mahkeme kararıyla gerçekleştirilir.
23. Kilit değiştirirsem ne olur?
İlamsız tahliye hukuka aykırıdır; tazminat ve ceza sorumluluğu doğabilir.
24. İhtarnamede ne yazmalıyım?
Aykırılığın ne olduğu, hangi hükme aykırı davranıldığı, verilen süre ve dava açılacağı belirtilmelidir.
25. Boş tutma nasıl ispatlanır?
Tespit dosyası, fotoğraf, komşu beyanları, elektrik ve su tüketim kayıtları ile ispatlanabilir.
26. Başka tahliye sebepleri var mı?
Gereksinim, yeniden inşa ve imar, yeni malikin gereksinimi, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve on yıllık uzama süresi.
27. Birden fazla sebebe dayanılabilir mi?
Dayanılabilir; talep kademeli olarak kurulabilir.
28. On yıllık uzama süresi nedir?
Belirli süreli işyeri kiralarında on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren bildirimle sözleşmeyi sona erdirebilir.
29. İlk sözleşme elimde yoksa ne yaparım?
Kira ilişkisinin başlangıcı ödeme kayıtları ve tanık beyanlarıyla ortaya konabilir.
30. Hangi belgeler kritik önemdedir?
İlk sözleşme, yenileme belgeleri, ödeme kayıtları ve ihtarname tebligat parçasıdır.
Sonuç
Kira tespit davasında beş yıllık süre, sözleşmenin yenilenmesiyle sıfırlanmaz. Yalnızca tarih ve bedel değişikliği içeren belgeler kira ilişkisini yeniden başlatmaz; süre ilk sözleşmenin yapıldığı tarihten kesintisiz işler. Kiracının “yeni sözleşme yapıldı, yeni beş yıl başladı” savunması bu nedenle kabul görmemektedir.
Kiralananın boş tutulması bakımından ise doğrudan yerleşik bir içtihat bulunmamaktadır. Belirleyici olan, kiralananın sözleşmedeki amaca aykırı biçimde ve izinsiz olarak kapalı tutulup tutulmadığıdır. Bu ispatlanırsa otuz günlük ihtar çekilmesi ve süre sonunda mahkeme kararıyla tahliye yoluna gidilmesi gerekir; ilamsız tahliye her hâlde hukuka aykırıdır.
Her dosyanın sözleşme metni ve kullanım geçmişi farklıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 299 (kira sözleşmesi), m. 315 (kiracının temerrüdü), m. 316 (özenle kullanma ve komşulara saygı), m. 331 (önemli sebeple fesih), m. 343-344 (kira bedelinin belirlenmesi ve değişikliği), m. 345 (kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava), m. 347 (bildirim yoluyla sona erme ve on yıllık uzama), m. 350-352 (dava yoluyla sona erme sebepleri)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Geçici m. 1 (konut kiralarında geçici artış sınırlaması)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 (sulh hukuk mahkemesinin görevi), m. 59-60 (zorunlu dava arkadaşlığı), m. 176-181 (ıslah), m. 326 (yargılama giderlerinden sorumluluk), m. 400-406 (delil tespiti)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640 (miras ortaklığı ve temsilci atanması), m. 691 (paylı mülkiyette önemli yönetim işleri), m. 702 (elbirliği mülkiyetinde birlikte hareket)
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16 (dava değerinin belirlenmesi), m. 28 (nispi harcın ödenmesi)
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1-2 (yasal faiz ve ticari işlerde temerrüt faizi)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B (kiralanan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269 vd. (kiralanan taşınmazların tahliyesi)
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1546, K. 2021/1517, T. 30.11.2021
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1083, K. 2025/1439
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2622, K. 2025/4051, T. 16.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/388, K. 2025/4086, T. 17.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4816, K. 2024/2912, T. 09.10.2024
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7895, K. 2023/152, T. 20.02.2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10723, K. 2020/7822
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5313, K. 2020/708, T. 04.02.2020
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4342, K. 2023/5227, T. 01.11.2023
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi, E. 2022/419, K. 2023/298
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi, E. 2020/2793, K. 2024/428, T. 21.02.2024
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2018/2099, K. 2020/2093, T. 14.12.2020
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/3794, K. 2023/3188, T. 28.12.2023
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/64, K. 2025/1458, T. 07.05.2025
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/166, K. 2023/1083, T. 10.05.2023
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/281, K. 2023/2052, T. 09.11.2023
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/1489, K. 2022/1623, T. 09.06.2022
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Cevdet Yavuz – Faruk Acar – Burak Özen, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Beta Yayınevi, İstanbul
- Aydın Zevkliler – K. Emre Gökyayla, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Turhan Kitabevi, Ankara
- Murat İnceoğlu, Kira Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
- Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler: Kira Sözleşmesi, Vedat Kitapçılık, İstanbul
- Süleyman Sapanoğlu, Kira Hukuku Davaları, Bilge Yayınevi, Ankara
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
