Skip to main content

TMK 162 ve 163: Özel Boşanma Sebepleri

TMK 162 ve 163: Özel Boşanma Sebepleri

Özel boşanma sebepleri arasında yer alan hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163), genel boşanma sebebinden ayrılan bir özellik taşır: bu fiiller ispatlandığında ortak hayatın çekilmez hâle geldiği ayrıca araştırılmaz.

Bu yazıda iki maddenin uygulanma şartları, hangi eylemlerin bu kapsama girip girmediği, hak düşürücü süreler, affetmenin sonucu ve boşanma yargılaması sürerken taraflardan birinin ölmesi hâlinde izlenecek yol ele alınıyor.

TMK 162 ve 163 Karşılaştırması İki Özel Sebep, İki Farklı Ölçüt Her ikisinde de fiil ispatlanırsa çekilmezlik ayrıca araştırılmaz. TMK m. 162 Hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış Süre: öğrenmeden 6 ay, her hâlde 5 yıl Affeden dava hakkını yitirir. Tek bir eylem yeterli olabilir. TMK m. 163 Küçük düşürücü suç işleme ya da haysiyetsiz hayat sürme Süre: yok, dava her zaman açılabilir Süreklilik ve birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi aranır. Fiil ispatlanırsa çekilmezlik ayrıca araştırılmaz Bu, özel sebepleri TMK m. 166’daki genel sebepten ayıran temel farktır. Eşik aşılmıyorsa dava TMK m. 166’ya kayabilir Her hakaret ya da her şiddet olayı m. 162 eşiğine ulaşmaz.
İki özel boşanma sebebinin karşılaştırması.

TMK 162: Hayata Kast, Pek Kötü ve Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir (TMK m. 162).

Hayata kast, eşin diğerini öldürme kastıyla hareket etmesidir. Teşebbüs aşamasında kalmış olması sonucu değiştirmez; belirleyici olan öldürme kastının varlığıdır.

Pek kötü davranış, eşin bedensel ya da ruhsal sağlığını tehlikeye düşüren fiilleri anlatır. Sistematik şiddet, aç bırakma, eve kapatma ve zorla ilaç kullandırma bu kapsamda değerlendirilir.

Onur kırıcı davranış ise eşin toplum içindeki saygınlığını ağır biçimde zedeleyen fiillerdir. Ağırlık eşiği aranır; her hakaret bu kapsama girmez.

Çekilmezlik Ayrıca Araştırılır mı?

Araştırılmaz. TMK m. 162 kapsamındaki fiiller ispatlandığında, ortak hayatın çekilmez hâle geldiği ayrıca incelenmeksizin boşanmaya karar verilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu sonucu ortaya koymuştur (E. 2022/10547, K. 2023/1031, T. 15.03.2023). Hukuk Genel Kurulu kararlarında da aynı yaklaşım benimsenmiştir (E. 2017/2420, K. 2019/750, T. 20.06.2019).

Buna karşılık her şiddet ya da hakaret olayı bu eşiğe ulaşmaz. Eşik aşılmadığında dava, genel boşanma sebebine (TMK m. 166) kaydırılarak değerlendirilebilir.

Hak Düşürücü Süre ve Affetme

Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 162/2).

Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162/3). Af, açık bir beyanla olabileceği gibi davranışlarla da ortaya konabilir; olaydan sonra birlikte yaşamaya devam edilmesi af belirtisi sayılabilir.

Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

TMK 163: Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerle onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir (TMK m. 163).

Bu maddede hak düşürücü süre öngörülmemiştir. “Her zaman” ifadesi, dava hakkının süreyle sınırlı olmadığını gösterir.

Buna karşılık iki şart birlikte aranır: fiilin gerçekleşmiş olması ve birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi. İkinci şart burada ayrıca değerlendirilir.

Küçük Düşürücü Suç Nedir?

Suçun toplum nezdinde kişiyi küçük düşüren nitelikte olması aranır. Hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar bu kapsamda değerlendirilir.

Suçun evlilik birliği kurulduktan sonra işlenmiş olması gerekir. Evlilik öncesi işlenen ve diğer eşin bilgisi dâhilinde olan suçlar bu maddeye dayanak oluşturmaz.

Ceza davasının kesinleşmesi beklenmez. Boşanma hâkimi, fiilin gerçekleştiğini kendi delilleriyle tespit edebilir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme

Haysiyetsiz hayat sürme, süreklilik gösteren bir yaşam biçimini anlatır. Tek bir olay bu kapsamda değerlendirilmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, sürekli borçlanma ve bazı kumar iddialarının tek başına haysiyetsiz hayat sürme sayılmadığı belirtilmiştir (E. 2024/1114, K. 2024/3782, T. 23.05.2024; E. 2024/2104, K. 2024/1959, T. 20.03.2024).

Buna karşılık süreklilik arz eden ve toplumun kabul sınırlarını aşan yaşam biçimleri bu kapsamda görülmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/4530, K. 2024/1062, T. 21.02.2024).

Yargılama Sürerken Taraf Ölürse Yargılama Sürerken Eş Ölürse Dava konusuz kalır Evlilik ölümle kendiliğinden sona erer; “karar verilmesine yer olmadığına” denir. HMK m. 331/1; yargılama gideri takdir edilir. Mirasçılara sorulur TMK m. 181/2: davaya devam edip etmeyecekleri sorulur. Devam edilirse sağ kalan eşin kusuru tespit edilir. Neden önemli? Kusurlu bulunan sağ kalan eş, ölen eşin mirasçısı olma sıfatını yitirir. Mirasçıların menfaati bu noktada doğar. Sınır: münhasıran TMK 163 Yalnızca m. 163’e dayalı davada mirasçılar kusur ispatı yapamaz. Bu sebep kusura değil, çekilmezliğe dayanır.
Taraf ölümünde izlenecek yol.

Yargılama Sürerken Eşlerden Biri Ölürse

Boşanma kararı kesinleşmeden taraflardan biri ölürse evlilik ölümle kendiliğinden sona erer ve dava konusuz kalır. Mahkeme, esas hakkında karar vermek yerine karar verilmesine yer olmadığına hükmeder (HMK m. 331/1).

Buna karşılık süreç burada bitmez. Mahkeme, ölen eşin mirasçılarına TMK m. 181/2 uyarınca davaya devam edip etmeyeceklerini sorar.

Mirasçılar devam ederse yargılama, boşanma kararı verilmesi için değil sağ kalan eşin kusurunun tespiti için sürdürülür.

Bu Neden Önemli?

Boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçıları davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusurlu olduğu sabit olursa, bu eş ölen eşin mirasçısı olma sıfatını yitirir (TMK m. 181/2).

Mirasçıların davaya devam etmesindeki menfaat bundan doğar. Kusur tespiti, miras paylaşımını doğrudan etkiler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu bu çerçeveyi ortaya koymuştur (2. HD, E. 2023/3243, K. 2023/6334, T. 20.12.2023; HGK, E. 2017/3157, K. 2021/1260, T. 19.10.2021).

Münhasıran TMK m. 163’e Dayalı Davada Sınır

Dava yalnızca TMK m. 163’e dayanıyorsa mirasçıların kusur ispatı yapması mümkün olmaz. Bunun nedeni, bu maddenin kusur esasına değil birlikte yaşamanın beklenememesine dayanmasıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu sınırı belirtmiştir (E. 2024/385, K. 2024/820, T. 13.02.2024).

Bu nedenle dava dilekçesinde yalnızca m. 163’e değil, koşulları varsa m. 162 ve m. 166’ya da dayanılması, sonradan doğabilecek bu sınırı ortadan kaldırır.

Boşanma Hükmü İstinaf Edilmemişse

Boşanma hükmüne yönelik istinaf başvurusu yapılmamış, yalnızca fer’i haklara ilişkin başvuru yapılmışsa, boşanma hükmü ölümden önce kesinleşmiş sayılır.

Bu hâlde evlilik ölümle değil boşanmayla sona ermiş olur ve sağ kalan eş zaten mirasçı sıfatını taşımaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ayrımı yapmaktadır (E. 2025/3148, K. 2025/10150, T. 24.11.2025).

İspat ve Deliller

Özel boşanma sebeplerinde ispat yükü, iddiada bulunan eştedir. Tanık beyanı, darp raporu, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyaları, mesaj ve yazışma kayıtları temel delillerdir.

Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller ise yargılamada değerlendirilemez. Eşin bilgisi dışında telefonuna erişilerek elde edilen kayıtlar bu kapsamda tartışılır.

Ceza dosyasının sonucu boşanma hâkimini bağlamaz. Ceza mahkemesinin beraat kararı, aynı fiilin boşanma bakımından değerlendirilmesine engel oluşturmaz.

Boşanmanın Fer’i Sonuçları

Özel sebeplerden birine dayanılarak verilen boşanma kararında, kusurun tespiti maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler.

Kusuru daha ağır olan eş, diğer eşten yoksulluk nafakası isteyemez. Ağır kusurlu eş aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi de gündeme gelir.

Boşanma sürecinde mal kaçırma iddiası varsa ayrıca değerlendirme yapılır. Boşanmada mal kaçırmaya karşı açılacak davaları ayrı bir yazıda ele aldım.

Velayetin belirlenmesinde ise kusur değil çocuğun üstün yararı esas alınır. Velayet davasında ebeveynin ruh sağlığının nasıl değerlendirildiğini ayrıca inceledim.

Genel ve özel sebep birlikte ileri sürülürse hâkim hangisini önce inceler?

Boşanma dilekçesinde hem özel hem genel sebebe dayanılabilir. Hâkim, talepler arasında kurulan sıraya bağlıdır: önce asıl sebebi inceler, ispatlanırsa ikinci sebebe geçmeden hüküm kurar. Sıralamanın yanlış yazılması kusur tespitini, buna bağlı tazminat ve nafaka sonuçlarını doğrudan etkiler. Netice-i talep bu nedenle dikkatle kurulmalıdır.

Terditli dava, aynı davalıya karşı ileri sürülen talepler arasında aslilik ve ferilik ilişkisi kurulmasıdır (HMK m. 111). Boşanmada bu kurgu, “öncelikle TMK m. 162 uyarınca, kabul edilmediği takdirde TMK m. 166/1 uyarınca boşanmaya karar verilmesi” biçiminde yazılır.

Sıralamada özel sebebin öne alınmasının nedeni ispat yükünün hafifliğidir. TMK m. 162 mutlak boşanma sebebidir; hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış sabit olduğunda ortak hayatın çekilmez hâle geldiğinin ayrıca ispatı aranmaz. TMK m. 163 ise nispi sebep olduğundan, fiile ek olarak birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyeceği değerlendirilir.

Özel sebep ispatlanırsa hâkim genel sebebe geçmeden hüküm kurar. Hükmün gerekçesinde hangi maddeye dayanıldığı açıkça gösterilir. Genel sebebe ilişkin ikinci talep, ilk talep reddedilmedikçe incelenmez; incelenmesi hâlinde de bu, hükmün sonucunu değiştirmez.

Hâkim, tarafların talep sonucuyla bağlıdır ve ondan fazlasına ya da başka bir şeye hükmedemez (HMK m. 26). Buna karşılık hukuki nitelendirme hâkime aittir; dilekçede gösterilen vakıalar başka bir maddeyi karşılıyorsa nitelendirme değiştirilebilir. Ancak dayanılmamış bir vakıaya dayanılarak boşanma kararı verilemez.

Dilekçede sıralama şöyle kurulur: vakıalar tarih sırasıyla anlatılır, her vakıanın hangi maddeyi karşıladığı hukuki sebepler kısmında ayrı ayrı gösterilir ve netice-i talepte “öncelikle”, “kabul edilmediği takdirde” ifadeleriyle sıra bağlanır. Fer’i talepler her iki ihtimal bakımından da tekrarlanır.

Sıralamanın ters yazılması, yani genel sebebin asıl talep yapılması sonucu değiştirir. Mahkeme önce evlilik birliğinin sarsılmasını inceler; kabul ederse özel sebebe hiç girmez. Bu hâlde kusur, ağır bir fiile değil karşılıklı davranışlara dayanan bir çerçevede belirlenir ve maddi ile manevi tazminat talepleri zayıflar.

Yalnızca tek bir sebebe dayanılıp diğerinin hiç yazılmaması ise daha ağır bir risk taşır. Yeni bir sebebe dayanmak iddianın genişletilmesi sayıldığından, cevaba cevap dilekçesinden sonra karşı tarafın açık rızası ya da ıslah gerekir. Sıra en baştan doğru kurulduğunda bu sorun doğmaz.

Karşı tarafın açtığı bir dava varsa aynı özen orada da gösterilir. Karşı davada ileri sürülen sebeplerin niteliği, kusur dengesini ve buna bağlı tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini birlikte etkiler. Her iki dosyadaki vakıalar birleştirilerek değerlendirildiğinden, sıralamanın yalnızca kendi dilekçesinde doğru kurulmuş olması yeterli sonucu vermeyebilir.

50 Soruda TMK 162 ve TMK 163

1. TMK 162 hangi hâlleri kapsar?
Hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış.

2. Hayata kast ne demek?
Eşin diğerini öldürme kastıyla hareket etmesidir. Teşebbüs aşamasında kalması sonucu değiştirmez.

3. Pek kötü davranış nedir?
Eşin bedensel ya da ruhsal sağlığını tehlikeye düşüren fiiller; sistematik şiddet, aç bırakma, eve kapatma gibi.

4. Onur kırıcı davranış nedir?
Eşin toplum içindeki saygınlığını ağır biçimde zedeleyen fiillerdir. Ağırlık eşiği aranır.

5. Her hakaret bu kapsama girer mi?
Girmez. Eşik aşılmadığında dava genel boşanma sebebine (TMK m. 166) kaydırılabilir.

6. Çekilmezlik ayrıca araştırılır mı?
Araştırılmaz. Fiil ispatlandığında boşanmaya karar verilir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/10547).

7. Bu maddede süre var mı?
Var. Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl (TMK m. 162/2).

8. Süre geçerse ne olur?
Dava hakkı düşer. Koşulları varsa genel boşanma sebebine dayanılabilir.

9. Affetmenin sonucu nedir?
Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162/3).

10. Af nasıl ortaya çıkar?
Açık beyanla ya da davranışlarla. Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam edilmesi af belirtisi sayılabilir.

11. Tek bir olay yeterli mi?
Hayata kast ve pek kötü davranışta tek bir eylem yeterli olabilir. Ağırlık ölçütü belirleyicidir.

12. TMK 163 hangi hâlleri kapsar?
Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme.

13. Bu maddede süre var mı?
Yok. Dava her zaman açılabilir; hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

14. Küçük düşürücü suç nedir?
Toplum nezdinde kişiyi küçük düşüren suçlar; hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar gibi.

15. Suç evlilikten önce işlenmişse?
Evlilik birliği kurulduktan sonra işlenmiş olması aranır. Önceki suçlar dayanak oluşturmaz.

16. Ceza davasının kesinleşmesi beklenir mi?
Beklenmez. Boşanma hâkimi fiilin gerçekleştiğini kendi delilleriyle tespit edebilir.

17. Eşim beraat etti, dava düşer mi?
Düşmez. Ceza mahkemesinin beraat kararı boşanma hâkimini bağlamaz.

18. Haysiyetsiz hayat sürme nedir?
Süreklilik gösteren ve toplumun kabul sınırlarını aşan bir yaşam biçimidir.

19. Tek bir olay haysiyetsiz hayat sayılır mı?
Sayılmaz. Süreklilik unsuru aranır.

20. Sürekli borçlanma bu kapsamda mı?
Tek başına haysiyetsiz hayat sürme sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1114).

21. Kumar oynamak yeterli mi?
Bazı kararlarda tek başına yeterli görülmemiştir. Yaşam biçimi hâline gelip gelmediği değerlendirilir.

22. TMK 163’te ayrıca ne aranır?
Birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi. Bu şart ayrıca değerlendirilir.

23. İki maddeye birlikte dayanabilir miyim?
Dayanabilirsiniz. Koşulları varsa TMK m. 166’ya da birlikte dayanılması yararlıdır.

24. Neden birden fazla sebebe dayanmalıyım?
Bir sebebin eşiğine ulaşılamadığında diğerinin değerlendirilmesini sağlar; ayrıca taraf ölümü hâlinde kusur tespiti imkânı doğar.

25. İspat yükü kimde?
İddiada bulunan eşte.

26. Hangi deliller kullanılır?
Tanık beyanı, darp raporu, ceza dosyaları, mesaj ve yazışma kayıtları.

27. Eşimin telefonundan aldığım kayıtlar delil olur mu?
Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller yargılamada değerlendirilemez. Bu nokta ayrıca tartışılır.

28. Ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi?
Kendi konuşmasını kaydeden kişinin durumu ile üçüncü kişinin konuşmasını gizlice kaydetme farklı değerlendirilir.

29. Yargılama sürerken eşim ölürse ne olur?
Evlilik ölümle sona erer, dava konusuz kalır; karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir (HMK m. 331/1).

30. Mirasçılar davaya devam edebilir mi?
Edebilir. Mahkeme TMK m. 181/2 uyarınca devam edip etmeyeceklerini sorar.

31. Devam edilirse ne tespit edilir?
Sağ kalan eşin kusuru. Boşanma kararı verilmez.

32. Kusur tespitinin sonucu nedir?
Kusurlu bulunan sağ kalan eş, ölen eşin mirasçısı olma sıfatını yitirir (TMK m. 181/2).

33. Münhasıran TMK 163’e dayalı davada durum ne?
Mirasçılar kusur ispatı yapamaz; bu sebep kusur esasına dayanmaz (Yargıtay 2. HD, E. 2024/385).

34. Boşanma hükmü istinaf edilmemişse?
Ölümden önce kesinleşmiş sayılır; evlilik boşanmayla sona ermiş olur (Yargıtay 2. HD, E. 2025/3148).

35. Mirasçılara ne kadar süre verilir?
Mahkemece uygun bir süre verilir. Süre içinde beyanda bulunulmazsa davaya devam edilmediği kabul edilir.

36. Kusur tespiti tazminatı etkiler mi?
Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler.

37. Ağır kusurlu eş nafaka isteyebilir mi?
Kusuru daha ağır olan eş yoksulluk nafakası isteyemez.

38. Manevi tazminat hangi hâlde istenir?
Boşanmaya sebep olan olaylar kişilik haklarına saldırı oluşturuyorsa istenebilir (TMK m. 174/2).

39. Velayet kusura göre mi belirlenir?
Belirlenmez. Velayette çocuğun üstün yararı esas alınır.

40. Mal rejimi tasfiyesi nasıl etkilenir?
Kusur, katılma alacağını kural olarak etkilemez. Zina ve hayata kast hâlinde hâkim payı azaltabilir ya da kaldırabilir (TMK m. 236/2).

41. Boşanma sürecinde mal kaçırılırsa?
Muvazaa, tasarrufun iptali ve TMK m. 241 davaları gündeme gelir.

42. Hangi mahkeme görevli?
Aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

43. Yetkili mahkeme neresi?
Eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi (TMK m. 168).

44. Boşanma davasında arabuluculuk şart mı?
Aile hukukundan kaynaklanan ve boşanmaya ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı değildir.

45. Dava sırasında tedbir istenebilir mi?
İstenebilir. Tedbir nafakası, velayet ve barınmaya ilişkin geçici önlemler alınabilir (TMK m. 169).

46. Karşı dava açılabilir mi?
Açılabilir. Davalı eş de kendi sebeplerine dayanarak boşanma isteyebilir.

47. Davadan feragat edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Feragat kesin hüküm sonucu doğurur; aynı sebebe dayanarak yeniden dava açılamaz.

48. Af beyanı geri alınabilir mi?
Alınamaz. Af, dava hakkını ortadan kaldıran kesin bir sonuç doğurur.

49. Hangi belgeleri toplamalıyım?
Darp raporları, ceza soruşturma dosyası, tanık listesi, mesaj ve yazışma kayıtları ile varsa koruma kararları.

50. En sık yapılan hata nedir?
Yalnızca tek bir özel sebebe dayanılması ve altı aylık hak düşürücü sürenin kaçırılması.

Sonuç

TMK m. 162 ve m. 163, genel boşanma sebebinden ayrılan özel sebeplerdir. Fiil ispatlandığında ortak hayatın çekilmez hâle geldiği ayrıca araştırılmaz; bu, davacı bakımından önemli bir kolaylıktır.

İki madde arasındaki en belirgin fark süredir. TMK m. 162 altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü sürelere tabiyken, m. 163 kapsamındaki dava her zaman açılabilir.

Yargılama sürerken eşlerden birinin ölmesi hâlinde dava konusuz kalır, ancak mirasçılar kusur tespiti için davaya devam edebilir. Yalnızca m. 163’e dayalı davalarda bu imkân bulunmadığından, dilekçede birden fazla sebebe dayanmak yararlıdır. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Kaynakça

Mevzuat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161 (zina), m. 162 (hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış), m. 163 (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme), m. 164 (terk), m. 166 (evlilik birliğinin sarsılması), m. 168 (yetkili mahkeme), m. 169 (geçici önlemler), m. 174 (maddi ve manevi tazminat), m. 175 (yoksulluk nafakası), m. 181 (mirasçılık sıfatının kaybı ve davaya devam), m. 182 (velayet), m. 236 (katılma alacağının azaltılması ya da kaldırılması).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 (taleple bağlılık ilkesi), m. 33 (hâkimin hukuku uygulaması), m. 111 (terditli dava), m. 141 (iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı), m. 190 (ispat yükü), m. 331 (esastan karar verilmeyen hâllerde yargılama gideri).

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4 (görev).

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5 (koruyucu tedbir kararları).

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2420, K. 2019/750, T. 20.06.2019.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3157, K. 2021/1260, T. 19.10.2021.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10547, K. 2023/1031, T. 15.03.2023.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21301, K. 2016/14788, T. 16.11.2016.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/161, K. 2018/11440, T. 17.10.2018.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4530, K. 2024/1062, T. 21.02.2024.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1114, K. 2024/3782, T. 23.05.2024.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2104, K. 2024/1959, T. 20.03.2024.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/385, K. 2024/820, T. 13.02.2024.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3243, K. 2023/6334, T. 20.12.2023.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3148, K. 2025/10150, T. 24.11.2025.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7963, K. 2024/5226, T. 02.07.2024.

Doktrin ve akademik kaynaklar

Aile hukuku eserlerinde özel boşanma sebepleri ve genel sebeple ilişkisine dair bölümler.

Hak düşürücü süreler ve affetmenin hukuki niteliğine ilişkin incelemeler.

Boşanma davasında taraf ölümü ve TMK m. 181/2 uygulamasına dair çalışmalar.

Boşanma yargılamasında delillerin hukuka uygunluğu tartışmasına ilişkin akademik yayınlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; karar vermeden önce bir avukata danışılması gerekir.