Skip to main content

Muris Muvazaası Reddedilirse Tenkis Davası

Muris Muvazaası Reddedilirse Tenkis Davası

Muris muvazaası reddedilirse tenkis davası ayrı bir yol olarak devreye girer. İki dava farklı hukuki temellere dayanır: muvazaada işlemin baştan geçersizliği, tenkiste ise geçerli bir kazandırmanın saklı payı aşan kısmının indirilmesi istenir. Bu nedenle terditli olarak birlikte ileri sürülmeleri mümkündür.

Bu yazıda iki davanın farkları, terditli talebin nasıl kurulacağı, mahkemenin inceleme sırası, saklı pay oranları, tenkis davasında süreler ve muvazaa davası kesinleştikten sonra tenkis açılıp açılamayacağı ele alınıyor.

Muvazaa ve Tenkis Farkı İki Dava, İki Farklı Temel Terditli açıldığında mahkeme önce muvazaayı, reddederse tenkisi inceler. MURİS MUVAZAASI İşlem baştan geçersizdir Tapu iptal ve tescil istenir Süreye tabi değildir Saklı pay sahibi olmayan mirasçı da açar Taşınmaz aynen terekeye döner. TENKİS Kazandırma geçerlidir Saklı payı aşan kısım indirilir Bir ve on yıllık sürelere tabidir Yalnızca saklı pay sahibi açabilir Sonuç çoğunlukla para alacağıdır. Terditli talep: önce muvazaa, kabul edilmezse tenkis Netice-i talep kısmında sıralama açıkça yazılmalıdır. Islahla muvazaadan tenkise geçilemez Bu nedenle tenkis talebinin dava dilekçesinde terditli olarak yer alması önemlidir.
Muvazaa ile tenkisin karşılaştırması.

Muris Muvazaası ile Tenkis Arasındaki Fark

Muris muvazaasında mirasbırakan, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devreder. Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından geçersizdir.

Tenkiste ise ortada geçerli bir kazandırma vardır. Mirasbırakan, tasarruf edebileceği kısmı aşarak saklı paylı mirasçıların paylarına dokunmuştur; bu nedenle kazandırmanın saklı payı aşan kısmının indirilmesi istenir.

Bu ayrım sonucu da belirler. Muvazaa kabul edilirse taşınmaz aynen terekeye döner; tenkiste ise sonuç çoğunlukla bir para alacağıdır.

Kimler Dava Açabilir?

Muris muvazaası davasını, miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar açabilir. Saklı pay sahibi olmak şart değildir.

Tenkis davasını ise yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar açabilir (TMK m. 560). Saklı pay sahibi olmayan bir mirasçının tenkis talebi dinlenmez.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu ayrımı ortaya koyan kararlar vermiştir (E. 2025/2947, K. 2025/3778, T. 22.09.2025).

Saklı Pay Oranları

Saklı pay, mirasbırakanın üzerinde tasarruf edemeyeceği kısımdır. Türk Medeni Kanunu m. 506 uyarınca altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise mirasçılık durumuna göre değişen oranlar öngörülmüştür.

Sağ kalan eş, altsoy ya da ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü saklı paydır.

Tenkis hesabı, terekenin net değeri üzerinden yapılır. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve tenkise tabi kazandırmalar terekeye eklenerek hesap kurulur (TMK m. 565).

Terditli Dava Nasıl Kurulur?

Terditli dava, aynı davalıya karşı birden fazla talebin aralarında sıra ilişkisi kurularak ileri sürülmesidir (HMK m. 111). Asıl talep kabul edilmezse ikinci talebin incelenmesi istenir.

Netice-i talep kısmında sıralama açıkça yazılmalıdır: öncelikle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tescili, bu talep kabul edilmezse saklı payın tenkisi.

Mahkeme bu sıraya uymak zorundadır. Önce muvazaa iddiası incelenir; reddedilirse tenkis talebi değerlendirilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu bu inceleme sırasını ortaya koymuştur (1. HD, E. 2015/9183, K. 2018/8747, T. 05.04.2018; HGK, E. 2017/1270, K. 2021/846, T. 24.06.2021).

Islahla Muvazaadan Tenkise Geçilebilir mi?

Bu yol tartışmalıdır ve uygulamada kabul görmemektedir. İki dava farklı hukuki sebeplere dayandığından, ıslah yoluyla birinden diğerine geçiş sorun yaratır.

Bu nedenle tenkis talebinin dava dilekçesinde terditli olarak yer alması güvenli yoldur. Sonradan eklenmeye çalışılması hem süre hem de usul bakımından risk taşır.

Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Tenkis Davasında Süreler Tenkiste Süreler ve Sonraki Dava Tenkis: bir yıl ve on yıl Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğerlerinde ölüm tarihinden on yıl. TMK m. 571; hak düşürücü sürelerdir. Muvazaa: süre yok Muvazaa iddiası hak düşürücü süreye ve zamanaşımına tabi değildir. Her zaman ileri sürülebilir. Muvazaa reddedilip kesinleştiyse Tenkis ayrı dava konusu edilebilir; ancak süreler bu arada işlemeye devam etmiştir. Bir yıllık süre kaçırılmış olabilir. Bu yüzden terditli açın Tenkis talebi dilekçede yer alırsa süre dava tarihinde korunmuş olur. En sık yapılan hata bu talebin atlanmasıdır.
Sürelerin iki dava bakımından karşılaştırması.

Tenkis Davasında Süreler

Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571).

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Hâkim tarafından resen gözetilir ve def’i olarak ileri sürülmesi gerekmez.

Muris muvazaası iddiası ise süreye tabi değildir. Muvazaa her zaman ileri sürülebilir ve zamanaşımına uğramaz.

Muvazaa Davası Kesinleştikten Sonra Tenkis Açılabilir mi?

İki dava farklı hukuki sebeplere dayandığından, muvazaa davasının reddi tenkis davası bakımından kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle tenkis ayrı bir dava konusu yapılabilir.

Buna karşılık pratik bir engel doğar: muvazaa davası sürerken tenkis için öngörülen bir yıllık süre işlemeye devam etmiştir. Uzun süren bir yargılamanın ardından bu sürenin dolmuş olması kuvvetle muhtemeldir.

Bu nedenle tenkis talebinin ilk dilekçede terditli olarak yer alması, yalnızca usul kolaylığı değil sürenin korunması bakımından da zorunludur.

Muvazaanın İspatı

Muris muvazaasında ispat yükü, muvazaa iddiasında bulunan mirasçıdadır. Mirasçılar üçüncü kişi konumunda sayıldığından her türlü delille ispat mümkündür; senetle ispat kuralı uygulanmaz.

Uygulamada değerlendirilen ölçütler şunlardır: mirasbırakanın devir tarihindeki ekonomik durumu, satış bedelinin gerçek değere uygunluğu, bedelin fiilen ödenip ödenmediği, mirasbırakanın devir sonrası taşınmazı kullanmaya devam edip etmediği ve devrin diğer mirasçılardan gizlenip gizlenmediği.

Bedelin ödendiğine ilişkin banka kaydının bulunmaması, muvazaa iddiasını güçlendiren en somut olgudur.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünüşte iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu nedenle muvazaa iddiası, bakım borcunun gerçekten yerine getirilip getirilmediği üzerinden değerlendirilir.

Devralan kişinin mirasbırakana fiilen bakmadığı, sözleşmenin yalnızca devri gizlemek için yapıldığı ortaya konursa muvazaa kabul edilir.

Bakım borcunun ifa edildiği ispatlanırsa sözleşme geçerli sayılır. Bu hâlde tenkis talebi gündeme gelir ve kazandırmanın değeri hesaplanır.

Mirasbırakanın sağlığında yapılan devirlerde tapu iptali ve muvazaa tartışmasının genel çerçevesini muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma yazısında ele aldım.

Tenkis Hesabı Nasıl Yapılır?

Tenkis hesabında önce terekenin net değeri belirlenir. Mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığından borçlar düşülür ve tenkise tabi kazandırmalar eklenir.

Ardından saklı paylar hesaplanır ve mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım bulunur. Bu kısmı aşan kazandırmalar, aşan oranda indirime tabi tutulur.

Değerlendirmede kazandırmanın ölüm tarihindeki değeri esas alınır. Uzun süre önce yapılmış devirlerde bu kural, hesabın güncel değerler üzerinden kurulmasını sağlar.

Terekedeki paylı taşınmazlarda mirasçılar arasındaki uyuşmazlık ayrı bir dava konusudur; ortaklığın giderilmesinde aynen taksim ve muhdesat aidiyetini ayrıca ele aldım.

Bu hesap dosyanın kendi verilerine göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Üçüncü terditli talep: mirasta denkleştirme (iade) davası

Muvazaa ve tenkis talepleri sonuç vermezse üçüncü bir yol kalır: mirasta denkleştirme. Mirasbırakanın altsoyuna miras payına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmaların terekeye geri verilmesi istenir. Saklı pay şartı aranmadığından, tenkis hakkı bulunmayan mirasçı için de kullanılabilir bir taleptir. Hesap, iadeye tabi kazandırmaların terekeye eklenmesiyle kurulur.

Türk Medeni Kanunu m. 669 ve devamı, yasal mirasçıların mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermelerini öngörür. Yükümlülük mirasçıların birbirine karşıdır; mirasçı olmayan üçüncü kişilere yapılan kazandırmalar bu kapsamda değildir.

Muvazaadan farkı açıktır: denkleştirmede işlem geçerlidir, gizlenmiş bir irade aranmaz. Tenkisten farkı ise korunan menfaattedir. Tenkis saklı payı korur, denkleştirme mirasçılar arasındaki eşitliği sağlar; saklı pay hiç zedelenmemiş olsa dahi iade istenebilir.

Çeyiz verilmesi, kuruluş sermayesi sağlanması, bir malvarlığının devri ya da borçtan kurtarma gibi karşılıksız kazandırmalar denkleştirmeye tabidir. Mirasbırakan kazandırmayı yaparken bunu açıkça muaf tutmuşsa iade istenemez; muafiyet iradesinin ispatı, kazandırmadan yararlanan mirasçıya düşer.

Eğitim ve öğrenim giderlerinde yalnızca alışılmış ölçüyü aşan kısım hesaba katılır. Olağan ölçüdeki hediyeler ise denkleştirme dışında kalır.

Terditli talepte sıralama şöyle kurulur: öncelikle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tescil, bu kabul edilmezse saklı payın tenkisi, o da yerinde görülmezse denkleştirme yoluyla iade. Netice-i talep kısmında üçlü sıra açıkça yazılmalı ve her talebin dayandığı hukuki sebep ayrı ayrı gösterilmelidir.

Geri vermekle yükümlü mirasçı, aldığını aynen iade etmek ile değerini miras payına mahsup ettirmek arasında seçim yapabilir. Kazandırmanın değeri, mirasın açıldığı andaki değeri üzerinden belirlenir.

Tenkis davası kime karşı açılır?

Tenkis davası kural olarak kazandırmadan yararlanan kişiye yöneltilir: lehine tasarruf yapılan mirasçı, vasiyet alacaklısı ya da üçüncü kişi. Malı sonradan devralan kişiye dava açılabilmesi için onun kötüniyetli olması, yani kazandırmanın saklı payı zedelediğini bilmesi ya da bilebilecek durumda olması aranır.

Davalı sıfatı, kazandırmanın kime yapıldığına göre belirlenir. Mirasbırakanın sağlığında taşınmazı devrettiği kişi hayattaysa dava ona, ölmüşse onun mirasçılarına yöneltilir.

Birden fazla kişiye kazandırma yapılmışsa her biri kendi aldığı oranda sorumlu olur. Davanın hepsine birlikte açılması zorunlu değildir; hesabın bütünlüğü bakımından tümünün davalı gösterilmesi tercih edilir.

Kazandırmayı elde eden kişi malı elinden çıkarmışsa sorumluluğun kapsamı iyiniyetli olup olmadığına göre değişir. İyiniyetli kişi yalnızca elinde kalanla sorumlu tutulur; iyiniyetli olmayan ise geri verme borcunun ağırlaştırılmış sonuçlarına katlanır.

Üçüncü kişinin kötüniyeti ileri sürülecekse iddianın somutlaştırılması gerekir. Devrin yakın akrabalar arasında yapılması, bedelin gerçek değerin belirgin biçimde altında kalması ve devrin dava açıldıktan kısa süre sonra gerçekleşmesi bu yönde değerlendirilen olgulardır.

Kötüniyet ispatlanamazsa dava üçüncü kişi bakımından reddedilir. Bu hâlde talep, kazandırmayı elde eden kişiye karşı para alacağı olarak sürdürülür.

Tenkiste sıra kuralı ve sabit tenkis oranı

Tenkis rastgele değil, kanunun çizdiği sırayla yapılır. Saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflar indirilir; yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihliden en eskisine doğru gidilir. Aynı anda yapılan kazandırmalar oranlarına göre birlikte tenkise tabi tutulur. Sıranın atlanması hesabı baştan bozar.

Sıra kuralı, mirasbırakanın en son yaptığı tasarrufun saklı payı ilk zedeleyen tasarruf sayılması düşüncesine dayanır (TMK m. 570). Eski tarihli devirler, yeni tarihliler tenkis edildikten sonra saklı pay hâlâ tamamlanmamışsa gündeme gelir.

Sabit tenkis oranı, bir kazandırmanın hangi bölümünün saklı payı zedelediğini gösteren orandır. Terekenin net değeri, tasarruf edilebilir kısım ve kazandırmanın değeri karşılaştırılarak bulunur.

Hesap şu sırayla kurulur: ölüm tarihindeki tereke değeri belirlenir, tenkise tabi kazandırmalar eklenir, saklı paylar hesaplanır, tasarruf edilebilir kısım ayrılır ve kazandırmanın bu kısmı aşan bölümünün kazandırma değerine oranı bulunur.

Bulunan oran taşınmazın tamamına uygulanır. Böylece hangi payın tenkise tabi olduğu sabitlenmiş olur; taşınmazın değerindeki sonraki değişiklikler bu oranı etkilemez.

Bölünebilir bir taşınmazda tenkis, bu oran üzerinden aynen yapılabilir. Bölünmesi mümkün değilse kazandırmadan yararlanana tercih hakkı tanınır: ya tenkisi gereken kısmın değerini para olarak öder ve malın tamamını elinde tutar, ya da malı geri verip tasarruf edilebilir kısma karşılık gelen değeri ister.

Tercih hakkı kazandırmadan yararlanana aittir. Davacı mirasçı, taşınmazın aynen kendisine verilmesini dayatamaz; bu yönde kurulan bir hüküm bozma sebebi oluşturur.

Mirası reddeden, mirasbırakanla yaptığı sözleşmeyle mirastan feragat eden ya da geçerli bir ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarılan kişi mirasçı sıfatını taşımadığından muvazaa, tenkis ve denkleştirme taleplerini ileri süremez. Çıkarma tasarrufu iptal edilir ya da çıkarma sebebi ispatlanamazsa sıfat geri döner ve dava hakkı yeniden doğar.

30 Soruda Muvazaa ve Tenkis

1. Muris muvazaası nedir?
Mirasbırakanın mal kaçırmak amacıyla bağışlamak istediği taşınmazı satış gibi göstererek devretmesidir.

2. Tenkis davası nedir?
Geçerli bir kazandırmanın saklı payı aşan kısmının indirilmesi talebidir.

3. İki dava arasındaki temel fark ne?
Muvazaada işlem baştan geçersizdir; tenkiste kazandırma geçerlidir, yalnızca aşan kısım indirilir.

4. Sonuçları nasıl farklılaşır?
Muvazaada taşınmaz aynen terekeye döner; tenkiste sonuç çoğunlukla para alacağıdır.

5. Muvazaa davasını kim açabilir?
Miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar. Saklı pay sahibi olmak şart değildir.

6. Tenkis davasını kim açabilir?
Yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar (TMK m. 560).

7. Yeğen tenkis davası açabilir mi?
Açamaz. Saklı pay sahibi olmayan mirasçının tenkis talebi dinlenmez.

8. Saklı pay oranları nedir?
Altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için mirasçılık durumuna göre değişen oranlar (TMK m. 506).

9. Eşin saklı payı ne kadar?
Altsoy ya da ana baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü.

10. Terditli dava ne demek?
Talepler arasında sıra ilişkisi kurularak, asıl talep kabul edilmezse ikincisinin incelenmesinin istenmesidir (HMK m. 111).

11. Netice-i talepte ne yazmalıyım?
Öncelikle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tescili, bu kabul edilmezse saklı payın tenkisi.

12. Mahkeme sıraya uymak zorunda mı?
Zorundadır. Önce muvazaa incelenir, reddedilirse tenkis değerlendirilir (Yargıtay 1. HD, E. 2015/9183).

13. Islahla tenkise geçebilir miyim?
Uygulamada kabul görmemektedir. Tenkis talebinin dilekçede terditli yer alması güvenli yoldur.

14. Muvazaa davası süreye tabi mi?
Değil. Muvazaa iddiası her zaman ileri sürülebilir, zamanaşımına uğramaz.

15. Tenkis davasında süre ne kadar?
Öğrenmeden itibaren bir yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğerlerinde ölüm tarihinden on yıl (TMK m. 571).

16. Bu süreler ne tür süreler?
Hak düşürücü sürelerdir; hâkim tarafından resen gözetilir.

17. Muvazaa davası kesinleşti, tenkis açabilir miyim?
Farklı hukuki sebeplere dayandığından kesin hüküm engeli yoktur. Ancak bir yıllık süre bu arada dolmuş olabilir.

18. O hâlde ne yapmalıyım?
Tenkis talebini ilk dilekçede terditli olarak ileri sürün; bu, sürenin dava tarihinde korunmasını sağlar.

19. Muvazaayı nasıl ispatlarım?
Her türlü delille. Mirasçılar üçüncü kişi sayıldığından senetle ispat kuralı uygulanmaz.

20. Hangi olgular muvazaayı gösterir?
Mirasbırakanın ekonomik durumu, bedelin gerçek değere uygunluğu, ödemenin fiilen yapılıp yapılmadığı, devir sonrası kullanımın sürmesi ve devrin gizlenmesi.

21. Banka kaydı yoksa ne olur?
Bedelin ödendiğine ilişkin kayıt bulunmaması, muvazaa iddiasını güçlendiren en somut olgudur.

22. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde durum ne?
Bakım borcunun gerçekten yerine getirilip getirilmediğine bakılır. Getirilmemişse muvazaa kabul edilir.

23. Bakım ifa edilmişse ne olur?
Sözleşme geçerli sayılır. Bu hâlde tenkis talebi gündeme gelir.

24. Tenkis hesabı nasıl yapılır?
Terekenin net değeri belirlenir, tenkise tabi kazandırmalar eklenir, saklı paylar hesaplanır ve aşan kısım indirilir.

25. Kazandırmanın hangi tarihteki değeri esas alınır?
Ölüm tarihindeki değeri. Bu kural, eski tarihli devirlerde hesabın güncel değerler üzerinden kurulmasını sağlar.

26. Tenkiste taşınmazın kendisi alınabilir mi?
Kural olarak indirim para olarak yapılır. Koşulları varsa aynen tenkis de gündeme gelebilir.

27. Hangi mahkeme görevli?
Asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

28. Yetkili mahkeme neresi?
Taşınmazın aynına ilişkin talep varsa taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

29. Hangi belgeleri toplamalıyım?
Veraset ilamı, tapu kayıtları ve devir dosyaları, mirasbırakanın banka hesap hareketleri, sağlık kayıtları ve tanık listesi.

30. En sık yapılan hata nedir?
Tenkis talebinin dava dilekçesinde terditli olarak ileri sürülmemesi ve bir yıllık sürenin kaçırılması.

Sonuç

Muris muvazaası ile tenkis, aynı sonuca farklı yollardan giden iki ayrı davadır. Muvazaada işlemin baştan geçersizliği, tenkiste ise geçerli bir kazandırmanın saklı payı aşan kısmının indirilmesi istenir.

Bu ayrım kimin dava açabileceğini ve sürelerin nasıl işleyeceğini doğrudan belirler. Muvazaa süreye tabi değilken, tenkis bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü sürelere bağlıdır.

Bu nedenle tenkis talebinin dava dilekçesinde terditli olarak yer alması zorunludur. Muvazaa davası uzun sürüp reddedildiğinde, tenkis için öngörülen bir yıllık sürenin dolmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Muris muvazaası çoğunlukla bir taşınmazın tapusuna yönelik olduğundan, tapu iptali ve diğer taşınmaz uyuşmazlıkları için Yalova gayrimenkul avukatı sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 495-501 (yasal mirasçılar), m. 505-506 (tasarruf edilebilir kısım ve saklı pay), m. 519 (tasarruf oranının hesabı), m. 544 (ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ilgili hükümler), m. 510 (mirasçılıktan çıkarma), m. 528 (mirastan feragat sözleşmesi), m. 560-571 (tenkis davası, tenkiste sıra ve süreler), m. 565 (tenkise tabi kazandırmalar), m. 570 (tenkiste sıra), m. 605 ve devamı (mirasın reddi), m. 669-675 (mirasta denkleştirme).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 (muvazaa), m. 611 ve devamı (ölünceye kadar bakma sözleşmesi).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 (taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki), m. 111 (terditli dava), m. 190 (ispat yükü), m. 200-203 (senetle ispat ve istisnaları).

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1270, K. 2021/846, T. 24.06.2021.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/9183, K. 2018/8747, T. 05.04.2018.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5155, K. 2025/4507, T. 15.10.2025.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2947, K. 2025/3778, T. 22.09.2025.

Doktrin ve akademik kaynaklar

Miras hukuku eserlerinde tenkis davası, saklı pay ve tasarruf oranına ilişkin bölümler.

Muris muvazaası kavramı ve ispat ölçütlerine dair incelemeler; içtihadı birleştirme kararının etkisi.

Terditli dava ve hukuki sebeplerin değiştirilmesi yasağına ilişkin medeni usul hukuku çalışmaları.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; karar vermeden önce bir avukata danışılması gerekir.