Miras yoluyla geçen payda önalım (şufa) hakkı, çoğu zaman iki ayrı sorunun birbirine karışmasıyla kaybedilir. Birincisi mirasçının satış tarihinde paydaş olup olmadığı, ikincisi terekedeki payın elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle davanın nasıl açılacağıdır.
Bu yazıda önalım hakkının ne zaman doğduğu, zincirleme satışlarda hakkın her devirde yeniden doğması, mirasçının paydaş sıfatını hangi tarihte kazandığı, elbirliği mülkiyetinde dava açma usulü, tereke temsilcisi atanması, üç aylık ve iki yıllık hak düşürücü süreler, bedelde muvazaa ve fiilî taksim savunması ele alınmaktadır.

Önalım Hakkı Nedir?
TMK m. 732 uyarınca paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşlardan biri payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Hakkın amacı, paydaşlar arasına istenmeyen üçüncü kişilerin girmesini önlemektir.
Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılmasıyla kullanılabilir hâle gelir (Yargıtay 14. HD, E. 2020/165; E. 2016/16700, K. 2020/3923, T. 23.06.2020). Yenilik doğuran bir haktır ve ancak dava yoluyla kullanılır.
Elbirliği Mülkiyetinde Önalım Hakkı Doğar mı?
Doğmaz. Önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyette doğar. Miras ortaklığında terekedeki taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabidir ve mirasçıların belirli bir payı yoktur; tereke bir bütün olarak ortaklığa aittir.
Mirasçılardan birinin miras payını devretmesi de taşınmaz payı satışı sayılmaz. TMK m. 677 uyarınca miras payının devri terekenin tamamına ilişkin bir işlemdir ve önalım hakkı doğurmaz. Bu, uygulamada sıkça karıştırılan bir noktadır.
Önalım hakkının gündeme gelebilmesi için elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmüş olması gerekir. Dönüşüm, mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir; ancak bundan sonra her mirasçı belirli bir paya sahip olur ve satış hâlinde diğerleri önalım hakkını kullanabilir.
Mirasçı Ne Zaman Paydaş Sayılır?
Önalım hakkının kullanılabilmesi için, satışın yapıldığı tarihte davacının taşınmazda paydaş olması ve bu sıfatını karar kesinleşinceye kadar koruması şarttır (Yargıtay 14. HD, E. 2019/3395, K. 2019/8338, T. 05.12.2019; E. 2015/1093).
Mirasçı, murisin ölümüyle birlikte paydaş sıfatını kazanır. Muris paylı mülkiyette paya sahipse, ölümle bu pay mirasçılara elbirliği hâlinde geçer; taksim veya dönüşümle her mirasçı kendi payına sahip olur.
Belirleyici olan tarih karşılaştırmasıdır. Satış murisin ölümünden sonra gerçekleşmişse, mirasçılar satış tarihinde paydaş oldukları için önalım hakkını kullanabilirler. Satış murisin sağlığında yapılmışsa, mirasçılar o tarihte paydaş olmadıkları için kendi adlarına hak iddia edemezler; ancak murisin sağlığında doğmuş ve henüz düşmemiş bir hak varsa bu hakkın mirasçılara intikali ayrıca değerlendirilir.
Önalım hakkının doğduğu tarihten sonra paydaşlık sıfatının kazanılması geçmişe dönük önalım hakkı vermez (Yargıtay 7. HD, E. 2023/1133).
| Senaryo | Mirasçı önalım hakkını kullanabilir mi? |
|---|---|
| Satış, murisin ölümünden sonra yapıldı | Kullanabilir; satış tarihinde paydaştır |
| Satış, muris hayattayken yapıldı, muris dava açmadan öldü | Doğmuş ve düşmemiş hakkın intikali değerlendirilir |
| Satış, muris hayattayken yapıldı, iki yıl geçti | Hak düşmüştür, kullanılamaz |
| Tereke hâlâ elbirliği mülkiyetinde | Dava usulü özel kurallara tabidir |
| Mirasçı kendi payını satmış | Miras payı devri önalım hakkı doğurmaz |
Elbirliği Mülkiyetinde Dava Nasıl Açılır?
Terekedeki pay elbirliği mülkiyetine tabiyse, davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bu, zorunlu dava arkadaşlığıdır. Alternatif olarak, birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi ya da tereke temsilcisi atanması yoluna gidilir (Yargıtay 14. HD, E. 2015/7903, K. 2015/8678, T. 08.10.2015).
Uygulamada en sık yapılan hata, mirasçılardan birinin tek başına ve kendi adına dava açmasıdır. Bu durumda mahkeme davayı hemen reddetmez; diğer mirasçıların muvafakatinin sağlanması ya da tereke temsilcisi atanması için süre verir. Verilen sürede eksiklik giderilmezse dava reddedilir.
Tereke Temsilcisi Nasıl Atanır?
Tereke temsilcisi atanması için sulh hukuk mahkemesine başvurulur (TMK m. 640). Önalım davası ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. İki ayrı mahkeme ve iki ayrı süreç işler; bu koordinasyon çoğu dosyada gecikmeye yol açar.
Pratik sonuç şudur: hak düşürücü süre işlerken tereke temsilcisi atanması bekleniyorsa süre kaybı doğar. Bu nedenle önalım davası süresi içinde açılmalı, temsilci atama başvurusu buna paralel yürütülmelidir.
Muvafakat yolu daha hızlıdır. Diğer mirasçıların vekâletname vermesi, duruşmada beyanda bulunması ya da yazılı muvafakat sunması yeterlidir. Muvafakatin dosyaya usulüne uygun yansıtılması gerekir.
Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Zincirleme Satışlarda Hak Yeniden Doğar
Paylı mülkiyete konu taşınmazın payı üçüncü kişiye her satıldığında, kalan paydaşlar veya mirasçıları yeni bir önalım hakkı kazanır (Yargıtay HGK, E. 2019/798, K. 2022/730, T. 24.05.2022). Alıcı, hak sahibi bir paydaşın bu hakkı kullanma ihtimalini daima bilmek zorundadır.
Somut sonuç şudur: ilk satışa karşı süresinde dava açılmamışsa alıcı paydaş sıfatını kazanır (Yargıtay 14. HD, E. 2016/7286). Ancak bu kişinin payı sonradan bir başkasına satması yeni bir satış işlemidir ve diğer paydaşlar bu satışa karşı yeniden önalım hakkına sahip olur.
Eski bir satışın kaçırılmış olması, sonraki satışlar bakımından hakkı ortadan kaldırmaz. Bu, dosyalarda çoğu zaman gözden kaçan bir imkândır.

Hak Düşürücü Süreler
TMK m. 733 uyarınca yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer (Yargıtay 14. HD, E. 2013/1305; E. 2015/7903, K. 2015/8678).
İki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa hak o anda düşer. Noter bildirimi hiç yapılmamış olsa dahi satıştan itibaren iki yıl geçmişse hak kullanılamaz.
Bu süreler hak düşürücüdür; zamanaşımı değildir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınır, taraflarca ileri sürülmesi gerekmez ve kesilmez ya da durmaz.
Öğrenme yeterli değildir. Kulaktan duyma, tapu kaydını görme veya taşınmazda yeni kişiyi görme üç aylık süreyi başlatmaz; süre ancak usulüne uygun noter bildirimiyle işlemeye başlar.
Gerçek Satış Şartı
Önalım hakkı ancak gerçek satışlarda kullanılabilir. Devir bağış, trampa, miras hukuku amaçlı temlik veya şirkete sermaye koyma niteliğindeyse önalım hakkı doğmaz (Yargıtay 6. HD, E. 2009/13857, K. 2010/6514, T. 01.06.2010; Yargıtay 14. HD, E. 2013/13034, K. 2013/14493, T. 15.11.2013; Yargıtay HGK, E. 2022/1203, K. 2023/727, T. 05.07.2023).
Uygulamada bu, önalım hakkını etkisiz kılmak için kullanılan bir yöntemdir: satış, tapuda bağış olarak gösterilir. Bu ihtimalde davacının işlemin gerçekte satış olduğunu ispatlaması gerekir ve muvazaa her türlü delille kanıtlanabilir.
Bedelde Muvazaa
Satış bedelinin tapuda gerçek dışı yüksek gösterilmesi, önalım hakkını fiilen kullanılamaz kılmaya yönelik bir başka yöntemdir. Bu durumda paydaş olmayan davacı muvazaayı her türlü delille kanıtlayarak gerçek bedel üzerinden hakkını kullanabilir (Yargıtay HGK, E. 2017/2262, K. 2019/649, T. 13.06.2019).
İspat için başvurulacak deliller: banka havale kayıtları, kredi kullanım belgeleri, emsal satış bedelleri, taşınmazın rayiç değerine ilişkin bilirkişi raporu, tanık beyanları, tarafların vergi beyanları.
Önalım Bedelinin Depo Edilmesi
Önalım davasında mahkeme, davacıya satış bedeli ile tapu masraflarını depo etmesi için süre verir. Bedel süresinde depo edilmezse dava reddedilir. Depo, hakkın kullanılmasının maddi koşuludur.
Depo edilen bedelin yargılama uzadıkça değer kaybetmesi ayrı bir sorundur ve bu konuda hak ihlali tartışmaları gündeme gelmektedir. Bedelin depo edildiği hesabın nemalandırılması talebi, bu kaybı kısmen karşılayabilir.
Ayrıca nispi harç, önalım bedeli üzerinden hesaplanır. Yüksek bedelli taşınmazlarda harç ve depo yükü birlikte önemli bir tutara ulaşır; dava açılmadan önce bu maliyetin hesaplanması gerekir.
Fiilî Taksim Savunması
Paydaşlar taşınmazı kendi aralarında fiilen taksim etmiş ve her biri belirli bir kısmı kullanıyorsa, bir paydaşın kendi kullandığı yeri üçüncü kişiye satması hâlinde diğerlerinin önalım hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı kabul edilerek reddedilebilir (Yargıtay 7. HD, E. 2021/7302, K. 2022/785, T. 07.02.2022).
Bu, davalı tarafın en güçlü savunmasıdır. Fiilî taksimin ispatı için başvurulacak deliller: keşif ve yerinde inceleme, komşu beyanları, elektrik ve su aboneliklerinin ayrı olması, sınır duvarı ve çit gibi fiziki ayrımlar, tarımsal destekleme kayıtları, uzun süreli ayrı kullanım.
Fiilî taksim iddiası mirasçılar bakımından özellikle önem taşır. Terekeye ait taşınmazlarda mirasçıların yıllar içinde oluşturduğu fiilî kullanım düzeni, sonradan açılan önalım davasını dayanaksız bırakabilir.
Kim Kime Karşı Dava Açar?
Davacı, satış tarihinde paydaş olan ve bu sıfatını koruyan kişidir. Davalı ise payı satın alan üçüncü kişidir; satıcı paydaşa dava yöneltilmez. Pay sonradan bir başkasına devredilmişse dava son malike yöneltilir.
Birden fazla paydaşın önalım hakkını kullanması hâlinde, dava konusu pay bu kişiler arasında payları oranında paylaştırılır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Önalım davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir.
Tereke temsilcisi atanması talebi ise sulh hukuk mahkemesine yapılır. İki sürecin ayrı mahkemelerde yürüyeceği baştan hesaba katılmalıdır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasıyla İlişkisi
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında yapılan satışta önalım hakkı kullanılamaz. Bu satış cebri satış niteliğindedir ve TMK m. 733/1 uyarınca önalım hakkı doğurmaz.
Buna karşılık derdest bir önalım davası varken ortaklığın giderilmesi davası açılması hâlinde iki davanın ilişkisi değerlendirilir. Önalım davasının sonucu mülkiyet durumunu değiştireceğinden bekletici mesele yapılması gündeme gelebilir.
Mirasla ilgili diğer uyuşmazlıklarda izlenecek yolları mirastan men usulü ve şartları ile muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma yazılarında ele aldım.
Önalım Hakkından Feragat
Önalım hakkından feragat resmî şekilde yapılır ve tapu kütüğüne şerh verilir. Belirli bir satışa ilişkin feragat ise yazılı olmak koşuluyla geçerlidir.
Feragat, hakkın tümüyle ortadan kalkması sonucunu doğurur ve sonraki satışlar bakımından da etkili olabilir. Bu nedenle feragatin kapsamının açıkça belirlenmesi önem taşır.
40 Soruda Miras Ortaklığında Önalım Hakkı
1. Önalım hakkı nedir?
Paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşların bu payı öncelikle satın alma hakkıdır (TMK m. 732).
2. Elbirliği mülkiyetinde önalım hakkı var mıdır?
Yoktur. Önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyette doğar.
3. Miras payının devri önalım hakkı doğurur mu?
Doğurmaz. Miras payı devri terekenin tamamına ilişkin bir işlemdir (TMK m. 677).
4. Elbirliği mülkiyeti nasıl paylı mülkiyete dönüşür?
Mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla dönüşür.
5. Mirasçı ne zaman paydaş sayılır?
Murisin ölümüyle paydaş sıfatını kazanır; pay elbirliği hâlinde geçer.
6. Satış murisin ölümünden sonra yapıldıysa ne olur?
Mirasçılar satış tarihinde paydaş oldukları için önalım hakkını kullanabilirler.
7. Satış muris hayattayken yapıldıysa ne olur?
Mirasçılar o tarihte paydaş değildir; murisin doğmuş ve düşmemiş hakkının intikali ayrıca değerlendirilir.
8. Sonradan paydaş olan geçmiş satışa dava açabilir mi?
Açamaz. Hakkın doğduğu tarihten sonra paydaşlık kazanılması geçmişe dönük hak vermez.
9. Paydaşlık sıfatı ne zamana kadar korunmalıdır?
Karar kesinleşinceye kadar korunmalıdır (Yargıtay 14. HD, E. 2019/3395, K. 2019/8338).
10. Elbirliği mülkiyetinde dava nasıl açılır?
Tüm mirasçılarca birlikte açılır; ya da diğerlerinin muvafakati alınır veya tereke temsilcisi atanır.
11. Tek başına dava açarsam ne olur?
Mahkeme eksikliğin giderilmesi için süre verir; süresinde giderilmezse dava reddedilir.
12. Tereke temsilcisi nereden atanır?
Sulh hukuk mahkemesinden atanır (TMK m. 640).
13. Temsilci atanmasını beklerken süre işler mi?
İşler. Bu nedenle önalım davası süresinde açılmalı, temsilci başvurusu paralel yürütülmelidir.
14. Muvafakat nasıl sağlanır?
Vekâletname, yazılı beyan veya duruşmada beyanla sağlanabilir; dosyaya usulüne uygun yansıtılmalıdır.
15. Süreler nelerdir?
Noter bildiriminden itibaren üç ay, her hâlde satıştan itibaren iki yıl.
16. Bu süreler zamanaşımı mıdır?
Değildir; hak düşürücü süredir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
17. Süreler kesilir veya durur mu?
Hak düşürücü süre olduğu için kesilmez ve durmaz.
18. Satışı başka yoldan öğrenirsem süre başlar mı?
Başlamaz. Üç aylık süre ancak usulüne uygun noter bildirimiyle işler.
19. Noter bildirimi hiç yapılmazsa ne olur?
İki yıllık süre işlemeye devam eder ve dolduğunda hak düşer.
20. Bildirimi kim yapar?
Alıcı veya satıcı yapabilir (TMK m. 733).
21. Zincirleme satışta hak yeniden doğar mı?
Doğar. Her pay devrinde kalan paydaşlar yeni bir önalım hakkı kazanır (Yargıtay HGK, E. 2019/798, K. 2022/730).
22. İlk satışı kaçırdım, ikinciye dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Süreler ikinci satış tarihinden itibaren yeniden işler.
23. Bağış yoluyla devirde önalım hakkı var mıdır?
Yoktur. Ancak devrin gerçekte satış olduğu ispatlanabilir.
24. Trampada önalım hakkı doğar mı?
Doğmaz; gerçek satış şartı gerçekleşmemiştir.
25. Şirkete sermaye olarak konulan payda hak var mıdır?
Kural olarak yoktur (Yargıtay HGK, E. 2022/1203, K. 2023/727).
26. Paydaşa yapılan satışta önalım hakkı var mıdır?
Kural olarak yoktur; hak üçüncü kişiye yapılan satışlarda doğar.
27. Bedelde muvazaa nasıl ispatlanır?
Her türlü delille; banka kayıtları, emsal bedeller ve bilirkişi raporu kullanılır (Yargıtay HGK, E. 2017/2262, K. 2019/649).
28. Bedel depo edilmezse ne olur?
Dava reddedilir. Depo, hakkın kullanılmasının maddi koşuludur.
29. Depo edilen bedel nemalandırılır mı?
Nemalandırma talebi ileri sürülebilir; yargılama uzadıkça değer kaybı sorunu doğar.
30. Harç nasıl hesaplanır?
Nispi harç, önalım bedeli üzerinden hesaplanır.
31. Fiilî taksim savunması nedir?
Paydaşların taşınmazı fiilen bölüşüp ayrı kullanmasıdır; ispatlanırsa dava reddedilebilir.
32. Fiilî taksim nasıl ispatlanır?
Keşif, komşu beyanları, ayrı abonelikler, sınır duvarları ve uzun süreli ayrı kullanım delil oluşturur.
33. Davalı kim gösterilir?
Payı satın alan üçüncü kişi; satıcı paydaşa dava yöneltilmez.
34. Pay yeniden devredilmişse kime dava açılır?
Son malike dava açılır.
35. Birden fazla paydaş hak kullanırsa ne olur?
Dava konusu pay bu kişiler arasında payları oranında paylaştırılır.
36. Görevli mahkeme hangisidir?
Asliye hukuk mahkemesidir.
37. Yetkili mahkeme neresidir?
Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
38. İzale-i şuyu satışında önalım hakkı var mıdır?
Yoktur; cebri satışta önalım hakkı kullanılamaz.
39. Önalım hakkından feragat edilebilir mi?
Edilebilir. Genel feragat resmî şekilde yapılıp şerh edilir; belirli satışa ilişkin feragat yazılı olmalıdır.
40. Mirasçılık belgesi gerekli midir?
Paydaşlık sıfatının ispatı için mirasçılık belgesi dosyaya sunulmalıdır.
Sonuç
Miras yoluyla geçen payda önalım hakkı iki kademeli bir sorundur. Önce mülkiyet türü belirlenmelidir: tereke elbirliği mülkiyetindeyse önalım hakkı doğmaz, paylı mülkiyete dönüşme gerekir. Sonra tarih karşılaştırması yapılmalıdır: satış murisin ölümünden sonraysa mirasçılar kendi adlarına hak sahibidir.
Usul bakımından belirleyici olan, elbirliği hâlindeki terekede davanın tüm mirasçılarca açılması ya da muvafakat veya tereke temsilcisi yoluna gidilmesidir. Tereke temsilcisi sulh hukuk, önalım davası ise asliye hukuk mahkemesinde görülür; bu iki sürecin koordinasyonu süre kaybını önlemek bakımından kritiktir.
Eski bir satışın kaçırılmış olması sonraki satışlar bakımından hakkı bitirmez; her devirde hak yeniden doğar. Buna karşılık fiilî taksim savunması, mirasçıların yıllar içinde oluşturduğu kullanım düzeni nedeniyle bu dosyalarda sıkça sonuç değiştirir. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüst davranma), m. 640 (mirasçılık ve tereke temsilcisi), m. 676-677 (miras payının devri), m. 688-700 (paylı mülkiyet), m. 701-703 (elbirliği mülkiyeti), m. 732-735 (yasal ve sözleşmeden doğan önalım hakkı), m. 642 (paylaşma davası)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 (muvazaa), m. 237-238 (önalım sözleşmesi), m. 240 (önalım hakkının kullanılması)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 (taşınmazın aynından doğan davalarda kesin yetki), m. 59-60 (zorunlu dava arkadaşlığı), m. 114 (dava şartları)
- 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26
- 492 sayılı Harçlar Kanunu (nispi harç hesabı)
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/798, K. 2022/730, T. 24.05.2022
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1203, K. 2023/727, T. 05.07.2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2262, K. 2019/649, T. 13.06.2019
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1754, K. 2015/1235, T. 17.04.2015
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/324, K. 2015/2787, T. 04.12.2015
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/3395, K. 2019/8338, T. 05.12.2019
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16700, K. 2020/3923, T. 23.06.2020
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/190, K. 2021/2430, T. 01.04.2021
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/8066, K. 2019/6219, T. 03.10.2019
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/7903, K. 2015/8678, T. 08.10.2015
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16488, K. 2016/1157, T. 01.02.2016
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/13034, K. 2013/14493, T. 15.11.2013
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/1959, K. 2013/3752, T. 14.03.2013
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/863, K. 2023/4770, T. 16.10.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7258, K. 2023/1271, T. 02.03.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7051, K. 2023/166, T. 12.01.2023
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1561, K. 2022/2405, T. 29.03.2022
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/2143, K. 2022/3478, T. 17.05.2022
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7302, K. 2022/785, T. 07.02.2022
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/1305, K. 2013/12968, T. 25.09.2013
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/13857, K. 2010/6514, T. 01.06.2010
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/12682, K. 2010/5464, T. 04.05.2010
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Kemal Oğuzman – Özer Seliçi – Saibe Oktay Özdemir, Eşya Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul
- Şeref Ertaş, Eşya Hukuku, Barış Yayınları, İzmir
- Mustafa Dural – Turgut Öz, Türk Özel Hukuku: Miras Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul
- Ahmet M. Kılıçoğlu, Miras Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara
- Bilge Öztan, Miras Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara
- Etem Saba Özmen, Önalım Hakkı, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
- Gülşah Vardar Hamamcıoğlu, “Paylı Mülkiyette Yasal Önalım Hakkı”, İstanbul Hukuk Mecmuası
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
