Islahta bir haftalık kesin süre, duruşmada sözlü olarak ıslah beyanında bulunan tarafın dilekçesini sunması için HMK m. 181’de öngörülen süredir. Bu süre içinde dilekçe verilmezse ıslah hiç yapılmamış sayılır. Belirsiz alacak davasında bedel artırımı için öngörülen iki haftalık süre ise ayrı ve bağımsız bir haktır.
Bu yazıda ıslahın bir haftalık kesin süresinin hangi anda başladığı, sürenin kaçırılması hâlinde beyanın akıbeti, sürenin işlemediği istisnai durumlar, bedel artırımı ile ıslahın birlikte kullanılıp kullanılamayacağı ve özel kanunlardaki hak düşürücü sürelerin bu imkânı nasıl sınırladığı ele alınıyor.

Islahın Bir Haftalık Kesin Süresi Nedir?
Islah, tahkikat bitinceye kadar ve yalnızca bir kez yapılabilir (HMK m. 177). Duruşmada sözlü olarak ıslah beyanında bulunan taraf, ıslah dilekçesini bir hafta içinde vermek zorundadır; aksi hâlde ıslah hiç yapılmamış sayılır (HMK m. 181).
Bu süre kesindir ve hâkim tarafından uzatılamaz. Sürenin kaçırılması, ıslah beyanının bütünüyle hükümsüz kalmasıyla sonuçlanır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ve 22. Hukuk Dairesi bu sonucu ortaya koymuştur (6. HD, E. 2022/3193, K. 2023/3751, T. 08.11.2023; 22. HD, E. 2017/8395, K. 2017/12622, T. 30.05.2017).
Süre Hangi Anda Başlar?
Süre, ıslah iradesinin duruşmada sözlü olarak açıklandığı ve tutanağa geçirildiği anda başlar. Bu nedenle tutanağın içeriği belirleyicidir.
Tutanağa yalnızca “ıslah için süre talep edilmiştir” biçiminde bir kayıt düşülmüş, ıslah iradesi açıklanmamışsa durum değişir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ıslah iradesi henüz tutanağa geçmemiş ve sadece süre talep edilmişse HMK m. 181’in uygulanmayacağını, tahkikat sonuna kadar ıslah yapılabileceğini belirtmiştir (E. 2021/7949, K. 2021/11992, T. 15.09.2021).
Bu ayrım pratikte kritik bir savunma noktasıdır. Süre kaçırıldı denilen dosyalarda ilk bakılacak yer, o duruşma tutanağının tam metnidir.
Mahkeme Daha Uzun Süre Verdiyse
Mahkemenin kanuni süreden daha uzun bir süre verdiği ve tarafın buna güvenerek hareket ettiği hâllerde, sonradan bu sürenin daraltılması hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında bu yaklaşımı benimsemiştir (B. 2019/13123, T. 10.05.2023). Mahkemenin yarattığı güvene dayanan tarafın cezalandırılmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Bu savunmanın ileri sürülebilmesi için verilen sürenin tutanakta açıkça yazılı olması gerekir. Sözlü olarak daha uzun süre verildiği iddiası ispatlanamaz.
Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Adli Tatil Bu Süreyi Uzatır mı?
Bu konuda içtihat ikiye ayrılmış durumda; net cevap yok. Bir görüşe göre ıslah süresi de bir usul süresidir ve HMK m. 104 uyarınca uzar; karşı görüşe göre hâkimin tayin ettiği kesin süre bu kapsama girmez.
Belirsizlik nedeniyle uzamaya güvenmek dosyayı riske sokar. Adli tatilin ıslah, kesin süre ve ek süreye etkisini ayrıntılı biçimde ayrı bir yazıda ele aldım.
Belirsiz Alacakta Bedel Artırımı
Belirsiz alacak davasında davacı, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda talep sonucunu artırabilir (HMK m. 107/2). Bunun için iddianın genişletilmesi yasağı uygulanmaz.
Uygulamada bu artırım için mahkemece iki haftalık kesin süre verilmektedir. Süre içinde artırım yapılmazsa bu hak kullanılmamış olur.
Bedel artırımı ile ıslah, birbirinden bağımsız iki haktır. Biri kullanılmış olsa dahi diğeri kullanılabilir; ancak ikisi de kullanıldıktan sonra üçüncü bir artırım mümkün değildir.
Bedel Artırımı Süresi Kaçırılırsa Islahla Artırım Yapılabilir mi?
Kural olarak yapılabilir. İki kurum bağımsız olduğundan, HMK m. 107/2 kapsamındaki süre kaçırılmış olsa dahi ıslah yoluyla talep sonucunun artırılması gündeme gelir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ve 10. Hukuk Dairesi bu yönde kararlar vermiştir (5. HD, E. 2020/8621, K. 2021/8740, T. 10.06.2021; 10. HD, E. 2023/6420, K. 2024/11308, T. 19.11.2024).
Buna karşılık özel kanunlarda öngörülen hak düşürücü süreler geçmişse bu yol da kapanır. Kamulaştırma ve iflas hukukundaki bazı süreler bu niteliktedir; süre geçtikten sonra ıslahla bedel artırımı yapılamaz.

Islah ile Bedel Artırımı Arasındaki Kritik Fark
İki kurum arasındaki en önemli pratik fark zamanaşımı bakımından ortaya çıkar. Islahla artırılan kısma karşı davalı zamanaşımı defini ileri sürebilir.
Belirsiz alacak davasında ise dava açılmasıyla alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Bu nedenle m. 107/2 kapsamında yapılan artırıma karşı zamanaşımı defi sonuç doğurmaz.
Bu fark, davanın türünün baştan doğru belirlenmesini zorunlu kılar. Belirsiz alacak davası olarak açılabilecek bir dava kısmi dava olarak açıldığında, sonradan ıslahla artırılan kısım zamanaşımına uğrayabilir.
Kaldırma Kararı Sonrası Islah
İstinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp dosya yeniden görülmek üzere gönderildiğinde, yargılama kaldığı yerden değil yeniden yürütülür. Bu aşamada ıslah yapılması mümkündür (HMK m. 177/2).
Buna karşılık bu imkân sınırsız değildir. Kararı istinaf etmeyen tarafın lehine doğmayan ve karşı taraf lehine doğan usuli kazanılmış hak aşılamaz.
Bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ise kural olarak kabul edilmektedir. Yargıtay Büyük Genel Kurulu bu konudaki içtihadı birleştirmiştir (E. 2014/3, K. 2014/16, T. 21.11.2014).
Kesin süre, delil tespiti masrafları ve kaldırma sonrası ıslahın sınırlarını kesin süre, delil tespiti, ıslah ve teminat yazısında ayrıca inceledim.
Karşı Tarafın Muvafakati
Talep sonucunun genişletilmesi, karşı tarafın açık muvafakati hâlinde ıslaha gerek olmaksızın mümkündür (HMK m. 141). Bu muvafakatin duruşma tutanağına geçirilmesi gerekir.
Uygulamada davalı vekilinin “muvafakatimiz yoktur” beyanı otomatik hâle gelmiş durumda. Buna karşılık muvafakat verilen dosyalarda ıslah süresi tartışması hiç doğmaz.
Muvafakat verildikten sonra geri alınamaz. Bu nedenle beyanın kapsamı dikkatle belirlenmelidir.
Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?
7251 sayılı Kanun’la 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 177’ye eklenen fıkra, bozma veya kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine döndüğünde mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceğini öngörür. Bu düzenleme, önceki içtihattaki mutlak yasağı yumuşatmıştır; sınırları hâlâ tartışmalıdır.
Değişiklikten önce hâkim olan anlayış, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı yönündeydi. Yargıtay Büyük Genel Kurulu bu yasağı içtihadı birleştirme kararıyla ortaya koymuştu (E. 2014/3, K. 2014/16, T. 21.11.2014). Kanun koyucu, tahkikatın fiilen yeniden açıldığı hâllerde tarafın düzeltme imkânından tümüyle yoksun bırakılmasını ölçüsüz bulmuş ve maddeye ikinci fıkrayı eklemiştir.
Yeni düzenlemenin uygulanabilmesi için iki koşul aranır. Birincisi, dosyanın bozma ya da kaldırma üzerine ilk derece mahkemesine gönderilmiş olmasıdır. İkincisi ve asıl belirleyici olanı, mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapmasıdır. Yalnızca duruşma açılıp bozmaya uyulmasına karar verilmesi ve doğrudan hüküm kurulması hâlinde tahkikat yeniden açılmış sayılmaz; bu durumda ıslah imkânı doğmaz.
Tartışmalı olan nokta, “tahkikata ilişkin işlem” ölçütünün nasıl doldurulacağıdır. Yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık dinlenmesi bu kapsamda kabul edilirken, dosya üzerinden yapılan basit bir hesaplama ya da eksik belge getirtilmesi bakımından uygulama birliği bulunmuyor. Bir görüş bu işlemleri de tahkikat sayarken, diğer görüş yalnızca delil toplanmasına yönelik faaliyeti yeterli görür.
İkinci sınır usuli kazanılmış haktır. Kanun değişikliği, bozma kararına uyulmasıyla taraflardan biri lehine doğan hukuki durumu ortadan kaldırmaz. Karara karşı kanun yoluna başvurmayan davacı, tahkikat yeniden açılsa bile ilk hükümdeki miktarın üzerine çıkamaz. Islah imkânının genişlemesi, bu tavanı aşma yetkisi vermez.
Sözlü yargılamaya geçildikten sonra ıslah
Islah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Hâkim delilleri inceledikten ve tarafların açıklamalarını aldıktan sonra tahkikatın bittiğini tefhim eder (HMK m. 184). Bu andan itibaren yargılama sözlü yargılama aşamasına geçer (HMK m. 186) ve ıslah yolu kapanır. Ayrım, tutanaktaki tefhim kaydıyla belirlenir.
Aşamalar arasındaki sınır uygulamada karışmaktadır. Tahkikat, iddia ve savunmaların incelendiği, delillerin toplandığı ve değerlendirildiği evredir. Sözlü yargılama ise tahkikat kapandıktan sonra tarafların uyuşmazlığın esası hakkında son sözlerini söyledikleri, yeni delil ve talep getirilmeyen kısa bir aşamadır. Islah bu ikinci aşamada yapılamaz; çünkü ıslahın işlevi, tahkikat sürerken yapılan usul işlemlerinin düzeltilmesidir.
Belirleyici an, tahkikatın bittiğinin taraflara bildirildiği andır. Mahkemenin duruşma tutanağına “tahkikat aşaması tamamlanmıştır” ya da “sözlü yargılama için gün verilmiştir” kaydını düşmesi, ıslah bakımından kapıyı kapatır. Buna karşılık mahkeme tahkikatın bittiğini tefhim etmeden doğrudan hüküm için gün vermişse, tahkikatın usulen kapanmadığı ileri sürülebilir.
Pratikte sıkça görülen hata, bilirkişi raporunun tebliğinden sonra ıslah için beklenmesi ve bu arada mahkemenin tahkikatı kapatmasıdır. Rapora itiraz süresi ile ıslah imkânı farklı zaman dilimlerine tabidir; itiraz dilekçesi verilirken ıslahın da aynı celse yapılması riski ortadan kaldırır.
Sözlü yargılama aşamasında sunulan ıslah dilekçesi mahkemece dikkate alınmaz ve bu ret kararı tek başına kanun yolu sebebi oluşturmaz. Talep sonucunun artırılması hâlâ isteniyorsa geriye tek yol kalır: karşı tarafın açık muvafakatini almak.
40 Soruda Islah Süresi ve Bedel Artırımı
1. Islah kaç kez yapılabilir?
Tahkikat bitinceye kadar yalnızca bir kez (HMK m. 177).
2. Islah dilekçesi için süre ne kadar?
Duruşmada sözlü ıslah beyanında bulunulmuşsa bir hafta (HMK m. 181).
3. Bu süre uzatılabilir mi?
Kesin süredir, hâkim tarafından uzatılamaz.
4. Süreyi kaçırırsam ne olur?
Islah hiç yapılmamış sayılır; beyan bütünüyle hükümsüz kalır.
5. Süre hangi anda başlar?
Islah iradesinin duruşmada açıklandığı ve tutanağa geçirildiği anda.
6. Tutanakta sadece “süre talep edildi” yazıyorsa?
Islah iradesi tutanağa geçmemişse HMK m. 181 uygulanmayabilir; tahkikat sonuna kadar ıslah mümkün olabilir (Yargıtay 9. HD, E. 2021/7949).
7. Bu savunma nasıl ileri sürülür?
İlgili duruşma tutanağının tam metni sunularak, ıslah iradesinin açıklanmadığı ortaya konularak.
8. Mahkeme bana iki hafta verdi, sonra reddetti?
Mahkemenin yarattığı güvene dayanan tarafın cezalandırılmaması gerekir (AYM, B. 2019/13123).
9. Verilen süre tutanakta yazmıyorsa?
Sözlü olarak daha uzun süre verildiği iddiası ispatlanamaz. Sürenin tutanakta yazılı olması aranır.
10. Adli tatil ıslah süresini uzatır mı?
İçtihat ikiye ayrılmış durumda; net cevap yok. Uzamaya güvenmeden süre içinde işlem yapmak güvenlidir.
11. Islah dilekçesini duruşmada verebilir miyim?
Verebilirsiniz. Sözlü beyan ve dilekçenin aynı celse sunulması tartışmayı baştan bitirir.
12. Islah harcı yatırılmalı mı?
Talep sonucu artırılıyorsa artırılan kısma ilişkin harç yatırılmalıdır. Harç yatırılmaması ıslahı geçersiz kılar.
13. Harç eksik yatırıldıysa ne olur?
Mahkemece süre verilerek tamamlattırılır. Süre içinde tamamlanmazsa ıslah sonuç doğurmaz.
14. Belirsiz alacak davasında bedel artırımı nedir?
Alacağın miktarının tam ve kesin belirlenebildiği anda talep sonucunun artırılmasıdır (HMK m. 107/2).
15. Bedel artırımı için süre ne kadar?
Uygulamada mahkemece iki haftalık kesin süre verilmektedir.
16. Bu süre kaçarsa ıslah yapabilir miyim?
Kural olarak yapabilirsiniz. İki kurum bağımsızdır (Yargıtay 5. HD, E. 2020/8621).
17. İkisini de kullandım, üçüncü artırım olur mu?
Olmaz. Her iki hak da tüketildikten sonra yeni bir artırım yapılamaz.
18. Özel kanunda hak düşürücü süre varsa?
Süre geçmişse ıslahla bedel artırımı da yapılamaz. Kamulaştırma ve iflas hukukundaki bazı süreler bu niteliktedir.
19. Islahla artırılan kısma zamanaşımı işler mi?
İşler. Davalı, ıslahla artırılan kısma karşı zamanaşımı defini ileri sürebilir.
20. Belirsiz alacakta durum aynı mı?
Değil. Dava açılmasıyla alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir; artırıma karşı def’i sonuç doğurmaz.
21. Kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı açmalıyım?
Alacağın miktarı dava açarken belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası tercih edilir. Bu tercih zamanaşımı riskini azaltır.
22. Yanlış dava türü seçtim, düzeltebilir miyim?
Islah yoluyla davanın türü değiştirilebilir. Ancak bu da ıslah hakkının tüketilmesi anlamına gelir.
23. Islahla dava sebebini değiştirebilir miyim?
Islah, dava dilekçesinde yapılan işlemlerin tamamen ya da kısmen düzeltilmesini kapsar; dava sebebinin değiştirilmesi de mümkündür.
24. Islahla davalı değiştirilebilir mi?
Taraf değişikliği ıslah yoluyla yapılamaz. Bunun için HMK m. 124 hükümleri uygulanır.
25. Davalı da ıslah yapabilir mi?
Yapabilir. Islah her iki tarafa da tanınmış bir haktır.
26. Karşı taraf muvafakat ederse ıslaha gerek var mı?
Yok. Açık muvafakat hâlinde talep sonucu ıslahsız da genişletilebilir (HMK m. 141).
27. Muvafakat geri alınabilir mi?
Alınamaz. Verilen muvafakat bağlayıcıdır; bu nedenle kapsamı dikkatle belirlenmelidir.
28. Kaldırma kararı sonrası ıslah yapılabilir mi?
Yapılabilir (HMK m. 177/2). Ancak usuli kazanılmış hak sınırı aşılamaz.
29. Bozmadan sonra ıslah mümkün mü?
Kural olarak değil. Yargıtay Büyük Genel Kurulu bu yönde içtihadı birleştirmiştir (E. 2014/3, K. 2014/16).
30. Usuli kazanılmış hak nedir?
Yargılamanın önceki aşamasında taraflardan biri lehine doğan ve sonradan aleyhine değiştirilemeyen durumdur.
31. İstinafa gitmeyen taraf ıslahla talebini artırabilir mi?
Karşı taraf lehine doğan usuli kazanılmış hak varsa artıramaz. Bu sınır dosya bazında değerlendirilir.
32. Islah dilekçesinde ne yazmalıyım?
Hangi işlemin nasıl düzeltildiği açıkça belirtilmeli, yeni talep sonucu net biçimde yazılmalıdır.
33. Islah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir mi?
Edilir. Karşı tarafa cevap ve def’ilerini ileri sürme imkânı tanınır.
34. Islahtan sonra tanık dinletebilir miyim?
Islahla getirilen yeni talep bakımından delil gösterme hakkı doğar. Bu, delil listesinin tümüyle yenilenmesi anlamına gelmez.
35. Bilirkişi raporundan sonra ıslah yapılır mı?
Uygulamada en yaygın hâl budur. Rapor alacağın miktarını ortaya koyduğunda artırım yapılır.
36. Rapora itiraz süresini kaçırdım, ıslah yapabilir miyim?
İki farklı süredir. Rapora itiraz süresinin kaçırılması ıslah hakkını ortadan kaldırmaz.
37. Eski hâle getirme talep edebilir miyim?
Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamaması hâlinde başvurulabilir (HMK m. 95). Şartları dardır.
38. Islahtan vazgeçebilir miyim?
Islah tamamlandıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz. Talep sonucundan feragat ayrı bir işlemdir.
39. Islah masrafını kim öder?
Islah eden taraf, karşı tarafın ıslah nedeniyle yaptığı giderleri ve uğradığı zararı ödemekle yükümlü tutulabilir (HMK m. 178).
40. En sık yapılan hata nedir?
Bir haftalık sürenin başlangıcının yanlış hesaplanması ve tutanak metninin kontrol edilmemesi.
Sonuç
Islah için öngörülen bir haftalık süre kesindir ve kaçırıldığında beyan bütünüyle hükümsüz kalır. Sürenin başlangıcı, ıslah iradesinin tutanağa geçirildiği andır; bu nedenle tutanak metni dosyanın en kritik belgesidir.
Belirsiz alacak davasındaki bedel artırımı ise ıslahtan bağımsız bir haktır. Biri kullanılmış olsa dahi diğeri kullanılabilir; ancak ikisi de tüketildikten sonra üçüncü bir artırım yapılamaz.
İki kurum arasındaki en önemli fark zamanaşımındadır. Islahla artırılan kısma karşı zamanaşımı defi ileri sürülebilirken, belirsiz alacak davasında bu def’i sonuç doğurmaz. Bu nedenle dava türü baştan doğru seçilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kaynakça
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 94 (kesin süre), m. 95-101 (eski hâle getirme), m. 104 (adli tatilin sürelere etkisi), m. 107 (belirsiz alacak davası ve bedel artırımı), m. 109 (kısmi dava), m. 124 (tarafta iradi değişiklik), m. 141 (iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ve muvafakat), m. 176-182 (ıslah), m. 177 (ıslahın zamanı), m. 177/2 (7251 sayılı Kanun’la eklenen bozma ve kaldırma sonrası ıslah), m. 178 (ıslahın giderleri), m. 180-181 (ıslah dilekçesi ve bir haftalık süre), m. 184 (tahkikatın sona ermesi), m. 186 (sözlü yargılama).
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 14 (dava açma süresi).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 235 (sıra cetveline itiraz süresi).
492 sayılı Harçlar Kanunu (nispi karar ve ilam harcı).
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu, E. 2014/3, K. 2014/16, T. 21.11.2014.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/3193, K. 2023/3751, T. 08.11.2023.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/7949, K. 2021/11992, T. 15.09.2021.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/8395, K. 2017/12622, T. 30.05.2017.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/8621, K. 2021/8740, T. 10.06.2021.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6420, K. 2024/11308, T. 19.11.2024.
Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. 2019/13123, T. 10.05.2023.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/928, K. 2026/232, T. 04.02.2026.
Doktrin ve akademik kaynaklar
Medeni usul hukuku eserlerinde ıslah kurumu, kapsamı ve sınırlarına ilişkin bölümler.
Belirsiz alacak davasının şartları ve HMK m. 107/2 kapsamındaki bedel artırımına dair incelemeler.
Islah ile bedel artırımının zamanaşımı bakımından karşılaştırılmasına ilişkin çalışmalar.
Usuli kazanılmış hak kavramı ve bozmadan sonra ıslah yasağına dair akademik yayınlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; karar vermeden önce bir avukata danışılması gerekir.
