Uyuşturucu dosyalarında durdurma ve arama, davanın en sık kaybedildiği ve en sık kazanıldığı noktadır. Kolluk hangi yetkiye dayanarak durdurdu, yaptığı işlem yoklama mıydı yoksa adli arama mı, elde tutulan karar olay yerini ve saatini kapsıyor muydu? Bu üç sorunun cevabı, dosyadaki maddi delilin kullanılıp kullanılamayacağını belirler.
Bu yazıda PVSK m. 4/A durdurma yetkisinin sınırları, yoklama ile adli arama arasındaki çizgi, rızaen teslimin geçerliliği, önleme araması kararının yer, zaman ve suç bakımından kapsamı, bekçilerin yetkisi ve hukuka aykırı delilin kamu davasının ertelenmesine etkisi ele alınmaktadır.

Durdurma Yetkisi ve Makul Sebep
PVSK m. 4/A kolluğa kişileri ve araçları durdurma yetkisi tanır. Ancak bu yetkinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması şarttır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2023/255, K. 2023/499, T. 04.10.2023 sayılı kararında, durdurma yetkisi için somut emarelerle desteklenen makul bir sebep bulunması gerektiği; süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak biçimde durdurma yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Tutanakta şüpheye ilişkin somut olgular gösterilmeden yapılan durdurma ve aramalar hukuka aykırıdır. Şüpheyi oluşturan olgular gösterilmezse tamamen keyfilik doğar; sübjektif değerlendirmeler, arama kararı olmaksızın müdahaleye imkân tanımaz (Yargıtay 10. CD, E. 2020/1305, K. 2021/10469, T. 21.10.2021).
Savunma bakımından ilk adım bu nedenle tutanağın okunmasıdır: “şüphe üzerine” ifadesi tek başına yeterli değildir; hangi davranışın hangi olguyla şüphe doğurduğu yazılmış olmalıdır.
Yoklama ile Adli Arama Ayrımı
Yargıtay içtihatlarında PVSK m. 4/A kapsamındaki yoklama biçiminde kontrol ile CMK m. 116 ve devamı kapsamındaki adli arama arasında kesin bir sınır çizilmiştir.
Adli Arama Kararı Gerektirdiği Kabul Edilen İşlemler
Cüzdan ve çanta araması. Tedirgin hareketler üzerine cüzdanda yapılan aramanın yoklama düzeyini aştığı ve adli arama kararı gerektirdiği hükme bağlanmıştır (Yargıtay 10. CD, E. 2019/2545, K. 2019/6966, T. 04.11.2019). El çantasında yapılan arama da yoklama olarak değerlendirilemez (Yargıtay CGK, E. 2017/1091, K. 2019/485, T. 18.06.2019).
İç çamaşırı ve detaylı üst araması. Emniyette yapılan detaylı üst araması PVSK m. 4/A kapsamında yoklama değildir, adli arama kararı gerektirir (Yargıtay CGK, E. 2018/534, K. 2021/284, T. 17.06.2021). İç çamaşırı araması ayrıca ölçüsüz ve orantısız bulunmuştur (Yargıtay CGK, E. 2018/248, K. 2019/537, T. 12.09.2019).
Araç içi gizli bölmeler. Aracın direksiyon altı gibi dışarıdan görünmeyen bölümlerinde yapılan arama kontrol yetkisini aşar (Yargıtay CGK, E. 2016/465, K. 2019/369, T. 02.05.2019).
Hukuka Uygun Bulunan İşlemler
Kaba üst yoklaması. Şüphe üzerine durdurulan kişinin pantolon cebindeki kaba yoklamada uyuşturucu ele geçirilmesi hukuka uygun bulunmuştur (Yargıtay 10. CD, E. 2020/17275, K. 2023/10231, T. 28.11.2023).
Görünürdeki eşyalar. Aracın arka koltuğunda açıkta ve görünür biçimde duran uyuşturucunun ele geçirilmesi suçüstü hâli sayılmış ve arama kararı gerekmediği belirtilmiştir (Yargıtay CGK, E. 2016/458, K. 2019/367, T. 02.05.2019).
Rızaen Teslim Geçerli midir?
Bu konuda tek bir uygulama yoktur ve iki farklı yaklaşım bulunduğunu açıkça belirtmek gerekir.
Geçerli Sayan Yaklaşım
Tedirgin hareketler sergileyen kişinin durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması ve kişinin maddeyi rızasıyla teslim etmesi, gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma yani arama sayılmamış; PVSK m. 4/A uyarınca yoklama suretiyle kontrol yetkisi kapsamında değerlendirilmiştir (Yargıtay CGK, E. 2016/236, K. 2019/55, T. 24.01.2019; Yargıtay 10. CD, E. 2020/17143, K. 2021/7950, T. 22.06.2021).
Bir başka gerekçe kaçınılmazlıktır: madde teslim edilmese dahi usulüne uygun bir adli arama kararıyla zaten ele geçirilebilecekse işlem hukuka uygun bulunmuştur (Yargıtay 8. CD, E. 2024/2008, K. 2024/6789, T. 18.09.2024; İzmir BAM 3. CD, E. 2017/264, K. 2017/494, T. 31.03.2017).
Geçersiz Sayan Yaklaşım
Adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak “suç unsuru varsa rızaen teslim edip etmeyeceği” sorulması üzerine yapılan teslim hukuka aykırı bulunmuştur. Bu tür bir rıza suç baskısı altında gerçekleşmiştir ve gerçek bir rıza sayılamaz (Yargıtay 10. CD, E. 2022/15224, K. 2024/24402, T. 23.10.2024).
Çanta ve valiz bakımından çizgi daha nettir: bu eşyalarda yapılacak arama için hâkim kararı veya savcı emri ya da usulüne uygun önleme araması kararı gerekir; rıza bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz (Yargıtay CGK, E. 2017/910, K. 2019/154, T. 05.03.2019).
Dosyada hiçbir arama kararı bulunmaması ise doğrudan bozma nedenidir (Yargıtay 10. CD, E. 2024/6716, K. 2025/776, T. 22.01.2025).

Önleme Araması Kararının Kapsamı
Bir aramanın hukuka uygun sayılabilmesi için kararın olay yerini ve zamanını kapsaması gerekir. Karar; aramanın sebebini, kapsamını, yerini, zamanını ve süresini içermelidir. Makul sebep olmaksızın verilen uzun süreli kararlar hukuka aykırıdır ve arama kararı olmaksızın yapılan işlemlerden elde edilen deliller hükme esas alınamaz (Yargıtay CGK, E. 2022/13, K. 2023/191, T. 29.03.2023).
Saat Sınırı
Bu, savunmada en sık atlanan kontroldür. Suç tarihinde olay yeri ve zamanını kapsayan bir önleme araması kararı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır (Yargıtay 10. CD, E. 2020/18542, K. 2023/2412, T. 20.03.2023).
Somut sonuç açıktır: 12.30-18.00 saatleri için verilmiş bir karar, 21.20’de yapılan bir aramayı kapsamaz. Bu zaman dilimi dışındaki arama hukuki dayanaktan yoksun kalır.
Suç Bakımından Sınır
Önleme araması kararı belirli suçlarla sınırlandırılmışsa, bu karara dayanılarak başka suç türü için arama yapılamaz. Örneğin kaçakçılık suçlarıyla sınırlı bir karara dayanılarak uyuşturucu araması yapılamaz; bu ihtimalde rızaen teslim ancak etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilir (Yargıtay 10. CD, E. 2023/7257, K. 2023/5288, T. 07.06.2023).
Savunmanın ilk işi bu nedenle kararın dosyaya getirtilmesini talep etmektir. Kararın varlığı yetmez; içeriğinin denetlenmesi gerekir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Bekçilerin Arama Yetkisi
Çarşı ve mahalle bekçilerinin yetkisi, suç tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir ve bu ayrım dosyanın kaderini değiştirebilir.
Suç tarihinde 772 sayılı Kanun yürürlükteyse, bekçilerin durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu yetkisiz işlem sonucunda ele geçirilen maddeler suçun maddi konusu ve suç delili olarak hükme esas alınamaz (Yargıtay 10. CD, E. 2021/14505, K. 2022/617, T. 19.01.2022).
Aynı yönde: bekçiler tarafından şüphe üzerine durdurulan kişinin kaba üst yoklamasıyla elde edilen uyuşturucu, CMK m. 116, 117 ve 119 ile PVSK’ya aykırıdır ve hükme esas alınamaz (Yargıtay 8. CD, E. 2024/13077, K. 2024/6340, T. 11.07.2024). Bekçilerin yetkisiz araması sonucu elde edilen delillere dayanan mahkûmiyet hükümlerinin beraatle sonuçlanması gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12537, K. 2024/3077, T. 04.04.2024).
Hukuka Aykırı Delil: Zehirli Ağacın Meyvesi
Anayasa m. 38/6 uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m. 217/2 de hükmün ancak hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillere dayandırılabileceğini öngörür.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, hukuka aykırı durdurma veya arama neticesinde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir ilkesi uyarınca kabul edilmektedir.
Bunun pratik sonucu şudur: uyuşturucu ele geçirilmiş olsa dahi, ele geçirme işlemi hukuka aykırıysa madde delil olarak kullanılamaz ve beraat kararı verilir. Sanığın ikrarı da tek başına mahkûmiyete yeterli değildir; ikrarın maddi delille desteklenmesi aranır.
Erteleme Süresi İçinde Yakalanma
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişinin erteleme süresi içinde yeniden yakalanması, ilk dosyadaki ertelemenin ihlali sonucunu doğurur. Ancak bunun bir koşulu vardır.
Erteleme süresi içinde işlenen ikinci suçun erteleme kararını ihlal edebilmesi için bu suçun hukuka uygun delillerle ispatlanmış olması şarttır. Usulüne uygun adli veya önleme araması kararı olmaksızın yapılan üst araması sonucunda elde edilen deliller hükme esas alınamayacağından, ikinci eylem erteleme ihlali olarak kabul edilemez (Yargıtay 10. CD, E. 2020/13663, K. 2020/8738, T. 09.12.2020).
Aynı yaklaşım bekçilerin yetkisiz araması bakımından da benimsenmiştir: denetim süresi içinde bekçilerce yapılan hukuka aykırı arama sonucu ele geçen maddeler delil niteliği taşımadığından verilen beraat kararı yerinde bulunmuş ve bu durumun önceki denetimli serbestlik ile erteleme süreçlerini ihlal etmeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12438, K. 2024/2012, T. 04.03.2024).
Bu, iki dosyayı birden etkileyen bir sonuçtur: ikinci dosyadaki beraat, birinci dosyadaki ertelemenin de korunmasını sağlar.
| Savunmada kontrol edilecek | Nereden görülür | Eksikse sonuç |
|---|---|---|
| Şüphenin somut olgusu | Yakalama ve arama tutanağı | Durdurma keyfî sayılır |
| İşlemin yoklama sınırında kalması | Tutanaktaki eylem tarifi | Adli arama kararı gerekir |
| Arama kararının varlığı | Soruşturma dosyası | Delil hükme esas alınamaz |
| Kararın yer kapsamı | Karar metni | Dayanaksız arama |
| Kararın saat aralığı | Karar metni ve tutanak saati | Dayanaksız arama |
| Kararın suç kapsamı | Karar metni | Başka suç için kullanılamaz |
| İşlemi yapan birimin yetkisi | Tutanağı imzalayanlar | Yetkisiz işlem, delil geçersiz |
| Tutanak tanığı ve imzalar | Tutanak | İspat gücü zayıflar |
Etkin Pişmanlık Bakımından Sonuç
Arama hukuka aykırı bulunsa dahi, kişinin maddeyi teslim etmesi ve temin ettiği kişiyi bildirmesi TCK m. 192/3 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Önleme araması kararının kapsamı dışında kalan bir işlemde rızaen teslim, etkin pişmanlık çerçevesinde ele alınabilmektedir.
Bu iki savunmanın birlikte kurulması mümkündür: öncelikle delilin hukuka aykırı elde edildiği, kabul edilmemesi hâlinde etkin pişmanlık indirimi. Etkin pişmanlığın zincirleme suçla kesişimini ve indirim koşullarını uyuşturucu suçunda etkin pişmanlık yazısında ayrıntılı olarak ele aldım.
Duruşmada Tutanak Tanıklarının Sorgulanması
Arama işleminin hukuka uygunluğu çoğunlukla tutanak tanıklarının beyanıyla aydınlanır. Kolluk görevlilerinin dinlenmesi talep edilmeli ve şu noktalar sorulmalıdır: durdurma anında hangi davranış gözlemlendi, işlem nerede ve saat kaçta yapıldı, elde bir karar var mıydı, kişiye ne soruldu, madde nereden çıktı, tutanak olay yerinde mi düzenlendi.
Bu sorgulamanın tekniği ayrı bir konudur; yöntemi çapraz sorgu ve doğrudan soru sorma yazısında anlattım.
İtiraz ve Kanun Yolu
Hukuka aykırı delil iddiası, soruşturma aşamasında savcılığa, kovuşturma aşamasında mahkemeye yazılı olarak sunulmalı ve tutanağa geçirilmelidir. Duruşmada ileri sürülmeyen bir aykırılık iddiası, istinaf aşamasında ilk kez ileri sürüldüğünde değerlendirme dışı bırakılabilir.
Tutuklamaya itiraz dilekçesinde de bu husus ayrıca yer almalıdır; delilin hukuka aykırı elde edilmiş olması kuvvetli suç şüphesi değerlendirmesini doğrudan etkiler.
Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Suça azmettiren kolluk faaliyeti: sınırın neresi?
Kolluk, işlenmekte olan bir suçu ortaya çıkarmak için gizli yöntemlere başvurabilir. Kişide daha önce bulunmayan suç işleme iradesini kendisi yaratamaz. İki durum arasındaki sınır, olayda inisiyatifin kimden geldiğine bakılarak çizilir; sınır aşıldığında elde edilen delil hükme esas alınamaz. Savunmanın bu iddiayı somut olgularla kurması gerekir.
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi CMK m. 139’da düzenlenmiştir. Görevlendirme, kanunda sayılan suçlar bakımından, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması ve delilin başka yolla elde edilememesi koşullarına bağlıdır. Uyuşturucu madde imal ve ticareti bu kapsamdadır.
Meşru olan faaliyet, hâlihazırda süren bir suç işleme faaliyetinin belgelenmesidir. Satış yaptığı somut verilerle tespit edilmiş bir kişiye yönelik temsili alım, mevcut suçun ortaya çıkarılmasına hizmet eder.
Sınırın aşıldığı hâl ise farklıdır: kolluk görevlisi ya da onun yönlendirdiği kişi, suç işleme düşüncesi bulunmayan birini ısrarla, ödüllendirerek ya da piyasa üstü bedel önererek harekete geçiriyorsa ortada mevcut bir suçun tespiti değil, yaratılmış bir suç vardır.
Bu ikinci durum dürüst yargılanma hakkını ihlal eder. Devletin, cezalandırmak amacıyla suçu kendisinin doğurması kabul edilemez; kışkırtma sabit olduğunda elde edilen delil hükme esas alınamaz ve yargılamanın bütünü sakatlanır.
Ayrımda kullanılan ölçütler şunlardır: kolluğun ilk temasından önce kişi hakkında somut bir suç şüphesi var mıydı, teklif kimden geldi, temas kaç kez ve hangi yoğunlukta tekrarlandı, kişi önce reddedip sonra ısrar üzerine mi kabul etti, önerilen bedel olağan piyasa değerinin belirgin biçimde üzerinde miydi, faaliyet öncesinde usulüne uygun bir görevlendirme kararı alınmış mıydı.
Kişinin geçmiş kaydı tek başına ölçüt değildir. Önceki bir mahkûmiyet ya da soruşturma, o an için somut suç şüphesi bulunduğunu göstermez.
Savunma bu iddiayı soyut bırakmamalıdır. İddia duruşmada açıkça ileri sürülüp tutanağa geçirilmeli, görevlendirme kararı ve dayanağı istihbarat notu dosyaya getirtilmeli, ilk teması kuran görevlinin tanık olarak dinlenmesi talep edilmelidir.
Sorgulamada şu noktalar aydınlatılır: görüşme kimin numarasından başladı, buluşma yerini kim belirledi, bedel kim tarafından teklif edildi, kaç kez arandı, kayıt tutuldu mu. İletişim kayıtları ve arama dökümleri bu iddianın en somut dayanağını oluşturur.
Savunulabilir bir kışkırtma iddiası ortaya konduğunda, faaliyetin bu sınırı aşmadığını gösterme yükü iddia makamına geçer. Dosyada görevlendirme kararının ve ilk temasa ilişkin kaydın bulunmaması, iddianın karşılanamadığı sonucuna götürür.
Bu savunma, arama hukuka aykırılığı iddiasının yerine geçmez; onunla birlikte kurulur. Ele geçirme işleminin usulüne uygun olduğu kabul edilse dahi, fiilin kolluk yönlendirmesiyle doğduğu ortaya konursa mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
40 Soruda Durdurma, Arama ve Hukuka Aykırı Delil
1. Polis beni sebepsiz durdurabilir mi?
Durduramaz. PVSK m. 4/A somut emarelere dayanan makul sebep arar.
2. Makul sebep tutanakta yazmalı mı?
Yazmalıdır. Şüpheyi oluşturan olgular gösterilmezse keyfilik doğar.
3. “Şüphe üzerine durduruldu” ifadesi yeterli mi?
Yeterli değildir; hangi davranışın şüphe doğurduğu somut olarak belirtilmelidir.
4. Yoklama nedir?
Kişinin üzerinde silah veya tehlike doğuran eşya bulunup bulunmadığının dıştan elle kontrolüdür.
5. Kaba üst yoklaması hukuka uygun mudur?
Makul sebep varsa uygundur ve ayrıca arama kararı gerekmez.
6. Cüzdanıma bakılabilir mi?
Cüzdan araması yoklama düzeyini aşar; adli arama kararı gerekir.
7. Çantam aranabilir mi?
Çanta araması yoklama sayılmaz; hâkim kararı veya savcı emri aranır.
8. Valizim aranabilir mi?
Valiz ve bavul için de arama kararı gereklidir; rıza bu zorunluluğu kaldırmaz.
9. İç çamaşırı araması yapılabilir mi?
Detaylı üst araması yoklama değildir; adli arama kararı gerekir ve ölçülülük denetlenir.
10. Aracımın torpidosu aranabilir mi?
Dışarıdan görünmeyen bölümlerdeki arama kontrol yetkisini aşar.
11. Koltukta açıkta duran madde alınabilir mi?
Alınabilir. Görünürdeki eşya bakımından suçüstü hâli kabul edilmiştir.
12. Rızamla teslim edersem sorun olmaz mı?
Bu konuda net bir uygulama yoktur; kimi kararlar geçerli sayarken kimi kararlar suç baskısı altındaki rızayı geçersiz saymaktadır.
13. Rıza hangi hâlde geçerli sayılıyor?
Yoklama sınırında kalan, makul sebebe dayanan ve teslim edilmese de ele geçirilmesi kaçınılmaz olan hâllerde.
14. Rıza hangi hâlde geçersiz sayılıyor?
Adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak soru sorulmuşsa.
15. Önleme araması kararı neleri içermeli?
Sebebi, kapsamı, yeri, zamanı ve süresini içermelidir.
16. Kararın saati önemli mi?
Çok önemlidir. Saat aralığı dışında yapılan arama dayanaksız kalır.
17. Kararın yeri önemli mi?
Önemlidir. Karar olay yerini kapsamıyorsa dayanak oluşturmaz.
18. Karar başka suç için verilmişse ne olur?
O karara dayanılarak uyuşturucu araması yapılamaz.
19. Uzun süreli önleme araması kararı geçerli mi?
Makul sebep olmaksızın verilen uzun süreli kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
20. Bekçiler arama yapabilir mi?
Suç tarihindeki mevzuata bakılır; 772 sayılı Kanun döneminde bu yetki bulunmadığı kabul edilmiştir.
21. Bekçinin bulduğu madde delil olur mu?
Yetkisiz işlemle elde edilmişse suçun maddi konusu ve delili olarak hükme esas alınamaz.
22. Hukuka aykırı delil ne olur?
Hükme esas alınamaz; Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca değerlendirme dışı bırakılır.
23. Zehirli ağacın meyvesi ne demektir?
Hukuka aykırı işlemden türeyen delillerin de kullanılamayacağını ifade eder.
24. İkrarım varsa yine de beraat eder miyim?
İkrar tek başına mahkûmiyete yeterli değildir; maddi delille desteklenmesi aranır.
25. Madde ele geçmişse beraat mümkün mü?
Ele geçirme işlemi hukuka aykırıysa mümkündür.
26. Erteleme süresinde yakalandım, ne olur?
İkinci suç hukuka uygun delille ispatlanmışsa erteleme ihlali doğar.
27. İkinci dosyada beraat edersem erteleme bozulur mu?
Bozulmaması gerekir; hukuka aykırı delille ispatlanamayan eylem ihlal sayılmaz.
28. Denetimli serbestlik de etkilenir mi?
Aynı yaklaşım denetimli serbestlik süreçleri bakımından da benimsenmiştir.
29. Arama kararını nasıl görürüm?
Dosyaya getirtilmesini talep edin; kararın varlığı kadar içeriği de denetlenmelidir.
30. Tutanak tanıkları dinlenebilir mi?
Dinlenmesi talep edilebilir ve işlemin ayrıntısı bu yolla ortaya çıkar.
31. Tutanağa itiraz nasıl edilir?
İtiraz yazılı olarak sunulmalı ve duruşma tutanağına geçirilmelidir.
32. İstinafta ilk kez ileri sürebilir miyim?
Sürülebilirse de duruşmada ileri sürülmemiş iddialar değerlendirme dışı bırakılabilir.
33. Tutuklamaya itirazda bu husus yazılmalı mı?
Yazılmalıdır; delilin hukuka aykırılığı kuvvetli suç şüphesi değerlendirmesini etkiler.
34. Etkin pişmanlık ayrıca istenebilir mi?
İstenebilir. Kademeli savunma kurulması mümkündür.
35. Kararın kapsamı dışında teslim ettim, ne olur?
Bu teslim etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilir.
36. Kolluk kimlik sorabilir mi?
Kimlik sorma yetkisi ayrı düzenlenmiştir ve makul sebep koşuluna bağlıdır.
37. Durdurma süresi sınırsız mı?
Değildir. Durdurma amacının gerçekleşmesiyle sona erer; süreklilik arz edemez.
38. Araç araması ayrı karar gerektirir mi?
Gizli bölmelere yönelen arama için adli arama kararı aranır.
39. Görevli mahkeme hangisidir?
Suçun niteliğine göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir.
40. En kritik belge hangisidir?
Yakalama ve arama tutanağı ile arama kararının kendisidir.
Sonuç
Uyuşturucu dosyalarında savunmanın ilk hattı maddi olay değil, ele geçirme işleminin hukukiliğidir. Durdurma somut olgulara dayanan makul sebebe dayanmalı; yapılan işlem yoklama sınırında kalmalı; bu sınır aşılmışsa adli arama kararı bulunmalıdır.
Önleme araması kararının varlığı yetmez. Karar, olayın yerini, saatini ve suç türünü kapsamalıdır. Saat aralığı dışında yapılan arama en sık atlanan ve en kolay ortaya konan aykırılıktır. Bekçilerin yetkisi bakımından ise suç tarihindeki mevzuat belirleyicidir.
Rızaen teslimin geçerliliği konusunda uygulama birliği bulunmadığını açıkça belirtmek gerekir. Bu nedenle savunma kademeli kurulmalıdır: önce delilin hukuka aykırılığı, kabul edilmemesi hâlinde etkin pişmanlık. Her dosyanın tutanağı ve karar kapsamı farklıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 20 (özel hayatın gizliliği), m. 21 (konut dokunulmazlığı), m. 36 (hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı), m. 38/6 (hukuka aykırı delil yasağı)
- 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m. 4/A (durdurma ve kimlik sorma), m. 9 (önleme araması)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90 (yakalama), m. 116-119 (arama kararı ve usulü), m. 123-134 (elkoyma), m. 139 (gizli soruşturmacı görevlendirilmesi), m. 140 (teknik araçlarla izleme), m. 206/2-a, m. 217/2 (delillerin hukuka uygun elde edilmesi), m. 230/1-b
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188 (imal ve ticaret), m. 191 (kullanmak için bulundurma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi), m. 192 (etkin pişmanlık)
- Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 5-8, m. 19-27
- 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu ile mülga 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu
Yargı kararları
Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/255, K. 2023/499, T. 04.10.2023
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/13, K. 2023/191, T. 29.03.2023
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/148, K. 2022/566, T. 20.09.2022
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/534, K. 2021/284, T. 17.06.2021
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1091, K. 2019/485, T. 18.06.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/248, K. 2019/537, T. 12.09.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/465, K. 2019/369, T. 02.05.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/458, K. 2019/367, T. 02.05.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/910, K. 2019/154, T. 05.03.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/236, K. 2019/55, T. 24.01.2019
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/272, K. 2019/86, T. 12.02.2019
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/8818, K. 2025/13190, T. 10.12.2025
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/6716, K. 2025/776, T. 22.01.2025
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/15224, K. 2024/24402, T. 23.10.2024
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13412, K. 2024/23477, T. 07.10.2024
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/3696, K. 2024/21734, T. 03.07.2024
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/10135, K. 2024/18795, T. 15.05.2024
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17275, K. 2023/10231, T. 28.11.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/688, K. 2023/8618, T. 11.10.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/7257, K. 2023/5288, T. 07.06.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/19885, K. 2023/3900, T. 03.05.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/18542, K. 2023/2412, T. 20.03.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/5502, K. 2023/533, T. 25.01.2023
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17476, K. 2022/14067, T. 28.12.2022
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/5051, K. 2022/8221, T. 22.06.2022
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14505, K. 2022/617, T. 19.01.2022
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/1305, K. 2021/10469, T. 21.10.2021
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17143, K. 2021/7950, T. 22.06.2021
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/3476, K. 2021/708, T. 20.01.2021
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/1128, K. 2020/9464, T. 22.12.2020
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/13663, K. 2020/8738, T. 09.12.2020
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/2545, K. 2019/6966, T. 04.11.2019
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/5697, K. 2019/228, T. 14.01.2019
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/5024, K. 2018/7246, T. 22.10.2018
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/3694, K. 2025/1375, T. 20.02.2025
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/3294, K. 2024/9396, T. 05.12.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/2782, K. 2024/7188, T. 30.09.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/2008, K. 2024/6789, T. 18.09.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13077, K. 2024/6340, T. 11.07.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13565, K. 2024/4716, T. 03.06.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13597, K. 2024/4608, T. 28.05.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12723, K. 2024/4158, T. 15.05.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12526, K. 2024/3098, T. 15.04.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12537, K. 2024/3077, T. 04.04.2024
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12438, K. 2024/2012, T. 04.03.2024
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/16021, K. 2015/16874, T. 04.05.2015
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, E. 2017/264, K. 2017/494, T. 31.03.2017
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, E. 2017/2551, K. 2018/17, T. 05.01.2018
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Nur Centel – Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul
- Bahri Öztürk – Durmuş Tezcan – Mustafa Ruhan Erdem, Nazari ve Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara
- Veli Özer Özbek – Koray Doğan – Pınar Bacaksız, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara
- Cumhur Şahin – Neslihan Göktürk, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara
- Ersan Şen, Türk Ceza Yargılaması Hukukunda Hukuka Aykırı Deliller Sorunu, Beta Yayınevi, İstanbul
- Hakan Karakehya, Ceza Muhakemesinde Arama, Savaş Yayınevi, Ankara
- Ali Parlar – Muzaffer Hatipoğlu, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Seçkin Yayıncılık, Ankara
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
