Skip to main content

Trafik Kazası Maluliyet Tazminatı: Başvuru ve Hesap

Trafik Kazası Maluliyet Tazminatı: Başvuru ve Hesap

Trafik kazası maluliyet tazminatı dosyalarında iki teknik nokta dava daha başlamadan sonucu belirler: sigortaya yapılan başvurunun dava şartını sağlayıp sağlamadığı ve aktüerya hesabının hangi tarihteki gelire göre yapılacağı. Bir yıl dolmadan alınan maluliyet raporu nedeniyle usulden reddedilen başvurular, Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde bozulmaktadır.

Bu yazıda KTK m. 97 başvurusunun tamamlanabilir dava şartı niteliği, maluliyet raporunun zamanlaması, aktüerya hesabında kaza tarihindeki gelirin esas alınması, işlemiş ve işleyecek dönem ayrımı ile işverenin şoför işçisine rücu davasında bilirkişi heyetinin nasıl oluşturulması gerektiği ele alınmaktadır.

KTK m. 97: Tamamlanabilir Dava Şartı - Bir yıl dolmadan alınan raporla başvuru
Başvurudaki rapor eksikliğinin sonucu.

Sigortaya Başvuru Zorunluluğu

KTK m. 97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı taleplerde, dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması gerekir. Sigortacı, başvurudan itibaren kanunda öngörülen süre içinde yazılı cevap vermezse ya da talep kısmen veya tamamen karşılanmazsa dava yolu ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru açılır.

Bu başvuru bir dava şartıdır; ancak niteliği tartışmalıdır ve tartışmanın sonucu davacı bakımından belirleyicidir.

Bir Yıl Dolmadan Alınan Maluliyet Raporu

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun budur ve rakip içeriklerin neredeyse hiçbirinde işlenmemektedir.

Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri, alt ekstremite yaralanmalarında sunulan raporların kaza tarihinden itibaren bir yıl geçmeden düzenlenmiş olmasını ilgili yönetmeliğe aykırılık sayarak başvuruları dava şartı yokluğundan usulden reddetmektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu ret kararlarını istikrarlı biçimde bozmaktadır. Gerekçe şudur: raporun iyileşme süresi dolmadan alınmış olması bir eksiklik olsa da HMK m. 115/2 uyarınca tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir. Yargılama aşamasında bir yıllık süre dolmuşsa eksiklik giderilmelidir (Yargıtay 4. HD, E. 2022/11038, K. 2024/8044, T. 23.09.2024; E. 2022/16851, K. 2024/12997, T. 16.12.2024; E. 2021/23765, K. 2023/1845, T. 15.02.2023).

Yargıtay ayrıca, KTK m. 97’deki başvuru koşulları arasında kaza tarihinde yürürlükteki yönetmeliğe tam uygun rapor ile başvurma zorunluluğunun mutlak bir ret sebebi olmadığını belirtmiştir. Eksik veya usule uygun olmayan belgeyle başvurulması hâlinde eksiklik yargılama sırasında tamamlanabilir.

Mahkeme veya Heyet Ne Yapmalı?

Başvuruyu doğrudan reddetmek yerine davacının tüm tedavi evrakı temin edilmeli; üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalından ya da Adli Tıp Kurumu’ndan, yönetmeliğe uygun biçimde ve bizzat muayene yapılarak yeni bir rapor aldırılmalıdır.

Bu, usulden ret kararıyla karşılaşan başvurucu için doğrudan bir itiraz gerekçesidir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Maluliyet Oranı Hangi Mevzuata Göre Belirlenir?

Maluliyet oranının tespitinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri esas alınır. Sonradan yürürlüğe giren düzenlemeye göre hazırlanan rapor, kaza tarihi bakımından geçerli sonuç doğurmaz.

Bu nedenle rapor alınırken hangi mevzuata göre değerlendirme yapıldığının raporda açıkça yazılı olması gerekir. Raporda bu belirtilmemişse rapora itiraz edilmeli ve düzeltilmesi istenmelidir.

Hesap Kaza Tarihindeki Gelirle Başlar - Kaza tarihi
Aktüerya hesabında dönem ayrımı.

Aktüerya Hesabında Hangi Gelir Esas Alınır?

Kaza tarihindeki gelir esas alınır; dava açıldığı dönemdeki gelir değil. Maddi tazminatın amacı, kişinin kazadan önceki sosyal ve ekonomik durumunda oluşan zararın giderilmesidir.

Bu nedenle davacının kaza tarihinden önce çalıştığı işyerinden son gelirine ilişkin bordroların; bağımsız çalışıyorsa vergi dairesi ve meslek odası kayıtlarının getirtilmesi zorunludur (Yargıtay 17. HD, E. 2013/21407, K. 2015/10333, T. 08.10.2015).

Dava açıldığı döneme ya da kaza tarihinden çok sonrasına ait bordroların esas alınması açık bir bozma nedenidir (Yargıtay 17. HD, E. 2012/9773, K. 2013/7274, T. 20.05.2013).

Gelir durumu kanıtlanamaz ya da kişinin fiilen çalışmadığı belirlenirse, hesapta kaza tarihindeki asgari ücret esas alınır.

İşlemiş ve İşleyecek Dönem

Hesap iki döneme ayrılır. İşlemiş yani bilinen dönem, kaza tarihinden aktüerya raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan süredir; bu dönemde her ay ayrı ayrı hesaplanır ve kanıtlanan gelir asgari ücretin üzerindeyse asgari ücret artışlarına endekslenerek güncellenir.

İşleyecek yani bilinmeyen dönem, hesap tarihinden sonraki aktif ve pasif dönemleri kapsar. Bu aşamada hesap tarihindeki son gelir uygulanarak progresif rant yöntemiyle geleceğe yönelik hesaplama yapılır.

Bu ayrım rakip içeriklerde çoğunlukla tek cümleyle geçilmektedir; oysa hesap tarihinin seçimi tazminat tutarını doğrudan değiştirir. Bu hesap dosyanın kendi verilerine göre değişir; kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kusur Oranının Etkisi

Hesaplanan tazminat, zarar görenin kendi kusuru oranında indirime tabi tutulur. Kusur oranı ceza dosyasındaki tespitle bağlı değildir; hukuk mahkemesi kendi bilirkişi incelemesini yaptırır.

Ceza dosyasındaki kusur raporu hukuk davasında güçlü bir delildir ancak bağlayıcı değildir. Bu ayrım, ceza dosyasında aleyhe kusur belirlenmiş davacılar bakımından önem taşır.

İşverenin Şoför İşçisine Rücu Davası

İşverenin, kazaya karışan şoför işçisine rücu ettiği davalarda kusur tespiti özellik gösterir. Yargıtay içtihatları, salt trafik uzmanı raporunun yeterli olmadığını, iş güvenliği boyutunun da irdelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Trafik Uzmanı Tek Başına Yeterli Değildir

Rücu davalarında raporun yalnızca trafik kusur uzmanı tarafından hazırlanması yeterli görülmemiştir. Bozma gerekçelerinde, davalıların işyerindeki pozisyonları, görev tanımları ve iş güvenliği kuralları dikkate alınarak iş güvenliği uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerektiği ifade edilmiştir (Yargıtay 9. HD, E. 2021/820, K. 2021/5307, T. 02.03.2021; Yargıtay 22. HD, E. 2018/12059).

A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Heyeti

Kusur tespiti için A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine başvurulması gerektiği hükme bağlanmıştır (Yargıtay 10. HD, E. 2023/5575; E. 2024/841). Heyet, işverenin alması gereken önlemleri ve işçinin bu önlemlere uyup uymadığını 6331 sayılı Kanun çerçevesinde inceler.

Karma Heyet

Olayın aynı zamanda trafik kazası olması nedeniyle heyetin karma yapıda olması gerektiği de belirtilmiştir: trafik kusur uzmanları ile işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman kişilerden oluşturulacak kuruldan rapor alınması zorunlu kılınmıştır (Yargıtay 10. HD, E. 2024/4036; E. 2015/17511).

Ayrıca kazanın oluşumundaki kusur oranının teknik analizi için konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden ayrıntılı ve denetime açık rapor alınması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 17. HD, E. 2014/22366, K. 2017/3817, T. 10.04.2017; E. 2016/19409; E. 2016/19536).

Dava türü Aranan bilirkişi Dayanak
Salt trafik kazası tazminatı Trafik kusur uzmanı, makine mühendisi KTK, TBK haksız fiil
İşverenin işçiye rücuu A sınıfı iş güvenliği uzmanı heyeti 6331 sayılı Kanun
Trafik-iş kazası birlikte Karma heyet (trafik + iş güvenliği) Yargıtay 10. HD uygulaması
Tazminat hesabı Aktüer bilirkişi TBK m. 54-55

Sigorta Tahkim Komisyonu mu, Mahkeme mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yolu açıktır. Bu yol genellikle daha hızlıdır ve masrafı düşüktür.

Tahkim yolunda uyuşmazlık hakem heyetince incelenir; belirli tutarı aşan kararlara karşı itiraz ve kanun yolu imkânları öngörülmüştür. Sigortacının bu sisteme üye olması gerekir.

Mahkeme yolunda ise ıslah ve delil imkânları daha geniştir. Seçim, uyuşmazlığın tutarına, delil durumuna ve maluliyet raporundaki tartışmaya göre yapılmalıdır.

Zamanaşımı

Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde KTK m. 109 uyarınca zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır.

Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davasında da bu uzun süre uygulanır. Yaralamalı kazalarda bu, davacı lehine önemli bir süre kazandırır.

Toplanması Gereken Belgeler

Kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası, tüm tedavi evrakı ve epikrizler, yönetmeliğe uygun maluliyet raporu, kaza tarihinden önceki maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, vergi dairesi ve meslek odası kayıtları, sigorta poliçesi, sigortaya başvuru evrakı ve tebligat parçası.

Kaza öncesi gelir belgeleri, hesabın temelini oluşturduğu için en kritik belgelerdir. Bu belgeler temin edilemediğinde hesap asgari ücret üzerinden yapılır ve tazminat önemli ölçüde düşer.

İş Kazası Boyutu

Kaza, işçinin görevi sırasında meydana gelmişse aynı olay hem trafik kazası hem iş kazasıdır. Bu ihtimalde SGK’nın rücu hakkı, işverenin sorumluluğu ve sigortacının sorumluluğu birlikte değerlendirilir.

Bu tür dosyalarda iş kazasının tespiti ayrı bir usul sorunudur. Taksirle yaralama boyutunu taksirle yaralama suçu ve cezası yazısında ele aldım.

Bakiye ömür hesabında hangi yaşam tablosu kullanılır?

Bakiye ömür, tazminatın kaç yıl üzerinden hesaplanacağını belirleyen temel veridir. Uygulamada uzun yıllar PMF 1931 tablosu kullanılmış, sonrasında TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu esas alınmaya başlanmıştır. Hangi tablonun uygulandığı tutarı doğrudan değiştirdiğinden, aktüerya raporunda kullanılan tablonun adı açıkça yazılmalı ve taraflarca denetlenmelidir.

PMF 1931 tablosu, Fransa’da yapılan ölçümlere dayanan ve bugünkü yaşam süresi gerçekliğini yansıtmayan eski bir tablodur. TRH 2010 ise Türkiye nüfusuna ait verilerden üretilmiş ulusal mortalite tablosudur ve daha uzun bir bakiye ömür öngörür.

Bakiye ömrün uzaması, pasif dönemin de uzaması anlamına gelir. Aynı gelir ve aynı maluliyet oranıyla yapılan iki hesap, yalnızca tablo farkı yüzünden birbirinden belirgin biçimde ayrılabilir. Fark özellikle genç kazazedelerde ve yüksek maluliyet oranlarında büyür.

Rapor elinize ulaştığında ilk kontrol edilecek başlıklar şunlardır: hangi yaşam tablosunun kullanıldığı, kazazedenin kaza tarihindeki tam yaşının doğru alınıp alınmadığı, aktif dönem sonunun hangi yaşa göre belirlendiği ve iskonto oranının nasıl uygulandığı. Bu dört veriden birinde yapılan hata, hesabın tamamını tartışmalı hâle getirir.

Yanlış tablo kullanılmışsa rapora süresi içinde itiraz edilerek ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi istenmelidir. İtiraz süresi kaçırıldığında rapordaki hatanın sonradan düzeltilmesi güçleşir.

Pasif dönem hesabı ve maluliyet oranı eşiği

Bedensel zarar hesabı aktif ve pasif dönem olmak üzere ikiye ayrılır. Aktif dönem, kişinin çalışma yaşamının sonuna kadar süren bölümdür; pasif dönem ise emeklilikten bakiye ömrün sonuna kadar geçen süredir. Pasif dönemde kişinin kendi kazancı değil, asgari ücret esas alınır.

Pasif dönemin dayanağı, kişinin çalışma yaşamı bittikten sonra da kendi kişisel işlerini görmekte güç kaybı yaşamasıdır. Bu güç kaybı ekonomik olarak asgari ücretle karşılanır; kişiye bağlanan emekli aylığının tutarı hesabı etkilemez.

Pasif dönemde brüt tutar değil, hesap tarihinde geçerli asgari ücretin net tutarı üzerinden ilerlenir; bulunan yıllık zarar bakiye ömür sonuna kadar iskonto edilerek peşin değere indirgenir.

Uygulamada uzun süre, pasif dönem zararının ancak yüksek oranlı maluliyetlerde hesaplanacağı yönünde bir eşik aranmıştır. Yerleşen yaklaşım ise belirli bir oran eşiği aranmaksızın her maluliyet oranı için pasif dönem hesabı yapılması yönündedir; düşük oranlı maluliyet de kişinin ilerleyen yaşta kendi işlerini görme gücünü azaltır.

Bilirkişi raporunda pasif dönem hiç hesaplanmamışsa ya da oranın düşüklüğü gerekçe gösterilerek dışarıda bırakılmışsa bu noktaya itiraz edilmesi gerekir. Pasif dönemin atlanması, özellikle genç ve düşük oranlı maluliyeti bulunan kazazedelerde tazminatın önemli bir bölümünün kaybı anlamına gelir.

Kurumdan bağlanan gelirin tazminattan mahsubu

Kaza aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse ya da sigortalılığı kapsayan bir olaysa, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir. Bağlanan gelirin peşin sermaye değeri, hesaplanan maddi tazminattan düşülür. Amaç, zarar görenin aynı zarar kalemi için iki kez ödeme alarak zenginleşmesini önlemektir.

Mahsup, denkleştirme ilkesinin bir sonucudur. Tazminat hukukunda zarar görenin uğradığı zarardan fazlasını elde etmesi kabul edilmez; zararı karşılamaya yönelik ödemeler hesaplanan tutardan indirilir.

İndirim her kalemden değil, Kurumun karşıladığı zarara karşılık gelen kalemden yapılır. Sürekli iş göremezlik geliri çalışma gücü kaybından doğan maddi zararı karşıladığı için mahsup maddi tazminat üzerinden gerçekleştirilir. Manevi tazminattan ya da kazanç kaybı dışındaki kalemlerden indirim yapılmaz.

Peşin sermaye değerinin hangi tarih itibarıyla hesaplandığı önemlidir. Kurum kayıtlarının ve tahsis dosyasının mahkemece getirtilmesi, bağlanan gelirin başlangıç tarihi ile artış oranlarının belirlenebilmesi için gereklidir.

Kurumun ayrıca zarar verene rücu hakkı bulunur. Rücu edilebilen kısım ile zarar görene ödenecek tazminat arasındaki sınırın doğru çizilmesi, sigortacının sorumluluk tavanının da doğru belirlenmesini sağlar. Gelir bağlandığı hâlde bu husus dosyaya bildirilmemişse, fazla ödenen tutarın geri istenmesi gündeme gelir.

Asgari geçim indiriminin hesaba etkisi

Asgari geçim indirimi, emeğin karşılığı olarak işverence ödenen bir ücret kalemi değil, vergi yükünü azaltan bir destektir. Bu nitelik farkı, tazminat hesabında net gelir belirlenirken asgari geçim indiriminin gelire eklenip eklenmeyeceği tartışmasını doğurmuştur. Tartışmanın sonucu, aktif ve pasif dönemin tamamına yayıldığı için hesabın bütününe yansır.

Yerleşik yaklaşım, asgari geçim indiriminin ücretin bir parçası sayılmaması yönündedir. Hesaba esas net gelir bulunurken asgari geçim indirimi tutarı dışarıda bırakılır; aksi hâlde kişinin emeğinin karşılığı olarak elde ettiğinden fazlası tazminata esas alınmış olur.

Fark tek başına küçük görünse de aktif ve pasif dönem boyunca yıllara yayıldığında hesapta kayda değer bir sapma yaratır. Asgari ücret üzerinden yapılan hesaplarda etkisi oransal olarak daha büyüktür.

2022 yılında asgari ücretin gelir vergisi ve damga vergisinden istisna tutulmasıyla asgari geçim indirimi uygulaması sona ermiştir. Tartışma bu nedenle, kaza tarihi anılan düzenlemeden önceye rastlayan dosyalarda ve işlemiş dönem hesaplarında önemini korumaktadır.

Aktüerya raporunda net gelirin nasıl bulunduğu, hangi kesintilerin yapıldığı ve asgari geçim indiriminin dahil edilip edilmediği ayrı ayrı gösterilmelidir. Rapor yalnızca sonuç tutarını veriyorsa denetime elverişli sayılmaz; gerekçeli itirazla ayrıntılı hesap tablosu istenmelidir.

Araç değer kaybı ve ikame araç bedeli ayrı kalemlerdir

Kazada hem beden bütünlüğü hem araç zarar görmüşse, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli bedensel zarar tazminatından bağımsız kalemlerdir. Aynı olaydan doğsalar da farklı zarar türlerini karşılarlar ve dava dilekçesinde ayrı ayrı talep edilmeleri gerekir. Talep edilmeyen kalem için hüküm kurulamaz.

Araç değer kaybı, onarım yapılsa dahi aracın kaza kaydı nedeniyle piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Hesabı; aracın markası, yaşı, kilometresi, hasarın ağırlığı ve değişen parçalar dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılır.

İkame araç bedeli ise aracın onarımda kaldığı makul süre boyunca kullanımdan yoksun kalmanın karşılığıdır. Fiilen araç kiralanmış olması şart değildir; kullanım imkânından yoksunluğun kendisi zarar sayılır. Makul onarım süresi servis kayıtları ve teknik inceleme ile belirlenir.

Mahkeme, talep edilmeyen kalem hakkında karar veremez. Dilekçede yalnızca bedensel zarar istenmiş, araç kalemleri hiç yazılmamışsa bu kalemler hükmün kapsamına girmez.

Talep edilmemiş kalemler için sonradan ayrı dava açılması ya da yargılama sırasında ıslah yoluna gidilmesi mümkündür. Her iki yolda da zamanaşımı işlemeye devam ettiğinden gecikme hak kaybına yol açabilir. Kalemlerin dava açılmadan önce eksiksiz belirlenmesi bu yüzden önem taşır.

Faiz türü: hususi araç ile ticari araç ayrımı

Tazminata hangi faizin yürütüleceği aracın plakasına değil, tarafların sıfatına ve işin niteliğine göre belirlenir. Taraflardan biri tacirse ve uyuşmazlık onun ticari işletmesiyle ilgiliyse avans faizi, diğer hâllerde yasal faiz uygulanır. İki oran arasındaki fark, yıllarca süren dosyalarda anapara kadar yüksek tutarlara ulaşabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir tacirin işletmesiyle ilgili işlemleri ticari iş sayılır. Taraflardan yalnızca biri için ticari nitelik taşıyan iş, kural olarak diğeri bakımından da ticari iş kabul edilir. Ticari işlerde temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun çerçevesinde Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı oran üzerinden hesaplanır.

Sigorta şirketleri tacir olduğundan, doğrudan sigortacıya yöneltilen taleplerde avans faizi gündeme gelir. Zarara yol açan aracın bir ticari işletmeye ait olması ya da taşımacılık faaliyetinde kullanılması da bu değerlendirmeyi etkiler.

Kazaya karışan araçların hususi araç olduğu ve taraflar arasında tacir sıfatı bulunmayan dosyalarda ise yasal faiz uygulanır.

Faizin başlangıç tarihi ayrı bir sorundur. Sigortacı bakımından faiz, başvuru üzerine ödeme yükümlülüğünün doğduğu tarihten; zarar veren bakımından haksız fiil tarihinden işletilir. Dava dilekçesinde faiz türü ve başlangıç tarihi açıkça yazılmazsa talep dar yorumlanabilir.

Çocuk kazazedelerde efor kaybı ve bakıcı gideri

Kazada yaralanan kişi henüz çalışma hayatına girmemiş bir çocuksa gelir kaybı belgeye bağlanamaz. Hesap, çocuğun ileride elde edeceği kazancın karşılığı olarak asgari ücret üzerinden kurulur; efor kaybı adı verilen bu zarar kalemi maluliyet oranıyla orantılı biçimde belirlenir ve bakiye ömür boyunca hesaplanır.

Efor kaybı, bedensel güçteki azalmanın ekonomik karşılığıdır. Çocuklarda aktif dönem, çalışma yaşamına girileceği kabul edilen yaştan başlatılır; o tarihe kadar geçen süre için kazanç kaybı hesaplanmaz, hesap ileriye dönük kurulur.

Çocuğun eğitim durumu, devam ettiği okul türü ve ailesinin mesleki geçmişi, hesapta asgari ücretin üzerinde bir gelir öngörülmesini tek başına haklı kılmaz. Bilirkişiler kural olarak asgari ücretten hareket eder.

Yaralanma sürekli bakım gerektiriyorsa bakıcı gideri ayrı bir kalem olarak istenir. Bakımın aile bireyleri tarafından karşılıksız üstlenilmiş olması bu kalemi ortadan kaldırmaz; yakınların gösterdiği özveri zarar verenin yararına sonuç doğurmaz.

Bakıcı gideri hesaplanırken bakımın günde kaç saat gerektiği, refakatin sürekli mi kısmi mi olduğu ve bakıcı ücretinin hangi tutar üzerinden belirleneceği sağlık kurulu raporuna göre saptanır. Bakım ihtiyacı ömür boyu sürüyorsa kalem, bakiye ömür sonuna kadar hesaplanır.

Tazminat kalemi Hesap esası Dayanak
Aktif dönem kazanç kaybı Kaza tarihindeki net gelir; ispatlanamazsa asgari ücret TBK m. 54
Pasif dönem zararı Net asgari ücret, bakiye ömür sonuna kadar TBK m. 54; TRH 2010 tablosu
Çocukta efor kaybı Çalışma yaşından itibaren asgari ücret TBK m. 54
Bakıcı gideri Sağlık kurulu raporundaki bakım ihtiyacı ve süresi TBK m. 54
Tedavi giderleri Belgelenen giderler; Kurum karşılamışsa mahsup TBK m. 54; 5510 sayılı Kanun
Kurum geliri mahsubu Peşin sermaye değerinin maddi tazminattan indirimi 5510 sayılı Kanun m. 21
Araç değer kaybı Aracın yaşı, hasar ağırlığı, piyasa değerindeki düşüş TBK m. 49
İkame araç bedeli Makul onarım süresince kullanım yoksunluğu TBK m. 49
Manevi tazminat Kusur, maluliyet ve tarafların durumuna göre takdir TBK m. 56
Faiz Ticari işte avans faizi, diğer hâllerde yasal faiz 3095 sayılı Kanun; TTK m. 3, m. 19

40 Soruda Trafik Kazası Maluliyet Tazminatı

1. Dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunlu mu?
Zorunludur. KTK m. 97 uyarınca yazılı başvuru dava şartıdır.

2. Sigortacı cevap vermezse ne olur?
Kanunda öngörülen süre içinde cevap verilmezse dava veya tahkim yolu açılır.

3. Başvuru eksikse dava reddedilir mi?
Doğrudan reddedilmemelidir; HMK m. 115/2 uyarınca tamamlanabilir dava şartıdır.

4. Bir yıl dolmadan alınan rapor geçerli mi?
Hakem heyetleri usulden reddetmekte, Yargıtay bu kararları bozmaktadır.

5. Yargıtay’ın gerekçesi nedir?
Eksiklik giderilebilir niteliktedir; yargılamada bir yıl dolmuşsa yeni rapor alınmalıdır.

6. Yeni rapor nereden alınır?
Üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalından ya da Adli Tıp Kurumu’ndan, bizzat muayeneyle alınır.

7. Maluliyet oranı hangi mevzuata göre belirlenir?
Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenir.

8. Rapora itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Hangi mevzuata göre değerlendirildiği raporda yazılı olmalıdır.

9. Aktüerya hesabında hangi gelir esas alınır?
Kaza tarihindeki gelir esas alınır.

10. Dava tarihindeki bordro kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. Bu, açık bozma nedenidir.

11. Gelirimi ispatlayamazsam ne olur?
Kaza tarihindeki asgari ücret esas alınır.

12. Hangi belgeler gelir ispatı sağlar?
Maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, vergi dairesi ve meslek odası kayıtları.

13. İşlemiş dönem nedir?
Kaza tarihinden aktüerya raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan süredir.

14. İşlemiş dönem nasıl hesaplanır?
Her ay ayrı ayrı hesaplanır; gelir asgari ücret artışlarına endekslenerek güncellenir.

15. İşleyecek dönem nedir?
Hesap tarihinden sonraki aktif ve pasif dönemleri kapsar.

16. İşleyecek dönemde hangi gelir kullanılır?
Hesap tarihindeki bilinen son gelir uygulanır ve iskonto edilir.

17. Kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
Zarar görenin kendi kusuru oranında indirim yapılır.

18. Ceza dosyasındaki kusur raporu bağlar mı?
Bağlamaz; güçlü delildir ancak hukuk mahkemesi kendi incelemesini yaptırır.

19. Öğrenciler için hesap nasıl yapılır?
Eğitim durumu ve mezuniyet sonrası beklenen gelir dikkate alınarak özel değerlendirme yapılır.

20. Pasif dönem ne demektir?
Aktif çalışma yaşının sonundan sonraki, bakiye ömür süresini kapsayan dönemdir.

21. Manevi tazminat ayrıca istenebilir mi?
İstenebilir. Sigortacı kural olarak manevi tazminattan sorumlu değildir; sorumluya karşı talep edilir.

22. İşverenin işçiye rücuunda hangi bilirkişi gerekir?
Salt trafik uzmanı yetmez; iş güvenliği uzmanı raporu da alınmalıdır.

23. Kaç kişilik heyet aranır?
A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik heyete başvurulması gerektiği belirtilmiştir.

24. Karma heyet ne zaman gerekir?
Olay hem trafik hem iş kazası niteliğindeyse trafik ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan kurul aranır.

25. Makine mühendisi bilirkişi gerekir mi?
Kusur oranının teknik analizi için makine mühendisi raporu istenmiştir.

26. Rapor denetime açık olmalı mı?
Olmalıdır. Ayrıntılı ve denetime elverişli olmayan rapor hükme esas alınamaz.

27. Zamanaşımı süresi nedir?
Öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m. 109).

28. Kaza suç oluşturuyorsa süre değişir mi?
Ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı tazminat davasında da uygulanır.

29. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir miyim?
Sigortacı sisteme üyeyse başvurabilirsiniz; süreç genellikle daha hızlıdır.

30. Tahkim kararına itiraz edilebilir mi?
Belirli tutarı aşan kararlarda itiraz ve kanun yolu imkânları öngörülmüştür.

31. Hangi yolu seçmeliyim?
Tutar, delil durumu ve maluliyet tartışmasının kapsamına göre belirlenmelidir.

32. Görevli mahkeme hangisidir?
Sigortacıya karşı açılan davalarda asliye ticaret mahkemesi, sorumluya karşı açılan davalarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

33. Arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari nitelikteki alacak taleplerinde dava şartı arabuluculuk uygulanır.

34. Sigorta limiti aşılırsa ne olur?
Aşan kısım için sorumluya doğrudan başvurulur.

35. İşleten kim sayılır?
Araç üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan ve ondan ekonomik yarar sağlayan kişidir.

36. Kaza iş kazası da sayılabilir mi?
İşçinin görevi sırasında meydana gelmişse hem trafik hem iş kazasıdır.

37. SGK’nın rücu hakkı var mı?
Vardır. Kurum, yaptığı ödemeler için sorumlulara rücu edebilir.

38. Hangi belgeler kritik önemdedir?
Kaza tarihinden önceki gelir belgeleri ve yönetmeliğe uygun maluliyet raporudur.

39. Tedavi giderleri kimden istenir?
Tedavi giderlerinin karşılanmasında ilgili mevzuat uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu devreye girer.

40. Rapor için ne kadar beklemeliyim?
İyileşme sürecinin tamamlanması aranır; yaralanma türüne göre öngörülen süreler farklıdır.

Sonuç

Trafik kazası maluliyet tazminatında iki teknik nokta belirleyicidir. Birincisi, sigortaya başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun bir yıl dolmadan alınmış olması hâlinde başvurunun usulden reddedilmemesi gerektiğidir; bu eksiklik HMK m. 115/2 uyarınca giderilebilir niteliktedir ve Yargıtay ret kararlarını istikrarlı biçimde bozmaktadır.

İkincisi, aktüerya hesabında kaza tarihindeki gelirin esas alınmasıdır. Dava tarihindeki bordroya dayanan hesap bozma nedenidir; gelir ispatlanamadığında kaza tarihindeki asgari ücret uygulanır. Bu nedenle kaza öncesi gelir belgelerinin toplanması, dosyanın en kritik hazırlık işidir.

İşverenin şoför işçisine rücu davalarında ise salt trafik uzmanı raporu yeterli değildir; iş güvenliği uzmanı raporu ya da karma heyet aranır. Her dosyanın yaralanma türü, gelir yapısı ve kusur dağılımı farklıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

Yargı kararları

Aşağıdaki kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15781, K. 2024/13174, T. 18.12.2024
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16851, K. 2024/12997, T. 16.12.2024
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11038, K. 2024/8044, T. 23.09.2024
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/982, K. 2024/5183, T. 23.05.2024
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25665, K. 2023/4700, T. 30.03.2023
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23765, K. 2023/1845, T. 15.02.2023
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20018, K. 2022/17126, T. 19.12.2022
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/11219, K. 2022/4688, T. 14.03.2022
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/22366, K. 2017/3817, T. 10.04.2017
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/21407, K. 2015/10333, T. 08.10.2015
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/9773, K. 2013/7274, T. 20.05.2013
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/682, K. 2022/6138, T. 21.04.2022
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/22522, K. 2016/1992, T. 16.02.2016
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/12624, K. 2015/13177, T. 30.06.2015
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/820, K. 2021/5307, T. 02.03.2021
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1846, K. 2025/2030, T. 10.12.2025
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/335, K. 2025/1185, T. 04.06.2025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/638, K. 2025/1357, T. 23.09.2025
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/931, K. 2025/1087, T. 26.09.2025

Doktrin ve akademik kaynaklar

  • Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara
  • Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi, Ankara
  • Çelik Ahmet Çelik, Tazminat Hukuku, Legal Yayıncılık, İstanbul
  • Mustafa Çeker, Sigorta Hukuku, Karahan Kitabevi, Adana
  • Rayegân Kender, Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
  • Ali Güzel – Ali Rıza Okur – Nurşen Caniklioğlu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.