Skip to main content

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası

Taksirle yaralama suçunun temel cezası 25.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile yükseltilmiştir. TCK m. 89/1’e göre taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. İnternette hâlâ eski ceza aralığını veren çok sayıda içerik bulunduğundan, hesaplamada suç tarihindeki metin esas alınmalıdır.

Bu yazıda taksir ve bilinçli taksir ayrımı, neticeye göre artırım oranları, birden fazla mağdur hâli, şikâyet şartının hangi durumda ortadan kalktığı, uzlaştırma ve basit yargılama usulü, sürücü belgesinin geri alınması ile trafik, iş kazası ve tıbbi uygulama bakımından kusur değerlendirmesi Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda bulunmaktadır.

Taksirle Yaralamada Ceza Basamakları Netice Ağırlaştıkça Ceza Artar TEMEL HÂL — TCK m. 89/1 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası (7571 s.K. ile 25.12.2025) m. 89/2 — YARI ARTIRIM kemik kırığı, yüzde sabit iz, hayati tehlike, işlev zayıflaması m. 89/3 — BİR KAT ARTIRIM bitkisel hayat, organ kaybı, yüzün sürekli değişikliği m. 89/4 — BİRDEN FAZLA MAĞDUR 9 ay – 5 yıl hapis BİLİNÇLİ TAKSİR — TCK m. 22/3 ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar artırılır ŞİKÂYET ŞARTI KALKAR bilinçli taksir + nitelikli netice Uzlaştırma her hâlde uygulanır (CMK m. 253) — basit yargılamada 1/4 indirim (CMK m. 251) Sürücü belgesi 3 ay – 3 yıl geri alınabilir (TCK m. 53/6)
Taksirle yaralamada ceza basamakları ve usul sonuçları.

Taksir Nedir?

Taksir, TCK m. 22/2’de dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2016 tarihli, E. 2014/13, K. 2016/424 ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/3774, K. 2024/744 sayılı kararlarında bu tanım kullanılmıştır.

Ceza Genel Kurulu’nun anılan kararında taksirin istisnai bir kusurluluk şekli olduğu, cezalandırmanın temel gerekçesinin öngörebilme olanak ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmak esasına dayandığı ve suçun oluşması için neticenin öngörülebilir olmasına karşın fail tarafından öngörülememesi gerektiği vurgulanmıştır.

Neticenin tüm ayrıntısı öngörülmek zorunda değil

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli kararında önemli bir ölçüt yer alır: gerçekleşen neticenin bütün ayrıntı ve inceliklerinin tahmin edilebilir olmasına gerek yoktur; sonucun genel olarak öngörülebilir olması taksirin varlığı için yeterlidir.

Objektif olarak öngörülemeyen bir netice gerçekleşmişse kaza veya tesadüf söz konusu olur ve cezai sorumluluk doğmaz.

Kast ispatlanamazsa taksir

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.05.2023 tarihli, E. 2022/9862, K. 2023/1679 sayılı kararında, sanığın eylemini kasten gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden kasten yaralamadan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Yaya da fail olabilir

Bu, uygulamada en çok şaşırtan noktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.02.2016 tarihli, E. 2014/67, K. 2016/45 sayılı kararında taksirle öldürme ve yaralama suçlarının herkes tarafından işlenebileceği, kategorik olarak yayaların bu suçların faili olamayacağının söylenemeyeceği belirtilmiştir.

Aynı kararda, yayaların kendileri için öngörülen trafik kurallarına uymamak suretiyle kusurlu hareket ederek başkasının yaralanmasına neden olması durumunda taksirli suçtan cezalandırılmasının mümkün olduğu; yayalara idari para cezası uygulanmasının TCK m. 85 veya 89 uyarınca cezalandırılmalarına engel teşkil etmediği ifade edilmiştir.

Cezalar ve Artırım Oranları

Fıkra Netice Sonuç
m. 89/1 Vücuda acı verme, sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
m. 89/2 İşlevin sürekli zayıflaması, kemik kırığı, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayati tehlike, erken doğum Ceza yarısı oranında artırılır
m. 89/3 İyileşme imkânı olmayan hastalık veya bitkisel hayat, organ kaybı, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi Ceza bir kat artırılır
m. 89/4 Birden fazla kişinin yaralanması 9 aydan 5 yıla kadar hapis

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2025 tarihli, E. 2021/260, K. 2025/71 sayılı kararında artırım mekanizması özetlenmiştir: mağdurun ikinci fıkrada gösterilen şekilde yaralanması durumunda birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza yarı oranında, üçüncü fıkrada gösterilen şekilde yaralanması durumunda bir kat artırılır.

Aynı fıkrada birden fazla netice varsa

Mağdurda hem kemik kırığı hem yüzde sabit iz gibi aynı fıkrada yer alan birden fazla sonuç doğmuşsa, temel ceza bir kez yarı oranında artırılır. Ancak bu durum TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde gerekçe yapılır.

Bilinçli Taksir

TCK m. 22/3’e göre kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Ceza Genel Kurulu’nun 21.11.2017 tarihli, E. 2017/635, K. 2017/487 sayılı kararında ayrım şöyle yapılmıştır: bilinçli taksiri basit taksirden ayıran özellik, fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş fakat istenmemiş olmasıdır.

Hangi davranışlar bilinçli taksir sayılmıştır?

  • Kırmızı ışık ihlaliyle kavşağa girme: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.02.2024 tarihli, E. 2023/6581, K. 2024/430
  • Meskûn mahalde drift hareketi yapma: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30.11.2021 tarihli, E. 2021/7165, K. 2021/8435
  • Havaya ateş etme: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, 11.04.2018 tarihli, E. 2017/2617, K. 2018/876

Artırımın sırası

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 14.06.2023 tarihli, E. 2023/3986, K. 2023/2167 sayılı kararında, TCK m. 61/2 gereğince temel ceza üzerinden yapılacak artırımın öncelikle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerektiği belirtilmiştir. Sıra hatası, hükmün denetlenmesinde ileri sürülebilecek somut bir husustur.

Olası kastla sınır

Fail neticeyi öngörmüş ancak gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmişse bilinçli taksir vardır. Neticeyi öngörüp kabullenmişse eylem olası kastla yaralamaya dönüşür ve taksir rejiminin dışına çıkılır. Doktrinde, sırf neticenin ağırlığına bakılarak bilinçli taksir yerine olası kast kabul edilmesi kusur ilkesine aykırı bulunmaktadır.

Basit taksir ile bilinçli taksir ayrımı hem ceza artırımını hem şikâyet şartını hem de hapsin adli para cezasına çevrilebilmesini etkiler. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Şikâyet Şartı

Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak TCK m. 89/5 uyarınca birinci fıkra kapsamındaki basit yaralamalar hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde takibat şikâyet koşuluna bağlı değildir.

Ceza Genel Kurulu’nun 21.11.2017 tarihli kararında bu esas benimsenmiştir: bilinçli taksir sonucu meydana gelen yaralanmanın nitelikli olması durumunda şikâyet şartı aranmaz.

Yani iki koşul birlikte gerçekleşmelidir: bilinçli taksir ve nitelikli netice. Bunlardan biri yoksa şikâyet aranır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

Cezanın Belirlenmesi

TCK m. 22/4’e göre taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2014 tarihli, E. 2013/405, K. 2014/22 sayılı kararında bu kural uygulanmıştır.

Ceza Genel Kurulu’nun 21.05.2025 tarihli, E. 2022/16, K. 2025/215 sayılı kararında bireyselleştirme ölçütleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Karara göre alt ve üst sınır arasında ceza belirlenirken TCK m. 61/1 ile m. 22/4’teki ölçütler birlikte göz önüne alınmalıdır: failin kusurunun yanı sıra suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı.

Aynı kararda önemli bir denge kurulmuştur: taksire dayalı kusurun ağır olduğu durumlarda alt sınırdan uzaklaşılarak, hafif olduğu durumlarda alt sınıra yaklaşılarak ceza tayin edilmesi isabetlidir; ancak bundan ağır kusurlu fail hakkında mutlaka en üst hadden, hafif kusurlu fail hakkında mutlaka alt hadden ceza verilmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Diğer ölçütler ve orantılılık ilkesi bir bütün hâlinde değerlendirilerek haklı ve ölçülü bir ceza belirlenmelidir.

Uygulamadan örnekler

Karar Olay Ceza
12. CD, 15.01.2025 Yayanın kemik kırığıyla yaralanması, asli kusur 15 ay hapis, sürücü belgesi 2 yıl geri alma
12. CD, 06.02.2024 Kırmızı ışık ihlali, bilinçli taksir, kemik kırığı 13 ay 10 gün hapis, ertelendi, belge 5 ay geri alındı
12. CD, 11.09.2024 Takip mesafesi ihlali, hayati tehlike ve kemik kırığı 7 ay 15 gün hapis, ertelendi
12. CD, 06.03.2024 Hayati tehlike ve kemik kırığı 7.500 TL adli para cezası, belge 6 ay geri alındı
12. CD, 22.02.2023 Geçiş önceliği ihlali, birden fazla kişinin yaralanması 3.000 TL adli para cezası

Tablo, aynı suçun hapis ya da adli para cezasıyla sonuçlanabildiğini gösterir. Adli para cezasının hesaplanması ve ödenmesi adli para cezası yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Adli para cezasına çevirme sınırı

TCK m. 89/1 hapis veya adli para cezasını seçimlik olarak öngörür. Hâkim temel cezayı adli para cezası olarak belirlerse bunu hapse çeviremez. Hapis cezası tercih edilmişse koşulları varsa TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir; ancak TCK m. 50/4 uyarınca bilinçli taksir hâlinde uzun süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi engellenmiştir.

Usul: Uzlaştırma, Basit Yargılama ve Zamanaşımı

Uzlaştırma zorunludur

CMK m. 253/1-b-2 uyarınca taksirle yaralama suçu, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma evresinde uzlaştırma teklifi yapılmadan iddianame düzenlenemez.

Basit yargılama usulünde dörtte bir indirim

CMK m. 251 uyarınca asliye ceza mahkemesince üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda dosya üzerinden karar verilebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 14.06.2023 ve 23.03.2021 tarihli, E. 2019/8651, K. 2021/2953 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

Sürücü belgesinin geri alınması

TCK m. 53/6 uyarınca trafik düzeninin veya belli bir meslek ya da sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen suçlarda fail hakkında üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere uygulamada belge geri alma süreleri beş aydan iki yıla kadar değişmektedir.

Zamanaşımı

Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2025 tarihli kararında belirtildiği üzere TCK m. 66/1-e uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, m. 67/4 göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise on iki yıldır.

Özel Sorumluluk Alanları

Trafik kazaları

Hız sınırının aşılması, kırmızı ışık ihlali, alkollü araç kullanımı ve emniyetsiz taşıma dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali olarak kusur tespitinde belirleyicidir. Kusur dağılımı, cezanın alt ve üst sınır arasındaki tayinini doğrudan etkiler.

İş kazaları

İş kazalarında işverenin cezai sorumluluğu kusur ilkesine dayanır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında risk analizi yapmayan, koruyucu ekipman sağlamayan veya denetim görevini ihmal eden işveren ya da işveren vekili taksirle yaralamadan sorumlu tutulabilir.

Önemli bir ayrım vardır: 6331 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezaları, ceza mahkemesince verilecek adli para cezasından hukuken tamamen bağımsızdır. İdari para cezasının uygulanma usulü ve itiraz yolu idari para cezası yazısında açıklanmıştır.

Tıbbi uygulama hataları

Hekimler ve sağlık personeli bakımından her başarısız tedavi suç oluşturmaz. Sorumluluk için tanı, endikasyon, müdahale veya ameliyat sonrası bakım aşamalarında tıp biliminin kabul edilmiş standartlarına aykırı, öngörülebilir ve önlenebilir bir eylem ya da ihmal bulunmalıdır.

Doktrinde komplikasyon ile malpraktis ayrımı tartışılmaktadır: hekim tıp standartlarına uygun hareket etmişse ortaya çıkan öngörülebilir fakat önlenemez yan etkiler komplikasyon sayılır ve cezai sorumluluk doğurmaz. Bu konunun ayrıntıları doktorun cezai sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.

Kişisel ve Ailevi Mağduriyet (TCK m. 22/6)

Taksirli hareketin neticesi, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa faile ceza verilmez. Eylem bilinçli taksirle işlenmişse ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için mağduriyetin münhasıran faile ait olması gerekir. Kazada failin yakını dışında üçüncü kişiler de yaralanmışsa m. 22/6 bütünüyle uygulanamaz.

Kusur oranı, taksirin türü ve adli raporun içeriği cezayı belirleyen üç temel unsurdur; bunlar dosyaya özgü değerlendirme gerektirir. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.

Taksirin Beş Unsuru

Yargı kararlarında taksirli suçun varlığı beş unsurun birlikte gerçekleşmesine bağlanır. Savunmada bunlardan birinin bulunmadığının gösterilmesi yeterlidir.

  • Fiilin taksirle işlenebilir olması: Kanun o suçun taksirle işlenmesini cezalandırmalıdır.
  • Hareketin iradi olması: Fail hareketi kendi iradesiyle yapmalıdır; refleks veya zorlama altındaki hareket bu şartı karşılamaz.
  • Sonucun istenmemesi: Netice istenmişse kast, kabullenilmişse olası kast söz konusu olur.
  • Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağı: Zarar, failin davranışından doğmuş olmalıdır.
  • Sonucun öngörülebilir olması: Objektif olarak öngörülemeyen netice kaza sayılır ve sorumluluk doğurmaz.

Nedensellik bağının kesilmesi

Failin davranışıyla zarar arasındaki bağ, araya giren bir başka etkenle kesilebilir. Mağdurun kendi hareketi ya da üçüncü kişinin davranışı sonucu doğurmuşsa, failin sorumluluğu bu noktada tartışmaya açılır.

Bu, kusur oranı tartışmasından farklıdır: kusur oranında sorumluluk paylaşılır, nedensellik bağının kesilmesinde ise sorumluluk hiç doğmaz. Bilirkişi raporunda bu iki durum karıştırılmamalıdır.

Teşebbüs ve iştirak mümkün değildir

Taksirli suçlarda netice istenmediğinden teşebbüs hükümleri uygulanmaz. Aynı şekilde iştirak de mümkün değildir; birden fazla kişinin taksirli davranışı bulunuyorsa her biri kendi kusuru oranında ayrı ayrı sorumlu olur.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ile İçtima

TCK m. 179 ve TCK m. 89 Nasıl Birleşir? Trafikte Yaralama: İki Suç Bir Arada mı? Alkollü / kurallara aykırı sürüş Kimse yaralanmadı Biri yaralandı Yalnız TCK m. 179/3 Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşur Şikâyete tabi değildir TCK m. 89 öne geçer Tehlike suçu, zarar suçunun içinde erir Alkol, bilinçli taksir tartışmasını açar Dikkat Yaralanan kişi başkası ise TCK m. 89 şikâyete tabidir; m. 179 ise resen kovuşturulur.
Trafik kazasında iki suç tipinin ilişkisi.

Trafik kazalarında en çok tartışılan konu, taksirle yaralama ile TCK m. 179’daki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun birlikte uygulanıp uygulanmayacağıdır.

Ayrımın ölçütü şudur: TCK m. 179 bir tehlike suçudur, TCK m. 89 ise zarar suçudur. Tehlike gerçekleşip zarar doğmuşsa, kural olarak zarar suçundan hüküm kurulur ve tehlike suçu ayrıca cezalandırılmaz.

Ancak bu kuralın pratik açıdan çok önemli bir sonucu vardır. Taksirle yaralamanın basit hâli şikâyete bağlıdır; şikâyet yoksa veya şikâyetten vazgeçilmişse bu suçtan hüküm kurulamaz. Bu durumda alkollü veya aşırı hızlı araç kullanma gibi fiiller bakımından TCK m. 179 yeniden gündeme gelir ve fail bu suçtan cezalandırılabilir.

Yani şikâyetten vazgeçmek, sürücünün her hâlde cezasız kalacağı anlamına gelmez.

Alkol ve Bilinçli Taksir

Alkollü araç kullanımının basit taksir mi bilinçli taksir mi oluşturduğu, alkolün kişide yarattığı etki düzeyine göre belirlenir.

Adli tıp uygulamasında belirli bir promil düzeyinin üzerinde güvenli sürüş yeteneğinin ortadan kalktığı kabul edilir. Bu düzeyin aşıldığı hâllerde failin neticeyi öngördüğü, buna rağmen gerçekleşmeyeceğine güvendiği sonucuna varılabilir ve bilinçli taksir uygulanır.

Ölçümün kaza anındaki değeri gösterip göstermediği de tartışma konusudur. Vücuttaki alkol oranı zamanla azaldığından, kazadan uzun süre sonra yapılan ölçümde geriye dönük hesaplama yapılması gerekebilir. Bu hesap adli tıp raporuyla ortaya konulur.

Kırmızı ışık ihlali, meskûn mahalde drift ve makas atma gibi davranışlar ise yerleşik uygulamada bilinçli taksir sayılmaktadır.

Sürücü Belgesinin Hangi Sınıfı Geri Alınır?

TCK m. 53/6 uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Uygulamada gözden kaçan husus, birden fazla sınıf ehliyeti bulunan sürücülerde tedbirin kapsamıdır.

Tedbir, kazanın meydana geldiği araç türüne ilişkin sınıf bakımından uygulanır. Kazayla ilgisi bulunmayan diğer sınıfların topluca geri alınması, tedbirin amacını aşar ve bu husus kanun yolunda ileri sürülebilir.

Birden Fazla Mağdurda Uzlaştırma

TCK m. 89/4, fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde tek bir ceza aralığı öngörür. Ancak bu, usul bakımından tek bir uzlaştırma yapılacağı anlamına gelmez.

Her mağdur bakımından uzlaştırma ayrı ayrı yürütülür. Mağdurlardan biriyle uzlaşma sağlanıp diğeriyle sağlanamazsa, uzlaşılan mağdur yönünden dosya kapanır; diğeri bakımından yargılama devam eder.

Aynı şekilde şikâyet hakkı da her mağdur için ayrıdır. Bir mağdurun şikâyetten vazgeçmesi diğerinin şikâyetini etkilemez.

Etkin Pişmanlık Uygulanmaz

Taksirle yaralama suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. TCK m. 168 malvarlığına karşı suçlar için öngörülmüştür ve taksirle yaralamaya yollama yapan bir hüküm bulunmamaktadır.

Zararın giderilmesi bu suçta ancak iki yolla sonuç doğurur: uzlaştırma kapsamında anlaşma sağlanması veya TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim değerlendirmesinde lehe unsur olarak dikkate alınması.

Etkin pişmanlığın uygulandığı suç tipleri etkin pişmanlık sebebiyle ceza indirimi yazısında tablo hâlinde gösterilmiştir.

Tutuklama, Görev ve Yetki

CMK m. 100/4 uyarınca yalnızca adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. TCK m. 89/1’in üst sınırı bu eşikte olduğundan basit hâlde tutuklama gündeme gelmez.

Buna karşılık nitelikli hâllerde ve özellikle birden fazla mağdurun bulunduğu m. 89/4 uygulamasında ceza üst sınırı yükseldiğinden tutuklama mümkün hâle gelebilir.

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Beraat Gerektiren Hâller

Taksirle yaralama dosyalarında beraat kararı üç ayrı gerekçeye dayanabilir.

  • Kusurun bulunmaması: Failin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmediğinin belirlenmesi. Kusur raporunda failin kusursuz sayılması bu sonucu doğurur.
  • Öngörülemezlik: Neticenin objektif olarak öngörülemez olması; bu hâlde kaza söz konusudur.
  • Delil yetersizliği: Fiilin fail tarafından gerçekleştirildiğinin şüpheden uzak biçimde ortaya konulamaması.

Ayrıca nedensellik bağının kesildiği hâllerde de sorumluluk doğmaz.

Tazminat Sorumluluğu

Ceza davasından bağımsız olarak mağdur, maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve kazanç kaybı maddi tazminatın kapsamındadır.

Trafik kazalarında sorumluluk yalnızca sürücüde değildir; araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da sorumlu tutulabilir. Bu nedenle dava, sigorta şirketine yöneltilerek de açılabilir.

İş kazalarında işverenin sorumluluğu, ceza sorumluluğundan bağımsız olarak iş hukuku hükümlerine göre değerlendirilir. Tıbbi uygulama hatalarında ise hekimin yanı sıra sağlık kuruluşunun sorumluluğu gündeme gelir; bu husus doktorun cezai sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.

Hayvan Nedeniyle Yaralanma

Taksirle yaralama yalnızca trafik, iş ve sağlık alanlarıyla sınırlı değildir. Sahibi bulunan hayvanın gerekli tedbirler alınmadan serbest bırakılması sonucu bir kişinin yaralanması da bu suç kapsamında değerlendirilir.

Sorumluluğun dayanağı, hayvanın bakım ve gözetimini üstlenen kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüdür. Tasma, ağızlık ve bahçe güvenliği gibi tedbirlerin alınmamış olması kusur değerlendirmesinde esas alınır.

50 Soruda Taksirle Yaralama

Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.

Kavram

1. Taksirle yaralama nedir?
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu bir kişinin vücut bütünlüğünün istemeden ihlal edilmesidir.

2. Hangi maddede düzenlenmiştir?
TCK m. 89’da.

3. Cezası nedir?
Temel hâlde dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası.

4. Bu ceza ne zaman değişti?
25.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile.

5. Eski ceza neydi?
Değişiklikten önceki metin daha düşük bir aralık öngörüyordu; somut olayda suç tarihindeki hüküm uygulanır.

6. Taksir nedir?
Neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. TCK m. 22/2’de tanımlanmıştır.

7. Neticeyi ayrıntısıyla öngörmem gerekir mi?
Hayır. Sonucun genel olarak öngörülebilir olması yeterlidir.

8. Öngörülemeyen netice ne olur?
Kaza veya tesadüf sayılır, cezai sorumluluk doğmaz.

9. Kasten yaralama ile farkı nedir?
Kastın varlığı ispatlanamıyorsa fiil taksirle yaralama sayılır.

Fail

10. Bu suçu kimler işleyebilir?
Herkes. Özgü suç değildir.

11. Yaya fail olabilir mi?
Evet. Ceza Genel Kurulu 09.02.2016 tarihli kararında bu kabul edilmiştir.

12. Yayaya idari para cezası verilmişse ceza davası açılır mı?
Evet. İdari para cezası TCK m. 89 uygulanmasına engel değildir.

13. İşveren sorumlu olur mu?
Kusur ilkesi çerçevesinde evet.

14. Hekim sorumlu olur mu?
Tıp standartlarına aykırı, öngörülebilir ve önlenebilir bir eylem veya ihmal varsa evet.

Nitelikli hâller

15. Kemik kırığında ceza ne kadar artar?
Yarı oranında.

16. Hayati tehlike de aynı fıkrada mı?
Evet, TCK m. 89/2 kapsamındadır.

17. Yüzde sabit iz hangi fıkraya girer?
m. 89/2’ye.

18. Yüzün sürekli değişikliği?
m. 89/3 kapsamındadır ve ceza bir kat artırılır.

19. Organ kaybı hangi fıkra?
m. 89/3.

20. Bitkisel hayat hangi fıkra?
m. 89/3.

21. Birden fazla kişi yaralanırsa?
m. 89/4 uyarınca dokuz aydan beş yıla kadar hapis.

22. Aynı fıkrada iki netice varsa iki kez artırım olur mu?
Hayır. Bir kez artırılır; bu husus temel cezanın belirlenmesinde gerekçe olur.

23. Netice nasıl belirlenir?
Adli tıp raporuyla.

24. Basit tıbbi müdahale ne demek?
Yaralanmanın hafif nitelikte olduğunu gösteren adli tıp değerlendirmesidir.

Bilinçli taksir

25. Bilinçli taksir nedir?
Neticenin öngörülmesine rağmen istenmemesidir.

26. Cezayı nasıl etkiler?
Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

27. Kırmızı ışık ihlali bilinçli taksir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 06.02.2024 tarihli kararında bu kabul edilmiştir.

28. Drift yapmak?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 30.11.2021 tarihli kararında bilinçli taksir sayılmıştır.

29. Havaya ateş etmek?
İstanbul BAM 11. Ceza Dairesi 11.04.2018 tarihli kararında bilinçli taksir kabul edilmiştir.

30. Artırım hangi sırayla yapılır?
Önce bilinçli taksir artırımı uygulanır.

31. Olası kastla farkı nedir?
Neticeyi kabullenme varsa olası kast, gerçekleşmeyeceğine güvenme varsa bilinçli taksir vardır.

Şikâyet

32. Suç şikâyete tabi mi?
Kural olarak evet.

33. Şikâyet süresi ne kadar?
Fiili ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

34. Şikâyet şartı ne zaman kalkar?
Bilinçli taksir ve nitelikli netice birlikte varsa.

35. Basit yaralamada bilinçli taksir varsa?
Şikâyet yine aranır; m. 89/1 istisna dışıdır.

36. Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?
Şikâyete bağlı hâllerde evet.

Usul

37. Uzlaştırma zorunlu mu?
Evet. Teklif yapılmadan iddianame düzenlenemez.

38. Bilinçli taksirde de uzlaştırma olur mu?
Evet. CMK m. 253 ayrım yapmamaktadır.

39. Basit yargılama usulü nedir?
Üst sınırı iki yıl veya daha az hapsi gerektiren suçlarda duruşmasız karar verilmesidir.

40. Bu usulde indirim var mı?
Evet, sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

41. Zamanaşımı ne kadar?
Asli süre sekiz yıl, kesintili süre on iki yıldır.

42. Bilirkişi raporu bağlayıcı mı?
Kusur hukuki bir değerlendirme olduğundan hâkim raporla bağlı değildir.

Yaptırımlar

43. Ehliyetime el konur mu?
TCK m. 53/6 uyarınca üç aydan üç yıla kadar geri alınabilir.

44. Uygulamada süreler ne kadar?
Kararlarda beş aydan iki yıla kadar değişen süreler görülmektedir.

45. Hapis cezası ertelenebilir mi?
Koşulları varsa evet; kararlarda erteleme örnekleri bulunmaktadır.

46. Hapis adli para cezasına çevrilir mi?
Koşulları varsa evet; ancak bilinçli taksirde uzun süreli hapis için bu yol kapalıdır.

47. Adli para cezası hapse çevrilir mi?
Temel ceza olarak adli para cezası seçilmişse hapse çevrilemez.

Özel durumlar

48. Kendi çocuğumu yaraladıysam ceza alır mıyım?
TCK m. 22/6 uyarınca mağduriyet münhasıran size aitse ceza verilmez.

49. Başkaları da yaralandıysa bu hüküm uygulanır mı?
Hayır. Münhasırlık şartı gerçekleşmemiş olur.

50. En kritik nokta nedir?
Adli raporun içeriği ile taksirin türü. İkisi birlikte hem cezayı hem şikâyet şartını belirler.

Sonuç

Taksirle yaralamada üç unsur cezayı belirler: adli raporda tespit edilen neticenin ağırlığı, failin kusur derecesi ve taksirin basit mi bilinçli mi olduğu.

Bilinçli taksir ayrımı yalnızca ceza artırımı doğurmaz; nitelikli netice ile birleştiğinde şikâyet şartını ortadan kaldırır ve uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini engeller.

Uzlaştırma bu suçta zorunlu bir soruşturma aşamasıdır ve teklif yapılmadan iddianame düzenlenemez. Basit yargılama usulünün uygulandığı dosyalarda sonuç cezada dörtte bir oranında indirim yapılır.

Temel cezanın 7571 sayılı Kanun ile yükseltilmiş olması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan metnin kontrol edilmesi gerekir. Eski aralığı veren kaynaklara dayanılarak yapılan hesaplamalar yanıltıcı olur.

Uzlaştırma aşamasında verilecek kararın sonraki süreci nasıl etkileyeceği dosyaya göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 89 (Taksirle yaralama), 7571 sayılı Kanun ile 25.12.2025 tarihinde değiştirilen hâliyle
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 22 (Taksir), özellikle 22/2, 22/3, 22/4 ve 22/6
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 85 (Taksirle öldürme), m. 86 ve 87 (Kasten yaralama)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 50 (Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar), m. 51 (Erteleme)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 53/6 (Sürücü belgesinin geri alınması), m. 61 (Cezanın belirlenmesi), m. 62 (Takdiri indirim)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66/1-e ve m. 67/4 (Dava zamanaşımı)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 251 (Basit yargılama usulü), m. 253 (Uzlaştırma)
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu

Yargı kararları

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/16, K. 2025/215, T. 21.05.2025
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/260, K. 2025/71, T. 12.02.2025
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/635, K. 2017/487, T. 21.11.2017
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/13, K. 2016/424, T. 15.11.2016
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/67, K. 2016/45, T. 09.02.2016
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/405, K. 2014/22, T. 21.01.2014
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2002/314, K. 2003/15, T. 04.03.2003
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/320, K. 2025/5463, T. 19.06.2025
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5249, K. 2025/567, T. 15.01.2025
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2964, K. 2024/5880, T. 30.10.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5381, K. 2024/4085, T. 11.09.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/415, K. 2024/1197, T. 13.03.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8056, K. 2024/1009, T. 06.03.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3774, K. 2024/744, T. 21.02.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6581, K. 2024/430, T. 06.02.2024
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3986, K. 2023/2167, T. 14.06.2023
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9862, K. 2023/1679, T. 16.05.2023
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7980, K. 2023/515, T. 22.02.2023
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7165, K. 2021/8435, T. 30.11.2021
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/8651, K. 2021/2953, T. 23.03.2021
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/7984, K. 2021/170, T. 12.01.2021
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/21755, K. 2012/16026, T. 26.06.2012
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/1447, K. 2011/5779, T. 23.11.2011
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, E. 2017/2617, K. 2018/876, T. 11.04.2018
  • Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/444, K. 2021/759, T. 18.11.2021

Doktrin ve akademik kaynaklar

  • Doğan, Koray: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç, 2010
  • Macit, Mustafa: Uygulamada Taksirle Yaralama ve Öldürme Suçları: Trafik Kazaları, 2023
  • Ürekli, Bilge Nur: Tıbbi Müdahalede Hekimin Taksire Dayalı Cezai Sorumluluğu, 2017
  • Acurman, Osman Anıl: Tıbbi Müdahalelerde Hekimin Taksirli Sorumluluğu, 2020
  • Genç Atalay, Hacer: İş Kazalarından Kaynaklanan Taksirle Yaralama Suçunda İşverenin Cezai Sorumluluğu, 2023
  • Karakaya, Doğuhan: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Çerçevesinde İşverenin Yükümlülükleri, 2020
  • Tokdemir, Sercan: TCK’nın 85. Maddesinin İkinci Fıkrası Özelinde Ortaya Çıkan Hukuki Sorunların Değerlendirilmesi, DergiPark, 2023

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Ceza aralıkları mevzuat değişikliğiyle güncellenebilir; somut olayda suç tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.