Skip to main content

Marka Seçimi ve Marka Tescili

Marka Seçimi ve Marka Tescili

Marka tescili Türk hukukunda korumanın kural olarak kazanılma yoludur; ancak sistem mutlak değildir. Bir işareti tescilden önce kullanarak piyasada maruf hâle getiren kişi gerçek hak sahibi sayılır ve sonraki tescile itiraz edebilir. Bu nedenle marka seçiminde yalnızca sicilde boş olan bir ad bulmak yetmez; o işaretin fiilen kullanılıp kullanılmadığı da araştırılmalıdır.

Bu yazıda marka tanımı ve türleri, ticaret markası sahibinin hizmet sınıfında da tescil yaptırma gerekliliği, tescil ve öncelik ilkeleri, gerçek hak sahipliği istisnası, karıştırılma ihtimalinin nasıl değerlendirildiği ve marka seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar yargı kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda bulunmaktadır.

Kural Tescil, İstisna Gerçek Hak Sahipliği - KURAL: TESCİL İLKESİ
Marka hakkının kazanılmasında iki yol.

Marka Nedir?

İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.2021 tarihli, E. 2021/76, K. 2021/171 sayılı kararında marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini başka bir işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dâhil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen ya da benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret olarak tanımlanmıştır.

Ticaret markası ve hizmet markası

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 16.05.2024 tarihli, E. 2024/118, K. 2024/1102 sayılı kararında bu ayrım yapılmıştır: ticaret markası, ürünlerle ilgili olarak kullanılan ve bir teşebbüsün mallarını diğer teşebbüslerin mallarından ayırt etmeye yarayan markadır. Hizmet markası ise teşebbüslerin sundukları hizmetler için kullanılan ve hizmetleri birbirinden ayırt etmeye yarayan markadır.

Kendi ürününü satan üretici hizmet sınıfında da tescil yaptırmalıdır

Bu, uygulamada en çok maliyet doğuran ihmallerden biridir. Aynı kararda belirtildiği üzere, ticaret markası sahibinin ürettiği ürünleri ayrı bir yer açarak satmak istemesi durumunda artık bu ürünlerin satış hizmetini de sunacağından, markasını hizmet sınıfı için de tescil ettirmesi gerekir.

Yani mağaza açan bir üretici yalnızca ürün sınıfında tescil yaptırmışsa, mağazacılık hizmeti bakımından korumasız kalabilir.

Tescil ve Öncelik İlkeleri

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 16.05.2024 tarihli kararında, marka korumasının gerek mülga 556 sayılı KHK gerekse 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince tescil yoluyla elde edildiği belirtilmiş; buna tescil ilkesi dendiği ifade edilmiştir.

Aynı kararda korumanın tescil edilmek kaydıyla başvuru tarihinden itibaren başladığı, buna da tescilde öncelik ilkesi denildiği açıklanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.10.2020 tarihli, E. 2017/139, K. 2020/765 sayılı kararında sonuç şöyle ifade edilmiştir: bir işaretin marka olarak tescili için önce başvuran ve marka olarak tescil ettiren kişi markanın sahibi olur; o işaret üzerinde ilgili mal ve hizmetler için inhisar hakkını kazanarak başkasının o işareti marka olarak tescil ettirmesini önleyebilir.

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 15.06.2023 tarihli, E. 2021/110, K. 2023/110 sayılı kararında tescilin marka hakkı bakımından kurucu etkiye sahip olduğu belirtilmiştir.

Teklik ilkesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2026 tarihli, E. 2025/3626, K. 2026/418 sayılı kararında teklik ilkesi açıklanmıştır: sahibinin izni bulunsa bile bir markanın veya bu markayla iltibasa mahal verecek derecede benzer bir işaretin, aynı veya aynı tür mal ya da hizmetler bakımından marka sahibi dışındaki kişiler adına tescil edilmesi mümkün değildir.

Gerçek Hak Sahipliği İstisnası

Tescil ilkesi mutlak değildir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 21.10.2022 tarihli, E. 2019/3038, K. 2022/1508 sayılı kararında, marka hakkının kural olarak tescille kazanıldığı ancak istisnai hâller bulunduğu; bu istisnalardan birinin önceye dayalı tescilsiz marka hakkı olduğu belirtilmiştir.

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 14.09.2021 tarihli, E. 2018/412, K. 2021/332 sayılı kararında ölçüt şöyle konulmuştur: kural olarak tescil ile marka hakkı doğar; ancak işaret ilk tescilden önce kullanılmak suretiyle piyasada maruf hâle getirilmişse, marka hakkı sahibi işareti tescilden önce kullanarak maruf hâle getirendir. Bu kişi gerçek hak sahibi olarak kabul edilir.

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2021 tarihli, E. 2019/204, K. 2021/280 sayılı kararında, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında gerçek hak sahipliği kuralını benimsediği ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranı gerçek hak sahibi olarak adlandırdığı belirtilmiştir. Aynı kararda bu hâlde tescilin açıklayıcı etkiye sahip olduğu ifade edilmiştir.

Kanuni dayanak: SMK m. 6/3

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2026 tarihli kararında, tescil ilkesinin istisnasını teşkil eden ve gerçek hak sahipliği esasının kabul edildiği düzenlemelerden birinin SMK m. 6/3 olduğu belirtilmiştir.

Aynı kararda kural şöyle özetlenmiştir: başvurudan veya rüçhan hakkı varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz marka ya da ticarette kullanılan bir işaret üzerinde hak iktisap edilmişse, bu hak sahibinin itirazı neticesinde marka başvurusu reddedilir. Kararda ayrıca SMK’da tescil sistemi esas alınmakla birlikte marka hakkının seçme ve kullanma ile oluşacağı esasının tümüyle göz ardı edilmediği, karma bir sisteme yer verildiği değerlendirmesi yapılmıştır.

Kullanımın markasal olması şart değildir

Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 17.05.2018 tarihli, E. 2016/155, K. 2018/183 sayılı kararında önemli bir genişletme yer alır: eskiye dayalı kullanım yoluyla gerçek hak sahipliğinin söz konusu olabilmesi için bu kullanımın markasal nitelikte olması gerekli değildir; ticaret sırasında ve tanıtımda kullanılmış olması yeterlidir.

Seçilen işaretin sicilde boş olması tek başına güvence sağlamaz; aynı işaretin piyasada fiilen kullanılıp kullanılmadığı da araştırılmalıdır. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Karıştırılma İhtimali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2024 tarihli, E. 2023/389, K. 2024/3505 ve 18.12.2023 tarihli, E. 2022/3700, K. 2023/7419 sayılı kararlarında SMK m. 6/1 hükmü aktarılmıştır: tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2024 tarihli, E. 2023/6933, K. 2024/8062 sayılı kararında bu nispi ret nedeninin SMK m. 25/1’de aynı zamanda hükümsüzlük sebebi olarak gösterildiği belirtilmiştir.

Bütünsel değerlendirme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2024 tarihli kararında yöntem açıklanmıştır: karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri bütünsel inceleme prensibi dikkate alınarak yapılır; her iki markanın bütünen akılda bıraktığı izlenim esas alınır.

Hukuk Genel Kurulu’nun 14.10.2020 tarihli kararında ölçüt daha da netleştirilmiştir: önemli olan halkın iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Kararda ayrıca, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile umumi intiba ikisinin karıştırılabileceği yönündeyse karıştırma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ölçüt İçerik
Mal ve hizmet sınıfı Önce aynı veya benzer sınıfta kullanılıp kullanılmadığına bakılır
Görsel benzerlik Yazım biçimi, şekil ve genel görünüm
Sescil benzerlik Okunuş ve telaffuz
Kavramsal benzerlik İşaretin çağrıştırdığı anlam
Bütünsel izlenim Parçalara ayrılmadan, baskın unsurlar akılda tutularak
Hedef kitle Uzman değil, ortalama tüketici esas alınır

Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 18.05.2022 tarihli, E. 2021/218, K. 2022/152 sayılı kararında önemli bir sonuç yer alır: karıştırılma kavramının varlığı için somut bir karıştırma eyleminin gerçekleşmesi şart olmayıp böyle bir tehlikenin bulunması dahi yeterlidir.

Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.03.2024 tarihli, E. 2023/326, K. 2024/119 sayılı kararında değerlendirme yapılırken işaretlerin parçalara ayrılmadan bütüncül olarak ele alınması, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurların akılda tutulması gerektiği belirtilmiştir.

İltibas ve ortalama tüketici

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 19.06.2025 tarihli, E. 2023/1075, K. 2025/1215 sayılı kararında iltibas tanımlanmıştır: iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye ya da ekonomik olarak bağlantı içindeki işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.

Aynı kararda iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçünün işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketiciler olduğu vurgulanmıştır. İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 01.10.2024 tarihli, E. 2023/152, K. 2024/184 sayılı kararında da karıştırılma ihtimalinin ortalama tüketicilerin iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edildiği belirtilmiştir.

Marka Seçiminde Tanımlayıcılık Sorunu

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 15.01.2020 tarihli, E. 2017/393, K. 2020/26 sayılı kararında tanımlayıcı işaretlerin tescil edilemeyeceği hatırlatılarak hükmün amacı açıklanmıştır: ilgili sektörde faaliyet gösteren herkesin kullanımına açık olması gereken tanımlayıcı işaretlerin tek kişinin tekeline verilmesinin önüne geçerek kamu yararını gözetmek.

Aynı kararda ölçüt bakımından bir netleştirme yapılmıştır: bir işaretin tanımlayıcı nitelikte kabul edilebilmesi için mal ya da hizmetin mutlaka vazgeçilmez önemde bir özelliğini belirtiyor olmasına gerek yoktur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 19.06.2025 tarihli kararında ise bir başvurunun esas unsurunun ilgili sınıftaki ürünler yönünden tanımlayıcı ve tasviri bir işaret olmadığı gözetilerek tescil edilebilirlik değerlendirmesi yapılmıştır.

Hangi kelime ve işaretlerin mutlak ret nedenleri kapsamında kaldığı marka olarak tescil edilemeyecek kelime ve işaretler yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Marka Seçerken Yapılması Gerekenler

Yargı kararlarından çıkan sonuçlar, marka seçiminde izlenmesi gereken sırayı da göstermektedir.

  • Ayırt edicilik testi: Seçilen işaret, ilgili mal veya hizmetin cinsini, vasfını ya da özelliğini tanımlıyor mu? Tanımlayıcı işaretler tescil edilemez.
  • Sicil araştırması: Aynı veya benzer sınıfta önceki tescil ya da başvuru var mı? Bütünsel izlenim benzerliği de dikkate alınmalıdır.
  • Fiili kullanım araştırması: İşaret tescilsiz olarak piyasada kullanılıyor mu? Gerçek hak sahipliği itirazı bu noktadan gelir.
  • Sınıf seçimi: Üretim yanında satış hizmeti de sunulacaksa hizmet sınıfı da kapsama alınmalıdır.
  • Kullanım delillerinin saklanması: İlk kullanım tarihini ispatlayan faturalar, katalog ve tanıtım belgeleri arşivlenmelidir.

Son madde özellikle önemlidir. Gerçek hak sahipliği iddiasında bulunacak tarafın elindeki tek dayanak, kullanımın önceliğini gösteren belgelerdir.

Başvuru öncesinde yapılacak benzerlik ve kullanım araştırması, sonradan açılacak hükümsüzlük davalarının önüne geçer. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.

Marka Türleri

Ticaret markası ve hizmet markası dışında iki özel marka türü daha vardır. Her ikisinin de kendine özgü kullanım kuralları bulunur.

Tür İşlevi Özelliği
Ticaret markası Malları ayırt eder Ürün üzerinde kullanılır
Hizmet markası Hizmetleri ayırt eder Sunulan hizmet için kullanılır
Garanti markası Ortak özellik, üretim usulü veya kaliteyi garanti eder Marka sahibinin kendi işletmesinde kullanılamaz; teknik şartname zorunludur
Ortak marka Bir gruba dâhil işletmelerin mal ve hizmetlerini ayırt eder Grup üyelerince birlikte kullanılır; teknik şartname zorunludur

Garanti markasında dikkat edilmesi gereken kural, marka sahibinin bu markayı kendi mal ve hizmetlerinde kullanamamasıdır. Kalite belgelendirme sistemleri bu türde tescil edilir.

Kimler Başvuru Yapabilir?

Marka tescil başvurusunda bulunabilecek kişiler kanunda sayılmıştır: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye sınırları içinde yerleşim yeri bulunan ya da sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler ile karşılıklılık ilkesi uyarınca başvuru hakkı tanınan devletlerin vatandaşları.

Başvuru için ticari işletme sahibi olmak zorunlu değildir; gerçek kişiler de kendi adlarına marka tescil ettirebilir.

Koruma Süresi ve Yenileme

Marka koruması başvuru tarihinden itibaren on yıl sürer. Patent ve tasarımdan farklı olarak bu süre sınırsız kez yenilenebilir; marka doğru kullanıldığı ve yenilendiği sürece süresiz korunabilir.

Yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılır. Bu süre kaçırılırsa ek ücret ödenerek belirli bir ek süre içinde yenileme yapılabilir. Ek süre de geçirilirse marka hükümsüz kalır.

Yenilenmeyen markanın işareti hemen serbest hâle gelmez; kanunda öngörülen belirli bir süre boyunca üçüncü kişilerin aynı işareti tescil ettirmesine karşı koruma devam eder.

Markanın Devri, Lisansı ve Rehni

Marka bir malvarlığı hakkıdır ve hukuki işlemlere konu olabilir.

  • Devir: Marka, tescil edildiği mal ve hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için devredilebilir. Devrin yazılı olması ve tarafların imzasını taşıması gerekir.
  • Miras yoluyla intikal: Marka hakkı mirasçılara geçer.
  • Lisans: Marka, kullanım hakkı verilerek lisansa konu edilebilir. Lisans inhisari veya inhisari olmayan biçimde verilebilir.
  • Rehin ve teminat: Marka rehnedilebilir ve teminat olarak gösterilebilir.

Bu işlemlerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için sicile kaydedilmesi gerekir. Kayıt yapılmadığında işlem taraflar arasında geçerli olsa da üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz.

Zayıf Marka ve Koruma Kapsamı

Her tescilli marka aynı güçte korunmaz. Tanımlayıcı ifadelere yakın, sektörde yaygın kullanılan ya da ayırt ediciliği düşük unsurlardan oluşan markalar zayıf marka olarak nitelendirilir.

Zayıf markanın koruma kapsamı dardır. Bu tür bir markanın sahibi, benzer unsuru içeren sonraki tescillere karşı her zaman itiraz edemez; küçük farklılıklar karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırabilir.

Bunun marka seçimindeki karşılığı şudur: sektörü çağrıştıran bir kelime seçmek başlangıçta pazarlama kolaylığı sağlasa da, hukuki koruma bakımından zayıf bir varlık yaratır. Ayırt ediciliği yüksek, yaratılmış işaretler daha geniş korunur.

Mal ve Hizmet Benzerliği Sınıflardan İbaret Değildir

Başvuruda mal ve hizmetler sınıflandırma sistemine göre belirtilir. Ancak benzerlik değerlendirmesi bu sınıflandırmayla sınırlı yapılmaz.

Aynı sınıfta yer almak otomatik olarak benzerlik anlamına gelmediği gibi, farklı sınıflarda yer almak da benzerliği kendiliğinden dışlamaz. Belirleyici olan malların ve hizmetlerin niteliği, kullanım amacı, birbirini tamamlayıcı olup olmadığı, aynı dağıtım kanallarında sunulup sunulmadığı ve aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediğidir.

Bu nedenle sınıf listesi hazırlanırken yalnızca mevcut faaliyet değil, doğal genişleme alanı da gözetilmelidir.

Gerçek Hak Sahipliğinde Somut Sorunlar

Kullanımın bizzat marka sahibince yapılması

Gerçek hak sahipliği iddiasında bulunan kişinin, işareti bizzat kullanarak maruf hâle getirmiş olması aranır. Başkasının kullanımına dayanarak hak iddia edilemez.

Devir hâlinde hakkın geçmesi

Markanın devri hâlinde gerçek hak sahipliğinden doğan haklar da devralana geçer. Devralan, devredenin önceki kullanımına dayanarak itirazda bulunabilir.

Aynı işareti farklı bölgelerde kullananlar

Uygulamada zorlu bir senaryo, aynı işaretin iki ayrı bölgede birbirinden habersiz kullanılmasıdır. Bu hâlde tescil başvurusunu önce yapan taraf tescil ilkesinden yararlanır; diğer taraf ise SMK m. 6/3’e dayanarak itiraz edebilir.

İtirazın başarısı, hangi tarafın işareti daha önce ve daha yaygın biçimde kullanarak maruf hâle getirdiğini ispatlayabilmesine bağlıdır. Bu nedenle fatura, katalog, reklam ve sosyal medya kayıtları tarihleriyle birlikte saklanmalıdır.

Sonraki Tescil Savunma Sağlamaz

Eskiden, tecavüz iddiasıyla karşılaşan tarafın kendi tescilinin bulunduğunu ileri sürerek savunma yapması mümkündü. Mevcut düzenlemede bu yol kapatılmıştır.

SMK m. 155 uyarınca marka sahibi, kendi hakkından daha eski tarihli hak sahiplerinin açtığı tecavüz davasında kendi tescilini savunma gerekçesi olarak ileri süremez. Yani sonraki tarihli tescil, önceki hak sahibine karşı koruma sağlamaz.

Bunun pratik sonucu şudur: tescil belgesine sahip olmak, marka kullanımının hukuka uygun olduğunu tek başına göstermez. Başvuru öncesi araştırma bu nedenle vazgeçilmezdir.

Başvuru Süreci ve İtiraz

Başvuru Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılır. Kurum önce mutlak ret nedenleri bakımından resen inceleme yapar; engel yoksa başvuru bültende yayımlanır.

Yayımdan itibaren kanunda öngörülen süre içinde üçüncü kişiler itiraz edebilir. İtiraz reddedilirse Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na başvurulabilir. Kurul kararına karşı ise dava yolu açıktır.

İtiraz süresi kaçırılmışsa geriye kalan yol hükümsüzlük davasıdır. Bu dava fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açılır; SMK m. 25 uyarınca m. 5 veya m. 6’daki hâllerden biri varsa markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

Markanın Kullanılmaması

Tescil tek başına korumayı sürekli kılmaz. Marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmazsa veya kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilirse iptal talebine konu olabilir.

Bu nedenle kullanıma ilişkin delillerin düzenli biçimde arşivlenmesi, hem gerçek hak sahipliği iddialarına hem kullanmama itirazlarına karşı koruma sağlar.

Marka Seçiminde Kontrol Listesi

Başvurudan Önce Dört Eleme - MARKA ADAYI
Marka adayının başvuru öncesi geçmesi gereken elemeler.
  • Ayırt edicilik: İşaret ürünü doğrudan tanımlıyor mu? Doğrudan tanımlayan işaretler tescil edilemez; ima düzeyinde kalanlar edilebilir. Bu ayrım tescil edilemeyecek kelime ve işaretler yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
  • Sicil araştırması: Aynı ve benzer sınıflarda önceki tescil ya da başvuru var mı? Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik birlikte değerlendirilmelidir.
  • Fiili kullanım araştırması: İşaret piyasada tescilsiz olarak kullanılıyor mu?
  • Sınıf planlaması: Mevcut faaliyetin yanında satış hizmeti ve doğal genişleme alanı kapsama alınmalı.
  • Dijital varlık kontrolü: Alan adı ve sosyal medya kullanıcı adlarının müsaitliği kontrol edilmeli. Alan adı tescili marka koruması sağlamaz; ikisi ayrı işlemlerdir.
  • Delil arşivi: İlk kullanım tarihini gösteren fatura, katalog ve tanıtım belgeleri saklanmalı.

50 Soruda Marka Seçimi ve Tescili

Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.

Marka kavramı

1. Marka nedir?
Bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeyi sağlayan, çizimle görüntülenebilen her türlü işarettir.

2. Neler marka olabilir?
Kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları.

3. Ticaret markası nedir?
Ürünlerle ilgili olarak kullanılan ve malları ayırt etmeye yarayan markadır.

4. Hizmet markası nedir?
Sunulan hizmetler için kullanılan ve hizmetleri ayırt etmeye yarayan markadır.

5. Ürettiğim ürünü kendi mağazamda satacaksam?
Danıştay İDDK 16.05.2024 tarihli kararına göre hizmet sınıfı için de tescil yaptırılması gerekir.

6. Hangi kanun uygulanır?
10.01.2017’den itibaren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu; önceki dönemde mülga 556 sayılı KHK.

Tescil ilkesi

7. Marka hakkı nasıl kazanılır?
Kural olarak tescil yoluyla.

8. Koruma ne zaman başlar?
Tescil edilmek kaydıyla başvuru tarihinden itibaren.

9. Tescilde öncelik ilkesi nedir?
Korumanın başvuru tarihinden itibaren başlamasıdır.

10. Tescilin etkisi nedir?
Kurucudur; ilk tescil ettiren marka hakkına sahip olur.

11. Teklik ilkesi nedir?
Aynı veya iltibas doğuracak benzer işaretin başkası adına aynı sınıfta tescil edilememesidir.

12. Sahibi izin verirse tescil olur mu?
Hayır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22.01.2026 tarihli kararına göre izin bulunsa bile aynı tür mal ve hizmetlerde tescil edilemez.

Gerçek hak sahipliği

13. Tescilsiz marka korunur mu?
Önceye dayalı kullanım varsa evet.

14. Gerçek hak sahibi kimdir?
İşareti tescilden önce kullanarak piyasada maruf hâle getiren kişidir.

15. Kanuni dayanak nedir?
SMK m. 6/3.

16. Sonuç ne olur?
Hak sahibinin itirazı üzerine sonraki marka başvurusu reddedilir.

17. Kullanımın markasal olması şart mı?
Hayır. Ticaret sırasında ve tanıtımda kullanılmış olması yeterlidir.

18. Bu hangi kararda belirtildi?
Bakırköy 1. FSHHM 17.05.2018 tarihli kararında.

19. Sistem tamamen tescile mi dayanıyor?
Hayır. Yargıtay kararlarında karma bir sistem benimsendiği belirtilmiştir.

20. Bu hâlde tescilin etkisi nedir?
Açıklayıcıdır; kurucu değildir.

21. Nasıl ispatlanır?
Fatura, katalog, tanıtım belgeleri ve tarih içeren kullanım delilleriyle.

Karıştırılma ihtimali

22. Karıştırılma ihtimali nedir?
İki marka arasında halkın ilişkilendirme dâhil bağlantı kurma ihtimalidir.

23. Hangi maddede düzenlenmiştir?
SMK m. 6/1’de nispi ret nedeni olarak.

24. Hükümsüzlük sebebi midir?
Evet. SMK m. 25/1 yollamasıyla.

25. Nasıl değerlendirilir?
Görsel, sescil ve kavramsal benzerlikler bütünsel inceleme prensibiyle.

26. Parça parça karşılaştırma yapılır mı?
Hayır. Bütüncül değerlendirme esastır; ancak baskın unsurlar akılda tutulur.

27. Farklar varsa karıştırma olmaz mı?
Umumi intiba karıştırılabileceği yönündeyse yine ihtimal kabul edilir.

28. Gerçekten karıştırılmış olması gerekir mi?
Hayır. Tehlikenin varlığı yeterlidir.

29. Kimin gözünden bakılır?
Ortalama tüketici; uzman değil.

30. İlk bakılan husus nedir?
Markaların aynı veya benzer mal ve hizmet sınıfında kullanılıp kullanılmadığı.

31. İltibas ne demek?
Tüketicilerin mal veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelere ait olduğunu düşünmesidir.

Tanımlayıcılık

32. Tanımlayıcı işaret tescil edilir mi?
Hayır. Cins, çeşit, vasıf ve benzeri özellikleri belirten işaretler tescil edilemez.

33. Bu yasağın amacı nedir?
Sektörde herkesin kullanımına açık olması gereken işaretlerin tekele verilmemesi.

34. İşaret çok önemli bir özelliği mi belirtmeli?
Hayır. Vazgeçilmez önemde bir özellik olması aranmaz.

35. Ürün adını marka yapabilir miyim?
Doğrudan ürün adı tanımlayıcı sayılacağından tescil engeliyle karşılaşır.

Başvuru süreci

36. Nereye başvurulur?
Türk Patent ve Marka Kurumu’na.

37. Sınıf seçimi neden önemli?
Koruma yalnızca tescil edilen sınıflarda geçerlidir.

38. Birden fazla sınıf seçilebilir mi?
Evet, faaliyet alanına göre.

39. Rüçhan hakkı nedir?
Belirli koşullarda önceki bir başvuru tarihinin esas alınmasını sağlayan haktır.

40. Başvuruya itiraz edilebilir mi?
Evet. Yayına itiraz yoluyla.

41. İtiraz süresi kaçırılırsa?
Hükümsüzlük davası yolu değerlendirilir.

42. Hükümsüzlük davası nerede açılır?
Fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde.

Uygulama

43. Sicilde boş olan işaret güvenli mi?
Hayır. Tescilsiz kullanım nedeniyle itirazla karşılaşabilir.

44. Önce ne yapılmalı?
Benzerlik araştırması ve piyasadaki fiili kullanım araştırması.

45. Alan adı tescili yeterli mi?
Hayır. Alan adı marka koruması sağlamaz.

46. Ticaret unvanı marka koruması verir mi?
Unvan ile marka farklı korumalardır; ancak önceye dayalı kullanım delili olabilir.

47. Logo ayrıca tescil edilmeli mi?
Kelime ve şekil unsurlarının ayrı ayrı korunması tercih edilebilir.

48. Marka kullanılmazsa ne olur?
Kullanmama nedeniyle iptal talebi gündeme gelebilir.

49. Kullanım delilleri neden saklanmalı?
Hem gerçek hak sahipliği hem kullanmama iddialarına karşı gerekir.

50. En kritik nokta nedir?
Başvuru öncesi yapılan benzerlik ve fiili kullanım araştırması.

Sonuç

Türk marka hukukunda koruma kural olarak tescille kazanılır ve koruma başvuru tarihinden itibaren başlar. Tescil, marka hakkı bakımından kurucu etkiye sahiptir.

Bu kuralın önemli bir istisnası vardır. İşareti tescilden önce kullanarak piyasada maruf hâle getiren kişi gerçek hak sahibi sayılır ve SMK m. 6/3 uyarınca sonraki başvuruya itiraz edebilir. Bu kullanımın markasal nitelikte olması dahi aranmamaktadır.

Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde bütünsel izlenim esastır. Markalar arasında birçok noktada fark bulunsa bile umumi intiba karıştırılabilecekleri yönündeyse ihtimalin varlığı kabul edilir ve somut bir karıştırma eylemi aranmaz.

Marka seçiminde en sık yapılan iki hata, sicilde boş görünen bir işaretin güvenli sanılması ve üretim yapan işletmenin hizmet sınıfını kapsam dışında bırakmasıdır. Her ikisi de sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur.

Sınıf seçimi ve benzerlik araştırması, marka yatırımının korunmasında belirleyici adımlardır. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 4 (Marka olabilecek işaretler), m. 5 (Mutlak ret nedenleri)
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 6 (Nispi ret nedenleri), özellikle m. 6/1 ve m. 6/3
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı), m. 25 (Hükümsüzlük hâlleri), m. 26 (İptal hâlleri)
  • Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik
  • Mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, m. 6 ve m. 7/c (karşılaştırma amacıyla)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ticaret unvanı ve haksız rekabet hükümleri)

Yargı kararları

  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/118, K. 2024/1102, T. 16.05.2024
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/139, K. 2020/765, T. 14.10.2020
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3626, K. 2026/418, T. 22.01.2026
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6933, K. 2024/8062, T. 19.11.2024
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/389, K. 2024/3505, T. 02.05.2024
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3700, K. 2023/7419, T. 18.12.2023
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1075, K. 2025/1215, T. 19.06.2025
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3038, K. 2022/1508, T. 21.10.2022
  • İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/152, K. 2024/184, T. 01.10.2024
  • İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/76, K. 2021/171, T. 06.10.2021
  • Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/326, K. 2024/119, T. 21.03.2024
  • Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/218, K. 2022/152, T. 18.05.2022
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/110, K. 2023/110, T. 15.06.2023
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2019/204, K. 2021/280, T. 28.09.2021
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/393, K. 2020/26, T. 15.01.2020
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2018/412, K. 2021/332, T. 14.09.2021
  • İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/235, K. 2023/201, T. 17.10.2023
  • Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2016/155, K. 2018/183, T. 17.05.2018

Doktrin ve akademik kaynaklar

  • Tekinalp, Ünal: Fikrî Mülkiyet Hukuku, İstanbul
  • Arkan, Sabih: Marka Hukuku, Ankara
  • Karahan, Sami / Suluk, Cahit / Saraç, Tahir / Nal, Temel: Fikrî Mülkiyet Hukukunun Esasları, Ankara
  • Çolak, Uğur: Türk Marka Hukuku, İstanbul
  • Yasaman, Hamdi: Marka Hukuku ile İlgili Makaleler, Hukuki Mütalaalar, Bilirkişi Raporları, İstanbul

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Marka başvurusu ve itiraz süreleri mevzuatta değişebilir; güncel metin kontrol edilmelidir.