Kasten adam öldürmede haksız tahrik, cezayı müebbet hapisten 12-18 yıla, ağırlaştırılmış müebbetten 18-24 yıla indiren bir kusurluluk kurumudur. İndirimin uygulanıp uygulanmadığı kadar, hangi oranda uygulandığı da denetime tabidir: Yargıtay, tahrikin ulaştığı boyuta göre azami indirim gerekirken 14 yıl ceza verilmesini fazla ceza tayini sayarak bozmaktadır.
Bu yazıda haksız tahrikin şartları, indirim oranının nasıl belirlendiği, ilk haksız hareket ve tepkide aşırılık istisnası, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin tahrike etkisi, meşru savunmayla ayrım, tasarlama ve töre saikiyle ilişkisi ile taksirli suçlarda uygulanamayacağı Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır. Konuyla ilgili sık karşılaşılan sorulara verilen cevaplar makalenin sonunda bulunmaktadır.

Haksız Tahrik Nedir?
TCK m. 29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.09.2025 tarihli, E. 2023/602, K. 2025/334 sayılı kararında kurumun niteliği açıklanmıştır: ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet ya da şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade eder.
Ceza Genel Kurulu’nun 28.09.2021 tarihli, E. 2020/383, K. 2021/423 sayılı kararında ise mekanizma şöyle tarif edilmiştir: fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak bir suç işlemeye yönelmektedir.
Dört şart birlikte aranır
- Haksız bir fiil bulunmalıdır. Fiilin suç teşkil etmesi şart değildir; hukuk düzenince tasvip edilmeyen her söz veya davranış yeterlidir.
- Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalıdır. Bu etkinin dosyadaki delillerle somutlaştırılması gerekir.
- İşlenen suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalıdır. Bağımsız bir intikam veya önceden var olan öldürme kastının icrası hâlinde tahrik uygulanmaz.
- Haksız fiil maktulden sadır olmalıdır. Maktulün de içinde bulunduğu gruptan gelmesi de yeterlidir.
Son şart bakımından Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 09.01.2023 tarihli, E. 2022/6990, K. 2023/24 sayılı kararında, haksız fiilin maktulün de içinde bulunduğu gruptan kaynaklanması durumunda da indirimin uygulanacağı belirtilmiştir.
Haksız fiil doğrudan faile yönelmek zorunda mı?
Hayır. Haksız fiilin failin yüzüne karşı işlenmesi şart olmadığı gibi, gıyabında işlenip sonradan öğrenilmesi ya da failin manevi değer verdiği yakınlarına yönelmiş olması da tahrik zemini doğurabilir.
İndirim Oranı Nasıl Belirlenir?
Bu, uygulamada en çok tartışılan noktadır. Kanun bir aralık verir; mahkeme bu aralıkta somut olayın vahametine göre karar verir ve bu takdiri gerekçelendirmek zorundadır.
Azami indirim gereken hâller
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli, E. 2024/1780, K. 2025/8060 sayılı kararında ağır bir olay incelenmiştir. Maktul, sanık ve kardeşlerine yönelik hakaret ve ölüm tehdidinde bulunmuş, sanık ve kardeşleri olay yerinden ayrılacağı sırada elinde bıçakla araçlarını durdurmuş, açık camdan bıçağı sokarak sanığın kardeşini göğüs bölgesinden yaralamış ve aynı bıçakla sanığı kovalamıştır.
Daire, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK m. 29/1 uyarınca azami hadden indirim yapılması gerekirken 14 yıl hapis cezası belirlenmesini fazla ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur.
Bu karar, savunma bakımından çok değerlidir: tahrik indirimi uygulanmış olması yeterli değildir; oranın tahrikin ağırlığıyla orantılı olup olmadığı ayrıca denetlenir.
Asgari indirim gereken hâller
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 24.06.2025 tarihli, E. 2024/1646, K. 2025/5090 sayılı kararında, maktulün sanığa vurduğu yönündeki değişmeyen savunma ve maktulün sanığa küfrederek bağırdığına ilişkin tanık beyanı karşısında, 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören maddede asgari oranda indirim uygulanması gerekirken hiç indirim yapılmaması fazla ceza tayini sayılmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 13.02.2025 tarihli, E. 2023/4144, K. 2025/1042 sayılı kararında, maktulün hırsızlık iddialarıyla rahatsızlık verip bahçeye gelerek hakaret ettiği olayda haksız eylemin niteliği gözetilerek indirimin asgari düzeyden uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 26.12.2023 tarihli, E. 2022/13749, K. 2023/8502 sayılı kararında ise tehdit ve hakaret mesajları ile sanıkta oluşan ağır kemik kırığı karşısında sanık lehine asgari seviyede indirim yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 18.11.2021 tarihli, E. 2021/10574, K. 2021/14240 sayılı kararında, maktulün sanığın gırtlağına sarılıp arbede çıkarması üzerine asgari seviyede indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edildiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Aradaki dereceler
| Karar | Maktulden gelen fiil | Sonuç |
|---|---|---|
| 1. CD, 19.11.2025 | Tehdit, hakaret, bıçakla yaralama ve kovalama | Azami indirim gerekir; 14 yıl fazla bulundu |
| 1. CD, 06.02.2024 | Hakaret ve bıçakla yaralama | 17 yıl 6 ay isabetli bulundu |
| 1. CD, 14.03.2023 | Nitelikli hâlde tahrik | 18-24 yıl aralığında 20 yıl hukuka uygun |
| 1. CD, 24.06.2025 | Vurma ve küfür | Asgari indirim gerekirken hiç indirim yapılmamış |
| 1. CD, 10.09.2012 | Süreklilik gösteren tehdit ve bıçakla yaralamaya teşebbüs | Tahrik derecesinde yanılgı; 18 yıl fazla bulundu |
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 21.03.2023 tarihli, E. 2022/7969, K. 2023/1188 sayılı kararında ayrıca bir eşitlik denetimi yapılmıştır: aynı olayda maktullerden ve mağdurdan sanığa yönelen haksız söz ve davranışların aynı düzeyde olduğu gözetildiğinde, mağdura yönelik eylemde daha az indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
İndirim oranının tahrikin ağırlığıyla orantılı olup olmadığı, kanun yolunda ayrıca denetlenebilen bir husustur. Kendi durumunuz için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
İlk Haksız Hareket ve Tepkide Aşırılık
Kural olarak karşılıklı tartışmalarda ilk haksız hareketi başlatan fail tahrikten yararlanamaz. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır.
Ceza Genel Kurulu’nun 28.09.2021 tarihli kararında bu istisna şöyle ifade edilmiştir: failin maruz kaldığı tepki, kendi gerçekleştirdiği eylemle karşılaştırıldığında aşırı bir hâl almışsa, başka bir deyişle tepkide açık bir oransızlık varsa, bu tepki artık başlı başına haksız bir nitelik aldığından fail bakımından haksız tahrik oluşturur.
Aynı kararda, failin başlangıçtaki haksız davranışına gösterilen tepkide aşırılık ve açık bir oransızlık saptanması hâlinde failin haksız tahrik hükümlerinden yararlandırılması yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Şüpheden sanık yararlanır
Ceza Genel Kurulu’nun 17.09.2025 tarihli kararında ispat sorununa çözüm getirilmiştir. Karara göre bir olayda ilk haksız hareketin sanıktan mı yoksa maktul ya da mağdurdan mı kaynaklandığının her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması hâlinde, oluşan kuşku sanık lehine yorumlanarak sanığın TCK m. 29’daki haksız tahrik hükmünden yararlandırılması gerekir.
Bu ilke, kavga ortamında yaşanan ve tanık beyanlarının çeliştiği dosyalarda savunmanın en güçlü dayanağıdır.
Hiddet ve Elemin Somutlaştırılması
Ceza Genel Kurulu’nun 24.12.2025 tarihli, E. 2025/183, K. 2025/601 ve 17.09.2025 tarihli kararlarına göre haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde haksız tahrik hükmü uygulanmalıdır.
Bağ kurulamazsa indirim uygulanmaz
Ceza Genel Kurulu’nun 04.07.2022 tarihli, E. 2021/340, K. 2022/519 sayılı kararında, maktulden gelen bir hareket bulunsa dahi bunun fail üzerinde öfke ve şiddetli elem oluşturduğunun dosyadaki delillerle somutlaştırılamaması nedeniyle haksız tahrik olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 21.09.2023 tarihli, E. 2023/4092, K. 2023/5551 sayılı kararında zaman unsuru ele alınmıştır: eski eşle ilişki ve mesajların üzerinden süre geçmesi nedeniyle bunlar haksız tahrik kabul edilmemiş; ancak olaydan iki gün önce sanığın birlikte yaşadığı kişiye yönelik tokat atma eylemi tahrik nedeni sayılmıştır.
Zaman aralığı tahriki otomatik olarak ortadan kaldırmaz; ancak psikolojik etkinin sürdüğünün ispatını zorlaştırır.
Hiç haksız hareket yoksa
Maktulden sanığa yansıyan hiçbir haksız hareketin bulunmadığı durumlarda haksız tahrik indirimi yapılması eksik ceza tayini oluşturur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 14.10.2020 tarihli, E. 2018/2414, K. 2020/2367 sayılı kararında bu sonuca varılmıştır.
Meşru Savunma ile Ayrım
Uygulamada meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik sık sık karıştırılır. Ayrımın ölçütü failin amacıdır.
Ceza Genel Kurulu’nun 27.09.2018 tarihli, E. 2018/291, K. 2018/380 sayılı kararında ölçüt net biçimde konulmuştur: kişi sırf maruz kaldığı saldırının etkisiyle heyecan, korku veya telaşa kapılarak meşru savunmada sınırı aştığında TCK m. 27/2’den yararlanabilir; buna karşılık saldırının etkisinin yanında, saldırıdan kaynaklanmış olsa bile öfke gibi nedenlerle sınır aşıldığında aynı korumadan faydalanılamaz.
Aynı kararda sonuç şöyle özetlenmiştir: failin amacı saldırının defedilmesinden çok kin duygusunu tatmine yönelikse meşru savunmada sınırın aşılması değil, ancak haksız tahrik söz konusu olabilir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 14.03.2023 tarihli kararında da sanığın amacının saldırının defedilmesinden çok öfkesini ve kin duygusunu tatmine yönelik olması nedeniyle TCK m. 25 ve 27’nin uygulanmayacağı, olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği belirtilmiştir.
| Kurum | Durum | Sonuç |
|---|---|---|
| Meşru savunma (m. 25/1) | Devam eden saldırıyı defetme zorunluluğu ve savunma saiki | Fiil hukuka uygundur, ceza verilmez |
| Sınırın aşılması (m. 27/2) | Savunma amacıyla başlanmış, heyecan, korku veya telaşla sınır aşılmış | Kusurluluk kalkar, ceza verilmez |
| Haksız tahrik (m. 29) | Saldırı sona ermiş veya savunma saiki yerini öfke ve kine bırakmış | Fiil hukuka aykırıdır, ceza indirilir |
Suç Vasfı ile İlişkisi
Öldürme mi, yaralama mı?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 02.03.2020 tarihli, E. 2020/292, K. 2020/806 sayılı kararında, maktulün yumruklu saldırısı karşısında sanığın göğüs bölgesine doğrudan bıçak vurması olayında, tahrik altında doğrudan kasten öldürme suçundan cezalandırma yapılması gerekirken neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.
Buna karşılık kastın öldürmeye yönelik olmadığının tespit edildiği hâllerde suç vasfı TCK m. 87/4 kapsamında kalır ve haksız tahrik bu temel üzerinden uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 24.04.2025 tarihli, E. 2023/5248, K. 2025/3238; 11.03.2026 tarihli, E. 2025/2458, K. 2026/1896 ve 25.06.2024 tarihli, E. 2022/13901, K. 2024/4619 sayılı kararlarında bu yaklaşım görülmektedir.
Taksirli suçlarda uygulanmaz
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 23.05.2024 tarihli, E. 2024/1102, K. 2024/3817 sayılı çoğunluk kararına göre taksirle işlenen suçlarda TCK m. 29’daki haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Kararda taksirle ölüme sebep olma suçunda haksız tahrik indirimi uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Taksirli suçlarda kusurun ve cezanın nasıl belirlendiği, dikkat ve özen yükümlülüğünün ölçütleriyle birlikte taksirle yaralama suçu ve cezası yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Tasarlama ile birlikte uygulanabilir mi?
Doktrinde bu konuda iki teori vardır. Soğukkanlılık teorisine göre tasarlamanın gerektirdiği ruhi sükûnet ile tahrikin gerektirdiği hiddet aynı failde bir arada bulunamaz. Plan kurma teorisine göre ise fail elem veya öfke etkisi altındayken de plan yapabilir; plan kurmak tahrik etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Güncel yaklaşımda, tahrik etkisinin planlama ve icra sürecinde sürdüğünün tespiti hâlinde TCK m. 82/1-a uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden m. 29 indiriminin uygulanabileceği ağırlıklı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle tasarlama isnadı bulunan dosyalarda savunma, yalnızca tasarlamanın bulunmadığını ileri sürmekle yetinmemeli; alternatif olarak tahrik etkisinin sürdüğünü de delillendirmelidir.
Töre ve kan gütme saikiyle ilişkisi
5237 sayılı TCK’nın mülga kanundaki “haksız tahrik” yerine “haksız fiil” kavramını tercih etmesinin temel gerekçelerinden biri, töre ve namus saikiyle işlenen cinayetlerde haksız tahrikin sığınak olarak kullanılmasını engellemektir.
Reşit bir kişinin hukuka uygun yaşam tercihleri fail veya ailesi tarafından namusa aykırı görülse dahi bu durum hukuk düzeninde haksız bir fiil oluşturmaz; dolayısıyla haksız tahrik uygulanamaz ve fiil töre saikiyle öldürme olarak nitelendirilir.
Buna karşılık maktulden kaynaklanan ve gerçekten hukuka aykırılık teşkil eden bir fiil mevcutsa ve fail bunun doğurduğu doğrudan hiddet veya elemle hareket etmişse, töre saiki nitelikli unsuru bertaraf edilerek haksız tahrik hükümleri uygulanır.
İştirak ve Uygulama Sırası
Haksız tahrik şahsi bir indirim nedenidir. Azmettiren veya yardım edenin haksız fiilin doğrudan muhatabı olup olmadığı ve tahrik psikolojisine bizzat kapılıp kapılmadığı her şerik bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.
Teşebbüs (TCK m. 35), haksız tahrik (m. 29) ve takdiri indirim (m. 62) hükümlerinin bir arada bulunduğu dosyalarda uygulama sırası ve matrah, hükmün matematiksel olarak denetlenebilmesi için kararda açıkça gösterilmelidir.
İndirimler sonucunda ulaşılan cezanın infazı ve varsa erteleme imkânı ayrı bir değerlendirme gerektirir; bu husus cezanın infazının ertelenmesi yazısında ele alınmıştır. Zararın giderilmesi hâlinde gündeme gelebilecek indirim ise etkin pişmanlık sebebiyle ceza indirimi yazısında açıklanmıştır.
İlk haksız hareketin kimden geldiği, tahrikin derecesi ve indirimlerin uygulanma sırası dosyanın delil durumuna göre değişir. Somut durumunuz için bir avukata danışılması gerekir.
Kaçınılmaz Hata: Var Olmayan Tahrik
Fail, gerçekte var olmayan bir haksız fiilin varlığına inanarak hareket edebilir. Bu duruma öğretide mefruz tahrik denir ve TCK m. 30’daki hata hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Kural şudur: failin yanılgısı kaçınılmaz nitelikteyse, yani onun yerinde bulunan makul bir kişi de aynı yanılgıya düşecekse, haksız tahrik hükümleri uygulanır. Yanılgı kaçınılmaz değilse indirim gündeme gelmez.
Uygulamada bu duruma tipik örnek, yakınının kendisine karşı ağır bir haksızlık yapıldığı yönünde asılsız bir bilgi alan failin bu bilgiye dayanarak hareket etmesidir. Bilginin kaynağı, failin doğrulama imkânı ve olayın gelişme hızı, yanılgının kaçınılmaz olup olmadığının belirlenmesinde esas alınır.
Buna karşılık gerçekte hiçbir tehlike içermeyen bir durumda, failin bunu bildiği hâlde hareket etmesi tahrik oluşturmaz. Kendisine yöneltilen silahın boş olduğunu bilen ve eylem sona erdikten sonra karşı tarafı öldüren failde objektif bir haksız fiil bulunmadığından indirim uygulanmaz.
Hedefte Sapma
Tahrik altındaki fail, eylemini tahriki gerçekleştiren kişiye yöneltmiş ancak sonuç üçüncü bir kişide meydana gelmiş olabilir. Buna hedefte sapma denir.
Bu hâlde haksız tahrikin uygulanıp uygulanmayacağı, failin kastının niteliğine göre belirlenir. Failin doğrudan kastı tahrik edene yönelikse ve sapma hataen gerçekleşmişse, tahrikin doğurduğu ruhsal durum eylemin tamamını etkilediğinden indirim gündeme gelebilir.
Buna karşılık fail üçüncü kişinin de zarar görebileceğini öngörüp kabullenmişse, bu kişi bakımından olası kast söz konusu olur ve ondan gelen bir haksız fiil bulunmadığından tahrik indirimi uygulanmaz.
Meşru Savunma ile Birlikte Uygulanamaz
Haksız tahrik ile meşru savunma aynı olayda birlikte uygulanmaz; biri diğerini dışlar.
Meşru savunmada fiil hukuka uygundur ve ceza verilmez. Meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşılması hâlinde kusurluluk ortadan kalkar ve yine ceza verilmez. Haksız tahrikte ise fiil hukuka aykırıdır; yalnızca kusur azaldığı için ceza indirilir.
Bu nedenle mahkeme önce meşru savunma koşullarını değerlendirir; koşullar yoksa haksız tahrike geçer. Aynı hüküm içinde her iki kurumun birlikte uygulanması çelişki oluşturur.
Tahrikin Uygulanamayacağı Suçlar
Haksız tahrik genel bir indirim nedeni olmakla birlikte, niteliği gereği bazı suçlarda uygulanamaz.
- Taksirli suçlar: Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 23.05.2024 tarihli kararında taksirle işlenen suçlarda TCK m. 29’un uygulanamayacağı belirtilmiştir.
- Failin haksız fiili tahrik olarak ileri süremeyeceği hâller: Mağdurun hukuka uygun bir hakkını kullanması, yasal görevini yerine getirmesi ya da şikâyet hakkını kullanması tahrik oluşturmaz.
- Toplu ve soyut mağdurlu suçlar: Kamu düzenine, kamu güvenine ve uluslararası hukuka karşı işlenen bazı suçlarda tahriki gerçekleştiren belirli bir mağdur bulunmadığından uygulama alanı doğmaz.
- Hakaret suçu: Karşılıklı hakarette TCK m. 129 özel hüküm olarak uygulanır; genel tahrik hükmüne gidilmez.
İndirimlerin Uygulanma Sırası

Aynı dosyada teşebbüs, haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim birlikte bulunabilir. Bu hâlde uygulama sırası hükmün denetlenebilmesi bakımından belirleyicidir.
TCK m. 61/5 uyarınca sıra şöyledir: önce teşebbüs, sonra iştirak, ardından zincirleme suç, daha sonra haksız tahrik, ardından yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler; en son takdiri indirim nedenleri uygulanır.
Her aşamada bir önceki aşamada ulaşılan miktar esas alınır. Sıranın karıştırılması sonuç cezayı değiştirdiğinden bozma sebebidir. Kararda hangi maddeden ne kadar indirim yapıldığının ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Zaman Aralığının Etkisi
Haksız fiil ile öldürme eylemi arasında geçen süre, tahriki kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, haksız fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin devam edip etmediğidir.
Ceza Genel Kurulu’nun 24.12.2025 ve 17.09.2025 tarihli kararlarında, psikolojik etkinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde tahrik hükmünün uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Buna karşılık uzun süre geçmişse ispat yükü ağırlaşır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 21.09.2023 tarihli kararında, eski eşle ilişki ve mesajların üzerinden süre geçmesi nedeniyle bunlar tahrik sayılmamış; ancak olaydan iki gün önceki fiil tahrik nedeni kabul edilmiştir.
Bu nedenle savunmada yalnızca geçmişteki olayın anlatılması yeterli değildir; etkinin kesintisiz sürdüğünü gösteren somut veriler ortaya konulmalıdır.
Tahrikin Tazminat Davasına Etkisi
Ceza mahkemesinin haksız tahrik tespiti, mağdur yakınlarının açtığı tazminat davasında da sonuç doğurabilir.
Borçlar hukukunda zarar görenin kendi kusuru, tazminattan indirim sebebidir. Ceza dosyasında maktulden kaynaklanan haksız fiilin varlığı tespit edilmişse, hukuk mahkemesi bu tespiti dikkate alarak hükmedilecek manevi tazminat miktarını azaltabilir.
Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesiyle bağlı olmamakla birlikte, maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitler bakımından bağlıdır.
Somut Değerlendirme Sırası
Bir dosyada haksız tahrik incelemesi şu sırayla yapılır.
- Objektif haksızlık denetimi: Maktulden gelen davranış hukuk düzenince kabul edilmeyen bir fiil mi? Hak kullanımı veya görev ifası tahrik oluşturmaz.
- Sübjektif etki denetimi: Bu fiil failde hiddet veya şiddetli elem yaratmış mı? Etki dosyadaki delillerle somutlaştırılabiliyor mu?
- Nedensellik denetimi: Eylem bu ruhsal durumun tepkisi mi, yoksa bağımsız bir intikam veya önceden kurulmuş kastın icrası mı?
- İlk hareket denetimi: Kavgayı kim başlattı? Karşı tepki orantısız mı? Belirsizlik varsa şüphe sanık lehine yorumlanır.
- Derece denetimi: Tahrikin ağırlığı hangi orana karşılık geliyor? Kararda gerekçelendirilmiş mi?
50 Soruda Haksız Tahrik
Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan sorular ve bunlara ilişkin cevaplar aşağıda yer almaktadır.
Kavram
1. Haksız tahrik nedir?
Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesidir. TCK m. 29’da düzenlenmiştir.
2. Hukuka uygunluk sebebi midir?
Hayır. Kusurluluğu azaltan bir ceza indirimi nedenidir.
3. Cezayı ne kadar indirir?
Kasten öldürmede müebbet yerine 12-18 yıl, nitelikli hâlde ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl.
4. Diğer suçlarda oran nedir?
Verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
5. Kaç şart aranır?
Dört: haksız fiil, hiddet veya şiddetli elem, tepki ilişkisi ve fiilin maktulden gelmesi.
6. Haksız fiil suç olmak zorunda mı?
Hayır. Hukuk düzenince tasvip edilmeyen her söz veya davranış yeterlidir.
7. Eski kanundaki adi ve ağır tahrik ayrımı var mı?
Hayır. 5237 sayılı Kanun tekli sisteme geçmiştir.
Haksız fiil
8. Hakaret tahrik sayılır mı?
Evet. Yargıtay kararlarında küfür ve hakaretler tahrik kabul edilmiştir.
9. Tehdit tahrik sayılır mı?
Evet, özellikle ölüm tehdidi ağır tahrik oluşturur.
10. Fiziksel saldırı tahrik sayılır mı?
Evet. Vurma, bıçakla yaralama ve gırtlağa sarılma kararlarda tahrik kabul edilmiştir.
11. Fiil bana yönelmek zorunda mı?
Hayır. Yakınlarınıza yönelen fiil de tahrik zemini doğurabilir.
12. Gıyabımda söylenen sözler tahrik olur mu?
Sonradan öğrenilmesi hâlinde tahrik oluşturabilir.
13. Maktulün grubundan gelen fiil sayılır mı?
Evet. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 09.01.2023 tarihli kararında bu kabul edilmiştir.
14. Hukuka uygun davranış tahrik olur mu?
Hayır. Yasal hak arama veya görev ifası tahrik oluşturmaz.
15. Yaşam tercihi tahrik sayılır mı?
Hayır. Reşit kişinin hukuka uygun yaşam tercihi haksız fiil değildir.
İndirim oranı
16. Oran neye göre belirlenir?
Haksız fiilin niteliği, devamlılığı ve ulaştığı ağırlığa göre.
17. Mahkeme gerekçe göstermek zorunda mı?
Evet. Tahrikin derecesi somut vakıalarla açıklanmalıdır.
18. Azami indirim ne demek?
Kasten öldürmede 12 yıl, nitelikli hâlde 18 yıl ceza verilmesidir.
19. Asgari indirim ne demek?
Kasten öldürmede 18 yıl, nitelikli hâlde 24 yıl ceza verilmesidir.
20. İndirim uygulandı ama az, itiraz edebilir miyim?
Evet. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 19.11.2025 tarihli kararında 14 yıl fazla bulunmuştur.
21. Hiç indirim yapılmazsa?
Tahrik varsa bu fazla ceza tayinidir ve bozma sebebidir.
22. Aynı olayda farklı mağdurlara farklı oran uygulanabilir mi?
Tahrik boyutu aynıysa hayır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 21.03.2023 tarihli kararında bu hukuka aykırı bulunmuştur.
23. 20 yıl ceza tahrikte mümkün mü?
Nitelikli hâlde 18-24 yıl aralığında evet.
İlk haksız hareket
24. Kavgayı ben başlattıysam tahrikten yararlanır mıyım?
Kural olarak hayır.
25. İstisnası var mı?
Evet. Karşı tepki açıkça orantısızsa tahrik yeniden doğar.
26. Bu hangi kararda belirtildi?
Ceza Genel Kurulu 28.09.2021 tarihli kararında.
27. İlk hareketin kimden geldiği belli değilse?
Şüphe sanık lehine yorumlanır ve tahrik uygulanır.
28. Bu ilke hangi kararda yer alıyor?
Ceza Genel Kurulu 17.09.2025 tarihli kararında.
29. Tanık beyanları çelişiyorsa?
Kuşkudan sanık yararlanır ilkesi devreye girer.
Psikolojik etki
30. Öfke veya elem ispatlanmalı mı?
Evet. Dosyadaki delillerle somutlaştırılması gerekir.
31. Somutlaştırılamazsa ne olur?
Ceza Genel Kurulu 04.07.2022 tarihli kararına göre tahrik kabul edilmez.
32. Aradan zaman geçmesi tahriki ortadan kaldırır mı?
Otomatik olarak kaldırmaz; ancak psikolojik etkinin sürdüğünün ispatı gerekir.
33. Aylar önceki olay tahrik olur mu?
Etkinin kesintisiz sürdüğü ispatlanabilirse evet.
34. Hiç haksız hareket yokken indirim yapılırsa?
Bu eksik ceza tayinidir ve bozma sebebidir.
Meşru savunma ile ayrım
35. Meşru savunmayla farkı nedir?
Meşru savunmada fiil hukuka uygundur ve ceza verilmez; tahrikte fiil hukuka aykırıdır, ceza indirilir.
36. Sınırın aşılmasıyla farkı nedir?
Sınır heyecan, korku veya telaşla aşılırsa ceza verilmez; öfkeyle aşılırsa tahrik uygulanır.
37. Ölçüt nedir?
Failin amacı: saldırıyı defetmek mi, kin duygusunu tatmin mi.
38. Saldırı bitmişse ne olur?
Meşru savunma değil, haksız tahrik gündeme gelir.
39. Silahın boş olduğunu biliyorsam?
Objektif haksız fiil bulunmadığından tahrikten yararlanılamaz.
Suç vasfı
40. Kastım öldürmek değildiyse?
Suç vasfı TCK m. 87/4 kapsamında değerlendirilir ve tahrik bu temel üzerinden uygulanır.
41. Göğse bıçak vurmak hangi suç?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 02.03.2020 tarihli kararında doğrudan kasten öldürme sayılmıştır.
42. Taksirli suçlarda tahrik uygulanır mı?
Hayır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 23.05.2024 tarihli kararında bu hukuka aykırı bulunmuştur.
43. Teşebbüste tahrik uygulanır mı?
Evet. İndirimlerin uygulanma sırası kararda gösterilmelidir.
Nitelikli hâller
44. Tasarlamayla tahrik birlikte olur mu?
Tahrik etkisinin planlama ve icra sürecinde sürdüğü tespit edilirse evet.
45. Töre saikiyle tahrik birlikte olur mu?
Maktulden gerçekten hukuka aykırı bir fiil gelmişse tahrik önceliklidir.
46. Kan gütme saikinde durum nedir?
Önceki haksız fiilin elemi sürüyorsa tahrik, sürmüyorsa kan gütme uygulanır.
47. Kadına karşı öldürme nitelikli hâl mi?
Evet. TCK m. 82/1-f’de düzenlenmiştir.
İştirak ve usul
48. Tahrik azmettirene sirayet eder mi?
Şahsi indirim nedeni olduğundan her şerik için ayrı değerlendirilir.
49. Savunmada ne ileri sürülmeli?
Maktulden gelen fiilin niteliği, failde yarattığı etki ve ilk hareketin kimden geldiği somut delillerle ortaya konmalıdır.
50. En kritik nokta nedir?
Tahrikin varlığı kadar derecesi. İndirim oranı, kanun yolunda ayrıca denetlenir.
Sonuç
Haksız tahrik savunmasında soyut bir tahrik iddiası yeterli değildir. Maktulden gelen haksız fiilin niteliği, failde yarattığı hiddet veya şiddetli elem ve bu ruhsal durum ile eylem arasındaki kesintisiz bağ delillerle ortaya konulmalıdır.
İndirimin uygulanmış olması tek başına yeterli değildir. Yargıtay, tahrikin ulaştığı boyutla indirim oranı arasındaki orantıyı denetlemekte ve azami indirim gerekirken daha az indirim yapılmasını fazla ceza tayini saymaktadır.
Kavgayı başlatanın tahrikten yararlanamayacağı kuralının önemli bir istisnası vardır: karşı tepki açıkça orantısızsa fail lehine yeniden tahrik doğar. İlk hareketin kimden geldiği ispatlanamıyorsa şüphe sanık lehine yorumlanır.
Meşru savunmayla ayrımda ölçüt failin amacıdır. Saldırıyı defetmek yerine kin duygusunu tatmin amacı varsa TCK m. 25 ve 27 değil, m. 29 uygulanır.
Tahrikin derecesi ve indirim oranı, dosyadaki tanık beyanları ile adli tıp raporlarına göre değişir. Kendi durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 29 (Haksız tahrik)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 81 (Kasten öldürme), m. 82 (Nitelikli hâller), m. 83 (İhmali davranışla öldürme)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 82/1-f (7406 sayılı Kanun ile 12.05.2022 tarihinde değiştirilen hâliyle)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 25 (Meşru savunma ve zorunluluk hâli), m. 27/2 (Sınırın aşılması)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 30 (Hata), m. 35 (Teşebbüs), m. 62 (Takdiri indirim)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 85 (Taksirle öldürme), m. 87/4 (Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama)
- Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (adi ve ağır tahrik ayrımı, karşılaştırma amacıyla)
Yargı kararları
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/183, K. 2025/601, T. 24.12.2025
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/602, K. 2025/334, T. 17.09.2025
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/340, K. 2022/519, T. 04.07.2022
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/383, K. 2021/423, T. 28.09.2021
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/291, K. 2018/380, T. 27.09.2018
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/2458, K. 2026/1896, T. 11.03.2026
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/1780, K. 2025/8060, T. 19.11.2025
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/1646, K. 2025/5090, T. 24.06.2025
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5248, K. 2025/3238, T. 24.04.2025
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/4144, K. 2025/1042, T. 13.02.2025
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/13901, K. 2024/4619, T. 25.06.2024
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/1102, K. 2024/3817, T. 23.05.2024
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/3194, K. 2024/725, T. 06.02.2024
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/13749, K. 2023/8502, T. 26.12.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/15615, K. 2023/6918, T. 09.11.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/1195, K. 2023/5882, T. 04.10.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/4092, K. 2023/5551, T. 21.09.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/7969, K. 2023/1188, T. 21.03.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/6382, K. 2023/1021, T. 14.03.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/6990, K. 2023/24, T. 09.01.2023
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/10574, K. 2021/14240, T. 18.11.2021
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/11073, K. 2021/13704, T. 27.10.2021
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/2414, K. 2020/2367, T. 14.10.2020
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2020/292, K. 2020/806, T. 02.03.2020
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2012/2120, K. 2012/6317, T. 10.09.2012
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Kangal, Zeynel T.: Türk Ceza Hukukunda Haksız Tahrik, DergiPark, 2010
- Güngör, Mümin: Türk Ceza Hukukunda Haksız Tahrik Kurumunun Değerlendirilmesi (TCK m. 29), DergiPark, 2025
- Kan, Çağrı: Kasten Öldürme Suçunun Tasarlayarak İşlenmesi Nitelikli Hâline İlişkin Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanabilirliği, DergiPark, 2025
- Kılavuz, Gülhan: Haksız Tahrikin Öldürme Suçları Bağlamında Uygulama Alanı ve Cezanın Belirlenmesine Etkisi, 2019
- Hamarat, İlke: Töre ve Namus Saikleriyle Kadına Karşı İşlenen Kasten Öldürme Suçlarında Haksız Tahrik, 2024
- Çadak, Abdulkadir: İrade Özgürlüğü Çerçevesinde Kusurluluğu Azaltan Bir Hâl Olarak Haksız Tahrik, 2018
- Başbağ, Nuh: Türk Ceza Hukukunda Haksız Tahrik, 2024
- Güneş, Onur: Kasten Öldürme Suçu (TCK m. 81, 82), 2023
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda anılan ceza miktarları somut kararlara aittir; her dosyada ceza ayrı olarak belirlenir.
