Skip to main content

İŞÇİLİK ALACAKLARINDA HAKKANİYET İNDİRİMİ

İşçilik alacaklarında hakkaniyet indirimi: fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretinde uygulanan takdiri indirim

İşçilik alacaklarında hakkaniyet indirimi nedir ?

İşçilik alacaklarında hakkaniyet indirimi; iş hukukundan işçinin hastalık, mazeret izni ve sair izin dönemlerinde çalışmama ihtimaline binaen bilirkişi raporunda hesap edilen bazı işçilik alacakları üzerinden genellikle yüzde 30 oranında yapılan ve işçi ile işveren arasında bir dengeleme yapılmasını amaçlayan uygulamaya verilen addır.

Hangi işçilik alacakları hakkaniyet indirimine tabidir?

Bilindiği üzere bazı işçilik alacakları Yargıtay’ın getirdiği bazı içtihatlar doğrultusunda hakkaniyet indirimine tabi tutulmaktadır.  Bu alacak kalemleri; fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil çalışma karşılığı alacaklar ile hafta tatili alacaklarıdır. Davada ispat yollarına göre bu hakkaniyet indirimi daha az veya daha fazla yapılabildiği gibi hiç indirim yapılmadığı durumlar da olabilmektedir. Hakim işçinin iş davasında ispat vasıtalarını dikkate alarak bu hakkaniyet indirimini takdir edecektir.

Hakkaniyet indirimi karşılaştırma tablosu: fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarında indirim yapılır; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinde yapılmaz
Hakkaniyet indirimi yalnızca belirli alacak kalemlerinde ve alacağın ispat şekline göre uygulanır.

Hakkaniyet indirimi yapılmayan haller nelerdir?

Hakkaniyet indirimi yapılmayan haller fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil çalışma karşılığı alacaklar ile hafta tatili alacaklarının yazılı belge ile ispat edilmesi halinde ortaya çıkmaktadır.  Fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil çalışma karşılığı alacaklar ile hafta tatili alacakları vardiya çizelgesine dayalı olarak ispat edilmesi halinde bu işçilik alacaklarında hakkaniyet indirimi yapılmadan işçilik alacakları hükme bağlanmalıdır.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2023/708 Esas, 2023/964 Karar nolu ilamında ”Somut davada, dosyaya sunulan vardiya çizelgeleri doğrultusunda davacının çalışma saatleri belirlenmiş, dinlenen tüm tanıklar çalışma saatlerini doğrulamışlardır. Davacının, işyeri kayıtları esas alınarak hesaplanan fazla çalışma alacağının ödendiği davalı tarafça kanıtlanamadığından yazılı kayıtlarla doğrulanan çalışma düzenine göre hesaplanan fazla çalışma alacağının hakkaniyet indirimi uygulanmaksızın hüküm altına alınması doğru olmuştur. ” ifadeleriyle vardiya çizelgeleri doğrultusunda hesaplanan işçilik alacaklarının hakkaniyet indirimine tabi olmadığı hükme bağlanmıştır.

İş davalarında davacının hakkaniyet indirimi yaparak ıslah ve talep artırım yapması

Hakkaniyet indirimi yapılacağını ön görerek işçi veya vekilinin iş davasında hesap edilen alacak kalemlerinde hakkaniyet indirimi yaparak ıslah veya talep artırım yapması halinde bu ıslah ve talep artırım geçerli kabul edilmelidir. İş davalarında nisbi harç ödenmesi sebebiyle ıslah edilecek ya da artırılacak miktar bakımından daha düşük harç ödemek için başvurulan bu yol ile işçinin hakkaniyet indirimi yapılacak kısımları dışlayarak daha düşük harç ödemesi mümkündür. Hakkaniyet indirimine tabi işçilik alacakları bazen çok yüksek miktarda olabilmektedir. Bu durumda gerçekten de nisbi harç çok yüksek çıkmaktadır. Bu durumda işçi veya vekili hakkaniyet indirimi yapılacağına kanaat getirirse resen hakkaniyet indirimi yaparak harç öderse bu durumda işçi yüksek bir harç ödemekten kurtulmaktadır. Bu durumda yapılan ıslah ve talep artırım üzerine talep edilen alacaklardan ayrıca bir hakkaniyet indirimi yapılması olanaksızdır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli husus ıslah ya da talep artırım dilekçesinde bu hususa özellikle yer verilmesidir.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/1214 Esas, 2024/396 Karar nolu ilamında ”Her ne kadar davalı vekili, davacının hakkaniyet indirimini dikkate alarak ıslah talebinde bulunmasına göre değil, taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah dilekçesinde talep edilen miktarlar üzerinden hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, ıslah edilen ve yerel mahkemece kabul edilen alacak miktarları dikkate alındığında kendileri lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş ise de, davacının ıslah talebine konu ettiği miktarların hükme esas alınan hesap raporundaki miktarları kapsadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece üzerinden hakkaniyet indimi yapılan hesaplama miktarlarında isabetsizlik görülmemiştir.” ifadeleriyle hakkaniyet indirimi yapılarak talep edilen işçilik alacakları bakımından ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek olmadığını hükme bağlamıştır.

İşçilik alacakları davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılması dava şartıdır. Dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmazsa dava usulden reddedilir ve karşı tarafın avukatlık ücreti ve diğer mahkeme masrafları davayı açan kişi tarafından ödenir. Dava şartı arabuluculuk süreci yaklaşık bir buçuk ay sürmektedir. Bu süreçte işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı gibi alacaklarının miktarı tek tek hesap edilmelidir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma olmaması halinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Dava dilekçesinin hazırlanması, delillerin bildirilmesi ve toplatılması, dava duruşmalarının takip edilmesi, tanıkların diletilmesi, bilirkişi raporunun incelenmesi ve bu bilirkişi raporunda itiraz edilecek konulara itiraz edilmesi, kısmi davalarda ıslah belirsiz alacak davalarında ise talep artırım işlemi yapılarak harç tamamlama işlemi yapılması, verilen karar hakkında istinaf başvurusu yapılması ve icra işlemiyle paranın tahsil edilmesi süreçlerinin titizlikle takip edilmesi gerekir. Bu süreçlerin her biri ayrı süreçler olup uzmanlık gerektirmektedir. Bu sebeplerle iş davaları alanında çalışan bir avukattan destek alınması işçinin iş davasında hakkının zayi olmaması için çok önemlidir.

Bu süreçlerde hak kaybına yol açan hatalar çoğunlukla sürelerde ve ispatta ortaya çıkar. Somut durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

2026’da ne değişti: Belirsiz alacak davasının kaldırılması

7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yeni bir belirsiz alacak davası açılması mümkün değildir. İşçilik alacağı davalarının önemli bir kısmı bu yolla açıldığından, değişiklik iş hukuku uygulamasını doğrudan etkilemektedir.

Bu tarihten sonra açılacak işçilik alacağı davalarında izlenecek yol kısmi davadır. Alacağın bir kısmı dava edilir, bilirkişi raporuyla gerçek tutar belirlendikten sonra talep bir defaya mahsus artırılır. Uygulamada bu, eski belirsiz alacak davasının işlevini büyük ölçüde karşılamaktadır; ancak artırım hakkının tek seferle sınırlı olması, hesaplamanın kesinleşmesini beklemeyi zorunlu kılmaktadır.

Geçiş hükmü uyarınca 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK 107. madde uygulanmaya devam eder. Derdest dosyalarınız bakımından bir değişiklik yapmanız gerekmez.

İş davasında talep artırımı sırası: kısmi dava, bilirkişi raporu ve tek seferlik talep artırımı
Artırım hakkı tek kullanımlık olduğundan bilirkişi raporu beklenmelidir.

Hakkaniyet indirimi hakkında sıkça sorulan sorular

Hakkaniyet indirimi oranı neden genellikle %30? Kanunda belirlenmiş sabit bir oran yoktur; oran hâkimin takdirindedir. Uygulamada tanık beyanına dayalı hesaplamalarda %20-40 aralığında, en sık da %30 civarında indirim yapıldığı görülmektedir. Çalışmanın niteliği, işyerinin faaliyet düzeni ve tanık beyanlarının tutarlılığı oranı etkiler.

Kıdem ve ihbar tazminatında hakkaniyet indirimi yapılır mı? Hayır. İndirim, çalışma karşılığı doğan ve tanık beyanıyla ispatlanan alacak kalemlerine özgüdür. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti bu kapsamda değildir.

İmzalı bordroda fazla mesai tahakkuku varsa ne olur? İşçinin imzasını taşıyan ve fazla mesai tahakkuku içeren bordrolar, aksi yazılı delille ispatlanmadıkça o dönem bakımından bağlayıcıdır. Bu durumda tanık beyanıyla o döneme ilişkin fazla mesai iddiası dinlenmez; dolayısıyla indirim tartışması da gündeme gelmez.

Bilirkişi raporunda indirim yapılmışsa hâkim tekrar indirim yapabilir mi? Hayır. Aynı alacak kalemi üzerinde mükerrer indirim yapılması hakkaniyete aykırıdır. Bilirkişi raporunda indirim uygulanmışsa hükümde ayrıca indirim yapılmamalıdır; bu husus istinaf sebebi oluşturur.