Islah için süre talebinin reddi, uygulamada sıkça karşılaşılan ancak internette neredeyse hiç işlenmeyen bir konudur. Yargıtay’ın yaklaşımı nettir: tahkikat sona ermeden yapılan ıslah süresi talebinin reddedilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılır ve bozma nedenidir.
Bu yazıda ıslahın zamanı ve şekli, süre talebinin reddedilme gerekçelerinin neden isabetsiz bulunduğu, “sadece süre istemek” ile “ıslah ettiğini bildirmek” arasındaki kritik ayrım, bir haftalık kesin sürenin nasıl işlediği, hâkim süre vermezse ne yapılacağı ve ıslah talebinin reddinin hâkimin reddi sebebi oluşturup oluşturmadığı ele alınmaktadır.

Islah Nedir?
Islah, tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir. HMK m. 176 uyarınca taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Islahın işlevi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını aşmaktır. Bilirkişi raporundan sonra talep sonucunun artırılması, uygulamada ıslahın en yaygın kullanım biçimidir.
Islah Ne Zaman Yapılabilir?
HMK m. 177 uyarınca ıslah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Tahkikat, ancak karar verilmekle veya tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesiyle tamamlanır. Bu tarihe kadar ıslah hakkı canlıdır.
Bozma veya kaldırma kararından sonra da, ilk derece mahkemesinde tahkikat devam ediyorsa ıslah mümkündür. Güncel içtihatlar bozma sonrası tahkikat sürüyorsa ıslahın yapılabileceğini ve süre verilmesi gerektiğini kabul etmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/10310).
Süre Talebi Reddedilebilir mi?
Kural olarak reddedilemez. Yargıtay kararlarında, ıslah için süre talep edilmesi hâlinde mahkemenin bu talebi kabul ederek tarafa gerekli süreyi tanıması gerektiği istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.
Islah için süre verilmesi talebinin reddedilerek davanın mevcut tutarlar üzerinden sonuçlandırılması, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir (HMK m. 27). Bu hak; tarafların açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve iddia ile savunma haklarını koruma unsurlarını içerir (Yargıtay 22. HD, E. 2017/25979, K. 2019/22859, T. 10.12.2019; Yargıtay 9. HD, E. 2017/11714, K. 2018/11429, T. 22.05.2018).
Reddedilme Gerekçeleri ve Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Mahkemelerin süre talebini reddederken kullandığı gerekçeler Yargıtay tarafından isabetsiz bulunmuş ve bozma nedeni sayılmıştır.
| Mahkemenin gerekçesi | Yargıtay’ın değerlendirmesi |
|---|---|
| “Sırf ıslah için duruşma talik edilemez” | Hukuka aykırı; bu hâlde dahi HMK m. 181 uyarınca yasal süre verilmelidir |
| “Dava karar aşamasındadır” | Tahkikat resmen sona ermemişse usul ve yasaya aykırı |
| “Bozmadan sonra ıslah yapılamaz” | Tahkikat devam ediyorsa ıslah mümkündür, süre verilmelidir |
| “Islah hakkı zaten kullanılmıştır” | Yerinde bir gerekçedir; ıslah bir kez yapılabilir |
| “Talepte hukuki yarar yoktur” | Dava zaten reddedilecekse ret gerekçesi olarak kabul edilebilmektedir |
Tahkikatın Sona Ermesi Ne Demektir?
Bu, dosyanın kaderini belirleyen teknik noktadır. Tahkikat, tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesiyle ya da karar verilmesiyle sona erer. Dosyanın “karar için beklemede” olması tek başına tahkikatın bittiği anlamına gelmez.
Tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra yapılan süre talepleri reddedilmektedir. Bu nedenle duruşma tutanağında tahkikatın bittiğinin tefhim edilip edilmediği kontrol edilmelidir.
Kritik Ayrım: Süre İstemek mi, Islah Etmek mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre iki durum birbirinden ayrılmalıdır (Yargıtay 9. HD, E. 2020/4084, K. 2021/1761, T. 20.01.2021; E. 2024/3235).
Sadece süre istenmesi: Taraf henüz ıslah işlemini gerçekleştirmemiş, yalnızca ıslah yapmak için süre istemişse, bu aşamada kesin süre verilemez. Çünkü ıslah hakkı tahkikatın sonuna kadar her zaman kullanılabilir.
Islah edildiğinin bildirilmesi: Taraf ıslah ettiğini sözlü veya yazılı olarak bildirdikten sonra, ıslah dilekçesini sunması veya harcı yatırması için HMK m. 181 uyarınca bir haftalık kesin süre verilebilir.
Ayrımın pratik sonucu şudur: yalnızca süre istemiş olan tarafa kesin süre verilip bu süre içinde ıslah yapılmadığı gerekçesiyle hak düşürülmesi hukuka aykırıdır. Duruşmada kurulan cümlenin biçimi, doğrudan sonucu değiştirir.
Bir Haftalık Kesin Süre
HMK m. 181 uyarınca kısmen ıslaha başvuran tarafın, ıslah ettiği usul işlemini bir hafta içinde yapması gerekir. Bu süre içinde yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış sayılır.
Bu süre kanuni ve kesindir; mahkemenin uzatma yetkisi yoktur. Ancak sürenin işlemeye başlayabilmesi için öncelikle usulüne uygun bir ıslah beyanının ya da mahkeme ara kararının bulunması gerekir.
Mahkemece ıslah için bir süre verilmişse, bu sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa ihtar edilmesi zorunludur. Usulüne uygun ihtar yapılmadan sürenin geçirilmesi nedeniyle ıslah reddedilemez.

Hâkim Süre Vermezse Ne Yapılmalı?
En etkili yol, süre verilmemiş olsa dahi ıslahı fiilen yapmaktır. Taraf tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesini sunup harcını yatırırsa, mahkemenin bu ıslahı dikkate alarak karar vermesi gerekir. Islahın “süre verilmediği” gerekçesiyle reddedilmesi bozma nedenidir.
Islah için süre verilmeden ve tarafın ıslah iradesi göz ardı edilerek karar verilmesi hâlinde Yargıtay bu durumu savunma hakkının kısıtlanması ve usul hatası olarak nitelendirerek kararı bozmaktadır. Bozma sonrası tarafa ıslah işlemini yerine getirmesi için imkân tanınması zorunludur.
Ret ara kararının ve talebin duruşma tutanağına geçirilmesi de önemlidir. Tutanakta görünmeyen bir talep, kanun yolunda ileri sürülemez.
Ret Kararına Karşı Ne Yapılabilir?
Islah talebinin veya süre talebinin reddi bir ara karardır. Ara kararlar kural olarak tek başına kanun yoluna götürülemez; nihai hükümle birlikte istinaf sebebi yapılır.
İstinaf dilekçesinde bu sebep açıkça belirtilmelidir: hangi duruşmada talep edildiği, ret gerekçesinin ne olduğu, tahkikatın o tarihte sona ermemiş olduğu ve ıslahın hangi tutarı etkileyeceği somut olarak yazılmalıdır.
Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Islah Talebinin Reddi Hâkimin Reddi Sebebi midir?
Kural olarak değildir. HMK m. 36 hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde reddini öngörür. Usule ilişkin bir kararın taraf aleyhine olması, tek başına tarafsızlıktan şüpheyi haklı kılan bir sebep oluşturmaz.
Hâkimin hukuki değerlendirmesindeki hata, kanun yolu denetiminin konusudur; ret müessesesinin değil. Aksi kabul, her aleyhe ara kararın ret talebine dönüşmesi sonucunu doğururdu.
Buna karşılık ret talebi, ara kararın içeriğinden bağımsız başka olgulara dayandırılabilir: hâkimin taraflardan biriyle özel ilişkisi, davada daha önce görev alması, açıkça taraf tutan beyanları. Bu olguların somut olarak ortaya konması gerekir.
| Ölçüt | Islah talebinin reddi | Hâkimin reddi |
|---|---|---|
| Dayanak | HMK m. 176-182 | HMK m. 34-36 |
| Konusu | Usul işleminin düzeltilmesi | Hâkimin tarafsızlığı |
| Karar veren | Davaya bakan hâkim | Ret talebini inceleyecek merci |
| Denetim yolu | Nihai hükümle birlikte istinaf | Ret talebinin reddine karşı ayrı yol |
| Aleyhe ara karar | Konunun kendisidir | Tek başına ret sebebi sayılmaz |
Islahla Ne Yapılabilir, Ne Yapılamaz?
Islahla yapılabilecekler: talep sonucunun artırılması veya azaltılması, dava sebebinin değiştirilmesi, dava dilekçesindeki maddi vakıaların düzeltilmesi, cevap dilekçesinin ıslahı, eksik harcın tamamlanması.
Islahla yapılamayacaklar: taraf değişikliği, davadan feragat veya davayı kabul beyanının geri alınması, sulh sözleşmesinin ortadan kaldırılması, ikrarın geri alınması, karşı tarafın kazanılmış haklarının ortadan kaldırılması.
Talep sonucunun artırılmasında zamanaşımı ayrıca değerlendirilir. Islahla artırılan kısma karşı zamanaşımı def’i ileri sürülebilir ve bu def’i çoğu dosyada sonucu belirler.
Islah Harcı
Kısmi ıslahla talep sonucu artırıldığında, artırılan kısım üzerinden nispi harç yatırılır. Harcın süresinde yatırılmamasının sonucu, ıslahın türüne göre değişir; tek ve ortak bir sonuçtan söz edilemez.
Davanın tamamen ıslahında harç tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılır. Üç aylık süre içinde yenileme talebinde bulunulmazsa dava açılmamış sayılır ve zamanaşımı ile hak düşürücü süre bakımından ağır sonuçlar doğar. Kısmi ıslahta ise böyle bir sonuç doğmaz; ıslah yapılmamış sayılır ve mahkeme, asıl dava dilekçesindeki talep sonucuna göre karar verir.
İki hâlin pratik ortak noktası, artırılan tutarın hüküm altına alınmamasıdır. Harcın süresinde ve tam olarak yatırılması, bu nedenle ıslah dilekçesinin sunulması kadar önemlidir.
Belirsiz Alacak Davası ile İlişkisi
Belirsiz alacak davasında talep sonucu, alacağın miktarı belirlenebilir hâle geldiğinde artırılır ve bu artırım ıslah sayılmaz. Bu nedenle ıslah hakkı da tüketilmiş olmaz.
Kısmi davada ise talep artırımı ıslahla yapılır ve bir kez kullanılabilir. Dava türünün baştan doğru seçilmesi, ıslah hakkının korunması bakımından belirleyicidir. Belirsiz alacak davasının koşullarını belirsiz alacak davası yazısında, kısmi dava uygulamasını ise iş davası kısmi dava dilekçe örneği yazısında ele aldım.
Zorunlu Arabuluculuk ve Islah
Islahla dava konusuna, dava şartı arabuluculuğa tabi yeni bir talep eklenmesi hâlinde arabuluculuk şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır. Aynı hukuki ilişkiden doğan ve arabuluculuk sürecinde görüşülmüş bir alacağın tutarının artırılması ile hiç görüşülmemiş yeni bir talebin eklenmesi aynı değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır.
Bu konuda net bir uygulama birliği bulunmadığını belirtmek gerekir. Riski ortadan kaldırmanın yolu, arabuluculuk başvurusunda talep kalemlerini eksiksiz belirtmektir.
Hâkimin yasaklılığı ile hâkimin reddi arasındaki fark
Yasaklılık ile ret, aynı bölümde düzenlenmiş olsa da farklı işler. Yasaklılık, kanunda tek tek sayılan ve hâkimin o davaya bakmasını kesin biçimde engelleyen hâllerdir; hâkim bunları kendiliğinden gözetir. Ret ise tarafsızlıktan şüphe uyandıran durumlara dayanır ve kural olarak tarafın talebiyle harekete geçer.
HMK m. 34, hâkimin davaya bakmasını yasaklayan hâlleri sayar: davanın kendisine ait olması ya da doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisiyle ilgili bulunması, evlilik bağı sona ermiş olsa dahi eşinin davası, kendisinin veya eşinin altsoyu ile üstsoyunun davası, arasında evlatlık bağı bulunan kişinin davası, üçüncü derece dâhil kan hısımlarının ve evlilik sona ermiş olsa bile kayın hısımlarının davası, nişanlısının davası ve iki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı ya da yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği dava.
Bu hâllerde takdir yetkisi yoktur. Taraflardan hiçbiri ileri sürmese dahi hâkim çekinmek zorundadır; yasaklılık, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Yasaklılık hâline rağmen yürütülen yargılama sonunda kurulan hüküm, kanun yolu denetiminde ayakta kalmaz.
Ret sebepleri ise HMK m. 36’da örnekleyici biçimde sayılmıştır. Genel ölçüt, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunmasıdır. Maddede açıkça sayılanlar arasında hâkimin taraflardan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, kanunen gerekmediği hâlde taraflardan birine veya üçüncü kişiye görüşünü açıklamış olması, aynı davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş yahut hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş bulunması, davanın dördüncü derece dâhil yansoy hısımlarına ait olması ve yargılama sırasında taraflardan biriyle davalı olunması ya da aralarında düşmanlık doğması yer alır.
Ayrımın pratik sonucu şudur: yasaklılıkta hâkimin kendiliğinden çekilmesi beklenir, ret sebebinde ise taraf zamanında harekete geçmezse sebep tüketilir. Islah talebini reddeden hâkim bakımından yasaklılık hâllerinden hiçbiri gerçekleşmediğinden, tartışma ancak ret zemininde ve ara kararın içeriğinden bağımsız olgularla yürütülebilir.
Ret talebini hangi merci inceler, usul nasıl işler?
Ret talebi, davaya bakan mahkemeye verilen bir dilekçeyle ileri sürülür; ancak talebi o hâkim karara bağlamaz. İnceleme mercii mahkemenin tek hâkimli ya da toplu olmasına göre değişir. Karşı tarafın görüşü alınır ve inceleme kural olarak dosya üzerinden, duruşma açılmaksızın yapılır.
Dilekçenin içeriği belirleyicidir. Ret sebebinin hangi olguya dayandığı, bu olgunun ne zaman öğrenildiği ve dayanılan delil ya da emareler açıkça gösterilmeli, belge varsa dilekçeye eklenmelidir. Ret sebebini bilen taraf bunu en geç öğrenmesinden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce ileri sürmek zorundadır. Süresinde ileri sürülmeyen sebep sonradan dinlenmez.
Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı tarafa görüşünü bildirmesi için süre tanınır. Reddi istenen hâkim de ret sebeplerine ilişkin görüşünü yazılı olarak bildirir. Bu iki beyan alınmadan karar verilmesi, incelemenin eksik kaldığı anlamına gelir.
Merci bakımından ikili bir düzen vardır. Toplu mahkemelerde talep, reddi istenen hâkim müzakereye katılmaksızın kendi mahkemesince incelenir. Tek hâkimli mahkemelerde ise talep, aynı yerde aynı türden birden fazla mahkeme varsa numara olarak kendisini izleyen mahkemece, reddedilen hâkim son numaralı mahkemede görev yapıyorsa birinci mahkemece, o yerde aynı türden tek mahkeme bulunuyorsa en yakın yerdeki mahkemece incelenir.
Süresinde yapılmayan, sebebi ve delili gösterilmeyen ya da açıkça yargılamayı uzatma amacı taşıyan talepler, incelemeye gönderilmeden geri çevrilebilir. Bu kararı reddi istenen hâkimin kendisi verir; ıslah tartışmasından doğan bir ret talebinin ilk süzgeçte elenmesi ihtimali bu nedenle yüksektir.
İnceleme dosya üzerinden yapılır; merci gerekli görürse tarafları ve reddedilen hâkimi dinleyebilir. Talep bir kez ileri sürüldükten sonra geri alınamaz. Vazgeçme beyanı incelemenin durmasını sağlamaz, merci talebi sonuçlandırmak zorundadır. Bu kural, ret müessesesinin pazarlık aracına dönüşmesini önler.
Ret talebi karara bağlanıncaya kadar hâkimin yargılamayı nereye kadar sürdürebileceği ayrı bir sorundur. Uygulamada, gecikmesinde sakınca bulunan işler dışında esasa ilişkin işlem yapılmaması beklenir; talep sonuçlanmadan hüküm kurulması, kanun yolunda ayrı bir eleştiri konusu olur.
Kötüniyetli ret talebinin yaptırımı
Ret talebinin kabul edilmemesi, yalnızca yargılamanın kaldığı yerden sürmesi sonucunu doğurmaz. Kanun, dayanaksız ve yargılamayı uzatmaya yönelik taleplere karşı disiplin para cezası öngörür. Yaptırım, talebi reddeden kararla birlikte ve talepte bulunan taraf aleyhine hükme bağlanır; aynı dosyada tekrarlanan taleplerde ağırlaşır.
Cezanın alt ve üst sınırı kanunda gösterilmiştir; bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, güncel rakam için talep tarihinde yürürlükte olan tarifeye bakmak gerekir. Eski tarihli yazılarda yer alan miktarlara güvenilmemelidir.
Tekrar hâli ayrıca düzenlenmiştir. Aynı davada ret talebi yeniden ileri sürülür ve yine kabul edilmezse, hükmedilecek disiplin para cezası artırılarak uygulanır. Kanun koyucu, ret kurumunun duruşmayı erteletmek ya da hâkim değiştirmek amacıyla kullanılmasını bu yolla caydırmayı amaçlamıştır.
Islah tartışmasından doğan bir ret talebinde bu risk somuttur. Aleyhe ara karardan başka bir olguya dayanmayan talep büyük olasılıkla kabul edilmeyecek ve para cezasıyla sonuçlanacaktır. Doğru yol, ara karara ve gerekçesine tutanakta yer verdirmek, ıslahı fiilen yapmak ve itirazı nihai hükümle birlikte istinafa taşımaktır.
20 Soruda Islah Talebinin Reddi
1. Islah nedir?
Tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir (HMK m. 176).
2. Islah kaç kez yapılabilir?
Aynı davada taraflardan her biri yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
3. Islah ne zamana kadar yapılabilir?
Tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m. 177).
4. Tahkikat ne zaman sona erer?
Karar verilmesiyle ya da tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesiyle sona erer.
5. Islah için süre talebim reddedilebilir mi?
Kural olarak reddedilemez; ret, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılır (HMK m. 27).
6. “Duruşma talik edilemez” gerekçesi geçerli midir?
Geçerli değildir. Bu hâlde dahi HMK m. 181 uyarınca yasal süre verilmelidir.
7. “Dava karar aşamasında” gerekçesi geçerli midir?
Tahkikat resmen sona ermemişse geçerli değildir; usul ve yasaya aykırıdır.
8. Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?
Tahkikat devam ediyorsa yapılabilir ve süre verilmesi gerekir.
9. Sadece süre istersem kesin süre verilebilir mi?
Verilemez. Islah hakkı tahkikat sonuna kadar her zaman kullanılabilir (Yargıtay 9. HD, E. 2020/4084, K. 2021/1761).
10. Ne zaman kesin süre verilebilir?
Islah ettiğinizi bildirdikten sonra, dilekçenin sunulması ve harcın yatırılması için bir haftalık kesin süre verilebilir.
11. Bir haftalık süre uzatılabilir mi?
Uzatılamaz. Süre kanuni ve kesindir.
12. Kesin sürenin sonuçları ihtar edilmeli midir?
Edilmelidir. Usulüne uygun ihtar yapılmadan sürenin geçirilmesi nedeniyle ıslah reddedilemez.
13. Hâkim süre vermezse ne yapmalıyım?
Tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesini sunup harcı yatırın; mahkeme bunu dikkate almak zorundadır.
14. Ret kararına karşı hemen istinafa gidebilir miyim?
Gidemezsiniz. Ara karar olduğu için nihai hükümle birlikte istinaf sebebi yapılır.
15. Talebimi tutanağa geçirtmeli miyim?
Geçirtmelisiniz. Tutanakta görünmeyen talep kanun yolunda ileri sürülemez.
16. Islah talebinin reddi hâkimin reddi sebebi midir?
Kural olarak değildir. Usule ilişkin aleyhe karar, tek başına tarafsızlıktan şüpheyi haklı kılmaz.
17. Islahla taraf değiştirilebilir mi?
Değiştirilemez. Taraf değişikliği ıslahın konusu olamaz.
18. Islahla artırılan kısma zamanaşımı def’i ileri sürülebilir mi?
Sürülebilir ve çoğu dosyada sonucu belirler.
19. Islah harcı yatırılmazsa ne olur?
Artırılan tutar hüküm altına alınmaz; harcın süresinde ve tam yatırılması gerekir.
20. Belirsiz alacak davasında talep artırımı ıslah mıdır?
Değildir; bu nedenle ıslah hakkı da tüketilmez.
Sonuç
Islah için süre talebinin reddi, tahkikat sona ermeden yapıldığında hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir ve bozma nedenidir. “Duruşma talik edilemez”, “dava karar aşamasında” ya da “bozmadan sonra ıslah yapılamaz” gerekçelerinin hiçbiri Yargıtay tarafından kabul görmemektedir.
Uygulamada en çok karıştırılan nokta, yalnızca süre istemek ile ıslah ettiğini bildirmek arasındaki farktır. Yalnızca süre isteyen tarafa kesin süre verilemez; kesin süre ancak ıslah iradesi açıklandıktan sonra, dilekçenin sunulması ve harcın yatırılması için verilir. Duruşmada kurulan cümlenin biçimi doğrudan sonucu değiştirir.
Süre verilmemesi hâlinde en etkili yol, tahkikat sona ermeden ıslahı fiilen yapmaktır. Islah talebinin reddi ise kural olarak hâkimin reddi sebebi oluşturmaz; bu iki kurum ayrı zeminlerde işler. Kendi dosyanız için değerlendirme yapılmasını isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 (hukuki dinlenilme hakkı), m. 34-35 (hâkimin yasaklılığı ve çekinme zorunluluğu), m. 36 (hâkimin reddi sebepleri), m. 37-42 (ret usulü, ret talebini inceleyecek merciler ve kötüniyetli ret talebinin yaptırımı), m. 94 (kesin süre), m. 141 (iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı), m. 150 (dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması), m. 176 (ıslah), m. 177 (ıslahın zamanı ve şekli), m. 178 (ıslahın etkisi), m. 179 (ıslahla düzeltilemeyecek işlemler), m. 180 (davanın tamamen ıslahı), m. 181 (kısmen ıslah), m. 182 (kötüniyetli ıslah), m. 183 (maddi hataların düzeltilmesi), m. 107 (belirsiz alacak davası)
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 30-32 (nispi harç ve tamamlanması)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A (dava şartı arabuluculuk)
Yargı kararları
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/25979, K. 2019/22859, T. 10.12.2019
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/7667, K. 2020/7117, T. 18.06.2020
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/13166, K. 2014/15937, T. 05.06.2014
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/4084, K. 2021/1761, T. 20.01.2021
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/11714, K. 2018/11429, T. 22.05.2018
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/23004, K. 2020/7480, T. 14.09.2020
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3122, K. 2024/1275, T. 22.04.2024
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1693, K. 2025/624, T. 13.03.2025
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/1084, K. 2023/721, T. 19.10.2023
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/116, K. 2025/172, T. 13.03.2025
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/513, K. 2020/491, T. 14.10.2020
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1455, K. 2020/401, T. 30.06.2020
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1173, K. 2022/506, T. 07.06.2022
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/856, K. 2022/1531, T. 06.12.2022
Doktrin ve akademik kaynaklar
- Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara
- Hakan Pekcanıtez – Oğuz Atalay – Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul
- Süha Tanrıver, Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara
- Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Yetkin Yayınları, Ankara
- Ramazan Arslan – Ejder Yılmaz – Sema Taşpınar Ayvaz – Emel Hanağası, Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara
- Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukukunda Hukuki Dinlenilme Hakkı, Yetkin Yayınları, Ankara
- Nesibe Kurt Konca, “Islah Kurumunun Hukuki Dinlenilme Hakkı Bakımından Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukattan görüş alınması gerekir.
