T.C. BURSA BAM 12. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2331 - 2022/2502 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2331 KARAR NO : 2022/2502 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : [BAŞKAN] (35313) ÜYE : [ÜYE] (37238) ÜYE : [ÜYE] (42260) KATİP : [KÂTİP] (237957) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : YALOVA İŞ MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/722 Esas - 2022/556 Karar DAVACI : [DAVACI] - [TC NO] VEKİLİ : Av. FERHAT SATAN - [UETS] UETS DAVALI (İSTİNAF EDEN) : [DAVALI İŞVEREN] VEKİLLERİ : Av. SAFİYE ARZU ÖZDEMİR - [UETS] UETS Av. ESRA MUZIR AKBULUT - [UETS] UETS DAVANIN KONUSU : Tespit (İşe İade İstemli) DAVA TARİHİ : 25/12/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/12/2022 Davacı iddiası: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde en son net 4.840,00 TL ücret karşılığı çalıştığı, ayrıca sosyal yardımlardan da faydalandığı, iş akdinin işveren tarafından haksız ve geçerli olmayacak şekilde feshedildiğini, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı savunması: Davalı vekili, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacının verilen görevleri gereği gibi yerine getirmemesi, talimatlara aykırı davranışları, iş akışını bozması ve şikayetlere neden olması sebebi ile geçerli olarak feshedildiğini, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece: Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Davalı istinaf sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını, davacının görevlerini gereği gibi yerine getirmediğini ve verilen talimatlara aykırı davrandığından işyeri iş kaşını bozduğunu, davacının çalışma barışını bozan eylemleri karşılığında alternatif bir yaptırımın söz konusu olamadığını, işçinin iş yerinde sergilediği olumsuz davranışlarını ısrarla sürdürmeye, verilen talimatları yerine getirmemeye devam ettiğini, davacının olumsuz tutum ve davranışları işlerin aksamasına sebep olmuş ve çalışma ortamının huzurunu olumsuz etkilendiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücret hesaplamasında davacı iddialarını dahi aşacak mahiyette hesaplama yapıldığını, boşta geçen süre ücreti hesaplamasında yalnızca çıplak brüt ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, işçiye yapılan prim ödemeleri ve asgari geçim indiriminin tazminatın hesabında dikkate alınmaması gerektiğini, agi alacağı yönünden mükerrer hesaplama yapıldığını, hükme esas bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde tanzim edildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf taleplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan inceleme sonunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli nedenle feshedilip edilmediği hususundadır. 6098 S. Türk Borçlar Kanunu’nun İşçinin Özen ve Sadakat Borcunu düzenleyen 396.maddesi “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.” hükmünü havidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2.maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı olduğunu kanıtlayacaktır. İşçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ve işe iadesine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. İşveren tarafından dosyaya sunulan 03.12.2021 tarihli fesih bildirimi ile, davacının sözlü ve yazılı uyarılara rağmen görevini gereği gibi yerine getirmediği, olumsuz davranışlarıyla işyeri huzurunu bozduğu, performansının beklenen düzeyde olmadığından bahisle iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve 18.maddeleri uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında dinlenen davalı tanığı olan müşteri hizmetleri müdürü olarak çalışan Hülya Aktaş'ın beyanında davacının satıştan gelen talimatları sorgulamadan uyguladığı, müşteri ile telefonla değil mail yolu ile görüştüğü, düzgün bir Türkçe kullanmadığı, arkadaşı izne çıktığında onu yedeklemesine rağmen ilgili satışçıyla çalışmak istemediğini bildirdiği, ikale önerildiği, kabul etmeyince de iş akdinin feshedildiğini belirttiği, dinlenen davacı tanığı ise davacının çözüm odaklı çalışan biri olduğunu, olumsuz bir davranışını görmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının işyerinde 7 yıldan fazla zamandır çalışan bir işçi olduğu, işyerinde daha önceden disiplin cezası aldığına yönelik herhangi bir kayıt olmadığı, performansın düşük olduğu sebebine dayanılmış ise de işveren tarafından bunun somut verilerle ortaya koyulmadığı, davacıya işten çıkartılmadan önce de başarı primi ödendiği anlaşılmaktadır. İşveren fesih gerekçesinde davacının görevini gereği gibi yerine getirmediği, işyerinde huzursuzluklara yol açtığı iddia etmiş ise de, davacının bu süreç öncesinde dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz davranışının olmadığı, dosyaya sunulan mail yazışmalarının ispata yeterli olmadığı, fesih öncesi alternatif çözüm yöntemlerine başvurulmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı, performans yetersizliği iddiasının somut verilere kanıtlayamadığı anlaşılmakla işverenin davacının iş sözleşmesini geçerli bir nedenle feshedildiğini ispatlayamadığı kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin kurulan hükümde, usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili boşta geçen süre ücreti ile iş güvencesi hesaplamasının hatalı olduğunu istinaf etmiştir. 4857 sayılı yasanın 21.maddesine göre kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar kavramına davacının günlük brüt çıplak ücretine davacıya sağlanan sosyal haklarda eklenmek suretiyle hesaplanmalıdır. Somut dosyada da hükme esas alınan ücret hesabının işyeri kayıtlarına ve dosya kapsamına uyumlu olduğu dikkate alınarak davacının iş güvencesi tazminatının çıplak brüt ücret üzerinden, boşta geçen süre ücretinin giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, HMK 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı ayrıca kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk derece mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf nedeniyle alınması gereken 80,70-TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Harç tahsil ve kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, OY BİRLİĞİ ile karar verildi.06/12/2022 [BAŞKAN] [ÜYE] [KÂTİP] Başkan Üye Üye Katip 35313 37238 42260 237957 ¸E-İmzalıdır. ¸E-İmzalıdır. ¸E-İmzalıdır. ¸E-İmzalıdır.